Kategori: Yeni Kitaplar ve Makaleler

Kitap Tanıtımı – “SINAİ MÜLKİYET HAKLARI UYGULAMALARI SERİSİ” (Mevzuat; Patent, Faydalı Model ve Entegre Devre Topoğrafyası; Marka; Tasarım; Coğrafi İşaret ve Geleneksel Ürün Adı)



Türk Patent ve Marka Kurumu Başkanı Prof. Dr. Habip ASAN, Kurum uzmanlarından Gülsevi Esra BAL, Gonca ILICALI, Dr. Ayben Işılay ÖZDOĞAN, Erman VATANSEVER ve uzun yıllar Kurum’da uzman olarak görev yapmasının ardından kariyerine özel sektörde devam etmekte olan Önder Erol ÜNSAL tarafından yazılan ve beş ayrı kitaptan oluşan “SINAİ MÜLKİYET HAKLARI UYGULAMALARI SERİSİ” başlıklı eser Eylül 2021’de Lykeion Yayıncılık tarafından yayımlanarak ön satışa sunuldu.

Eserin, beş kitabın tamamından oluşan komple bir set veya birbirlerinden ayrı bağımsız kitaplar olarak satın alımı mümkündür. Serinin indirimli ön satışının bir hafta süreceği notuyla birlikte, aşağıda seri ve kitaplar hakkında detaylı bilgi ve bağlantıları sunuyoruz.



SINAİ MÜLKİYET HAKLARI UYGULAMALARI SERİSİ (KOMPLE SET)

https://lykeion.com.tr/kitaplik/fikri-mulkiyet-hukuku/sinai-mulkiyet-haklari-uygulamalari-serisi-kitap/



MEVZUAT

Serinin “Mevzuat” başlıklı birinci kitabı tüm yazarlar tarafından derlenmiş ve kitapta sınai mülkiyet ile ilgili tüm ulusal ve uluslararası mevzuat bir araya getirilmiştir.

https://lykeion.com.tr/kitaplik/fikri-mulkiyet-hukuku/sinai-mulkiyet-hukuku-ile-ilgili-mevzuat-sinai-mulkiyet-haklari-uygulamalari-serisi-kitap-1/



PATENT, FAYDALI MODEL ve ENTEGRE DEVRE TOPOĞRAFYASI

İkinci kitap: “Patent, Faydalı Model ve Entegre Devre Topoğrafyası” – Prof. Dr. Habip ASAN, Dr. Ayben Işılay ÖZDOĞAN

https://lykeion.com.tr/kitaplik/fikri-mulkiyet-hukuku/patent-faydali-model-ve-entegre-devre-topografyasi-sinai-mulkiyet-haklari-uygulamalari-serisi-kitap-2/

Sınai Mülkiyet Hakları Uygulamaları Serisinin bu kitabı; ekonomik kalkınmanın en önemli göstergelerinden olan patent, faydalı model ve entegre devre topoğrafyası ile ilgilidir. Bu alanlarda yapılacak başvurularda, güçlü bir koruma elde edilebilmesi için iyi bir strateji oluşturulmalı ve başvuru öncesinde detaylı çalışmalar yapılmalıdır.

Kitapta, başvurular için gerekli ön bilgilerden ve başvuru süreçlerinden bahsedilmiştir. Aynı zamanda, salt patent hukukunu içeren kitaplardan farklı olarak pratikte yararlanılabilecek bilgiler de verilmiş ve hâlihazırda var olan başvurulardan örnekler sunulmuştur. Ayrıca kitapta, uluslararası ofis uygulamaları ve mahkeme kararlarını içeren bilimsel örneklere de yer verilmiştir. Bu alanda çalışan, kariyer hedefleyen veya konuya ilgi duyan herkesin yararlanabileceği bir kaynak oluşturulmuştur.



MARKA

Üçüncü kitap: “Marka” – Prof. Dr. Habip ASAN, Önder Erol ÜNSAL, Erman VATANSEVER

https://lykeion.com.tr/kitaplik/fikri-mulkiyet-hukuku/marka-sinai-mulkiyet-haklari-uygulamalari-serisi-kitap-3/

Sınai mülkiyet haklarından başvuru ve tescil sayısı en yüksek olan ve en fazla sayıda ihtilafa konu olan markaya ilişkindir. Marka hakkıyla ilgili gündemin Türkiye’deki yoğunluğu ve dinamizmi, konu hakkında canlı ve gelişen bir literatür oluşmasına sebep olmuştur. Marka alanında yapılan çalışmalar genel olarak incelendiğinde, alanın hukuki ve kavramsal boyutu yoğun olarak tartışılsa da literatürde Türk Patent ve Marka Kurumu ve uluslararası ofis uygulamaları ile ilgili önemli bir eksiklik olduğu düşünülmektedir. Bu kitap, anılan boşluğu doldurma amacıyla kaleme alınmış ve teori ile uygulamanın kesişim noktasında konumlandırılmıştır.

Marka kitabının, marka tescil sürecinin başarılı biçimde yürütülebilmesine katkı sağlamasının yanında, marka hukukuna ilişkin olarak teori kısmını bilip konunun ofis uygulamalarına yansımalarını öğrenmek isteyenler, marka alanındaki uluslararası antlaşmalar ve uygulamalar konusunda bilgilerini derinleştirmek arzusunda olanlar ve konuya ilgi duyan herkes bakımından faydalı olacağı düşünülmektedir.



TASARIM

Dördüncü kitap: “Tasarım” – Prof. Dr. Habip ASAN, Gülsevi Esra BAL

https://lykeion.com.tr/kitaplik/fikri-mulkiyet-hukuku/tasarim-sinai-mulkiyet-haklari-uygulamalari-serisi-kitap-4/

Tasarıma ilişkin kavramlar bile henüz tartışmalıyken, sınai mülkiyet hakkı olarak tasarımların kaynaklarda genellikle hukuki yönden ele alındığı ve farklı alanlardan uygulayıcılara hitap edemediği görülmektedir. Son yıllarda artan başvurular sebebiyle, sağlıklı ve yeterli bir biçimde inceleme yapılabilmesinin yanı sıra, başvuru sahiplerine de yol gösterici kılavuzlara ihtiyaç duyulduğu açıktır. Bu sayede başvuruların eksiksiz ilerlemesi sağlanabilecek ve tescil belgesi süreci de hızlandırılmış olacaktır.

Mevcut ihtiyaçlar ve eksiklikler gözetilerek, mevzuattan başlanarak oluşturulan bu serinin 4. Kitabı olan “Tasarım” cildinde yalnızca tasarım başvurusunda uyulması veya yapılması gerekenler değil, aynı zamanda oluşabilecek hatalara ilişkin olarak öngörüler de paylaşılarak, başvuru sahiplerine rehberlik etmek ve sürecin akıcı bir biçimde ilerlemesi amaçlanmıştır. İşbu çalışma çerçevesinde, mehaz düzenlemelerle ortaya çıkan farklılıklara da değinilmiş ve Kurum uygulamaları çerçevesinde okuyucuya katkı sağlayabilecek öneri ve değerlendirmelerde bulunulmuştur.



COĞRAFİ İŞARET ve GELENEKSEL ÜRÜN ADI

Beşinci kitap: “Coğrafi İşaret ve Geleneksel Ürün Adı” – Prof. Dr. Habip ASAN, Gonca ILICALI

https://lykeion.com.tr/kitaplik/fikri-mulkiyet-hukuku/cografi-isaret-ve-geleneksel-urun-adi-sinai-mulkiyet-haklari-uygulamalari-serisi-kitap-5/

Sınai Mülkiyet Hakları Uygulamaları Serisinin bu kitabı; sınai mülkiyet haklarından olan ve üretimi, belirli bir coğrafi alanla sınırlandırılan ürünleri gösteren coğrafi işaret ile, sınai mülkiyet haklarından olmayan ve üretimi bakımından belirli bir coğrafya ile sınırlandırılmayan ürünleri gösteren geleneksel ürün adı konularına yöneliktir.

Türk Patent ve Marka Kurumuna tescil ettirilmek suretiyle korunan coğrafi işaret ve geleneksel ürün adı; tescil kapsamlarındaki tüm hususlara uygun üretim yapmaları kaydıyla ilgili ürünün tüm üreticilerinin tescilli adı kullanım hakkının bulunması ve bu kapsamda da sadece tescil ettirene münhasır hak olmaması; ayrıca tescile konu ürünlerin üretimlerinin, tescilden sonra denetlenmesine ilişkin yasal zorunluluk bulunması nedenleriyle diğer sınai mülkiyet haklarından farklı yapıya sahiptirler. Dolayısıyla başvurunun hazırlık aşamasında başlayıp tescilden sonra da devam eden sürecin titizlikle takip edilmesi gerekmektedir.

Coğrafi işaret ve geleneksel ürün adı koruması sürecinin başarılı biçimde yürütülebilmesine katkı sağlamak amacıyla yazılan kitabın ana hedefleri; konu hakkında okuryazarlık kazandırılması ve farklı disiplinlerdeki bilgilerden faydalanılarak stratejik hedefler belirlenmesi için yol göstermektir.



Yazarları çalışmalarından dolayı tebrik ediyor, kitap yazarlarından Önder Erol ÜNSAL ve Gonca ILICALI’nın aynı zamanda IPR Gezgini yazarlarından olmalarından dolayı ayrıca memnuniyet duyduğumuzu belirtiyor ve çalışmanın konuyla ilgili tüm kesimlere faydalı olmasını diliyoruz.

IPR Gezgini

Eylül 2021

iprgezgini@gmail.com

Dergi Tanıtımı: Ankara Barosu Fikrî Mülkiyet ve Rekabet Hukuku Dergisi – 2021/1


Ankara Barosunun üç süreli yayınından biri olan, yirmi iki yıldır yayımlanmaya devam eden ve ilk sayısında “Türkiye’de fikrî mülkiyet ve rekabet hukuku alanında bu formatta çıkarılan ilk dergi” olarak ifade edilen, Ankara Barosu Fikrî Mülkiyet ve Rekabet Hukuku Dergisi’nin (kısa adıyla FMR Dergisi) yeni sayısı çıktı.

Yeni sayıda yer alan yazıların başlıkları ve yazarları aşağıda görülebilir. Buna ilaveten dergi içeriğinin tamamına http://www.ankarabarosu.org.tr/e-yayin/dergi/fmr.html bağlantısından erişim de mümkündür.


Yayımlandığı ilk günden beri; avukatlar, marka ve/veya patent vekilleri, alan uzmanları, yargı mensupları ve akademisyenlerin yazılarının yer aldığı FMR Dergisi’nin son sayısında da hemen hemen benzer bir yazar dağılımı göze çarpmaktadır. Dergi’de yer alan çeşitlilik yalnız yazarlarla sınırlı kalmamakta, Dergi’de işlenecek konular bakımından da çeşitliliğe dikkat edilmektedir. Gerçekten, FMR Dergisi’nin tanıtıma konu son sayısında; marka, patent, telif ve rekabet hukuku alanında çeşitli eserler yer almaktadır. Söz konusu eserlerde; ulusal ve uluslararası uygulamalar, yargı kararları ve doktrindeki görüşler, incelenen konular özelinde etraflıca ele alınmıştır.

FMR Dergisi’nin, incelememize konu 2021/1 sayılı olanı da dâhil olmak üzere, tüm sayılarına, takip eden bağlantıdan çevrim içi olarak erişim sağlanması mümkündür. (http://www.ankarabarosu.org.tr/e-yayin/dergi/fmr.html) Yayın geçmişi boyunca birçok önemli eserin yer aldığı FMR Dergisi’nin, tüm sayılarına ücretsiz ve çevrim içi erişim imkânı bulunması, Dergi’nin Türk fikrî mülkiyet ve rekabet hukuku literatüründeki yerini ve değerini artırmaktadır.

Ankara Barosunu, FMR Dergisi’nin yayınlanmasında emeği geçenleri ve yazarları tebrik ediyor, bu önemli yayının varlığını devam ettirmesini ve ilgililere yararlı olmasını diliyoruz.

IPR GEZGİNİ

Eylül 2021

iprgezgini@gmail.com

Kitap Tanıtımı: Marka Vekilliği ve Patent Vekilliği Sınavlarına Hazırlık Çözümlü Soru Bankası



Avukat, Arabulucu Osman Umut KARACA; Avukat, Marka ve Patent Vekili Poyraz DENİZ ile Avukat, Marka ve Patent Vekili Görkem GÖKÇEN tarafından kaleme alınan, üçüncü baskısıyla Lykeion Yayınları’ndan çıkan çözümlü soru bankası formatındaki kitap, 2021 yılının Haziran ayında raflardaki yerini almıştır.

Sınai mülkiyet haklarına ilişkin Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) nezdinde işlem yapma yetkisi hak sahipleri dışında münhasıran marka vekilleri ile patent vekillerine aittir. Marka vekili ve/veya patent vekili olabilmenin olmazsa olmaz koşulu ise her iki yılda bir yapılan sınavlarda başarılı olmaktır. Tek yılların son aylarında gerçekleştirilen marka ve patent vekilliği sınavlarına gösterilen ilgi her sınav döneminde biraz daha artmaktadır. Söz konusu sınavlar bakımından 2015 yılı önemli bir kırılma noktasıdır. Belirtilen yıldan itibaren sınav soruları TÜRKPATENT tarafından hazırlanmaya başlanmış ve bu değişim sınavın zorluk derecesini de yükseltmiştir. Bir diğer kırılma noktası ise 2017 yılında yaşanmıştır. 10.01.2017 tarihinde yürürlüğe giren 22.12.2016 tarihli ve 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK) ile birlikte, bir kısmı marka ve patent vekilliğine ilişkin olmak üzere, Türk sınai mülkiyet sistemindeki köklü değişikler yapılmıştır.  Bu değişikliklerin tamamı 2017 yılının sonunda yapılan marka ve patent vekilliği sınavlarına da yansımıştır. Normatif düzeydeki bu dinamik yapının, 2021 yılında yapılacak sınavlarda da etkisini göstereceği tahmin edilmektedir.

Marka ve patent vekilliği sınavlarına hazırlanan adaylar için bir kaynak niteliği taşıyan kitap, TÜRKPATENT’in teşkilat yapısındaki, marka vekilliği ve patent vekilliği sistemindeki ve sınai mülkiyet mevzuatındaki tüm değişiklikler incelenerek hazırlanmıştır. Kitap, yeni soruların eklenmesiyle güncellenmiş ve genişletilmiştir. Kitabın son bölümünde sınava girmeden önce incelenmesinde fayda olduğu düşünülen düzenlemeler liste halinde okuyucularla paylaşılmıştır. Kitabın ana bölümleri şunlardır:

  • Marka Hukukuna İlişkin Sorular
  • Coğrafi İşaret ve Geleneksel Ürün Adı Hukukuna İlişkin Sorular
  • Tasarım Hukukuna İlişkin Sorular
  • Patent ve Faydalı Model Hukukuna İlişkin Sorular
  • Ortak Hukuk Soruları
  • Patent Vekilliği ve Marka Vekilliği Sınav ve Sicil İşlemlerine İlişkin Sorular
  • Patent Vekilleri ve Marka Vekillerinin Meslek Kuralları ile Disiplin Sorumluluğuna İlişkin Sorular
  • Tüm Soruların Çözümleri
  • Cevap Anahtarı
  • Sınai Mülkiyet Mevzuatında Yer Alan Önemli Düzenlemelere İlişkin Liste

Kitap, akademik yayınların satışını gerçekleştiren kitapçılardan veya aşağıdaki bağlantılardan çevrim içi yolla temin edilebilir:

Yazarları, değerli eserinden dolayı tebrik ediyor, sınava hazırlanan adaylara başarılar diliyoruz.

IPR GEZGİNİ

Temmuz 2021

iprgezgini@gmail.com

KİTAP TANITIMI: İNTERNETTEN İNDİRİLEN DİJİTAL ESERLERDE YAYMA HAKKININ TÜKENMESİ İLKESİ



Ahunur Açıkgöz tarafından kaleme alınan “İnternetten İndirilen Dijital Eserlerde Yayma Hakkının Tükenmesi İlkesi” isimli çalışma On İki Levha Yayıncılık tarafından Haziran 2021 tarihinde kitap olarak yayımlanmıştır.

Eserlerin dijital kopyalarının yaygınlaşması ile birlikte fikir ve sanat eserleri hukukunda farklı menfaatler arasında dengeyi sağlayan en önemli ilkelerden biri olan yayma hakkının tükenmesi ilkesinin, taşıyıcısız bir şekilde edinilen dijital eserlere de uygulanıp uygulanmayacağı sorusu gündeme gelmiştir. İlkenin düzenlendiği ilgili kanun maddeleri nispeten eski tarihli olduğu için kanun koyucunun söz konusu düzenlemeleri taşıyıcısız olarak edinilen dijital eserleri de dikkate alarak öngördüğünü söyleyebilmek zordur. Bununla birlikte, internetten indirilerek edinilen dijital eserlerin gerek nitelikleri gerekse yeniden devirleri esnasında gerçekleşen teknik süreç de, tarihsel olarak fiziksel eserlerin analog devri için öngörülen tükenme ilkesinin bu nitelikteki eserlere uygulanmasını oldukça güçleştirmektedir. Tükenme ilkesinin internetten indirilerek edinilen dijital eserlere uygulanması sorununun farklı boyutlarıyla mahkeme kararlarına da yansıdığı görülmektedir.

Alanda çalışanlara katkı sağlaması umulan bu kitapta da dijital bir tükenme ilkesinin uygulanabilip uygulanamayacağı, dijital dünyada tükenme ilkesinin uygulanmasını elverişli kılacak çözüm yöntemlerinin neler olabileceği doktrindeki görüş ve mahkeme kararları ışığında ele alınmıştır.

Toplam beş bölümden oluşan kitabın ilk bölümünde, dijital eser kavramı ve çalışmada kullanılacak olan diğer ilgili kavramlar netleştirilmeye çalışmış, ikinci bölümde internetten indirme şeklinde dijital eser sunumunun, eser sahibinin 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nda düzenlenen mali hakları ile ilişkisi ele alınmıştır. Özellikle, eserin internet aracılığıyla iletimlerinin FSEK m. 25/2’de düzenlenen erişim sağlama yoluyla umuma iletim hakkı kapsamında değerlendirilmesi ihtimali, yayma hakkı için öngörülen tükenme ilkesinin dijital eserlere uygulanmasını zorlaştırdığından, indirme şeklinde dijital eser sunumunun eser sahibinin farklı mali hakları ile olan ilişkisinin netleştirilmesi oldukça önem taşımaktadır.  Kitabın üçüncü bölümünde yayma hakkının tükenmesi ilkesine gerekli olduğu ölçüde değinilmiş, dördüncü bölümde ise tükenme ilkesinin dijital eserlere uygulanmasında karşılaşılan bazı hukuki zorluklar incelenmiştir. Söz konusu hukuki zorluklar, özellikle Avrupa Birliği Adalet Divanı’nın dijital tükenme ilkesine bakış açısını yansıtacak kararları çerçevesinde, farklı başlıklar altında ele alınmıştır. Kitabın son bölümü olan beşinci bölümde ise bir önceki bölümde incelenen, dijital eserlere tükenme ilkesinin uygulanmasını engelleyen hukuki zorluklara ilişkin doktrinde ileri sürülen bazı çözüm önerileri incelenmiştir.

Kitabın konu ile ilgilenen herkese faydalı olmasını temenni ediyoruz.

IPR Gezgini

Haziran 2021

iprgezgini@gmail.com

KİTAP TANITIMI: “FİKRİ MÜLKİYET YAZILARI I – MÜTALAALARIM (2001-2020)”

Doç. Dr. Cahit Suluk’un 2001-2020 dönemine mütalaarından oluşan “FİKRİ MÜLKİYET YAZILARI I” adlı eser Seçkin Yayınlarından çıktı. Eserde telif, marka ve patent gibi konulara ilişkin somut olaylara hukuki çözümler getirilmiştir.

Kitap hakkındaki yayın bilgilerinin https://www.seckin.com.tr/kitap/881245335 bağlantısından görülmesi mümkündür.

Eser yayınevince aşağıdaki cümlelerle tanıtılmıştır:

“Akademik çalışmalarda soyutlamaya gidilir. Bir genelleme yapmak gerekirse bu çalışmalar yapılırken tümden gelim yöntemi izlenir. Oysa hukuki problemler, insan hayatının karmaşasından doğar. Bu yüzden kitap ve makale gibi fikri ürünlerde hukuki problemlere doğrudan cevaplar bulunamaz. Mütalaa ve bilirkişi raporu gibi metinlerde ise somut olaylara özgü sonuçlara ulaşılır. Başka bir deyişle bu metinler, soyut bilginin somutlaşmış halleridir.

Bu eser de; yazarın 2001-2020 yılları arasında kaleme aldığı mütalaalarından oluşmaktadır. “Fikir ve Sanat Eserleri”, “Marka”, “Patent ve Faydalı Model”, “Tasarım” ve “Haksız Rekabet” olmak üzere beş başlıkta toparlanan mütalaalara aslına sadık kalınarak yer verilmiştir. Mütalaanın sonuna da o olaya özgü Yargıtay kararları işlenerek, okuyucunun somut olaya ilişkin mütalaadaki gerekçe ve sonuçlarla Yargıtay kararını karşılaştırma imkânı sağlanmıştır.”

Kitap şu bölümlerden oluşuyor:

  • TELİF
  • MARKA
  • PATENT VE FAYDALI MODEL
  • TASARIM
  • HAKSIZ REKABET

Kitabın konu ile ilgilenen herkese faydalı olmasını temenni ediyoruz.

IPR Gezgini

Haziran 2021

iprgezgini@gmail.com

Kitap Tanıtımı – “Marka Hukukunda Kullanım İspatı”

Araştırma Görevlisi Elanur TAMER tarafından yazılan “Marka Hukukunda Kullanım İspatı” konulu yüksek lisans tezi Mart 2021’de Yetkin Yayınları tarafından kitap olarak yayımlanmıştır.

Yazarın kaleminden kitabın kapsamı ve amacı aşağıdadır:

Markanın 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’ndan doğan haklardan yararlanabilmek için öncelikle tescil edilmesi gerekmektedir ve bu bağlamda marka hukukunda tescil ve kullanım birbirinin hem amacı hem de sonucunu oluşturmaktadır.

Çalışmada; marka kullanımın genel esasları hem SMK kapsamında hem de mehaz AB Tüzük ve Direktiflerinin yanı sıra AB emsal içtihatları ışığında da incelenmiştir.

Birinci bölümde, marka hukukunda kullanım kavramı açıklanmaya çalışılmış ve bu kullanımın ispatlanması gerekliliğinin amaç ve işlerliğinden söz edilmiştir. Ayrıca, markayı kullanmamaktan doğan yaptırımların gerekçesi ile birlikte 10.01.2017 tarihinde ihdas edilmiş 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu ile öngörülen yeni düzenlemelerin, Türk marka hukukuna sağlayabileceği katkılara değinilmiştir.

İkinci bölümde, markanın kullanılması hususu maddî hukuk yönünden ele alınmıştır. Bu çerçevede konunun detaylandırılmasında, gerek SMK’nın kullanım esaslarının düzenlendiği 9’uncu maddesi, gerekse SMK’ya mehaz teşkil eden AB Tüzük ve Direktifleri ve yerleşik içtihatları ışık tutmuştur.

Bu bölümde bilhassa Türk hukukunda -SMK’nın görece yeni olmasından bahisle- henüz uygulamada yeni karşılaşılan, ancak AB marka hukukunda ABAD içtihatlarının ilkeleri doğrultusunda tekrarlayan/mükerrer marka başvurularının değerlendirilmesinin Türk hukukunda uygulanabilirliğine yer verilmiştir. Yine bu bölümde Türk hukukunda mevzuatta yer almayan ancak AB hukukunda yer alan bir diğer düzenleme ise, TPMK nezdinde kullanım ispatının sunulabilmesinin süre bakımından sınırı ve gecikmiş delillerin (belated evidece) kabul edilebilirliğinin esasları hakkındadır.

Üçüncü ve nihayet son bölümde ise, kullanım ispatı usul hukuku yönünden incelenmiştir. Bu bölümde, öncelikle SMK m. 19/2 uyarınca, TPMK nezdinde kullanım ispatı talebinde bulunmanın koşul ve muhteviyatı ele alınmıştır. Ardından kanun koyucunun SMK m. 19/2 hükmüne gönderme yapmak suretiyle marka hakkına tecavüz ve markanın hükümsüzlüğü davalarında da kullanılmamanın bir def’i olarak ileri sürülebilmesi açıklanmıştır.

Bu bölümde bilhassa; kullanmama def’inin hükümsüzlük davalarında SMK m. 25/7 uyarınca iki kere kullanım ispatına tâbi tutulması (AB hukukunda “double use requirement” olarak anılmaktadır) incelenmiş ve bu hükmün ihdas amacının SMK m. 29/2 uyarınca ihlâl davalarında uygulanabilirliği SMK m. 155 ile ilintili olarak incelenmiştir.

Bu minval üzere, çalışmada marka hukukunda kullanımın ispatlanması olgusu, SMK ve ona esas teşkil eden AB marka hukuku düzenlemeleri, yeri geldikçe Türk marka hukukunda uygulanabilirliğiyle de mukayese edilerek incelenmiştir. Yazar çalışmasının, okuyuculara, uygulayıcılara ve tüm ilgililere fayda sağlayabilmesi temennisindedir.


IPR Gezgini olarak yazarı çalışmasından dolayı tebrik ediyor ve çalışmanın konuyla ilgili tüm kesimlere faydalı olmasını diliyoruz.

IPR Gezgini

Nisan 2021

iprgezgini@gmail.com

Yeni Makale: “Turkish law on infringement of Geographical Indications and its degree of alignment with the EU law”

Türkiye Adalet Akademisi Dış İlişkiler Daire Başkanı Dr. Hasan Kadir Yılmaztekin ile Av. Banu Eylül Yalçın’ın beraber kaleme aldığı “Turkish law on infringement of Geographical Indications and its degree of alignment with the EU law” başlıklı makale Journal of Intellectual Property Law & Practice (Oxford University Press) dergisinin internet sitesinde yayınlandı. Makale, daha sonrasında derginin özel coğrafi işaretler sayısının bir parçası olarak da okuyuculara sunulacak.

Makalede, coğrafi işaret haklarının ihlaline yönelik Türk hukuku düzenlemelerinin Avrupa Birliği (“AB”) hukuku ile ne kadar uyumlu olduğu irdeleniyor. Bu doğrultuda makalenin iki esas bölüme ayrıldığını söylemek de mümkün. İlk bölümde, Türk hukukunda coğrafi işaret tanımının kapsamı çiziliyor ve menşe ve mahreç işaret kavramları kıyaslamalı bir şekilde açıklanıyor. İkinci bölüm ise 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (“SMK”) ile 555 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin coğrafi işaret hakkına tecavüz ile ilgili temel hükümlerinin kıyaslanması ile başlıyor. Ardından SMK’da coğrafi işaret hakkına tecavüz olarak nitelendirilen ve AB hukukunda da ihlal olarak kabul edilen fiiller aşağıdaki sırayla hem Türk hukuku düzenlemeleri hem de Avrupa Birliği’nin 1151/2012 sayılı Regülasyonu kapsamında değerlendiriliyor:

  • Doğrudan ve dolaylı kullanım,
  • Kötüye kullanım, taklit kullanım ve coğrafi işareti çağrıştıran şekilde kullanım,
  • Yanlış veya yanıltıcı açıklama veya işarete yer verme,
  • Amblemin yanıltıcı biçimde kullanımı,
  • Tarımsal ürünlerin ikincil kullanımı.

Türk hukukunda yer alan düzenlemelerin ne kadarının AB hukukunda karşılık bulduğunu değerlendirmek adına hükümler arası bir kıyas yapılırken özellikle “çağrışım” kavramı üzerinde duruluyor. Tescilli bir coğrafi işaretin çağrıştırılması hususu AB düzenlemelerinde açık bir tecavüz sayılırken bu hususun Türk hukukundaki varlığı tartışılıyor. Makalenin yalnızca kanun hükümleri arasında bir kıyaslama yapmakla sınırlı kalmadığını ve Yargıtay ile Avrupa Birliği Adalet Divanı kararlarına da yer vererek okuyucularına bu bağlamda da bir kapı açtığını belirtmemiz gerekiyor.

Makalenin özetine https://academic.oup.com/jiplp/advance-article-abstract/doi/10.1093/jiplp/jpab020/6132747 bağlantısından erişim sağlamak mümkündür.

Yazarları çalışmalarından dolayı tebrik ediyoruz.

IPR Gezgini

Şubat 2021

iprgezgini@gmail.com

Kitap Tanıtımı: “Türk ve Avrupa Birliği Hukukunda İnternette Marka Hakkının İhlali”

Dr. Zeynep Yasaman’ın Marmara Üniversitesi Avrupa Araştırmaları Enstitüsü Avrupa Birliği Hukuku Anabilim dalında tamamladığı “Infringement of Trademark Rights on the Internet in the European Union and Turkish Law”  başlıklı doktora tezi Türkçe olarak Aralık 2020’de yayımlandı. Türk ve Avrupa Birliği Hukukunda İnternette Marka Hakkının İhlali başlığıyla kitap olarak basılan doktora tezi 31 sayfası Kaynakça olmak üzere toplamda 756 sayfalık içeriğiyle meseleyi karşılaştırmalı olarak geniş bir perspektiften ele alıyor.   

Kitabın birinci bölümünde, Türk ve Avrupa Birliği Hukukunda marka hakkının ihlali için gerçekleşmesi gereken genel şartlar olan marka sahibinin izni olmadan kullanım, ticaret alanında kullanım, mal veya hizmetler ile ilgili kullanım, ticari etki yaratacak şekilde kullanım ile aynen, benzer ve tanınmış marka kullanımına dair şartlara yer verilmiş.

Genel ihlal kriterleri ortaya konduktan sonra bunlar internet ortamında gerçekleştirilen kullanımlar bakımından incelenmiş. İnternet ortamındaki kullanımların marka sahibince engellenebilmesi Sınai Mülkiyet Kanunu’nun (SMK) 7. maddesinin 3. fıkrasının (d) bendinde “İşareti kullanan kişinin, işaretin kullanımına ilişkin hakkı veya meşru bağlantısı olmaması şartıyla işaretin aynı veya benzerinin internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde alan adı, yönlendirici kod, anahtar sözcük ya da benzeri biçimlerde kullanılması” şeklinde düzenlenmiş olup, bu eylemlerin marka sahibince engellenebileceği ifade edilmiştir. Ancak burada kritik nokta, SMK m.7/3-d’nin uygulanabilmesinin ancak 7. maddenin 2. fıkrasında yer alan şartların sağlanması halinde mümkün olmasıdır. Bu bakımdan, bir ihlalden bahsedebilmek için markanın alan adı, yönlendirici kod, anahtar kelime veya benzeri şekillerde salt kullanılması değil, ticaret alanında mal veya hizmetler ile ilgili ve ticari etki yaratacak şekilde kullanımın yanı sıra m.7/2’de belirtilen şartları da karşılayan bir kullanımın söz konusu olması gerekmektedir. Kitapta, internet üzerinde gerçekleştirilen kullanımlar tüm bu şartlar ışığında değerlendirilmektedir.  

SMK m.7/3-d ile paralel olarak eserde öncelikle, markanın üçüncü kişilerce izinsiz bir şekilde alan adı, anahtar kelime ve yönlendirici kod olarak kullanılması hususu inceleme konusu yapılmış. Diğer yandan, alan adları ile ilgili ihtilaflar sadece yerel mahkemeler önünde değil, çeşitli alternatif uyuşmazlık çözüm mekanizmaları kapsamında da çözümlendiğinden, başta ICANN’in Alan Adı Uyuşmazlık Çözümü Yeknesak Kuralları (Uniform Domain Name Dispute Resolution Policy – UDRP) olmak üzere Türk ve AB alternatif uyuşmazlık çözüm mekanizmaları kapsamında öngörülen ihlal şartları da inceleme kapsamına alınmış.

Markanın anahtar kelime ve yönlendirici kod kullanımları açısından, özellikle Avrupa Birliği Adalet Divanı’nın 2010 yılında Google France kararı ile başlayan içtihatları ve bundan sonraki AB Üye Ülke kararları incelenerek Türk yargı kararları arasındaki farklılıklar ortaya konmuş. Bu hususta, marka hukukunun genel ilkelerini internet üzerinde ortaya çıkan yeni kullanım türlerine adapte eden AB içtihatlarının üzerinde önemle durulduğu ve kitapta bu hususa ilişkin  birçok karara yer verildiği görülmektedir.  

Diğer yandan markanın online pazar yerleri ile online sosyal medyadaki kullanımları da çalışmaya dahil edilerek uygulamada ortaya çıkan ihtilaflardan markanın online pazar yerlerinde satışa sunulan mallar ile ilgili kullanımı, online pazar yerlerinin gerek Google gibi arama motorlarındaki, gerek kendi bünyelerinde yer alan arama motorlarındaki kullanımları, markanın sosyal medyada kullanıcı adında ve hashtag’lerde kullanımı, sanal gerçeklik dünyalarında ve mobil uygulamalarda kullanımı suretiyle ihlal şartları da incelenmiş.

İhlal iddialarına karşı ileri sürülebilecek savunmalardan meşru hak veya menfaat, dürüst kullanım, ifade ve bilgi alma özgürlüğü, marka hakkının tükenmesi, gerçek hak sahipliği, sessiz kalma yoluyla hak kaybı ve karşılaştırmalı reklam hususlarına da kitapta yer verilmiş.

Kitabın son bölümü internet hizmet sağlayıcılarının sorumluluklarına ayrılmış. Bu bağlamda, marka ihlali teşkil eden içeriklere dair hizmet sunan erişim sağlayıcılar, ön belleğe alma sağlayıcıları, yer sağlayıcılar ve bu içerikleri oluşturan içerik sağlayıcıların sorumlulukları incelemeye konu edilmiş. Bu kapsamda, gerek 5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun, gerek 2000/31 sayılı E-Ticaret Yönergesi anlamında “güvenli liman” kapsamında kalan ve kalmayan internet hizmet sağlayıcıları arasında ayrım yapılarak ihlal teşkil eden kullanımlardan doğan sorumluluklar değerlendirilmiş. En son olarak, markanın alan adında, anahtar kelime olarak, online pazar yerleri ile sosyal medyadaki kullanımları suretiyle sorumlulukları doğabilecek aktörler ayrı ayrı incelenmiş.

Kitapta yer alan Konu Başlıkları şöyle:

Birinci Bölüm

Marka Hakkının İhlali

§1. Avrupa Birliği ve Türk Hukukunda Marka Hakkının İhlali İçin Genel Şartlar

  1. Marka Hukuku Anlamında Kullanım
  2. Marka Sahibinin İzni Olmaksızın Kullanım
  3. Ticaret Alanında Kullanım
  4. Mal veya Hizmetler ile İlgili Kullanım
  5. Ticari Etki Yaratacak Şekilde Kullanım
  6. İhlal Teşkil Eden Kullanım Türleri
  7. Aynen Kullanım
  8. Benzer Kullanım
  9. Tanınmış Marka Kullanımı

İkinci Bölüm

Marka Hakkının İnternet Üzerinde İhlali

§2. Genel Olarak İnternet Üzerinde Marka İhlali

§3. İnternet Üzerinde Gerçekleşen Marka İhlal Halleri

  1. Markanın Alan Adında Kullanılması
  2. Alan Adları
  3. Markanın Alan Adında Kullanılması Suretiyle İhlali
  4. Markanın Alternatif Uyuşmazlık Çözüm Mekanizmaları Kapsamında İhlali
  5. Markanın Online (Arama Bazlı) Reklamlarda Kullanılması
  6. Markanın Anahtar Kelime Reklamcılığı Kapsamında Kullanılması
  7. Markanın Yönlendirici Kod Olarak Kullanılması
  8. Markanın Online Pazar Yerlerinde Kullanılması
  9. Markanın Online Sosyal Medyada Kullanılması

§4. İnternet Kullanımlarında İleri Sürülebilecek Savunmalar

  1. Meşru Hak veya Menfaat (Alan Adına Özgü Düzenlemeler)
  2. Dürüst Kullanım
  3. İfade ve Bilgi Alma Özgürlüğü
  4. Marka Hakkının Tükenmesi
  5. Gerçek Hak Sahipliği
  6. Sessiz Kalma Yoluyla Hak Kaybı
  7. Karşılaştırmalı Reklamlar

Üçüncü Bölüm

Sorumluluk

§5. İnternet Aktörleri

  1. Erişim Sağlayıcılar
  2. Ön Belleğe Alma Sağlayıcıları
  3. Yer Sağlayıcılar
  4. İçerik Sağlayıcılar

§6. İnternette Sorumluluk

  1. “Güvenli Liman” kapsamında İnternet Hizmet Sağlayıcılarının Sorumlulukları
  2. Erişim/Basit İletim Sağlayıcılarının Sorumlulukları
  3. Ön Belleğe Alma Sağlayıcılarının Sorumlulukları
  4. Yer Sağlayıcıların Sorumlulukları
  5. “Güvenli Liman” Kapsamı Dışında İnternet Hizmet Sağlayıcılarının Sorumlulukları
  6. İçerik Sağlayıcıların Sorumlulukları
  7. “Güvenli Liman” Kapsamında Kalmayan Teknik Aracı Hizmet Sağlayıcıların Sorumlulukları

§7. Markanın İnternette Çeşitli Şekillerde Kullanımından Sorumlu Kişiler

  1. Alan Adı Kullanımından Doğan Sorumluluk
  2. Alan Adı Sahipleri
  3. Alan Adı Tahsis Kuruluşları
  4. Yeni Jenerik Birinci Seviye Alan Adı Tahsis Kuruluşları
  5. Alan Adı Alım-Satımı Yapan Kuruluşlar & Parking Site Operatörleri
  6. Arama Motoru Reklamlarındaki Kullanımdan Doğan Sorumluluk
  7. Reklam Veren
  8. Reklam Alan Arama Motoru
  9. Online Pazar Yerlerindeki Kullanımdan Doğan Sorumluluk
  10. Sosyal Medyadaki Kullanımdan Doğan Sorumluluk
  11. Sosyal Ağ Siteleri
  12. Sanal Dünyalar
  13. Mobil Uygulamalar

Bu kapsamlı çalışmanın Fikri Mülkiyet alanında çalışanlar için faydalı bir kaynak kitap olacağı kanaatindeyiz.

IPR Gezgini

Şubat 2021

iprgezgini@gmail.com

Kitap Tanıtımı: “The Confusion Test in European Trade Mark Law”

Karıştırılma ihtimali, tahminimizce, gerek Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde, gerekse Avrupa Birliği Fikri Mülkiyet Ofisi nezdinde yapılan itirazların yüzde doksanından fazlasının dayanağını oluşturmaktadır. Diğer bir deyişle, karıştırılma ihtimali gerekçesine dayanmayan pek az itiraz yapılmaktadır. Dolayısıyla herkes hemfikir olacaktır ki, karıştırılma ihtimali argümanı, global anlamda marka hukukunun en temel oyuncularından biridir.

Marka hukuku aracılığıyla karıştırılmanın önlenmesinde hem marka sahiplerinin (yatırım ve marka değerinden haksız yarar sağlamaya çalışanlar karşısında), hem de kamunun (tüketicilerin hatalı satın alma kararı verme ihtimali karşısında) yararı vardır. Dolayısıyla aslında marka hukuku, çift yönlü bir korumaya hizmet etmektedir.

Ancak karıştırılma ihtimali kavramı, bu önemine rağmen, her zaman tam ve doğru anlaşılmayabilmektedir. Bu nedenle, itirazlarımızın neredeyse hepsine gerekçe yaptığımız bu argümanı tam olarak kavramanın önemine dikkat çekmek için, Londra Üniversitesi Akademisi (UCL) akademisyenlerinden Dr. Ilanah Fhima ve Oxford Üniversitesi akademisyenlerinden Prof. Dr. Dev S. Gangjee tarafından 2019 yılında yazılan ve okuduğumuz günden bu yana bizim de başucu kitabımız haline gelen, “The Confusion Test in European Trade Mark Law” isimli kitabı bu yazıda sizlere kısaca tanıtmak istiyoruz.

Kitapta, karıştırılma ihtimalini neden marka hukukunun omurgası olarak nitelendirdiğimizden, yani karıştırılma ihtimalinin bir ihtilafta hangi sebeple ve ne şekilde belirleyici rol oynadığından bahsedildikten sonra karıştırılma ihtimalinin değerlendirilmesinde ele alınması gereken faktörler ile bu faktörleri özellikle Avrupa Birliği (“AB”) marka hukukunda ilk kez ve/veya açık olarak ortaya koyan kilit kararlar hakkında bilgi verilmektedir.

Karıştırılma ihtimalinin değerlendirilmesinde ele alınması gereken faktörlerin başında markaların ve mal ve hizmetlerin benzerliği geldiğinden yazarlarca öncelikle markaların benzerliği konusunda detaylı bilgilendirme yapılmış ve markaların benzerliğinin, görsel, işitsel ve kavramsal bağlamda ne şekilde ele alınması gerektiği, adeta formülleştirilmiş bir şekilde, içinde herkesin aradığı nitelikte kararlara erişebileceği zengin emsal kararlarla anlatılmıştır. Markaların benzerliğinin incelenmesinde, özellikle bileşke markalara özel hazırlanan bölümün, markaların baskın unsurlarının belirlenmesi bakımından alışık olduğumuz inceleme yöntemlerinden farklılaştığını ve okuyucuya yeni bir perspektif kazandırdığını söyleyebiliriz. Esasen markaların benzerliği değerlendirmesindeki temel ilkelerden birisi global değerlendirme ilkesi olmakla birlikte, global değerlendirme, bileşke markadaki her bir unsurun benzerlik analizinde aynı öneme sahip olduğu anlamına gelmemektedir.

Temel olarak AB marka hukuku ekseninde olmak üzere, farklı ülkelerden binlerce emsal mahkeme ve kurum kararının incelenmesi neticesinde hazırlanan bu kitapta, markanın unsurları

  • baskın unsurlar,
  • bağımsız ayırt edici karaktere sahip unsurlar ve
  • ihmal edilebilir/önemsiz unsurlar

olarak kategorileştirilmiş; bu üç halin sırasıyla kilit Matratzen, Medion ve Shaker kararlarında ne şekilde görüldüğü detaylıca işlenmiştir. Örneğin Medion kararında ABAD, önceki marka konumundaki “LIFE” markası (ki bu marka elektronik sektöründe oldukça ayırt edici görülmektedir) ile sonraki marka konumundaki “THOMSON LIFE” markası (Thomson sonraki marka sahibi şirketin unvanıdır) arasında, her ne kadar baskın unsurlar ortak olmasa da karıştırılma ihtimali olduğu sonucuna varmış, ayırt edici bir tescilli markaya salt sonraki marka sahibinin şirket isminin eklenmesiyle karıştırılma ihtimalinden kaçınılamayacağını değerlendirmiştir.

Buna benzer şekilde, karıştırılma ihtimalinin değerlendirilmesindeki ikinci en önemli faktör olan mal ve hizmet benzerliği konusunda da kitapta çok detaylı açıklamalara yer verilmiş ve mal ve hizmetler arasındaki benzerlik ilişkisinin hangi kriterler ele alınarak incelenebileceği hakkında çok çeşitli yönlendirmeler yapılarak okuyucuya daha derin bir bakış açısı sunulmuştur.

Genellikle ülkemizdeki uygulamada, markalar ve mal ve hizmetleri benzerse, karıştırılma ihtimali üçüncü ve müstakil bir koşul olarak ayrıca ele alınmak yerine bu iki faktörün gerçekleşmesinin sonucunda otomatik şekilde ortaya çıkan bir durum olarak kabul edilmektedir. Hâlbuki Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 6/1 maddesinde de öngörüldüğü üzere, karıştırılma ihtimali bu üç ayaklı incelemenin üçüncü ayağını oluşturmakta ve bu bağlamda karıştırılma ihtimalinin tespitinde markaların ve mal-hizmetlerin benzerliğinden ayrı olarak başkaca faktörlerin de ele alınması gerekmektedir. Kitap, markaların ve mal-hizmetlerin benzerliğinin dışında, karıştırılma ihtimalinin belirlenmesinde bütüncül değerlendirme yapılmasının önemini vurgulamakta ve karıştırılma ihtimalinin belirlenmesinde göz önünde bulundurulması gereken diğer faktörleri de tek tek ele almaktadır.

Örneğin,

  • ortalama tüketici algısı,
  • tüketicinin satın alma sürecinde gösterdiği özen ve dikkat düzeyi,
  • markalar veya işletmeler arasında bağlantı ihtimalinin olup olmadığı,
  • önceki markanın ayırt edicilik düzeyi, tanınmış marka olup olmadığı, zayıf marka olup olmadığı ve
  • sonraki markanın bir seri marka izlenimi yaratıp yaratmadığı

gibi faktörler yazarların detaylı olarak ele aldığı konular arasındadır. Bu faktörler sınırlı sayıda olmayıp, her somut olaya göre yeni bir faktörün ortaya çıkması söz konusu olabilir. Örneğin, ABAD’ın oldukça yakın tarihli “EUIPO / Lionel Andrés Messi Cuccittini – J.M.-E.V. e hijos SRL” kararında, Lionel Messi’nin şöhreti dikkate alınarak karara konu “MASSI” ve “MESSI” markalarının kavramsal farklılıklarının markalar arasındaki görsel ve işitsel benzerliklerin yarattığı etkiyi ortadan kaldıracağına kanaat getirilmiştir. Futbolcunun ününden yola çıkılarak verilen bu karar, sonraki markanın tanınmışlığının da karıştırılma ihtimalinin değerlendirilmesinde dikkat alınabilecek bir faktör olduğunu göstermektedir. 

Yaptığımız okumalarda, bu faktörleri incelerken, iç hukukumuzda da karşılık bulan birtakım konuları içselleştirme şansı yakaladık. Örneğin, karıştırılma ihtimali kapsamında çağrıştırma ihtimalinden söz edebilmemiz için ticari bir ilişkilendirmenin söz konusu olması gerektiği, salt “mere association” dediğimiz, sonraki markanın sadece ilk markayı akla getirmesine bağlı olarak ortaya çıkan basit ilişkilendirmenin ticari bir çağrıştırma yapmadığı sürece dikkate alınmayacağı, dolayısıyla tüketicinin zihnindeki bu basit ilişkilendirmenin karıştırılma ihtimalinin bir türevi olarak değil, sadece bunun kapsamını tanımlamak için yardımcı bir değerlendirme olduğu ve tek başına karıştırılma ihtimalinin varlığı için yeterli görülmediği hususunu daha net bir şekilde kavradık.

Benzer şekilde yazarlar, ilgili tüketici kitlesinin kim olduğu ve karıştırılma ihtimali değerlendirmesinin hangi tüketici dikkate alınarak yapılacağı hakkında da faydalı bilgiler vermektedir. Örneğin, karşılaştırmaya konu markaların kapsamında yer alan mal ve hizmetlerin hem genel tüketiciyi hem de profesyonelleri hedef aldığı durumda karıştırılma ihtimalinin dikkat düzeyi daha düşük olan kitleye göre incelenmesi gerekmektedir, çünkü o kitle karıştırmaya daha yatkındır. Bu duruma somut olarak, “metal cilaları” malları üzerinde tescil edilmek istenen bir marka örnek gösterilebilir. Marka tarafından kapsanan “metal cilaları” malları hem sıradan tüketiciye hem de uzmanlaşmış kişilere hitap eden mallardandır, dolayısıyla burada sıradan tüketicinin dikkat seviyesi dikkate alınacaktır. Öte yandan, böyle bir durumda, markalardan herhangi birinin kapsamındaki emtialar dar ifade edilmişse, inceleme kesişen tüketici kitlesi dikkate alınarak yapılacaktır. Örneğin, A markasının kapsamında “metal cilaları”, B markasının kapsamında “metal işleme sanayisinde kullanılan cilalar” yer aldığını farz ettiğimizde, B markasının kapsamındaki emtianın dar bir ifadeyle belirtildiği ve sadece uzmanlaşmış tüketiciye yönelik olduğu görülmektedir. Bu durumda, her iki markanın emtiaları bakımından kesişen tüketicinin uzmanlaşmış tüketici olması sebebiyle, incelemenin de sadece taraf markaları kapsamında örtüşen bu uzmanlaşmış tüketici kitlesi dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.

Kitapta, yine oldukça yol gösterici şekilde, sicile dayalı olan nispi ret nedenleri bakımından yapılan karıştırılma ihtimali değerlendirmesi ile fiili kullanımların konu olduğu tecavüz davası söz konusu olduğunda yapılan değerlendirmenin farklılıklarına yer verilmiştir. Bu hususta, nispi ret nedenleri bakımından yapılan değerlendirmenin daha soyut olduğu, çünkü burada değerlendirmenin kâğıt üzerinden, yani markaların kapsamlarındaki mal ve hizmetler üzerinden ve bunların kullanılabileceği tüm senaryolar göz önünde bulundurularak yapıldığı; tecavüz davasında ise, ortada belli bir kullanımın söz konusu olduğu ve incelemenin de sonraki markanın doğrudan kullanıldığı mal ve hizmetler üzerinden bunlarla sınırlı olarak yapıldığı ve bu incelemede ayrıca davalının markayı kullanmaktaki amacının da dikkate alındığı belirtilmiştir. Bu sebeple tecavüz incelemesi daha somut bir inceleme olmaktadır. Tecavüz incelemesi yapılırken fiili durumun dikkate alındığına dair “Specsavers International and Ors v Asda Stores Ltd.” emsal kararı not ettiğimiz ve benzer olaylarda referans aldığımız bir karar olmuştur. Örneğin bu kararda, önceki marka sahibinin tescili siyah beyaz olduğu halde marka sahibi markayı yeşilin bir tonunda kullanmaktadır. Davalı da benzer yeşil rengini kullanmaktadır. ABAD bu kararda önceki kullanıcının işareti kullanma şeklinin tecavüz iddiasını güçlendireceğine hükmetmiş ve marka sahibinin fiili kullanımlarını sonraki markaya dair yapılan tecavüz incelemesinde karıştırılma ihtimalinin belirlenmesinde dikkate almıştır. Karara konu marka görsellerine aşağıda yer verilmektedir.

Ayrıca, karıştırılma ihtimali iddiaları kapsamında çokça ileri sürdüğümüz seri marka iddiasına da kitapta bir açıklık getirilmiştir. Fhima ve Gangjee, AB marka hukukunda seri marka algısının iddia edilebilmesi için aranan gereksinimlerden bahsetmiştir. Örneğin, sonraki tarihli markanın önceki markanın serisi niteliğinde kabul edilebilmesi için, itirazın en az üç adet olmak üzere itiraz eden adına tescilli seri markaların tamamına dayandırılması ve bu markaların tümünün halihazırda kullanımda olması aranmaktadır. Yazarlar, kullanımın aranmasının sebebinin ise, bu markaları piyasada görmeyen bir tüketicinin sonraki markayı bu marka ailesinin devamı sanmasının imkânsız olduğu fikrine dayandığını belirtmiştir.

Hepimizin bildiği üzere, karıştırmanın genel olarak satın alma esnasında doğduğu kabul edilmektedir. Kitap, satış öncesi ve satış sonrası karıştırılma ihtimali gibi karıştırılma ihtimalinin zamanlaması hakkında da detaylı açıklamalar içermektedir. Örneğin, satış öncesi karıştırma konusunda kitapta yer verilen “BP Amoco Plc v John Kelly Ltd” kararının oldukça yol gösterici olduğunu söyleyebiliriz. Aşağıdaki görsellerden de görüleceği üzere, davalının TOP markası altında gerçekleştirdiği istasyon kullanımları BP benzin istasyonunun kullanımlarıyla benzer şekilde yeşil renktedir. Yapılan değerlendirmede ABAD, tüketicilerin, benzin almak için ana yoldan sapma kararını verdiği anda; uzaktan koyu yeşil rengi göreceklerini ancak davalının “TOP” markasını göremeyeceklerini ve yaklaşmakta olduğu istasyonu, davacıya ait bir istasyon olarak düşüneceklerini, istasyona vardıklarında farklı ticari kaynağa ait olduğunu anlayacak olsalar da tekrar anayola geri dönemeyeceklerini ve satın alma işlemini bu istasyonda tamamlayacaklarını ifade ederek karıştırılma ihtimalinin gerçekleşeceğini belirtmiştir. ABAD söz konusu kararda, satış öncesi karıştırmayı ayrı bir karıştırma türü olarak değerlendirmese de bunu karıştırma ihtimalinin ortaya çıkmasında ön olgu olarak ele almıştır.

Yazarlar, karıştırılma ihtimalinin geleneksel markalar söz konusu olduğunda nasıl değerlendirileceğine ek olarak, renk ve ürün şekli gibi geleneksel olmayan markalar söz konusu olduğunda nasıl bir inceleme yapılması gerektiği konusuna da kitapta ayrıca değinmiş ve bu konuda da oldukça faydalı açıklamalara ve emsal kararlara yer vermiştir. Bu markaların söz konusu olduğu durumlarda, karıştırılma ihtimalinin varlığının tespitinde, ihtilafa konu renk ve ürün şekli gibi markaların ayırt edicilik niteliklerinin, tüketiciye sunum şekillerinin (ambalajın karıştırılma ihtimalini bertaraf etmesi gibi) ve en önemlisi de bu unsurların ticari kaynak belirtmek amacıyla kullanılıp kullanılmadığının belirleyici rol oynadığı belirtilmektedir. Örneğin, kitapta bu konunun anlatıldığı kısımda yer verilen “Langenscheidt v Rosetta Stone” kararı renkler bakımından karıştırılma ihtimalinin değerlendirilmesinde dikkate alınan kriterler hakkında iyi bir emsal teşkil etmektedir.

Sonuç olarak, yazımızda genel hatlarıyla tanıtmaya çalıştığımız bu kitap, karıştırılma ihtimali kavramını derinlemesine ele almakta ve karıştırılma ihtimalinin tespitinde ya da kitabın deyişiyle karıştırılma testinde etkili olabilecek faktörleri kapsamlı açıklamalar ve sayısız emsal kararla birlikte okuyucuya sunmakta; karıştırılma ihtimalinin markaların benzerliği ve mal-hizmet benzerliğinin otomatik sonucu olarak ortaya çıkan bir durum olmaktan ziyade, ayrı ve temel bir yapı olduğunu çok net ortaya koymaktadır. Bu sebeple, farklı ülke ve sistemlerden, özellikle de ülkemizde tüm uygulamacılar tarafından yakından takip edilen AB marka hukukundan binlerce kararın incelenip damıtılmasıyla ortaya konan ve yoğun bir emeğin ürünü olan bu kitabı, tüm ilgililerin incelemesini ve bu kitaptan adeta bir karıştırılma ihtimali rehberi olarak faydalanmasını temenni ederiz.

Kitaptaki Konu Başlıkları:

1: Introduction: The Likelihood of Confusion (Giriş: Karıştırılma İhtimali)
2: Similarity of Marks (Markaların Benzerliği)
3: Composite Marks (Bileşke Markalar)
4: Similarity of Goods (Malların Benzerliği)
5: Distinctiveness of the Marks (Markaların Ayırt Ediciliği)
6: Assessing Likelihood of Confusion (Karıştırılma İhtimalinin Değerlendirilmesi)
7: The Timing of Confusion (Karıştırmanın Zamanlaması)
8: Non-Traditional Marks and the Likelihood of Confusion (Geleneksel Olmayan Markalar ve Bunlara İlişkin Karıştırılma İhtimali)

Kitabı aşağıdaki bağlantıdan sipariş verebilirsiniz: https://www.amazon.co.uk/dp/0199674337/ref=pe_3187911_189395841_TE_dp_1

Güldeniz DOĞAN ALKAN – Dilan Sıla KAYALICA – Selin BİLİK

guldenizdogan@hotmail.com

Ocak 2021

Kitap Tanıtımı: Çalışan Buluşları Hukuku

Fikrî mülkiyet hukukunun hem teori hem uygulama kısmında profesyonel düzeyde faaliyet gösteren Av. Doç. Dr. Cahit Suluk tarafından kaleme alınan, Seçkin Yayıncılık’tan çıkan ve aynı zamanda kendisinin doçentlik tezi olan, “Çalışan Buluşları Hukuku” adlı kitabın ikinci baskısı, 2020 yılının Ekim ayında raflardaki yerini almıştır.

Çalışan Buluşları Hukuku Cahit Suluk

İlk kez ayrıntılı şekilde, Mülga 24.06.1995 tarihli ve 551 sayılı Patent Haklarının Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’de (551 sayılı KHK) düzenlenen çalışan buluşları, 551 sayılı KHK’nin yürürlüğe girmesinden itibaren üç ay içinde çıkarılması öngörülen yönetmeliğin, yirmi iki yıl boyunca çıkarılamaması nedeniyle ilgili hukuki altyapıdan yoksun kalması nedeniyle uygulanamamıştır.

22.12.2016 tarihli ve 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun (SMK) 10.01.2017 tarihinde ve ardından Çalışan Buluşlarına, Yükseköğretim Kurumlarında Gerçekleştirilen Buluşlara ve Kamu Destekli Projelerde Ortaya Çıkan Buluşlara Dair Yönetmeliğin 29.09.2017 tarihinde yürürlüğe girmesinin ardından kitabın konusunu oluşturan müesseseler hukuki altyapıya kavuşmuştur. Hemen belirtmek gerekir ki çalışan buluşlarına ilişkin tartışmalar güncelliğini korumaktadır. Bu tartışmalar temelde buluşun hak sahipliği ve buluştan elde edilecek gelirin paylaşılması noktalarında toplanmaktadır. Çalışan buluşlarının hukuki rejimini konu edinen kitap, konuyu etraflıca ele almakta, sorunlara değinmekte ve bu sorunlara çözüm önerileri getirmektedir. Yazar; kitabın son bölümünde, sistemi analiz ettikten sonra, sisteme yönelik eleştirilerini dile getirilmiş ve yeni bir sistem önerisinde bulunmuştur. Kitabın ana bölümleri şunlardır:

  • Patent ve Faydalı Model
  • Çalışan Buluşları
  • Hizmet Buluşları
  • Serbest Buluşlar
  • Makul Bedel
  • Kamu Çalışanlarının Buluşları
  • Yükseköğretim Kurumlarında Geliştirilen Buluşlar
  • Kamu Destekli Projelerde Geliştirilen Buluşlar
  • Uyuşmazlıkların Halli ve Zorunlu Tahkim

Kitap, akademik yayınların satışını gerçekleştiren kitapçılardan veya takip eden bağlantıdan çevrim içi yolla temin edilebilir. (https://www.seckin.com.tr/kitap/621417566)

Yazarı eserinden dolayı tebrik ediyor, kitabın, uygulamacılara yol gösterici olmasını, konuya ilişkin ortaya çıkması muhtemel sorunların çözümünde fayda sağlamasını diliyoruz.

IPR GEZGİNİ

Aralık 2020

iprgezgini@gmail.com

Dergi Tanıtımı: Ankara Barosu Fikrî Mülkiyet ve Rekabet Hukuku Dergisi – 2020/2

Ankara Barosunun üç süreli yayınından biri olan, yirmi bir yıldır yayınlanmaya devam eden ve Dergi’nin yayınlanan ilk sayısında “Türkiye’de fikrî mülkiyet ve rekabet hukuku alanında bu formatta çıkarılan ilk dergi” olarak ifade edilen, Ankara Barosu Fikrî Mülkiyet ve Rekabet Hukuku Dergisi’nin (kısa adıyla FMR Dergisi) yeni sayısı çıktı.

Yayınlandığı ilk günden beri; avukatlar, marka ve/veya patent vekilleri, alan uzmanları, yargı mensupları ve akademisyenlerin yazılarının yer aldığı FMR Dergisi’nin son sayısında da benzer bir yazar dağılımı göze çarpmaktadır. Dergide yer alan çeşitlilik yalnız yazarlarla sınırlı kalmamakta, dergide işlenecek konu bakımından da çeşitliliğe dikkat edilmektedir. Gerçekten, FMR Dergisi’nin tanıtıma konu son sayısında; marka, patent, tasarım, coğrafi işaret, telif ve rekabet hukuku alanında çeşitli eserler yer almaktadır. Söz konusu eserlerde; ulusal ve uluslararası uygulamalar, yargı kararları ve doktrindeki görüşler, incelenen konular özelinde etraflıca ele alınmıştır.

FMR Dergisi’nin, incelememize konu 2020/2 sayılı olanı da dâhil olmak üzere, tüm sayılarına, http://www.ankarabarosu.org.tr/e-yayin/dergi/fmr.html bağlantısından çevrim içi olarak erişim sağlanması mümkündür. Yayın geçmişi boyunca birçok önemli eserin yer aldığı FMR Dergisi’nin, tüm sayılarına ücretsiz ve çevrim içi erişim imkânı bulunması, Dergi’nin Türk fikrî mülkiyet ve rekabet hukuku literatüründeki yerini ve değerini artırmaktadır.

Ankara Barosu’nu, FMR Dergisi’nin yayınlanmasında emeği geçenleri ve yazarları tebrik ediyor, bu denli önemli bir yayının varlığını devam ettirmesini ve ilgililere yararlı olmasını diliyoruz.

IPR GEZGİNİ

Aralık 2020

iprgezgini@gmail.com

Kitap Tanıtımı: Marka Hukukunda Muvafakat ve Muvafakatin Uygulanma Koşulları

Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) Uzmanlarından, Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu Üyesi Elif AYKURT KARACA tarafından kaleme alınan ve Lykeion Yayınları’ndan çıkan “Marka Hukukunda Muvafakat ve Muvafakatin Uygulanma Koşulları” adlı kitap, 2020 yılının Ağustos ayında raflardaki yerini almıştır.

22.12.2016 tarihli ve 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun (SMK) yürürlüğe girmesiyle Türk fikrî mülkiyet hukukunda ilk kez uygulama alanı bulan muvafakat müessesesi, marka hakkına etkileri ve uygulama alanının niceliksel büyüklüğü dikkate alındığında, SMK ile getirilen yenilikler arasında önem itibarıyla ön plana çıkmaktadır.

Mülga 24.06.1995 tarihli ve 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname m.7/1,b hükmündeki “aynı veya aynı türdeki mal veya hizmetle ilgili olarak tescil edilmiş veya daha önce tescil için başvurusu yapılmış bir marka ile aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olan markalar” ifadesi,TÜRKPATENT’e, sonraki tarihli marka başvurularının, daha önce başvurusu yapılmış işaretler ya da tescil edilmiş markalarla benzerliğine ilişkin re’sen inceleme yapma yükümlülüğü yüklüyor ve bu konuda bir yetki veriyordu. SMK’nin hazırlık sürecinde anılan hükmün yeni Kanun’da yer almaması yönünde önemli görüşler ileri sürülmesine rağmen, aynı düzenlemeye, SMK m.5/1,ç hükmünde de yer verilmiştir. Ancak kanun koyucu, hükmün varlığına ilişkin eleştirileri ve uygulamada ortaya çıkan sorunları da gözeterek, SMK m.5/3 hükmünde, SMKm.5/1,ç hükmüne istisna oluşturacak nitelikteki muvafakat müessesesine de yer vermiştir. İncelemekte olduğumuz kitapta, muvafakat müessesesi,  kitabın yayınlandığı tarihe kadar gerçekleştirilen uygulamalar ve ikincil mevzuat hükümleri de dikkate alınarak tüm yönleriyle değerlendirilmektedir. Kitabın ana bölümleri şunlardır:

  • Markaya İlişkin Genel Bilgiler ve Markada Tek Sahiplik İlkesi
  • Muvafakat
  • Muvafakatin Sonuçları

Kitap, akademik yayınların satışını gerçekleştiren kitapçılardan veya takip eden bağlantıdan çevrim içi yolla temin edilebilir. (https://www.seckin.com.tr/kitap/442156594)

Yazarı eserinden dolayı tebrik ediyor, kitabın, uygulamacılara yol gösterici olmasını, konuya ilişkin ortaya çıkması muhtemel sorunların çözümünde fayda sağlamasını diliyoruz.

IPR GEZGİNİ

Aralık 2020

iprgezgini@gmail.com

Kitap Tanıtımı: “Uluslararası Patent Başvurusu (PCT) – PCT Başvurusu Yapmak İsteyenler İçin Detaylı Kılavuz”

Türk Patent ve Marka Kurumu uzmanlarından Mustafa Güney ÇALIŞKAN tarafından yazılan “Uluslararası Patent Başvurusu (PCT) – PCT Başvurusu Yapmak İsteyenler İçin Detaylı Kılavuz” isimli kitabı bu yazıda sizlere kısaca tanıtmak istiyoruz.

Kitabın yayıncı tarafından yapılan tanıtımı aşağıdadır ve takip eden bağlantıdan siparişinin verilmesi de mümkündür: https://www.seckin.com.tr/kitap/859278131

“Kitap uluslararası patent başvurusu yapmak isteyen başvuru sahipleri ve patent profesyonelleri için detaylı bir rehber niteliğinde hazırlanmıştır. Ülkemizin taraf olduğu Patent İşbirliği Antlaşması (PCT) ile başvuru sahipleri üye ülkelerden birine ait kabul ofisine başvuru yaparak tek bir araştırma raporuyla 30 ay içinde ülkelere giriş yapabilmektedir. Bu sayede yapılacak harcamalar ötelenmekte ve bu raporla girilen ülkelerde yeni baştan araştırma yapılmasına gerek kalmamaktadır. Girilen ülkelerde sanki en baştan beri o ülkede ulusal bir başvurunuz varmış gibi inceleme işlemlerine devam edilmektedir.

Kitap PCT başvurusu için yapılması gereken hazırlıklardan başlayarak başvurunun nasıl yapılacağını İngilizceye hakim olmayan başvuru sahiplerini de göz önüne alarak detaylı bir şekilde açıklamakta, başvuru süreci boyunca karşılaşılabilecek hemen hemen her konuyu örneklerle açıklamakta ve yapılacak taleplerle ilgili onlarca dilekçe örneği sunmaktadır. Ulusal aşamada A.B.D., Türkiye, EPO, Japonya ve Çin’e giriş süreci de ayrıntılarıyla anlatılmaktadır. Kitapta ayrıca üç farklı teknoloji alanından gerçek PCT başvuru örneklerine ait süreç hem teknik hem prosedürel açıdan detaylı bir şekilde analiz edilmiştir. Temmuz 2020’de PCT Yönetmeliğinin dokuz maddesinde yapılan değişiklikler de kitaba yansıtılmıştır.

2007’den beri Türk Patent ve Marka Kurumu’nda çalışan Mustafa Güney ÇALIŞKAN, 2018 yılında geçici görevlendirmeyle WIPO’nun PCT departmanında uzman olarak görev yapmış ve PCT sisteminin bütün aşamalarını bizzat çalışarak tecrübe etmiştir. Yazar, WIPO’daki ve uzmanlığı boyunca edindiği deneyimleri bu kitaba aktarmıştır.”

Konu Başlıkları

Patent ile İlgili Temel Kavramlar
Uluslararası Patent Başvuru (Pct) Sistemi Nedir
Uluslararası Patent Başvurusu İçin Hazırlıklar
Başvuru Yapılması
Başvuru Sonrası Süreç
ISA ile Yürütülen Süreç
ISR ve WO–ISA’nın Gönderilmesinin Ardından Yapılabilecek İşlemler
Tamamlayıcı Uluslararası Araştırma Raporu (SISR) Düzenlenmesi
Başvurunun Yayınlanması (Uluslararası Yayın)
Diğer Mevzular
Chapter II – IPEA ile Yürütülen Süreç
Gerçek Pct Başvurularının Uluslararası Aşamasının Detaylı Analizi
Ulusal Aşamaya Giriş
Gerçek Bir Pct Başvurusuna Ait Tüm Sürecin Detaylı Analizi
Soru – Cevap Şeklinde Sorunlara Kısa Yoldan Çözümler
WİPO’nun Hizmetleri

Yazarı çalışmasından dolayı tebrik ediyor ve kitabın alan ilgililerine yararlı olmasını diliyoruz.

IPR GEZGİNİ

Aralık 2020

iprgezgini@gmail.com

Yeni Kitap: “Uzman Gözüyle Patent ve Faydalı Modelden Kaynaklanan Uyuşmazlıklar”

Türk Patent ve Marka Kurumu‘nda sınai mülkiyet uzmanı olarak görev yapan Dr. Ali Rıza KÖKER ve fikri haklar camiamızın duayen isimlerinden Kurumun kurucu başkanı Uğur Gürşad YALÇINER tarafından kaleme alınan “Uzman Gözüyle Patent ve Faydalı Modelden Kaynaklanan Uyuşmazlıklar” isimli kitap (Adalet Yayınevi, 2020) okuyucularıyla buluştu.

Patent alanında çalışan veya konuya ilgi duyan herkesin zevkle okuyacağını düşündüğümüz esere ilişkin kısa tanıtım aşağıda yer alıyor.

Sınai Mülkiyet Hakları günümüzde gerek ekonomik gerekse politik anlamda büyük önem taşıyan, üzerinde çok tartışılan konular arasında yer almaktadır. Sınai Mülkiyet Hukukunun en karmaşık alanının hangisi olduğu sorulduğunda çoğunluğun cevabı patent hukuku olacaktır. Belki de bu nedenle patent hukuku alanında diğer sınai mülkiyet haklarına oranla  daha az çalışmaya rastlamaktayız. Teknolojinin sürekli gelişimi neticesinde önemi her geçen gün artan, hukuki ve teknik değerlendirmelerin birlikte vücut bulduğu patent hukuku ile ilgili temel bilgilerin yanısıra bu alandaki davalara nasıl hazırlanılması gerektiğine ve nasıl değerlendirme yapıldığına dair önemli  bilgilerin yer aldığı çok sayıda uygulama örneği içeren “Uzman Gözüyle Patent ve Faydalı Modelden Kaynaklanan Uyuşmazlıklar”  isimli kitabın ilk baskısı Kasım 2020’de yayımlanmıştır.

Patent hukukuna ilgi duyanlara keyifli okumalar dileriz.

IPR Gezgini

Kasım 2020

iprgezgini@gmail.com

İstanbul Barosu Fikri ve Sınai Haklar Komisyonu 2018-20 Dönemi Özel Yayını

İstanbul Barosu Fikri ve Sınai Haklar Komisyonunca hazırlanan 2018-2020 faaliyet dönemi özel yayını İstanbul Barosu web sitesinde paylaşıldı.

Yayına https://www.istanbulbarosu.org.tr/YayinDetay.aspx?ID=574&desc=Fikri-ve-S%C4%B1nai-Haklar-Komisyonu-2018-20-D%C3%B6nemi-%C3%96zel-Yay%C4%B1n bağlantısından herkes tarafından erişim mümkün.

Oldukça zengin bir içeriğe sahip yayının içindekiler kısmını bilginiz için paylaşıyoruz:

Yayında IPR Gezgini yazarlarından Önder Erol Ünsal ve Özlem Fütman’ın birlikte kaleme aldıkları (ilk olarak Ankara Barosu FMR Dergisi’nde yayımlanan) “Koku Markalarının Tescil Edilebilirliğine İlişkin AB ve ABD Uygulamalarına Dair Bir İnceleme” başlıklı yazı da yer alıyor.

Yayında emeği geçen İstanbul Barosu Fikri Ve Sınai Haklar Komisyonu yönetimine, üyelerine ve yazarlara IPR Gezgini olarak teşekkürlerimizi sunuyoruz.

IPR Gezgini

Ağustos 2020

iprgezgini@gmail.com

“Siz de Buluş Yapabilirsiniz – Patent El Kitabı” – M. Kaan Dericioğlu’nun Yeni Kitabı Raflarda Yerini Aldı

Fikri Mülkiyet dünyamızın duayenlerinden M. Kaan Dericioğlu‘nun “Siz de Buluş Yapabilirsiniz – Patent El Kitabı” isimli yeni eserini sizlere duyurmaktan mutluyuz.

Kitabın arka kapak metnini ödünç alarak, size eser hakkında kısaca fikir vermek istiyoruz:

“Buluş yapmak söz konusu olduğunda, eline kalem almamış herhangi biri bile Leonardo da Vinci ya da Albert Einstein ile aynı noktadadır!
Herkes mucit olabilir, herkes buluş yapabilir.
Önemli olan, bu buluşların nasıl yazılı hâle getirileceğini öğrenmektir.
Siz de fikirlerinizi hayata geçirip bir mucit olabilir, buluşlarınızın patentini alabilirsiniz.
Elinizdeki kitap, buluş ve patent başvurusu alanında dünya sıralamasının alt sıralarında bulunan insanımızı cesaretlendirmeyi, buluşlarıyla ülkesine katkı yapar hâle gelmesini sağlamayı amaçlamaktadır.
Bu kitap, fikirlerinizi nasıl ifade edebileceğiniz konusunda size yol gösterecek ve kolayca anlaşılabilen, fikirlerinizin yolunu açan bir kılavuz olarak en büyük desteğiniz olacaktır.”

Buluşlar dünyasına adım atmak isteyen yakınlarınıza ve çevrenize rahatlıkla önerebilirsiniz.

M. Kaan Dericioğlu – Siz de Buluş Yapabilirsiniz – Patent El Kitabı, Akılçelen Kitaplar, Ağustos 2019.

IPR Gezgini

iprgezgini@gmail.com

Eylül 2019