Kategori: Haberler ve Gündem

E-Bültenimiz Ay Sonunda Yayında – E-Posta Listesine Katılmak İster misiniz?

Sayın / Sevgili Takipçilerimiz;

Bir süredir üzerinde çalıştığımız IPR Gezgini Elektronik Bülteni‘nin ilk sayısı 30 Eylül 2019 tarihinde yayımlanacak.

İlk etapta aylık olarak yayımlamayı düşündüğümüz e-bültende; fikri mülkiyet camiasındaki gelişmeler, duyurular, fikri mülkiyetin sosyal – eğlenceli yönünü gösteren yazılı-görsel malzeme, düzenlediğimiz anketlere ilişkin veriler, sitenin ilgili ay içinde yaptığı yayınların listesi ve halen geliştirmekte olduğumuz farklı tipte içerikler yer alacak.

Söylemeye gerek var mı bilmiyoruz, ama elektronik bültenin tüm hazırlığını da IPR Gezgini ekibi yaptı. Hiçbirimiz yazılımcı ve web tasarımcısı değiliz, o nedenle bazı acemiliklerimiz olabilir, şimdiden kusurumuza bakmayın diyoruz.

E-Bülten, adı üstünde, yalnızca elektronik olarak yayımlanacak ve sadece e-posta yoluyla dağıtılacak.

E-Bülten, bülteni e-posta yoluyla alma isteğini belirten okuyucularımıza gönderilecek. Dolayısıyla, e-bülteni almak isteyen okuyucularımızın iprgezgini@gmail.com adresine bir e-posta göndermesini rica ediyoruz.

30 Eylül’de E-Bülten’de görüşmek üzere.

IPR Gezgini

iprgezgini@gmail.com

Eylül 2019

JAPON EKOSESİ; SİNGAPUR’DAN BİR YÜKSEK MAHKEME KARARI

İskoçlar köken meselesi konusunda çok hassaslar. Edinburg’da Princess Caddesinin sonunda bir bina var, orada klanların soy ağacı kayıtlarını saklıyorlar. Bizdeki nüfus kütüğü gibi bir sistem düşünün, fakat kayıtlar soy/klan kriteri üzerinden tutuluyor. Eskiden bu kayıtları büyük defterlerde tutarlarmış, artık bilgisayar kullanıyorlar  elbette. Klanların oluşmasının kökeninin 6. yüzyıla kadar gittiği ama işin sistemsel hale gelmesinin 12. yüzyıla tarihlendiği biliniyor.

Tartanın İskoçlar için ne anlama geldiğini layıkıyla kavrayabilmek için salt tarihsel  bilgi sahibi olmak, nasıl diyeyim, biraz kağıt üstünde kalabilir. İskoçya’yı görüp meseleyi yerinde müşahede etmek lazım, yoksa çoğu insan gibi “bu İskoçlar tartana amma da düşkün” noktasında kalınabilir. Nedir tartan? Tartan kısaca ekose deseni olarak tanımlanabilir.

Bizim için konu çoğunlukla sadece  “değişik renk kombinasyonlarında  ekose desenli kumaş” olarak algılansa da  aslında mevzunun  sağlam bir tarihi,sosyolojik, kültürel, siyasi ve  ekonomik boyutu var. Çünkü İskoçya’da hemen her bir tartan renk ve desen kombinasyonu bir klana ait, yani öyle X renkleri hoşlarına  gittiği için yapmıyorlar seçimlerini. Ayrıca her klanın kendi sembolü var ve bu sembolleri tartan kumaştan giysilerin/giysilerin üzerine sardıkları  kumaşların üzerine taktıkları iğneler ile somutlaştırıp köken belirtiyorlar. Benim bildiğim kadarıyla irili ufaklı 300’den fazla klan var İskoçya’da. Turistik olanlar dışındaki yerli köklü tartan kumaş üreten/tartandan ürün satan  mağazalara gittiğinizde zaten onlar klanların büyük çoğunluğunun renklerini ezbere biliyorlar  veya mesela siz klanınızın rengini hatırlamıyorsanız (diyelim ki Amerika’da doğmuş büyümüş ve atalarınızın renklerinden emin olmayan biriyseniz) önünüze kocaman kataloglar açıyorlar; bu kataloglardan soyadını takip ederek ailenizin tartanı ile sembolünü  bulup ona göre alışveriş yapabiliyorsunuz. Tabii İskoç değilseniz de böyle mağazalara gidip istediğiniz renk tartan almanıza engel bir durum yok; mesela ben son Edinburg seyahatimde böyle yerleşik  bir mağazaya girdim ve satıcıyı  yormamak için daha en baştan “İskoç değilim, sizce mahsuru yoksa,sadece hoşuma giden renge göre seçim yapacağım. Ayrıca bir aile sembolü yerine İskoçya’nın ulusal sembolü olan devedikeni çiçeği formunda bir iğne almak istiyorum” dedim. Bu arada,  klanları ve tartanlarını gösteren haritalar/posterler de var. Hatta aslına bakarsanız bir de tartan kayıtlarının tutulması  için Kanun ile kurulmuş bir devlet kurumu var İskoçya’da https://www.tartanregister.gov.uk/aboutUs oraya da göz atılabilir.

İskoçlar tartan kumaştan türlü çeşit ürün yapıyorlar ya da ürünleri bu kumaşlarla kaplıyorlar, yani olay sadece giysi değil; restoran ve kahvelerdeki sandalyeler, duvarlar, koltuklar, trenlerde vagonların içi , yastıklar, battaniyeler, cüzdanlar hatta kedi-köpek yatakları vs derken yer gök tartan! Giysiler konusunda ise çok kendilerine özgü ve bence çok şık tasarımları var; bunların güzel örneklerini seyretmek ve meselenin yalnızca ekose pileli etekten ibaret olmadığını  görmek  isterseniz Outlander dizisini tavsiye edebilirim. Outlander İngilizce’de, biraz sokak diliyle söylersek, chick movie (kız filmi) tadında bir yapım; fantastik , zamanlar arasında gidilip gelinen bir aşk hikayesini anlatıyor filan ama aslında arka fonunda İskoç tarihinin çok hüzünlü ve belki de en önemli kırılma noktası olan Jakobit isyanını temel alıyor. Dizi, Inverness’de başlayarak çoğunlukla İskoçya’nın Highland denen cennet bölgesinde çekiliyor. Ben diziyi Highland’in muhteşem doğası ile tartan kumaştan yapılmış  tasarımları ve aksesuarları görmek için seyrettim doğrusu! Jakobit isyanı ve tartan demişken; tartan deseni o kadar önemli ki İskoçya’da, bu isyanda İngilizler İskoçları kırıp geçirdikten sonra İskoçya’da klanlara göre tartan renkleri kullanılmasını yasaklıyorlar on yıllar boyunca. Bu davranışıyla  İngiltere  “otorite benim, ben ne dersem o olur, bana biat etmeyenin sonu da böyle olur” mesajı verdiği gibi,  İskoçları tartan konusundaki hassasiyetlerinden vurarak bir nevi  İskoç ulusalcılığını altta gördüğünü ifade ediyor. İsyanlar sırasında tüm isyancıların giydiği ve hiçbir klana ait olmayan  bir tartan deseni de var ve bu yukarıda linkini verdiğim devlet kurumu kayıtlarında o da geçiyor.

Evet, tartan böyle bir şey işte. Gerçi İrlandalılar ve Galler’den olanlar da tartan desenine çok düşkün, ama anlayacağınız İskoçların durumu daha bir değişik.

İskoçya nere Singapur nere diyeceksiniz değil mi? E o zaman hadi bizde Outlander’de olduğu gibi ışınlanalım ve Uzakdoğu’nun minik ama çok zengin ülkesi Singapur’da  neler olmuş bir bakalım.

ISETAN Japonya menşeili, yaklaşık yüz yıl evvel kurulmuş, orta üstü ve lüks segmentte dünyanın her yerinden çok sayıda değişik ürün satan,tanınmış bir çok katlı mağazalar zinciri.

ISETAN 18/06/2016 tarihinde Singapur Marka ve Patent Kurumu’na “ISETAN TARTAN” markasının 33. sınıfta “Biralar hariç, her türlü alkollü içecekler; sake” emtiasında tescili için  başvuruyor. Scotch Whisky Association (SWA) hemen “Ne? Tartan mı?” deyip başvuruya itiraz ediyor, ancak itirazı reddediliyor. SWA Temyiz Kurulu’na üst itiraz yapıyor, ama oradan da lehine bir netice çıkmayınca işi Mahkeme’ye taşıyor.

Aşağıda Singapur High Court yargıcı Sn. Lee Seiu Kin J’nin ihtilaf konusunda verdiği 28/08/2019 tarihli kararını inceleyeceğiz. SWA bu kararı, varsa, bir üst yargı merciine taşıyacaktır diye düşünüyorum, çünkü benim bile aklımda bazı sorular oluştu okuduğumda.

SWA, ISETAN TARTAN başvurusuna itiraz ederken iddialarını üç temele dayandırıyor:

1- Markanın, konu ürünlerin coğrafi kaynağı konusunda tüketicileri yanıltacağı,

2- Markanın Coğrafi İşaret Kanunu’na aykırı olduğu,

3- Markanın içinde coğrafi işaret barındırdığı.

BİRİNCİ İDDİA

Birinci iddianın değerlendirilmesi için yargıç önce “yanıltıcı marka” kavramına odaklanıyor ve İngiliz Marka Hukukunu rehber alarak diyor ki;  yanıltıcı marka, doğası gereği, toplumu mal ya da hizmetin doğası, kalitesi veya coğrafi kaynağı hakkında yanıltan işarettir ve burada yanıltma haline ilişkin yapılacak itirazların belirsiz ve hayali değil bilakis gerçek (temellere dayalı) olması gerekir. Huzurdaki olayda ilgili toplum kesimi viski içen/satın alanlardır.

SWA:

— Tartanın İskoçya’nın bir sembolü olduğunu, Singapurlu tüketicilerin de tartanı böyle bildiğini, tartanın doğrudan İskoçya ile bir bağlantıyı işaret ettiğini  iddia ediyor.

— Dosyaya başka ülkelerde verilmiş  Mahkeme kararları koyarak o ülkelerde tartan ibaresinin İskoçya dışında üretilen viskiler üzerinde kullanımının yasaklandığını belirtiyor.

Davalı ise ISETAN TARTAN markasının herhangi bir yanıltıcılık içermediğini, ortada tüketicilerin yanılacağına işaret eden gerçek bir emare bulunmadığını, tüketicilerin davalının mallarının İskoçya’dan geldiğini düşünmesinin mümkün olmadığını iddia ediyor. 

MAHKEME DİYOR Kİ;

Tartan örgü  ya da yünlü bir kumaşa uygulanan, değişik renklerde çapraz bant-çizgilerin  birbirini  keserek  tekrar ettiği bir desendir. Bu desen pek çok kültürde varsa dai bilhassa İskoç olarak ve İskoç hanedanlarının ve klanlarının bir amblemi olarak kabul edilmektedir. 2012 yılında YouGov adlı uluslararası pazarlama şirketinin yaptığı araştırmaya göre, tartan İskoçya’nın en tanınan 3. sembolüdür. Bunun yanında, Dr. Megan RaeBlakely yazdığı “Desen Tanıma ;Tartan ile İlgili  Hükümet Düzenlemesi ve Kültürün Metalaşması”  (Patternrecognition ; governmentregulation of tartan andcommodification of culture) isimli makalesinde “Tartan İskoç kültürüne derin bir şekilde gömülmüştür ve uluslararası çapta İskoç kültürünün bir simgesi olarak bilinir. Bu sembol kimlik ve lokal birlikteliğin sürdürülmesine hizmet ettiği gibi, İskoç mirasına ve soya dayalı turizme ve dahi özel ve kamusal  bilgiye olan ilginin  artmasına sebep olmaktadır.” demektedir.

Gerçi davalı tartan deseninin İrlanda gibi başka ülkelerde de kullanıldığını ifade etmiştir, ancak bundan başka da tartanın bir İskoç sembolü olduğuna karşı ciddi bir argüman ileri sürememiştir.

Dosyadaki delillerden İskoçya ile Singapur arasında devamlılık arz eden bir ilişki bulunduğu anlaşılmaktadır. Mesela;

—–Singapur’a ilk yerleşen kişi ve Singapur’un ilk kumandanı olan William Farquhuar bir İskoç’dur,

—–Singapur’un Avrupa stilindeki ilk kilisesinin adı St. Andrew olup,  bu ibadet mekanı ismini İskoçya’nın ana azizinden almıştır,

—–2006 yılında Highland Barosu Singapur’da iki gün süren “Taste of Tartan” isimli bir organizasyon düzenlemiştir,

—-2016 yılında 21.000’den fazla Singapurlu İskoçya’yı ziyaret etmiş ve İskoçya’ya 29.000.000 Sterlin para bırakmıştır.

Bu durumda Mahkeme şu kanaattedir; Singapur toplumu tartanı ve İskoç kültürünü bilmektedir + Yargıç, “Tartan” kelimesinin İskoçya’yı çağrıştırdığını kabul etmektedir.

Ayrıca Mahkeme, ISETAN TARTAN markalı viskiler, eğer İskoçya üretimi olmazsa ortalama viski tüketicisinin bunların coğrafi kaynağı konusunda yanılacağı  kanaatindedir, çünkü ortalama tüketici özellikle İskoçya ve tartana aşinadır. Bir viskinin üzerinde, ISETAN yazsa dahi,  TARTAN ibaresini gören ortalama tüketicinin aklına  İskoç viski gelecektir; bu algıyı yoğunlaştıracak olan faktörse İskoç viskisinin global bazda tanınmasıdır. Ama mesela ISETAN TARTAN viski dışında başka bir alkollü içecek üzerinde kullanılsa böyle bir durum ortaya çıkmaz.

Davalı her ne kadar markadaki ilk kelimenin ISETAN olmasından dolayı bunun İskoçya yerine Japonya’yı hatırlatacağını iddia etmişse de, Mahkeme aynı görüşte değildir. ISETAN’ın dünyanın değişik memleketlerinden ürünler satan çok katlı bir mağaza olduğu göz önüne alınırsa, ortalama tüketici burada satılan bütün ürünlerin kaynağının Japonya olduğunu düşünmez; tüketici, muhtemeldir ki, ISETAN TARTAN markalı viskilerin orjininin İskoçya olduğunu düşünür. İlk kelime ISETAN ise de, ortalama viski tüketicisi aslen ikinci kelime olan TARTAN’a odaklanır ve yanılır.

Ezcümle; davacının ilk argümanı kabul edilmiştir.

İKİNCİ ve ÜÇÜNCÜ İDDİALAR

Bence mesele coğrafi işaretle ilgili bu kısımda biraz çetrefilleşiyor.

Singapur Coğrafi İşaret Kanunu’na göre;  bir coğrafi işaretin o coğrafi yerden kaynaklanmayan bir ürün üzerinde, ürünün coğrafi kaynağı konusunda tüketiciyi yanıltacak şekilde, herhangi bir biçimde kullanılması yasaktır + bir coğrafi işaretin Paris Sözleşmesi’ne aykırı biçimde haksız rekabet yaratacak şekilde kullanılması yasaktır + alkollü içeceklere ilişkin bir coğrafi işaretin, ürünün işaretin tescil kapsamındaki  bölgede üretilmemesi halinde kullanımı yasaktır. Ayrıca, bir coğrafi işaretten oluşan ya da içinde coğrafi işaret geçen bir markanın, ürünler o coğrafi yerde üretilmiyorsa,  şarap ve diğer alkollü içecekler için tescili ve kullanımı yasaktır. Hepsi güzel maddeler doğrusu!

Peki bu olayda kullanılan ne ve bu, mevzuat çerçevesinde, bir coğrafi işaret midir?

Yapılan duruşmada SWA diyor ki; burada kullanılan “Scotch Whiskey”dir. SWA bu iddiasını desteklemek için Avrupa Birliği’nde kazandığı davaların kararlarına dayanıyor ve kullanım kapsamına dolaylı kullanımın da (indirect commercial use) girdiğini iddia ediyor ve çağrıştırma konseptinden de elbette ki bahsediyor. Fakat Yargıç bu konuda ikna olmuyor, bu kararlar “kullanım” kavramı konusunda bana yol gösterici değil diyor.

Hakim ikna olmadım deyince SWA cevaben; Singapur mevzuatı da AB mevzutı da TRIPS temeline dayanıyor, o sebeple  AB’de yapılan yorumlar göz önüne alınmalı, yani kullanım kavramı geniş yorumlanmalıdır diyor. Yargıcın buna karşı cevabı şu oluyor; aynı temele dayanıyorlar diye “kullanım” her ülkede tamamen aynı anlama gelmez, ben “kullanım” kavramını basit ve sıradan manasıyla  kabul ediyorum ki bunun içinde dolaylı kullanım ya da çağrıştırma yer almıyor +  davalının kullandığı Scotch Whiskey değil ISETAN TARTAN +  buradaki konu bir marka tescili yani davalının fiili bir kullanımı gösterilmiyor ve hatta Scotch Whiskey diye bir kullanımda bulunacağına ya da başvuru yapacağına dair bir emare bile yok ortada +  açıkça ortada ki AB mevzuatı coğrafi işaretlere Singapur mevzuatından daha geniş bir koruma veriyor.

Sonra Yargıç dönüp Tartan bir coğrafi işaret midir konusunu inceliyor ki bu kısım bence ilginç. Kanun’da coğrafi işaretin ticarette kullanılan ve malların geldiği yeri belirten “herhangi bir işaret” (any indication) olabileceği belirtiliyor. Burada Yargıç bir kitaptan alıntı yapıyor ve bence  kitaptan yaptığı alıntıdaki  çok ilginç; ben alıntıyı  kısaltarak şöyle özetleyeyim; 

“Coğrafi İşaretler çoğunlukla malların orijinini gösteren bir coğrafi yerin adını içerir. Ancak,malların orijin yeri olan toprakları-bölgeyi vs  göstermek kaydıyla,  başkaca bazı kelimeler de coğrafi işaret olabilir. Mesela Eyfel Kulesi, Çin Seddi, Taç Mahal gibi yerlerin de Fransa’dan, Çin’den ve Hindistan’dan gelen mallar için coğrafi işaret olacağı düşünülebilir.

Bu noktadan sonra Hakim’in tartan da bu kapsamdadır ve coğrafi işaret olarak kabul edilebilir demesini bekliyorsunuz değil mi? Yok, hayır, öyle demiyor! Aksine diyor ki; Eyfel Kulesi, Çin Seddi, Taç Mahal , bunların hepsi—açık biçimde ülke söylenmese de — belli bir yerle bağlantılı, halbuki tartanda böyle bir durum yok. Tartan belli bir yeri işaret etmiyor, ya da mala ilişkin bir kaliteyi, ünü veya karakteristiği göstermiyor; her ne kadar İskoçya ile bağlantılansa da neticeten tartan yukarıda tarif ettiğim gibi bir desen sadece. Coğrafi işaretin bir coğrafi yere veya lokasyona referans vermesi gerek, tartanda bu özellik yok. Dolayısıyla, coğrafi işarete dayalı temyiz taleplerini reddediyorum.

SONUÇ? Sonuçta Mahkeme birinci iddia çerçevesinde SWA’nın temyizini İskoçya’da üretilmeyen viskiler için kabul ediyor. Diğer bir anlatımla “İskoç viskisi” emtiasının  başvurudan çıkarılmasını kabul ediyor.

Bu kararı okuyunca insanın aklına türlü çeşit sorular geliyor galiba. Mesela; Eyfel Kulesi, Taç Mahal, Çin Seddi filan coğrafi işaret olabilecekse tartan niye olamıyor? Coğrafi İşaret sisteminin yaratıcısı olarak Fransızlar bu Eyfel Kulesi örneği hakkında ne düşünüyor? Sonuçta Mahkeme’nin kararı tabii, ama tartan olmaz derken bunun somut gerekçesi nedir? Tartanın ne olduğunu, önemini, Singapurluların da bunu bildiğini ifade eden Yargıç birdenbire niye “ama bir Alex değil” der gibi “ama tartan bir Eyfel Kulesi değil” deyiveriyor? (Ben bu noktada sanırım en çok Amerikan kararlarını beğeniyorum. Hakimin fikrine katılırsın katılmazsın, o ayrı konu, ama en azından kararda önceki olaylarla karşılaştırma yapılır ve Hakim mantığı çerçevesinde  verdiği kararın gerekçesini bir yere oturtur.)  Tartan sadece bir desense , o zaman Eyfel kulesi de sadece  bir kule değil midir? Hani “any sign“ coğrafi işaret olabiliyordu? Avrupalılar coğrafi işaretin kullanımı kavramını biraz fazla geniş yorumluyorlar diyen Yargıç, Eyfel Kulesi-Çin Seddi-Taç Mahal  coğrafi işaret olabilir diyen görüşten bahsederken çok geniş bir  geniş bir yoruma kararında yer vermiş olmuyor mu?

İnsanın kulağına ilk anda oksimoron gibi geliyor, ama biliyorsunuz Japon viskisi diye bir trend var son zamanlarda dünyada.Peki  bu dosya  Sn. Yargıç’ın kararına uygun olarak kapanırsa Japon Tartan’ı diye yeni bir kavram da çıkar mı acaba ortaya!!

Özlem FÜTMAN

ofutman@gmail.com

Eylül 2019

USPTO Temyiz Kurulu Kararı Sizce Hangi Yönde Olmuştur?

IPR Gezgini Takipçi Memnuniyeti Anketi (anket kapanmıştır, sonuçları ay sonunda duyuracağız)

Anketimize katıldığınız ve görüşlerinizi paylaştığınız için teşekkür ederiz. IPR Gezgini’ni güncelleme ve zenginleştirme çabalarımız, katkı ve görüşleriniz doğrultusunda devam edecek.

IPR Gezgini

iprgezgini@gmail.com

Eylül 2019

IPR Gezgini Site Görünümünde Değişiklik ve Yenilikler

Sayın / Sevgili IPR Gezgini okuyucuları;

Dikkatli takipçilerimiz 31 Ağustos 2019 tarihi itibarıyla sitenin genel görünümünde ve içeriğinde yapılan bazı değişikliklerin farkına varmıştır.

Yıllardır kullandığımız ve bize de sıkıcı gelen site görünümünü değiştirdik, daha kullanıcı dostu ve farklı bir temayla sizlere tekrar merhaba dedik.

Site içeriğinin yeni temaya taşınması ve diğer değişiklikler esnasında yapılan, bizim fark edemediğimiz, ancak sizlerin gözüne çarpan hatalar olabilir, bunları bize bildirirseniz (iprgezgini@gmail.com) sevinir ve en kısa sürede düzeltiriz.

Site ana sayfasında bundan sonra Yaklaşan Etkinlikler eklentimiz yer alacak. Bu eklentiyle Fikri Mülkiyet Hakları ve bağlantılı konularda düzenlenecek etkinlikleri toplu halde takipçilerimize sunmayı amaçlıyoruz. Fikri Mülkiyet alanında kamu kurumları, üniversiteler, dernekler, barolar, sivil toplum örgütleri, vb. kuruluşlar ve özel şirketler tarafından sunulan ücretsiz ve genel katılıma açık tüm etkinlikler, bize bildirmeniz halinde Yaklaşan Etkinlikler takviminde yer alacak. Kamu kurumları, üniversiteler, dernekler, barolar, sivil toplum örgütleri, vb. kuruluşlar tarafından gerçekleştirilecek ücretli eğitim veya etkinliklere de takvimimizde yer vereceğiz. Dolayısıyla, dışarıda bıraktığımız, yani takvimde yer vermeyeceğiz etkinlik tipleri özel şirketlerin ücretli etkinlikleri ve sitenin politikasına uygun olmayan (salt reklam amacı, vb) etkinlikler oluyor. Etkinliklerinizi bize bildirmenizi bekliyoruz, bu yolla ülkemizde Fikri Mülkiyet alanıyla ilgili neredeyse herkese kolaylıkla ulaşabilirsiniz.

Yeni kullanmaya başlayacağımız Anket eklentimizle Fikri Mülkiyet alanında takipçilerimize yönelik anketler düzenleyeceğiz. Anketlerimize katılmanızdan mutlu olacağız.

IPR Gezgini yazarlık politikasında bazı değişiklikler oldu, değişmeyen başlıca husus yeni yazarlara ve yazılara açık olmamız. Yazılarınızla bize destek olmanızdan her zaman memnuniyet duyuyoruz.

Bizlerle temasa geçmek istemeniz halinde iprgezgini@gmail.com adresine e-posta göndermenin yanısıra, site ana sayfasında yer alan İletişim Formunu da kullanabilirsiniz.

Planladığımız ancak henüz karara veya takvime bağlamadığımız diğer yeniliklerimizden de kısa sürede haberdar olacaksınız.

Yeni yazılarımız ve içeriğimizle tekrar buluşmak üzere!

IPR Gezgini

Eylül 2019

iprgezgini@gmail.com