Etiket: mustafa güney çalışkan

PATENT BAŞVURUSU İNCELEME AŞAMASI

UYARI: Bu yazıdaki değerlendirmeler yazarın kişisel görüşlerini yansıtır ve hiçbir şekilde TÜRKPATENT’in resmi görüşünü ya da uzmanlarının başvurularla ilgili değerlendirmelerini temsil etmez. Yazı yalnızca bilgi amaçlı olup yasal tavsiye niteliği taşımaz.  Bu yazının içeriğinin bir sonucu olarak herhangi bir işlem yapmadan veya herhangi bir işlemden kaçınmadan önce profesyonel hukuki tavsiye alınmalıdır. Yazarın verilen bir örnek üzerindeki değerlendirmesi yalnızca o örneğin spesifik koşullarına bağlıdır. Bir başka durum için yazarın alacağı kararlarda bağlayıcılığı yoktur.

6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununa (SMK) göre bir patent başvurusu için araştırma raporu düzenlendikten sonra başvuru sahibi raporun bildirim tarihinden itibaren üç ay içinde ücretini ödeyerek incelemenin yapılmasını talep eder ve varsa araştırma raporuna ilişkin görüşlerini sunabilir ve tarifname, istemler veya resimlerde değişiklikler yapabilir.[1] Ardından inceleme uzmanı (genellikle araştırma raporunu düzenleyen uzmandır) aşağıdaki unsurları dikkate alarak inceleme işlemini başlatır[2]:

  • Tarifname takımının orijinali ya da değişiklik yapılmışsa son kabul edilebilir değişen evrak
  • Yön. m.102(1)’ye göre varsa başvuru sahibinin araştırma raporuna ilişkin görüşleri
  • SMK m.97(2)’ye göre varsa üçüncü kişilerin patent başvurusuna konu olan buluşun patent verilebilirliğine ilişkin görüşleri
  • Araştırma raporunda belirtilen dokümanlar
  • Varsa araştırma raporu düzenlendiği tarih ile inceleme raporu düzenleneceği tarih arasında geçen sürede yayınlanmış ilgili dokümanlar
  • Varsa uzmanın inceleme aşamasında tespit ettiği diğer dokümanlar

Yapılan değerlendirmenin ardından başvuru ve buna ilişkin buluşun SMK hükümlerine uygun olduğu sonucuna varılırsa (tüm istemler itibariyle patentlenebilir bulunursa) inceleme raporu düzenlenir, patentin verilmesine karar verilir, başvuru sahibine bildirilir, bu karar ve patent Bültende yayımlanır.[3]

Şekil 1: İnceleme Aşaması

Ancak inceleme raporunda bazı düzeltmeler istenmişse (örn. istemin iki parçalı yazılması, açıklık sorunu olan bir istemde düzeltme vb.) bildirim tarihinden itibaren iki ay içinde değişikliklerin yapılması istenir. Yapılan değişikliklerin kabul edilmesi hâlinde patentin verilmesine karar verilir, bu durum başvuru sahibine bildirilir, bu karar ve patent Bültende yayımlanır. Değişikliklerin yapılmaması veya yapılan değişikliklerin Kurum tarafından kabul edilmemesi hâlinde başvuru geri çekilmiş sayılır, bu karar başvuru sahibine bildirilir ve Bültende yayımlanır.[4]

Eğer yapılan değerlendirmenin ardından başvuru ve buna ilişkin buluşun SMK hükümlerine uygun olmadığı sonucuna varılırsa inceleme raporu düzenlenmez. Örneğin başvuru bazı ya da tüm istemler itibariyle patentlenebilirlik kriterlerini sağlamıyorsa başvuru sahibine bunun gerekçelerinin açıklandığı bir bildirim yapılır.

Başvuru sahibi, bu bildirime cevaben üç ay içinde görüşlerini sunabilir ve başvurunun kapsamını aşmaması şartıyla değişiklik yapabilir. “Gerekli görüldükçe” bu tür bildirimler tekrarlanır. Ancak bu kapsamda yapılacak bildirimlerin sayısı üçten fazla olamaz.[5]

Burada sürecin gereksiz uzatılmasına mahal vermemek adına bildirim sayısının üç ile sınırlandırıldığı görülmektedir. Bunun yanı sıra hükümde geçen “gerekli görüldükçe” ifadesinden de anlaşılacağı gibi uzmanın bildirim sayısını üçe tamamlama zorunluluğu yoktur.[6]

Bu hükümle bildirim sayısının uzmanın takdirine bırakıldığı görülmektedir. Bu takdir yetkisinin kullanılması, özellikle, başvuru sahibinin buluşu için yeterli koruma elde etme konusundaki menfaati ile Kurumun incelemeyi etkili ve hızlı bir şekilde sona erdirme menfaati arasında bir denge sağlamalıdır. Keyfi bir uygulamadan kaçınmak adına başvurunun neden patentlenebilirliği sağlamayacağı gerekçelendirilmelidir.[7]

Burada inceleme sürecinin usul ekonomisine uygun olarak etkili ve hızlı bir biçimde sonlandırılması söz konusudur. Bu yapılırken başvuru sahibini mağdur etmemek adına başvurunun neden patentlenebilirliği sağlamayacağı uygun şekilde gerekçelendirilmelidir.

Kurumun incelemeyi etkili ve hızlı bir şekilde sona erdirme menfaatinin önemini açıklamaya çalışalım. TÜRKPATENT’te araştırma ve inceleme talebi işlemleri hizmet standartlarına uygun şekilde en geç 18 ay içinde tamamlanmaktadır.[8] İşyükünün son yıllarda katlanarak artması nedeniyle hizmet standartlarına uyulamadığı dönemler bulunmakla birlikte uzman sayısındaki artışın da etkisiyle özellikle araştırma raporunun tamamlanma süresi 12 aya kadar çekilmiştir. Ancak inceleme aşamasında yapılan her bir bildirim ayrı bir rapor niteliğinde olduğundan bir başvuru için yapılan her yeni bildirimle başvurunun süreci ortalama 12 ay uzamış olmaktadır. Bu durumun patent belge olma sürelerini ciddi şekilde uzattığı gözlemlenmektedir. Örneğin yapılan istatistiklere göre üçüncü bildirimin sonuçlanmasının başvuru tarihinden itibaren ortalama 5-6 yılı bulacağı tahmin edilmektedir. Kanaatimizce uzmanın patentlenme olasılığı olmayan bir dosyayı tekrar tekrar değerlendirmesindense yeni yapılan bir araştırma talebini cevaplaması sistemin çok daha verimli işlemesini sağlayacaktır. Ayrıca patent başvuru sürecinin uzamasının önüne geçilmesi süreçle ilgili belirsizliğin ortadan kalkmasına ve üçüncü kişilerin haklarını ne şekilde kullanabileceklerine daha kısa sürede karar vermelerine yardımcı olacaktır.

Bu nedenle uzman eğer Birinci Bildirim sırasında yaptığı değerlendirme sonucunda, başvuru sahibinin ciddi bir argüman sunmadıkça buluşun patentlenemeyeceğine kanaat getirmişse bildirimin sonuna aşağıdakine benzer bir paragraf yazabilir:

“Başvuru sahibi yukarıda sayılan olumsuzlukları gidermek adına gerekçeli argümanlar ve/veya orijinal başvurudan dayanağı bulunan değişiklikler yaparak itirazda bulunabilir. Ancak itirazdaki argümanların ikna edici olmaması ve/veya istemlerdeki değişikliklerin yetersiz olması durumunda sonraki adımda SMK m.98(3) ve (8) kapsamında başvurunun reddedilmesi söz konusu olabilir. Ayrıca -buluş konusunun faydalı model ile korunabilir olması şartıyla- başvurunun SMK Yönetmelik m.112(1)’e göre işbu bildirimden itibaren üç ay içinde faydalı modele dönüştürülmesi için talepte bulunulabilir.”

Bu bildirime cevaben başvuru sahibi ikna edici bir argüman oluşturamazsa ve/veya istemlerde anlamlı bir değişiklik ortaya koyamazsa uzman SMK m.98(3) ve (8) kapsamında başvuruyu reddedecektir.

Değişiklik yapılsa bile belge alma olasılığı pek olmayan başvurular için EPO uzmanlarının bildirimlerin sonuna eklediği standart yazıya bir örnek aşağıda verilmiştir:

“At least some of the objections raised above are such that there appears to be no possibility of overcoming them by amendment. Refusal of the application under Article 97(2) EPC is therefore to be expected.”

Uzmanın takdir yetkisinin kullanılması, öncelikle, yeni bir bildirimin patentin verilmesine yol açabileceğine dair makul bir ihtimalin bulunup bulunmadığına bağlıdır.[9] Başvuru sahibinin itirazları aşmak için ciddi bir girişimde bulunması (gerçek bir çaba göstermesi) veya prosedürün devam ettirilmesinin olumlu bir sonuca yol açmasının muhtemel görünmesi durumunda, inceleme uzmanının ilk bildirimden sonra başvuruyu reddetmemesinde yarar vardır.[10]

T 2351/16 sayılı EPO Temyiz Kurulu kararına[11] konu başvuru uzmanın yaptığı bir bildirimin ardından gelen itiraza karşılık uzman tarafından reddedilmiştir. Başvuru sahibi itirazının dinlenilmediği, bu nedenle hukuki dinlenilme hakkının (right to be heard) gasp edildiği gerekçesiyle temyize gitmiştir.

Kurul kararında, inceleme uzmanının EPC m.94(3) uyarınca yalnızca bir bildirimden sonra ret kararı vermesinin temyiz edenin dinlenilme hakkının ihlalini oluşturmayacağını, Temyiz kurullarının içtihatlarına göre, inceleme uzmanının, olumlu bir sonuç ihtimali olduğunu düşünmediği takdirde, tek bir bildirimden sonra başvuruyu reddedebileceğini ifade etmiştir. İlk bildirimden sonra bir başvurunun reddedilmesi, özellikle istemlerin önemli ölçüde değiştirilmediği durumlarda, patentlenebilirliğe karşı kesin itirazlar devam ediyorsa haklıdır.[12] Burada öldürücü dokümanın buluş konusu istemle birebir aynı olması, ya da başvurunun yenilikten öldürülmesi gibi bir zorunluluk yoktur. Buluş basamağı bulunmayan istemler içeren bir başvuru için de uzman takdir yetkisi kullanabilir.[13]

Bununla birlikte, bir bildirime yanıt olarak isteme unsur eklendiği durumlarda, yeni bir bildirim yapılmasında fayda vardır. Ancak eklenen unsur önceki teknikte doğası gereği bulunan ya da yaygın genel bilgi ise yeni bir bildirime gerek olmayabilir.[14] Daha önceden olumsuz olarak değerlendirilmiş, biri diğerine bağlı iki istemin birleştirilmesi söz konusuysa da yeni bir bildirime gerek olmayacaktır.

Olumsuzlukları aşmak için gerçek bir çaba gösterilmeden yapılan itirazlara karşı da yeni bir bildirime gerek olmayabilir. Örneğin başvuru sahibi itirazında salt başvurunun ilk istemini ve D1 dokümanının özetini alt alta yazmak suretiyle D1’in istemi karşılamadığını herhangi bir gerekçe göstermeden belirtmişse bu yeterli bir itiraz olmayacaktır. Yapılacak karşılaştırmada en azından uzmanın araştırma raporunda D1 için atıfta bulunduğu yerlerde geçen hususlara değinilmesi, istem ile D1 arasındaki farkların net bir şekilde ifade edilmesi, bu farkların neden buluş basamağı içerdiğinin de gerekçelendirilmesi tavsiye edilir.

Bazı İstemlerin Patentlenebilir Olduğu Durumlar (Kısmi Olumlu)

Eğer yapılan bildirimde bazı istemler patentlenebilir bulunmazken bazıları patentlenebilir olarak kabul edilmişse, başvuru sahibi yapılan bildirimin ardından üç ay içinde yalnızca olumlu istemlerden oluşan istem seti hazırlayarak belge talebinde bulunabilir. Bu durumda uzman bu olumlu istemler üzerinden olumlu bir inceleme raporu düzenler. Ancak başvuru sahibi eğer olumsuz olarak değerlendirilen istemlerin de sunacağı argümanlarla ya da yapacağı değişikliklerle olumluya dönüşeceğini düşünüyorsa bildirime bu yönde itirazda da bulunabilir.

Üçüncü Bildirimde bazı istemler patentlenebilir bulunmazken bazıları patentlenebilir olarak kabul edilmişse ve bu son bildirimin ardından başvuru sahibi itirazlarına devam ediyorsa son değerlendirme şu şekilde olur: Başvuru sahibinin son itirazları da dikkate alındığında tüm istemler için patentlenebilirlik kabul edilecekse olumlu inceleme raporu düzenlenir, varsa eksiklikler raporda bildirilir ve iki ay içinde düzeltme istenir. Ancak, yapılan değerlendirmede hala bazı istemlerin patentlenebilir olmadığı sonucuna varıldıysa, inceleme raporu düzenlenir, patentlenebilir bulunan istemler için belge verileceği, salt söz konusu istemlerden oluşan istem setinin iki ay içinde sunulması istenir.

Yukarıdaki örnekte eğer uzman birinci bildirimde bazı istemleri patentlenebilir bulmazken bazılarını patentlenebilir olarak kabul etmişse ve sonucun bu yönde gelişeceği kanaatindeyse başvuru sahibine görüş olarak salt olumlu istemlerin yeni istem seti olarak sunulması halinde belge kararı verileceğinden bahsedebilir. Bu teklifi kabul edip etmemek başvuru sahibine kalmıştır.

Bildirimde olumlu istemlerin bulunduğu kabul edilmiş olsa bile üç ay içinde bildirime görüş sunulmadığı ya da değişiklik yapılmadığı takdirde başvuru geri çekilmiş sayılır.[15] Böyle bir durumda, tebliğ tarihinden itibaren iki ay içinde “İşlemlerin devam ettirilmesi ücreti”nin ödenerek işlemlerin devam ettirilmesi talebinde bulunulabilir. Aynı süre içinde söz konusu taleple birlikte görüş veya değişikliklerin de gönderilmesi gerekir. Ayrıca bu talep üç bildirimden biri için ve sadece bir kez yapılabilir.[16]

İnceleme Aşamasında Değişiklik Yapılması

6769 SMK m.103’e göre patent başvurusu ile patentte (patent belgesi) yapılabilecek değişiklikler ve düzeltmeler birbirinden farklı şekilde ele alınmaktadır. Buna göre bir patent başvurusu, Kurum nezdinde yapılan işlemler süresince başvurunun ilk hâlinin kapsamını aşmamak şartıyla, başvuru sahibi tarafından değiştirilebilirken, patente yalnızca m.99’a göre itiraz edilmişse Kurum tarafından itiraza ilişkin nihai karar verilinceye kadar patentin sağladığı korumanın kapsamını aşmamak şartıyla patent, patent sahibi tarafından değiştirilebilmektedir.

Şekil 2: Patent başvurusuna belge kararı verildiğine dair Bültende yapılan yayımla birlikte başvuru Belge haline gelmiş olur.

Bu bakımdan Şekil 2’deki renkli alanlarla belirtilen zaman dilimlerinde yapılabilecek değişiklikler şöyle sıralanabilir:

Sarı bölge (inceleme aşaması): Başvuruda değişiklik ve bariz hata düzeltme talebi yapılabilir.

Gri bölge: Başvuruda bariz hata düzeltme talebi yapılabilir. İnceleme raporu düzenlendikten sonra yeniden inceleme gerektirecek kapsamlı değişiklik yapmak uygun değildir. Bkz. “Belge Aşamasında Değişiklik Yapılması” başlıklı bölüm

Turuncu bölge: Belgede değişiklik yapılamaz, sadece bariz hata düzeltme talebi yapılabilir.

Mavi bölge: Belgede değişiklik ve bariz hata düzeltme talebi yapılabilir, ancak istem kapsamı genişletilemez. Belgeye yeni istem eklemek, yeniden inceleme gerektirecek kapsamlı değişiklikler yapmak uygun değildir. Zira burada istem değişikliği hakkı verilmesindeki amaç, itirazların giderilmesine yönelik olup, bu hak yeniden inceleme sürecini başlatma amacıyla kullanılamaz.[17] Ancak örneğin tarifnameden bir unsur alınarak isteme eklemek suretiyle (açıklık sorunu yaratmamak şartıyla) istem daraltılabilir.

Üst Üste İki Kez Değişiklik Talebinde Bulunulması

Uzmanın yaptığı Birinci Bildirimin ardından üç aylık süre içinde görüşlerinizi sunduğunuzu ve istemlerde değişiklik yaptığınızı farz edelim. Sonrasında fark ettiniz ki istemleri başka türlü değiştirmek daha doğru olacak. Bu durumda üç aylık itiraz süreniz henüz dolmadıysa önceki değişiklikten vazgeçildiğini bildirerek yeniden bir istem değişikliği talebinde bulunabilirsiniz. Ancak değişiklik talebinin uzmanın raporu ya da bildirimi düzenlerken dikkate alabilmesi için, bu değişikliğin uzmanın rapor düzenleme işlemlerine başlamadan önce Kuruma ulaşması gerekir.[18] Bu bakımdan böyle ikinci bir değişiklik yapmayı düşünüyorsanız öncelikle uzmanı arayarak rapor düzenlemeye başlayıp başlamadığını sormakta fayda vardır.

Belge Aşamasında Değişiklik Yapılması

Başvuru sahibinin yaptığı değişikliklerin ardından uzmanın olumlu inceleme raporu gönderdiğini, ancak SMK m.98(6) gereğince patentin verilebilmesi için değişiklik yapılması gerektiğini varsayalım. Bu aşamada başvuru sahibi istenen değişikliklerin dışında bir değişiklik yapmamaya özen göstermelidir. Her ne kadar SMK m.103(1)’e göre Kurum nezdinde yapılan işlemler süresince başvuruda değişiklik yapılabiliyor olsa da sürecin bu geç safhasında daha önceden araştırılmayan/incelenmeyen yapılanmalar ortaya çıkarmak vb. uygun değildir. Zira son anda tüm süreç boyunca talep edilenden daha geniş ya da farklı bir koruma talep edilmesi durumunda bunun kabulü, yeniden incelemeye yol açacak ve sonuç olarak süreci gereksiz yere uzatacağı[19] gibi oluşan belirsizlik üçüncü kişileri de olumsuz yönde etkileyecektir. “Her hakkın kullanımı, kötüye kullanma yasağına tabiidir. Dolayısıyla patent başvuru sahibinin, kötüniyetli olarak patentte değişiklik yapmasına da izin vermemek gerekir.”[20]

İstenen değişiklikler dışında başvuru sahibinin yapabileceği değişiklikler bariz bir hatanın düzeltilmesi, tarifnameye tekniğin bilinen durumunda bulunan dokümanlarla ilgili bilgi eklenmesi, isteme eksik bir referans numarası eklenmesi vb. olmalı, koruma kapsamını genişletecek nitelikte olmamalıdır. İstemlerin koruma kapsamını etkileyecek her türlü değişiklik talebi dikkatle irdelenmelidir. Özellikle istemde belirsizlik yaratan bir ifade varsa ve bu düzeltilmek isteniyorsa, düzeltilmiş istemin koruma kapsamının öncekinden daha geniş olmadığına dikkat edilmelidir. Uzman isteme mevcut haliyle olumlu bir rapor düzenlemişken bu istemin genişletilmesi söz konusu olursa yeni istemin de patentlenebilir olacağının garantisi yoktur ve bazen bunu tespit etmek için yeni bir araştırma/inceleme yapmak gerekir. Bu nedenle belge verme aşamasında istemin genişlemesine neden olacak değişiklikler uygun değildir. Ancak başvuru sahibi tarifnameden bazı unsurlar ekleyerek (açıklık sorunu yaratmadan) istemini daraltabilir. Zira bu yeni bir araştırmayı gerektirmez.

SMK m.98(6) gereğince patentin verilebilmesi için değişiklik yapılması gerekmiyorsa ve uzman m.98(5)’e göre doğrudan patent verilmesine karar verdiyse başvuru sahibi belge kararı Bültende yayınlanıncaya kadar hala patent başvurusunda değişiklik yapma hakkına sahip olacaktır. Ancak yukarıda bahsedildiği gibi bu değişiklik, yeni bir incelemeyi gerektirecek nitelikte olmamalıdır. (Bkz. Şekil 2, gri bölge)

EPO’da da inceleme aşamasının ilerlemiş bir noktasında başvuru sahibinin başvuruda değişiklik yapması talebi, ciddi gerekçeler sunulmadığı sürece reddedilir. Bu aşamada değişiklikler uzmanın talep ettiği düzeltmelerle sınırlıdır.[21] İnceleme uzmanı, ilgili tüm faktörleri, özellikle başvuru sahibinin patent elde etme konusundaki menfaati ve EPO’nun incelemeyi sona erdirme konusundaki menfaatini göz önünde bulundurarak takdir yetkisini kullanmalı ve bunları birbiriyle dengelemelidir.[22] Bu bakımdan belge aşamasında değişiklik imkânı verilmesi bir kural değil, bir istisna olmalıdır.[23]

Kapsam Aşımı

Olumsuz birinci bildirimin ardından başvuru sahibinin istemlerde yaptığı değişikliğin başvuru kapsamını aşmaması gerekir.[24] Eğer bir kapsam aşımı varsa duruma göre aşağıdaki uygulanır:

Tüm istemler itibariyle kapsam aşımı söz konusu ise: İstem değişikliği dikkate alınmaz. Önceki bildirimin aynısı kapsam aşımı gerekçesiyle birlikte ikinci bildirim olarak gönderilir. Başvuru sahibi pratikte bir bildirim hakkını kaybetmiş olur.

Yalnızca bazı istemler itibariyle kapsam aşımı söz konusu ise: İkinci bildirimde kapsam aşımı olmayan değiştirilmiş istemler ve herhangi bir değişiklik yapılmamış istemler değerlendirilir, kapsam aşımı olan değiştirilmiş istemler yalnızca değişiklik öncesi halleriyle değerlendirilir ve kapsam aşımının gerekçesi de bildirilir.

Eğer başvuru sahibi değişiklik yaparken kapsam aşımına neden olduysa ve yaptığı itirazlar da tümüyle bu kapsam aşımına neden olan unsurlar üzerine kuruluysa ilk bölümde bahsedildiği gibi uzman kapsam aşımının gerekçesini belirterek doğrudan inceleme raporu düzenleyip başvuruyu reddedebilir.

Kapsam aşımının söz konusu olduğu durumlarda uzmanla iletişime geçilerek uygun istem değişikliğinin nasıl olabileceği konusunda görüşülürse süreç daha verimli bir şekilde sonlandırılabilir.

Son Yazışmada Yeni Doküman Kullanılması

İnceleme sürecinde uzman yeni bulduğu, daha önce araştırma raporunda belirtilmeyen bir dokümanı da patentlenebilirliğe karşı kullanabilir. (bkz: Yön. m.103(2): “…varsa inceleme aşamasında tespit edilen dokümanlar…dikkate alınarak…”)

Ancak burada başvuru sahibinin dinlenilme hakkının ihlal edilmemesine özen gösterilmelidir. Bu bakımdan öldürücü yeni bir doküman kullanılacaksa, ya da örneğin daha önce itiraz edilenden farklı bir kombinasyon ile buluş basamağına saldırılacaksa, başvuru sahibinin bu yeni atak karşısında argüman geliştirebilmesi için ona bir cevap şansı daha verilmelidir. Bu nedenle üçüncü bildirime cevaben yapılan itiraz sonrasında düzenlenecek olumsuz inceleme raporunda uzman tarafından yeni bir doküman ya da argüman ortaya konularak başvuru reddedilmemelidir. Aynı şekilde, üçüncü bildirimden önce ret söz konusu ise de düzenlenecek olumsuz inceleme raporunda yeni bir doküman ya da argüman ortaya konularak başvuru reddedilmemelidir.

Hukuki dinlenilme hakkı (right to be heard) EPC’de açık bir şekilde yer almasına rağmen[25] 6769 SMK’da bulunmamakla birlikte bu hak “Anayasanın 36. maddesindeki iddia ve savunma hakkının medeni usul hukukundaki görünümüdür. Yani usuli nitelikte bir temel haktır. İddia ve savunma hakkı, Anayasada teminat altına alınmış temel bir hak olduğundan, hukuki dinlenilme hakkı da anayasa tarafından korunan bir temel haktır. Bu bir anayasa kuralı olduğu için, buna aykırı hükümler anayasaya da aykırı olacaktır. Hukuki dinlenilme hakkı, İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddesinde düzenlenmiş olan adil yargılanma hakkının da bir unsurudur. Yani, hukuki dinlenilme hakkının ihlâl edilmesi, adil yargılanma hakkının da ihlâli sayılır. Bu açıdan hukuki dinlenilme hakkı İnsan Hakları Sözleşmesi ile de teminat altına alınmış bir haktır.”[26] Bu bakımdan yeni sunulan bir argüman karşısında başvuru sahibinin dinlenilme hakkına saygı duyulması gerektiği düşünülmektedir.

İnceleme Aşamasında Faydalı Modele Dönüşüm Talebi

Eğer inceleme sürecinde başvuru sahibi patent başvurusunu faydalı modele dönüştürmek isterse kendisine yapılan son bildirimden (birinci, ikinci ya da üçüncü bildirim) itibaren üç ay içinde dönüşüm talebinde bulunabilir. Zira Yön. m.112(1)’e göre:

“Patent başvurusu sahibi, işlemleri devam eden patent başvurusu için en geç Yön. m.103(2) uyarınca yapılan son bildirime cevap verme süresi olan üç aylık sürenin bitimine kadar faydalı model başvurusuna dönüştürülmesi talebinde bulunabilir.”

Burada kastedilen “son bildirim” elbette ki en son gönderilen bildirim (last Office action) anlamındadır. Nihai bildirim (Final Office action) olma ihtimali yoktur zira başvuru sahibi hangi bildirimin nihai olduğunu bilemez. Bir örnek verelim:

Uzman Birinci Bildirimi gönderirken itirazda gerekçeli bir argüman vb. sunulmadığı durumda başvurunun reddedilmesinin beklendiğini, başvuru sahibinin isterse işbu bildirimden itibaren 3 ay içinde başvurusunu faydalı modele dönüştürebileceğini bildirir. Başvuru sahibi dönüştürme yapmayıp temelsiz bir itirazla yoluna devam ederse uzman gerekçeleriyle inceleme raporu düzenleyerek başvuruyu reddeder. Bu bakımdan bildirim sayısının üçe tamamlanmamış olduğu durumlarda başvuru sahibinin başvurusunu faydalı modele dönüştürme hakkının elinden alınacağı yönündeki görüş doğru değildir. Zira başvuru sahibinin ne zamana kadar başvurusunu faydalı modele dönüştürebileceğini bilmesi ve böyle bir düşüncesi varsa bunu süresi içinde talep etmesi kendi sorumluluğundadır.

Başvuru sahibinin faydalı modele dönüştürme talebi yapmadan önce buluş konusunun faydalı model ile korunabilir olduğuna dikkat etmesinde fayda vardır. Ayrıca bkz: FAYDALI MODEL İLE KORUNABİLİR BULUŞ KONUSU

Mustafa Güney ÇALIŞKAN

guneycaliskan@gmail.com

Mayıs 2022


DİPNOTLAR

[1] 6769 SMK m.98(1); Yönetmelik m.102(1).

[2] Yönetmelik m.103(2).

[3] 6769 SMK m.98(5).

[4] 6769 SMK m.98(6).

[5] 6769 SMK m.98(3).

[6] Bu maddenin EPC’deki karşılığı m.94(3)’tür: If the examination reveals that the application or the invention to which it relates does not meet the requirements of this Convention, the Examining Division shall invite the applicant, as often as necessary, to file his observations and, subject to Article 123, paragraph 1, to amend the application.

[7] EPO BoA, T 246/08: The exercise of a discretionary power has to strike a balance between, in particular, the applicant’s interest in obtaining adequate protection for his invention and the EPO’s interest in bringing the examination to a close in an effective and speedy way. Moreover, the exercise of a discretionary power has to be reasoned, otherwise it would be arbitrary.

[8] TÜRKPATENT Hizmet Standartları Tablosu, https://webim.turkpatent.gov.tr/file/a63439c2-95da-4b99-9bd6-1825ec4c79fb?download

[9] EPO BoA, T 855/90.

[10] EPO BoA, T 89/93.

[11] T 2351/16, https://www.epo.org/law-practice/case-law-appeals/recent/t162351eu1.html

[12] EPO Case Law of the Boards of Appeal, IV. B. 2.5. Refusal after a single communication, https://www.epo.org/law-practice/legal-texts/html/caselaw/2019/e/clr_iv_b_2_5_1.htm

[13] Örnek olarak bkz: EPO BoA, T 0201/98; T 1076/09

[14] EPO BoA, T 161/82.

[15] 6769 SMK m.98(4).

[16] 6769 SMK m.107(1); Yönetmelik m.114.

[17] EPO Case Law of the Boards of Appeal, IV. C. 5.1.5 Filing of new dependent or independent claims, https://www.epo.org/law-practice/legal-texts/html/caselaw/2019/e/clr_iv_c_5_1_5.htm,

Ayrıca bkz. EPO BoA, G 1/84

[18] Yönetmelik m.108(5).

[19] EPO BoA, T 1326/11, Reasons for the Decision 9

[20] Türk Patent Hukuku, Uğur ÇOLAK, Nisan 2022, s.487-488.

[21] EPO Gulidelines for Examination, Part H: Amendments and corrections, 2.4 At an advanced stage of the proceedings, https://www.epo.org/law-practice/legal-texts/html/guidelines/e/h_ii_2_4.htm

[22] G 7/93, points 2.2 and 2.3; T 1064/04, Reasons for the Decision 4(b).

[23] G 7/93, point 2.3; T 1064/04, Reasons for the Decision 4(c).

[24] SMK m.103(1), Yönetmelik m.103(2).

[25] EPC m.113.

[26] Hukuki Dinlenilme Hakkı, Prof. Dr. Hakan PEKCANITEZ, Seyfullah Edis’e Armağan, Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi Yayınları, İzmir 2000, s.754.


FAYDALI MODEL İLE KORUNABİLİR BULUŞ KONUSU

UYARI: Bu yazıdaki değerlendirmeler yazarın kişisel görüşlerini yansıtır ve hiçbir şekilde TÜRKPATENT’in resmi görüşünü ya da uzmanlarının başvurularla ilgili değerlendirmelerini temsil etmez. Yazı yalnızca bilgi amaçlı olup yasal tavsiye niteliği taşımaz.  Bu yazının içeriğinin bir sonucu olarak herhangi bir işlem yapmadan veya herhangi bir işlemden kaçınmadan önce profesyonel hukuki tavsiye alınmalıdır. Yazarın verilen bir örnek üzerindeki değerlendirmesi yalnızca o örneğin spesifik koşullarına bağlıdır. Bir başka durum için yazarın alacağı kararlarda bağlayıcılığı yoktur.

GİRİŞ

Bu yazıda 6769 nolu Sınai Mülkiyet Kanununa (SMK) göre faydalı model ile korunabilir buluş konusu üzerinde durulacak olup, hangi tür başvuru konularına faydalı model verilemeyeceği değerlendirilmeye çalışılacaktır. Faydalı Modelde yenilik kriterinin değerlendirilmesi konulu yazıya ise buradan ulaşabilirsiniz.

Faydalı model koruması genellikle ikinci düzey patent koruması (Second Tier Patent Protection) olarak değerlendirilir. Bunda patentte mevcut olan buluş basamağı kriterinin bulunmaması ya da daha düşük seviyede tutulmuş bir buluş basamağı kriterinin rol oynadığı söylenebilir. Faydalı model korumasının temel amacı patentler ile korunamayan teknik gelişmelere koruma sağlanmasıdır. Bir diğer amaç ise sürecin daha sade olması bakımından patente oranla daha hızlı bir koruma elde edilmesidir. Özellikle kısa yaşam süresi olan buluşlar için hızlı bir koruma elde edilmesi önem arz ettiği için faydalı model koruması tercih edilebilmektedir. (Örneğin pandemi döneminde icat edilen bir yüz maskesi ile ilgili buluş yıllar süren bir patent sürecinden geçerken belge alınıncaya kadar pandemi sona erebilir)

Faydalı model sisteminin kriterlerinin patente göre daha düşük olması zaman zaman faydalı modelin az gelişmişlikle özdeşleştirilmesine neden olmaktadır. Ancak, günümüzde faydalı model sistemine sahip ülkeler göz önüne alındığında faydalı model sistemini uzun yıllar etkili bir biçimde kullanan Almanya ve Japonya’nın yanı sıra İtalya, İspanya, Güney Kore’nin de aralarında bulunduğu pek çok gelişmiş ülkenin bu korumayı benimsediği görülür. Son olarak 2020 sayılarına göre dünyadaki tüm faydalı model başvurularının %97,6’sını tek başına gerçekleştiren Çin’in aktif bir biçimde faydalı model korumasından yararlandığı anlaşılmaktadır.[1]

Türkiye yıllık faydalı model sayısı bakımından dünyada 8. sıradadır. Türkiye’de iller bazında faydalı model sayıları incelendiğinde faydalı model/patent oranının en yüksek olduğu illerin sırasıyla Konya, Trabzon, Denizli, Mersin, Muğla, Antalya, İzmir, Gaziantep, Bursa ve Adana olduğu görülmektedir.[2] Faydalı model başvuru sayılarının en çok olduğu iller ise sırasıyla İstanbul, Ankara, Bursa, İzmir, Konya, Kocaeli, Kayseri, Antalya, Gaziantep ve Mersin’dir.[3]

Şekil 1’den de görüleceği üzere Avustralya haricinde hemen hemen her ülkede faydalı model koruması büyük oranda yerli başvuru sahipleri tarafından tercih edilmektedir. Türkiye’de 2018-2021 arası yapılan faydalı model başvurularının da %98’i ülkemiz başvuru sahipleri tarafından yapılmıştır.[4] Türkiye’de faydalı model korumasına en çok başvuran yabancı ülkeler ise sırasıyla Almanya, İtalya, Çin, A.B.D. ve İspanya’dır.

Korumanın kapsamı anlamında faydalı modelin patentten bir farkı yoktur. Bununla birlikte genellikle faydalı modelin koruma süresi patentten daha kısadır.

Şekil 1: 2020 yılında en çok faydalı model başvurusu yapılan ilk 10 patent ofisi[5]

Faydalı model mevzuatının ilk ortaya çıktığı dönemlere baktığımızda tasarım ve modellerin birlikte ele alındığını görmekteyiz. İngiliz Faydalı Tasarımlar Kanunu (Utility Designs Act of 1843) faydalı model ve tasarım karışımı bir kanundur. Gerçek anlamda ilk faydalı model kanunu 1891’de Almanya’da ortaya çıkmıştır. Japonya 1905’te, Çin 1984’te, Yunanistan 1987’de, Avusturya 1994’te, Türkiye ise 1995 yılında faydalı model sistemini kullanmaya başlamıştır. 1985–2000 yılları arasında 25’in üzerinde ülkede faydalı model koruması yürürlüğe girmiştir.[6] 2021 itibariyle 82 ülkede faydalı model sistemi bulunmaktadır.[7]

Ülkemizdeki uygulamaya geçmeden önce faydalı model sistemi olan bazı ülkelerdeki koruma kriterlerini inceleyelim.

Diğer Ülkelerde Faydalı Model ile Korunabilir Buluş Konusu

İlk defa Paris Sözleşmesinde bir sınai mülkiyet koruma türü olarak gösterilen faydalı model[8] ile ilgili üye ülkelere (rüçhan hakkının tanınması ve ulusal ve eşit muamele uygulaması dışında) bir sınırlama getirilmediği görülmektedir.[9] Buna bağlı olarak faydalı model ile korunabilir buluş konusunun kapsamı ülkeden ülkeye (hatta aynı ülkede zaman içinde) değişiklik göstermektedir.

Faydalı model ile korunabilir buluş konusunun kapsamına göre ülkeleri kabaca üçe ayırabiliriz[10]:

  1. Faydalı model ile korunabilir buluş konusunun patent ile aynı olduğu ülkeler
  2. Yalnızca üç boyutlu yapıya sahip nesnelerin faydalı model ile korunabildiği ülkeler
  3. Faydalı model ile korunabilir buluş konusunun patent ile aynı olmadığı, ancak üç boyutluluk kriterinin uygulanmadığı ülkeler

Birinci gruba giren ülkeler patente çok benzeyen faydalı model sistemine sahiptir. Bu ülkeler arasında Belçika, İrlanda, Hollanda ve Fransa sayılabilir. Aslına bakılırsa Fransa ve Belçika’daki sistemin tam anlamıyla bir faydalı model sistemi olduğu da söylenemez.  Zira faydalı modeller, patent başvuruları için hızlı rezervasyon sağlamak amacıyla kullanılan bir yönteme dönüşmüştür.  Ayrıca, Fransa’da patent başvurusu için süresi içinde inceleme talebinde bulunulmaması durumunda başvuru otomatik olarak faydalı model başvurusuna dönüştürülmektedir. Bu ülkelerde faydalı model için buluş basamağı kriteri patentteki gibidir.

İkinci gruba giren ülkeler faydalı model verilerek korunabilecek buluşların üç boyutlu yapıda (three-dimensional form, spatial form, Raumform) olma kriterini uygularlar. Bu ülkelerden bazıları arasında İtalya, Danimarka, Finlandiya, Yunanistan[11], Portekiz, Japonya, Güney Kore ve Çin Halk Cumhuriyeti sayılabilir. Üç boyutluluk kriterinin faydalı model korumasında dünyada en yaygın kullanılan kriter olduğu söylenebilir. Güney Amerika, Asya Pasifik ve Doğu Avrupa ülkelerinde bu kriterin uygulandığı bilinmektedir.[12]

Bu kritere göre, faydalı model konusu buluş genellikle belirli bir biçime sahip bir nesnenin şekli, yapısı veya bunların kombinasyonuyla ilgilidir. Burada nesneden kastedilen genel anlamıyla her türlü araç, gereç, alet, aygıt, cihaz, makina, makine parçası, mekanizma, teçhizat, aparat ve sistemlerdir. Şekilden kastedilen nesnenin dışarıdan bakıldığında (değişken olmayan) belirli bir şekle sahip olmasıdır. Belirli bir şekle sahip olmayan, sıvı ya da gaz halde bulunan maddeler faydalı model kapsamına girmemektedir.[13] Yapı ile kastedilen ise o nesnenin her bir parçasının birbiriyle ne şekilde düzenlendiği, dizildiği ve ilişkilendirildiğidir. Burada ise moleküler yapı veya bir maddenin bileşeni, metalürjik yapısı ve kompozisyonlar bu kapsama girmemektedir.[14] Sonuç olarak üç boyutluluk kriterini tercih eden ülkeler kimyasal maddeleri ve prosesleri faydalı model kapsamına almazlar.[15] Bu ülkelerde faydalı model için buluş basamağı kriteri patenttekinden ya daha düşüktür ya da hiç yoktur.

Üçüncü gruba giren ülkeler yukarıdaki iki uç arasında bir yolu seçmişlerdir. Faydalı model ile korunabilir buluş konusunun kapsamı patent ile aynı olmamasına rağmen üç boyutluluk kriterini uygulamazlar. Almanya, Danimarka ve Avusturya bu ülkelere örnek verilebilir. Ancak hemen belirtelim ki, ilk faydalı model kanununu çıkaran ülke olan Almanya’da 1986-1990 arasında yapılan değişiklikler öncesine kadar yaklaşık 100 yıllık bir sürede buluşun üç boyutlu olması şartı aranmaktaydı.[16] 1891 tarihli Alman Kanununda kullanılan Gebrauchsmuster ifadesi faydalı model/kullanma modeli anlamına gelmekte olup, yarar ve kolaylık sağlayıcı bir kullanımı ifade eder.[17]  Tasarım korumasında da aynı “model” kelimesinin kullanıldığı görülmektedir (Geschmacksmuster). Aslına bakılırsa faydalı model ilk başta patente bir alternatif olarak değil, tasarım korumasına tamamlayıcı olmak amacıyla geliştirilmişti. Patent korumasına değer olmayan daha küçük teknik buluşlar genellikle tasarım olarak dosyalanıp, sonuç olarak teknik yenilikler için karşılık gelen koruma sağlanamadığından, yasal korumadaki bu boşluk faydalı model ile kapatılmıştır.[18] 1990 sonrası üç boyutluluk kriterinin kaldırılmasının ardından[19] zaman içinde Almanya’da kimyasal maddelerle ilgili buluşlar da faydalı model kapsamına girmiştir. Günümüzde ise Almanya’da patentle korunabildiği halde faydalı modelle korunamayan tek buluş türü usul buluşları ve biyoteknolojik buluşlardır. Hatta 2005’te Alman Yüksek Mahkemesi, ikincil medikal kullanım dahil, kullanım istemlerini de faydalı model kapsamına almıştır.[20] Son yıllarda Alman Mahkeme kararlarından görüldüğü üzere usul buluşları “üretim yöntemleri” ve “operasyonlar” olarak çok dar bir kapsamda yorumlanmaktadır.[21] Örneğin, vasıta+işlev türü istemlerin (means plus function claims) bir yöntemi tanımlamadığı kabul edilmiştir.[22]

İspanya da Almanya’nın yolundan giderek Nisan 2017’ye kadar üç boyutluluk kriterini uygulamışken bu tarihte faydalı model mevzuatında yaptığı değişiklik ile kimyasal maddeleri de (ilaçlar hariç) faydalı model koruması altına almıştır. Yeni bir tasarıya göre ise ilaçların da faydalı model kapsamına alınması planlanmaktadır.[23]

Şekil 2: Faydalı modellerin saklandığı model deposu, 1929, Alman İmparatorluk Patent Ofisi, Berlin (Mucitlerin tasarladıkları buluşlara ait prototipler bu odada tutulurdu, model sunma zorunluluğu 1936’daki yasa değişikliğiyle kaldırıldı.)

Avrupa ülkelerinin çoğunda ise usul buluşlarının faydalı model korumasına girmediği genel anlayışı hâkimdir.  Benzer şekilde Japonya, Güney Kore ve Çin’de de usul buluşları faydalı modelle korunmamaktadır. 

实用新型 (Shíyòng xīnxíng) Çincede faydalı modeli ifade etmekte olup, pratik/kullanışlı yeni model anlamına gelmektedir. Çin Patent Yasasında faydalı modeller şu şekilde tanımlanmaktadır: “Faydalı model bir ürünün şekli, yapısı veya bunların kombinasyonuyla ilgili yeni, pratik kullanımı olan, teknik bir çözüm sunar.”[24] Buna göre prosesler (yöntemler, metotlar, işlem adımları) faydalı model konusu kapsamına girmemekte, yalnızca ürünler (ürün, cihaz, aparat, sistem) faydalı modelle korunabilmektedir. Burada proseslere verilebilecek örnekler arasında üretim yöntemleri, kullanım yöntemleri, iletişim yöntemleri vb. sayılabilir. Örneğin, bir vites üretim yöntemi, bir toz ayırma yöntemi, bir veri işleme yöntemi faydalı model kapsamına girmez.[25]

Çin Patent Yasasında “bir ürünün şekli”nden kastedilen ürünün dışarıdan bakıldığında (değişken olmayan) belirli bir şekle sahip olmasıdır. Belirli bir şekle sahip olmayan, sıvı ya da gaz halde bulunan maddeler faydalı model kapsamına girmemektedir.[26]

“Bir ürünün yapısı” ile kastedilen ise o ürünün her bir parçasının birbiriyle ne şekilde düzenlendiği, dizildiği ve ilişkilendirildiğidir. Burada ise moleküler yapı veya bir maddenin bileşeni, metalürjik yapısı ve kompozisyonlar bu kapsama girmemektedir.[27]

Türkiye’de Faydalı Model ile Korunabilir Buluş Konusu

6769 SMK’da hangi tür buluşlara faydalı model verilebileceği tanımlanmamış, ancak faydalı model verilemeyecek buluş konuları m.142(3)’te listelenmiştir:

“a) Kimyasal ve biyolojik maddelere veya kimyasal ve biyolojik usullere ya da bu usuller sonucu elde edilen ürünlere ilişkin buluşlar,

b) Eczacılıkla ilgili maddelere veya eczacılıkla ilgili usullere ya da bu usuller sonucu elde edilen ürünlere ilişkin buluşlar,

c) Biyoteknolojik buluşlar,

ç) Usuller veya bu usuller sonucu elde edilen ürünlere ilişkin buluşlar,

faydalı model ile korunmaz.”

Bunlar dışında patentte olduğu gibi SMK m.82(2) ve (3) kapsamına giren konulara da faydalı model verilmez.[28]

Türkiye Üç Boyutluluk Kriterini Benimsemiş midir?

Türk Hukukuna faydalı modeller ilk defa 1995 tarihli 551 sayılı KHK ile girmiştir. İlgili hükümlerin 1986 tarihli İspanya Patent Kanunu’ndan esinlenildiği ifade edilmektedir. [29] Bahsi geçen İspanyol kanununda faydalı model bir nesneye, kullanımında veya imalatında kayda değer bir gelişme ile sonuçlanan bir konfigürasyon, biçim veya yapı kazandıran buluşlar olarak tanımlanmış ve örnek olarak mutfak eşyaları, araç gereçler, aletler, aparatlar, cihazlar veya bunların parçaları (los utensilios, instrumentos, herramientas, aparatos, dispositivos o partes de los mismos) sayılmıştır.[30]

Üç boyutluluk kriterini benimseyen ülkelerin mevzuatına bakıldığında genelde kanunda açık bir biçimde faydalı modele konu nesnenin şekil ve yapısına atıf yapıldığı (object’s shape or structure or combination thereof), hatta bazılarında yukarıdaki 1986 tarihli İspanyol yasasında görüldüğü üzere örnekler de verildiği görülmektedir. Bu tür kanunlarda faydalı modele konu olmayan buluşlar (usuller, kimyasal maddeler, ilaçlar vb.) ayrıca belirtilmemiştir.

Üç boyutluluk kriterini terk eden İspanya ve Almanya’nın mevzuatta nasıl bir değişikliğe gittiği karşılaştırmalı olarak Şekil 3’te görülebilir. Ülkemizdeki mevzuatın Almanya’nın 1994’te yaptığı değişikliğe kısmen benzerlik gösterdiği söylenebilir.[31]

Şekil 3: Üç boyutluluk kriterini terk eden İspanya ve Almanya’nın mevzuatında yaptıkları değişiklikler[32]

Şekil 3’ten görüleceği üzere üç boyutluluk kriterini terk eden ülkeler genellikle hangi tür buluşların faydalı model kapsamına girmediği üzerinden faydalı model ile korunabilir buluş konusunu tanımlamaktadır.

Önceki bölümde farklı ülkeler için faydalı modele konu buluş konusundan bahsederken ülkeleri üçe ayırmıştık. Türkiye hangi gruba girmektedir? Üç boyutluluk kriterini benimsemiş midir ya da bunu uygulamakta mıdır? Faydalı model mevzuatımızda buluşun şekline, yapısına ya da formuna yönelik bir atıf bulunmamaktadır. Mevzuat faydalı modele konu buluş konusunu yalnızca hariç tutulan konulara göre tanımlamıştır. Bu bakımdan ülkemizin üç boyutluluk kriterini benimsemediği ve önceki bölümde bahsedilen ülke kategorilerinde üçüncü gruba dahil olduğu söylenebilir. Uygulamada da böyle bir kriterin dikkate alınmadığı bilinmektedir. Ancak hariç tutulan konular dikkate alındığında pratikte üç boyutluluk kriterine çok yakın bir konumda olduğumuz da söylenebilir.

Üç boyutluluk kriterinin olumlu ve olumsuz yönleri bakımından farklı görüşler bulunmaktadır. Aşağıda üç boyutluluğu savunan ve karşı gelen görüşlerden örnekler detaylıca sıralanmıştır. Bu tartışma ilginizi çekmiyorsa bir sonraki bölüme geçmeniz tavsiye edilir.

Tekinalp faydalı modele konu olacak buluşun üç boyutlu bir ürüne uygulanabilir nitelik taşıması gerektiğini, bu kriterin mevzuatımızda hüküm olarak bulunmamasına rağmen söz konusu gerekliliğin “model” sözcüğünden geldiğini ifade eder.[33] Faydalı model kavramındaki “model” kelimesi esasen belirli yapısal özelliğe sahip bir modeli ifade etmektedir.

Tüzüner’e göre “Model, her türlü üç boyutlu form veya figür demektir.[34] Faydalı modelin üç boyutlu ürüne uygulanabilir olması, faydalı modelin “model” olmasından ileri gelir.[35] “Model” kavramının doğasında, “uygulanabilirlik, taklit edilebilirlik, üretilebilirlik” bulunur. Model kelimesi, Latinceden Fransızcaya, Fransızcadan da Türkçeye alınmıştır. “Modèle (modulus)” kelimesi, üslup (manière) veya biçim (façon) anlamına gelen “mode (modus)” kelimesinden türemiş olup; bir şeyi uygulamak veya tekrar üretmek için kullanılan taklit nesnesi anlamına gelir.[36] Model kavramının doğası, faydalı model korumasının, üç boyutlu ürüne uygulanabilen buluşlara hasredilmesini zorunlu kılmaktadır.”[37]

Baş’a göre[38] “Faydalı model için ek şart olarak faydalı modelin üç boyutlu olmasını, bir üründe somutlaşmasını arayan görüşler ileri sürülmüştür. Buluşun bir üründe somutlaşmasının üç boyutluluğu gerçekleştirdiği dikkate alındığında, bu şart, buluşun somutlaştığı ürünün katı halde bir madde olması; sıvıların, kimyasal ve formu bulunmayan diğer maddelerin, usullerin faydalı model kapsamında bulunmaması düşüncesinin uzantısı olarak anlaşılmalıdır.”

Suluk ise faydalı model korumasının üç boyutlu buluşlarla sınırlanmasının tasarım hukuku kaynaklı olduğu ve bunun faydalı model korumasının alanını oldukça sınırlandırdığı ve patent korumasından faydalanan tüm buluş konularının, faydalı model korumasından da faydalanabilmesi gerektiği görüşündedir.[39]

Öztürk mevzuatın açıkça nelerin faydalı model koruması dışında kalacağını sınırlı olarak saydığını, bir maddenin ne kadar küçük olursa olsun uzayda bir yer kapladığını ve üç boyuta sahip olduğunu, bir kimyasal bileşiğin de üç boyutlu moleküllerden oluştuğunu ifade etmektedir.[40]

Kanaatimizce burada üç boyutluluk kriterinden kastedilen bir maddenin uzayda yer kaplayıp kaplamaması değil, maddenin belirleyici bir şeklinin olması ve yapısal olarak tanımlanabilmesidir. Örneğin sıvıların belirli bir şekli yoktur ve bulundukları kabın şeklini alırlar ve bu bakımdan üç boyutluluk kriterine göre tek başlarına faydalı modele konu olamazlar. Yine metallerin kristal yapıları veya kimyasal yapıların belirli bir şekli olduğu kabul edilmez, zira moleküler düzeydeki bu yapılar gözle görülür belirleyici bir şekle sahip değildir.[41] Üç boyutluluk kriterini benimseyen ülkelerin mevzuatında lafzi olarak “üç boyutlu” ifadesi genellikle bulunmaz ve bu kavram ürünün şekli ve yapısına atıf yapılarak tanımlanır. Ancak üç boyutluluk çok dar anlamda da yorumlanmamalıdır. Örneğin üzerine kabartmalı Brille alfabesi işlenmiş iskambil kartları da faydalı modele konu olabilir. Bu bakımdan iskambil kartının iki boyutlu olduğu düşünülmemelidir.[42]

AB Komisyonunun Avrupa’da ortak özelliklere sahip bir faydalı model koruması oluşturmak amacıyla yaptığı çalışma sonucu ortaya çıkan yeşil raporda faydalı modelin ilk başta karmaşık olmayan üç boyutlu buluşlar için geliştirildiği, ancak günümüzde artık oldukça karmaşık düzeyde üç boyutlu buluşların da ortaya konabildiği, bunun tersine, üç boyutlu olmadığı için bazı basit ve kısa ömürlü buluşların faydalı model korumasından yararlanamadığı belirtilmiştir.[43] Faydalı modelle korunamayan ancak korunması istenen buluşlara örnek olarak şunlar gösterilmiştir:

  • katı formu olmayan kimyasallar ve diğer maddeler;
  • gıda maddeleri, içecek, tütün ve ilaçlar;
  • buluşun tamamen işlevsel bir açıdan yer aldığı elektrik devreleri; ve
  • Halihazırda bilinen maddeler için yeni kullanımlar dahil olmak üzere çalışma yöntemleri ve kullanım yöntemleri[44]

Komisyon raporunda ayrıca madde bileşimlerinin (compositions of substances) ve proses buluşlarının hariç tutulması konusunun sıklıkla tartışıldığı dile getirilmiştir. Madde bileşimlerine örnek olarak sızdırmazlık bileşikleri, polimer bağlayıcı maddelerin yapıştırıcı bileşikleri, haşıl maddesi (sizing agents), gıda maddelerinde ve ilaç ve kozmetik endüstrilerinde yaygın olarak kullanılan emülsiyonlar ve dispersiyonlar ile tekstil, deri ve kâğıt ile kullanılan katkı maddeleri gösterilmiş, bu tür ürünlerin hızlı bir şekilde üretilip pazarlanabildiği için hızlı bir koruma türüne ihtiyaçları olduğu belirtilmiştir.[45] Ancak bazı ilaç ve kimyasalların sırf karmaşık buluşlar olması nedeniyle faydalı model kapsamına girmemesinin temelsiz bir argüman olduğu, zira başka alanlarda da hakimlerin değerlendirmekte zorlanacağı çok sayıda karmaşık buluş olduğu belirtilmiştir.[46]

Raporda ayrıca üç boyutluluk kriterinin bazı durumlarda buluşu değil oluşan nesneyi koruduğu görüşünden de bahsedilmektedir.[47] Buna göre, koruma kapsamı işlevsel bir tasarımın yalnızca dış görünümü ile sınırlı olursa, o zaman rakipler çoğu durumda kolayca buluşun etrafından dolaşabilir, böylece dış görünümü değiştirirken işlevi kullanmaya devam edebilir.[48] Böyle bir sistem, korunan formla aynı işlevi yerine getirse bile, üç boyutlu formun diğer (veya hatta benzer) versiyonlarına karşı hiçbir koruma sağlamayacaktır. Öte yandan koruma, yerine getirdiği işlevden bağımsız olarak modelin, aletin veya ürünün yalnızca biçimini kapsayacaktır.[49] Ayrıca, şeklin mi yoksa buluşun mu esas koruma nesnesi olduğu konusunda yanlış anlamalara yol açabileceğinden, KOBİ’ler için bu durum pratikte büyük zorluklara neden olabilecektir.[50]

Ancak söz konusu Komisyona ait faydalı model çalışmaları herhangi bir anlaşmaya varılamaması nedeniyle 2000’de askıya alınmış ve 2006’da tamamen geri çekilmiştir.[51]

Komisyonun yukarıda bahsedilen yeşil raporuna ilişkin raportör Julio Añoveros Trías de Bes tarafından kaleme alınan 26.06.1996 tarihli raporda faydalı modelin üç boyutlu formuna yönelik şu görüşler sunulmuştur[52]:

“Üç boyutlu form şartı, faydalı model konusunun bir yapı, form veya konfigürasyon referans alınarak tanımlanması anlamına gelir. Faydalı modelin, kullanım veya üretim amaçları için yapısal kullanışlılığı karşılaması beklenir. Çoğu ülkede, buluşun üretim için kullanışlılık gerektiren bir yapı oluşturmakla sınırlı olması koşuluyla, faydalı model verme prosedürü hızlıdır. Üç boyutlu form şartı kabul edilmezse, bu, faydalı model başvurusunda bir dereceye kadar karmaşıklık getirmek ve dolayısıyla maliyeti artırmak anlamına gelir. Üç boyutlu form şartı, hızlı ve basit bir prosedürü asgari yasal güvenlik garantisi ile birleştirme ihtiyacını dengeler. Üç boyutlu form şartının kaldırılması, faydalı model ve patent arasındaki ayrımı bulanıklaştırabilir.

Usuller ve maddeler (substances) neden faydalı modele dahil edilmemelidir? Öncelikle vurgulanmalıdır ki, üç boyutlu form şartı kaldırılırsa bu tür buluşların korunması mümkün olacaktır. Usuller söz konusu olduğunda, piyasaya sürülen nihai üründen bir usul belirlemek imkânsız olduğundan, bir usulün kötüye kullanıldığının kanıtlanması zor olacaktır.

Üç boyutlu form şartı, asgari yasal güvenlikle hızlı ve basit bir prosedür tasarlama ihtiyacını dengelemektedir. Ayrıca, hem üç boyutlu form şartı hem de düşük buluş basamağı kriteri, patentleri faydalı modellerden ayırmaya yardımcı olur.”

TÜRKPATENT’te Buluş Konusunun Faydalı Modele Konu Olup Olmadığının Değerlendirilmesi

Yukarıdaki tartışmadan da görüleceği üzere, üç boyutluluk kriterinin kabul edilmesinin ülkemiz için olumlu/olumsuz ne gibi sonuçlarının olduğu/olacağı oldukça karmaşık ve değerlendirmesi güç bir konudur. Almanya’nın 100 yıl kadar kullandığı ve 1990’da terk ettiği sistemin, günümüzde Çin tarafından benimsendiği ve etkili bir şekilde kullanıldığı görülmektedir.

Şimdi bu tartışmayı bir kenara bırakıp, patentte bulunmayan ve faydalı modele özgü olan 6769 SMK m.142(3)(a)-(ç)’de sıralanan faydalı model verilemeyecek buluş konularını inceleyelim. Yazar ülkemizde üç boyutluluk kriteri olmadığını kabul ederek değerlendirmelerini yapacaktır. Ancak üç boyutluluk kriterini sağlayan buluşlar zaten 6769 SMK m.142(3)(a)-(ç) kapsamına girmeyeceği için, örneklerde bu kriterin sağlandığı gösterilerek faydalı model verilebilir buluş değerlendirmesi yapılabilir.

TÜRKPATENT’te 2017-2021 arası başvuru tarihine sahip faydalı model başvuruları arasında yapılan istatistiğe göre faydalı model verilemeyecek buluş konusu olması nedeniyle en çok reddedilen konular ve ret gerekçeleri sırasıyla şöyledir[53]:

  • bilgisayar tabanlı buluşlar (G06) [usuller]
  • gıdalar (A23), [usuller]
  • ölçme ve test ile ilgili buluşlar (G01), [usuller]
  • kimya ve metalürji ile ilgili buluşlar (C), [kimyasal maddeler, usuller]
  • ilaçlar ve kozmetik ürünler (A61K, P, Q), [eczacılıkla ilgili maddeler]
  • eğitim uygulamaları (G09B) [usuller]

SMK m.142(3)(a)-(c) Kapsamında Yapılan Değerlendirme

Bu kapsama giren buluşların tespiti ve değerlendirmesi, özellikle buluşun esası bu kapsamdaysa, nispeten daha kolaydır.

Kimyasal maddeler (örn. sentetik boya, deterjan, diş macunu, sabun, hidroklorik asit, sitrik asit vb.) ve biyolojik maddeler (izole edilmiş bakteriler, prokaryotlar, mantarlar, algler, protozoalar, plazmitler, virüsler, hücre organelleri, biyolojik kaynaklardan elde edilen maddeler örn. serum, toksin vb.) faydalı model ile korunmaz.[54]

Kimyasal usuller (örn. oksidasyon, kataliz, yumurta pişirme, kek yapma vb.) ve biyolojik usuller (örn. adipik asit hazırlamak için bir biyolojik yöntem) de faydalı model ile korunmaz.[55]

Kimyasal usuller sonucu elde edilen ürünler (örn. oksidasyon sonucu üretilen nitrik asit) ve biyolojik usuller sonucu elde edilen ürünler (örn. bir biyolojik yöntem sonucu elde edilen adipik asit vb.) de faydalı model ile korunmaz.[56]

Eczacılıkla ilgili maddeler (örn. ilaç hammaddeleri, etkin madde), eczacılıkla ilgili usuller (örn. ilaç elde etme yöntemleri) ve eczacılıkla ilgili usuller sonucu elde edilen ürünler (örn. ilaçlar) faydalı model ile korunmaz.[57]

Biyoteknolojik buluşlar (örn. genler, yaşam formları, doğal ortamından izole edilmiş veya teknik bir yöntemle üretilmiş biyolojik materyal) da faydalı model ile korunmaz.[58]

Bununla birlikte istemde kimyasal/biyolojik/eczacılıkla ilgili bazı özellikler bulunmakla birlikte buluşun özü itibariyle bu alanda olmadığı durumlarla da karşılaşılmaktadır. Bkz. “Ürünlerin Değerlendirilmesi” başlıklı aşağıdaki bölüm

SMK m.142(3)(ç) Kapsamında Usullerin veya Usuller Sonucu Elde Edilen Ürünlerin Değerlendirilmesi

6769 SMK m.142(3)(ç)’ye göre usuller veya bu usuller sonucu elde edilen ürünlere ilişkin buluşlar faydalı modelle korunmaz. Burada usullerden kastedilenler arasında imalat yöntemleri, kullanım yöntemleri, iletişim yöntemleri, işleme yöntemleri, bilgisayar programları (bilgisayarın belirli işlem adımlarını yerine getirmesi), yemek tarifleri vb. sayılabilir. Örneğin, bir dişli imal etme prosesi, bir atölyede toz giderme yöntemi, bir bilgi işleme yöntemi vb. faydalı modelle korunmaz.[59]

Peki usuller neden faydalı model kapsamından çıkarılmıştır? “Faydalı model korumasında tekniğin bilinen durumunun aşılması gerekmediği dikkate alındığında, tekniğin bilinen durumunu aşmayan yalnızca yenilik ve diğer şartları sağlayan teknik ilerlemelere, bu nitelikteki usullere faydalı model koruması sağlanmasında, koruma ödülünü dengeleyecek toplumsal yararın bulunmadığı sonucu ortaya çıkmaktadır.”[60] Bu bakımdan, daha düşük bir buluş basamağı kriterine sahip “küçük” usul buluşları da faydalı modelle korunmamalıdır. Zira bu tür buluşlar genellikle “know-how” olarak adlandırılan teknik uzmanlığa aittir. Optimal süreç elde edilene kadar üretim döngülerinin verimliliğinin iyileştirilmesi, genellikle birbirini takip eden usul buluşlarının sonucudur. Çoğu zaman, nihai olarak pazarlanan üründen, üretiminde belirli bir usul buluşunun kullanılıp kullanılmadığı anlaşılamaz. Bu tür süreçlerdeki tescilli haklar, sonuç olarak pratikliklerini kaybedebilir, çünkü hak sahibi herhangi bir ihlali kanıtlamakta büyük zorluk çekecektir. Bu bakımdan bu tür usul buluşları, rakipler tarafından doğrudan taklitten kaçınmak için genellikle ticari sır olarak gizli tutulmaktadır.[61] Bu nedenle bu tür bir koruma imkanının verilmesi başvuru sahibinin hem istediği korumayı elde edememesine hem de elindeki know-how’ı açıklamasına neden olması bakımından kendisine olumsuzluk olarak yansıması muhtemeldir.

Patente konu buluş, bir ürünün şekli ve yapısı ile ilgili geliştirmelerin yanı sıra ürünün yapıldığı spesifik yöntemin, işlemin ve malzemenin geliştirilmesi ile de ilgili olabilir. Ancak, faydalı modele konu buluş, yalnızca spesifik yöntem/işlem ile ilgili geliştirilmiş teknik çözümleri korumamalıdır.

6769 SMK m.142(3)’te faydalı model ile korunamayacak buluşlar:

“…kimyasal ve biyolojik usuller sonucu elde edilen ürünlere ilişkin buluşlar,

“…eczacılıkla ilgili usuller sonucu elde edilen ürünlere ilişkin buluşlar,

…usuller sonucu elde edilen ürünlere ilişkin buluşlar”

olarak listelenmiştir. Buradan anlaşılacağı üzere Kanun koyucu yalnızca kimyasal, biyolojik ya da eczacılıkla ilgili usuller sonucu elde edilen ürünleri değil, ayrı bir maddede daha geniş haliyle usuller sonucu elde edilen ürünleri de hariç tutmuştur. Bu da gösteriyor ki faydalı modelle korunamayacak ürünler kimyasal, biyolojik ya da eczacılıkla ilgili ürünlerle sınırlı değildir. Burada “usuller sonucu elde edilen ürünlere ilişkin buluşlar” ifadesi nasıl yorumlanmalıdır? Her ürünün hatta cihazın bir usul sonucu üretiliyor olduğunu ileri sürmek hiçbir ürünün/cihazın faydalı modelle korunamayacağını iddia etmek olur ki bu fazlasıyla geniş bir yorumdur. Bir cihaz/aparat yapısal özellikleriyle tanımlanabilirken bazı ürünler belirli bir şekle ve yapıya sahip olmadığı için yapısal özellikleriyle tanımlanamazlar. Örneğin bir masa yapısal olarak istemde şöyle tanımlanabilir:

Örnek 1:

“İstem 1. Bir çalışma masası olup, özelliği, bir üst parça ve bu üst parçaya bağlanmış ve ona destek sağlayan dört adet ayak içermesidir.”

Bu tür bir istem faydalı modelle korunabilir buluş konusuna dahildir. Ancak aynı masa usul sonucu üretilen bir ürün şeklinde tanımlanırsa faydalı model kapsamına giremeyecektir:

Örnek 2:

“İstem 1:

  • Ahşap türünün ve masa boyutlarının seçilmesi
  • tahta malzemenin testereyle kesilerek üst parçanın ve dört adat ayağın oluşturulması
  • her bir ayağın üst parçanın aynı yüzeyinin köşelerine çivi ile bağlanması

işlem adımlarıyla üretilmiş bir çalışma masası.”

Yukarıdaki istem her ne kadar faydalı modelle korunabilir bir ürünle (masa) ilgili olsa da söz konusu ürünü bir üretim yöntemiyle tanımladığı için faydalı modelle korunabilir değildir. Bu örnekten de görüldüğü üzere aynı ürünle ilgili bile olsa istemin yazılış biçimi faydalı modelle korunabilirliği etkilemektedir. Örnek 1’deki istemde masanın yapısal özellikleri buluşun esasıdır. Örnek 2’de ise masanın üretim yöntemi ön plandadır. Bir cihaz/aparat için faydalı modelle koruma sağlanmak isteniyorsa buluşun yapısal özellikleri vurgulanarak buluş tanımlanmalıdır. Bir ürünün yapısal özelliği, her bir parçasının birbiriyle olan ilişkisini ve düzenlenmesi ifade eder.[62]

Usul özelliklerine sahip unsur bulunan bir ürüne/aparata yönelik faydalı model verilebilirlik değerlendirmesi

Bir ürünün/aparatın faydalı model kapsamına girip girmediği tespit edilirken zaman zaman zorluklar yaşanmaktadır. Bu genelde istemde işlevsel, yönteme benzer bazı ifadeler bulunduğu halde buluşun aslında bir aparat/cihaz olması durumunda yaşanmaktadır. Böyle durumlarda buluşun faydalı model kapsamına girip girmediği tespit edilirken buluşun esasının ve istemin yazılış tarzının dikkate alınmasında fayda vardır.

Faydalı modelin istemlerinde bilinen bir yöntemin adı ürünün şeklini veya yapısını tanımlamak için kullanılabilir.

Örnek 3:

Örneğin, perçinleme ya da lehimleme ile iki ayrı parçanın birleştirildiğinden bahseden bir istem (“birinci parçayla perçinlenmiş olan ikinci parça içeren…”) yöntemi korumayıp doğrudan parçaların birbiriyle olan ilişkisini ve yapısal özelliklerini tanımlamakta kullanıldığı durumda faydalı model kapsamında değerlendirilecektir.

Benzer şekilde yukarıda örnek 1’deki çalışma masasında “üst parçaya bağlanmış ayak” unsuru da aynı şekilde buluşu yapısal olarak tanımladığından faydalı model kapsamındadır.

Örnek 4:

Ancak, eğer istem:

  • “birinci ve ikinci parçanın bir araya getirilmesi,
  • lehimin iki parça arasına yerleştirilmesi,
  • lehim tabancasıyla 1 dakika boyunca ısıtılarak lehimin eritilmesi sonucu elde edilmesi…”

şeklinde yazılırsa söz konusu istem salt bir yöntemi ya da bu yöntem sonucu elde edilen ürünü korumaya yönelik yazıldığı için faydalı model koruması kapsamına girmeyecektir.[63]

Bir istem, yapısal özelliklere sahip olsa bile buluşun özü itibariyle ürün yapma veya kullanma yöntemini tanımlayan teknik özellikler veya bilgisayar programını tanımlayan teknik özellikler gibi, yöntemin kendisi ile ilgili geliştirmeleri içeriyorsa, faydalı model kapsamına girmeyecektir.

Örnek 5:

Örneğin istem,

“buluş gövde kısmı silindirik ve uç kısımları konik olan bir tür ahşap kürdan olup özelliği; bahsedilen ahşap kürdanın önceden belirlenmiş bir şekle getirilmesi, 5-10 dakika bakterisit içine daldırılması, ardından bakterisitten çıkarılıp havalandırılması”  

şeklinde karakterize ediliyorsa, başlı başına yöntemle ilgili bir geliştirmeyi içerdiğinden, faydalı model ile korunamayacaktır.[64] Burada “gövde kısmı silindirik ve uç kısımları konik olan bir tür ahşap kürdan” faydalı model ile korunabilir bir nesne olmasına rağmen buluşun özü, buluşun karakteristik özelliği bu nesnenin nasıl üretildiğiyle ilgilidir.

Usul özelliklerine sahip unsur bulunan bir ürüne/aparata yönelik yenilik değerlendirmesi

Eğer istem hem usul hem ürün/aparat unsurları içeriyorsa ancak buluş konusu geliştirme faydalı model verilebilir konuyla ilgiliyse araştırma düzenlenir ve bulunan doküman karşısında yenilik değerlendirmesi yapılır. Ancak usulle ilgili kısımlar yenilik değerlendirmesine dahil edilmez.

EPO’da bir ürün isteminde usul ile tanımlanmış özellikler içeren bir unsurun yenilikte nasıl değerlendirildiğine bir örnek verelim:

Örnek 6:

3. İstem 2’ye göre bir ütüleme cihazı olup, taban plakası (1), buharın çıktığı yerden başlayarak buharı dağıtmak için geliştirilen buhar çıkışları (2) ve düşük basınçlı döküm ve cebri hava soğutması ile elde edilen oluklar (3) içerir.[65]

Bir ürün istemindeki yöntem özellikleri, isteme konu ürünün önceki teknikteki bilinen ürünlerden farklı özelliklere sahip olmasına neden oluyorsa yeniliği sağlayabilir.[66] Yukarıdaki örnekte tekniğin bilinen durumunda istemin tüm özellikleri bulunmuş olduğunu ve yalnızca olukların bahsedilen yöntemle üretilmediğini varsayalım. Farklı olan unsur yapısal farklılık yaratıyor mu? Başvuruda yalnızca olukların bu yöntemle üretilmesinin daha kolay olduğundan bahsediliyor olsun. Bunun dışında oluşan yapısal bir farklılıktan bahsedilmediyse bu özellik yenilik sağlayan bir özellik olmayacaktır. Başvuru, ürünün üretilme yönteminin ürüne belirli özellikler kazandırdığını belirtmelidir. Bu belirtilmezse, yalnızca istemdeki yapısal özellikler dikkate alınır zira ürünün tüm teknik özellikleri bilindiği sürece, istem sadece işlem adımları nedeniyle yeni sayılmaz. Yukarıdaki istem 3’teki olukların “düşük basınçlı döküm ve cebri hava soğutması ile elde edilmesi” bu nedenle sınırlayıcı olmayan özellik olarak yorumlanır ve yenilik değerlendirmesinde dikkate alınmaz.

Örnek 7:

EPO’dan bir örnek daha verelim[67]:

İstem 1: “Bir sürekli filament polyester iplik olup özelliği….”

şeklinde olsun. Başvuru sahibi tekniğin bilinen durumundan farklılaşmak amacıyla isteme yönteme dayalı bir özellik eklemiş olsun:

İstem 1: “En az 7 Km/dak.’lık bir eğirme hızında yüksek hızlı eğirme ile eğrilen bir sürekli filament polyester iplik olup özelliği….”

(istemlerin iki parçalı yazılmadığını varsayınız)

İpliğin “en az 7 Km/dak.’lık bir eğirme hızında yüksek hızlı eğirme ile eğrilmesi” isteme yapısal bir farklılık getirmekte midir? Bu özellik, ipliği D1’de açıklanan iplikten farklı hale getirmekte midir? Zira bir yönteme/işlem adımına ait özellik, yalnızca üründe belirgin ve tanımlanabilir karakteristik bir özelliğe yol açtığı ölçüde, ürün isteminde yeniliğe katkıda bulunabilir.[68]

Başvuru sahibi, D1’de açıklanan polyester elyafların en az 0,90 içsel viskoziteye sahip olduğunu, bunların mevcut istem 1’in gerektirdiği şekilde minimum 7 km/dak’lık bir eğirme hızı kullanılarak bir eğirme işlemi ile filament ipliklere eğrilemeyeceğini ileri sürmüştür. Ancak itiraz sahibi sunduğu dokümanlarla 1,0’a kadar içsel bir viskoziteye sahip olan polyesterlerin 12 km/dk’ya kadar bir hızda eğrilebileceğini göstermiştir. Patentin bu tür yüksek viskoziteleri açıkça tarifnamede açıklamaması, bu tür yüksek viskoziteleri hariç tutmak için meşru olarak yorumlanabilecek hiçbir gerekçe sunmamaktadır. Bunun aksini ispatlamak başvuru sahibine aittir ancak başvuru sahibi buna yönelik bir itirazda bulunmadığı için isteme eklenen söz konusu özelliğin yenilik niteliği kazandırmadığı kabul edilmiştir.

Bazı durumlarda yalnızca yapısal özellikler bir unsuru tanımlamada yeterli olmayabilir. Ancak istemlerde, faydalı modeli tanımlamak için herhangi bir işlev veya etkiye dair özelliği mümkün olduğunca kullanmaktan kaçınılmalıdır. Örneğin istemin karakterize edici kısmı yalnızca faydalı modelin işlevini belirtmemelidir.

Örnek 8:

Bilgisayarlarda kullanılan konektörlerle (bkz. şekil 4) ilgili CN2341286Y sayılı faydalı model için faydalı model ile korunabilir buluş konusuna dahil olmadığı gerekçesiyle hükümsüzlük davası açılmıştır. Faydalı modelin ilk iki istemi şöyledir:

1. Birinci ve ikinci konektörleri içeren, karşılıklı olarak bağlanmış bir konektör düzeneği olup, özelliği birinci konektör, bir birinci terminal grubuna sahip bir birinci gövdeyi içerir;

ikinci konektör, ikinci bir terminal grubuna sahip ikinci bir gövdeyi içerir;

birinci ve ikinci konektörler, önden arkaya, kafa kafaya bir şekilde karşılıklı olarak düzenlenmiştir.

2. İstem 1’e göre konektör düzeneği olup, bir birinci modül düzeneği söz konusu birinci konektöre düz bir şekilde sokulur, ikinci bir modül düzeneği söz konusu ikinci konektöre ters bir şekilde yerleştirilir.

Şekil 4: CN2341286Y sayılı faydalı modele ait şekil 3 (üstte), bir bilgisayar konektör örneği (altta)

Görüldüğü üzere istem 1 buluşu yapısal özellikleriyle tanımlamış olduğu için faydalı model ile korunabilir buluş konusuna dahildir. İstem 2 ise istem 1’deki konektör düzeneğine ait modüllerin nasıl yerleştirildiğini anlatmaktadır.

Mahkeme istem 2’deki ek teknik özelliklerin, modül düzeneklerini ilgili konektörlere yerleştirme yollarını tanımlasa da, istem 2, istem 1’in tüm yapısal özelliklerini içerdiği ve bu nedenle bir bütün olarak ürünün yapısıyla ilgili teknik bir çözümü tanımladığı için istem 2’nin işlem özellikleri içermesine rağmen, faydalı model için uygun bir konuyu tanımladığını ve Çin Patent Yasası m.2(2)’ye uygun olduğuna karar vermiştir.[69]

Burada istem 2’yi bir çalışma prensibinin anlatıldığı istemlerle karıştırmamak gerekir. Zira istem 2’de aslında konektör düzeneğine ait modüllerin birbirlerine göre nasıl konumlandığı tanımlanmaktadır.

Örnek 9:

Çin Yargıtayı yakın tarihli bir davada önemli bir karar vermiştir. Faydalı modele ait istem “dikdörtgen bir conta halkası” ile ilgilidir ve “politetrafloroetilenin kauçuğa sıcak presleme ile bağlandığı” tanımlanmaktadır. Önceki teknikte politetrafloroetilenin soğuk işlemle bir kauçuk halka içine gömüldüğü ve daha sonra ayrılabilir olduğu ileri sürülmüş, istemdeki sıcak presleme özelliği değerlendirme dışı bırakılmıştır. Jiangsu Eyaleti Yüksek Mahkemesi, ikinci derece kararında bu görüşün yanında yer almış, ardından Yargıtay, kararı onamış ve faydalı model sahibinin yeniden yargılama talebini şu gerekçeyle reddetmiştir:

“Faydalı modelde korunacak konu, şekil, yapı veya bunların birleşiminden oluşan teknik bir çözüm olup, şekil ve yapı dışındaki özellikler faydalı model istemlerinin yenilik ve buluş basamağına katkı sağlayamaz. Tekniğin bilinen durumundaki dokümanda şekil ve yapıya yönelik olmayan özelliklerin açıklanıp açıklanmadığı ilke olarak dikkate alınmayacaktır… Bu durumda “sıcak presleme” özelliği ne bir şekil özelliği ne de bir yapı özelliğidir ve bu nedenle faydalı modelin koruma kapsamını tanımlamaz. Önceki teknik “sıcak presleme” özelliğini açıklamasa bile önceki teknik saldırısı bundan etkilenmeyecektir.”

Yargıtay’ın yenilik/buluş basamağı değerlendirmesinde ve faydalı modelin koruma kapsamını belirlemede şekilsel/yapısal olmayan özellikleri reddettiği görülmektedir.[70] Bir başka deyişle, faydalı model ile korunabilir olmayan bir özellik, yenilik değerlendirmesinde dikkate alınmamaktadır.

Ürünlerin Değerlendirilmesi

Daha önce belirtildiği üzere 6769 SMK’ya göre kimyasal/biyolojik/eczacılıkla ilgili maddelere ve kimyasal/biyolojik/eczacılıkla ilgili usuller sonucu elde edilen ürünlere ve usuller sonucu elde edilen ürünlere ilişkin buluşlar faydalı model ile korunamamaktadır.

Bir istemde kimyasal/biyolojik/eczacılıkla ilgili bazı özellikler bulunmakla birlikte buluşun özü itibariyle bu alanda olmadığı durumlarda buluşun faydalı model kapsamına girip girmediği tespit edilirken zaman zaman zorluklar yaşanmaktadır. Böyle durumlarda değerlendirme yapılırken buluşun esasının dikkate alınmasında ve gerekliyse başvuru sahibinin yönlendirilmesinde fayda vardır.

Örnek 10:

Buluş konusu bir katot ışınlı tüp (CRT) ile ilgili ise ve söz konusu buluş televizyonun bir parçası (fiziksel bir unsuru) olarak geçiyorsa, ya da kendi başına fiziksel bir ürün olarak tanımlandıysa faydalı model olarak korunabilirken; tüpün içindeki kimyasallarla ya da onların reaksiyonlarıyla ilgili bir buluş ortaya konduysa söz konusu buluş faydalı model kapsamına girmeyecektir. Burada değerlendirme yaparken dikkat edilmesi gereken buluşun ilgili olduğu alan (örn. katot ışınlı tüpler) değil, buluşun teknikten farklılık yaratan özü ve istemin yazılma biçimidir. Buluşun özü faydalı model verilebilir nitelikte olmasına rağmen istemlerin yazılma biçimi dolayısıyla koruma dışında kalıyorsa, istem düzelttirilmelidir.

Örnek 11:

6769 SMK m.142(3)(a)’ya göre etil alkol kimyasal bir madde olması nedeniyle faydalı model ile korunamıyor olsa da içinde etil alkol bulunan bir termometre faydalı model ile korunabilir[71]:

 “İstem 1. Bir etil alkol termometresi olup özelliği; içinde alkolün depolandığı bir şişkin kısım ve bahsedilen şişkin kısımdan uzanan bir boru kısmı ve bu boruyu destekleyen ve bir ölçeği olan bir cam tüp içermesidir.”

Burada buluş konusu, termometrenin cam tüpünün yapısı ile ilgili ise, örneğin, alkolün depolandığı şişkin kısım ile ilgili bir geliştirme ise istem faydalı modele konu olabilir.[72] Ancak istem tekniğin bilinen durumundan yalnızca termometrenin içindeki kimyasal madde (etil alkol) ile ayrılıyorsa, buluş konusu doğrudan kimyasallarla ilgili olamayacağı için yenilik değerlendirmesinde bu özellik dikkate alınamayacaktır.

Tarifnamede çeşitli kimyasallardan ya da yöntemlerden bahsedilmesi, başvurunun faydalı model kapsamı dışına çıkmasına tek başına bir neden olmayacaktır, ancak istemlerde belirtilmeksizin tarifnamede çeşitli kimyasallardan ya da yöntemlerden bahsedilmesi durumunda sonradan istemlere bu özelliklerin eklenmesine izin verilmeyebilir. Tarifnamede bahsedilen kimyasalların ya da yöntemlerin istemlerin yorumlanmasında buluşun özü bunlarmış gibi gösterilmesine izin verilmez. Buluş başlığında da yöntem vb. ifadeler kullanılmamalıdır.

Bir ürünün yapısal özelliği, her bir parçasının birbiriyle olan ilişkisini ve düzenlenmesini ifade eder. Bir ürünün yapısı, mekanik yapı veya devre yapısı olabilir. Mekanik yapı, ürünü oluşturan bileşenlerin veya parçaların göreli konum ilişkisini ve gerekli mekanik eşleşme ilişkisini vb. ifade eder. Devre yapısı ise, ürünü oluşturan bileşenler veya elemanlar arasındaki sabit bağlantı ilişkisini ifade eder.

Örnek 12:

Kompozit katmanlar da bir ürünün yapısı olarak kabul edilebilir. Bir ürünün karbonlanmış katman, oksit katman vb. kompozit katmanları bir ürünün yapısına aittir. Ancak bir maddenin moleküler yapısı, bileşeni ve metalografik yapısı, faydalı model ile korunamaz. Örneğin, sadece lehim pastasının bileşiminde değişiklik içeren bir kaynak teli, faydalı model korumasına konu değildir. [73]

Kendi şekline ve yapısına sahip olan üründe önceki teknikte bilinen bir malzemenin kullanımı, örneğin kompozit döşeme tahtaları, plastik bardak gibi ürünler malzeme ile ilgili olarak başlı başına bir geliştirme değilse, kimyasal maddeler veya kimyasal usuller sonucu elde edilen usul olarak değerlendirilmezler. Bir başka deyişle yapısal özelliğiyle tanımlanan bir plastik bardak (örneğin farklı şekle sahip bir kulp ile tutuş kolaylığı sağlayan bir plastik bardak) ile ilgili bir buluş, sırf plastiğin kimyasal bir madde olması nedeniyle faydalı model verilebilir buluş konusu dışında tutulamaz. Ancak buluşta tam-geridönüştürülebilir yapıda bir plastik bardak geliştirilmişse, buluş salt bir kimyasal maddenin geliştirilmesiyle ilgili olduğu için faydalı model verilebilir buluş konusu dışında kalacaktır.

Örnek 13:

“Buluş eşkenar dörtgen (rhombic) bir tablet olup özelliği; A bileşeninin %20, B bileşeninin %40 ve C bileşeninin %40 oranında bulunması ile karakterize edilmektedir.” şeklinde bir istemde buluş salt belirli bir şekle sahip eşkenar dörtgen bir tablet olmasıyla değil, aslında içerdiği malzemeyle ilgili bir geliştirmeyle ilgilidir.

Örnek 14:

“Pansuman Ekipmanı” başlıklı CN2193720Y sayılı Çin faydalı modeli hakkında faydalı model ile korunabilir buluş konusu olmadığına dair hükümsüzlük davası açılmıştır.

İstem 1, bir tepsi ve bir pens içeren bir pansuman ekipmanı olup, özelliği, söz konusu tepsi ve pensin sert plastikten yapılmış olması ve dıştan ekipmanın üzerini kapatan koruyucu film içermesidir.

Şekil 5: CN2193720Y sayılı Çin faydalı model (üstte), metal bir pansuman ekipmanı örneği (altta)

Mahkeme kararında istem 1’in pansuman ekipmanını tanımlarken, malzemenin özelliğini belirtmesine rağmen, bir bütün olarak ürünün yapısını tanımladığı, bu nedenle, istem 1’in faydalı model ile korunabilir buluş konusuna dahil olduğuna ve Çin Patent Yasası m.2(2)’ye uygun olduğuna karar vermiştir.

Bazı teknik alanlarda, bir ürünün şekli/yapısı malzeme ile yakından ilişkilidir ve başvuru yaparken malzeme özelliklerinden tamamen kaçınmak mümkün değildir. Ancak bir başvurunun faydalı model ile korunabilir buluş konusuna dahil olması için sadece bilinen malzemelerin bir ürüne uygulanmasına izin verilir. Dolayısıyla, geliştirme bir malzeme üzerinde ise faydalı model korumasına uygun değildir.

Gıdaların Değerlendirilmesi

Gıdalar bazı ülke mevzuatında kimyasallar ve ilaçlarla birlikte kategorize edilir.[74] Yemek tarifi şeklinde tanımlanan gıdalar yöntem kapsamında olacağı için faydalı model korumasından yararlanamaz. Belirli bir yemek tarifi sonucu elde edilen bir gıda ürünü ise usuller sonucu elde edilen ürün kapsamında olduğu için faydalı model korumasından yararlanamayacaktır. [75]

Örnek 15:

Menemen yemeği ile ilgili bir gıda başvurusu düşünelim:

1. Bir menemen yemeği olup, özelliği; 2 yemek kaşığı sıvı yağ, 3 adet yeşil biber, 3 adet orta boy domates, yarım çay kaşığı tuz ve 3 adet yumurta içermesidir.[76]

2. Bir menemen yemeği yapma yöntemi olup, özelliği;

-Sıvı yağı ve biberleri tavaya alarak biberlerin rengi dönünceye kadar kavrulması,

-Üzerine kabukları soyulup küçük küçük doğranmış domateslerin ilave edilmesi,

-Kısık ocakta tavanın kapağını kapatarak domateslerin iyice pişirilmesi,

-Domatesler piştikten sonra yumurtaların kırılıp tavaya eklenmesi,

-Tuz ve baharat eklenmesi,

-Yumurtaların pişmesinin ardından ocağın kapatılması

işlem adımlarını içermesidir.[77]

3. İstem 2’de uygulanan işlem adımları sonucunda elde edilen menemen yemeğidir.

4. Bir menemen yemeği olup, özelliği; ağırlıkça %4 sıvı yağ, %15 yeşil biber, %40 domates, %1 tuz ve %40 yumurta içermesidir.

Yukarıda 2 nolu istem bir usul olduğu için SMK m.142(3)(ç) kapsamında faydalı model ile korunamaz. İstem 3 de bir usul sonucu elde edilen ürün olması sebebiyle yine anılan hüküm kapsamında faydalı model ile korunamayacaktır. İstem 1 ve 4 incelendiğinde ise bunlar bir usul içermemektedir, ancak bu haliyle istemin unsurları arasında herhangi bir etkileşim bulunmadığından, bu unsurların ne şekilde bir araya getirilerek menemen yemeğini oluşturduğu belirsizdir. Söz konusu unsurlar (sıvı yağ, yeşil biber, domates vb.) menemen yemeğini oluşturacak şekilde detaylandırıldığında ise bir usul sonucu elde edilen ürün kapsamına girecektir. Buradaki buluş istem 1 ve 4’teki malzemelerin yan yana getirilmesinden ibaret olmayıp, bunların nasıl bir işlemden geçirilerek menemeni oluşturduğudur. (Bkz. Şekil 6) Buradaki durum mekanik unsurlara sahip bir aparattan farklıdır. Zira bir aparatın unsurları bir araya getirildiğinde unsurlarda ciddi anlamda yapısal bir değişiklik olmamakta, son ürün sabit bir şekle sahip olmakta ve kendisini oluşturan unsurlar itibariyle tanımlanabilmektedir. Ancak bir gıda ürününde unsurların sadece yan yana getirilmesi son ürünü oluşturmayacaktır. Gerekli işlemlerden geçirilen unsurlar son ürünü oluşturmaktadır. Yine yumurtanın pişirilmesi vb. işlemlerin kimyasal usule girmesi söz konusudur. Bu bakımdan yazar istem 1 ve 4’ün bir usul sonucu elde edilen ürün (menemen) olduğu kabul edilerek bu istemin SMK m.142(3)’ün hem (a) hem de (ç) bendine göre reddedilebileceği kanaatindedir.  

Şekil 6: Menemen yemeği salt malzemelerin yan yana getirilmesinden ibaret olmayıp, bunların nasıl bir işlemden geçirilerek menemeni oluşturduğuyla ilgilidir.

Gıda alanında faydalı model ile korunabilecek örnek konular arasında şunlar sayılabilir:

Bir bisküvi üretme makinesi, belirli bir şekle sahip gıda paketi, gıda şırıngası, gıda yazıcı cihazı, meyve soyma aparatı; üzerinde hamur katmanı, çikolata katmanı, krema katmanı vb. katmanlar bulunan bir gıda ürünü vb.

Ancak TÜRKPATENT uygulamalarına bakıldığında gıda ile ilgili faydalı model başvurularının yalnızca %7’sinin faydalı modelle korunabilir buluş konusuna dahil olmadığı için reddedildiği görülmekte olup, Kurumun yalnızca istem 2 ve 3’teki gibi başvuruları reddettiği, yukarıda istem 1 ve 4’teki türde gıda başvurularını genellikle kabul ettiği gözlemlenmektedir.[78]

Kanaatimizce bu tür başvurular kimyasal usuller sonucu elden ürünler (SMK m.142(3)(a)) ve usuller sonucu elde edilen ürünler kapsamında reddedilmelidir. (SMK m.142(3)(ç))

Bilgisayar Tabanlı Buluşların Değerlendirilmesi

Bilgisayar programı, bilgisayara belirli bir işlemi ya da işlemleri gerçekleştirebilmesi için verilen komut ya da komutlar bütünüdür. Bu bakımdan salt işlem adımlarından oluşan bilgisayar programları faydalı model ile korunamaz.

Bilindiği üzere ülkemizde ve EPO’da bilgisayar programları belli koşullar altında patentlenebilmektedir. Örneğin bilgisayar programının bilgisayarın yaptığı normal fiziksel işlemin dışında daha ileri teknik bir etkiye sebep olması durumunda patentlenebilmesi söz konusudur.  Ancak bu tür başvuruların tekniğin bilinen durumundan farkı genellikle fiziksel yapılarından kaynaklanmayıp, farklar uyguladıkları algoritmalar, yönergeler bakımından ortaya çıkmaktadır. Bu da buluşun aslında yöntem/işlem adımlarına yönelik olduğu gerçeğini ortaya koymaktadır.  Bir diğer deyişle, bilgisayar programının 6769 SMK m.142’ye göre yeni olduğunu kabul etsek bile söz konusu yenilik yöntem/işlem adımlarına yönelik ise SMK m.142(3)(ç) kapsamında faydalı modelle korunamayacaktır. Buna ek olarak, bilgisayar tabanlı buluşların çoğunun yenilik niteliğini sağlarken buluş basamağı kriterine takılmaları sıklıkla karşılaşılan bir durumdur. Bu tür buluşların faydalı model ile korumasının önünün açılması durumunda yazılım sektörüne yarardan çok zarar getirebileceği de değerlendirilmelidir.

Örnek 16:

Aşağıdaki istem gerçek bir patent başvurusundan alınmıştır, ancak burada hayali bir senaryo üzerinden değerlendirmeye tabi tutulacaktır.

İstem 1:

“‐ Müteahhit, ürün taşeronu ve bireysel kullanıcılardan oluşan talep kullanıcılarının talep ettiği ürünleri ve veya hizmetleri kendisine özel kategorize ederek işaretleme yaparak talepte bulunduğu, ilgili taleplere gelen teklifleri satıcı profilleri ile birlikte değerlendirme öncesi gözlemledikleri bir talep oluşturma modülü,

‐ Ürün taşeronu, hizmet taşeronu, tedarikçi kullanıcılarından oluşan arz kullanıcılarının, talep kullanıcıları tarafından yayınlanan talepleri gözlemledikleri ve diledikleri talepleri yanıtladıkları bir teklif veren modülü,

‐ Kullanıcıların sisteme girişi aşamasında profillerini oluşturarak kaydını sağlayan, iletilen talepleri ve teklifleri denetleyerek onaylayan, talep oluşturma modülü ve teklif verme modülü üzerinden özel ve resmi ihalelerin bilgilendirmesini, özel talep olması durumunda ihalelerin yaklaşık maliyetini hesaplayarak sonucu talep kullanıcılarına ileten sağlayan bir yönetim kontrol modülü

içermesiyle karakterize edilen inşaat sektöründe arz talep karşılama portalı.”

Yukarıdaki istemde teknik olarak kabul edilebilecek tek unsur portaldır. Talep oluşturma modülü, teklif veren modülü, yönetim kontrol modülü olarak adlandırılan unsurların hangi teknik enstrümanlarla söz konusu işleri yaptığı belirsizdir. Uzman istemde portal unsuru bulunması sebebiyle araştırma yapmış ve genelgeçer bir doküman ile buluş basamağına saldırmıştır. Başvuru sahibinin olumsuz araştırma raporundan sonra patentten faydalı modele dönüşüm talebi yaptığını farz edelim.  Uzman faydalı model için araştırmasını yalnızca yenilik kriteri üzerinden yapabilecektir. Teknik olmayan unsurların faydalı modelde yenilik sağladığını kabul edersek, uzman istemde bahsi geçen modülleri bulamadığı için istemi yeni kabul etmek zorunda kalacak ve faydalı modele belge verecektir. Kanaatimizce iş metotlarının dolaylı yollardan korunmasına olanak verecek olan bu tür bilgisayar tabanlı buluşların birer sistem istemi haline getirilerek faydalı model koruması sağlanması doğru değildir. Bu nedenle teknik olmayan unsurların (bilgisayar tabanlı buluşlar da dahil) faydalı modelde yenilik sağlamadığı kabul edilmelidir.[79]

Örnek 17:

Bazı başvurular başvurunun özü bir yöntemi (genellikle bilgisayar programını) tanımlasa da yöntemi uygulayan sistemin unsurları tanımlanarak bir sistem istemi şeklinde yazılabilmektedir. Örneğin:

“Buluş mobil cihazlarda ….. sistemi olup, özelliği;

– ……. –mak üzere yapılandırılan bir mobil cihaz,

– Mobil cihazdan …… –mak üzere yapılandırılan bir sunucu,

– …… verilerin kaydedildiği bir veritabanı,

– Verilerin ….. –mak üzere yapılandırılan bir uygulama içermesidir.”

şeklinde ifade edilmiş bir sistemde aslında buluşa yenilik vasfını kazandıran unsurlar mobil cihaz, sunucu, veritabanı ya da uygulama değildir. Buluş konusu, söz konusu unsurların ne şekilde yapılandırılıp anılan sistemi oluşturduğudur. Bu tür buluşlar, özünde birer yönteme ilişkin yeniliği içerir. Yazar, bu noktada örnek 9’da Çin Yargıtayının aldığı karara paralel olarak faydalı modele konu olamayacak özelliklerin yenilik değerlendirmesine alınmayarak yeniliğe saldırılmasının mümkün olduğu görüşündedir. Böylece mobil cihaz, sunucu, veritabanı ve uygulama içeren ve bir başka amaca yönelik yapılmış bir sistem buluşun yeniliğini ortadan kaldırabilecektir.

Ancak yapılan istatistiklerde G06Q sınıfına sahip bilgisayar tabanlı faydalı model başvurularının sadece %9,3’ünün faydalı modelle korunabilir buluş konusuna dahil olmadığı için reddedildiği görülmekte olup, Kurumun salt yöntem içermedikçe sistem şeklinde yazılmış bu tür başvuruları kabul ettiği gözlemlenmektedir.[80]

Bilgisayar/Elektronik alanında bir faydalı model başvurusunda geliştirilen buluşu kabaca üçe ayırabiliriz:

  1. buluş yalnızca donanım özelliklerinin geliştirilmesi ile ilgilidir
  2. buluş yalnızca yöntem adımlarının geliştirilmesi ile ilgilidir
  3. buluş hem donanım özelliklerinin hem de yöntem adımlarının geliştirilmesi ile ilgilidir

Birinci grup faydalı model ile korunabilir buluş konusuna dahildir, ancak ikinci grup usullerin faydalı modelle korunamaması nedeniyle faydalı model ile korunabilir buluş konusuna dahil değildir. Bununla birlikte ikinci gruptaki çözümün bir donanıma entegre edilmesi durumunda bunun faydalı modele konu olması mümkün olabilir. Bu durumda başvuru sahibi öncelikle yöntem adımlarının bir bilgisayar programına bağlı kalmadan bir donanım ile gerçekleştirilip gerçekleştirilemeyeceğini belirlemelidir; eğer bu mümkünse ve donanım çözümü de yeni ise, faydalı model koruma sağlanabilecektir.[81]

Örnek 18:

Örneğin tarifnamedeki çözümde, iki cihazın sıcaklıkları karşılaştırılmakta ve iki sıcaklık arasındaki fark önceden belirlenmiş bir eşik seviyesinden büyük olduğunda bir alarm sinyali verilmektedir. Bu buluş bir donanım içinde uygulanabilir. Örneğin ilk olarak, iki cihazın sıcaklığına karşılık gelen elektrik sinyali (analog sinyal) çıkarıcıya (subtractor) girilir ve çıkarıcı tarafından fark elde edilir; ikinci olarak, fark değeri karşılaştırıcıya (comparator) girilir ve karşılaştırıcı, çıktı sonucunu elde etmek için fark değerini önceden belirlenmiş eşiğe karşılık gelen sinyalle karşılaştırır; son olarak, çıktı sonucu alarmı tetiklemek için kullanılır, yani bütün bu işlemler tarifnamede, aslında elektriksel olarak bağlı sıcaklık sensörleri, çıkarıcılar, karşılaştırıcılar ve alarmlar tarafından gerçekleştirilebilir ve bu devre faydalı modelle korunabilir.

Bir başka örnekte buluş bir ürün kalite denetimi ile ilgili olsun. Buluşta, önce ürünü içeren hedef görüntü elde edilmekte, ardından ürünün nitelikli olup olmadığına karar vermek için hedef görüntüyü tanımlamak için bir sinir ağı modeli kullanılmaktadır. Bu durumda buluş konusu esasen, ürünün sinir ağı modeli aracılığıyla nitelikli olup olmadığına karar vermekle ilgilidir. Bu buluş için, bilgisayar programı kullanmadan salt donanım yapısı ile çözümü gerçekleştirmek pek olası değildir. Dolayısıyla bu tür bir buluş faydalı modele konu değildir.

Üçüncü grup buluşların değerlendirmesi daha zordur. Başvuru sahibi buluşunu uygun bir şekilde ikiye ayırarak buluşun bir kısmını birinci grupta verilen örnekteki gibi düzenleyerek (donanım yapısının bu kısmı önceki tekniğe kıyasla yeniyse) faydalı model koruması sağlamaya çalışabilir.

Pratikte, yöntem adımlarını içeren bir çözümün faydalı model için uygulanıp uygulanamayacağını belirlemenin anahtarı, buluşa ait yöntem adımlarının donanım devreleri gibi donanım çözümleri ile gerçekleştirilip gerçekleştirilemeyeceğini belirlemektir. Eğer öyleyse ve çözüm yeniyse faydalı model koruması mümkün olabilir.[82]

Ancak bir bilgisayar programıyla gerçekleştirilen bir işleme modüller kullanarak donanım görünümü vermek başvuruyu faydalı modele konu buluş kapsamına sokmada yeterli olmayacaktır, zira söz konusu modüller büyük ihtimalle yalnızca işlevleri ile tanımlanacaktır.[83]

Elektrik devrelerinin faydalı modelle korunması da belli şartlar altında mümkündür. Çeşitli elektronik bileşenler arasındaki belirli bağlantılarla tanımlanan elektronik devre yapıları faydalı modele konu olabilir.[84] Bir devrenin elemanlarının iç yapıları veya işlevleri ya da devrenin üretim yöntemi değil de, örneğin devre üzerinde bulunan elemanların dizilişi ve bu sayede sıcaklığa hassas bir devre elemanının ısı yayan dirençlerden uzağa konumlandırılması vb. somut özelliklere faydalı model verilebilir.[85]  Eğer elektronik devre kartları fiziksel özellikleriyle değil, yalnızca üzerine yüklenen programla teknikten farklılık arz ediyorsa faydalı model koruması kapsamında değerlendirilmemelidir.

Almanya’da 1986 sonrası yasa ile elektrik devreleri, “fiziksel olarak somut bir maddenin parçasını oluşturuyorlarsa ve genel devre şemalarını temsil etmiyorlarsa” faydalı model korumasına dahil edilmiştir.[86]

Araştırma Raporu Düzenlenememesi

Başvuru konusunun 6769 SMK m.142(3) kapsamında faydalı model ile korunabilir olmadığı sonucuna varılırsa veya tarifnamenin ya da tüm istemlerin yeterince açık olmaması araştırma raporunun düzenlenmesini engelliyorsa araştırma raporu düzenlenmez ve başvuru sahibinden bu konudaki itirazlarını veya başvurudaki değişikliklerini, bildirim tarihinden itibaren üç ay içinde sunması istenir. Bu süre içinde itirazda bulunulmaması veya itirazın ya da yapılan değişikliklerin Kurum tarafından kabul edilmemesi hâlinde başvuru reddedilir. İtirazın ve varsa yapılan değişikliklerin kabul edilmesi hâlinde araştırma raporu (tüm istemler veya araştırılabilir istemler için[87]) düzenlenir, başvuru sahibine bildirilir ve Bültende yayımlanır.[88]

Başvurunun bazı istemlerinin yukarıda belirtilen rapor düzenlenememe gerekçeleri kapsamına girmemesi veya tarifnamenin ya da bazı istemlerin yeterince açık olması durumunda araştırma raporu bu istemler itibariyle düzenlenir.[89]

Eğer istemlerin faydalı model ile korunabilir buluş konusuna dahil olması için ciddi değişiklikler yapılması gerekiyorsa uzmanın bunların yapıldığını varsayarak tarifname üzerinden genel bir araştırma yapması tavsiye edilmez. Zira korunmak istenen buluş tarifnameden net bir şekilde anlaşılmayabilir. Böyle bir durumda SMK m.143(7)’ye göre araştırma raporu düzenlenemediği gerekçeleriyle bildirilirse bu, başvuru sahibine istemlerini düzeltmesi için fazladan bir şans daha verecektir. Düzeltilmiş istemler üzerinden yapılan araştırma sonrası eğer belge verilecekse ve düzeltme gerekiyorsa bunlar büyük ihtimalle şekli basit düzeltmeler olacaktır. Ancak istemler düzelttirilmeden doğrudan tarifname üzerinden bir araştırma yapılacaksa, istemlerin ne şekilde yazıldığı varsayılarak araştırma yapıldığı ve istemlerin ne şekilde düzeltilmesi gerektiği başvuru sahibine net bir biçimde anlatılmalıdır.

Buluş bir aparat/cihaz olmasına rağmen istemin gramer olarak yanlış ifade edilmesi nedeniyle buluş bir yöntemmiş gibi görünebilir, bu durumda istemin yöntem olması sebebiyle faydalı model kapsamına girmediği ileri sürülerek rapor düzenlenememesi yerine buluşun yapısal özellikleri üzerinden araştırma yapılarak, raporun görüşler kısmında istemin düzeltilmesi gerektiği bildirilebilir.

Yöntem isteminin aparat/ürün/sistem istemine dönüştürülmesi

Yöntem istemi şeklinde yazılmış bir istemin faydalı modele uygun olması için bir aparat/ürün/sistem istemine dönüştürülmesi kapsam aşımına yol açar mı? Bu tür bir değişiklik yapılabilir mi? Yeni istemde ortaya konan aparatın/ürünün/sistemin orijinal tarifname takımında desteği varsa bu değişiklik kapsam aşımına yol açmayacaktır.[90]

TÜRKPATENT’ten Örnekler

Bu bölümde TÜRKPATENT’te faydalı model ile korunamayacak nitelikte olması nedeniyle kabul edilmeyen buluş konularına örnekler verilmiştir.

Örnek 19:

2017/19127 nolu faydalı model başvurusunun istemi şöyledir:

“- İçine konulacak tencere veya kavanoz için düzgün bir zemin sağlanması amacıyla alt kısmına asgari 2 cm kalınlığında düz bir taban süngeri ve bunun altına ısı yalıtım performansının artırılması için metalize yüzü üste gelecek şekilde bir metalize şilte yerleştirilmesi,
– İçine konulacak sıcak malzemelerden etkilenmemesi, erime veya yanma yapmaması için iç
kaplamalarda kesinlikle, dış kaplamalarda ise bütünlük sağlaması açısından tercihen pamuklu kumaş kullanılması;
– Daha küçük boyutlu malzemeleri de sarabilmesi için dolgu malzemelerinin şişkin olarak
doldurulması;
– Büzme ipinin bohçanın tamamen açılarak minder amacıyla da kullanılabilmesine imkan
sağlayacak şekilde asgari 3 metre 15 santimetre olması;
– Pratik bir kapanma sağlamak için ipin içinden geçirileceği ve büzüldükten sonra bırakıldığı gibi kalmasını sağlayacak bir stoper kullanılmasıdır.”

Uzman SMK m.142(3)(ç)’ye dayanarak usullere ilişkin buluşların faydalı model ile korunamayacağı gerekçesiyle araştırma raporu düzenlememiştir. Ardından yapılan istem değişikliği sırasında kapsam aşımı yapıldığı için ise SMK m.143(7) uyarınca başvuru reddedilmiştir.

Örnek 20:

2020/06412 nolu faydalı model başvurusunun istemi şöyledir:

1. Buluş üretim alanları için geliştirilmiş bir veri toplama terminali olup, özelliği;

– iş istasyonlarından dur-kalk sayacı alınması,

– iş istasyonlarından üretim sayacı alınması,

– iş istasyonlarından üretim tamamlandı bilgisi alınması,

– makinelerden veri alma haricinde sesli ve görsel uyarılar verilmesi,

– kablosuz iletişime sahip olması sayesinde kablolama maliyeti bulunmaması,

– kablosuz iletişime sahip olması sayesinde iş istasyonlarının yerlerinin değiştirildiği durumda tekrar kablolama ihtiyacı olmaması,

– tamamen yerli üretime sahip olması,

– toz, sıvı, darbe ve titreşime dayanıklı olmasıdır.

Uzman “veri toplama terminali” ifadesi ile ürün/aparat formatında yazılmış istemin devamında sadece erişilmesi arzulanan sonuç içeren ya da yöntem içeren ifadeler yazıldığı için SMK m.142(3)(ç) gereğince usullere ilişkin buluşların faydalı model ile korunamayacağı için araştırma raporu düzenlenemediğini bildirmiştir. Ardından başvuru sahibi istemi aşağıdaki gibi değiştirmiştir:

1. Buluş, operatör paneli (HMI) ile İş İstasyonu arasında RF iletişimi ile bilgi alışverişi sağlayan bir veri toplama terminali (1) olup, özelliği;

– Plastik malzemeden mamul, kenarları yuvarlatılmış, dikdörtgen şeklinde bir gövdeye (A) sahip olması,

– Gövdenin (A) alt kısmında 2 adet RJ 45 bağlantı soketine (B) ve 1 adet micro USB şarj soketine (C) sahip olması,

– Gövdenin (A) ön kısmında 4 adet fonksiyon tuşuna sahip olması,

– Gövdenin (A) ön kısmında ekrana (D) sahip olması,

– Ekran (D) üstü 200 mikron mat esnek ve ısı, nem ve kimyasallara dayanıklı membrana sahip olması,

– Ekran (D) üstü tuşların 2 milyon basma ömrüne sahip olmasıdır.

Uzman yeniden düzenlenen yukarıdaki isteme yönelik araştırma raporu hazırlamıştır.

Burada istemlerin yazımı ile ilgili bir hususa değinelim. Yukarıdaki istemde “sahip olması” kalıbının çıkarılması istemi daha sade ve anlaşılır hale getirecek ve kapsamında herhangi bir değişikliğe neden olmayacaktır. Örneğin istem:

“1. Buluş, operatör paneli (HMI) ile İş İstasyonu arasında RF iletişimi ile bilgi alışverişi sağlayan bir veri toplama terminali (1) olup, özelliği;

– Plastik malzemeden mamul, kenarları yuvarlatılmış, dikdörtgen şeklinde bir gövde (A),

– Gövdenin (A) alt kısmında 2 adet RJ 45 bağlantı soketi (B) ve 1 adet micro USB şarj soketi (C),

– Gövdenin (A) ön kısmında 4 adet fonksiyon tuşu,

– Gövdenin (A) ön kısmında ekran (D),

– Ekran (D) üstü 200 mikron mat esnek ve ısı, nem ve kimyasallara dayanıklı membran ve

– 2 milyon basma ömrüne sahip ekran (D) üstü tuşları

içermesidir.”

şeklinde yazılabilir. İstemler mümkün olduğunca öz olmalıdır.[91] Yukarıdaki iki istem arasında anlam ve kapsam olarak fark yoktur, bu sebeple kelime kalabalığı yapmadan gramer olarak istemin mümkün olduğunca sade yazılması tavsiye edilir. Zira bir sonraki örnekte görüleceği üzere gereksiz ifadeler anlam kaymasına, belirsizliğe yol açabilir.

Örnek 21:

Bir Yargıtay kararında aşağıdaki istem kullanıma yönelik olduğu gerekçesiyle usul olduğu için (KHK m.155) faydalı model ile korunabilir bulunmamıştır[92]:

“3- İstem-1’de bahsedilen su ısıtma sistemi olup, özelliği; ısıtma kazanı içinde birden fazla yerleştirilen ve her biri müstakil veya birlikte kullanılabilen birden çok rezistansın (04) kullanılmasıdır.”

Kanaatimizce Mahkeme isteme çok katı bir lafzi bakış açısıyla yaklaşmıştır. Ancak bu tür bir sonuçla karşılaşmamak adına istemin şu şekilde bitirilmesi daha güvenli olacaktır: “…birden çok rezistans (04) içermesidir.”

Örnek 22:

2019/13507 nolu faydalı model başvurusunda tarifname başlığında, tarifnamenin büyük bölümünde ve istemlerde “geçiş kontrol sistemi” ifadesi kullanılmasına rağmen özet kısmında ve tarifnamenin bazı yerlerinde buluş için “geçiş sistemi ve yöntemi” ifadelerine yer verilmiştir. Uzman araştırma raporunun görüşler kısmında yöntem ifadelerinin çıkarılmasını istemiştir. Bilindiği üzere faydalı model başvuru sahibi, en geç araştırma raporunun bildirim tarihini takip eden üç aylık sürenin bitimine kadar faydalı model başvurusunun patent başvurusuna dönüştürülmesini talep edebilmektedir.[93] Buna göre eğer başvuru sahibi bu aşamada faydalı modelini patente dönüştürmek istiyorsa istenen değişikliği yapmak yerine dönüşüm talebinde bulunabilir. Ancak faydalı model korumasıyla devam etmek istiyorsa SMK m.142(3)(ç) gereğince söz konusu ifadeleri çıkarmalıdır.[94] Örneğin EPO’da bir başvurunun istem kategorisinde değişiklik yapılırsa, inceleme uzmanı belge vermeden önce buluş başlığında bir değişikliğe gerek olup olmadığını kontrol eder.[95]

Örnek 23:

2021/00078 nolu faydalı model başvurusunda istem 4, istem 1’de belirtilen filtrelerin çalışma prensibini açıkladığı için, söz konusu istemin çıkarılması istenmiştir:

“4. İstem 3 e uygun diş hekimi negatif basınç sistemi olup özelliği; ön filtrede (6) büyük partikülleri hepa filtrede (10) daha küçük partikülleri pm2.5 soğuk katalizör aktif karbon filtre (7) ile kokuları formaldehid (soğuk katalizör) filtre ile zararlı olabilecek gazları ve o anda tedavide kullanılan ilaç atıklarını daha sonra elektrostatik filtreler (11 ve 12) ile havanın içindeki tüm zararlıları (5000v) ayrıştırarak en son uv filtre lamba (5) ile tüm havanın zararlılardan ayrıştırıp dış havaya dış ortama atılması şeklinde çalışan ana makinenin (4) bulunmasıdır.”

Görüldüğü üzere her ne kadar istem 4 bir “ana makine (4)” unsurunu tanımlasa da bunu salt çalışma prensibi olarak yapması istemin faydalı model ile korunmasına engel olmaktadır. Faydalı modele konu bir istem yalnızca cihazın/aparatın nasıl çalıştığını anlatmamalı, onu yapısal özellikleriyle tanımlamalıdır.

Ayrıca, bir aparat istemindeki bazı özellikler, aparatı teknik özellikleri açısından açıkça tanımlamaktan ziyade aparatı kullanma yöntemiyle ilgiliyse, bu özellikle ilgili amaçlanan sınırlamalar net olmayabilir ve bu da istemde açıklık sorunu yaratabilir.

Örnek 24:

2017/08974 nolu faydalı model başvurusunda istemlerin erişilmesi arzu edilen sonuç ve usul olması nedeniyle rapor düzenlenememiştir:

1. Buluş diğer ödeme sistemleri ile entegre edilmiş yemek kartları olup; özelliği, TC kimlik numarası üzerinden kişiye özel tanımlanabilmesidir.

2. Buluş diğer ödeme sistemleri ile entegre edilmiş yemek kartları olup; özelliği, isteğe bağlı olarak yükleme yapılabilmesidir.

3. Buluş diğer ödeme sistemleri ile entegre edilmiş yemek kartları olup; özelliği, tüm pos cihazlarında kullanılabilmesidir.

4. Buluş diğer ödeme sistemleri ile entegre edilmiş yemek kartları olup; özelliği, sadece yemek ücreti değil diğer ücret ve ödeneklerin de yüklenebilmesidir.

5. Buluş diğer ödeme sistemleri ile entegre edilmiş yemek kartları olup; özelliği, kredi kartları gibi tüm alışverişlerde kullanılabilmesidir.

6. Buluş diğer ödeme sistemleri ile entegre edilmiş yemek kartları olup; özelliği, TC kimlik numarası ile kullanıcı tarafından aktivasyon yapılarak güvenliğin sağlanmasıdır.

Örnek 25:

2018/02041 nolu patent başvurusundan dönüşen faydalı model başvurusunda istemlerin “…. kaydın saklanması, … sisteme yüklenmesi, …. fiyat teklif edilmesi aşamalarını içermesidir, … film kayıtlarını yüklemesi aşamalarını içermesidir.” şeklinde usul/yöntem istemleri olması nedeniyle faydalı model ile korunabilir nitelikte bulunmayıp, araştırma raporu düzenlenememiştir.

Örnek 26:

2018/16117 nolu faydalı model başvurusunda istem 1 aşağıdaki gibidir:

“1. Buluş, çay veya bitki çaylarının (2) hızlı bir şekilde servise hazır hale getirilmesi ile ilgili olup özelliği, istenilen geometride oluşturulan kabın (1) içerisine yerleştirilen çay veya bitki çaylarının (2), en az bir buhar ve/veya kaynağından (3) gelen buharın ve/veya basınçlı sıcak suyun, çaya veya bitki çaylarına (2) püskürtülerek, demlemesi ve servise hazır hale getirmesi sağlanır.”

Başvurunun usuller ile ilgili olması nedeniyle faydalı model ile korunabilir nitelikte bulunmayıp, araştırma raporu düzenlenememiştir.

Örnek 27:

2021/00965 nolu faydalı model başvurusuna ait istemler aşağıdaki gibidir:

1. Buluş, incir gövde veya yeşil meyve öz sıvının (sütünün), hayvansal sütlerin mayalanmasında (fermente edilmesinde) kullanılan öz sıvı olmasıdır.

2. İstem 1’e göre hayvansal sütlerin mayalanmasında (fermente edilmesinde) kullanılan öz sıvı olup özelliği; 1 ml sütün içine 15 damla damlatılıyor olmasıdır.

3. İstem 1’e göre hayvansal sütlerin mayalanmasında (fermente edilmesinde) kullanılan öz sıvı olup özelliği; sıvı ya da 10*10 cm bez parçaya incir sütü emdirilerek kurutulmuş bez yapısı şeklinde de mayalanacak sütün içine atılarak mayalamada kullanılabiliyor olmasıdır.

Başvurunun peynir elde edilme usulünün korunması amaçlandığı için 6769 SMK m.142(3) uyarınca usullere ilişkin buluşlar faydalı model ile korunamayacağı gerekçesiyle araştırma raporu düzenlenememiştir.

Örnek 28:

2020/00684 nolu faydalı model başvurusu otomatik kıyı ve su (deniz, göl, akarsu…) yüzeyi temizliği sistemi ile ilgilidir. Araştırma uzmanı buluşun yapısal unsurlarının tanımlandığı başvurunun bağımsız birinci istemini araştırmış, ancak istem 1’e bağlı 2 ve 3 nolu istemlerin cihazın çalışma prensibini ve işlem adımlarını anlatması nedeniyle araştırılamadığını belirtmiştir. Başvuru sahibinin söz konusu istemlerde yaptığı düzeltme yeterli görülmediği için başvuru geri çekilmiş sayılmıştır. Yöntem olmaması sebebiyle kabul edilmeyen söz konusu istemler şöyledir:

2. İstem 1’e uygun ‘‘Otomatik Kıyı ve Su (deniz, göl, akarsu…) Yüzeyi Temizliği Sistemi’’ olup özelliği; kurulumunun;

– Sıvı ortam (1) kıyısında bulunan marina, liman, sahil, iskele vb. gibi yerlere platform (2), Boşaltım ağzı (4) ve Çöp kovasının (5) kurulması,

– Platformun (2) bir ucuna dış kova (11) diğer ucuna da boşaltım ağzının (4) yerleştirilmesi,

– Yine platform (2) üzerine; ray (3), vinç (9), su türbini (7), pompa (13), dış kova (12), döndürme mekanizması (14) ve otomasyon panosunun (6) yerleştirilip, bir sonraki aşamada, tutucu kollar (8), döndürme mekanizması (14), iç kova (12) ve ardından da birbirine bağlanan tutucu kol (8) ve iç kovanın (12) raylara (3) montajlanması,

– Bu işlem de tamamlandıktan sonra, yönlendiricilerin (10) sıvı içerisinde seçilen uygun alanlara yerleştirilmesi,

– Vinç (9), döndürme mekanizması (14), tutucu kollar (8), pompa (13) ve kıyıda bulunan çöp kovanın (5) içindeki hassas kantar sayesinde, çöp ağırlığının kontrol edilmesi ve

– Tüm bu işlemlerin otomasyon panosu (6) ile kontrol edilip çöp ağırlığı ile çöp miktarının, otomasyon panosunun (6) ekranında gözlemlenebilmesi.

ile karakterize edilmesidir.

3. İstem 1’e uygun ‘‘Otomatik Kıyı ve Su (deniz, göl, akarsu…) Yüzeyi Temizliği Sistemi’’ olup özelliği; çalışmasının;

– Otomasyon panosuna (6) start verildiğinde, pompanın (13) emiş yapmaya başlaması,

– Pompa (13) çalışmadığında, iç kovanın (12) su yüzeyinin 5cm üzerinde bulunması,

– İç kova (12) ve dış kova (11) arasında kalan hava-sıvı karışımının, pompa (13) ile emilerek, iç kovanın (12) su yüzeyinin 2cm veya daha fazla aşağısına itilmesinin sağlanması,

– Otomasyon panosu (6) içerisinde bulunan yazılım ile işlem kullanıcının seçimine bağlı olarak, piston yardımı ve pompa (13) ile eş zamanlı olarak çalıştırılıp, iç kovanın (12) ağlarla örülü olmasından dolayı oluşan geçirgenliğinden faydalanarak yine suyun 5 cm üzerinde tutulup, zaman ayarlı olarak su yüzeyinin 2cm veya daha fazla aşağısına itilmesi ile çöplerin, iç kova (12) içerisinde toplanmasının sağlanması,

– Böylece su yüzeyinde bulunan yağ ve kirlerin hareketinin, iç kova (12) içerisine doğru olmasının sağlanması,

– Pompa (13) ile emilen sıvının, iç kovada (12) bulunan ağların arasından geçmesi,

– Emilen sıvı, pompanın (13) çıkışında bulunan hortumdan bir yağ tutucuya, oradan su türbini (7) nozzle’ına, şayet yağ tutucu konulmamış ise su türbinindeki (7) nozzle’a gelen sıvı ile su türbininin (7) çalışması,

– Emilen sıvının, su türbininin (7) diğer ucuna bağlanan hortuma ve oradan da emişin yapıldığı sıvı bölgeye veya yönlendiriciye (10) gönderilmesi,

– Otomasyon panosundan (6) verilen düzenli komutlarla çalışan, iç kovaya (12) halatla bağlı olan vincin (9), iç kovayı (12) otomatik olarak çekmeye başlaması,

– İç kova (12), altında bulunan tekerlekler ile ray (3) üzerinde hareket ederek yoluna devam etmesi,

– İç kova (12), boşaltım ağzının (4) ucuna geldiğinde, döndürme mekanizmasının (14) (piston veya helac) iç kovayı (12) döndürmesi ve sallama komutu ile iç kovanın (12) yön değiştirip sallanarak, içerisinde toplanan tüm atıkların çöp kovasına (5) boşaltılmış olması,

– Boşalan iç kovanın (12) tekrar döndürülerek, eski konumuna gelmesi ve raydan (3) aşağı doğru inerek yuvasına oturması ve

– Pompa (13) tekrar çalışarak ve su yüzeyi temizliğinin baştan tekrarlanması

ile karakterize edilmesidir.

SONUÇ

6769 SMK m.142(3)’e göre bir buluşun faydalı modele konu olup olamayacağına dair değerlendirmede şu kriterler dikkate alınabilir:

1) İstem salt aşağıdaki konularla ilgiliyse faydalı modele konu değildir:

  1. Kimyasal maddeler (örn. sentetik boya, deterjan, diş macunu, sabun, hidroklorik asit, sitrik asit vb.) ve biyolojik maddeler (izole edilmiş bakteriler, prokaryotlar, mantarlar, algler, protozoalar, plazmitler, virüsler, hücre organelleri, biyolojik kaynaklardan elde edilen maddeler örn. serum, toksin vb.)
  2. Kimyasal usuller (örn. oksidasyon, kataliz, yumurta pişirme, kek yapma vb.) ve biyolojik usuller (adipik asit hazırlamak için bir biyolojik yöntem)
  3. Kimyasal ve biyolojik usuller sonucu elde edilen ürünler (oksidasyon sonucu üretilen nitrik asit, bir biyolojik yöntem sonucu elde edilen adipik asit vb.)
  4. Eczacılıkla ilgili maddeler (örn. ilaç hammaddeleri, etkin madde)
  5. Eczacılıkla ilgili usuller (örn. ilaç elde etme yöntemleri)
  6. Eczacılıkla ilgili usuller sonucu elde edilen ürünler (örn. ilaçlar)

g)   Biyoteknolojik buluşlar (örn. genler, yaşam formları, doğal ortamından izole edilmiş veya teknik bir yöntemle üretilmiş biyolojik materyal)

h) Usuller (örn. imalat yöntemleri, kullanım yöntemleri, iletişim yöntemleri, işleme yöntemleri, bilgisayar programları, yemek tarifleri)

i)    Usuller sonucu elde edilen ürünler (örn. gıda ürünleri)

2) İstem yalnızca faydalı modele konu olabilecek unsurlardan oluşuyorsa (1. maddede anılan unsurlar yoksa) normal araştırma prosedürü uygulanır ve yenilik değerlendirmesi yapılır.

3) İstemde hem faydalı modele konu olabilecek unsurlar hem de 1. maddede sayılan unsurlar birlikte yer alıyorsa:

a) İstem ile bilinen teknikteki doküman karşılaştırıldığında arada hiçbir fark yoksa istem yeni değildir.

b) İstem ile bilinen teknikteki doküman karşılaştırıldığında aradaki farklar yalnızca faydalı model ile korunabilir olmayan unsurlar ise istem yeni değildir.

c) İstem ile bilinen teknikteki doküman karşılaştırıldığında aradaki farklar hem faydalı modele konu olabilecek unsurları hem korunamayacak unsurları içeriyorsa, faydalı model ile korunabilir olmayan unsurlar dikkate alınmadan yenilik değerlendirmesi yapılır. Arada fark kalmıyor ise istem yeni değildir. Fark var ise istem yenidir. Bu durumda faydalı modelle korunamayan unsurlar istemden çıkarılmaz.

4) Tarifnamede çeşitli kimyasallardan ya da yöntemlerden bahsedilmesi başvurunun faydalı model kapsamı dışına çıkmasına tek başına bir neden olmaz. Ancak salt faydalı model ile korunabilir olmayan unsurlar istemlerdeki geliştirmeyi oluşturuyorsa buluş faydalı model olarak değerlendirilemeyecektir. Bununla birlikte istemlerde belirtilmeksizin tarifnamede çeşitli kimyasallardan ya da yöntemlerden bahsedilmesi durumunda sonradan istemlere bu özelliklerin eklenmesine izin verilmeyebilir. Tarifnamede bahsedilen kimyasalların ya da yöntemlerin istemlerin yorumlanmasında buluşun özü bunlarmış gibi gösterilmesine izin verilmez. Buluş başlığında da yöntem vb. ifadeler kullanılmamalıdır.

5) Yöntem istemi şeklinde yazılmış bir istemin faydalı modele uygun olması amacıyla bir aparat/ürün istemine dönüştürülebilmesi için yeni istemde ortaya konan aparatın/ürünün tarifnamede desteği bulunması ve bu değişikliğin kapsam aşımına yol açmaması gerekir.

Şekil 7: Faydalı model değerlendirme şeması

Faydalı Model Örnek İstem Değerlendirmesi

“İstem 1. Bir etil alkol termometresi olup özelliği; içinde alkolün depolandığı ve bir cam borunun bir ucunun ısıtılması, sıkıştırılması,  kapatılması ve cam üfleme tekniğiyle şişirilmesi sonucu elde edilen bir şişkin kısım ve bahsedilen şişkin kısımdan uzanan cam boruyu destekleyen ve hem Fahrenheit hem de Celcius ölçeği olan bir cam tüp içermesidir.”

Şekil 8: Alkol termometre örneği[96]

İstem 1’de ölçeğin türü (Fahrenheit ve/veya Celcius) bilginin sunumu ile ilgili olması bakımından teknik bir unsur olmadığı için bu özellik yenilik değerlendirmesinde dikkate alınmaz.

İstemde faydalı model ile korunabilir unsurlar bulunduğu için rapor düzenlenebilecektir. Tekniğin bilinen durumunda D1 ve D2 dokümanlarının bulunduğunu varsayalım ve istemi bu dokümanlarla ayrı ayrı karşılaştıralım.

D1: Bir etil alkol termometresi olup özelliği; içinde alkolün depolandığı kapalı bir cam hazne içermesidir.

İstem 1 ile D1 karşılaştırıldığında termometrenin faydalı model ile korunabilir yapısal özelliklerinde farklar olduğu görülmektedir. Bu nedenle yenilik değerlendirmesi yapılır. İstem 1’in D1’den farkı cam haznenin şişkin kısım içermesidir. Şişkin kısmın üretim tekniği (cam borunun bir ucunun ısıtılması, sıkıştırılması,  kapatılması ve cam üfleme tekniğiyle şişirilmesi) fark olarak dikkate alınmaz. Sonuç olarak yalnızca “şişkin kısmın bulunması” unsuru sayesinde istem yeni olarak kabul edilir. Ancak istemde bulunan ve faydalı modelle korunamayan unsurlar istemden çıkarılmaz ve istem 1 olduğu gibi yeni kabul edilir.

D2: Bir cıva termometresi olup özelliği; içinde alkolün depolandığı bir şişkin kısım ve bahsedilen şişkin kısımdan uzanan bir boru kısmı ve cam boruyu destekleyen ve bir ölçeği olan bir cam tüp içermesidir.

İstem 1 ile D2 karşılaştırıldığında aradaki farkların yalnızca termometrede kullanılan kimyasalla (cıva yerine etil alkol) ve şişkin kısmın üretim tekniği (cam borunun bir ucunun ısıtılması, sıkıştırılması,  kapatılması ve cam üfleme tekniğiyle şişirilmesi) ile ilgili olduğu ve bunların da faydalı model ile korunabilir buluş konusuna girmediği görülmektedir. Bu farklılıklar dikkate alınmadan yenilik değerlendirmesi yapılır ve istemin D2 karşısında yeni olmadığı kabul edilir.

Mustafa Güney ÇALIŞKAN

Mayıs 2022

guneycaliskan@gmail.com


DİPNOTLAR

[1] Francesca Giovannini, Shinya Kimura, Han-Mei Tso and Jude Yi, Petty Patents Around the World, http://oshaliang.com/newsletter/petty-patents-around-the-world/

[2] 2018-2021 arası yapılan başvurulardan faydalı model sayının patent sayısına oranı en yüksek olan iller tespit edilmiştir. Toplam başvuru sayısı 100’ün altında olan iller hesaba katılmamıştır.

[3] 2018-2021 arası yapılan faydalı model başvuru sayıları dikkate alınmıştır.

[4] Faydalı Model Yıllık İstatistikler, https://www.turkpatent.gov.tr/faydali-model-istatistik 

[5] World Intellectual Property Indicators 2021, WIPO, s.59, https://www.wipo.int/edocs/pubdocs/en/wipo_pub_941_2021.pdf

[6] Utility Model Protection Throughout The World, John Richards, Ladas & Parry LLP, 2010, s.6.

[7] World Intellectual Property Indicators 2021, WIPO, s.22, https://www.wipo.int/edocs/pubdocs/en/wipo_pub_941_2021.pdf ; Utility models, https://www.wipo.int/patents/en/topics/utility_models.html#accordion__collapse__07

[8] Paris Sözleşmesi, 1883, m. 1(2).

[9] The Paris Convention For The Protection Of Industrial Property, A Commentary, Sam Ricketson, Oxford University Press, 2015, 7.21.

[10] Şuradaki kriterler üzerinden oluşturulmuştur: The Protection of Utility Models in the Single Market – Green Paper. COM (95) 370 final, 19 July 1995, s.7-8.

[11] Yunan Patent Yasası m.19: The utility model certificate shall be granted for each novel and industrially applicable three-dimensional object with definite shape and form, such as a tool, an  instrument, a device, an apparatus or even parts thereof, proposed as novel and  industrially applicable and capable of giving a solution to a technical problem.

[12] AB VE TÜRK HUKUKUNDA FAYDALI MODELLERİN KORUNMASI (I), Cahit Suluk, FMR Dergisi, 2002, Cilt 2: Sayı:1, s.80, Dipnot 105, Suthersanen’den naklen.

[13] http://www.wipo.int/edocs/mdocs/aspac/en/wipo_ip_kul_12/wipo_ip_kul_12_ref_t3d.pdf, Utility Model System in China, SIPO, Malaysia, September 2012, s.14.

[14] http://www.wipo.int/edocs/mdocs/aspac/en/wipo_ip_kul_12/wipo_ip_kul_12_ref_t3d.pdf, Utility Model System in China, SIPO, Malaysia, September 2012, s.15; Guidelines for Examination of China, Chapter 2, Part I, Sections 6.1, 6.2.

[15] FAQs on utility models, What are the conditions for getting utility model protection?;    http://www.wipo.int/patents/en/topics/utility_models.html

[16] AB VE TÜRK HUKUKUNDA FAYDALI MODELLERİN KORUNMASI (I), Cahit Suluk, FMR Dergisi, 2002, Cilt 2: Sayı:1, s.63, Dipnot 44; KRASSER, Rudolf: “Developments in Utility Model Law”, IIC, C.26, No:6/1995, s.951

[17] Fikri Mülkiyet Hukuku, Ünal Tekinalp, 4. Bası, s.667.

[18] Gewerblicher Rechtsschutz und Urheberrecht, Jürgen Ensthaler, 2009, s.193.

[19] Alman Faydalı Model Kanunu (Gebrauchsmustergesetz), 1986, m.1(1): “Faydalı modeller, yeni bir tasarım, düzenleme, cihaz veya devreye sahip olan, buluş basamağına dayanan ve ticari olarak uygulanabilir olan iş ekipmanlarını, malları veya bunların parçalarını korur. Faydalı modelin amacı, birbirine ait birkaç bileşenden de oluşabilir.”

Orijinal metin: “Als Gebrauchsmuster werden Arbeitsgerätschaften,  Gebrauchsgegenstände oder Teile davon geschützt, die eine neue Gestaltung, Anordnung, Vorrichtung oder Schaltung aufweisen, auf einem erfinderischen Schritt beruhen und gewerblich anwendbar sind. Der Gegenstand des Gebrauchsmusters kann auch aus mehreren zusammengehörigen Bestandteilen bestehen.”

[20] Decision X-ZB 7/03 of October 5, 2005.

[21] http://www.bardehle.com/fileadmin/contentdocuments/broschures/Utility_Model_Protection_EN.pdf,  Utility Model Protection in Germany, BARDEHLE PAGENBERG Partnerschaft, 2013, s.6.

[22] BGH X ZB 23/07 Telekommunikationsanordnung [Telecommunications systems].

[23] Draft amendment of Spanish Patent Act aimed at admitting the protection of pharmaceutical substances and compositions via utility models, Miquel Montañá (Clifford Chance), November 29, 2021, http://patentblog.kluweriplaw.com/2021/11/29/draft-amendment-of-spanish-patent-act-aimed-at-admitting-the-protection-of-pharmaceutical-substances-and-compositions-via-utility-models/

[24] Çin Patent Yasası, m.2(3), 2009: “产品的形状、构造或者其结合所提出的适于实用的新的技术方案”

[25] Guidelines for Examination of China, 2010, Part 1, Chapter 2, Section 6.1.

[26] http://www.wipo.int/edocs/mdocs/aspac/en/wipo_ip_kul_12/wipo_ip_kul_12_ref_t3d.pdf, Utility Model System in China, SIPO, Malaysia, September 2012, s.14.

[27] http://www.wipo.int/edocs/mdocs/aspac/en/wipo_ip_kul_12/wipo_ip_kul_12_ref_t3d.pdf, Utility Model System in China, SIPO, Malaysia, September 2012, s.15; Guidelines for Examination of China, Chapter 2, Part I, Sections 6.1, 6.2.

[28] SMK m.142(3). Söz konusu konular şunlardır:

• Keşifler, bilimsel teoriler ve matematiksel yöntemler.

• Zihni faaliyetler, iş faaliyetleri veya oyunlara ilişkin plan, kural ve yöntemler.

• Bilgisayar programları.

• Estetik niteliği bulunan mahsuller, edebiyat ve sanat eserleri ile bilim eserleri.

• Bilginin sunumu.

• Kamu düzenine veya genel ahlaka aykırı olan buluşlar.

• Mikrobiyolojik işlemler veya bu işlemler sonucu elde edilen ürünler hariç olmak üzere, bitki çeşitleri veya hayvan ırkları ile bitki veya hayvan üretimine yönelik esas olarak biyolojik işlemler.

• İnsan veya hayvan vücuduna uygulanacak teşhis yöntemleri ile cerrahi yöntemler dâhil tüm tedavi yöntemleri.

• Oluşumunun ve gelişiminin çeşitli aşamalarında insan bedeni ve bir gen dizisi veya kısmi gen dizisi de dâhil olmak üzere insan bedeninin öğelerinden birinin sadece keşfi.

• İnsan klonlama işlemleri, insan eşey hattının genetik kimliğini değiştirme işlemleri, insan embriyosunun sınai ya da ticari amaçlarla kullanılması, insan ya da hayvanlara önemli bir tıbbi fayda sağlamaksızın hayvanlara acı çektirebilecek genetik kimlik değiştirme işlemleri ve bu işlemler sonucu elde edilen hayvanlar.

[29] Fikri Mülkiyet Hukuku, Ünal Tekinalp, 4. Bası, s.669; Almanya’dan esinlenildiğine dair görüşler de vardır.

[30] Law 11/1986, of March 20, 1986, on Patents, m.143.

[31] Almanya Faydalı Model Kanunu 1994, m.1(1) ve 2(3): https://wipolex.wipo.int/en/text/126190

[32] İspanya Patent Kanunu 1986, m.143(1)(2); İspanya Patent Kanunu 2018, m.137(1)(2); Almanya Faydalı Model Kanunu 1891, m.1(1); Almanya Faydalı Model Kanunu 2017, m.1(1), m.2(3).

[33] Fikri Mülkiyet Hukuku, Ünal Tekinalp, 4. Bası, s.673.

[34] Tasarım ve buluş brövesi yönlerinden bkz. Greffe/Greffe, p. 20.

[35] Tekinalp Ü., §51, no. 13.

[36] Morvan Danièle/Gérardin Françoise/Lanz-Dehais Annick/Vienne Brigitte/Lucot-Sarir Aliette, Dictionnaire de la Langue Française, Le Robert Pour Tous, Paris, 1995, s. 732, 733. Aynı yönde bkz. Kuzu, Faydalı Modeller ve Korunması, s. 8.

[37] FAYDALI MODELİN KORUNMASI VE FAYDALI MODELİN KORUNMASINA UYGULANACAK HUKUK, Özlem TÜZÜNER, Galatasaray Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Hukuk Anabilim Dalı, Doktora Tezi, Nisan 2011, s.79.

[38] BULUŞUN FAYDALI MODEL BELGESİ İLE KORUNMASI, Erdal BAŞ, İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Özel Hukuk Anabilim Dalı Doktora Tezi, İstanbul, 2013, s.37.

[39] AB VE TÜRK HUKUKUNDA FAYDALI MODELLERİN KORUNMASI (I), Cahit Suluk, FMR Dergisi, 2002, Cilt 2: Sayı:1, s.79-80.

[40] Türk Hukukunda Patent Verilebilirlik Şartları, Özgür Öztürk, 2008, s.40-41.

[41] Jun Nakajima, Revisions to theJapanese Utility Model Law, PATENT WoRLD 16, 17-18 (May 1994)

[42] The Concept of Small Patent in European Legal Systems and Equivalent Protection under United States Law, Kelsey Martin Mott, Virginia Law Review, Vol. 49, No. 2 (Mar., 1963), s. 240.

[43] The Protection of Utility Models in the Single Market – Green Paper. COM (95) 370 final, 19 July 1995, s.63.

[44] The Protection of Utility Models in the Single Market – Green Paper. COM (95) 370 final, 19 July 1995, s.64.

[45] The Protection of Utility Models in the Single Market – Green Paper. COM (95) 370 final, 19 July 1995, s.65.

[46] The Protection of Utility Models in the Single Market – Green Paper. COM (95) 370 final, 19 July 1995, s.66.

[47] The Protection of Utility Models in the Single Market – Green Paper. COM (95) 370 final, 19 July 1995, s.55.

[48] Second Tier Patent Protection, Mark D. Janis, Harvard International Law Journal, Vol. 40, 1999, s.162, Dipnot 63.

[49] Utility Model Protection in Pakistan An Option for Incentivising Incremental Innovation, Dr. Henning Grosse Ruse–Khan, Max Planck Institute for Intellectual Property and Competition Law, 2015, s.80.

[50] Utility Model Protection in Pakistan An Option for Incentivising Incremental Innovation, Dr. Henning Grosse Ruse–Khan, Max Planck Institute for Intellectual Property and Competition Law, 2015, s.82.

[51] What the European Commission is doing, https://ec.europa.eu/growth/industry/strategy/intellectual-property/patent-protection-eu/utility-models_en

[52] REPORT on the Green Paper presented by the Commission on the protection of utility models in the single market, (COM(95)0370 – C4-0353/95), Committee on Legal Affairs and Citizens’ Rights, Rapporteur: Mr Julio Añoveros Trías de Bes, 26 June 1996, https://www.europarl.europa.eu/doceo/document/A-4-1996-0216_EN.html, s.9, 12.

[53] Kaynak: Nisan 2022’de TÜRKPATENT veritabanından elde edilen veriler

[54] 6769 SMK m.142(3)(a).

[55] 6769 SMK m.142(3)(a).

[56] 6769 SMK m.142(3)(a).

[57] 6769 SMK m.142(3)(b).

[58] 6769 SMK m.142(3)(c).

[59] Guidelines for Examination of China, 2010, Part I, Chapter 2, Section 6.1.

[60] BULUŞUN FAYDALI MODEL BELGESİ İLE KORUNMASI, Erdal BAŞ, İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Özel Hukuk Anabilim Dalı Doktora Tezi, İstanbul, 2013, s.50.

[61] The Protection of Utility Models in the Single Market – Green Paper. COM (95) 370 final, 19 July 1995, s.66-67.

[62] Guidelines for Examination of China, 2010, Part I, Chapter 2, Section 6.2.2.

[63] Guidelines for Examination of China, 2010, Part I, Chapter 2, Section 6.1.

[64] Guidelines for Examination of China, 2010, Part I, Chapter 2, Section 6.1.

[65] EQE Paper C 2019 istem 3

[66] EPO Guidelines for Examination, Part F – Chapter IV – 4.12.1 Product claim with process features, https://www.epo.org/law-practice/legal-texts/html/guidelines/e/f_iv_4_12_1.htm

[67] EPO BoA, T 0815/93.

[68] EPO Guidelines for Examination, Part F – Chapter IV – 4.12.1 Product claim with process features, https://www.epo.org/law-practice/legal-texts/html/guidelines/e/f_iv_4_12_1.htm

[69] China: Two Essential Features Of Utility Model Patent In China, CCPIT Patent & Trademark Law Office, 14 April 2016, https://www.mondaq.com/china/patent/482806/two-essential-features-of-utility-model-patent-in-china

[70] China: What You See Is Not What You Get: Introduction To Chinese Utility Model Patent, Xiaojun Guo, 27 November 2018, https://www.mondaq.com/china/patent/758512/what-you-see-is-not-what-you-get-introduction-to-chinese-utility-model-patent 

[71] Guidelines for Examination of China, 2010, Part I, Chapter 2, Section 6.2.1.

[72] Aynı yönde: Üç boyutluluk kriterini sağlamayan bir buluşun kabul edilebilir bir dış forma sahip bir başka unsura dahil edilmesiyle söz konusu buluş için dolaylı faydalı model koruması sağlanabilir. Bkz. The Concept of Small Patent in European Legal Systems and Equivalent Protection under United States Law, Kelsey Martin Mott, Virginia Law Review, Vol. 49, No. 2 (Mar., 1963), s. 239, şuradan naklen: “Crotti, The German Gebrauchsmuster, 39 J. Pat. Off. Soc’y 566,569 (1957)”

[73] Guidelines for Examination of China, 2010, Part I, Chapter 2, Section 6.2.2.

[74] chemical and food products; pharmaceutical and food products; product patents in food, medicines, chemicals; medicinal, chemical and food products.

[75] 6769 SMK m.142(3)(ç).

[76] Tarif şu adresten alınmıştır: https://www.nefisyemektarifleri.com/menemen-tarifi/

[77] Tarif şu adresten alınmıştır: https://www.nefisyemektarifleri.com/menemen-tarifi/

[78] 2017-2021 tarihli faydalı model başvuruları arasından gerçekleştirilen istatistiğe göre.

[79] Aynı yönde: EPO Case Law of the Boards of Appeal, I. C. 5.2.8 Non-technical distinguishing features, https://www.epo.org/law-practice/legal-texts/html/caselaw/2019/e/clr_i_c_5_2_8.htm

[80] 2017-2021 tarihli faydalı model başvuruları arasından gerçekleştirilen istatistiğe göre.

[81] 电学领域中的方法方案,可以申请实用新型吗, 31 August 2021, Huowen Juan, Kangxin, https://www.mondaq.com/china/intellectual-property/1105088/300052339839046224952001330340260412786126041266966529221487201973000335831234542999226032224112152765311

[82] 电学领域中的方法方案,可以申请实用新型吗, 31 August 2021, Huowen Juan, Kangxin, https://www.mondaq.com/china/intellectual-property/1105088/300052339839046224952001330340260412786126041266966529221487201973000335831234542999226032224112152765311

[83] 注意!实用新型专利申请的初步审查中常见这4类实质性缺陷, 04 November 2020, Zhou Chunm, Kangxin, https://www.mondaq.com/china/patent/1001196/27880248476528123454299922603222411199872103330003358313034021021274932345726597200132412035265368254318672345436136246153257038519

[84] Patent Law in Greater China, edited by S. Luginbuehl, and P. Ganea, Edward Elgar Publishing, 2014, s.368.

[85] German utility model protection, Popp, Eugen, The CIPA Journal (Chartered Institute of Patent Agents), 1978, Vol. 7, No. 8, s.360 

[86] Second Tier Patent Protection, Mark D. Janis, Harvard International Law Journal, Vol. 40, 1999, s.163, Dipnot 67.

[87] 6769 SMK Yönetmelik m.120(14).

[88] 6769 SMK m.143(7).

[89] 6769 SMK Yönetmelik m.120(13).

[90] EPO Case Law of the Boards of Appeal, II. E. 1.11.7 Addition/change of claim category, https://www.epo.org/law-practice/legal-texts/html/caselaw/2019/e/clr_ii_e_1_11_7.htm

[91] 6769 SMK m.92(4).

[92] Yargıtay 11. HD, 17.01.2011 – 2009/7208 – 2011/198; Patent Hukuku, Erdal Noyan, 3. Baskı, s.424.

[93] 6769 SMK m.104(2).

[94] EPO’da faydalı model koruması olmadığı için faydalı modelle korunamayan yöntemlerin tarifnameden çıkarılmasıyla ilgili bir hüküm yoktur. Ancak EPC m.53(c) kapsamına giren patentlenemeyecek konuların tarifnameden çıkarılması ya da patentlenebilirlik istisnaları kapsamına girmeyecek şekilde yeniden yazılması istenmektedir. Bkz. EPO Guidelines for Examination, Part F – Chapter IV – 4.3 Inconsistencies, https://www.epo.org/law-practice/legal-texts/html/guidelines/e/f_iv_4_3.htm

[95] EPO Guidelines for Examination, Part F – Chapter II – 3. Request for grant – the title, https://www.epo.org/law-practice/legal-texts/html/guidelines/e/f_ii_3.htm

[96] Alcohol thermometer, https://en.wikipedia.org/wiki/Alcohol_thermometer

Patent Başvurusunda Tarifname Takımında Yapılan Hata Düzeltme Talepleri – Bölüm I

UYARI: Bu yazıdaki değerlendirmeler yazarın kişisel görüşlerini yansıtır ve hiçbir şekilde TÜRKPATENT’in resmi görüşünü ya da uzmanlarının başvurularla ilgili değerlendirmelerini temsil etmez. Yazı yalnızca bilgi amaçlı olup yasal tavsiye niteliği taşımaz.  Bu yazının içeriğinin bir sonucu olarak herhangi bir işlem yapmadan veya herhangi bir işlemden kaçınmadan önce profesyonel hukuki tavsiye alınmalıdır. Yazarın verilen bir örnek üzerindeki değerlendirmesi yalnızca o örneğin spesifik koşullarına bağlıdır. Bir başka durum için yazarın alacağı kararlarda bağlayıcılığı yoktur.

Giriş

Patent gibi hem hukuki hem de teknik olarak oldukça çetrefilli bir süreçte hata yapmadan süreci tamamlamak azami çaba ve dikkat gerektirir. Zira kimi hataların telafisi mümkün olsa bile bazılarının düzeltilmesi mümkün değildir ve hak kaybına yol açabilir. Bu yazı dizisinde bir patent başvurusunun tarifname takımıyla ilgili hangi tür hataların düzeltilebileceği (ya da düzeltilemeyeceği) ve ne gibi değişiklikler yapılabileceği bu birinci bölümde EPO’dan ve ikinci bölümde TÜRKPATENT’ten verilen örnekler üzerinden gösterilmeye çalışılacaktır. Patent Başvurusunda tarifname takımı dışında yapılan hata düzeltme, eksik evrak tamamlama ve telafi işlemleri ile ilgili bkz: https://iprgezgini.org/2022/02/08/patent-basvurusunda-hata-duzeltme-eksik-evrak-tamamlama-ve-telafi-islemleri/

Mevzuat

6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununda (SMK) bir patent başvurusunda yapılabilecek değişiklikler ve düzeltmeler şöyle ifade edilmiştir (vurgu eklenmiştir):

“Patent başvurusu, Kurum nezdinde yapılan işlemler süresince başvurunun ilk hâlinin kapsamını aşmamak şartıyla, başvuru sahibi tarafından değiştirilebilir.”[1]

Buna göre bir patent başvurusunda yapılan değişiklik, orijinal başvuruya kıyasla kapsam aşımına neden olmamalıdır.

Ancak patent başvurusu belge olduktan sonra, yalnızca SMK m.99 kapsamında patente itiraz edilmişse YİDD tarafından itiraza ilişkin nihai karar verilinceye kadar patentin sağladığı korumanın kapsamını aşmamak şartıyla patent sahibi tarafından değiştirilebilmektedir.[2]

Bununla birlikte bir patent başvurusu veya patent dokümanlarında yer alan imla hataları ve açık maddi hatalar talep üzerine düzeltilebilmektedir.[3] Buna göre Kuruma verilen dokümanlardaki çeviri hataları, yazım hataları, kopyalama hataları ve yanlışlıklar düzeltilebilir. Ancak düzeltme talebinin tarifname, istemler veya resimlerle ilgili olması durumunda düzeltmenin, bu maddede sayılanlar dışında bir amaç taşımadığı açık olmalıdır.[4]

Bu bakımdan tarifname takımı dışında yapılan hata düzeltme taleplerinden farklı olarak tarifname takımının içeriğiyle ilgili yapılacak düzeltmeler daha sıkı kriterlere bağlanmıştır.

Hata düzeltme talebi için bir süre kısıtlaması bulunmamakla birlikte hatanın fark edilmesinin hemen ardından düzeltme talebi yapılmasında fayda vardır. Ancak özellikle başvuru yayınından ya da patent belgesi alındıktan sonra yapılacak hata düzeltme taleplerinin üçüncü kişiler için hukuki kesinliği zedeleyici etkisi olmayacağından emin olunmalıdır.[5]

Değişiklik Talebi ile Hata Düzeltme Talebi Arasındaki Farklar

Tarifname takımında yapılan bir değişiklik talebiyle yine tarifname takımında yapılan bir hata düzeltme talebi arasında ne fark vardır?

Değişiklik talepleri değerlendirilirken yalnızca SMK m.103(1) anlamında kapsam aşımına yol açıp açmadığı irdelenirken, hata düzeltme taleplerinde kapsam aşımının yanı sıra hatanın ve düzeltmenin bariz olup olmadığı da sorgulanır.

Bazı değişiklikler yalnızca hata düzeltme talebiyle yapılabilirken, bazıları ise hata düzeltme şartlarını sağlamadığı için değişiklik talebi ile yapılabilir. Ancak tarifname takımında yapılacak her türlü hata düzeltme/değişiklik işlemi kapsam aşımı değerlendirmesine tabidir. Yapılacak düzeltme/değişiklik yalnızca teknikte uzman kişinin, başvuru tarihi itibariyle yaygın genel bilgiyi kullanarak nesnel olarak, başvuru evrakının tamamından doğrudan ve açık bir şekilde elde edebileceği sınırlar dahilinde mümkün olabilir. [6]

Yukarıda belirtildiği üzere bir patent başvurusu belge olduktan sonra patent sahibinin kendi talebiyle yapacağı değişiklikler kabul edilmemektedir.[7] Bir patent belgesi için başvuru sahibinin inisiyatifiyle yalnızca hata düzeltme talebiyle değişiklik yapılabilmektedir.

Mevzuatımızda PCT ve EPC’ye kıyasla, tarifname takımında yapılabilecek değişikliklerle ilgili bazı farklılıklar vardır. Örneğin TÜRKPATENT’te araştırma raporu öncesinde tarifname takımında değişiklik yapılabilmektedir. Zira “Patent başvurusu, Kurum nezdinde yapılan işlemler süresince başvurunun ilk hâlinin kapsamını aşmamak şartıyla, başvuru sahibi tarafından değiştirilebilir.”[8] Bu bakımdan başvuru sahipleri değişiklikler konusunda daha az kısıtlıdır. Örneğin başvuru sahibi şekli eksiklik incelemesinin tamamlanmasından sonra gerekli gördüğü değişiklikleri başvurunun ilk kapsamını aşmamak ve şekli şartları sağlamak koşuluyla yapabilir.[9] Ancak PCT’de araştırma öncesi tarifname takımında yapacağınız değişiklik yalnızca bariz bir hatanın düzeltilmesi ile ilgili olabilir ve bu tür bir düzeltme talebi PCT Yön. m.91’e göre sıkı bir şekilde denetlenir (hem hatanın hem de düzeltmenin bariz olması gerekir). Yine EPC’de Yön. m137(1)’e göre başvuru sahibi araştırma raporu öncesinde hata düzeltme talepleri (ve başvuru unsurlarını tamamlama talebi) hariç kendi inisiyatifiyle değişiklik yapamamaktadır. EPO’da başvuru sahibine, kendi arzusuyla tarifname takımını değiştirmesi için en az bir defa fırsat verilmektedir.[10] Ancak Yönetmelikte belirtilen durumlar dışında yapılmak istenen değişiklikler inceleme uzmanının onayını gerektirir.[11]

Alman patent sisteminde ise başvuru belge olana kadar kapsamı aşmadığı sürece değiştirilebilmektedir. Ancak inceleme talebinde bulunulmadan önce, yalnızca bariz hataların düzeltilmesi, inceleme uzmanınca belirtilen eksikliklerin giderilmesi veya patent istemlerinde yapılan değişikliklere izin verilmektedir.[12]

Görüldüğü üzere SMK m.103(1) başvuru sahibine diğer ofislerce sunulmayan bir serbesti vermiştir. Bu sayede başvuru sahipleri örneğin araştırma öncesi tarifname/istem değişikliği talebinde bulunarak kapsamı aşmayan fakat hata olarak kabul edilemeyecek değişiklikleri de yapabilmektedir. Örneğin tarifname veya istemlerde hatalı bir hesaplamadan kaynaklanan bariz olmayan bir hata, hata düzeltme talebi yapılarak düzeltilemez. Böyle bir hatanın düzeltilmesine, değişiklik başvurunun ilk halinde açıkça ima edilmiş olması durumunda SMK m.103(1) uyarınca izin verilebilir. [13]  Ancak, birden fazla aritmetik düzeltme olasılığı öngörülebiliyorsa, seçilen düzeltme, başvurunun bir bütün olarak açıkça ima ettiği düzeltme olmalıdır. [14]

Bir örnek verelim:

3. İstem 4’e göre ….

4. İstem 3’e göre …

İstem 3’te hata olduğu barizdir. Zira bir istem kendisine bağlı bir isteme bağlanamaz. Ancak her ne kadar hata bariz olsa bile düzeltme bariz olmayabilir. İstem 3 ne şekilde düzeltilebilir? “İstem 2’ye göre” olarak mı “İstem 1’e göre” olarak mı yoksa bir başka şekilde mi? Burada istem 3’ün düzeltmeden sonra hangi isteme bağlanacağı belirsiz olacağından hata düzeltme talebi kapsamında düzeltilemez. Bunun yerine istem değişikliği talebinde (tarifname takımında değişiklik) bulunulabilir, ancak burada ortaya çıkan yeni istemin başvurunun kapsamını aşıp aşmadığı değerlendirilmelidir. Örneğin  “3. İstem 2’ye göre ….” şeklinde yapılacak bir istem değişikliği talebi istem 3’e ait yapılanmanın orijinal başvuru tarafından tercih edilen bir yapılanma olarak desteklenmesi durumunda kabul edilebilirdir. Görüldüğü üzere hata düzeltme talebiyle kabul edilemeyen bir düzeltme, bazı durumlarda tarifname takımında değişiklik talebi yapılarak düzeltilebilmektedir. Yukarıda bahsedildiği üzere araştırma öncesi EPC’de ve PCT’de bu tür bir değişiklik mümkün değildir.

Bu bakımdan uzmanın yapılan talebin gerçekte bir hata düzeltme mi yoksa bir değişiklik talebi mi olduğunu iyi tahlil etmesi gerekir. Bir değişiklik talebi başvuru sahibinin fikrini değiştirmesi veya durumunu iyileştirmeye yönelik yaptığı plan sonucu gerçekleştirdiği bir değişiklik olarak yorumlanabilir. Öte yandan, hata düzeltme talebi, örneğin yanlış bir ifadeyi düzeltmek veya atlanan bir konuyu eklemek gibi, başvuru sahibinin başvuruyu gerçek niyetine uygun hale getirmesi olarak yorumlanabilir.[15]

Buna göre, “ifade edilmemiş bir irade” (“bir niyet”) ile ilgili bir düzeltme, orijinal başvuruda açıklanmayan bir şeyi içerebilir. Bu nedenle, talep edilen düzeltme, başvuru sahibinin bir fikir değişikliğini gizleyip gizlemediğini veya başvurunun gerçek niyetine uygun olarak fiilen restorasyonunu temsil edip etmediğini belirlemek için çok dikkatli bir şekilde incelenmelidir.

EPATS’tan Hata Düzeltme Talebinde Bulunma

Tarifname takımında (tarifname, istemler, özet, resimler) bir hata düzeltme talebinde bulunmak istiyorsanız EPATS’ta “Benim Sayfam” ekranında sayfayı aşağı doğru kaydırdığınızda göreceğiniz “Sahip/Ücret/Diğer İşlemler” bölümünde “Eksik Evrak Tamamlama/Bilgi Düzeltme/Ek Belge Sunma” seçeneğini kullanınız. (bkz. Şekil 1)

Şekil 1: EPATS Hata Düzeltme işlemi

Tarifname takımında hata düzeltme harici bir değişiklik yapmak istiyorsanız “Başvuru sonrası işlemler” kısmını kullanınız. Örneğin araştırma ya da inceleme raporuna cevaben değişiklik yapılmak isteniyorsa bunlar bilgi düzeltme talebi olarak değil, duruma uygun olarak “Araştırma Raporuna İtiraz/Görüşe Cevap Sunma” veya “İnceleme Bildirimine Cevap Verme” seçenekleri kullanılarak gönderilmelidir. Bunların dışında örneğin SMK Yönetmelik m.108(2) kapsamında araştırma öncesi tarifname takımında bir değişiklik yapılmak isteniyorsa “Tarifname Takımında Değişiklik” seçeneği kullanılmalıdır. (bkz. Şekil 2)

Şekil 2: EPATS Tarifname Takımında Değişiklik işlemi

Tarifname takımında değişiklik yapılırken bu değişikliklerin metin içerisinde nerelerde yapıldığının açık ve anlaşılır bir şekilde gösterildiği sayfalar da Kuruma sunulmalıdır.[16] Dosyalarınızı yüklerken değişiklik yapılan evrakın yanı sıra “Değişikliğin Gösterildiği Doküman” kısmına şekil 3’te bir örneği görülen evrak da eklenmelidir.

Şekil 3: Başvuruda yapılan değişikliklerin metin içerisinde nerelerde yapıldığının açık ve anlaşılır bir şekilde gösterildiği sayfalar (solda), yeni sayfalar (sağda) ile birlikte sunulmalıdır.

Tarifname Takımında Yapılan Açık Maddi Hataların Düzeltilmesi

Yukarıda belirtildiği üzere tarifname takımındaki bir hatanın düzeltilebilmesi için:

  • Hata bir imla hatası veya açık maddi hata olmalı
  • Düzeltmenin, çeviri hataları, yazım hataları, kopyalama hataları ve yanlışlıklar dışında bir amaç taşımadığı açık olmalıdır.[17]

Buna göre bir hata düzeltme işlemi değerlendirilirken iki şeye dikkat edilmelidir. Birincisi hatanın niteliği, ikincisi ise yapılacak düzeltmenin niteliği. Bir başka deyişle, tek başına hatanın niteliği dikkate alınarak karar verilemez, yapılacak düzeltmenin de değerlendirilmesi gerekir. Örneğin

2 + 2 = 5  ifadesinin bariz bir hata olduğu doğrudur. Ancak her bariz hata düzeltilebilir olmayabilir. Zira burada yapılacak düzeltme teknikte uzman kişi için açık ve yalnızca tek bir yolla olmalıdır. Alternatifler bulunmamalıdır. Bu örnekteki düzeltme 2 + 2 = 4 şeklinde olabileceği gibi 2 + 3 = 5 ya da 3 + 2 = 5 şeklinde de olabilir. Hatta 2 + 2 < 5 bile olabilir. Eğer orijinal başvurudan bu olasılıklardan hangisinin kastedildiği bariz olarak anlaşılamıyorsa -hata bariz bile olsa- düzeltilemeyecektir.

Buna göre tarifname takımında yapılan hata düzeltme talepleri şu kriterlere göre değerlendirilir[18]:

(i) Sunulan evrakta bir hatanın mevcut olduğu açıktır, teknikte uzman kişi başvuru tarihindeki yaygın genel bilgisiyle ve orijinal evrakla hatalı bilgiyi fark edebilmelidir.

(ii) Hatanın düzeltilmesi barizdir, düzeltme olarak sunulandan başka hiçbir şeyin amaçlanmadığı açıktır. Farklı şekilde düzeltme olasılıkları yoktur.

2 + 2 = 5  bariz bir hatadır ancak yapılacak düzeltme bariz değildir. Kısaca hata da düzeltme işlemi de bariz olmalıdır.

Eğer yukarıdaki (i) ve (ii) koşulları sağlanıyorsa yapılan düzeltmenin SMK m.103(1) anlamında kapsam aşımına yol açmadığı da kabul edilir.[19]

Eğer hata sadece önerilen düzeltmenin ışığında görünür hale geliyorsa, o zaman düzeltme aşikâr değildir ve kabul edilmemelidir.[20]

Çeviri, yazım ve kopyalama hatalarının tespiti ve düzeltilmesi genelde diğer yanlışlıklara göre daha kolaydır. Örnek verecek olursak:

“…zıparanın disk üzerinde daha sıkı tutunması sağlamak üzere bir kanal içeren…”

ifadesindeki “zıparanın” kelimesinin “zımparanın” olarak düzeltilmesi, “sıkı tutunması sağlamak üzere” ifadesinin “sıkı tutunmasısağlamak üzere” olarak düzeltilmesi mümkündür.

Çeviri hataları genellikle yabancı ülkelerden gelen başvuru sahiplerinin ya da ilk başvurusunu yabancı dilde yapmış başvuru sahiplerinin başvurularını Türkçeye çevirirken gerçekleşmektedir. Bir örnek verelim:

“a tool for driving nails” (çivi çakmak için bir alet) ifadesinin “tırnakları çekmek için bir alet” olarak çevrildiğini varsayalım. İngilizcede “nail” kelimesinin hem çivi hem de tırnak anlamına gelmesi nedeniyle yapılan bu çeviri hatası, orijinal başvuruda kastedilenin ne olduğu net bir şekilde anlaşıldığı sürece düzeltilebilir.

Çevirinin orijinal dilde yapılan başvuruya uygun hale getirilmesi için yapılacak düzeltme Kurum nezdinde işlemler devam ederken gerçekleştirilebilir. Bununla birlikte, başvuru belge olduktan sonra, örneğin SMK m.99 (EPC m.100) kapsamında itiraz işlemleri sırasında çevirinin düzeltilmesine, SMK m.103(2)’e (EPC m.123(3)) aykırı olması halinde, yani istemlerde sağlanan korumayı genişleten bir değişiklik talebine izin verilmez.

Kopyalama hataları da çeşitli şekillerde meydana gelebilir. Örnek vermek gerekirse:

“…zımparanın disk üzerinde daha sıkı tutunmasını sağlamak üzere zımparanın disk üzerinde daha sıkı tutunmasını sağlamak üzere bir kanal içeren…” ifadesindeki tekrarlayan kelimeler çıkarılabilir.

Yine yanlışlıkla metin içinde unutulan başvuru konusuyla ilgili olmayan notlar, ilgisiz veya gereksiz olduğu açıkça belli olan ifadeler veya diğer unsurlar SMK Yönetmelik m.79 ve 109(1) kapsamında başvurudan çıkarılabilir. Ancak çıkarılacak metin sonrası kalan metinden buluş konusu/kapsamı başvurunun ilk halinden farklı şekilde anlaşılıyorsa bu tür bir değişikliğe izin verilmez.

Başvuruya kopyalanması unutulduğu için sehven eklenmeyen bir paragrafın/ifadenin sonradan hata düzeltme ile eklenmesi pek olası değildir. Zira eklenmek istenen bilginin orijinal tarifname takımından çıkarılamayacak yeni bir bilgi olmaması gerekir. Cümlenin yarım kaldığı bariz olarak anlaşılsa bile, hatanın bariz olması, düzeltmenin de bariz olduğu anlamına gelmeyeceğinden (cümlenin ne şekilde biteceği belli değildir, farklı olasılıklar mümkündür) bu tür bir kopyalama hatası düzeltilemeyecektir.

Yönetmelikte “çeviri hataları, yazım hataları, kopyalama hataları ve yanlışlıklar” ifadesinde geçen “yanlışlıklar”ın diğer sayılanlara göre daha genel bir ifade olduğu anlaşılmaktadır. Bu yazıda verilecek örneklerle bu yanlışlıkların nasıl değerlendirildiği gösterilmeye çalışılacaktır.

Şekli Eksiklik Giderme Talebi Esnasında Yapılan Hata Düzeltme Talepleri

Orijinal tarifname takımında yapılmış bir maddi hatanın (özellikle kapsam aşımı ihtimali varsa) şekli eksiklik giderme talebi esnasında düzeltilmeye çalışılması tavsiye edilmez. Zira şekli kontrolü yapan uzmanların o alanda teknik bilgiye sahip olması beklenemeyeceğinden, talep edilen düzeltmenin, hata düzeltme dışında bir amaç taşımadığının açık olup olmadığı (Yön. m.109) bu aşamada tespit edilemeyecektir. Bu nedenle eğer şekli eksiklik giderme talebi ile birlikte -şekli kontrol uzmanının belirttikleri dışında- bir hata da düzeltilmek isteniyorsa bunun ayrı bir taleple yapılması tavsiye edilir. Böylece söz konusu hata düzeltme talebi araştırma uzmanının önüne geldiğinde geri çevrilse bile şekli kontrolü giderilmiş haliyle başvuruya devam edilebilir.[21]

Ayrıca şekli inceleme aşamasını tamamlamış bir başvuruda yapılan değişikliğin şekli şartları sağlamaması durumunda değişiklik talebi dikkate alınmaz ve bu durum başvuru sahibine bildirilir.[22]

Araştırma Öncesinde Yapılan Hata Düzeltme Talepleri

Eğer araştırma öncesi bir hata düzeltme talebinde bulunduysanız dosyanızın işlemlerini yürüten uzman talebinizi işleme alacaktır ancak eğer talep tarifname takımında bir düzeltme ile ilgiliyse kapsam aşımı olup olmadığının değerlendirilmesi için kararı araştırma uzmanına bırakacaktır (Sistemde “Tarifname İstem Değişikliği Talebi Alındı” kodu atılır). Araştırma uzmanı da dosyanızın araştırmasına başladığı sırada düzeltme talebinizi görecek ve o esnada değerlendirmesini yapacaktır (Sistemde “Tarifname İstem Değişikliği Talebi Kabul Edildi” ya da “Tarifname-İstem Değişikliği Talebi Kabul Edilmedi (Kapsam Aşımı Var)” kodu atılır). Eğer talebiniz kabul edilmezse uzman raporu başvurunun orijinalini (ya da kabul edilmiş son halini) dikkate alarak düzenleyecektir. Patent araştırma öncesi talep edilen ve kapsam aşımı nedeniyle kabul edilmeyen değişikliklere örnek şunlar verilebilir: 2020/16983, 2020/08818, 2018/06793, 2020/08132, 2020/10979, 2018/12284, 2018/13577.

Faydalı model araştırma öncesi talep edilen ve kapsam aşımı nedeniyle kabul edilmeyen değişikliklere örnek şunlar verilebilir: 2018/13425, 2018/18503, 2018/18646, 2019/21011, 2018/11795.

Eğer araştırma uzmanının rapor düzenlemeden önce yaptığınız değişikliği değerlendirmesini istiyorsanız, ilgili uzmanı arayarak değişikliğin kapsam aşımına yol açıp açmadığını kendisine sorabilirsiniz. Böylece eğer bir kapsam aşımı varsa ve raporun başvurunun orijinal haline göre düzenlenmesini istemiyorsanız yeniden bir değişiklik talebinde bulunabilirsiniz. Değişikliklerin araştırma raporu düzenlenirken dikkate alınabilmesi için, bu değişikliklerin araştırma raporunun düzenlenmesi işlemine başlamadan önce Kuruma ulaşması gerekir.[23]

Şimdi sırasıyla EPO’dan ve TÜRKPATENT’ten hata düzeltme talebi örneklerini inceleyelim.

  1. EPO Örnekleri

EPC Yönetmelik m.139’a göre EPO’ya sunulan herhangi bir belgedeki dilsel hatalar, yazım hataları ve yanlışlıklar talep üzerine düzeltilebilir. Bununla birlikte, bu tür bir düzeltme talebi tarifname, istemler veya resimlerle ilgiliyse, düzeltme olarak sunulandan başka hiçbir şeyin amaçlanmadığının hemen açıkça anlaşılıyor olmalıdır. Yön. m.140’a göre ise EPO kararlarında sadece dilsel hatalar, yazım hataları ve bariz hatalar düzeltilebilir.

Örnek 1.1

Başvurudaki kritik bir parametre tarifname boyunca tutarlı bir biçimde şöyle ifade edilmiştir: 104 – 109 Ohm/cm2.

Ardından başvuru söz konusu parametre 10-4 – 10-9 Ohm/cm2 olacak şekilde değiştirilmek istenmiştir. Orijinal başvurunun hiçbir yerinde bu yeni aralık bulunmamaktadır.

Orijinal başvurudaki bilgiler, başvuru tarihi itibariyle teknikte uzman kişi tarafından hatalı bilgi olarak nesnel bir şekilde tanınıyorsa ve yaygın genel bilgiler kullanılarak doğru bilgi doğrudan ve açık bir şekilde elde ediliyorsa başvurunun kapsamının aşılmadığı kabul edilebilir.[24] Buna göre mevcut örnekte teknikte uzman kişiye göre ilgili parametre için 104 – 109 Ohm/cm2 mantıklı bir aralık olmayıp, söz konusu parametrenin 10-4 – 10-9 Ohm/cm2 aralığında olması teknikte örneği bulunan ve bilinen bir durumdur. Bu nedenle söz konusu değişikliğin kapsam aşımına yol açmadığı ve kabul edilebilir olduğu sonucuna varılmıştır.[25]

Daha basit bir örnek üzerinden durumu somutlaştıralım. Başvuruda bir damla suyun hacminin yanlışlıkla 5×10-8 m3 yerine 5×108 m3 olarak yazıldığını ya da Atlantik okyanusundaki toplam suyun hacminin 3,1 x 1017 m3 yerine 3,1 x 10-17 m3 olarak yazıldığını farz edelim. Böyle bir durumda düzeltme talebi kabul edilebilirdir.

Ancak tamamen farklı ve teknikte yaygın genel bilgiyle desteklenemeyecek düzeltmeler kabul edilmez. Örneğin yukarıdaki 104 – 109 Ohm/cm2 ifadesi 5×103 – 3×1020 Ohm/cm2 olarak değiştirilmek istenirse bu kabul edilmeyebilecektir. Zira bu yeni aralığın teknikte bir karşılığı yoktur ve yapılanın bir yazım hatası olduğu açık değildir. Düzeltme, düzeltme olarak sunulandan başka hiçbir şeyin amaçlanmayacağı anlamında açık olmalıdır.

Örnek 1.2

Orijinal başvuruda “…kapalı kabın %80 nem ve 72EF koşullarında bir odaya yerleştirilmesi” ifadesinde “72EF” olarak geçen kelime “72°F” olarak düzeltilmek istenmiştir. Kurul, teknikte uzman kişi için mevcut başvuru bağlamında teknik bir anlamı olan tek olası düzeltmenin sıcaklık olduğuna karar vermiştir. Sonuç olarak, uzman kişi “F”nin “Fahrenheit” anlamına geldiğini hemen düşünecek ve düzeltmeyi buna göre yapacaktır.[26]

Örnek 1.3

Bir başka kararda, istemde bulunan “respectfully” ifadesinin “respectively” olarak değiştirilmesi gramer hatası olarak görülmüş ve kabul edilmiştir.[27]

Türkçe olarak benzer bir örnek vermek gerekirse şöyle olabilir:

“birinci ve ikinci elektrotlara sorusuyla elektriksel olarak bağlanmış çok sayıda aralıklı elektrik kontağı” ifadesinin

“birinci ve ikinci elektrotlara sırasıyla elektriksel olarak bağlanmış çok sayıda aralıklı elektrik kontağı” olarak düzeltilmesi kabul edilebilirdir.

Örnek 1.4

Şekil 3d tarifnamede “tekniğin bilinen durumu” olarak tanımlanmış ve ilgili şeklin altına da “önceki teknik” ifadesi yazılmıştır. Başvuru sahibi söz konusu ifadeyi silip şekil 3d’yi buluşa ait bir örnek olarak göstermek istemiştir. İnceleme uzmanı bunu kabul etmemiştir ancak itiraz sonrası değerlendirme yapan Kurul tarifnameden ve diğer şekillerden, şekil 3d’nin “önceki teknik” olarak nitelendirilmesinin, teknikte uzman kişiler için açık bir hatayı temsil ettiğine karar vermiş ve başvuru sahibini haklı bulmuştur.[28]

Örnek 1.5

“Vanadyum” ifadesinin “vanadyum oksit” olarak değiştirilmesi talebi kapsam aşımı olarak görülmüştür, zira önerilen düzeltme, teknikte uzman kişinin aklına gelebilecek farklı seçeneklerden sadece biridir. Birkaç düzeltme seçeneği olduğu sürece, “düzeltme, düzeltme olarak sunulandan başka hiçbir şeyin amaçlanmayacağı anlamında açık olmalıdır” kriteri sağlanamayacaktır.[29]

Örnek 1.6

Patent sahibi tarafından tarifnamede 200 mg/cm3 olarak yazılmış olan toz konsantrasyonunun aslında 200 mg/m3 olması gerektiği ileri sürülmüş ve D23, D24, D25 ve D30 dokümanları ışığında teknikte uzman kişinin bu hatanın tek olası düzeltmesinin bu şekilde olacağını bileceği iddia edilmiştir.[30] Ancak bu düzeltme kabul edilmemiştir. Bu kadar yüksek bir toz konsantrasyonunun mantıksız ve dolayısıyla hatalı olduğu kabul edilse de, teknikte uzman kişi için düzeltmenin ne olması gerektiği açık değildir. D23, m3 başına bir konsantrasyon vermesine rağmen, konsantrasyon ağırlık/hacim yerine parçacık/hacim olarak ifade edilmiştir. D24 ve D25, 200 mg/m3‘ü açıklamamaktadır. D30, konsantrasyonu mg/m3 cinsinden açıklamaktadır. Teknikte uzman kişi muhtemelen bundan en olası birimin mg/m3 olduğunu çıkaracaktır, ancak 200 değerinin de düzeltilmesi gerekip gerekmediğini bilemeyecektir. Dolayısıyla düzeltme olarak önerilenden başka bir şeyin kastedilmediğinin hemen anlaşıldığı kabul edilemez.

Bu dosyadaki düzeltme talebinin zamanlaması ile ilgili yapılan değerlendirmeden de bahsedelim. EPC Yönetmelik m.139 ile ilgili olarak oluşturulan ilkelerden biri de düzeltme talebinin gecikmeksizin yapılması gerektiğidir.[31] Mevcut durumda düzeltme talebi, itiraza verilen cevaptan on yedi ay sonra yapılmıştır. Ancak, bununla ilgili herhangi bir süre sınırı belirlenmediğinden, “gecikmeksizin” ifadesi, düzeltmenin itiraz eden tarafından fark edilir edilmez derhal yapılması gerektiği anlamına gelebilir. İtiraz eden bunu yaptığını belirttiğinden, yukarıda belirtilen ilkeye uygunluğu kabul edilmiştir.

Örnek 1.7

Orijinal başvuruda formül (1)’de geçen π (pi) ifadesi 2π olarak değiştirilmek istenmiş, ancak bu talep kapsam aşımı olarak değerlendirilmiştir[32]:

Ardından başvuru sahibi karara itiraz etmiş, teknikte uzman kişinin bir dairenin çevresinin 2πr olduğunu ve dolayısıyla artan halkanın alanının 2πrdr olduğunu bileceğini, bu nedenle, π’nin 2π olarak düzeltilmesi gerektiği, hem formülün yanlış olduğu hem de nasıl düzeltileceğinin açık olduğunu ileri sürmüştür. Kurul talebi haklı bulmuş ve hatanın düzeltilmesine izin vermiştir.

Örnek 1.8

Başvuru sahibi “karboksilaz” terimini “karboksilat” olarak düzeltmek istemiştir.[33] Orijinal başvuruda sayfa 4’te geçen “karboksilaz” teriminin, teknikte uzman kişilerce bariz bir hatayı temsil ettiğinin anlaşılacağı ileri sürülmüştür. Buna göre uzman kişi, enzimleri ifade eden “karboksilaz” teriminin “karboksilat” anlamına geldiğini anlar, çünkü sayfa 4’teki ifade organik gruplara atıfta bulunmaktadır:

“Aktif ürün Pa veya koku yok edici, gaz halindeki atıklarda bulunan kötü kokulu molekülleri, örneğin atıl tuzlar şeklinde sabitleyebilen nükleofilik bir üründür. Böyle bir aktif ürün Pa genellikle, kötü kokulu organik bileşiklerle, özellikle kükürt bileşikleri ve azot bileşikleri ile kimyasal ve geri dönüşümsüz olarak reaksiyona giren ve böylece suda çözünür, kararlı, toksik olmayan ve atıl tuzlar üreten karboksilaz ailesinden organik gruplardan oluşur.”

Ayrıca, “karboksilat” teriminin, aktif bileşiğin sülfirik asit ile bir asit/baz reaksiyonuna girmesi gereken bir nükleofilik aktif olduğu dikkate alındığında “karboksilaz” terimi için tek olası düzeltmenin bu olduğunun anlaşılacağı ileri sürülmüştür. Ancak Kurul bu gerekçeyi kabul etmemiştir. Zira başvuru sahibinin, teknikte uzman kişinin, başvurunun 4. sayfasında belirtildiği gibi bir organik grubun karboksilaz gibi bir enzime atıfta bulunmadığının farkında olacağı iddiasını kabul etsek bile, aktif ürün prensipte karboksilaz ailesinin bir üyesi olabileceğinden, bu bağlamda “organik gruplar” mı yoksa “nükleofilik” teriminin mi hatalı olduğu açık değildir.

Uzman kişi, başvuru sahibinin iddia ettiği gibi “karboksilaz ailesi” teriminin yanlış olduğunu anlasa bile, “karboksilat”ı bariz bir düzeltme olarak kabul edip etmeyeceği de şüphelidir. Zira Karboksilik asitlerin tuzları genellikle katıdır ve başvurunun birinci isteminde belirtildiği gibi sıvı bir ürün değildir. Bu nedenle, uzman kişi, aktif ürünü tanımlayan diğer özelliklerle çelişeceğinden, karboksilik asit tuzları anlamında “karboksilat”ı “karboksilaz” teriminin tek olası düzeltmesi olarak kabul etmeyecektir. Ayrıca başvuruda, nükleofilik aktif ürün tarafından amaçlanan reaksiyonun, başvuru sahibinin tekrar tekrar iddia ettiği gibi aslında bir asit/baz reaksiyonu olduğuna dair hiçbir öğreti bulunmamaktadır. Bu nedenle, teknikte uzman kişi “karboksilaz” terimini mutlaka bir asit/baz reaksiyonu bağlamında okumayacaktır. Buna göre “karboksilat” teriminin, orijinal olarak başvurudaki “karboksilaz ailesi” teriminin yerine kullanılması, EPC Yönetmelik m.139 uyarınca açık bir düzeltme olarak kabul edilemez.

Örnek 1.9

Başvuru sahibi “sonsuz” (infinite) teriminin “sonlu” (finite) olarak düzeltilmesi talebinin, EPC Yönetmelik m.139 kapsamındaki bariz bir hatanın düzeltilmesi olduğunu ileri sürmüştür[34].

Buna göre istem 1’de geçen “sonsuz eleman yöntemi” ifadesinin “sonlu eleman yöntemi”; “sonsuz eleman model(ler)i” ifadesinin “sonlu eleman model(ler)i”; ve “sonsuz elemanlar” ifadesinin ise “sonlu elemanlar” olarak düzeltilmesi talep edilmiştir. Benzer şekilde tarifnamenin pek çok sayfasındaki ve resimlerdeki ilgili ifadeler de düzeltilmek istenmiştir.

Başvuruda bir hatanın gerçekten bariz şekilde mevcut olup olmadığı, yani teknikte uzman kişinin başvuruda sunulan bilgilerin doğru olmadığı konusunda şüphesi olup olmadığı irdelenmelidir. Buna göre teknikte uzman kişi başvuruyu okuduğunda “sonsuz eleman yöntemi”nin kullanımının hatalı olduğunu bariz bir şekilde anlaması gerekir. Ayrıca burada düzeltme olarak sunulan “sonlu eleman yöntemi”nden başka bir seçeneğin amaçlanmadığı da bariz olmalıdır. Ancak mevcut durumda başvuru sahibinin asıl niyeti hemen belli olmadığı için, başvuru sahibi, ağır bir ispat yükü taşımaktadır.

EPC Yönetmelik m.139 ile ilgili oluşturulan ilkelerden biri de düzeltme talebinin gecikmeksizin yapılması gerektiğidir. Ancak düzeltme talebi başvuru yapıldıktan 8 yıl sonra gerçekleştirilmiştir. Başvuru sahibi mevcut durumda sadece teknikte uzman kişinin bir düzeltmenin gerekli olduğunu anlayabileceğini ve düzeltmenin gerekli olduğu anlaşıldıktan sonra vekilin derhal düzeltme talebinde bulunduğunu ileri sürmüştür. “Gecikmeksizin” ifadesinin, “kusurlu bir erteleme olmadan” olarak yorumlanması gerektiği, ilgili konuda uzman olmayan vekilin süreç boyunca düzeltmenin gerekliliği hakkında hiçbir bilgisinin olmaması nedeniyle bir kusurunun olmadığı ileri sürülmüştür.

Ancak, başvuru sahibinin inceleme uzmanına cevaben yazdığı yazıda argümanını “sonsuz elemanlar”a dayandırdığını ve özellikle D1 dokümanını bir kablo demetini modellemek için sonsuz eleman yöntemini açıklamadığını ileri sürdüğü görülmektedir. İnceleme uzmanı da bu argümana cevaben sonsuz eleman modellemenin bilgisayar destekli tasarım alanında bilgisayar modelleri oluşturmak ve analiz etmek için iyi bilinen bir teknik olduğunu, bu nedenle, teknikte uzman kişi için, bu yöntemin problemi çözmek için buluş yapma becerisi olmaksızın koşullara göre seçebileceği birkaç basit olasılıktan sadece birisi olduğunu ileri sürmüştür. Buna göre sonlu/sonsuz eleman yönteminin başvuru için oldukça önemli bir özellik olduğu ortaya çıkmaktadır.

Kurul, buluşun bu tür temel ayırt edici özellikleri hakkında en yakın önceki teknikle ilgili argümanlar sunarken müşterisine (başvuru sahibine) danışması vekilin sorumluluğunda olsa bile, değişikliklerin hazırlanmasında ve dosyalanmasında işbirliği yapmak ve vekile açık talimatlar vermek konusunda nihai sorumluluğun başvuru sahibine ait olduğunu belirtmiştir. Genel olarak, bu ayırt edici özellikler esas olarak sunulduktan sonra, artık bariz hatalar olarak kabul edilemez. Bu nedenle Kurul, düzeltme talebinin “gecikmeksizin” yapılmış sayılamayacağı kanaatindedir.

İspat yükü başvuru sahibine ait olduğundan, Kurul başvuru sahibinden buluş için neden sadece “sonlu elemanlar yöntemi”nin uygun olduğunu ve neden “sonsuz” kelimesinin buluş bağlamında anlamsız olduğunu ve bu yöntemin çalışmayacağını açıklamasını talep etmiştir.

Başvuru sahibi de, sonsuz eleman yönteminin “akustik sorunları çözmek için yaygın olarak kullanıldığını” savunmuştur. Kanıt olarak Wikipedia’dan bir alıntı ve Münih Teknik Üniversitesi’nden, açık odalar için akustik sorunları simüle etmek için sonsuz eleman yönteminin kullanıldığı bir açıklama sunmuştur. Ancak, Kurul farklı bir alanda bilinen bir yöntemin uygulanması birçok meşru buluşun özü olduğundan, bu argümanın inandırıcı olmadığı konusunda inceleme uzmanıyla hemfikir olmuştur.

Başvuru sahibi, orijinal tarifnamenin 15. sayfasının son cümlesinin, tekniğin bilinen durumunda atıfta bulunduğu dokümanın sonlu eleman yöntemini kullandığını ileri sürmüştür. Ancak Kurul, söz konusu doküman bir sonlu elemanlar yöntemi kullanıyor olsa bile, bu durum mevcut buluşun da aynı zamanda bir sonlu elemanlar yöntemi kullandığı anlamına gelmediği konusunda inceleme uzmanıyla hemfikirdir. Zira Kurul, “bir hatayı tespit etmek için başka bir dokümanı bulma, okuma, analiz etme ve yorumlama ihtiyacının, hatayı aşikâr kabul etmemek için bir neden olduğu” görüşündedir.

Sonuç olarak, Kurul, tarifname boyunca “sonsuz” kelimesinin “sonlu” olarak değiştirilmesinin EPC Yönetmelik m.139 uyarınca hataların bariz bir şekilde düzeltilmesi kapsamına girmediği için talebin EPC m.123(2)’nin gerekliliklerini karşılamadığı (değişiklik talebinin kapsam aşımına neden olduğu) sonucuna varmıştır.

Örnek 1.10

Başvuru sahibi tarifnamede geçen “telefon numarası ve isim” ifadesini “telefon numarası” olarak değiştirmek istemiştir.[35] İlgili kısımda “telefon numarası ve isim gibi yetkilendirme verisinin değişimi”nden bahsedilmektedir. Bu değişiklikle birlikte başvuru sahibi istem 1’i de değiştirmiş ve yetkilendirme verisinin kullanıcının cep telefonu numarası olduğuna yönelik açıklamayı eklemiş, istemin bir başka yerindeki “yetkilendirme verisi” ifadesini “kullanıcının cep telefonu numarası” olarak değiştirmiştir. Başvuru sahibi bu yapılanın bariz bir hatanın düzeltilmesi olduğunu ileri sürmüş, kullanıcının herhangi bir kayıt olmaksızın sadece cep telefonu numarasını kullanarak bilgilere doğrudan erişmesine izin verilmesinin buluşun kilit özelliği olduğu göz önüne alındığında hatanın bariz olduğunun ortaya çıkacağını ileri sürmüştür.

“Yetkilendirme verisi” ifadesi “kullanıcının cep telefonu numarası” olarak değiştirilebilir mi?

Tarifnamede geçen “telefon numarası ve isim gibi yetkilendirme verisi” ifadesi orijinal istem 1’de de aynı şekilde geçmektedir. Şekil 1’de telefon numarasının ve MInfo kodunun, alınan bir SMS’den SMS ağ geçidi tarafından “çıkarıldığını” ve daha sonra MInfo portal bilgisayarına gönderildiğini gösteriyor olsa da buradan yalnızca kullanıcının cep telefonu numarasının, kullanılan erişim “yetkilendirme verisi”ni temsil ettiği çıkarılamaz.

Başvuru sahibi, başvuruda bir kullanıcının kaydettirilmesi gerektiğinden açıkça bahsedilmemesi nedeniyle özelliğin desteklendiğini iddia etmiştir. Ancak Kurul, başvuruda kullanıcının adıyla birlikte her zaman kullanıcının cep telefonu numarasını belirttiği göz önüne alındığında, bunun otomatik olarak kullanıcının kaydettirilmesi gerekmediği anlamına gelmediği görüşündedir. Bu nedenle Kurul, düzeltmenin EPC Yönetmelik m.139’e uygun olmadığını ve EPC m.123(2)’nin (G 11/91) gerekliliklerine uymadığı sonucuna varmış ve düzeltme talebini reddetmiştir.

Örnek 1.11

Orijinal istem 10’daki “0.020-0.20 pound” ifadesinin, mevcut istem 3’teki “0.088N ila 0.88N (0.020-0.20 pound)” ile değiştirilmesi talep edilmiştir.[36] “Değerler ve tüm veriler uluslararası standartlara uygun birimler kullanılarak, uygun olduğu yerlerde uluslararası birimler sisteminin kullanıldığı metrik sistem cinsinden ifade edilir.” hükmüne[37] uygun olan bu ekleme kabul edilebilir bulunmuştur ve EPC m.123(2)’ye de aykırı değildir.

Örnek 1.12

Başvuru sahibi tarifnamenin 47. paragrafında, “astar tabakası (12) tercihen 13.5 mil (3.4 mm) kalınlığındadır” ifadesini içerdiğini, ancak 13,5 mil’in 3,4 mm’ye değil 0,34 mm’ye karşılık geldiği için, bariz bir hata yapıldığının hemen belli olduğunu ileri sürmüştür.[38] Şekillerde ve ayrıca tarifname paragraf [0039], [0042] ve [0047]’de, astar tabakasının (12) ince – yani alt tabakadan daha ince – olduğu konusundaki tutarlı öğreti göz önüne alındığında, 0.34 mm’lik bir kalınlık değerinin düşünüldüğü hemen bellidir. (1 mil, bir inçin binde biridir) Zira 3.4 mm’lik kalınlık tarifnamedeki diğer açıklamalarla çelişecektir. Söz konusu düzeltme talebi kabul edilmiştir.

Örnek 1.13

Bu örnekteki durum Türkçede karşılığı olmayan bir İngilizce gramer kuralı içerdiği için istemin tercümesi değil, orijinali kullanılacaktır. İstem 1 şöyledir:

“1. A capsule for containing beverage ingredients, the capsule (1) being designed for insertion in a beverage production device (2) in order to have a liquid under pressure have enter the capsule (1) in order to interact with the ingredients (3) in the capsule (1), wherein the exterior of the capsule (1) presents a resiliently deflectable sealing member (8) by the [deleted: fluid] liquid under pressure, wherein the sealing member is part of a flange-like rim (6) of the capsule, characterized in that …”

Başvuru sahibi yukarıda altı çizilen ilk “liquid under pressure” ifadesinin önünde belirsiz öncül (a) bulunması ve “fluid under pressure ” ifadesinden önce belirli öncül (the) kullanılması önceki “liquid under pressure” terimine atıfta bulunduğu ve bu terimle aynı olduğunun açık olduğunu ileri sürmüştür.[39] İstemde yer alan “fluid” kelimesi yerine “liquid” kelimesinin kullanılması talep edilmiştir.

Kurul bu gerekçeyi haklı bulmuş ve ayrıca “liquid under pressure” ifadesinin “fluid under pressure”  ifadesinden daha dar olduğunu ve bu nedenle düzeltilmiş istem 1’in EPC m.123(3)’ü de ihlal etmediğini ifade etmiştir. (fluid (akışkan) hem gazlar hem sıvılar için kullanılabilirken, liquid (sıvı) sadece sıvılar için kullanılmaktadır)

Örnek 1.14

Patent sahibi tarafından istem 1’de geçen “outboard branch” ifadesinin “overboard branch” olarak düzeltilmesi talep edilmiştir.[40] “outboard branch” ifadesi tarifnamede geçmemekte, ancak “overboard branch” geçmektedir.

Kurul, patent sahibinin “outboard” ve “overboard” terimlerinin patentte teknik sorunu çözmek amacıyla başvuruda belirtildiği şekilde benzer bir düşünce ifade ettiği yönündeki argümanını desteklememektedir. Kurul, her iki özelliğin de birbirine açıkça atıfta bulunmaması nedeniyle teknikte uzman kişi, EPC Yönetmelik m.139 anlamında bir düzeltmeyi haklı çıkarabilecek herhangi bir çelişki tespit etmeyeceği görüşündedir. Düzeltme, patent sahibi tarafından önerildiği gibi, düzeltme olarak sunulandan başka hiçbir şeyin amaçlanmadığı hemen belli olacak şekilde açık olmalıdır. Sonuç olarak, Kurul, teknikte uzman kişinin düzeltilmemiş istem 1’i okuduğunda bariz bir hatayı fark etmeyeceğine karar vermiştir.

Örnek 1.15

Tarifnamede “Çözgü ipliklerinin çapı 0.20 mm-0.80 mm arasında değişmektedir. Atkı ipliklerinin çapı 0.20 mm-1.00 mm arasında değişmektedir.” bilgisi bulunmaktadır.[41] Orijinal istem 4’te çözgü ipliklerinin çapının 0.20 mm-0.80 mm arasında olduğu, istem 5’te ise atkı ipliklerinin çapının 0.20 mm-1.00 mm arasında olduğu korunmaktadır.

Başvuru sahibi süreç içinde istemlerde yaptığı değişiklikle istem 1’e “Çapı 0.20 mm ila 0.80 mm aralığında olan çözgü iplikleri ve atkı iplikleri” özelliğini eklemiştir ve başvuru bu şekilde patent belgesi almıştır. Patente yapılan itirazın ardından itiraz birimi yapılan bu değişikliğin EPC m.123(2)’e aykırı olduğunu, eklenen bu özelliğin orijinal tarifnamede açık ve net bir açıklamasının bulunmadığını ifade etmiş ve patenti iptal etmiştir.

Ardından patent sahibi yapılan değişikliğin bir hata sonucu oluştuğunu, istemde yazılmak istenenin aslında “çözgü ipliklerinin çapının 0.20 mm-0.80 mm arasında, atkı ipliklerinin çapının ise 0.20 mm-1.00 mm arasında” olduğunu iddia etmiştir.

İstem 1’de belirtilen değer aralığı, patent sahibinin gerçekte istediği aralık olmayabilir ve bu gerçekten kasıtlı olmadan yaptığı bir hata da olabilir, ancak yapılan bu hatanın kendisi bariz değildir, çünkü istem 1 bu haliyle açık ve anlaşılır olduğundan, içeriğinde herhangi bir tutarsızlık yoktur. İstem 1’deki değer aralığı, orijinal tarifnamedeki aralığın içindedir. Bu nedenle, teknikte uzman kişinin, verilen aralıktan şüphe etmesi için herhangi bir nedeni olmayacaktır. Teknikte uzman kişi, atkı ipliklerinin çap aralığı ile ilgili bariz bir hatanın mevcut olduğunu fark etmeyeceğinden, düzeltme talebine izin verilmemiştir.

Örnek 1.16

Yine benzer bir kararda başvuru sahibi istemdeki “bileşimdeki (a)-(c) bileşenlerinin toplamına göre” ifadesini “bileşimdeki (a)-(d) bileşenlerinin toplamına göre” olarak değiştirmiş ve tarifnamede bulunan 2 ila 6 arasındaki örneklerin, orijinal istemlerin kapsamına girmediğini, bu nedenle, teknikte uzman kişi için istemdeki ifadenin hata içerdiğini açık olarak anlayacağını iddia etmiştir. [42]

İstemlerin dayanağı tarifname olup, istemler korunması talep edilen konuyu tanımlamalı ve tarifnamede tanımlanan buluşun kapsamını aşmamalıdır. Ancak, istemlerin kapsamının tarifnamede açıklanan tüm yapılanmaları kapsaması zorunlu değildir.

Bu nedenle, başvuruda örneklenen bileşimlerin çoğunun istemler kapsamında olmaması, istemlerde mutlaka bir hata olduğu anlamına gelmez. Ayrıca, mevcut durumda istemlerin ifadesi açıktır, bu nedenle istemleri yorumlamak için tarifnameye bakmaya bile gerek yoktur. Sonuç olarak, istem 1‘i okuyan teknikte uzman kişi istemde bariz bir hata tespit etmeyeceğinden, hata düzeltme talebi kabul edilmemiştir.

Örnek 1.17

Şekil 4: Orijinal şekil 3 (solda) ve değişen şekil 3 (sağda)

Referans numaralarının yerinin bile değişmediği çok küçük gibi görünen bir şekil değişikliğinin EPO’da nasıl kabul edilmediğine bir örnek verelim.[43] Başvuru konusu buluş bir göz içi mercekle ilgilidir. Göz içi merceğin (1) içbükey bir ön yüzü vardır, böylece hem merceğin (1) siliyer oluğa (7) hem de kapsüle (6) sabitlenmesiyle merceğin iristen (5) uzağa konumlanması sağlanmaktadır. Merceğin (1) dışbükey arka yüzü, kapsülü (6) bükmeden, gerdiği kapsülün (6) üzerine nazikçe oturmaktadır. Değiştirilen Şekil 3 (bkz. şekil 4 sağda) kabul edilmemiştir. Bunun nedeni, merceğin arka tarafının ve bu şekilde gösterilen kapsüler torbanın eğriliğinin orijinal başvurudan doğrudan ve net olarak çıkarılamamasıdır. Orijinal tarifname sayfa 6, 8 ve 10’da, mercek sırtının dışbükey eğriliği açıklanmıştır. Bununla birlikte, 8. sayfada, bu bağlamda, yüksek kırma güçleri için gerekli olan dışbükey eğriliğin, arka mercek kapsülünün doğal eğriliğini taklit ettiği de açıklanmıştır. Bu, merceğin arkasındaki eğriliğin, yaklaşık olarak doğal merceğin eğriliğine karşılık geldiği anlamına gelir. Bundan, merceğin arka tarafının, yeni Şekil 3’te gösterildiği gibi, doğal merceğin arka tarafında olduğundan daha kavisli olduğu çıkarılamayacaktır. Yeni şekilde gösterilen durum, sadece camsı gövdenin istenen stabilizasyonuna değil, aynı zamanda bir sıkıştırmaya da yol açacaktır. Şekil 3’te gösterilen merceğin arka tarafının eğriliğinin, orijinal başvurudan doğrudan ve açık bir şekilde ortaya çıkarılamadığına dair başka bir gösterge, sayfa 8’deki son paragraftan kaynaklanmaktadır. Mercek kenarını içeren göz içi merceğin iç kısmı merceğin önüne doğru açılıdır, böylece haptik elemanlar merceğin kubbe benzeri şeklini sürdürür. Değiştirilmiş Şekil 3’ten, haptik elemanların hiçbir şekilde merceğin kemer benzeri şeklini sürdürmediği açıkça görülmektedir.

Bu örnekten de görüleceği üzere, bir başvurunun şekillerinde yapılan değişiklik değerlendirilirken orijinal başvuruda anlatılan buluş değerlendirilmeden salt şekillerin karşılaştırılması doğru olmayacaktır.

Mustafa Güney ÇALIŞKAN

Mart 2022

guneycaliskan@gmail.com


DİPNOTLAR

[1] 6769 SMK, m.103(1).

[2] 6769 SMK, m.103(2).

[3] 6769 SMK, m.103(3).

[4] 6769 SMK Yönetmelik, m.109(1). Bu madddenin EPC ve PCT’deki karşılıkları şunlardır: EPC Yönetmelik m.139: “Correction of errors in documents filed with the European Patent Office

Linguistic errors, errors of transcription and mistakes in any document filed with the European Patent Office may be corrected on request. However, if the request for such correction concerns the description, claims or drawings, the correction must be obvious in the sense that it is immediately evident that nothing else would have been intended than what is offered as the correction.”

PCT Yönetmelik m.91:

91.1    Rectification of Obvious Mistakes

(a)  An obvious mistake in the international application or another document submitted by the applicant may be rectified in accordance with this Rule if the applicant so requests.

(c)  The competent authority shall authorize the rectification under this Rule of a mistake if, and only if, it is obvious to the competent authority that, as at the applicable date under paragraph (f), something else was intended than what appears in the document concerned and that nothing else could have been intended than the proposed rectification.

[5] The Annotated European Patent Convention, D. Visser, 25th Revised Edition, p.682-683.

[6] EPO Case Law of the Boards of Appeal, II. E. 4.2. Obviousness of the error and the correction, https://www.epo.org/law-practice/legal-texts/html/caselaw/2019/e/clr_ii_e_4_2.htm

[7] 6769 SMK, m.103(2).

[8] 6769 SMK, m.103(1).

[9] 6769 SMK Yönetmelik, m.108(2).

[10] EPC m.123(1).

[11] EPC Yönetmelik m.137(1),(2),(3).

[12] Alman Patent ve Marka Ofisi, Guidelines for the Examination Procedure 2019, 2.3.3.3 Amendment of documents/impermissible extension (section 38 of the Patent Act)

[13] The Annotated European Patent Convention, D. Visser, 25th Revised Edition, p.687.

[14] T13/83

[15] J 8/80.

[16] 6769 SMK Yönetmelik, m.108(6).

[17] 6769 SMK, m.103(3) ; 6769 SMK Yönetmelik, m.109(1).

[18] EPO Case Law of the Boards of Appeal, II. E. 4.2. Obviousness of the error and the correction, https://www.epo.org/law-practice/legal-texts/html/caselaw/2019/e/clr_ii_e_4_2.htm

[19] G 3/89, Headnote, point 1, https://www.epo.org/law-practice/case-law-appeals/recent/g890003ep1.html

[20] G 3/89

[21] EPO’daki uygulama için bkz: EPO Case Law of the Boards of Appeal, IV. A. 5.5.3 Extent of competence of the Receiving Section for corrections under Rule 139 EPC, https://www.epo.org/law-practice/legal-texts/html/caselaw/2019/e/clr_iv_a_5_5_3.htm

[22] 6769 SMK Yönetmelik m.108(2).

[23] 6769 SMK Yönetmelik m.108(5).

[24] EPO Case Law of the Boards of Appeal, II. E. 1.12.4 Incorrect information in earlier application as filed but correct information directly and unambiguously derivable, https://www.epo.org/law-practice/legal-texts/html/caselaw/2019/e/clr_ii_e_1_12_4.htm

[25] EPO BoA,  T 1088/06.

[26] EPO BoA,  T 163/13.

[27] EPO BoA,  T 34/03: a first electrical contact and a second electrical contact of the plurality of spaced-apart electrical contacts being respectfully electrically coupled to the at least first and second electrodes

[28] EPO BoA,  T 2314 / 09.

[29] EPO BoA,  T 141/14.

[30] T 1165/19, https://www.epo.org/law-practice/case-law-appeals/recent/t191165eu1.html

[31] G 01/12, Reasons 37, https://www.epo.org/law-practice/case-law-appeals/recent/g120001dp1.html

[32] T 0572/08, https://www.epo.org/law-practice/case-law-appeals/recent/t080572eu1.html

[33] T 0559/13, https://www.epo.org/law-practice/case-law-appeals/recent/t130559eu1.html

[34] T 2058/18, https://www.epo.org/law-practice/case-law-appeals/recent/t182058eu1.html

[35] T 1201/10, https://www.epo.org/law-practice/case-law-appeals/recent/t101201eu2.html

[36] T 1166/10, https://www.epo.org/law-practice/case-law-appeals/recent/t101166eu1.html

[37] EPC Yönetmelik m.49(10) ve 6769 SMK Yönetmelik m.94.

[38] T 0856/12, https://www.epo.org/law-practice/case-law-appeals/recent/t120856eu1.html

[39] T 2359/12, https://www.epo.org/law-practice/case-law-appeals/recent/t122359eu1.html

[40] T 1818/11, https://www.epo.org/law-practice/case-law-appeals/recent/t111818eu1.html

[41] T 2523/11, https://www.epo.org/law-practice/case-law-appeals/recent/t112523eu1.html

[42] T 1955/18, https://www.epo.org/law-practice/case-law-appeals/recent/t181955eu1.html

[43] EPO BoA, T 0103/93.

Oyuncak Patentleriyle 80’ler ve 90’lar Nostaljisi

80s and 90s Nostalgia with Toy Patents

“Pek azı hatırlasa da yetişkinler de bir zamanlar çocuktu.

Antoine de Saint-Exupery

Haydi gelin patent dokümanlarına ait resimler üzerinden 80’ler ve 90’larda oynadığımız oyuncaklarla biraz nostalji yapalım. (Yazıyı uzatmamak adına bu listeye video oyunları, spor aletleri, kutu ve masa oyunları ile şaka malzemeleri dahil edilmemiştir.)

Akülü Araba

US4709958 (22.09.1986) Ridable vehicle and assembly method (solda)

USRE36225 (10.02.1992) Battery recharge interconnection system with safety cut-out (sağda)

80’lerin sonunda ve 90’larda zenginlik sembolüydü akülü arabalar. Çocukluğu o döneme rastlayan pek çok kişinin içinde bir ukde olarak kalmıştır “Akülü araba sevdası”. Şimdilerde daha yaygın olduğunu söyleyebiliriz, hatta lunapark, AVM vb. yerlerde kiralanabiliyorlar.

Çek-bırak/volanlı oyuncak arabalar  

US4443967 (12.02.1982) Flywheel driven toy car

US2795294 (27.08.1953) Keyless device for winding up clockwork mechanism

Çek-bırak (pullback) motorlu ilk oyuncak arabayı 1953’te Bertrand ‘Fred’ Francis’in geliştirdiği biliniyor. Yalnızca ileri yönde hızlanabilen çek-bırak arabaların aksine volanlı (friction motor/flywheel) oyuncak arabalar her iki yönde hızlanabilir ve daha yüksek bir ses çıkarır. Bir de herhangi bir motor aksamı bulunmayan arabalar vardı ki bunlar daha yaygındı.

Kuş düdüğü

US2437024 (17.10.1947) Whistle

US4127962 (31.07.1975) Whistle having angularly joined cylindrical chambers

İçine su doldurduktan sonra üfleyerek kuş sesi çıkardığımız düdüklerin geçmişi 17. Yüzyıla kadar gidiyor. 80‘lerde kullandığımız toprak malzemeden yapılma kuş düdüklerinin yerini günümüzde plastik olanlar aldı.

Sürünen oyuncak asker

ES1014352U (08.06.1990) Toy Soldier

Nuri Bilge Ceylan’ın “Uzak” filmini izleyenler hatırlayacaktır, rahmetli Mehmet Emin Toprak’ın bulup geldiği sürünen komando oyuncağı çocukluğumuzda oldukça popülerdi: https://youtu.be/2jI3-jKotKU?t=101

Bateri çalan maymun

GB2063691 (28.11.1979) Drummer doll

Geçmişte bir pil reklamına da konu olan bateri çalan tavşan, ayı, maymun vb. pelüş oyuncakların günümüzde plastik versiyonları da hala piyasada satılıyor. Fazla gürültü sevmeyen ebeveynlerin korkulu rüyasıdır: https://www.youtube.com/watch?v=43VhRKJX_sk

Balık tutma oyunu

US4224761 (22.11.1978) Toy fishing play unit

Mekanik olarak kurulan ve dönen bir platform üzerinde balıkların ağzını açıp kapadıkları sırada mıknatıslı oltayla en çok balığı yakalayan kazanır! Günümüzde daha çok pilli versiyonları hala satılıyor.

Gözleri kapanan oyuncak bebek / bez bebekler

US1276590 (13.05.1918) SLEEPING-EYES MOUNTING FOR DOLLS

CA2116049 (21.02.1994) DOLL

TR200705812U (22.08.2007) Bez bebeklerde yenilik

Yatırıldığı zaman gözleri kapanan bebeklerin geçmişi de 1800’lere dayanıyor. Yukarıda oyuncak bebeklere yönelik üç farklı zamana ait başvuruları görüyorsunuz. İlk Barbie bebeği patenti ise 1959’a dayanmaktadır. Barbie’nin rakibi Sindy bebekler de 1963’te piyasaya çıkmış, bir dönem Türkiye’de de oldukça popüler olmuştur.

Sesle yürüyen bebek / Emekleyen ve ses çıkaran bebek

GB1138443 (06.01.1966) Improved toy

US4878870 (19.02.1988) All-fours walking doll

Elinizle alkış sesi çıkardığınızda ya da bir gürültü yaptığınızda yürümeye başlayan bebekler Türkiye’de 90’larda popüler olmaya başlamıştı. Emekleyen ve ses çıkaran bebekler de aynı yıllarda yaygınlaşmıştı.

Bebek evi

US4219960 (16.02.1978) Doll House

Bebek evleri kız çocuklarının rüyasını süsleyen oyuncaklardan biridir. Eskiden akülü araba gibi bebek evi sahibi olmak da bir statü göstergesiydi.

El kuklası

US2302349 (17.02.1941) Instruction outfit for the making, play, and use of puppets or dolls

US3106041 (24.01.1962) Multiple character hand puppet

Parmaklarınızla kuklanın kollarını ve başını oynatabildiğiniz el kuklaları 1800’lerden itibaren popüler olmuştur. Özellikle teatral yeteneği olanların zevkle seslendirdiği bu kuklalar küçük çocukların ilgisini çekmekte zorlanmazdı. Kurbağacık en popüler el kuklalarındandı.

Palyaço külah kukla

US3471966 (27.07.1966) MANIPULATORY PUPPET

US4245428 (30.07.1979) Hand-controlled puppet

Külahın ucuna takılı bir çubuğu aşağı/yukarı çekerek kuklanın içeri/dışarı çıkması sağlanan bir oyuncak. Açıkçası el kuklası patentlerine bakarken şans eseri karşılaştım ve bir anda hatırladım bu oyuncağı. Özellikle 1 yaş civarı çocuklarda ce-e oyunu (peek-a-boo) gibi bir etki bırakabilir.

Kukla bebekler

USD186119 (17.10.1958) Puppet doll or similar article

USD186120 (17.10.1958) Puppet doll or similar article

Kuklalardan örnekler verip 80’lerin en popüler yapımlarından Susam Sokağı ve Muppet Show’dan bahsetmeden geçmek olmaz. Jim Henson’ın efsane karakterleri Kurbağacık Kermit, Edi, Büdü ve daha niceleri. Yukarıda gördüğünüz iki kukla Henson’a ait en eski tasarım başvuruları. Wilkins ve Wontkins adlı bu kuklalar bir kahve markasının reklamlarında oynamışlar: https://www.youtube.com/watch?v=LmhIizQQol0

Obur hipopotamlar

US4119312 (28.01.1977) Game board

ABD’de 1978’de, Türkiye’de de 90’larda piyasaya sürülen bu oyunda hipopotamıyla en çok misketi yakalayan oyunu kazanır. Reklam müziğini hatırlayacağınızı tahmin ediyorum: https://youtu.be/VoDieqqHOog?t=112

Eklemli oyuncak yılan

ES61501U (24.08.1957) Toy

Ahşap ya da plastik versiyonları olan bu oyuncak genellikle birilerini korkutmak için kullanılırdı.

Kumbara

US1700732 (20.03.1924) Coin bank (solda)

ES81985U (07.07.1960) Piggy bank toy phone (sağda)

Oyuncak kategorisine koymak doğru değil belki ama eskiden hemen her çocuğun bir bankadan hediye kumbarası olurdu. Palyaço şeklinde, tır şeklinde ve telefon şeklinde kumbaralarım olduğunu hatırlıyorum.

Kurmalı fare ve kuş

US1738604 (09.01.1928) Toy

GB362780 (10.06.1930) Improvements in or relating to mechanically propelled toys

Her türlü kurmalı oyuncak ilgimi çekmiştir eskiden beri. Kurmalı fareye çizgi filmlerden oldukça aşinaydık, bende de metal bir kurmalı tavuk vardı gıdaklamaya benzer bir ses çıkarırdı kafasını indirip kaldırırken.

Lego ® yapı blokları

US3005282 (28.01.1958) Toy building brick

US4205482 (29.08.1977) Toy figure

Modern anlamdaki ilk lego patent başvurusu 1958’de yapılmış. Benim legoyla tanışmam ise 80’lerde babamın yurtdışından getirdiği bir uzay setiyle olmuştu.

Bay Patates Kafa

US3660926 (15.05.1970) MAGNETICALLY COUPLED TOY ASSEMBLY

US6257948 (13.07.1999) Talking toy with attachable encoded appendages

“Mr. Potato Head” 1949’da George Lerner tarafından icat edilmiş ve ilk başlarda gerçek bir patates üzerine takılabilen parçalar olarak satılmış, 15 yıl sonra oyuncak patates kullanılmaya başlanmış. Bay patates kafa 1995’te Oyuncak Hikâyesi filmiyle şöhretinin doruklarına ulaştı. Yaşıtlarımdan oynayan var mıydı bilmiyorum ama Türkiye’de popüler olduğu zaman benim çocukluğuma yetişmedi diye hatırlıyorum.

Viewmaster

US2511334 (28.04.1947) Stereoscopic viewer

Bilimsel (!) adı stereoskop olan bu aletin Türkçede bir ismi var mı bilmiyorum ama Türkiye’de 80’lerin en karakteristik aygıtlarında biriydi. İlk kez 1939’da New York Dünya Fuarında tanıtılan bu icat (bkz. US2189285) bizim zamanımızda genellikle yurtdışından getirilirdi. Getirilen ülkeye bağlı olarak Kabe’den tutun da Eyfel kulesine kadar farklı fotoğrafların olduğu filmler bulunurdu içinde.

Pelüş oyuncaklar

USD283237 (07.02.1984) Toy clown doll

US5613892 (31.03.1995) Inflatable plush toy

Pelüş oyuncaklar 80’lere özgü değildi ama her dönem en popüler oyuncaklar arasında olduğu için 80’lerde de popülerdi. Eski ABD başkanlarından Theodore Roosevelt’in adıyla anılan oyuncak ayıların (Teddy Bear) geçmişi 1900’lerin başına dayanıyor. Tabi günümüzde binbir çeşit figüre ait pelüş oyuncak bulmak mümkün. 80’lerde palyaço bebeklerin özellikle yaygın olduğunu hatırlıyorum.

Transformers

US4516948 (22.09.1983) Reconfigurable toy assembly

80’lerin çizgi dizisine konu bu robot araçlar günümüzde 2007’de başlayan film serisi ile yeniden popüler oldu.

Kartondan maket ev ve hayvan

ES28120U (12.09.1951) Removable architectural models

ES2576U (18.04.1934) A device for constructing animals of paper, cardboard or similar materials

Gazetelerin verdiği karton maketlerle ev, bina vb. figürleri kesip yapıştırarak az zaman geçirmedik.

Kağıt bebek giydirme oyunu

US1176672 (19.02.1915) APPARATUS FOR MAKING AND DRESSING PAPER DOLLS

US5021020 (15.02.1990) Flat toy doll and flat toy doll and folio system

Eskiden bebeklerin giydirilebildiği mobil uygulamalar yoktu, kız çocukları kağıttan kesilmiş elbiseleri karton bebeklere giydirirdi.

Origami

JPS61100486U (06.12.1984)

Kağıt oyuncaklardan bahsedip de origamiyi es geçmek olmaz. 80’lerde TRT’de yayınlanan origami programından kağıt katlama sanatını öğrenmiştik: https://twitter.com/trtarsiv/status/1423924647838560256

Kağıt uçak

US4377052 (30.09.1981) Folded paper airplane

Kağıttan ne de çok oyun çıkıyor! Kağıt uçağın geçmişi kağıdın icadına kadar dayanıyor. Daha uzun süre havada kalan, daha uzun menzilli kağıt uçaklar yapmaya çalışmak ve uçakları yarıştırmak ayrı bir zevktir.

Troll Bebek

USD378308 (20.02.1996) Troll lure

1959’da Danimarkalı balıkçı ve marangoz Thomas Dam tarafından geliştirilen Troll bebekler 90’larda oldukça popülerdi. Yukarıda bir yapay olta yemine ait tasarım başvurusunu görüyorsunuz.

Sürpriz Yumurta

WO9300267 (27.06.1991) A CONTAINER FOR SURPRISE GIFTS AND THE LIKE, FOR EXAMPLE, FOR CHOCOLATE EGGS

GB1421516 (19.02.1973) HOLLOW UNITS CONSISTING OF OR CONTAINING CHOCOLATE

“Hem çikolata istiyorum hem oyuncak istiyorum hem sürpriz istiyorum.” repliğinin geçtiği reklamı hatırlıyor musunuz? Çikolata şeklinde yumurtanın içinden çıkan oyuncaklar 90’ların sonuna doğru yaygınlaştı sanırım ve oldukça pahalıydı.

Çim adam

US5549500 (24.02.1994) Animalian figurine

GB902550 (28.06.1960) A novelty article

Bir başka 90’lar furyası da çim adamdı. Nereden ne zaman geldiğini anlamadan bir de baktık ki herkes çim adam yetiştirmeye başlamış evinde. Günümüzde küçük emoji figürlü çim adamlar da türedi.

Dans eden çiçekler

US4983890 (29.09.1988) Rotating drive device

Yanlış hatırlamıyorsam çim adamla yakın dönemlerde popüler olan bir başka aparat da dans eden çiçeklerdi.

Yo-yo

US59745 (20.11.1866) Buluş başlığı yok (solda)

US4207701 (11.12.1978) Dismantlable tethered top with reversible halves (sağda)

2500 yıllık bir geçmişe sahip yoyo oyuncağı, 1920’li yıllarda dünya çapında popüler olmaya başlamış. 1970’lerde oynadığı plastik yoyosunun dolanıp durmasından rahatsız olan Thomas Kuhn (sonraları Doktor Yo olarak anılmış) yukarıda sağda gördüğünüz patentteki yoyoyu geliştirmiş.

Walkie-Talkie

JPS4325301Y (30.06.1966)

USD299664S (09.08.1985) Toy walkie-talkie

Oyuncak telsizler, arkadaşlarınızla aranızda kablolu olmayan bir iletişim kurabildiğiniz teknoloji harikası bir üründü. Görevimiz Tehlike!

K’Nex® oyuncak inşaat setleri

US5913706 (22.06.1999) Articulated sectional toy figure (solda)

US5061219 (11.11.1990) Construction toy (sağda)

Gittiği bir düğünde Joel Glickman gerçekten çok sıkılmış olacak ki, önündeki içecek pipetlerini birleştirerek yeni bir şeyler tasarlanabileceğini düşünmeye başlamış. O ve kardeşi Bob birlikte K’Nex şirketini kurmuşlar. 1993 yılında piyasaya sürülen oyuncakların Türkiye’de ilk kez ne zaman satışa sunulduğunu bilmiyorum ama 90’ların sonunda bir gazetenin hediye ettiği K’Nex oyuncaklarıyla ilgili reklama bakılırsa o tarihlerde oynandığını söyleyebiliriz: https://youtu.be/cPEeOy0u_UE?t=1116

Oyuncak çay seti

US1573190 (05.03.1925) Toy dish playing set

US3583090 (14.10.1968) TRAVELING TOY TEA TABLE

Kızların vazgeçilmez evcilik oyuncağı çay setleri son yüz yılın en popüler oyuncaklarından. Yukarıda solda bir oyuncak bebek evine ait mutfak ekipmanı dolabı ve sağda ise taşınabilir bir oyuncak çay sehpası seti görüyorsunuz.

Koosh

US4756529 (11.06.1987) Generally spherical object with floppy filaments to promote sure capture

Türkçe adının olup olmadığını bilmediğim bir başka oyuncak daha. Scott Stillinger’in çocuklarıyla top yakalama oyunu oynarken çocukların küçük elleriyle kolayca kavrayabileceği bir top geliştirmek istemesiyle ortaya çıkmıştır.

Küçük bir not: EPO Patent Teaching Kit’e aşina olanlar bu patenti hatırlayacaktır.

Slinky

US2415012 (21.08.1946) Toy and process of use

US4120929 (28.12.1976) Method for producing a spirally wound plastic article

Yine adı pek kimse tarafından bilinmese de herkesin tanıyacağı bir başka oyuncak. Türkçede stres yayı olarak bilinen bu oyuncağın özellikle plastik olanları satın alır almaz dolanır ve açması oldukça zahmetli olabilir. Stres atmak için aldıysanız açmaya çalışırken daha çok strese girebilirsiniz. 1940’ların başında Richard James tarafından icat edilen bu oyuncak (soldaki görsel) 1976’da plastik olarak üretilmeye başlandı. Sağdaki görselde plastik Slinky üretme makinesini görüyorsunuz. Dolanmış bir Slinky’i açmak için internette pek çok video bulabilirsiniz: https://www.youtube.com/watch?v=hol1kfXayqI

Üç tekerli bisiklet / Dört tekerli bisiklet

CN2175170Y (16.04.1993) Multi-function children’s tricycle (sol altta)

ES112364U (24.03.1965) New structure for children’s tricycles (orta üstte)

ES181966U (29.12.1971) Improved child tricycle, of reducible volume (sol üstte)

US4787647 (26.11.1985) Four wheel cycle (sağ üstte)

DE29722664U (22.12.1997) Rahmenkonstruktion für ein mehrspuriges Kinderfahrzeug (sağ altta)

Delta olarak ifade edilen önde tek arkada iki tekeri bulunan çocuk bisikletleri 80’lerde de günümüzde olduğu kadar popülerdi. Güneşlikli, ebeveyn kontrollü, ses efektli versiyonları eskiden yoktu ama bazı modellerde arka tekerleği durduran metal çubuk şeklinde basit bir fren mekanizması vardı.

Özellikle 70’lerin sonu 80’lerin başında Düldül adıyla meşhur olmuş dört tekerli pedallı çocuk bisikletleri ise o dönem için bir statü sembolüydü.

Sapan

US3983860 (10.10.1975) SLINGSHOT

US2995129 (13.01.1959) Slingshot

Avlanma amacıyla kullanımının azalarak bitmesini temenni ettiğimiz, modern versiyonunun 1800’lerde geliştirildiği bu oyuncak neyse ki günümüzde eskisi kadar popüler değil. Ya da ben öyle zannediyorum, zira internetten aratınca ışıklı sapandan bilek destekli sapana kadar ne çok çeşit çıkmış!

Sıkıştırınca öten oyuncak

US1668785 (18.04.1925) Hollow rubber toy

US3702038 (29.10.1971) TOYS WITH SOUND PRODUCING MEANS

İngilizcesi “squeaky toy”  olan ve uzun yıllardır çok yaygın olarak kullanılan bu oyuncağın Türkçesini bilen varsa bana söylerseniz çok sevinirim 🙂 Herhalde en meşhuru ördek şeklinde olanlar.

Uzaktan kumandalı araba

US4563162 (05.04.1983) Toy car remotely controllable by fiber optic means

GB1074445 (12.08.1965) A remotely controllable, electrically driven toy car set

Uzaktan kumandalı oyuncak arabalar dünyada 1960’lardan beri popüler bir oyuncaktır. Arabaya kabloyla bağlı bir kumandayla sağa sola, ileri-geri hareket ettirdiğim bir arabam vardı. Tabi araba uzaklaştıkça peşinden koşmak gerekiyordu 🙂 Kablosuz kumandası olanlardan da vardı. Böyle modellerin arabası üzerinde oldukça ince kırılmaya/kopmaya yer arayan uzunca bir anten olurdu. Kumanda antenleri ise teleskobik yapıda ve daha kalın metalden olurdu. Daha az yaygın olmasına rağmen sesle kontrol edilen arabalar da mevcuttu.(bkz. US4165581)

Yarış arabaları

US4479650 (26.04.1982) Toy-racing express motor road

Üzerinde iletken rayların bulunduğu yolları birbirine ekleyerek oluşturduğumuz yarış pisti üzerinde vızır vızır giden araçları yarıştırırdık. Arabaların altındaki metal fırçalar eskidikçe temassızlık sorunları yaşanırdı.

Engelle karşılaşınca takla atan araba

JPS459872Y (16.09.1968)

ABD’de 1960’larda popüler olan bu oyuncak, ülkemizde sanırım 90’larda yaygınlaşmaya başladı. Gövdesine oranla büyük olan tırtıklı tekerleriyle hangi engele çarparsa çarpsın takla atmak dahil, bir şekilde kendini toparlayıp yoluna devam edebilen bu canavarlar pek çok çocuğa güzel vakit geçirtmiştir sanırım.

Takla atan figür

US4705487 (16.01.1985) Movable toy automatically swingable between an up position and a down position

US3744182 (08.12.1969) SELF-PROPELLED TOY

Takla atan, ip atlayan kurmalı/pilli oyuncaklar eskiden çok yaygındı. Kanguru, maymun, robot, çocuk figürlü vb. pek çok versiyonu vardı.

Playmobil® mekanik figürler

US3874113 (02.02.1973) Doll wherein head connects to a support member, thereby locking on body and limbs

Türkiye’de Pilsan’ın ürettiği “mekanik” adıyla bilinen minik oyuncak figürlerin olduğu setler 80’lerde çok popülerdi. Küçükken en çok oynadığım oyuncaklar arasındaydı.

Model Uçak

US3594946 (06.02.1969) PLASTIC MODEL CONSTRUCTION

Genellikle plastik malzemeden parçaların birleştirilerek uçak, gemi, tank vb. özellikle savaş araçlarının modellerini yapmak pek çok gencin hobisiydi.

Yıldız Savaşları Figürleri

USD251628 (12.09.1977) Robot

USD265754 (18.04.1980) Toy figure

80’lere damgasını vuran Yıldız Savaşları film serisinin hayranları filmin karakterlerine ait oyuncak figürleri oynamaktan çok sanırım koleksiyon olarak bulundurmayı seviyorlardı. Yukarıda iki adet tasarım başvurusunu görüyorsunuz.

Kaydırmalı yapboz

GB1544621 (24.01.1978) SLIDE PUZZLE

DE622838C (16.08.1933) Schiebespiel

Plastik kaydırmalı yapbozlar 80’lerde çok modaydı, şimdi artık karton yapbozlar kadar yaygın olmasa da hala piyasada çeşitli türleri bulunabiliyor. İçerdiği bir adet boşluk sayesinde parçaları kaydırarak yapbozdaki görseli tamamlamaya çalışıyorsunuz.

Topaç

US2619769 (18.05.1948) Peg top

TR201703695U (10.03.2017) İPİNİ İÇİNDE SAKLAYAN PLASTİK TOPAÇ

Topaç, arkeolojik alanlarda tespit edilebilen en eski oyuncaklardan biriymiş. Sokak oyunlarının olmazsa olmaz unsurlarından biri olan bu oyuncağın ipli versiyonunun yanı sıra fırıldak olarak adlandırılan ipsiz versiyonları da yaygındır.

Rubik küp

US4378116 (28.10.1980) Spatial logical toy

Macar Ernoe Rubik tarafından icat edilen Rubik küp, günümüzde hala popüler. Hatta en hızlı Rubik küp tamamlama yarışmaları düzenleniyor. Şimdilerde dünya rekoru 5 saniyenin altındaymış: https://www.youtube.com/watch?v=M5yjKpMXChI

Kızılderili tacı

FR1092379 (08.10.1953) Coiffure indienne à plumes

80’lerde western ve Kızılderili filmleri oldukça popülerdi. Yakari çizgi filmi bizim kuşağın unutulmazları arasındadır.

Vantuzlu ok

ES21090U (04.10.1949) Toy bow

ES211386U (09.04.1975) A toy weapon fire device

Kızılderili olunur da ok atılmaz mı? Vantuzlu ok atan yaylar ve silahlar günümüzde eskisi kadar popüler değil sanki. 

Oyuncak kılıç

KR900002609U (25.07.1988) SWORD TOY

Belki şimdiki kadar malzeme çeşitliliği olmasa da eskiden He-Man kılıcı, korsan kılıcı vb. pek çok çeşit plastik kılıç bulmak mümkündü. El yapımı tahtadan kılıçlar da yaygındı.

Suda Halka Geçirme Oyunu

US4032141 (29.10.1975) Amusement device

Düğmeye bastıkça suda oluşan akımla hareket eden halkaları çubuklara geçirmeye çalışırdık. Sanki akvaryum suyu değiştirircesine içindeki suyu boşaltıp tekrar doldurmak ayrı bir zevkti.

Toplu oyuncak pipo

US2542100 (14.02.1946) Combined bubble pipe and tethered ball

US2118609 (03.03.1937) Blow ball

Pipoya benzer kısmın ucundan üfleyerek topu havada tutmaya çalışıyorsunuz. Güçlü bir nefes gerektiren bu oyuncak uzun süre oynanırsa baş dönmesi yapabilir 🙂 https://www.youtube.com/watch?v=bfX60Iokon0

Mantar tabancası

US5229531 (03.08.1992) Toy cap gun with light transmitting, glow in the dark chamber

US5256100 (22.05.1992) Toy gun having a replaceable firing mechanism

İçinde disk şeklinde yerleştirilmiş 8 adet mantar bulunan tabancalar. Pat! Paat! Paat!

Su tabancası

ES1009114U (06.03.1989) Water gun

US5074437 (06.09.1990) Pinch trigger pump water gun

Su tabancaları yaz aylarının vazgeçilmez oyuncağıydı. Soldaki patentte olduğu gibi oldukça basit yapıda su tabancaları kullanırdık. Sağda ABD’de 1990’da piyasaya sürülen Super Soaker su tabancası bizim çocukluğumuza yetişmemişti. Super Soaker’ın hikayesinden kısaca bahsedelim: 1982’de NASA mühendisi Lonnie Johnson, yeni tip bir soğutma sistemi için deneyler yaparken banyosunda güçlü bir su akışı elde ettiği sırada aklına basınçlı su tabancası fikri gelmiş. Başlangıçta oyuncağı kendisi üretmek istese de maliyetleri karşılayamayacağı için oyuncak şirketleriyle ortaklıklar kurmaya çalışmış, ancak 1989’a kadar başarıya ulaşamamış. Sonunda 1990’da piyasaya sürülse de ilk başta fazla bir etki yaratmamış. Ardından Super Soaker adıyla yayınlanan reklamlar satışların patlamasına sebep olmuş ve sadece 1991’de 2 milyondan fazla oyuncak satılmış. Şu anda, toplam satışlardan 1 milyar dolardan fazla gelir elde edildiği tahmin ediliyor. Orijinal reklam filmini şuradan izleyebilirsiniz: https://www.youtube.com/watch?v=CYFma2IDwak

Sallanan at

US873533 (16.10.1906) TRAVELING ROCKING-HORSE

CA32526 (15.10.1889) GALLOPING ROCKING HORSE

Çok eskiden beri sevilen ve hemen her küçük çocuğun kullandığı bir oyuncak. 80’lerde metal ve ahşap aksamları ile oldukça ağır olan bu atlar günümüzde daha çok plastikten yapılıyor. Ses çıkaranları da var.

Taso

US5340113 (22.09.1993) Method of playing a board game

US5443270 (14.02.1994) Game piece for playing milk cap or pogs

US5752336 (18.05.1998) Display case and display for game and collector articles

Tasolar bir döneme damgasını vurmuştu. Yukarıda tasoların kullanıldığı üç farklı patent başvurusu görüyorsunuz.

Cırt cırtlı top yakalama oyunu

US4017076 (25.08.1976) Target game

Cırt cırtlı top yakalama oyunu günümüzde hala bulabileceğiniz, patent koruma süresi dolduğu için pek çok firmanın üretebildiği bir başka oyuncak.

Sallanan kafalı çek-çek kaplumbağa

GB589597 (10.03.1944) Improvements in or relating to toys for children

Tekerlek mekanizmasıyla bağlantılı olduğu için hareket ettikçe kafasını oynatan hayvan figürlü oyuncaklar günümüzde de halen popüler. Özellikle köpek ve kaplumbağa figürlüleri hatırlıyorum.

Ekranlı oyuncak robot

ES254583U (21.11.1980) Toy Robot

Önündeki ekranı, ışıldayan gözleri ve kafası üzerinden attığı oklarla Saturn robot benim için tam bir teknoloji harikasıydı. D tipi kocaman pillerle çalışırdı.

İpli Raket

US1529600 (01.08.1921) Ball and bat toy

Rakete iple bağlı bir topu sektirdiğiniz bu oyuncak 1921’de icat edilmiş, 80’lerde popüler olduğunu hatırlıyorum.

İpli müzik kutusu

US5320573 (11.06.1991) Spiral spring toy with a pulling string

Bir halkaya bağlı ipi çekerek müzik kutusunu kurduğunuz bu oyuncaklarda genelde ninni benzeri bir melodi olur ve bebeklerin uyuması için kullanılırdı. Günümüzde müzik kutusu mekanizması amigurumi’lerin içine yerleştirmek maksadıyla tek olarak da satılıyor.

Misket kaydırağı

US3638350 (02.09.1970) TOY

US4713038 (05.07.1985) Marble race game

Misket (bilye) eski Mısır ve Yunanda taş, fındık vb. ile oynandığı bilinen oldukça eski bir oyuncak. Farklı kurallara sahip pek çok oyun türetilmiştir misketle oynanan. Eskiden sokaklarda misket oynamak çok yaygındı. Misket kaydırakları ise 70’lerden sonra ABD’de popüler olsa da bizim zamanımızda bu tür oyuncaklar şimdiki kadar yaygın değildi.

Twister

US3454279 (14.04.1966) APPARATUS FOR PLAYING A GAME WHEREIN THE PLAYERS CONSTITUTE THE GAME PIECES

Türkiye’ye tam olarak ne zaman gelmişti bilmiyorum ama 90’larda televizyonda reklamlarının yayınlandığını hatırlıyorum.

Oyuncak iş makinesi

US3462874 (17.01.1968) TOY LOADER

Kepçe, kamyon, buldozer vb. iş makinesi her dönem genellikle erkek çocuklarının favorisi olmuştur. Sokakta kepçeyle kazdığı toprakları kamyonuna yükleyen neslin çocukları AVM’lerdeki kum havuzlarında aynı geleneği sürdürüyor 🙂

İpli fırfır

US3010248 (03.08.1959) Spinner toy with sparking device

US4189862 (05.05.1978) String top

İçinden ip geçen diski döndürdüğünüz bu oyuncakları bulduğumuz uygun malzemelerden kendimiz de yapardık.

Furby

US6544098 (15.12.1998) Interactive toy

Bu listenin belki de en genç üyesini en sona bıraktım. 90’ların sonunda popüler olan Furby’leri hatırlarsınız. Pek çok değişik renk ve türde olan bu oyuncaklar bana hep Gremlinleri hatırlatır.

AÇIKLAMALAR

Yazıda patent numaralarının ardından parantez içinde başvuru tarihleri (varsa rüçhan tarihi) ve ardından (varsa) buluş başlıkları gösterilmiştir.

Verilen patent dokümanları o buluşla ilgili ilk patent başvurusu olmayabilir. Genellikle buluşu görsel olarak daha iyi tanımlayan örnekler seçilmiştir. Bazı oyuncaklar ilk icat edeni bilinmediği ya da çok eskiden icat edildiği için patent başvurusu bulunmadığından bunların modern versiyonları kullanılmıştır.

Listede neden Türk patentlerine bu kadar az yer verildiğini sorgulayabilirsiniz. 90’lı yıllarda maalesef yerli patent başvuru sayılarımızın yıllık 100’lü sayılarda, 80’lerde ise 100’ün altında olduğunu, bunlar arasından oyuncaklar konusunda yapılan patent başvurularının ise yok denecek kadar az olduğunu söyleyebiliriz. Yerli patent ve faydalı model başvuru sayılarının 12.000’leri geçtiği günümüzde ise oyuncak alanından yıllık ortalama 40-60 civarında yerli patent/faydalı model başvurusu yapılmaktadır.

Patent konusuna yabancı olanlar geçmişi çok eskiye dayalı olan bazı oyuncaklara nasıl oluyor da patent veriliyor diye düşünebilir. Öncelikle yapılan her patent başvurusunun patent belgesi almaya hak kazanmadığını belirtelim. Yani yeni olmayan bir oyuncakla ilgili patent başvurusu yapılabilir ve başvuru yayınlanabilir, ancak bu patent alındığı anlamına gelmeyecektir. Patent ofisindeki uzmanların yapacağı değerlendirmenin ardından buna karar verilmektedir. Bir başka husus ise, oyuncağın geçmişi çok eskiye dayanıyor olabilir, ancak siz ona bir yenilik getirdiyseniz bu patentle korunabilecektir. Örneğin yoyo 2500 yıllık çok eski bir oyuncaktır[1] ancak, 1970’lerde oynadığı plastik yoyosunun dolanıp durmasından rahatsız olan Thomas Kuhn yeni bir yoyo geliştirerek bunun patentini almıştır.

Şubat 2022 itibariyle patent veritabanlarında oyuncak sınıfına ait 230.000 civarı patent başvurusu olduğu tahmin edilmektedir. Bu dokümanları incelediğimizde burada yalnızca birkaç örneğini gördüğümüz binlerce farklı yaratıcı fikirle karşılaşıyoruz. Bu bakımdan özellikle ilkokul ve ortaokul seviyesindeki çocukların sevdikleri oyuncaklara ait patent dokümanlarıyla basit düzeyde de olsa tanıştırılmasının, bir icadın zaman içinde nasıl değişiklikler gösterdiğinin gözlenmesinin, onlarda icat yapma isteği ve patent bilinci uyandırması açısından faydalı olacağına inanılmaktadır.

Aşağıda dünyada en çok patent başvurusu yapılan oyuncak kategorilerini ve şimdiye kadar yapılmış yaklaşık başvuru sayılarını bulabilirsiniz[2]:

Mustafa Güney ÇALIŞKAN

guneycaliskan@gmail.com

Mart 2022



DİPNOTLAR

[1] History Of The Yo-Yo, By Valerie Oliver, http://www.yoyomuseum.com/museum_view.php?action=profiles&subaction=yoyo

[2] Buradaki sayıların toplamı oyuncak sınıfındaki tüm patentlerin sayısı olan 230.000’den fazla edecektir. Zira bir patent birden çok sınıfa dahil olabilmektedir. Örneğin ses çıkaran bir bebekle ilgili bir patent başvurusu hem “Bebekler” kategorisinde hem de “Ses çıkaran oyuncaklar” kategorisinde değerlendirilir.

Patent Başvurusunda Hata Düzeltme, Eksik Evrak Tamamlama ve Telafi İşlemleri

UYARI: Bu yazıdaki değerlendirmeler yazarın kişisel görüşlerini yansıtır ve hiçbir şekilde TÜRKPATENT’in resmi görüşünü ya da uzmanlarının başvurularla ilgili değerlendirmelerini temsil etmez. Yazı yalnızca bilgi amaçlı olup yasal tavsiye niteliği taşımaz.  Bu yazının içeriğinin bir sonucu olarak herhangi bir işlem yapmadan veya herhangi bir işlemden kaçınmadan önce profesyonel hukuki tavsiye alınmalıdır. Yazarın verilen bir örnek üzerindeki değerlendirmesi yalnızca o örneğin spesifik koşullarına bağlıdır. Bir başka durum için yazarın alacağı kararlarda bağlayıcılığı yoktur.

GİRİŞ

Herkes hata yapar. Konu patent gibi hem hukuki hem de teknik olarak oldukça çetrefilli bir süreçle ilgiliyse hata yapmadan bu süreci tamamlamak için azami çaba ve dikkat gerekir. Zira kimi hataların telafisi mümkün olsa bile bazılarının düzeltilmesi mümkün değildir ve hak kaybına yol açabilir. Bu yazıda TÜRKPATENT’te bir patent başvurusu ile ilgili yapılan hangi tür prosedürel hataların/eksikliklerin düzeltilebileceği (ya da düzeltilemeyeceği) örnekler üzerinden gösterilmeye çalışılacaktır. Tarifname takımında yapılan hata düzeltme işlemleriyle ilgili yazıya ise buradan ulaşabilirsiniz.

Patent sürecinde yapılan hata ve eksiklikler pek çok farklı şekilde meydana gelebilmektedir. Örneğin bir bilginin/evrakın eksik ya da yanlış sunulması ya da verilen bir süreye uyulamaması söz konusu olabilir.

6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununa (SMK) göre bir “patent başvurusu veya patent dokümanlarında yer alan imla hataları ve açık maddi hatalar[1] talep üzerine düzeltilir.”[2] İlgili Yönetmelik maddesi ise şöyledir: “Kuruma verilen dokümanlardaki çeviri hataları, yazım hataları, kopyalama hataları ve yanlışlıklar talep üzerine düzeltilebilir.”[3]

Ayrıca Sınai Mülkiyet Kanununda (SMK) pek çok talep süre ile sınırlandırılmıştır. Genellikle spesifik bir talep için verilen süre ve süreye uyulmaması durumunda ne olacağı mevzuatta açık bir şekilde belirtilmiştir. Ancak SMK’da veya ilgili yönetmelikte süresi belirtilmeyen bir işlem varsa, bu süre standart olarak bildirim tarihinden itibaren iki aydır. Bu süreye uyulmaması hâlinde talep yapılmamış sayılmaktadır.[4] Örneğin başvuru sahibi sehven eklemeyi unuttuğu bir buluş sahibi için buluş sahibi ekleme talebinde bulunsun ancak gerekli evrakları (bkz. sonraki bölüm) eksik olsun. Mevzuatta bu eksiklikle ilgili spesifik bir süre belirtilmediği için SMK m.146’ya göre uzman bir yazı göndererek iki ay içinde eksik evrakın tamamlanmasını isteyecektir. Bu süre içinde evrak tamamlanamazsa talep yapılmamış sayılır.

Ocak 2017’den 2021 Eylül başına kadar olan başvuruların yaklaşık %3’üne hata düzeltme talebi gelmiştir. Hata düzeltme taleplerinin yaklaşık %13’ü reddedilmiştir.[5]

TÜRKPATENT EPATS sisteminde hata düzeltme talebi yapmak için Şekil 1’de görüldüğü gibi EPATS’ta “Benim Sayfam” ekranında sayfayı aşağı doğru kaydırdığınızda göreceğiniz “Sahip/Ücret/Diğer İşlemler” bölümünde “Eksik Evrak Tamamlama/Bilgi Düzeltme/Ek Belge Sunma” seçeneğini işaretleyerek “Git” butonuna basınız.

Şekil 1: EPATS Bilgi Düzeltme işlemi

Tarifname takımında (tarifname, istemler, özet, resimler) bir hata düzeltme talebinde bulunmak istiyorsanız da burayı seçebilirsiniz. Ancak tarifname takımında hata düzeltme harici bir değişiklik yapmak istiyorsanız “Başvuru sonrası işlemler” kısmını kullanınız. Örneğin araştırma ya da inceleme raporuna cevaben değişiklik yapılmak isteniyorsa bunlar bilgi düzeltme talebi olarak değil, duruma uygun olarak “Araştırma Raporuna İtiraz/Görüşe Cevap Sunma” veya “İnceleme Bildirimine Cevap Verme” seçenekleri kullanılarak gönderilmelidir. Bunların dışında örneğin SMK Yönetmelik m.108(2) kapsamında araştırma öncesi tarifname takımında bir değişiklik yapılmak isteniyorsa “Tarifname Takımında Değişiklik” seçeneği kullanılmalıdır. (bkz. Şekil 2)

Şekil 2: EPATS Tarifname Takımında Değişiklik işlemi

Şekli eksiklik giderme talebi yapıyorsanız “Şekli eksiklik giderme” seçeneğini kullanınız. “Tarifname takımında değişiklik” ya da “Eksik Evrak Tamamlama/Bilgi Düzeltme/Ek Belge Sunma” seçeneklerini kullanmayınız. (bkz. Şekil 2)

Kurum tarafından yapılmış bir hata varsa ve başvuru sahibi bunu düzelttirmek istiyorsa bu talep de bir bilgi düzeltme talebi olarak gönderilebilir.

Şimdi en sık yapılan hataları örnekler üzerinden inceleyelim.

Buluş Sahibi İle İlgili Hatalar

Başvurularda en sık yapılan hatalardan biri buluş sahipleri ile ilgili hatalardır. Sehven buluş sahibinin eklenmemiş/unutulmuş olması bunların başında gelir. Mevcut bir başvuruya yeni bir buluş sahibi eklenmek isteniyorsa, dilekçede mevcut buluş sahiplerinin ve eklenmek istenen kişinin onayları, ayrıca eklenmek istenen kişinin açık adresi ve başvuru sahibinin bu yeni buluş sahibinden başvuruyu yapma hakkını ne şekilde elde ettiğine ilişkin beyan (örn. sözleşme gereği, hizmet ilişkisi v.b.) da bulunmalıdır.[6] Yeni buluş sahibi aynı zamanda başvuru sahibi olacaksa beyana gerek yoktur, ancak bu durumda devir talebi yapılmalıdır.

Devir nedeniyle bir başka şirkete geçen bir başvuruda yeni şirketin yetkilisi/çalışanı kendi adını buluş sahibi olarak ekleyemez. Zira buluş sahipliği devir işlemi ile değişmez. Buluşu yapan kimlerse buluş sahipleri onlardır.

Başvuruda buluşu yapan olarak yanlışlıkla belirtilen kişinin izni ile birlikte başvuru sahibinin talebi üzerine söz konusu kişi sicilden çıkarılabilir.[7]

Mevcut bir buluş sahibi çıkarılıp, yerine yeni biri eklenecekse yukarıda sayılan diğer bilgilerin yanı sıra hem çıkarılanın hem de eklenenin onayları da bulunmalıdır.

Eğer buluş sahibinin isminde bariz bir düzeltme yapılacaksa, yanlış isimli kişiden onay istemeye gerek yoktur, zira bu isimde biri var olmayabilir. Bu durumda kimlik fotokopisi ile düzeltme yapılabilir. Eğer nüfus sisteminde kişinin TC numarasıyla sorgu yapıldığında doğru isim görünüyorsa kimlik fotokopisine de gerek olmayabilir. Örneğin 2017/10777 nolu başvuruda buluş sahibinin ikinci soyadı eklenmek istenmiş, nüfus sisteminde kişinin TC numarasıyla sorgu yapıldığında ikinci soyadı görüldüğü için söz konusu değişiklik kabul edilmiştir.

2018/21107 ve 2018/20708 nolu başvurularda yabancı uyruklu buluş sahibinin adıyla soyadının yer değiştirmesi için değişiklik talebinde bulunulmuştur, ancak söz konusu değişikliği kanıtlayıcı belge bulunmadığı için talepler kabul edilmemiştir.

Buluş sahibi ekleme/çıkarma talebinde bir eksiklik varsa Kurum eksik evrakın iki ay içinde gönderilmesini ister.[8] Eksiklik tamamlanmazsa ilgili talep yapılmamış sayılır.

2017/13379 nolu başvuruda buluş sahibi adının eksik yazıldığı belirtilmiş, ekte gönderilen nüfus cüzdanı fotokopisi dikkate alınarak buluş sahibinin ikinci isminin de sisteme eklenmesi talebi yapılmış, söz konusu talep kabul edilmiştir.

2017/12813, 2017/14474, 2017/16162, 2017/16297, 2017/18856, 2017/22530, 2018/01595,   2018/02259, 2018/14265, 2018/19012, 2018/20911, 2017/11557 nolu başvurularda buluş sahibi ekleme talebi eksik yapılmış, sonrasında gerekli evrak gönderilerek işlem tamamlanmıştır.

2017/11253 ve 2017/10393 nolu başvurularda buluş sahibi çıkarma talebi eksik yapılmış, sonrasında gerekli evrak gönderilerek işlem tamamlanmıştır.

2018/20472 nolu PCT’den ulusal aşamaya giren başvuruya sonradan buluş sahibi eklenmek istenmiştir. PCT uluslararası aşamada söz konusu kişi buluş sahibi olarak göründüğü için imzaya/beyana gerek duyulmadan talep kabul edilmiştir. 2020/07034 nolu PCT’den ulusal aşamaya giren bir başka başvuruda buluş sahibi adındaki yazım hatasının düzeltilmesi istenmiş, söz konusu kişinin adı PCT uluslararası aşamada teyit edilebildiği için ek kanıta gerek duyulmadan talep kabul edilmiştir.

2018/19191 nolu başvuruda  isim benzerliğiyle başka bir çalışanın TC numarası kullanılarak yanlış buluş sahibi adıyla başvuru yapılmıştır. Düzeltme talebine cevaben sehven buluş sahibi olarak yazılan şahsın imzalı onayı istenmiştir.

2017/23150 nolu başvuruda buluş sahibinin bir başkasıyla değiştirilmesi talebi yapılmış ancak mevcut buluş sahibinin imzalı beyanı varsa da yeni eklenecek kişinin bulunmadığı için talep kabul edilmemiş, söz konusu eksiklik tamamlandıktan sonra işlem gerçekleştirilmiştir.

2018/01109 nolu başvuruda  buluş sahipliğinden feragat ve yeni buluş sahibi ekleme talebi kabul edilmiştir.

2020/02754, 2020/00825, 2019/22439 nolu başvurularda buluş sahibi ekleme talepleri çeşitli eksiklikler nedeniyle reddedilmiştir.

2018/12720 nolu başvuruda başvuru sırasında hiçbir buluş sahibi belirtilmemiş, sonrasında adres ve TC kimlik no bilgileri ile birlikte buluş sahipleri eklenmek istenmiştir. Ancak başvuru sahibinin buluş sahiplerinden başvuruyu yapma hakkını ne şekilde elde ettiğine ilişkin beyan (örn. sözleşme gereği, hizmet ilişkisi v.b.) bulunmadığı için söz konusu talep yerine getirilememiştir. 

Başvuru Sahibi ile İlgili Hatalar

Başvuru sahibi olan firmanın adı başvuru yapıldıktan sonra değişmişse bu değişiklik talebi, bilgi/hata düzeltme ile değil unvan değişikliği talebiyle yapılmalıdır. Yeni bir başvuru sahibi eklenmek isteniyorsa bu işlem devir talebi olarak yapılmalıdır.

EPATS’tan yerli gerçek ve tüzel kişiler adına yapılan unvan değişikliği talepleri, MERNIS ve MERSIS servislerinden kontrol edilerek otomatik gerçekleştirilmekte ve işlemin yapıldığı bilgisi, talep sonucunda oluşturulan evrakta belirtilmektedir. Yabancı gerçek ve tüzel kişiler adına yapılan unvan değişikliği talepleri için taleple birlikte sunulan belge kontrol edileceğinden işlemler Kurum tarafından gerçekleştirilerek gerekli bilgilendirme yapılmaktadır.[9] Bu nedenle unvan değişikliği işlemleri Patent Dairesi bünyesinde yapılmadığından, eğer böyle bir talep (işlemde bir hata olmadığı halde) bilgi/hata düzeltme talebi olarak yapılırsa yerine getirilemeyecektir.

2018/13764 nolu başvuruda yeni başvuru sahibi eklenmesi talebi kabul edilmemiş, devir talebi yapılması istenmiştir. Sonrasında başvuru sahibi devir talebi yapmıştır.

2017/17512 nolu başvuruda ise yeni buluş sahibi ekleme talebi kabul edilmiş, ancak söz konusu kişinin başvuru sahibi olarak da eklenmesi için devir talebinde bulunması gerektiği bildirilmiştir.

2018/15141 nolu başvuruda başvuru sahibi olarak yanlışlıkla aynı holdinge ait bir başka şirketin adı kullanılmıştır. Başvurunun üzerinden 20 ay geçtikten sonra fark edilen hata sonrası vekil yapılan hatayı destekleyici kanıt olarak buluş sahiplerinin başvuru sahibi olması gereken söz konusu şirkette çalıştığını ileri sürerek hata düzeltme talebinde bulunmuştur. Kurum talebe cevaben başvuru sahibi değişikliğinin yerine getirilebilmesi için durumun mevcut başvuru sahibince başvurunun kendilerine ait olmadığını beyan ve teyit eden, şirket yetkilisi tarafından onaylanmış bir yazıyla ispatlanması, bu yapılamadığı takdirde dosya üzerinde devir işlemi yapılması gerektiğini bildirmiştir. Ardından orijinal başvuru sahibi başvurunun kendilerine ait olmadığına dair bir beyanda bulunmuş, asıl başvuru sahibi olduğunu iddia eden şirket de başvurunun kendilerine ait olduğunu beyan etmiştir. Bunun üzerine Kurum talep edilen düzeltmeyi yapmıştır. Bu tür hatalarda fazla gecikmeden düzeltme talebinde bulunulması esastır.[10]

2020/01045 nolu başvuruda  başvuru sahibinin e-mail adresini düzeltme talebinde bulunulmuş, söz konusu talep yerine getirilmiştir.

Rüçhan İle İlgili Hatalar

Rüçhan hakkı talebi, ilgili ücret ödenerek başvuruyla birlikte veya başvuru tarihinden itibaren iki ay içinde yapılmalıdır. Başvuru tarihinden itibaren üç ay içinde ise rüçhan hakkı belgesinin sunulmuş olması gerekir.[11]

2018/04806 nolu başvuru rüçhansız yapılmış ve aynı gün hata düzeltme talebi yapılarak rüçhan talebi eklenmek istenmiştir. Ancak sonrasında üç ay içinde rüçhan hakkı talebi ücreti yatırılmadığı için rüçhan hakkı talebi kabul edilmemiştir.

2018/15421 nolu başvuru 2017/18081 nolu başvuruya ek patent olarak yapılacakken sehven önceki başvurunun rüçhan olarak gösterilerek başvuru yapıldığı belirtilmiş ve düzeltme talep edilmiştir. Ancak başvuru dilekçesinde söz konusu rüçhan bilgileri bulunduğu için ve hatanın bariz olmaması nedeniyle söz konusu talep kabul edilmemiştir. Başvuru daha sonra başvuru sahibi tarafından geri çekilmiştir. Ancak ücret iade talebi kabul edilmemiştir.

2018/03260 nolu başvuruda rüçhan hakkı talep edilmiş ancak rüçhan dokümanı eksik sunulmuştur (yalnızca kapak sayfası bulunmaktadır). Başvuru tarihinden itibaren üç ay içinde rüçhan hakkı belgesinin tamamı gönderilmediği için rüçhan hakkı talebi yapılmamış sayılmıştır.[12] Ardından hakların yeniden tesisi kapsamında rüçhan belgesinin tamamı sunulmuş, ancak söz konusu talebin süresi içinde yapılmadığı gerekçesiyle talep reddedilmiştir. Başvuru sahibi konuyla ilgili YİDD’ye itirazda bulunmuş ancak YİDD de itirazı aynı gerekçeyle reddetmiştir.

TÜRKPATENT’teki iş yoğunluğuna bağlı olarak rüçhan talepleri ile ilgili belgelerin ve ücretlerin kontrolü 2-3 aylık sürede gerçekleşemeyebilmektedir. Böyle bir durumda rüçhan ile ilgili yapılan hata ya da eksiklik, süresi içinde açığa çıkmayabileceğinden rüçhan hakkının kaybı söz konusu olabilmektedir. Bu nedenle rüçhan ile ilgili belge ve ücretlerin eksiksiz ve zamanında gönderilmesine azami özen gösterilmelidir. Eğer rüçhan talebinizin bir sebepten kabul edilmeyebileceğini düşünüyorsanız, dosyanızın uzmanını arayarak süresi içinde varsa pürüzü gidermeniz tavsiye edilir.

Yanlış başvurunun rüçhan olarak gösterildiği bir EPO örneği inceleyelim. P1 ve P2 başvuruları B1 başvurusundan önce yapılmış, aynı başvuru sahibine ait, aynı konuda, rüçhan olarak gösterilebilecek başvurulardır. Başvuru tarihleri şöyledir:

P1: Haziran 2010

P2: Eylül 2010 (P1’den bölünmüş başvuru)

B1: Mayıs 2011

B1 başvurusu yapılırken P1 yerine yanlışlıkla P2 rüçhan olarak gösterilmiştir. Başvuru sahibi aslında P1’i rüçhan göstermek istediklerini, zaten P1’in rüçhan olarak tercih edilmesinin bariz olduğunu, zira P2’nin başvuru tarihi ile B1’in arasının 8 ay olduğunu, üstelik P2’nin P1’den bölünmüş başvuru olduğu için P1’in rüçhan gösterilmesinin her açıdan daha mantıklı olduğunu ileri sürmüştür. Ancak Kurul yayınlanmış bir başvuruda böyle bir değişikliğin üçüncü kişileri olumsuz etkileyebileceğini, üçüncü kişilerin bu tür avantaj hesapları yapacak patent mühendisliği bilgisine sahip olduğunun varsayılamayacağını belirterek söz konusu talebi kabul etmemiştir.[13]

Burada sergi rüçhanından bahsetmeden geçmeyelim zira çoğu sergi rüçhanı talebi maalesef usulüne uygun yapılmadığı için kabul edilmemektedir. Bir sergi rüçhanının kabul edilmesi için aşağıdakiler gerekir[14]:

  • Patent veya faydalı model konusunu kapsayan ürünün teşhir edildiği sergi, Türkiye’de açılan ulusal veya uluslararası bir sergi ya da Paris Sözleşmesine taraf ülkelerde açılan resmi veya resmi olarak tanınan uluslararası bir sergi olmalıdır.
  • Teşhir tarihinden itibaren on iki ay içinde Türkiye’de başvuru yapılmalıdır.
  • Rüçhan hakkı talebini teşhiri yapan gerçek veya tüzel kişiler yapmış olmalıdır.
  • Başvuru konusunu kapsayan ürünü sarih ve eksiksiz bir şekilde gösteren en az bir fotoğrafı olmalıdır. Söz konusu fotoğraf, patent veya faydalı model konusu buluşun ilgili alanda uzman kişi tarafından açık ve şüpheye yer vermeyecek şekilde anlaşılmasını sağlayacak yeterlikte sergide sunulan ürünün özelliklerini göstermelidir. (Örneğin bir cihazın iç mekanik aksamını ilgilendiren bir buluşta, iç detayı gözükmeyecek şekilde cihazın sadece dış görünüşünün fotoğrafının bulunması yeterli değildir)
  • Başvuru konusunu kapsayan ürünün teknik özellikleri ile bu ürünün sergide görünür şekilde konulduğu tarihi ve resmi açılış tarihini gösterir, sergiyi düzenleyen kuruluş tarafından onaylanmış bir belge sunulmalıdır.

Buna göre yukarıdaki özellikleri taşımayan sergi rüçhanı talepleri kabul edilmemektedir. Bu bakımdan, başvurudan önceki on iki ay içinde yayınlanmış bile olsa bir proje dokümanı, başvuru sahibinin bir makalesi, bir gazete haberi, başvuru sahibine ait bir YouTube videosu, fotoğrafsız salt fuar katılım belgesi vb. ile rüçhan hakkı talep edilemez.

Kabul edilmiş sergi rüçhanlarına örnek olarak 2018/00743, 2017/06315 ve 2018/04615 nolu başvurular verilebilir.

Sehven Yapılan Bir Talepten Vazgeçilmesi

2019/19549 nolu başvuruda kayda giren “Başvuru Unsurlarını Tamamlama” işlemi sehven gerçekleştirildiği ve söz konusu işlemin dikkate alınmaması ve geçersiz kılınması başvuru sahibi tarafından talep edilmiştir. 2017/15886 nolu başvuruda “Tarifname Takımında Değişiklik Yapmak İstemiyorum” ifadesi içeren dilekçenin sehven gönderildiği ve talebin geri alınması istenmiştir. 2018/04825 nolu başvuruda da yapılan yanlış talebin geri alınması istenmiştir. Söz konusu talepler kabul edilmiştir.

2018/02833 nolu başvuru yapıldıktan iki ay sonra geri çekme talebi yapılmış, bu talepten iki hafta sonra geri çekme işleminin sehven yapıldığı belirtilmiş ve talepten vazgeçildiği ifade edilmiştir. Söz konusu geri çekme talebi iptal edilmiş ve başvurunun işlemleri kaldığı yerden devam etmiştir. 2018/19776   nolu başvuruda da benzer şekilde geri çekme talebi iptal edilmiş ve başvurunun işlemleri kaldığı yerden devam etmiştir. Anılan başvuruların geri çekildiğine dair yayın henüz Bültende yayınlanmadığı için talepler kabul edilmiştir. Ancak, başvurunun geri çekildiği Bültende yayımlandıktan sonra geri çekme talebinden vazgeçilemez.[15] Ayrıca yayınlanmış bir başvuru geri çekilirse, aynı buluş konusunda yeniden başvuru yapılamayacağı da unutulmamalıdır.[16]

2017/12109 nolu başvuruda  başvuru tipi faydalı model olması gerekirken, sehven patent olarak başvurulmuştur. Alındı yazısı (şekli inceleme yazısı) gönderilmeden talep geldiği için kabul edilmiş ve başvurunun işlemleri faydalı model olarak devam etmiştir. Benzer bir durum 2018/10085 nolu dosyada da gerçekleşmiştir. Ancak alındı yazısı gönderildikten sonra böyle bir talepte bulunulmuş olsaydı dönüşüm ücreti yatırılarak dönüşüm talebinde bulunulması gerekecekti.

Sehven yapılan bir talebin düzeltilmesi özellikle üçüncü kişileri olumsuz etkileyecek sorunlara/karışıklığa yol açacak nitelikteyse, makul bir süre içinde talep edilmediyse ya da mevzuatla çelişiyorsa kabul edilmez. Kabul edilecek düzeltmenin, hukuki kesinliği ve üçüncü şahıslar ile kamunun çıkarlarını zedelemediğinden emin olunmalıdır.[17]

Şimdi sehven yapılan bir talepten vazgeçilmesine EPO’dan bir örnek verelim. Bir Avrupa patent başvurusu EPO tarafından reddedildikten sonra başvuru sahibi karara iki aylık sürenin son gününde itiraz (appeal) etmiş ve sonrasında istem setleri sunarak sözlü görüşme (oral proceedings) talep etmiştir. Ancak sözlü görüşmeden bir süre önce başvuru sahibi vekili itirazlarını geri çektiklerini belirten bir dilekçe sunmuştur. Bunun üzerine EPO sözlü görüşmeyi iptal etmiştir. Bir ay kadar sonra ise vekil itirazın geri çekilmesi işleminin bir hata sonucu olduğunu ve EPC Yönetmelik m.139’a göre (SMK karşılığı: Yön. m.109(1)) hata düzeltme talebinde bulunmak istediklerini belirtmiştir. Buna göre vekile verilen itirazın geri çekilme talimatı, başvuru sahibinin şirketi içinde, itirazın geri çekilmesinin yanlışlıkla yapılmasının iç işleyişteki bir iletişim sorunundan kaynaklanmıştır. Ancak Kurul bu tür bir yanlışlığın m.139 kapsamında bir hata olarak kabul edilemeyeceğine hükmetmiştir. Zira burada vekilin yaptığı bir hata bulunmamaktadır. Vekil, sonradan ortaya çıktığı üzere, başvuru sahibinin gerçek niyetini temsil etmeyen karara yönelik talimatı uygulamıştır. Bir başka deyişle hata, EPO nezdinde değil, başvuru sahibi şirket içinde gerçekleşmiştir. Eğer vekilin bir hatası nedeniyle bu sorun gerçekleşseydi, yanlışlık m.139 kapsamına girebilirdi.[18]

EPC Yönetmelik m.139’un ilk cümlesi kapsamındaki hata düzeltme ilkeleri şöyle özetlenebilir[19]:

(a) Düzeltme, başlangıçta amaçlananı ortaya çıkarmalıdır. Düzeltme olasılığı, bir kişinin fikir değişikliğine veya bir plan geliştirmesine imkân vermek için kullanılamaz. Göz önünde bulundurulması gereken, tarafın görünürdeki niyetinden ziyade fiili niyetidir.

(b) Asıl niyetin hemen belli olmadığı durumlarda, talepte bulunan ağır bir ispat yükü taşır.

(c) Düzeltilmesi gereken hata, yanlış bir ifade veya eksiklik olabilir.

(d) Düzeltme talebi gecikmeksizin yapılmalıdır.

Ayrıca yukarıda değinildiği üzere yapılacak düzeltmenin hukuki kesinliği ve üçüncü şahıslar ile kamunun çıkarlarını zedelemediğinden emin olunmalıdır.[20]

Yayın İle İlgili Hatalar

Yayınlanması istenmeyen bir başvurunun yaptığınız bir hata nedeniyle yayınlanması geri dönülmez bir hak kaybına neden olabileceğinden başvurunun yayınlanmasına ya da yanlış yayınlanmasına neden olabilecek hatalardan kaçınılmalı ve bu tür işlemler çok dikkatlice ele alınmalıdır.

2019/14201 nolu başvuruda erken yayın talebi geri çekilmiş ancak taleple ilgili işlem yapılıncaya kadar başvuru yayınlanmıştır. Bu tür taleplerde TÜRKPATENT’in hizmet standartları gereği cevap verme süreleri göz önüne alınmalıdır. Örneğin “Patent/Faydalı Model Başvuru Sonrası İşlem Taleplerinin İncelenmesi ve Yerine Getirilmesi” için süre 90 gündür.[21] Eğer bu süre bitmeden başvuru yayınlanacaksa, bu noktada dosyanın uzmanını arayarak söz konusu talebin yayından önce gerçekleştirilmesini istemekte yarar vardır. İş yoğunluğuna göre bazen hizmet sürelerinin de aşılabildiği unutulmamalıdır.

Resmi Patent Bülteni her ayın 21’inde yayınlanmaktadır. Eğer o ayın 21’i resmi tatilse takip eden ilk iş gününde yayın yapılmaktadır. Ayın 15’inde yayın listesi çekilmektedir. İstisnai durumlarda ayın 20’sine kadar bile değişiklik yapılabilmektedir. Yayın ile ilgili talepler için patent-bulten@turkpatent.gov.tr adresine e-mail gönderebilirsiniz. Talebinizle ilgili dilekçenizi EPATS’tan iletmiş olsanız bile yayınla ilgili aciliyeti olan işlerde telefonla ilgili kişiye ulaşıp işlemin yayın öncesi yapılacağından emin olmakta fayda vardır.

Adres Düzeltme/Değişiklik Yapma

Eğer başvuru/buluş sahiplerinin adresi başvuru yapıldıktan sonra değiştiyse EPATS’taki “Sahip/Ücret/Diğer İşlemler” menüsünden “Adres Değişikliği” işlemi seçilmelidir. “Bilgi Düzeltme” olarak talep edilmemelidir. Eğer başvuru dilekçesindeki adresin sisteme yanlış aktarılması söz konusuysa, hata TÜRKPATENT’ten kaynaklandığı için  “Bilgi Düzeltme” talebi yapılmalıdır. Böyle bir durumun dilekçede açıklanmasında fayda vardır.

EPATS üzerinden yapılacak işlemlerde süreçlerin kısaltılması amacıyla yerli gerçek ve tüzel kişiler için adres bilgisine ihtiyaç duyulması halinde kişilerin Merkezi Nüfus İdaresi Sistemi (MERNIS) ve Merkezi Sicil Kayıt Sistemi (MERSIS) bilgileri kullanılmaktadır.[22] Bu nedenle adres değişikliği işlemleri Patent Dairesi bünyesinde yapılmadığından, eğer böyle bir talep (işlemde bir hata olmadığı halde) bilgi/hata düzeltme talebi olarak yapılırsa yerine getirilemeyecektir.

2017/12832, 2017/14023, 2017/23127, 2018/00340, 2018/08123, 2018/08224, 2018/20936, 2019/10756 ve 2018/09349 nolu dosyalarda istenen adres değişikliği talepleri hata düzeltme talebi olarak yapıldığı için işleme alınmamış, adres değişikliği talebi yapılması istenmiştir.  

2017/13379 ve 2017/11892 nolu dosyalarda ise başvuru aşamasında sunulan evrakta belirtilen adresler ile sistemdekilerin tutmaması sebebiyle hata düzeltme talebinde bulunulmuş ve talep yerine getirilmiştir.

Buluş Başlığını Düzeltme

Buluş başlığı değiştirilmek isteniyorsa dilekçenin ekinde yeni buluş başlığıyla düzenlenmiş tarifnamenin ilk sayfası da bulunmalıdır. Eğer buluş başlığı başvuru sahibi tarafından şekli inceleme aşamasında bir sebepten istenilen şekilde değiştirilemediyse ya da sonradan değiştirilmek istendiyse, söz konusu talep araştırma öncesi araştırma uzmanına da iletilebilir. Zira uzman araştırma raporunun düzenlenmesi esnasında başvuruya ait özeti ve/veya buluş başlığını değiştirebilmektedir.[23]

2018/11899, 2018/19350, 2017/09836, 2018/07828, 2018/07898 nolu başvurularda başvuru sahibi tarafından buluş başlığının değiştirilmesi talep edilmiş, ancak ilgili düzeltilmiş sayfalar gönderilmediği için işlem gerçekleştirilememiştir. 2018/00019 nolu başvuruda da benzer bir durum olmuş ardından düzeltilmiş sayfalar gönderildikten sonra değişiklik işlemi gerçekleşmiştir.

2020/02109 nolu başvuruda ise başvuru sahibi buluş başlığını değiştirmek istemiş, ancak yeni buluş başlığının içeriği orijinal başvurudan destek almadığı için kapsam aşımı nedeniyle kabul edilmemiştir.

2018/21046 nolu başvuruda başvuru sahibi buluş başlığını orijinal tarifnamedeki buluş başlığına uygun olarak değiştirmek istemiş, talep kabul edilmiştir.  

2017/04098 nolu başvuruda başvuru sahibi buluş başlığını değiştirme talebinde bulunmuştur, ancak yeni başlık marka unsuru içerdiğinden talep kabul edilmemiştir.[24]

Ücretlerle İlgili Hatalar

Ödemelerle ilgili sıklıkla ve çok çeşitli şekillerde hata yapılabilmektedir. Burada sadece birkaç örnek üzerinde durulacaktır.

2020/02225 nolu başvuruda  ikişer defa (mükerrer) araştırma ve inceleme ücretleri yatırılmıştır. Hata düzeltme talebi yapılarak fazla ücretin iadesi istenmiş, sonrasında ücret iadesi onaylanmıştır. Mükerrer veya hatalı yapılan ödemeler ile fazla yapılan ödemelerin fazlaya ilişkin kısmı, talep edilmesi halinde iade edilmektedir.[25]

Bir başvuruda tarifname, istemler, özet ve resimler kısımlarına marka başvurusu görselleri yüklenmiş, daha sonra başvuru sahibi durumu fark ederek ödediği ücretlerin iadesini istemiş ve iade talebinde gerekçe olarak marka yerine sehven patent başvurusu yaptığını belirtmiştir. Eğer uzman henüz “tarifname yok, işleme alınmadı” şeklinde bir yazı göndermediyse başvuru ücreti (ve yatırıldıysa araştırma ve inceleme ücretleri) iade edilebilir. Ancak eğer yazı yazıldıysa yalnızca –varsa- araştırma ve inceleme ücretleri iade edilir.

2017/18214 nolu başvuruda başvuru sahibi “İnceleme Raporu Düzenlenmesi Ücreti”ni “Patent Dosyası Yerinde İnceleme Ücreti” ile karıştırdığı için tam yatırdığını sanmış, ancak eksik ücret nedeniyle inceleme talebi yapılmamış sayılmıştır. İnceleme talebinin ücreti de ödenerek süresi içinde yapılmaması nedeniyle başvuru geri çekilmiş sayılmıştır. Bu bildirimin yapıldığı tarihten itibaren iki ay içinde “İşlemlerin devam ettirilmesi ücreti” ile birlikte inceleme ücreti de ödenerek işlemlerin devam ettirilmesi talebinde bulunulabilir.

2019/09547 nolu başvuruda ise başvuru sahibi sistemden araştırma ücreti olarak “Patent Dosyası Yerinde İnceleme Ücreti” seçeneğini işaretlediği için talep yapılmamış görünmüştür. Ancak ardından başvuru sahibi süresi içinde ücretini yatırıp araştırma talebinde bulunmuştur.

2017/10589 nolu başvuruda başvuru sahibi ücret ödemesi yaparken araştırma talebi ücreti yerine belge düzenleme ücreti yatırmıştır. Bu sırada araştırma talep süresi de geçtiği için araştırma talebi yapılmadığı gerekçesiyle başvuru geri çekilmiş sayılmıştır.

2018/12622 nolu başvuruda  vekil değişikliği nedeniyle sehven süresinde yatırılmayan araştırma ücretini sonradan tamamlama talebi kabul edilmemiştir.

2019/09185 nolu başvuruda başvuru sahibi araştırma ücretini ödediği halde sistemde gözükmediğini, sorunun banka ile Kurum arasında olduğunu ileri sürerek gereğinin yapılmasını talep etmiştir. Ancak muhasebeden yapılan kontrolde ücretin yatmadığı görüldüğünden talep kabul edilmemiştir.

Yukarıdakilere benzer durumlarda koşulların sağlanması şartıyla süresi içinde “işlemlerin devam ettirilmesi” talebinde bulunulabilir. (bkz. sonraki bölüm)

Burada anılan konu başlıklarına girmeyen çok çeşitli hata düzeltme talepleri de mümkündür. Örneğin 2018/06298 nolu başvuruda başvuru sahibi istem 4’ü çıkarırken üstü çizili bırakmış, değişikliklerin gösterildiği işaretli bu kopyayı sunup, temiz kopyayı sunmayı unutmuştur. Eksik Evrak Tamamlama/Bilgi Düzeltme talebi ile temiz kopya gönderilmiştir.

Sürelere Uyulamaması Durumunda Başvurulabilecek Yöntemler

Çeşitli nedenlerden bir işlemin süresi içinde yapılamaması durumunda başvuru sahibine hatayı telafi etmesi için SMK’da iki farklı yol sunulmuştur: “İşlemlerin devam ettirilmesi” ve “hakların yeniden tesisi”. Ancak bu yollara başvurmak için bazı kriterlerin sağlanıyor olması gerekir.

  1. İşlemlerin Devam Ettirilmesi Talebi

Başvuru sahibi patent başvurusuna ilişkin işlemlere dair sürelere uymaması hâlinde, süreye uyulmamanın sonucunun bildirildiği tarihten itibaren iki ay içinde,  ücretini ödeyerek işlemlere devam edilmesini talep edebilir. Aksi takdirde bu talep reddedilir. Talebin kabul edilmesi hâlinde süreye uyulmamış olmanın getirdiği hukuki sonuçlar doğmamış sayılır.[26]

Ancak, aşağıda yer alan maddelerde verilen sürelere uyulmaması halinde işlemlere devam edilmesi talep edilememektedir[27]:

– İlk başvurunun yapıldığı tarihten itibaren on iki aylık rüçhan süresi

– Yıllık ücretlerin ödenmesi ile ilgili süreler

– Hak sahipliğine ilişkin dava sonucunda verilecek kararın davacı lehine kesinleşmesi hâlinde, dava açan hak sahibinin SMK m.110(3) kapsamında yapacağı taleplerle ilgili süre

– Başvuru unsurlarının tamamlanması ile ilgili süreler

– Biyolojik materyal içeren buluşun açıklanması ve biyolojik materyalin tevdi edilmesi ile ilgili süreler

– Rüçhan hakkı talebi ile ilgili süreler (Yön. m.84(1))

– Şekli eksiklik giderme için verilen süre

– Araştırma raporu düzenlenememesi durumunda verilen süreler (Yön. m.99(1) veya m.120(14))

Kurum, talebe ilişkin olarak yaptığı değerlendirme sonucunu başvuru sahibi ya da patent sahibine bildirir. Talebin kabul edilmesi halinde başvuru yayımlanmışsa bu durum Bültende yayımlanır.[28]

Bir eksik ücret ya da eksik evrak tamamlama süresine uyulamaması durumunda ilgili süreye uyulamama hangi maddede bahsediliyorsa o madde gereğine göre değerlendirme yapılmaktadır. Örneğin, araştırma ücreti ödenmemesi nedeniyle geri çevrilme söz konusuysa işlemlerin devam ettirilmesi ile ilgili SMK m.96(1)’e göre değerlendirme yapılır.

Araştırma ve inceleme talebi yapma süreleri kaçırıldığı için başvuru geri çekilmiş sayıldığına dair bildirimin yapıldığı tarihten itibaren iki ay içinde “İşlemlerin devam ettirilmesi ücreti” ile birlikte ilgili ücret (araştırma ya da inceleme ücreti) de ödenerek işlemlerin devam ettirilmesi talebinde bulunulabilir.

Patent inceleme aşamasında başvuru sahibine görüş sunma ve değişiklik yapma için verilen süreye uyulamaması durumunda (en fazla bir bildirim için ve bir kez olmak üzere) işlemlerin devam ettirilmesi talebi yapılabilmektedir.[29]

2018/07789 nolu başvuruda süresi içinde inceleme talebi yapılmadığı ve ücret ödenmediği gerekçesiyle başvuru geri çekilmiş sayılmıştır. Bildirim tarihinden iki ay içinde başvuru sahibi “İnceleme Raporu Düzenlenmesi Ücreti” ile “İşlemlerin Devam Ettirilmesi Ücreti”ni yatırarak inceleme talebinde bulunmuştur. Talep kabul edilmiş ve süreye uyulmamış olmanın getirdiği hukuki sonuç doğmamış sayıldığı için başvurunun inceleme işlemine geçilmiştir.

Mevzuatta belirtilmeyen ancak talebin niteliğine göre işlemlerin devam ettirilmesinin mevzuat hükümlerine göre uygun olmadığı durumlarda işlemlerin devam ettirilmesi talebi Kurum tarafından işleme alınmamaktadır.[30]

İşlemlerin devam ettirilmesi talebine yönelik hükümler, işlemlerin devam ettirilmesi veya hakların yeniden tesisi ile ilgili süreler açısından uygulanmaz.[31] Örneğin işlemlerin devam ettirilmesi talebi için geçerli olan iki aylık süreye uyulamaması nedeniyle hakların yeniden tesisi talebinde bulunulamaz.

2. Hakların Yeniden Tesisi Talebi

Patent başvurusu veya patentle ilgili işlemlerde şartların gerektirdiği özen gösterilmesine rağmen, uyulması gereken bir süreye uyulamamasının patent başvurusunun reddine, geri çekilmiş sayılmasına, 99 uncu madde uyarınca patentin hükümsüz kılınmasına veya diğer herhangi bir hakkın kaybına yol açması hâlinde, hakların yeniden tesisi talep edilebilir. Bu talep, uyulamamış olan sürenin bitiminden itibaren bir yılı geçmemek üzere (rüçhan hakkı için iki ayı geçmemek üzere[32]), süreye uyulamama nedeninin ortadan kalkmasından itibaren iki ay içinde ücreti ödenerek yapılır. Aksi takdirde bu talep reddedilir. Talebin kabul edilmesi hâlinde süreye uyulmamış olmanın getirdiği hukuki sonuçlar doğmamış sayılır.[33]

Şekil 3: Hakların yeniden tesisi talebinde bulunulabilecek zaman dilimi yeşil renk ile gösterilmiştir.

Hakların yeniden tesisi yapılabilecek zaman dilimini bir örnek üzerinden inceleyelim. Başvuru sahibi 20.09.2021’de patent verilebilmesi için patent inceleme raporunda belirtilen değişikliklerin istendiği yazıyı tebliğ almış olsun.[34] Buna göre 20.11.2021’e kadar değişiklikleri yapmak için süresi olmasına rağmen bu süreyi hastalığı nedeniyle kaçırmış ve sonuç olarak başvurusu geri çekilmiş sayılmış olsun. Başvuru sahibinin 20.11.2022’yi geçmemek şartıyla süreye uyulamama nedeninin ortadan kalktığı gün itibariyle 2 ay içinde hakların yeniden tesisi talebinde bulunma hakkı vardır. Örneğin başvuru sahibinin 01.11.2021’de bir ameliyat geçirdiğini ve hastanede yattığını, 10.12.2021’e kadar raporlu olduğunu varsayalım. Bu durumda 10.12.2021’den itibaren 2 ay içinde, yani 10.02.2022’ye kadar gerekli ücretler ödenerek ve kanıtlar sunularak hakların yeniden tesisi talep edilebilir. Ancak eğer rapor tarihi örneğin 25.11.2021-15.12.2021 arasında olsaydı hakların yeniden tesisi talebi kabul edilmezdi, zira istenen değişiklikleri yapmak için verilen iki aylık süre içinde başvuru sahibinin herhangi bir mazereti yoktur.

Ancak, ilk başvurunun yapıldığı tarihten itibaren on iki aylık rüçhan süresi kaçırılmışsa bu sürenin bitiminden itibaren en geç iki ay içinde (on iki ay değil) hakların yeniden tesisi talebinde bulunulabilir.[35]

Patent inceleme aşamasında yapılan olumsuz bildirimlerde verilen üç aylık süreye uyulamadığı için yapılamamış olan işlem hakların yeniden tesisi talebi yapılarak telafi edilememektedir.[36] Böyle bir durumda işlemlerin devam ettirilmesi talebi yapılabilir. (bkz. Önceki bölüm)

Hakların yeniden tesisi talebine yönelik hükümler, işlemlerin devam ettirilmesi veya hakların yeniden tesisi ile ilgili süreler açısından uygulanmaz.[37] Örneğin hakların yeniden tesisi için talep yapılabilecek süreye uyulmadığında, bu gecikme bir başka hakların yeniden tesisi talebiyle telafi edilemez.

“Hakların yeniden tesisi” talebinde bulunabilmek için şunlar gereklidir:

  • Durum hakların yeniden tesisine konu olmalı
  • Hakların yeniden tesisi ücreti ödenmeli
  • Hakların yeniden tesisine ilişkin ispat belgesi sunulmalı
  • Hakların yeniden tesisi ile ilgili sürelere uygun olarak talep yapılmış olmalıdır (Hakların yeniden tesisi talebi, eki olan ispat belgelerinin tarihlerine göre, uyulamamış olan sürenin bitiş tarihinden itibaren bir yıl içinde ve sebebin sona erdiği tarihten itibaren iki ay içinde olmalıdır) 

Görüldüğü üzere “işlemlerin devam ettirilmesi” talebinde kanıtlayıcı bir evrak istenmemesine rağmen “hakların yeniden tesisi” talebine ilişkin ispat belgesi sunulmalıdır.

Hakların yeniden tesisi talebi yapılabilecek bazı durumlar şunlardır:

  • Başvuru unsurlarını tamamlama süresine uyulamaması[38]
  • Rüçhan hakkı belge teslimi süresine uyulamaması[39]
  • Rüçhan hakkı talebi yapma süresine uyulamaması[40]
  • Türkçe çeviri verme süresine uyulamaması[41]
  • Şekli eksiklik giderme süresine uyulamaması[42]
  • Tarifname yetersizliğinden dolayı araştırma raporu düzenlenememesine karşı başvuru sahibinin cevap verme süresine uyulamaması[43]
  • Telafi ücreti ödeme talebi süresine uyulamaması[44]
  • Patent inceleme raporu düzenlendikten sonra patent verilebilmesi için değişikliklerin istendiği süreye uyulamaması[45]
  • Faydalı model araştırma raporu düzenlendikten sonra patent verilebilmesi için değişikliklerin istendiği süreye uyulamaması[46]
  • Patent verilmesine yapılan itirazın incelenmesi sonucunda değişikliklerin istendiği süreye uyulamaması (YİDD Başkanlığı)[47]
  • Asıl patentin hükümsüz kılınması durumunda ek patentin bağımsız patente dönüştürülmesi süresine uyulamaması[48]

Yıllık Ücretlerin Ödenmemesi

Patent başvurusu veya patentin korunması için gerekli olan yıllık ücretler, başvuru tarihinden itibaren üçüncü yıldan başlamak üzere patentin koruma süresi boyunca her yıl vadesinde peşinen ödenir. Vade tarihi, başvuru tarihine tekabül eden ay ve gündür.[49]

Yıllık ücretlerin belirtilen bu sürede ödenmemesi hâlinde, ek ücretle birlikte vadeyi takip eden altı ay içinde de ödeme yapılabilir.[50] Bu sürede de ödenmemesi hâlinde, patent hakkı bu ücretin vade tarihi itibarıyla sona erer, patent hakkının sona erdiğine ilişkin bildirim yapılır (bu geçersizlik yazısı ile birlikte telafi ücreti de istenir) ve bu durum Bültende yayımlanır.[51]

Patent hakkının sona erdiğine ilişkin bildirim tarihinden itibaren iki ay içinde Tebliğde belirtilen telafi ücretinin ödenmesi halinde patent hakkı, ücretin ödendiği tarih itibarıyla yeniden geçerlilik kazanır ve Bültende yayımlanır. Patent hakkının yeniden geçerlilik kazanabilmesi için telafi ücretinin ödendiğini gösterir bilginin talep formuyla birlikte, bildirim tarihinden itibaren iki ay içinde Kuruma sunulması gerekir. Patent hakkının sona erdiğine ilişkin bildirim en geç patent hakkının sona erdiği vade tarihinden başlayan bir yıllık sürenin bitimine kadar yapılır.[52]

Ancak, telafi ücreti de ödenmediğinde, “Hakların yeniden tesisi” talebinde bulunmak mümkündür.

Hakların Yeniden Tesisi ile İlgili Örnek Dosyalar

TÜRKPATENT’e yapılan bir patent başvurusunda rüçhan hakkı belgesi süresi içinde gönderilememiştir. Hakların yeniden tesisi için yapılan talep ise rüçhan hakkı belgesinin Kuruma sunulması gereken son tarihten itibaren bir yıl içinde yapıldığı, ancak vekil firma çalışanının “İş Göremezlik Raporu”nda çalışabilir olduğu tarihten itibaren iki ay içinde hakların yeniden tesisi talebinin yapılmadığı görüldüğünden süresi içinde yapılmamış olan hakların yeniden tesisi talebi reddedilmiştir. Söz konusu itiraz YİDD’ye de yapılmış ancak aynı gerekçelerle talep kabul edilmemiştir.

TÜRKPATENT’e yapılan bir patent başvurusunda başvuru sahibinin açık talimatına rağmen, patent vekilinin yazılımındaki sistem arızasından dolayı EP validasyon işlemi gerçekleştirilen ve harçları yatırılan Avrupa patentinin Türkçe çevirisi gerekli süre içerisinde sunulamamıştır. Süresi içerisinde ulusal aşamaya girişi yapılan başvuru sahibine ait patentin, sadece başvuru evrakının tercüme işlemlerinde, şartların gerektirdiği özen gösterilmiş olmasına rağmen elde olmayan sebeplerle gecikmeye düşülmüş olması nedeniyle meydana gelen durumun müvekkil aleyhine telafisi imkânsız bir hak kaybı doğuracağı ileri sürülerek hakların yeniden tesisi talebinde bulunulmuştur. Kanıtlayıcı evrak olarak ise çalıştıkları yazılım şirketinden alınan teknik servis raporu örneği ve şirket ile vekil firma arasında imzalanmış olan bakım ve servis sözleşmesi sunulmuştur. Buna göre vekil firmanın ana sunucu ve bilgisayar sistemlerine siber saldırı gerçekleştirildiği ve bunun sonucu yaşanan teknik sistem arızasından ötürü bir hafta boyunca süreli işlemlere ilişkin bazı veri kayıpları yaşandığı anlaşılmaktadır. Patentin Türkçe çevirisinin sunulması için verilen sürenin son gününün belirtilen arızanın olduğu tarihlere denk gelmesi sebebiyle söz konusu talep kabul edilmiştir.

TÜRKPATENT’e PCT’den ulusal aşamaya giren bir patent başvurusunun şekli eksiklik giderme işlemi süresi içinde yapılamamıştır. Patent vekili şekli eksiklik giderme süresinin son gününden bir hafta önce zatürre teşhisiyle tedavi altına alındığını ve 14 günlük istirahat süresi verildiğini raporla kanıtlamıştır. Tedavisinin ardından müvekkil ile irtibata geçme çabasının, küresel COVID-19 salgını sebebiyle sekteye uğradığını, müvekkilin yaşadığı ülkenin o dönem pandemiden en çok etkilen ülkeler arasında olduğunu verilerle göstermiştir. İki aylık süre bitmeden hakların yeniden tesisi talebinde bulunulmuş olması ve kanıtların yeterli bulunması sebebiyle söz konusu hakların yeniden tesisi talebi kabul edilmiştir.

TÜRKPATENT’e yapılan bir faydalı model başvurusu yıllık ücretlerin süresi içinde yatırılmaması sebebiyle geçersiz olmuştur. Başvuru sahibi iki yıl boyunca babasının kanser hastalığı ile ilgilendiğini ve babasının vefat sürecinde yaşadığı ruhsal ve sağlık sorunlarının işlerinin aksamasına neden olduğunu, evrak ve raporlarla ispatlamıştır. Süresi içinde hakların yeniden tesisi talebinde bulunulmuş olması ve kanıtların yeterli bulunması sebebiyle söz konusu hakların yeniden tesisi talebi kabul edilmiştir.

TÜRKPATENT’e yapılan bir patent başvurusu sırasında rüçhan hakkı talebinde bulunulmuş, üç aylık sürenin son günü rüçhan hakkı belgesi teslimi talebi yapılmış, ancak dilekçenin ekine rüçhan dokümanı eklenmemiştir. Bu nedenle rüçhan hakkı kaybedilmiştir. İki hafta sonra patent vekili rüçhan belgesinin, başvuru sahibinin her türlü özeni göstermesine karşın zamanında ellerine ulaşmadığı, dolayısıyla rüçhan belgesi tesliminin süresi içerisinde yapılamadığını belirterek hakların yeniden tesisi talebinde bulunmuştur. Dilekçe ekinde ayrıca EPO’yla yapılan yazışmalar, kargo evrakları, rüçhan dokümanı ve hakların yeniden tesisine ilişkin ücret ödeme dekontu bulunmaktadır. Rüçhan dokümanının EPO tarafından hazırlanıp kendilerine iletilmek üzere kargoya verilmiş olmasına rağmen rüçhan belgesi teslim tarihinin son günü mesai saati bitiminden sonra kendilerine ulaştığı için rüçhan belgesi Kuruma zamanında teslim edilememiştir. Süresi içinde ve kanıtlarıyla yapılan söz konusu talep kabul edilmiştir.

Bir EP patent fasikülün Türkçe Çevirilerinin, Avrupa Patentinin verildiğinin ilan edildiği tarihten itibaren üç ay içinde Kuruma verilmediğinden ve yine bu süre içinde ek süre talebinde de bulunulmadığından, söz konusu Avrupa Patentinin Türkiye’de başından beri geçersiz olduğu kabul edilmesi üzerine hakların yeniden tesisi talebinde bulunulmuş, ancak söz konusu talep kabul edilmemiştir. Patent sahibi YİDD’ye itiraz etmiştir. YİDD Kurulu kararında SMK m.107(2)’de, patent başvurusu veya patent sahibi tarafından, patent başvurusu veya patentle ilgili işlemlerde şartların gerektirdiği özen gösterilmesine rağmen, uyulması gereken bir süreye uyulamamasının patent başvurusunun reddine, geri çekilmiş sayılmasına, 99 uncu madde uyarınca patentin hükümsüz kılınmasına veya diğer herhangi bir hakkın kaybına yol açması hâlinde, hakların yeniden tesisi talep edilebileceğini, dolayısıyla, anılan madde hükmünün uygulanabilmesi için, Türkiye’de geçerli bir patent başvurusunun veya patentin sahibinin olması ve bir hak kaybının oluşması gerekmekte olduğunu belirtmiştir. Kurul özetle şu argümanları ifade etmiştir:

Avrupa Patentlerinin Verilmesi İle İlgili Avrupa Patent Sözleşmesinin (EPC) Türkiye’ de Uygulama Şeklini Gösterir Yönetmeliğin 12nci maddesinin son fıkrası uyarınca Türkçe çevirinin, Kuruma öngörülen süre içerisinde verilmemesi veya ücretinin ödenmemesi halinde, Avrupa patenti Türkiye’de başından beri geçersiz kabul edildiğinden, anılan patentin Türkiye’de verilen bir ulusal patent olarak kabul edilmesinin, Avrupa patentinin verildiğine ilişkin ilanın yapıldığı tarihten itibaren gerekli işlemlerin yasal süreler içinde yerine getirilmesi kaydıyla mümkün olacağı açıkça anlaşılmaktadır.

Bu durumda, Avrupa Patentinin verildiğinin ilan edildiği tarihten itibaren üç ay içinde Kurumumuza Avrupa Patenti Fasikülünün Türkçe Çevirisi sunulmadığından ve yine bu süre içinde ek süre talebinde de bulunulmadığından hareketle, söz konusu Avrupa Patentinin “ulusal patent” statüsü kazanmamış olduğu ve Türkiye’de başından beri geçersiz olacağı hususunda bir tereddüt bulunmamaktadır.

Yukarıda belirtilen tüm hususlar ışığında, anılan Avrupa Patentinin validasyonun süresinde yapılmamış olması durumunda anılan patent için Türkiye’de hakların oluşmayacağı, validasyonun süresi içinde yapılması gerekliliği, başvuru işlemleri süresince Türkiye’nin belirtilmiş ülkeler arasında bulunmasının yeterli olmadığı, bu sebeple de “ulusal patent” statüsü kazanmamış bir Avrupa Patentinin 6769 sayılı Kanunun 107 nci maddesi hükmü kapsamına girmediği ve hakların yeniden tesisi talebinin işleme alınamayacağına ilişkin Kurum kararı yerinde görülmüş ve patent sahibinin talebi reddedilmiştir.

Kurulun ret kararına karşı Ankara Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesi nezdinde açılan davada Mahkeme patent sahibinin lehine karar vermiş ve Kurul kararının iptaline hükmetmiştir. Gerekçeli kararda mahkeme, Avrupa Patent Sözleşmesinin (EPC) ve özellikle 64, 66[53] ve 67. maddelerinin üstünlüğüne atıfta bulunmuş ve uluslararası başvuru/patent statüsünün bir ulusal başvuru / patent olarak alınmasına ilişkin uluslararası hükümlerin Kurul tarafından eksik değerlendirildiği sonucuna varmıştır. Karar hâlihazırda temyiz aşamasındadır.[54]

Kurum Tarafından Yapılan Hataların Düzeltilmesi

Kurum tarafından yapılmış bir hata varsa ve başvuru sahibi bunu düzelttirmek istiyorsa bu talep de bir bilgi düzeltme talebi olarak gönderilebilir. Örneğin başvuru dilekçesindeki başvuru sahibi ya da buluş sahibi bilgisinin vb. sisteme yanlış aktarılması söz konusuysa, hata TÜRKPATENT’ten kaynaklandığı için “Bilgi Düzeltme” talebi yapılmalıdır.

TÜRKPATENT’in patent veya faydalı model başvurusunun ya da belgesinin SMK’da belirtilen şartları karşılamamasına rağmen hatalı olarak başvurunun veya belgenin işlemlerine devam etmesi söz konusuysa ve bu durum itiraz üzerine ya da resen tespit edilirse, hatalı işlem ile devamındaki işlemler iptal edilerek işlemlere hatanın yapıldığı aşamadan devam edilir.[55]

Burada hatalı işlemden kasıt Kurumun verdiği bir kararın yanlış olduğuyla, örneğin uzmanın buluş basamağını yanlış değerlendirdiğiyle ilgili değildir. Bu tür itirazlar Kurum kararlarına itiraz olarak SMK m.100 kapsamında YİDD’ye yapılmalıdır.

Hatalı işleme bir örnek verelim: 2017/13652 nolu başvuruda EPATS kaynaklı bir sorun nedeniyle 17/01/2020 tarihli evrak ekleri görünmediğinden itiraz olmadığı düşünülerek rapor olumsuz düzenlenmiş ve başvuru reddedilmiştir. Ancak Kurum Bilgi İşlem Dairesince sorunun çözülmesinin ardından evraklar görüntülenebilmiş ve önceki yazı geçersiz kılınarak itiraz ışığında yeniden rapor düzenlenmiştir.

Başvuru sahibinin araştırma öncesi patentten faydalı modele dönüşüm talebinde bulunduğunu farz edelim. Bu işlemin dosya uzmanı tarafından sehven atlandığını ve araştırma uzmanının patent başvurusuna yönelik araştırma yaptığını varsayalım. Bu durumda patente ait araştırma raporu geçersiz kılınarak dönüşüm sonrası faydalı model olan başvuruya araştırma raporu düzenlenir.

Bir hatalı işlem Patent Dairesi tarafından başvuru işlemleri sırasında tespit edilememişse ve YİDD’ye itiraz sırasında durum ortaya çıkmışsa YİDD Kurulu önemli ve ağır usul hataları ile Patent Dairesinin resen incelemesi gereken hususları, taleple ve gerekçeyle bağlı olmaksızın, resen dikkate alabilir.[56] Yine Kurul, esas hakkında sağlıklı ve eksiksiz bir inceleme ve değerlendirme yapılmasını engelleyen ya da nihai karar verilmesini ve uyuşmazlığın çözüme kavuşturulmasını ciddi derecede etkileyen bir usul hatası veya eksiklik bulunması durumunda, gerekçelerini belirtmek suretiyle dosyanın Patent Dairesine gönderilmesine de karar verebilir.[57]

YİDD Kurulunun yaptığı bir hata söz konusu ise, Kurul kararının tarafı olan kişiler, gerekçelerini yazılı olarak belirtmek suretiyle karardaki maddi hataların düzeltilmesini isteyebilir. Kurul, herhangi bir talep olmaksızın maddi hata tespit etmesi halinde, maddi hataları resen düzeltir.[58]

Nadiren de olsa bazen sisteme yüklenen PDF dosyalarında standarttaki uyumsuzluklar nedeniyle bozukluk meydana gelmekte ya da bozuk bir dosya sisteme yüklenmektedir. Bu tür bir durumda hata Kurumdan kaynaklanıyorsa Bilgi İşlem Dairesi dosyanın çalışır durumdaki ilk haline ulaşacaktır ve herhangi bir hak kaybı yaşanmadan dosya kurtarılacaktır. Ancak hata başvuru sahibinden kaynaklanıyorsa (örn. yüklenen evrak bozuksa) sağlam dosyanın yeniden yüklenmesi talebi yalnızca belli şartlar altında kabul edilebilir. Örneğin bozuk dosya başvuru esnasında yüklenen tarifname ise dosyanın yeniden yüklenmesi mümkün değildir. Zira SMK m.103(1)’de “başvurunun ilk halinin kapsamını aşmamak şartıyla” ifadesi bulunmaktadır. Söz konusu hata aynı gün içinde düzeltilse bile başvurunun ilk halinin kapsamı aşılmış olacaktır. Böyle bir durumda mevcut başvuruyu geri çekip (bu başvuru zaten işleme alınmaz ama yine de işinizi sağlama almak için geri çekme talebinde bulunmakta fayda vardır) hemen yeni bir başvuru yapmak daha iyi olacaktır.

Bozuk dosya bir araştırma/inceleme talebiyse ve talep için hala süre varsa yeni bir talep yapılabilir.

2019/17464 nolu başvuruda başvurunun ilk haliyle gelen evraklar eksik görüntülenebilmiş, Bilgi İşlem Dairesinin incelemesiyle eksik evrakların aslında başvuru sahibince yüklendiği ancak sistemden kaynaklı sorunlar nedeniyle görülemediği anlaşılmıştır. Evraklara ulaşılıp başvurunun işlemleri aksamadan devam ettirilmiştir.

SONSÖZ

Görüldüğü üzere bir başvuru esnasında çok sayıda ve farklı türde hata meydana gelebilmektedir. Her hatanın kendine özgü koşulları olabileceğinden, yapacağınız hata düzeltme talebinin anlaşıldığından emin olmak için talebinizle birlikte detaylı bir açıklama yazmanız yararınıza olacaktır.

Ayrıca EPATS’ta bir işlem yaptıktan sonra yaptığınız işlemi tekrar kontrol etmenizde büyük fayda vardır. Yanlış dosyayı yüklemiş olabilirsiniz, talebi ya da ücreti yanlış başlık altında yapmış olabilirsiniz. Eğer yapılan hatayı uzman süresi içinde göremezse, süreyi kaçırdığınız için düzeltme yapma imkânınız da olmayabilir. Özellikle kabul edilip edilmeyeceğinden emin olamadığınız taleplerle ilgili vakit kaybetmeksizin ilgili uzmanla görüşmenizde fayda vardır.


Mustafa Güney ÇALIŞKAN

guneycaliskan@gmail.com

Şubat 2022

DİPNOTLAR

[1] Obvious mistakes.

[2] 6769 SMK, m.103(3).

[3] 6769 SMK Yönetmelik, m.109(1). Bu madddenin EPC ve PCT’deki karşılıkları şunlardır:

EPC Yönetmelik m.139: “Correction of errors in documents filed with the European Patent Office

Linguistic errors, errors of transcription and mistakes in any document filed with the European Patent Office may be corrected on request. However, if the request for such correction concerns the description, claims or drawings, the correction must be obvious in the sense that it is immediately evident that nothing else would have been intended than what is offered as the correction.”

PCT Yönetmelik m.91:

91.1    Rectification of Obvious Mistakes

(a)  An obvious mistake in the international application or another document submitted by the applicant may be rectified in accordance with this Rule if the applicant so requests.

(c)  The competent authority shall authorize the rectification under this Rule of a mistake if, and only if, it is obvious to the competent authority that, as at the applicable date under paragraph (f), something else was intended than what appears in the document concerned and that nothing else could have been intended than the proposed rectification.

[4] 6769 SMK, m.146.

[5] Kaynak: TÜRKPATENT veritabanı. “Şekli eksiklik giderme” vb. taleplerin de bazen “hata düzeltme talebi” olarak işlendiği gözlendiğinden, reddedilen taleplerin oranının biraz daha yüksek olması muhtemeldir.

[6] 6769 SMK m.90(5); Yönetmelik m.82(3).

[7] 6769 SMK Yönetmelik m.82(5).

[8] 6769 SMK m.146(1).

[9] Kişi Numarası, Adres, Unvan ve Tür İşlemleri Hakkında (10.02.2021),

https://www.turkpatent.gov.tr/TURKPATENT/allAnouncement/anouncementDetail?newsId=1376

[10] Ayrıca bkz: EPO Guidelines for Examination, Part H – Chapter VI – 2.1 Admissibility, https://www.epo.org/law-practice/legal-texts/html/guidelines/e/h_vi_2_1.htm : The request has to be made without undue delay after the error is discovered & EPO BoA, T 2058 / 18.

[11] 6769 SMK m.94(1).

[12] 6769 SMK m.94(1).

[13] EPO BoA, J 0011/18.

[14] 6769 SMK Yönetmelik m.84(6).

[15] 6769 SMK, m.105(1). Aynı yönde: EPO BoA J 0025/03, https://www.epo.org/law-practice/case-law-appeals/recent/j030025ex1.html

[16] 6769 SMK, m.105(4).

[17] EPO BoA, T 0317/19, Reasons for the Decision 2.4.3, https://www.epo.org/law-practice/case-law-appeals/recent/t190317eu1.html

[18] EPO BoA, T 0610/11, https://www.epo.org/law-practice/case-law-appeals/recent/t110610eu1.html

[19] EPO EBoA, G 0001/12, Entscheidungsgründe 37, https://www.epo.org/law-practice/case-law-appeals/recent/g120001dp1.html

[20] EPO BoA, T 0317/19, Reasons for the Decision 2.4.3, https://www.epo.org/law-practice/case-law-appeals/recent/t190317eu1.html

[21] TÜRK PATENT VE MARKA KURUMU PATENT DAİRESİ BAŞKANLIĞI HİZMET STANDARTLARI TABLOSU, https://www.turkpatent.gov.tr/TURKPATENT/resources/temp/9FC14EE0-3FBF-46C1-8BF4-D93AB2FF55AD.pdf ; Bazı durumlarda hizmet standartlarının da yerine getirilememesi söz konusu olabilmektedir.

[22] Kişi Numarası, Adres, Unvan ve Tür İşlemleri Hakkında (10.02.2021),

https://www.turkpatent.gov.tr/TURKPATENT/allAnouncement/anouncementDetail?newsId=1376

[23] 6769 SMK Yönetmelik m.97(8).

[24] 6769 SMK Yönetmelik m.75(1)(a).

[25] 6769 SMK Yönetmelik m.131(5).

[26] 6769 SMK m.107(1).

[27] 6769 SMK Yönetmelik m.114(2).

[28] 6769 SMK Yönetmelik m.114(3).

[29] 6769 SMK Yönetmelik m.114(4).

[30] 6769 SMK Yönetmelik m.114(5).

[31] 6769 SMK Yönetmelik m.114(6).

[32] 6769 SMK Yönetmelik m.115(2).

[33] 6769 SMK m.107(2). Bu maddenin EPC’deki karşılık m.122’dir.

[34] 6769 SMK m.98(6).

[35] 6769 SMK Yönetmelik m.115(2).

[36] 6769 SMK Yönetmelik m.115(5).

[37] 6769 SMK Yönetmelik m.115(6).

[38] 6769 SMK m.95(2) ve 143(2) ile Yönetmelik m.72(1) ve 72(3)’teki sürelere uyulmaması durumunda

[39] 6769 SMK m.94(1) ile Yönetmelik m.84(1)’deki sürelere uyulmaması durumunda

[40] 6769 SMK m.94(1) ile Yönetmelik m.84(1)’deki sürelere uyulmaması durumunda

[41] 6769 SMK m.95(2) ve 143(2) ile Yönetmelik m.72(2), 72(3) ve 73(3)’teki sürelere uyulmaması durumunda

[42] 6769 SMK m.95(4) ve 143(4) ile Yönetmelik m.96(2) ve 119(2)’deki sürelere uyulmaması durumunda

[43] 6769 SMK m.96(3) ve 143(7) ile Yönetmelik m.99(1) ve 120(14)’teki sürelere uyulmaması durumunda

[44] 6769 SMK m.101(4) ile Yönetmelik m.106(4)’teki sürelere uyulmaması durumunda

[45] 6769 SMK m.98(6) ile Yönetmelik m.103(4)’teki sürelere uyulmaması durumunda

[46] 6769 SMK m.143(10)’daki süreye uyulmaması durumunda

[47] 6769 SMK m.99(6) ile Yönetmelik m.105(6)’daki sürelere uyulmaması durumunda

[48] 6769 SMK m.123(9) ile Yönetmelik m.86(4)’teki sürelere uyulmaması durumunda

[49] 6769 SMK Yönetmelik m.106(1).

[50] 6769 SMK Yönetmelik m.106(2).

[51] 6769 SMK Yönetmelik m.106(3).

[52] 6769 SMK Yönetmelik m.106(4).

[53] Başvuru tarihine hak kazanmış bir Avrupa patenti başvurusu, belirlenmiş üye devlette, usulüne uygun yapılmış bir ulusal başvuruya eşittir.

[54] Hakların Yeniden Tesisi İçin Emsal Mahkeme Kararı, https://prosecution.deris.com/tr/kutuphane/patent/haklarin-yeniden-tesisi-icin-emsal-mahkeme-karari

[55] 6769 SMK m.108.

[56] YİDD Kurulları Yönetmeliği, m.6(2).

[57] YİDD Kurulları Yönetmeliği, m.6(4).

[58] YİDD Kurulları Yönetmeliği, m.8(1).

Patent Belgesi Almak Üzereyken Başvurunun Reddedilmesi

UYARI: Bu yazıdaki değerlendirmeler yazarın kişisel görüşlerini yansıtır ve hiçbir şekilde TÜRKPATENT’in resmi görüşünü ya da uzmanlarının başvurularla ilgili değerlendirmelerini temsil etmez. Yazı yalnızca bilgi amaçlı olup yasal tavsiye niteliği taşımaz.  Bu yazının içeriğinin bir sonucu olarak herhangi bir işlem yapmadan veya herhangi bir işlemden kaçınmadan önce profesyonel hukuki tavsiye alınmalıdır. Yazarın verilen bir örnek üzerindeki değerlendirmesi yalnızca o örneğin spesifik koşullarına bağlıdır. Bir başka durum için yazarın alacağı kararlarda bağlayıcılığı yoktur.

GİRİŞ

Bilindiği üzere bir buluş için patent belgesi almak genellikle yıllarca sürer, zira patent süreci çeşitli aşamalardan oluşur ve hangi aşamanın ne kadar süreceği ve patent belgesinin ne zaman alınacağı tahmin edilemeyebilir. Hal böyleyken patent sürecinde olumlu rapor alınarak son aşamaya kadar gelmiş başvurularda istenen değişikliklerin yerine getirilmemesi nedeniyle başvurunun geri çekilmiş sayıldığı pek çok örnekle karşılaşılmaktadır.

Bu yazı başvuru sahiplerinin emek, para ve zaman harcayarak belge aşamasına getirdikleri bir patent başvurunu son aşamada kaybetmemeleri için tavsiye niteliğinde kaleme alınmıştır.

MEVZUAT

SMK’ya göre bir patent başvurusu için olumlu inceleme raporu düzenlenecekse, ancak belge alabilmek için bazı düzeltmeler gerekiyorsa uzman istenen değişiklikleri raporun görüşler kısmında belirtecektir. Bu durumda “bildirim tarihinden itibaren iki ay içinde değişikliklerin yapılması istenir. Yapılan değişikliklerin kabul edilmesi hâlinde patentin verilmesine karar verilir, bu durum başvuru sahibine bildirilir, bu karar ve patent Bültende yayımlanır. Değişikliklerin yapılmaması veya yapılan değişikliklerin Kurum tarafından kabul edilmemesi hâlinde başvuru geri çekilmiş sayılır.”[1]

Faydalı model için de araştırma raporu olumluysa “Yapılan değerlendirme sonucunda faydalı modelin verilebilmesi için değişiklik yapılmasının gerekli olduğu durumda bildirim tarihinden itibaren iki ay içinde değişikliklerin yapılması istenir. Yapılan değişikliklerin kabul edilmesi hâlinde faydalı model verilmesine karar verilir, bu durum başvuru sahibine bildirilir, bu karar ve faydalı model Bültende yayımlanır. Değişikliklerin yapılmaması veya yapılan değişikliklerin Kurum tarafından kabul edilmemesi hâlinde başvuru geri çekilmiş sayılır.”[2]

Görüleceği üzere mevzuat açık kapı bırakmaksızın, net bir şekilde değişikliklerin yapılmadığı veya kabul edilmediği durumlarda başvurunun geri çekilmiş sayılacağını hükmetmektedir. Bu nedenle uzmanın inisiyatif kullanarak resen başvuruda düzeltme yapması ya da verilen süreyi uzatması mümkün değildir.

Uzmanın başvuru sahibine iki aylık süre içinde bir hatırlatma göndermek gibi bir yükümlülüğü de yoktur. Zira uzman başvuru sahibinin ne tür bir stratejiyle hareket ettiğini bilemez, belki başvuru sahibi artık bu buluş konusunda patent belgesi alma fikrinden vazgeçmiş olabilir. Örneğin istenen koruma kapsamı elde edilememiş olabilir, patentin getirisinin hedeflenenin altında olacağı öngörülmüş olabilir, başvurunun bir başka patentin koruma kapsamıyla örtüşmesi söz konusu olabilir ya da daha önce bilinmeyen bir öldürücü doküman fark edilmiş olabilir. Bu tür nedenler belge aşamasında başvuru sahibinin başvurudan vazgeçmesine neden olmuş olabilir. Bu sebeple eğer başvuru sahibi patent belgesi almayı istiyorsa yazışmaları iyi takip ederek iki aylık süreyi kaçırmadan gerekli değişikliklerin yapıldığına emin olmalıdır. Bunun için gecikmeden gerekiyorsa araştırma uzmanı aranarak düzeltmenin yerinde olup olmadığının sorulmasında fayda vardır.

SMK bu yönüyle Avrupa Patent Sözleşmesinden (EPC) farklıdır. EPC’de uzman Avrupa patentini vermeye karar vermeden önce, başvuru sahibine, patent vermeyi amaçladığı metin ve ilgili bibliyografik veriler hakkında bildirimde bulunur ve dört ay içinde, ilgili ücreti ödemeye ve istemlerin tercümesini sunmaya davet eder.[3] (Uzman gönderdiği tarifname takımı metninde yaptığı basit düzeltmeleri metin üzerinde elle çizerek gösterir.[4] Kapsamlı değişiklik yapılacaksa başvuru sahibiyle iletişime geçilir) Başvuru sahibi istenen ücretleri ve çevirileri süresi içinde sunarsa metni de kabul etmiş sayılır. Eğer önerilen metni kabul etmiyorsa gerekçeleriyle bunu bildirir ve kendi önerisini sunar. Görüldüğü üzere EPC’de belge aşamasındaki düzeltmeyi uzman yapmaktayken, SMK’da bu yükümlülük başvuru sahibine verilmiştir. Bu bakımdan başvuru sahipleri (istenen düzeltmenin çok basit ya da önemsiz görünüp görünmemesine bakmaksızın) resmi bir Kurumdan gönderilen yazıyı dikkatlice ele alarak süresi içinde istenen düzeltmeyi yerine getirmelidir. Aksi takdirde, Kanun gereği, belge olacak bir başvurunun tümden kaybedilmesi söz konusu olacaktır.

FIFA Arap Kupasında Mısırlı oyuncunun son dakikada kendi kalesine attığı golün ardından yaşanan tepkiler[5] ©Getty Images

ÖRNEK

Şimdi kurmaca bir örnek verelim. TÜRKPATENT uzmanı patent başvurunuza olumlu bir araştırma raporu düzenledi ve görüşler kısmında sizden bazı değişiklikler istedi. Siz de süresi içinde ücretini yatırarak inceleme talebinde bulundunuz, ancak araştırma raporunun görüşler kısmında düzeltilmesi istenen hususları dikkate almadınız. Uzman olumlu inceleme raporunu düzenlerken araştırma raporunda düzeltilmesini istediği hususları görüşler kısmına yeniden yazacaktır. Üstyazı olarak da aşağıdakine benzer bir metin tarafınıza gönderilir (vurgu eklenmiştir):

“İlgide kayıtlı başvurunuzla ilgili olarak Kurumumuz tarafından düzenlenen İnceleme Raporu ilişikte gönderilmektedir.

Anılan başvurunuza ait inceleme raporu değerlendirilmiş olup, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 98 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca başvurunuza patent verilebilmesi için söz konusu raporda belirtilen gerekli değişikliklerin yapılarak yeniden düzenlenecek evrakın bildirim tarihinden itibaren iki ay içinde Kurumumuza gönderilmesi gerekmektedir.

Yapılan değişikliklerin kabul edilmesi hâlinde patentin verilmesine ilişkin karar tarafınıza bildirilecektir. Anılan süre içinde değişikliklerin yapılmaması veya yapılan değişikliklerin Kurum tarafından kabul edilmemesi hâlinde başvurunuz geri çekilmiş sayılacaktır…”

Bu aşamada beş değişik durum meydana gelebilir:

  1. Yazıya cevap verilmemesi
  2. İstenilen değişikliklerin süresi içinde yapılmaması (örneğin düzeltmenin iki ay üç gün sonra gönderilmesi)
  3. İstenilen değişikliklerin tam olarak yerine getirilmemesi (örneğin değişikliklerin bir kısmının süresi içinde yapılmış olmasına rağmen iki aylık süre dolduktan sonra hala düzeltilmeyen kısımların bulunması)
  4. Yapılan değişikliklerin kabul edilmemesi (örneğin yapılan değişikliğin kapsam aşımına yol açması ya da bir istemin patentlenebilir olmayan konular kapsamına girecek şekilde değiştirilmesi ya da istenen değişiklikler dışında başka değişiklikler de yapılması)
  5. İstenilen tüm değişikliklerin süresi içinde yapılması (bu durumda patentin verilmesine karar verilir, durum başvuru sahibine bildirilir ve bu karar ve patent Bültende yayımlanır)

Eğer yukarıdaki (1) ve (2) nolu durumlar söz konusuysa ve sürenin kaçırılması elinizde olmayan sebeplerden ötürü olduysa hakların yeniden tesisi talebinde bulunabilirsiniz. Zira (1) ve (2) nolu durumlarda uyulması gereken bir süreye uyulamamasının patent başvurusunun geri çekilmiş sayılmasına neden olması söz konusu olduğu için SMK m.107(2) kapsamında hakların yeniden tesisi talebinde bulunulabilir. Ancak bunun için:

  • Hakların yeniden tesisi ile ilgili sürelere uygun olarak talep yapılmış olmalı, (Hakların yeniden tesisi talebi, eki olan ispat belgelerinin tarihlerine göre, uyulamamış olan sürenin bitiş tarihinden itibaren bir yıl içinde ve sebebin sona erdiği tarihten itibaren iki ay içinde olmalıdır) 
  • Hakların yeniden tesisi ücreti (2022 yılı için 3550 TL) ödenmeli ve
  • Hakların yeniden tesisine ilişkin ispat belgesi sunulmalıdır.

Hakların yeniden tesisi talepleri TÜRKPATENT’te yukarıdaki kriterlere göre sıkı bir şekilde incelenmektedir. Eğer süreye uyulamama nedeni kanıtlarıyla uygun şekilde ispatlanmazsa söz konusu talep kabul edilmeyecektir.

Yukarıdaki (3) ve (4) nolu durumlarda kaçırılan bir süre olmadığından hakların yeniden tesisi talebi bu durumlar için yapılamamaktadır. Bu iki durumda yapılan değişiklikler kabul edilmediği için başvuru geri çekildiğinden geriye kalan tek seçenek olarak SMK m.100 kapsamında geri çekilme kararının bildirim tarihinden itibaren iki ay içinde YİDD’ye itirazda bulunulabilir. Örneğin yaptığınız değişikliğin kabul edilebilir olduğunu düşünüyorsanız gerekçeleriyle bunu itirazınızda dile getirebilirsiniz. Ancak başvuru sahibinin istenen değişikliği gereksiz ya da önemsiz bulduğu için süresi içinde cevap vermeyip ardından alınan red kararını YİDD’ye götürmesi tavsiye edilmez, zira başvuru sahibinin böyle bir iddiası varsa bunu iki aylık süresi içinde uzmana yapmasında fayda vardır. Uzman bunu değerlendirip belki fikrini değiştirebilir ya da ortak bir noktada uzlaşılabilir. (Böyle bir itiraz yapılacaksa sürecin sıkı şekilde takip edilmesi tavsiye edilir, itirazdan vazgeçilmesi durumunda iki aylık süre dolmadan değişikliklerin yapılabilmesi önem arz eder) Bu yapılmadan YİDD’ye itiraz edilmesi süreci gereksiz uzatabileceği gibi olumsuz sonuca da neden olabilir.

SONUÇ

Eğer uzmanın sizden bazı düzeltmeler istediği olumlu bir rapor aldıysanız ve belge almak istiyorsanız verilen iki aylık sürenin başında gerekli düzeltmeleri yapınız. Mümkünse öncesinde uzmanla iletişime geçerek düzeltmelerin kabul edilebilir olup olmadığını kontrol ettiriniz. Zira iş yoğunluğu nedeniyle uzmanın sizin gönderdiğiniz düzeltme metnini iki aylık süre içinde değerlendirmesi çoğu zaman mümkün olmamaktadır. Bu da olumsuz bir duruma müdahale etme şansınızı ortadan kaldıracaktır.

Örneğin istenen düzeltmeleri ilk haftanın sonunda gönderdiniz ve uzmana ulaşıp düzeltmenin uygun olup olmadığını sordunuz. Uzman da değişiklikleri yeterli bulmadı ya da kabul etmedi. Bu durumda iki aylık süre dolmadan yeniden tarifname/istem değişikliği talebinde bulunarak istenen düzeltmeyi tam olarak yerine getirebilirsiniz. Başvurunuz bu son değişiklik metni ile belge olur. Bu bakımdan süreci hızlı bir şekilde tamamlamak ve uzmanla iletişimde olmak büyük fayda sağlayacaktır.

Mustafa Güney ÇALIŞKAN

Ocak 2022

guneycaliskan@gmail.com


DİPNOTLAR

[1] 6769 SMK, m.98(6) ve Yönetmelik, m.103(4).

[2] 6769 SMK, m.143(10).

[3] EPC Yönetmelik m.71(3).

[4] Basit düzeltmelere örnekler için bkz: EPO Guidelines for Examination, Part C – Chapter V – 1.1 Text for approval, https://www.epo.org/law-practice/legal-texts/html/guidelines/e/c_v_1_1.htm

[5] Last-minute own goal puts Tunisia into FIFA Arab Cup final, Michael Houston, 15 December 2021, https://www.insidethegames.biz/articles/1116868/fifa-arab-cup-football-semi-finals

Minimum Unsurlarla Patent Başvurusu Yapılması ve Başvuru Unsurlarının Sonradan Tamamlanması

UYARI: Bu yazıdaki değerlendirmeler yazarın kişisel görüşlerini yansıtır ve hiçbir şekilde TÜRKPATENT’in resmi görüşünü ya da uzmanlarının başvurularla ilgili değerlendirmelerini temsil etmez. Yazı yalnızca bilgi amaçlı olup yasal tavsiye niteliği taşımaz.  Bu yazının içeriğinin bir sonucu olarak herhangi bir işlem yapmadan veya herhangi bir işlemden kaçınmadan önce profesyonel hukuki tavsiye alınmalıdır. Yazarın verilen bir örnek üzerindeki değerlendirmesi yalnızca o örneğin spesifik koşullarına bağlıdır. Bir başka durum için yazarın alacağı kararlarda bağlayıcılığı yoktur.

Bu yazıda TÜRKPATENT’e minimum unsurlarla (asgari gereklilik ile) bir patent başvurusunun nasıl yapılacağı ve eksik unsurların nasıl tamamlanacağı örnekler üzerinden açıklanacaktır.

6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun (SMK) amaçlarından biri patent verilme süreçlerinin basitleştirilmesi ve kısaltılmasıdır. Bu amaca uygun olması bakımından Türkiye’nin 2000 yılında imzaladığı Patent Kanunu Antlaşmasında (PLT) bulunan bazı hükümler[1] SMK ile patent mevzuatımıza girmiştir.

Bilindiği üzere patent başvuru sahibi açısından başvuru tarihinin bir an önce alınabilmesi büyük önem arz etmektedir. Bu nedenle, SMK’da başvuru tarihinin kesinleşmesi için bulunması gereken şartlar minimum seviyede tutulmuştur.[2] Mülga 551 sayılı KHK’ya göre buluşlara patent verilebilmesi için, aşağıda belirtilen unsurlar ile başvuruda bulunmak şarttı[3]:

a – Başvuru dilekçesi;

b – Tarifname;

c – İstemler;

d – (varsa) Resimler;

e – Özet;

f – Başvuru ücreti dekontu.

Buna göre yukarıda sayılan (a-d) unsurlarının sunulduğu tarih başvuru tarihi olarak kabul edilmekteydi.[4] Ayrıca buluş konusunun kısmen veya tamamen değiştirilmesi halinde, başvuru tarihi değişikliğin yapıldığı tarih olarak değiştirilebiliyordu.[5]

SMK ile birlikte ise aşağıdaki unsurların tamamının Kuruma verildiği tarih itibarıyla patent başvuru tarihi kesinleşmekte ve başvuru işleme alınmaktadır[6]:

a) Patent verilmesi talebi.

b) Başvuru sahibinin kimlik ve iletişim bilgileri.

c) Türkçe veya kabul edilen yabancı dillerden biri ile yazılmış tarifname veya önceki bir başvuruya yapılan atıf.

Görüldüğü üzere, istemler, resimler ve özet gönderilmeden, yalnızca tarifname (ve başvuru sahibinin kimlik ve iletişim bilgilerini içeren patent verilmesi talebi dilekçesi) ile başvuru tarihi alınabilmektedir. Buna minimum unsurlarla yapılan başvuru (asgari gereklilik ile başvuru) denilmektedir.

Ancak Kuruma verildiği tarihte tarifname, patent verilmesi talebi veya kimlik ve iletişim bilgileri bulunmuyorsa başvuru işleme alınmaz[7] ve bu durum talep sahibine bildirilir. Bu unsurların sonradan tamamlanması mümkün değildir.[8] Böyle bir durumda yeni bir başvuru yapılmalıdır. Talep bir başvuru olarak işleme alınmadığı için rüçhan hakkı da doğurmayacaktır. Talep edildiği takdirde işleme alınmadığı bildirilen başvurularda başvuru ücreti iade edilebilir.

Örneğin başvuru dilekçesi, istemler, özet ve resimler bulunan bir başvuru yapıldığını farz edelim. Bu durumda tarifname bulunmadığı için talep işleme alınmayacak ve başvuru sahibinin yeni bir başvuru yapması gerekecektir. Bir başka örnekte başvuru yapılırken tarifname yerine yanlışlıkla istemler mükerrer olarak yüklenmiş olsun. Bu durumda başvurunun bir tarifnamesi bulunmadığı için talep işleme alınmayacaktır. Zira SMK m.90(3)’e göre yapılan bir başvuruda tarifname mutlaka bulunmalıdır. İki ay içinde yapılacak başvuru unsurlarını tamamlama talebi sırasında yeni bir tarifname gönderilmesi mümkün değildir.[9]

6769 SMK’ya göre bir patent başvurusu:

a) Başvuru formunu,

b) Tarifnameyi,

c) İstemleri,

ç) (varsa) Resimleri,

d) Özeti,

e) Başvuru ücreti dekontunu kapsamalıdır.[10]

Bu yazıda “tarifname takımı” ifadesi tarifname, istemler, özet ve resimleri kapsayacak şekilde kullanılacaktır. Minimum unsurlarla yapılan bir başvurudan itibaren iki ay içinde yukarıdaki listeye (a-e) uygun şekilde eksiklikler giderilmelidir. Aksi takdirde, başvuru geri çekilmiş sayılır.[11] Bu eksiklik giderme işlemine “başvuru unsurlarının tamamlanması” denmektedir. Örneğin sadece başvuru formu, dekont ve tarifnameyle yapılan bir başvuru sonrası iki ay içinde istemler, resimler ve özet gönderilmelidir. Ya da başvuru formu, dekont ve İngilizce tarifname ile yapılan bir başvuru sonrası iki ay içinde Türkçe tarifname takımı sunulmalıdır. Başvuru formunda eksik bilgiler varsa ya da başvuru ücreti dekontu sunulmamışsa bunlar da iki ay içinde tamamlanmalıdır.[12] Eksikliklerin giderilmesi tamamen başvuru sahibinin sorumluluğunda olup Kurumdan eksikliklerle ilgili bir bildirim yapılması beklenmemelidir.[13]

Minimum unsurlar tamamlanırken esas olan, başvurudan itibaren iki ayın sonunda bütün eksik unsurların tamamlanmış olmasıdır. Bu bakımdan eksikliklerin bir defada tamamlanması zorunlu değildir. Örneğin eksik olan dekont iki hafta sonra, istemler birinci ayın sonunda, resimler de ikinci ayın sonunda ayrı ayrı sunulabilir.

Mevzuata göre çeviriler sunulacaksa, Türkçe çevirilerin yabancı dilde verilen metin ile aynı olduğuna dair beyan[14] da sunulmalıdır. Ancak EPATS sisteminden yüklenen evraklara ait üstyazı formunun başında matbu olarak “Ekte sunulan belgelerin aslına uygun olduğunu kabul ve beyan ederim.” cümlesi bulunduğu için ayrıca bir beyan gönderilmesine gerek yoktur. Ancak seçilen formun bu yazıyı içerdiğinden emin olunmalıdır.

Başvuru sırasında önceki bir başvuruya atıf yapılması durumunda önceki başvurunun başvuru tarihi, başvuru numarası ve hangi ülkede yapıldığı belirtilir. Önceki başvurunun tarifnamesinin ve varsa resimlerinin atıf yapılan kısımları da beyan edilir.[15] Atıf yapılan önceki başvurunun tarifname, istemler, özet ve varsa resimlerini içeren onaylı bir sureti ve onaylı suretin yabancı dilde olması durumunda Türkçe çevirisi herhangi bir bildirime gerek olmaksızın başvuru tarihinden itibaren iki ay içinde Kuruma sunulmalıdır. Atıf yapılırken önceki başvurunun bazı resimlerine veya kısımlarına atıfta bulunulmaması halinde sonradan tamamlanan tarifname, atıfta bulunulan başvurunun tarifnamesinden atıfta bulunulmayan resimlerle veya kısımlarla ilgili referanslar ve açıklamalar çıkarılarak düzenlenmelidir.[16]

Atıf yapılan önceki başvuru bir patent ya da faydalı model başvurusu olmalıdır. Ancak bu başvuru, yeni başvuru için rüçhan olarak gösterilmek zorunda değildir.[17] Eğer rüçhan olarak gösterildiyse, tek bir kopya onaylı suret yeterlidir. Tarifname ve resimler dışında önceki başvurunun istemlerine de atıfta bulunulabilir.

EPATS sisteminde bir tarifname dosyası yüklenmeden işlem yapılamadığı için önceki bir başvuruya atıf yapılarak başvuru yapılmak isteniyorsa yazarın hazırladığı ancak resmi olmayan ve şuradan ulaşabileceğiniz atıf formunu doldurarak tarifname dosyası olarak sunabilirsiniz.

Minimum unsurlarla yapılan başvuruyu bir uçak bileti rezervasyonuna benzetebiliriz. Tarifnameyi Kuruma sunduğunuz tarihi Kurum size başvuru tarihi olarak rezerve eder ve iki aylık bir opsiyon süresi verir. Eğer bu süre içinde eksikleri tamamlamazsanız rezervasyonunuz iptal olur, bir başka deyişle başvuru tarihini kaybedersiniz. Yeniden bir başvuru yapmanız gerekir ve başvuru tarihiniz yeni başvurunuzun tarihi olur.

Minimum unsurlarla yapılan başvurular çok çeşitli şekilde gerçekleşebilir. Aşağıdaki tabloda bunlardan bazıları gösterilmiştir:

SMK m.90(3)’e göre tarifnamenin verilmesiyle başvuru tarihi kesinleşeceği için başvuru unsurları tamamlanırken tarifnamede, istemlerde ya da resimlerde başvurunun orijinaline göre kapsam aşımına yol açacak bir değişiklik yapılamaz.[18] Örneğin başvuru esnasında sadece tarifname verilmesi durumunda sonradan verilen istemlerde tarifname tarafından desteklenmeyen, tarifnamede bulunmayan özellikler bulunamaz. Bu yeni istemlerde yer alıp orijinal tarifnamede yer almayan teknik özellikler tarifnameye eklenemez.[19] Başvuru unsurları tamamlanırken kapsam aşan eklemeler yapılmak isteniyorsa yeni bir başvuru yapılmalıdır. SMK bu yönü ile EPC’den ayrılmaktadır. EPO’da minimum unsurlu bir başvurunun unsurları tamamlanırken kapsam aşımı yapılırsa, başvuru tarihi unsurların tamamlandığı tarih olarak değiştirilmektedir. (bkz. EPC Yön. m.55)

Bu bakımdan özet niteliğinde hazırlanmış kısa bir tarifnameyle minimum unsurlu başvuru yapılmamalıdır. Zira çok kısa bir tarifname sunarak sonrasında iki ay içinde tarifnameyi kapsamlı bir şekilde genişletmek mümkün değildir.[20] Örneğin, başvuru unsurları tamamlanırken tarifnameye kapsam aşımına yol açmayacak şekilde yazılmış aşağıda listelenen bilgiler eklenebilir:

  • Tekniğin bilinen durumu hakkında bilgi ve teknikte bilinen örnek dokümanlar[21]
  • Buluşun önceki tekniğe göre avantajları ve etkisi[22]
  • Sonradan eklenen resimlerde gösterilen referans numaraları

Ancak yukarıda sayılan bu eklemeler, yapılan eklemenin kapsamına bağlı olarak kabul edilmeyebilir. Her dosya kendi içinde değerlendirilmelidir.

Minimum unsurlarla başvuru yapılmasının temel amacı başvuru formatıyla vakit kaybetmeden elinizde mevcut olan bilgiyi en kısa sürede Kuruma sunarak başvuru tarihi almaktır. Bu bakımdan şöyle bir örnek verebiliriz: Nevresimlerinizi ve havlularınızı dolaba kaldıracaksınız ama şu anda vaktiniz yok, hepsini dolaba sığacak şekilde rasgele dolduruyorsunuz (bkz. şekil 1, soldaki görsel) Vaktiniz olduğunda geri dönüp hepsini düzgün bir biçimde katlayıp gruplayıp yerleştiriyorsunuz (bkz. şekil 1, sağdaki görsel). Ancak bunu yaparken dolaba yeni bir nevresim/havlu eklemiyorsunuz. Sadece size verilen sınırlar içinde (sepetler, düzenleyiciler) düzenleme yapıyorsunuz.

Şekil 1: Minimum unsurla yapılan başvuru (solda) ve başvuru unsurları tamamlandıktan sonra (sağda)

Ancak başvuru unsurları tamamlanırken bir odayı yeni mobilyalarla yeniden dekore eder gibi bir yaklaşımdan kaçınılmalıdır. (bkz. Şekil 2) Bu tür bir yaklaşım kapsam aşımına neden olacağı için kabul edilmeyecektir.

Şekil 2: Başvuru unsurları tamamlanırken daha önce sunulmayan kapsam aşıcı bilgi eklenmemelidir.

Bir başka analoji de şöyle olabilir: Yeni taşındığınız evin salonuna (tarifname) bütün kolileri yığdınız (Minimum unsurlu başvuru). Şu an kolileri açıp evi düzenlemeye vaktiniz olmadığı için öylece bırakıp otele gittiniz. Ertesi gün geldiğinizde, dışarıdan yeni bir eşya getirmeksizin, içinde mutfak eşyaları bulunan kolileri mutfağa (istemler), içinde yatak odası eşyaları bulunan kolileri yatak odasına (resimler) götürdünüz ve içindekileri ilgili yerlere yerleştirdiniz (Başvuru unsurlarının tamamlanması).

Şekil 3: Salonda (tarifname) kolilerin yığılmış olduğu evdeki eşyaları (minimum unsurlu başvuru), dışarıdan yeni bir eşya getirmeksizin ilgili odalara (istemler, resimler) yerleştirebilirsiniz. (Başvuru unsurlarının tamamlanması)

Örneğin akademik bir makale taslağı olarak ya da makale formatına benzer biçimde içinde şekiller ve makale bölümleri bulunan bir tarifnameyle minimum unsurlu bir başvuru yapıldığını farz edelim. İki ay içinde başvuru sahibi kapsam aşımına yol açmamak koşuluyla şunları yaparak başvuru unsurlarını tamamlayabilir:

  • Tarifnamedeki şekilleri resimler bölümüne taşımak
  • Orijinal tarifnamedeki bilgilere dayanarak istemleri oluşturmak
  • Tarifnameyi SMK Yönetmelik m.75(1)’de anlatılan formata uyumlu hale getirmek[23] (örn. tekniğin bilinen durumu hakkında bilgi ve teknikte bilinen örnek dokümanları tarifnameye eklemek)

Ancak yukarıda bahsettiğimiz “makale formatına benzer bir biçimde” yazdığınız tarifname başvuru yaptığınız tarihe göre 12 aydan daha eski bir tarihte yayınlanmış bir makalenize dayanıyorsa bu makalenin başvurunuzun patentlenebilirliğini ortadan kaldıracağı unutulmamalıdır.[24] Örneğin 2018/13910 nolu başvuruda tarifname olarak buluş sahibinin yazarları arasında bulunduğu ve başvurudan 15 ay önce yayınlanmış bir makale orijinal haliyle gönderilmiş, iki ay içinde bu makalenin içeriğine dayalı olarak oluşturulan tarifname, istemler, özet ve resimler sunularak başvuru unsurları tamamlanmıştır. Ancak araştırma aşamasında uzman aynı makaleyi kullanarak başvurunun yeni olmadığını ileri sürmüştür.

Yalnızca tarifname ile minimum unsurlu bir başvuru yaptığımızı ve iki aylık sürede diğer unsurları tamamlayamadığımızı farz edelim. Bu durumda, başvuru geri çekilmiş sayılır.[25] Henüz yayımlanmamış bir patent başvurusu geri çekilmiş sayıldığı takdirde aynı buluş konusu için yeni bir patent başvurusu yapılabilir.[26] Böyle bir durumda geri çekilen ilk başvurunuzu eksik kısımlarını tamamladıktan sonra yeniden başvuru yapabilirsiniz. Böylece başvuru tarihiniz yeni başvurunuzun tarihi olacaktır. İlk başvurunuzdaki tarifnamenin buluşunuzu kısmen ya da tamamen kapsadığını düşünüyorsanız, bu başvuruyu rüçhan göstererek ilk başvuru tarihinizi korumaya çalışabilirsiniz. Böylece ilk başvurudaki tarifnameden çıkarılabilen istemler ilk başvurunun efektif tarihine sahip olabilecektir.

EPATS Üzerinden Minimum Unsurlu Başvuru Yapılması

TÜRKPATENT EPATS sisteminde minimum unsurlarla (asgari gereklilik ile) başvuru yapmak için öncelikle EPATS “Benim Sayfam” ekranında “Yeni Başvuru” bölümünde başvuru türü (patent veya faydalı model) seçilerek “Git” butonuna basılır. Ardından gerekli bilgiler doldurulduktan sonra çıkan ekranda “Başvuru Şekli” kısmı “Asgari Gereklilik ile Başvuru” olarak seçilir. (bkz. Şekil 4) Asteriks (*) bulunan tüm bilgiler doldurulduktan sonra çıkan ekranda tarifname takımının ilgili bölümleri yüklenir.

İster minimum unsurla ister tam başvuru yapıyor olun, tarifnamenin doğru bir şekilde yüklendiğinden mutlaka emin olunuz. Aynı gün içinde bile olsa tarifnameyi diğer unsurlar gönderildikten sonra yüklemeyiniz, başvurunun ilk yapıldığı anda tarifnamenin de olduğundan emin olunuz. Diğer tarifname takımı unsurları sonradan tamamlanabilse bile tarifname sonradan tamamlanamaz. Başvuruyu yaptıktan sonra yüklenen dosyaları mutlaka kontrol ediniz.

Şekil 4: EPATS üzerinden minimum unsurlarla başvuru yapılması

Örnekler

Şimdi TÜRKPATENT’e minimum unsurla yapılan başvurulara örnekler verelim.

2019/13570 nolu başvuru bir cümlelik bir tarifnameyle yapılmıştır. Ardından başvuru unsurları tamamlanarak şekli inceleme aşamasına geçilmiş, istenen şekli düzeltmeler yerine getirildikten sonra başvurunun şekli bir eksikliği olmadığı bildirilmiştir. Başvuru sahibinin araştırma talebinin ardından araştırma uzmanı başvuruyu değerlendirmiş ve başvurunun ilk haline göre kapsam aştığını tespit etmiş, söz konusu değişiklikleri (tamamlanan unsurları) dikkate almamıştır. Başvurunun ilk haliyle tarifname ve istemlerin yetersizliği nedeniyle SMK m.96(3)’e göre araştırma raporu düzenlenememiştir.

2020/17215 nolu patent başvurusu ile 2020/22791, 2019/22180 ve 2020/06515 nolu faydalı model başvuruları için de benzer sebeplerden rapor düzenlenememiştir.

Başvuru unsurlarını tamamlama talebi yapılacaksa başvurunun şekli aşamasında kapsam aşımı değerlendirmesi yapılmayacağı ve söz konusu değerlendirmenin ancak araştırma aşamasında yapılacağı unutulmamalıdır. Bir başka deyişle başvuru unsurlarınızı tamamladıktan sonra şekli eksikliğinizin olmadığına dair bildirim almanız, yaptığınız değişikliğin kabul edildiği anlamına gelmemektedir. Kapsam aşımı değerlendirmesi (araştırma raporu) yapılmadan önce başvurunun yayınlanması söz konusuysa araştırma uzmanına rapor öncesi bir ön değerlendirme olarak kapsam aşımının söz konusu olup olmadığına dair görüş sormak faydalı olacaktır. Aksi takdirde, başvurunuz yayınlandıktan sonra uzman kapsam aşımı olduğuna kanaat getirirse başvuruyu orijinal haline göre değerlendirecek, bu da başvurunuza araştırma raporu düzenlenememe ihtimalini ortaya çıkaracaktır. Eğer rapor düzenlenememenin gerekçesi olan yetersizliği gideremezseniz başvurunuz reddedilecektir. Bu durumda (özellikle de rüçhan süresini kaçırdıysanız) aynı başvuruyu yeniden yapmanız durumunda yayınlanan ilk başvuru yeni başvurunuzun patentlenebilirliğini ortadan kaldıracaktır. Bu nedenle minimum unsurlarla başvuru yapacaksanız erken yayın talebi yapmanız tavsiye edilmez.

2018/08025 nolu başvuru tarifname, özet ve resimler ile yapılmış, iki hafta sonra başvuru unsurları tamamlama talebi yapılarak istemler gönderilmiştir.

2018/04174 nolu başvuru tarifname, özet, istemler ve resimler olarak yapılmış, ancak istem sayfalarının bir kısmı eksik gönderilmiş ve özet sayfası da istem sayfalarından biri olarak gönderilmiştir. Üç gün sonra yapılan başvuru unsurlarını tamamlama talebiyle eksik olan istem sayfaları ve özet tamamlanmıştır.

Burada bir hususa değinelim. Yukarıda örnekte olduğu gibi istem sayfalarının sonradan tamamlanması mümkün olsa bile, tarifnamenin bazı sayfalarının eksik olması durumunda bunların başvuru unsurlarını tamamlama yoluyla sonradan tamamlanması pratikte pek mümkün değildir. Eksik sayfalardaki bilgilerin hiçbirinin kapsam aşacak nitelikte olmaması çok düşük bir ihtimaldir. Bu nedenle genellikle bu tür düzeltme talepleri kabul edilmez ve dosya bir başvuru olarak işleme alınmaz. Ancak çok istisnai durumlarda, örneğin tarifnamenin son sayfası eksikse ve bu sayfa da kapsam aşımına neden olmayacak içerikte kısa bir paragraftan oluşuyorsa, tarifnamenin tam gönderildiği kabul edilerek eksik sayfa tamamlatılmadan işlemlere devam edilebilir. Tarifnamede kapsamlı bir eksiklik varsa vakit kaybetmeden yeni başvuru yapılması tavsiye edilir.

Örneğin bir başvuruda yabancı dilde sunulan tarifnamenin sadece 9 ve 10. sayfalarının verildiği, başlangıcında yer alan diğer sayfaların verilmediği görüldüğünden talep bir başvuru olarak işleme alınmamıştır.[27]

Bir patent başvurusu yaptığınızı, ancak aynı gün içinde aslında yüklediğiniz tarifname takımının yanlış olduğunu fark ettiğinizi varsayalım. Böyle bir durumda izlenecek en iyi yol hemen yeni bir başvuru yaparak asıl tarifname takımının yüklenmesidir. Hatalı yapılan başvurunun unsurlarını tamamlamak ya da hata düzeltme talebi yapmak gibi yollar (genellikle başvuru ücreti ödememek için denenir), değerlendirme sürecinin uzaması durumunda vakit kaybına, hatta hak kaybına yol açabilir.

Bir başka başvuruda tarifname takımı yüklenirken istemler yerine tarifname mükerrer olarak yüklenmiştir. Ardından başvuru sahibi iki ay içinde istemleri göndererek başvuruyu tamamlamıştır. Bu tür bir hatanın başvuru sahibi tarafından iki ay içinde fark edilmesi mümkün olmayabilir, zira Kurum istemlerin eksik olduğu yönünde bir uyarı yapmayacaktır. Bu nedenle başvurunuzu yaptıktan sonra mutlaka EPATS’ta başvurunun yüklenen evraklarını kontrol ediniz. Eğer hatalı bir yükleme yapıldıysa vakit geçirmeden düzeltme talep ediniz.

2018/03311 nolu başvuru tarifname ve istemler ile yapılmış, iki gün sonra başvuru unsurları tamamlama talebi yapılarak resim eklenmiştir. Tarifnamede buluş konusu solar şezlong kolçağının

  • Kullanıcının talebine göre içeceğinin sıcak veya soğuk olarak muhafaza edilmesini sağlamak için termos özellikli içecek haznesi (3),
  • İçecek haznesi (3) ısısını, saati ve batarya (7) şarj durumunu kontrol etmek için Kolçak tablası (1) üzerinde ekran (8),
  • Şezlongdan ayrıldığında ve/veya dinlenirken özel eşyalarını muhafaza edebilmesi, güneş ve ıslak zeminden eşyalarını koruyabilmesi için kapaklı saklama bölmesi (4),
  • Cep telefonu, tablet vb. elektronik cihazları şarj etmeyi sağlayan USB çıkışı (2),
  • Güneş enerjisinin toplamak için güneş paneli (5), güneş enerjisini USB çıkışı (2) gibi birimlerde kullanımını sağlamak için batarya (7),
  • Kullanıcı konforunun azami seviyede sağlanması için garson çağırma butonu (9) ve LED ışıklandırma (10),
  • Tüm unsurları üzerinde bulunduran kolçak tablasının (1) üzerinde bulunduğu metal büküm sehpa ayağı (6)

unsurlarından oluştuğu açıklanmıştır. Söz konusu resim ekleme talebi kabul edilmiştir. (bkz. Şekil 5)

Şekil 5: 2018/03311 nolu başvuruya sonradan eklenen Şekil 1

Sonradan tamamlanan resimlerde orijinal başvurunun kapsamını aşacak nitelikte detaylar olmamalıdır. Zira bir başvuruya tamamen yeni resimler eklemek SMK m.103(1) kapsamında normalde pek olası değildir, çünkü çoğu durumda yeni bir resim sadece tarifnameden açık bir şekilde türetilemeyecektir. Bu nedenle, başvuru unsurlarını tamamlamak maksadıyla gönderilen yeni resimler SMK m.103(1)’e uygunluk açısından dikkatlice kontrol edilir.[28]

Şimdi yukarıdaki örnekle ilgili hayali bir durum yaratalım. Başvuru sahibi buluşun teknikten farklılaşması amacıyla şekil 1’den destek alarak güneş panelinin (5) kolçak tablasının (1) yarısını kapladığını istemlere eklemek istesin. Böyle bir durumda orijinal başvuruda desteği olmayan bu talep kabul edilmeyecektir. Yazarın kişisel görüşü çoğu durumda yeni bir resmin sadece tarifnameden açık bir şekilde türetilemeyeceği yönünde olduğu için yazar resimlerin sonradan tamamlanmasını tavsiye etmemektedir. İmkân varsa elle çizilmiş bile olsa resimlerin başvuruyla birlikte sunulması, sonrasında şekli eksiklik giderme aşamasında düzeltilmesi tavsiye edilir.

2018/14089 nolu başvuru tarifname, istemler ve özet olarak yapılmış, ertesi gün tarifnamede atıf yapılan resim başvuru unsurlarını tamamlama talebi olarak sunulmuş, söz konusu talep kabul edilmiştir. (bkz. Şekil 6)

Şekil 6: 2018/14089 nolu başvuruya sonradan eklenen Şekil 1

2019/22951 nolu başvuru tarifname ile yapılmış, sonradan istemler, özet ve resimler tamamlanmıştır. Gönderilen istemlerin tarifnamede aynen bulunduğu görülmektedir. Gönderilen resimlerle ilgili bilgiler ve referans numaraları da orijinal başvuruda bulunmaktadır. Söz konusu başvuru unsurları tamamlama talebi kabul edilmiştir.

Başvuru ücretinin yattığını gösterir dekont da patent başvurusunun bir unsuru[29] olduğu için başvuru anında dekont sunulmadıysa iki ay içinde başvuru unsurlarını tamamlama kapsamında dekont gönderilmelidir. Örneğin 2018/10280, 2018/12077, 2018/12080 nolu başvurularda dekont başvuru anında sunulmamış, sonradan tamamlanmıştır.

Başvuruya ait tarifname yabancı dilde verildiyse minimum unsurla yapılmış başvuru olarak kabul edilir ve iki ay içinde tarifname takımının tamamına ait Türkçe çevirilerin sunulması beklenir.

Minimum Unsurlarla Başvuru Yapmanın Faydalı Olduğu Durumlar

Hangi unsuru sonradan tamamlayacağınıza bağlı olarak minimum unsurlarla başvuru yapmanın çeşitli faydaları olabilir.

Minimum unsurlarla başvuru yapılması, buluşunuzu yeterince eksiksiz ve kapsamlıca anlatan bir tarifnameniz varsa istem yazımı ve diğer format düzenlemeleri için vakit kaybetmeden başvuru tarihi almanızı sağlayabilir. Bu da buluş konunuzla ilgili gerçekleşmesi mümkün olası başka başvurular ya da açıklamalar karşısında size avantaj sağlayacaktır. Özellikle çok sayıda başvurunun yapıldığı ve teknolojinin hızla geliştiği alanlarda erken başvuru tarihi almak önemlidir. Başvuru tarihi içinde bulunulan yıl bitmeden alınırsa bunun bir başka avantajı şudur: Örneğin 31.12.2021’de TÜRKPATENT’e tarifname ile minimum unsurlu başvuru yaparsanız iki ay içinde başvurunuzu tamamlayabilirsiniz. Böylece başvurunuz 2021 yılında yapıldığı için 2021 yılı ücretlerine tabi olur. 2022 yılındaki ücret artışlarından etkilenmez.

Minimum unsurla başvuru yapmanın yararlı olduğu bir başka durum da şöyle olabilir. Patent vekili olarak TÜRKPATENT’e Japonya’dan bir başvuru sahibinin başvurusunu yapacaksınız. Ancak dokümanlar henüz elinize ulaşmadı. Eğer başvuru numarası, ofisi ve başvuru tarihini biliyorsanız, yalnızca bu başvuruya atıf yaparak (başvuru sahibi bilgileri ve patent verilmesi talebi ile) başvuru tarihi alabilir, iki ay içinde Japon başvurusunun onaylı suretini ve Türkçe çevirilerini sunabilirsiniz.

EPATS’tan sisteme başvurunuzu yüklerken sehven istemler yerine resimleri yeniden yüklediğinizi varsayalım. Böyle bir durumda başvurudan itibaren iki aylık süre geçmeden SMK m.90(1) ve 95(2)’ye dayanarak minimum unsurları tamamlama talebi kapsamında gerçek istemler sunulabilir. Ancak istemlerin başvuru kapsamını aşıp aşmadığı kontrol edilecektir ve kapsam aşımı söz konusuysa istemler kabul edilmeyecektir.

SONUÇ

Mümkünse tüm unsurlarla başvuru yapınız. Minimum unsurlarla yapacaksanız sonradan kapsam aşacak bilgi eklemeyeceğiniz nitelikte bir tarifnameyle başvuru yapınız. İstemleri ve/veya resimleri sonradan tamamlarken çok dikkatli olunuz. İstemleri tarifnameden dayanak alarak yazmak nispeten daha kolay olsa da yeni resimler için tarifnameden dayanak elde etmek oldukça zordur ve kolaylıkla kapsam aşıldığı ileri sürülebilir.

TÜRKPATENT’e Ocak 2017 – Aralık 2021 arası yapılan başvurulardan yaklaşık binde 8’inin minimum unsurlarla başvuru yapıp, başvuru unsurlarını sonradan tamamladığı görülmektedir.[30] Bu istatistikten başvuru sahiplerinin minimum unsurlu başvuru yapma konusunda tereddütlü davrandığı ya da böyle bir imkânın farkında olmadığı sonuçları çıkarılabilir.

Bir patent başvurusu belge olduktan sonra üçüncü kişiler SMK m.99(1)(c) kapsamında patent konusunun, başvurunun ilk hâlinin kapsamını aştığını ileri sürerek itiraz edebilir. Eğer başvuru unsurlarını sonradan tamamlayarak yaptığınız başvuruda unsurlar tamamlanırken böyle bir kapsam aşımı söz konusu olduysa patent belgeniz (kapsam aşımının olduğu istemler itibariyle) hükümsüz kılınacaktır. Bu açıdan başvuru unsurları tamamlanırken büyük hassasiyet gösterilmelidir. Faydalı model belgelerinde ise SMK m.144(1)(c) kapsamında üçüncü kişiler Mahkemeye başvurarak faydalı model konusunun, başvurunun ilk hâlinin kapsamını aştığını ileri sürerek belgenin hükümsüzlüğünü talep edebilir. Patent belgesi için de aynı gerekçeyle SMK m.138(1)(c) kapsamında Mahkemede hükümsüzlük davası açılabilir.

Minimum unsurla başvuru yapılmış bir patent belgesine TÜRKPATENT nezdinde hükümsüzlük talebinde bulunacak üçüncü kişilerin de bu bakımdan itirazlarını yalnızca yenilik ve buluş basamağı ile sınırlı tutmayıp, başvuru unsurları tamamlanırken bir kapsam aşımının söz konusu olup olmadığını iyi irdelemesinde de fayda vardır. Eğer bir başvuruda “6769-Başvuru unsurları tamamlama talebi” ve “6769-P/FM Başvurusu Geldi (Minimum Unsurlar Tam)” kodları bulunuyorsa, bu o dosyanın minimum unsurlarla başvuru yaptığını ve sonrasında başvuru unsurları tamamladığını gösterir.

Kapsam aşımı nedeniyle hükümsüzlük kararı verilirken yalnızca kapsam aşımına neden olan unsurların bulunduğu istemler hükümsüz kılınacaktır. Orijinal başvurudan dayanak alan istemler bundan etkilenmeyecektir. Ancak örneğin istem 1’de kapsam aşımı varsa ve diğer tüm istemler ona bağlıysa tüm istemlerin hükümsüzlüğü söz konusu olacaktır.


Mustafa Güney ÇALIŞKAN

Ocak 2022

guneycaliskan@gmail.com


DİPNOTLAR

[1] PLT m.5, https://wipolex.wipo.int/en/text/288996

[2] 6769 SMK Gerekçesi

[3] 551 Sayılı KHK m.42.

[4] 551 Sayılı KHK m.43(1).

[5] 551 Sayılı KHK m.43(2).

[6] 6769 SMK m.90(3).

[7] 6769 SMK m.95(1).

[8] 6769 SMK Yönetmelik m.71(4).

[9] SMK Yönetmelik m.72(1); ayrıca bkz. EPO  BoA T1963 / 17.

[10] 6769 SMK m.90(1).

[11] 6769 SMK m.95(2).

[12] 6769 SMK Yönetmelik m.72(1)(a) ve (d).

[13] 6769 SMK Yönetmelik m.72(1).

[14] 6769 SMK Yönetmelik m.72(2).

[15] 6769 SMK Yönetmelik m.71(3).

[16] 6769 SMK Yönetmelik m.72(3).

[17] EPO Guidelines for Examination, Part A – Chapter II – 4.1.3.1 Reference to a previously filed application, https://www.epo.org/law-practice/legal-texts/html/guidelines/e/a_ii_4_1_3_1.htm

[18] 6769 SMK m.103 ve Yönetmelik m.72(4).

[19] 6769 SMK Yönetmelik m.76(8).

[20] Tarifnameyi kapsamlı bir şekilde genişletmek mümkün değildir derken, küçük bir kapsam aşımı yapılsa kabul edilebilir demek istemiyoruz 🙂

[21] EPO Case Law of the Boards of Appeal, II. E. 1.11.5 Adding prior art citations to the description, https://www.epo.org/law-practice/legal-texts/html/caselaw/2019/e/clr_ii_e_1_11_5.htm

[22] EPO Case Law of the Boards of Appeal, II. E. 1.11.6 Addition of advantages and effects to the description, https://www.epo.org/law-practice/legal-texts/html/caselaw/2019/e/clr_ii_e_1_11_6.htm

[23] Minimum unsurlu başvurudaki tarifname, SMK Yönetmelik m.75’e uygun bir şekilde hazırlanabileceği gibi, buluşun uygulanabilmesini sağlayacak nitelikte açık, ayrıntılı ve eksiksiz olarak açıklandığı yazılı bir metin olarak da verilebilir. Başvuru unsurları tamamlanırken Yönetmeliğe uygun hale getirilir.

[24] Ayrıntılı bilgi için bkz: Buluş Yapana Ait Önceki Tarihli Açıklamalarının Patent Sürecine Etkisi, Mustafa Güney Çalışkan,

[25] 6769 SMK m.95(2).

[26] 6769 SMK m.105(3).

[27] 6769 SMK m.95(1), Yön. m.71(4).

[28] 6769 SMK Yönetmelik m.72(4), son cümle. Ayrıca bkz. EPO  Guidelines for Examination, Part H – Chapter V – 5. Amendments to drawings, https://www.epo.org/law-practice/legal-texts/html/guidelines/e/h_v_5.htm

[29] 6769 SMK m.90(1)(e).

[30] Kaynak: TÜRKPATENT veritabanı

Aydınlanma An’ı Yanılgısı

“Sonucu uzun zamandır biliyorum, ancak ona nasıl ulaşacağımı henüz bilmiyorum.”

Carl Friedrich Gauss

Newton’ın kafasına elma düşmüş ve bir anda yerçekimini bulmuş. Arşimet hamamda yıkanırken suyun kaldırma kuvvetini bulup Evreka diye bağırarak dışarı fırlamış. Hepimizin küçükken öğrendiği bu hikâyeler kulağa gerçekten hoş geliyor. Hatta çocuklara bilimi sevdirmek için ilginç hikâyelerin etkili olduğu da söylenebilir. Eskiden dinlediğimiz bu hikâyelere günümüzde güncel yenileri ekleniyor ve biz bunlara inanmaya devam ediyoruz. Ancak hemen hemen her çığır açıcı buluş, keşif ya da fikri böyle bir aydınlanma an’ı (“Epifani”, “Evreka an’ı” ya da “Aha! an’ı”) ile ilişkilendirmek ne derece doğrudur?

Şekil 1: Sosyal medyada karşılaştığım Newton’la ilgili bir görsel

Hepimiz güzel ve çarpıcı hikâyelerden hoşlanırız. Dâhi bir bilim insanının bir aydınlanma an’ı ile bir anda daha önce kimsenin aklına bile gelmeyen bir şeyi düşünüp alanında çığır açmasına dair bir hikâye gerçekten heyecan vericidir. Ne de olsa dâhi olmak, çalışkan olmaktan çok daha havalıdır. Son 20 yılını tekdüze bir şekilde sabah akşam evinde tek bir konuda çalışarak geçiren, sürekli alanıyla ilgili kitaplar okuyan birisinin hikâyesi ise -sonunda çığır açan bir buluşa imza atsa bile- bırakın heyecanı bizde esneme hissi yaratabilir. Bu tür bir hikâye, pek heyecan verici olmayabilir, ancak kahramanların gerçek yolculuğu her zaman birçok zorluk, sıkı çalışma ve öğrenme ile dolu olmuştur.[1]

eBay kurucuları aslında bireylerin birbirleriyle serbestçe ticaret yapabilecekleri bir piyasa ekonomisi yaratmak isteğiyle hareket etmişlerdi ancak bu amaç gazetecilere çok ilginç gelmediği için tanıtımlarında pek bir fayda sağlamamıştı. Daha sonra kurucularının nişanlısının PEZ şeker kutularını satabilmesi için şirketi nasıl yarattığı hakkında uydurulan aşk dolu hikâye sayesinde basında istedikleri gibi yer alabildiler. Gerçek hikâye, âşıklar arasında oluşan ilham perisi gibi bir hikâye kadar güzel değildi.[2]

Genellikle TÜRKPATENT’le ilgili röportaj yapmak için gelen gazetecilerin çoğunun da ilk sorduğu sorulardan biri “İlginç buluşlar geliyor mu?” oluyor. Yaptıkları haberi ilgi çekici kılmanın bir yolunu bulmaları gerekiyor, zira Kurum istatistikleri ya da güncel hukuki gelişmeler sıradan okuyucuyu pek çeken unsurlar değil.

2018’de bir İngiliz Telekom şirketinin ortaya koyduğu istatistiklere göre insanlar uyanık oldukları süre boyunca ortalama 12 dakikada bir cep telefonlarını kontrol etmektedir.[3] Artık konsantrasyonumuzu uzun süre korumak günümüz koşullarında oldukça zor. İnsanların dikkatini çekmek için artık daha çok çaba gerekiyor. Bir yerde sunum yaparken, karşımızdakine ilgi çekici bir şeyler anlatmak isterken, ya da yazdığımız yazıyı daha ilgi çekici hale getirmek için çarpıcı hikâyelerden yararlanırız. Günümüz koşullarına da oldukça uygundur bu tavrımız. Her gün bize sunulan tonlarca bilginin bombardımanı altındayız. Hiçbir şeye vaktimiz yok. Bu nedenle bilgiyi bir an önce edinmek istiyoruz. Zira pek kimsenin zorunlu olmadıkça 500 sayfalık bir kitabı okuyacak, hatta 2 saatlik bir filmi izleyecek kadar tahammülü bile kalmadı. Çoğumuz bir dakikalık videoların, tek sayfalık infografiklerin esiri olduk. On beş dakikada kuantum mekaniği, iki haftada İngilizce öğrenin, mutlu bir yaşam için beş basit kural vb. iddialarla ortaya çıkanlar oldukça ilgi görüyor. Peki her şeyi böylesine aşırı basitleştirmenin (oversimplification) bir zararı var mı?

İnsanlar bu aydınlanma anlarına ve bir gecede elde edilen başarı hikâyelerine devamlı maruz kaldıkça, bunlara inanmaya başlıyorlar. Bu hikâyeler mucitlerin hiç de gerçekçi olmayan beklentiler oluşturmasına neden oluyor. Bu da bugünlerde pek çok mucidin yaşadığını gördüğümüz çok yaygın bazı sorunlara yol açıyor. Örneğin bazı mucitler, işe koyulmaya başlamadan önce genellikle mükemmel fikrin veya ilhamın gelmesini bekliyorlar, ki bunun ne yazık ki hiçbir anlamı yoktur. Sorunun ne olduğunu bile bilmiyorsanız, birdenbire nasıl mucizevi bir çözüm bulabilirsiniz? Fikirler, gerçekten anlamlı bir problem üzerinde çalışmaya başladığınızda size gelecektir. Mikroişlemcinin (Intel 4004) mucitlerinden biri olan Marcian Hoff şöyle söylemiş: “Her zaman müthiş bir aydınlanma an’ı veya bir atılım beklentisi içindeyseniz, muhtemelen bu asla olmayacak. Bunun yerine, yapmanız gereken konunun üzerinde çalışmaya devam etmek. İyi görünen bir şey bulursanız, devam edin.”[4]

Bu hikâyelerin yol açtığı bir başka sorun da mucitlerin işin zor kısmının fikri bulmak olduğunu düşünmesine sebep olmasıdır. Müthiş fikirlerin aniden bir gecede başarıya dönüşmesini beklerler ve bu gerçekleşmediğinde, fikirde yanlış bir şeyler olduğunu düşünürler ya da fikirden tamamen vazgeçerler.[5]

Üstelik bu yanılsamalar sadece mucitlerle de sınırlı değildir. Yöneticiler de bu hikâyeleri bilirler ve üstelik harika fikirlerin kısa sürede çok para kazandırması gerektiğine inanırlar. Oysa başarı için uzun vadeli planlama, bütçe ayırma, yıllarca sıkı çalışma ve ısrarcılık gerekir. Şimşek hızında büyümenin simgesi olan Facebook’un bile, büyük bir işletme olması zaman almıştı. İlk sürümün piyasaya çıkmasından sonra, genel halkın kaydolmasına bile izin verilmesi üç yıl sürmüştü ve şirketin anlamlı gelir elde etmeye başlaması daha uzun yıllar almıştı.[6]

Bu hikâyeler farklı kişilerde farklı etkiler yaratabiliyor. Bazı insanlar büyük icatların/parlak fikirlerin yalnızca dâhiler tarafından geliştirilebileceğini düşünmeye başlıyor. Bazıları ise şansı olan, doğru zamanda doğru yerde olan herkesin bunu başaracağına inanmaya başlıyor. Her iki durumda da formülün en önemli bileşeni göz ardı ediliyor: Çok çalışmak.

Bilimsel makale sayısının 50 milyonu[7] (her yıl 2.5 milyon artıyor), patent başvuru sayısının 150 milyonu (her yıl 3.3 milyon artıyor)[8] geçtiği günümüzde yenilikleri takip ederek bunların üzerine çığır açıcı nitelikte bir şeyler eklemek giderek zorlaşıyor. ABD Patent Ofisinin eski Başkanlarından biri tarafından 1899’da söylendiği iddia edilen (ancak sonrasında doğru olmadığı ortaya çıkan) o meşhur “icat edilebilecek her şey icat edildi” sözü[9] elbette hiçbir zaman gerçek olmayacak ancak günümüzde artık bilim insanları aynı konuda uzun yıllar çalışarak çok spesifik bir alanda belki insanlığa çok küçük de olsa bir katkı sağlayabiliyor. (bkz. Şekil 2) Mucitler yine belki ömür boyu çalışarak ve birikimlerinin çoğunu harcayarak kendilerini adadıkları icatlarını gerçekleştirmek istiyorlar ancak yaptıkları bazen zaten mevcut çok sayıda çözüm yoluna bir alternatiften ya da pek kimsenin ilgisini çekmeyecek yeni bir geliştirmeden öteye gidemeyebiliyor.

Şekil 2: “Bilginin sınırlarını genişletmek” (Matt Might)[10]

Bu tür ani başarı hikâyelerini dinlemek bizi motive mi ediyor, yoksa gerçeklerle karşılaştığımızda bizi yıldırıyor mu? Oysa aydınlanma an’ı hikâyeleriyle büyümüştük, belki biz de bir anda bir deha pırıltısı göstererek çığır açan bir buluş/girişim/yenilik ortaya koyabiliriz?

Maalesef hiçbir şey bu kadar basit olmuyor. Bu aşırı basitleştirme yanılgısı bizi hiç çalışmadan çabalamadan başarıya ulaşabileceğimize inandıran bir başka etken. Yalnızca parlak bir fikir bulmak da yetmiyor. Başarıya ulaşmak için yatırımcı bulmak, ikna etmek, boş zamanları feda etmek, reddedilme karşısında ısrar etmek ve bütün bunları bir başarı garantisi olmadan yapmak gerekebilir. Bunları yaparken hala “sanayide devrim yaratacak”, “milyar dolarlık bir iş yaratacak” veya “bir gecede zengin edecek” bir fikir peşinde koşmak ise kişiyi kısa zamanda bıkkınlığa sürükleyebilir. A.B.D.’de yapılan bir araştırmaya göre start-up dünyasında, oldukça başarılı bir start-up başlatma ihtimalinin 10.000’de bir olduğu tahmin ediliyor.[11]

Da Vinci’nin, Edison’un ya da Jeff Bezos’un hayatını sığ bir şekilde tamamen farklı koşullar altında taklit ederek başarıya ulaşmak mümkün değildir.[12] Elizabeth Holmes’un başına gelen de bir bakıma budur.[13] Yalnızca parlak bir fikrinizin olması başarı için yeterli değildir. Örneğin 1960’larda yayınlanan Star Trek televizyon dizisinde cep telefonu fikri kullanılmıştı. Ancak söz konusu teknolojinin gelişmesi ve kullanılabilir hale gelmesi on yıllar aldı, dizideki fikirden yola çıkan dâhi biri diziyi izler izlemez bir aydınlanma an’ı yaşayarak hemen cep telefonunu icat etmedi.

Hatta bazen doğru kişilerin doğru yerde olması, çok çalışması ve sebat etmesi de başarıya ulaşmada yeterli olmayabiliyor. İlk akıllı telefonu geliştiren ekip olarak kabul edilen General Magic’in hikâyesi buna iyi bir örnektir. 1990’ların başında dönemin en parlak mühendislerini bir araya getiren şirket dokunmatik ekranlı akıllı telefonların pek çok özelliğini geliştirdikleri bir modeli piyasaya sürmüştür ancak başarılı olamayıp batmıştır. Bu başarısızlıkta kuşkusuz en büyük sebep pazarın o dönemde henüz hazır olmamasıdır, zira kullanıcılar akıllı telefona ilgi duymamıştı çünkü o tarihte henüz internet altyapısı akıllı telefonların özelliklerini desteklemekte yetersizdi. Çok az web sitesi vardı ve akıllı telefonun şu anda en çok kullanılma sebepleri arasında olan internetten video izleme, müzik dinleme ya da sosyal medyayı kullanma vb. pek çok özellik o tarihte mevcut değildi. Her ne kadar General Magic başarılı olamasa da onun açtığı yoldan devam eden diğer firmalar 15 yıl kadar sonra piyasanın da hazır olmasıyla büyük başarılara ulaşmaya başlamıştır.[14]

Şu sıralar popüler olan “Billion Dollar Code” dizisinde Google Earth’ün 2001 yılında piyasaya sürülmesinden yıllar önce aynı özellikleri kendilerinin geliştirdiğini iddia eden bir grup Alman gencin hikâyesi anlatılıyor.[15] Hikâyeleri çok farklı olsa da diziyi izlerken aklıma General Magic geldi.

Elmaya geri dönelim. Newton elmanın düştüğünü görünce yerçekimini bulmadı. Çiftliğin bahçesindeki bir elma ağacının altında oturmuş, Ay’ı Dünya’nın yörüngesinde tutan şeyin ne olduğunu düşünüyordu. O düşüncelere dalmışken yere bir elma düştü. Kafasına çarpmadı ama şu içgörüyü tetikledi: Elmaları düşüren kuvvet aynı zamanda Ay’a da etki eden kuvvet olabilir mi? İnsanlar elmaları yere düşüren şeyin “yerçekimi” olduğunu zaten biliyordu. Newton’un merak ettiği şey ise şuydu: Yerçekimi sadece dünyaya özgü bir olgu mu, yoksa uzay boyunca uzanıp Ay’ı da etkileyebilir mi?[16] Newton’ın yerçekimi üzerinde çalışan birçok başka çağdaşı da vardı ve Newton kesinlikle onların çalışmalarına oldukça aşinaydı, hatta bazıları onun teorisinin anahtar kavramları haline geldi. Ancak kütle çekiminin matematiksel olarak nasıl işlediğini ispatlaması 20 yıllık yoğun bir çalışmanın ardından yayınladığı Principia kitabıyla gerçekleşebildi.[17]

Şekil 3: Newton’un Philosophiæ Naturalis Principia Mathematica’sının ilk baskısının bir kopyası

Sıkı çalışma, kişisel risk ve fedakârlık yerine, doğru zamanda doğru yerde olacak kadar şanslı insanlara harika fikirlerin geldiğini düşünmek daha rahatlatıcıdır. Newton’ın hikâyesinde başrol Newton’a bile ait değildir: Üzgün, isimsiz, intihara meyilli bir elmadır![18]

Arşimet’in hikayesinin de anlatılandan farklı olduğu Galileo dahil pek çok kişi tarafından dile getirilmiştir.[19] Olay, gerçekleştiği iddia edilen tarihten 200 yıl sonra ilk kez kaleme alınmıştır ve anlatılan yöntemle Arşimet’in problemi çözmesinin pratikte mümkün olmadığı anlaşılmaktadır.[20] Arşimet’in hidrostatiğin gelişimindeki rolü elbette yadsınamaz, ancak uzun zaman alan çalışmaları bir anlık aydınlanmayla açıklamak pek doğru olmayacaktır.

Eski hikâyelerde geçen olayların yaşandığı koşulları tam hayal edemiyor oluşumuz da bu hikâyelerdeki çabayı hafife almamıza neden olabiliyor. Arşimet’in zamanı bize o kadar eski geliyor ki, zaten o dönemde doğru dürüst hiçbir şey keşfedilmemiş ki düşüncesiyle Arşimet’in suyun kaldırma kuvvetini bir bakışta bulmasını normal karşılıyoruz. Onun şartlarını kendi çağından koparıp günümüz şartlarında değerlendiriyoruz. Neredeyse onun devrinde yaşasaydık kesin bizim de aklımıza gelirdi diyeceğiz. Oysa “günümüzde o kadar çok şey keşfedilmiş ki, icat yapmak eskisi gibi kolay değil” yanılgısı her devirde mevcuttu.

Steve Jobs’ın Xerox’u ziyareti, 3M firmasının post-it’i icadı, Nespresso kapsüllerinin, cırt-cırtın, lazerin icadı… Bütün bunların hikayesi gerçekten etkileyici ama hiçbirinde bir anlık bir aydınlanmayla ortaya konan bir buluş yok. Hepsinde uzun yıllar süren çalışma, girişimcilik, başarısızlık, yeniden deneme, ısrar, özveri ve çok çalışmak var.

World Wide Web’i (WWW) icat eden kişi olarak bilinen Tim Berners-Lee gazetecilerin kendisine her zaman Web’in icat edilmesini sağlayan o aydınlatıcı fikrin ne olduğunu sorduklarını söylediğini, onlara bir Evreka an’ının olmadığını söylediğinde ise hüsrana uğradıklarını anlatır. Berners-Lee yaptığı buluşun uzun süreli bir birikim sonucu kademeli şekilde oluştuğunu ifade eder.[21]

Her Şeyin Teorisi (The Theory of Everything) filminde, Stephen Hawking bir şöminede parlayan közlere bakarken ısı yayan kara delikleri hayal ediyor ve bir sonraki sahnede, önceki teorinin aksine, kara deliklerin parçacıklar sızdıracağını, küçüleceğini ve sonra patlayacağını söylüyor. Gerçekte ise, Hawking parlayan korlardan değil, iki Rus fizikçinin çalışmalarından ilham almıştır. Sonuca ulaşmak için Hawking, kuantum teorisinin ilgili öğelerini ve Einstein’ın yerçekimi teorisini dikkatli bir şekilde birleştiren zor matematiksel hesaplamalar yapmak zorunda kalmıştır.[22]

1928’de Alexander Fleming laboratuvarına geldiğinde gizemli bir küfün petri kaplarını kirlettiğini ve büyütmeye çalıştığı bakteri kolonilerini yok ettiğini fark etti, kalıbı incelemeye karar verdi. Fleming bu şekilde penisilinin kâşifi olarak bilinmeye başladı. Parlak bir zihin, çok önemli bir aydınlanma anıyla karşılaşır ve “Evreka!” Dünya sonsuza dek değişir. Ne yazık ki, işler gerçekten böyle yürümüyor. Pasteur’ün de söylediği gibi “gözlem alanında şans, yalnızca hazırlıklı zihinlerden yanadır.”[23] Gerçek şu ki, inovasyon asla tek bir olay değil, bir keşif, mühendislik ve dönüşüm sürecidir. Penisilin 1945’e kadar ticari olarak mevcut değildi ve ilaç aslında Fleming’in keşfettiğinden farklı bir küf türüydü. Semmelweis, Pasteur ve Koch’un çalışmalarıyla ortaya çıkan deneyimlerin Fleming’in sonuca ulaşmasında rol oynadığı yadsınamaz. Üstelik penisilin günümüzde çığır açan bir buluş olarak kabul edilse de icat edildiği dönemde pek ses getirmemiştir ve insanlarda hastalıkların tedavisinde kullanılması için çok sayıda farklı disiplinden bilim adamının büyük laboratuvarlarda uzun yıllar çalışması ve deneyler yürütmesi gerekmiştir. Aslında, penisilinin geliştirilmesi bir değil, bir dizi aydınlanma an’ını içeriyordu. Dünyayı gerçekten değiştiren tek bir Evreka an’ı değil, birçoğudur.[24] Otomobilin, radyonun, telefonun, ampulün, uçağın vb. mucidi olarak kitaplarda yalnızca birer kişinin isminin geçmesi aslında biraz yanıltıcıdır. Bu icatların gelişim sürecini incelediğimizde aslında gerçekten kimin icat ettiğini bulmanın ne kadar zor olduğunu fark ederiz.

Bir bilim müzesini gezdiğimizde teknolojinin bir alanındaki gelişmelerin nasıl yüzyıllar boyunca şekillendiğine tanıklık ederiz. Patent dokümanları da teknolojinin nasıl geliştiğinin en canlı örneğini sunar. Patent veritabanlarında[25] belli bir alanda yapılacak basit bir aramayla bile teknolojinin zaman içinde nasıl evrildiğini fark edebilirsiniz. Çamaşır makinesi ile ilgili buluşları ele alalım. Kasım 2021 itibariyle çamaşır makinesi patent sınıflarına dahil olan başvuru sayısı dünyada yaklaşık 200.000 civarındadır.[26] Bir cihaz üzerinde 200.000’e yakın fikir üretilmiş!  Şekil 4’te 200.000 patent arasından benim seçtiğim 7 tanesini sıraya konmuş şekilde görüyorsunuz. Bir başkası farklı sayıda ve farklı yıllara ait başka patentleri de seçebilirdi. Her sıralamada oluşan gelişim süreci farklı ilerlerdi. Zira teknolojinin gelişimi düz bir çizgide gerçekleşmez. Örneğin bir cihazın bazı dönemler daha hızlı bir gelişim gösterdiği, bazı dönemler yavaşlama yaşadığı olur. Gelişim de hep aynı yönde olmaz, zamanla farklı yönlere gidebileceği gibi aynı zaman içinde farklı bölgelerde farklı şekilde de gelişebilir. Örneğin üstten yüklemeli çamaşır makineleri A.B.D.’de, önden yüklemeliler Avrupa’da daha popüler olmuştur. Bazen de belli bir özellik cihaza dahil edilir ve sonrasında terk edilir.  

Şekil 4: Çamaşır makinesinin son 250 yıldaki evrimine patent dokümanları üzerinden şahit olabilirsiniz

Evimizde kullandığımız çamaşır makinesinde belki yüzlerce buluşun etkisi vardır ve bunların çoğu bir çamaşır makinesi üretmek amacıyla icat edilmemiştir. Günümüzün çamaşır makinesi plastik, elektronik devreler, elektrik, motor, tambur vb. pek çok unsurun geliştirilmesiyle ortaya çıkmış bir cihazdır. Bu tür bir cihazın geliştirilmesi sırasında bir tane “sihirli an” yoktur, bu cihazlar çok sayıda buluş fikrinin üst üste konulmasıyla ortaya çıkmıştır. İnternet, Tim Berners-Lee’nin World Wide Web’i oluşturmak için kullandığı sisteme yaklaşmadan önce elektronik, ağ oluşturma ve paket anahtarlama yazılımlarında yaklaşık 40 yıl süren bir gelişimi gerektirmişti.

Google’ın kurucuları ilk arama motorunu icat etmediler, arama motoru yıllar önce icat edilmişti. Amazon’un kurucuları da internetten alışverişi icat etmemişti. Tıpkı Apple’ın ilk akıllı telefonu icat etmediği gibi. Çoğu yenilikçi gibi, bilimsel, teknolojik veya girişimcilik anlamında bir dizi fırsatı fark ettiler ve bunlardan yararlanmaya başladılar.[27]

Aydınlanma an’ı diye bir şey yoktur demiyorum elbette vardır, ancak bu size bir anda durduk yere gelmez. Aydınlanma yaşayan kişi büyük ihtimalle uzun süredir düşündüğü bir probleme bir çıkış yolu bulmuştur ve bu yol uzun sürecek bir çalışmanın daha başlangıcıdır. Aydınlanma anlarının rolüne aşırı değer veriyoruz, çünkü bizi iyi hissettiriyor, ancak bunların anlatılma biçimleri, yaratıcılığın ve başarının nasıl gerçekleştiğine dair iyi belgelenmiş tarihi çarpıtıyor. Aydınlanma anları, sadece bir ilham kaynağı değil, ortaya konan çabanın bir sonucudur. Aydınlanma anından önce genellikle uzun süreli bir düşünme ve çalışma söz konusudur. Bu çalışmaların çoğunda ilgili konuda önceden ortaya konan çalışmaların incelenmesi ve değerlendirilmesi de vardır. Aydınlanma anından sonra gelişen fikri başarılı kılmak için de uzun süreli çalışma gerekir.

Bu hikâyelerin yaratıcılıktan çaldıkları şey, herhangi bir aydınlanma an’ı gerçekleşmeden önce yapılması gereken sıkı çalışma ve disiplinin es geçilmesidir. Yaratıcılık, aramızda yaşayan, icat eden, yenilik yapan bazı süper insan türlerine özgü bir şey değildir. Dâhi olarak gördüğünüz ve hayranı olduğunuz birinin hayatına ayrıntılı bir şekilde baktığınızda, sergilediği yaratıcılık düzeyine ulaşmak için tüm hayatı boyunca inanılmaz derecede sıkı çalışmış olduğunu ve kendisinden pek çok fedakârlık yaptığını görürsünüz.[28]

Bir patent başvurusu değerlendirilirken de mucidin buluşu ne şekilde yaptığı irdelenmez. Buna bir istisna geçmişte ABD Patent sisteminde bir süreliğine gerçekleşmişti. 1941-1952 tarihleri arasında buluş basamağı değerlendirmesinde kullanılan kriterlerden biri “deha parıltısı” (flash of genius[29]) testiydi. Buna göre bir mucidin aklına yaratıcı bir eylemin, bir şeyleri kurcalarken değil, bir “deha parıltısı” ile gelmesi gerekiyordu.[30]

1952 yılında gerçekleştirilen patent yasası revizyonunun ardından buluş basamağı ile ilgili maddeye eklenen şu ifade ile bu testin kullanımı sona ermiştir: “Patentlenebilirlik, buluşun yapılma şeklinden olumsuz etkilenmez.”[31]

Aslında daha 1800’lerde bir buluşun ne şekilde gerçekleştirildiğinin Kanun önünde bir öneminin olmadığı ifade edilmiştir: “Bir şeyin basit ya da karmaşık olmasının bir önemi yoktur; icat ister tesadüfen, ister uzun ve zahmetli bir süreç sonunda, isterse bir anlık bir zihin çakmasıyla gerçekleşmiş olsun, Kanun icadın gerçekleşme sürecine değil, gerçeğe bakar.”[32]

EPO’nun buluş basamağının objektif olarak değerlendirilmesi amacıyla geliştirdiği “problem- çözüm yaklaşımı”nda buluşun nasıl gerçekleştirildiği (uzun yıllar çalışma sonucu mu yoksa bir aydınlanma anında mı ortaya çıktığı) dikkate alınmaz. Zira değerlendirme çözümden ve buluşun hangi şartlarda gerçekleştiğinden arındırılmış olmalıdır ki bir geri görüş yanılgısına (hindsight bias) düşülmesin.

Gerçekten de buluşun bir aydınlanma an’ı, bir deha parıltısı ile mucide bir anda gelip gelmediği son derece sübjektif bir bakış açısıdır. Zira burada anlatılan örneklerde olduğu gibi çoğu çığır açıcı buluş sanki bir anda mucidinin aklına gelmiş gibi görünmesine rağmen aslında altında uzun yıllar alan bir hazırlık süreci vardır. Üstelik bir buluşun patentlenebilmesi için illa da çığır açıcı olması gerekmez. Dünyada gelmiş geçmiş 150 milyona yakın patent dokümanı olduğu düşünüldüğünde bunların kaç tanesinin alanında çığır açtığını söyleyebiliriz?

Aydınlanma an’ını, yapılan işin son parçasının yerine oturduğu an olarak görebiliriz. Ancak, son parça diğerlerinden daha büyülü değildir ve diğer parçalarla bağlantısı olmadan hiçbir büyüsü yoktur. Son parçayı önemli kılan yerine oturmuş diğer parçalardır. Yapbozu yeni baştan yaptığınızda son parça da değişecektir. Asıl olan elma ya da sihirli bir an değil, onun öncesinde ve sonrasında yapılan çalışmadır.[33] Yapbozu bitirdiğinizde oluşan resim size yol gösterecek uzun bir çalışmanın kapısını açacaktır.

Şekil 5[34]: Aydınlanma an’ı, yapılan işin son parçasının yerine oturduğu andır. Ancak, son parça diğerlerinden daha büyülü değildir ve diğer parçalarla bağlantısı olmadan hiçbir büyüsü yoktur.

Aslında son parça yerine oturduğunda oluşan his iki nedenden ileri gelir. İlki, saatlerce (veya yıllarca) süren yatırımın ödülü olmasıdır. Yapboz parçasını yerine oturtmak gibi basit bir eylemle karşılaştırıldığında, yüzlerce parça değerindeki çalışmanın getirisini daha çok hissederiz. İkinci neden, yenilikçi çalışmanın yapbozlar kadar öngörülebilir olmamasıdır,  son yapboz parçasını yerleştirirken bu an’ın farkındasınızdır ama aydınlanma anının ne zaman geleceğini bilmenin bir yolu yoktur. Yoğun sisin içinde bir dağa tırmanmak gibi, zirveye ulaşmak için ne kadar gitmeniz gerektiğini asla bilemezsiniz. Aniden hava temizlendiğinde ve zirvede olduğunuzda, müthiş bir hisse kapılırsınız.[35]

Ayrıca yapbozların aksine fikirler evreni sonsuz farklı şekilde birleştirilebilir, bu nedenle buluş yapmanın zor olmasının bir sebebi, sadece çözümü değil, çözülmesi gereken sorunu bulmaktan ileri gelir. Bir gün belirli bir soruna yönelik buluş yapmak için kullanılan parçalar, bir başka gün farklı bir sorunu çözmek amacıyla tekrar buluş yapmak için yeniden kullanılabilir.[36]

Aydınlanma an’ını kabaca “öncesi”, “o an” ve “sonrası” olarak üç safhaya ayırabiliriz. Aydınlanma öncesinde, sorunu anlamak ve konuya vakıf olmak için saatler veya günler harcanır. Bir mucit, “Dünyada buna benzer başka neler var?” ve “Benimkine benzer bir problemi kim çözdü?” gibi sorular sorabilir, ilgili alanda öğrenebildiği her şeyi öğrenmeye çalışır. Sonra, bilginin sindirildiği, deneylere ve zorlu çözümlere yönelik girişimlere yol açan bir kuluçka dönemi başlar. Bazen kuluçka sırasında ilerleme durduğunda ve güven azaldığında uzun duraklamalar olur. Bu, “ilham perisini kaybetmek” olarak adlandırılan bir deneyimdir. Büyük aydınlanmalar, eğer gerçekleşirse, kuluçkanın derinliklerinde meydana gelir; duraklamaların sebebi, mucidin gözlemlediklerini yakalamaya çalışan zihninden kaynaklanıyor olabilir. Derin sessiz dönemler, ilgisiz şeyler yapmak için harcanan zaman genellikle yeni fikirlerin yüzeye çıkmasına yardımcı olur. Umut verici bir fikir bilinçaltımızdan çıkıp aktif zihnimize yükseldiğinde, başka bir yerden gelmiş gibi hissedebiliriz çünkü örneğin araba kullanırken bilinçaltı düşüncelerimizin farkında olmayız.[37]

Uzun yıllar Microsoft’ta mühendislik ve yöneticilik yapan Scott Berkun, tutkuyla çalışmanın başarıya ulaşmada en önemli unsur olduğunu, ancak çalışma sırasında mola vermenin de önemini vurgular. Newton gibi ağaçların altında oturmak ya da Arşimet gibi banyoda dinlenmek, zihnin dolaşmasına ve bilinçaltını serbest bırakmasına izin verir. Bazen aylaklık da yaratıcılık için gereklidir. Tabi kastettiğimiz tembellik değil. Bazı işkolik mucitler/sanatçılar, aynı anda birden fazla proje üzerinde çalışarak, bir proje üzerinde çalışmayı bırakıp diğerine geçmek suretiyle mola vererek zamanı etkin bir şekilde kullanırlar. Edison, da Vinci, Michelangelo ve van Gogh, düzenli olarak farklı projeler arasında geçiş yaparak muhtemelen zihinlerini yeni aydınlanmalar için hazırladılar.[38]

Aydınlanma an’ından bu kadar bahsetmişken sizi bu duyguyu hissetmeden bırakmayalım. Şekil 6’da meşhur dokuz nokta problemini görüyorsunuz. Kaleminizi kaldırmadan dört adet düz çizgi çizerek ve geçtiğiniz yerden bir daha geçmeden bütün noktaları birbirine nasıl bağlarsınız?

Şekil 6: Dokuz nokta problemi

Aydınlanma an’ını daha iyi hissedebilmek için mümkün olduğunca çok (3-4 dakika) vakit ayırarak kafa yormanızı tavsiye ederim. Soruyu çözemedikten sonra cevabı buradan inceleyebilirsiniz. Cevabı gördüğünüzde bir aydınlanma an’ı yaşayıp yaşamadığınızı yorumlara yazabilirsiniz. 100 yıl kadar önce ortaya atılan bu problem iyi tanımlanmış bir problemdir, açıkça belirtilmiş bir amacı vardır ve problemi çözmek için gerekli tüm bilgiler mevcuttur. Bu problem aynı zamanda psikologlar tarafından aydınlanma an’ını incelemek için kullanılan klasik bir uzaysal problemdir. 2-3 dakikalık bir zaman sınırı olan bir laboratuvar ortamında, beklenen çözüm oranının %0 olduğu bildirilmiştir.[39]

Küçükken oynadığım dört parçalı bir tangram setinde bütün şekilleri oluşturmayı başarmıştım ancak günlerce uğraşmama rağmen T şeklini çıkaramamıştım. Cevabı gördüğümde tam anlamıyla bir aydınlanma yaşadığımı dün gibi hatırlarım.

Eskiden bu tür anları daha güçlü yaşardım. Şimdilerde sosyal medya yalnızca bir kibriti oynatıp eşitliği sağlayın, boş kutuya hangi sayı gelmeli vb. bilmecelerle dolu ve hiçbirinin cevabı beni artık şaşırtmıyor. Yoksa bir aydınlanma an’ı körlüğü mü yaşıyorum bilmiyorum. Belki de aydınlanma eşiği yükselmiştir.

Başarının üç sırrı merak, çok çalışma ve sebattır vb. bir sloganla bitirebilmeyi çok isterdim ama yazı boyunca eleştirisini yapmaya çalıştığım aşırı basitleştirme yanılgısına düşürürdü beni bu. Zaten başarıdan ne kastettiğinize göre (çok para kazanmak, çok ünlü olmak, büyük bir ödül almak, alanında en iyi olmak, adını tarihe yazdırmak, statü kazanmak vb.) de cevaplar değişir.

Nasıl iyi bir girişimci ya da mucit olunur bilmiyorum ama geçmişteki başarılı insanların hayatına baktığımızda hepsinde ortak olan tek şeyin hayatları boyunca çok çalışmış olduklarını görüyoruz. Çalışmanın önemini zaten herkes bilir ancak kimse hatırlamak istemez. Üstelik çalışmak size başarıyı garanti etmeyecektir, zira başarı için çalışmak gerek koşul olsa da maalesef çoğu zaman yeter koşul değildir. Ancak bu durum çalışmanın önemini azaltmaz. Yazıyı Edison’un meşhur sözüyle bitirelim:

“İcatlarımın hiçbiri tesadüfen ortaya çıkmadı. Karşılanmaya değer bir ihtiyaç gördüğümde onu çözene kadar deneme üstüne deneme yaparım. Başarının yüzde biri ilham ve yüzde doksan dokuzu terdir.”

Mustafa Güney ÇALIŞKAN

Aralık 2021

guneycaliskan@gmail.com



DİPNOTLAR

[1] The Fallacy of the Aha Moment & Overnight Success in Innovation, Jesse Nieminen, Mar 19, 2020, https://www.viima.com/blog/the-aha-moment-fallacy

[2] The Myths of Innovation, Second edition, Scott Berkun, s.6.

[3] The lost art of concentration: being distracted in a digital World, Harriet Griffey, Sun 14 Oct 2018, https://www.theguardian.com/lifeandstyle/2018/oct/14/the-lost-art-of-concentration-being-distracted-in-a-digital-world

[4] Kenneth A. Brown, Inventors at Work: Interviews with 16 Notable American Inventors (Microsoft Press, 1988).

[5] The Fallacy of the Aha Moment & Overnight Success in Innovation, Jesse Nieminen, Mar 19, 2020, https://www.viima.com/blog/the-aha-moment-fallacy

[6] The Fallacy of the Aha Moment & Overnight Success in Innovation, Jesse Nieminen, Mar 19, 2020, https://www.viima.com/blog/the-aha-moment-fallacy

[7] 21st Century Science Overload, http://blog.cdnsciencepub.com/21st-century-science-overload/

[8] World Intellectual Property Indicators 2019, https://www.wipo.int/edocs/pubdocs/en/wipo_pub_941_2019-chapter1.pdf

[9] Tracing the Quote: Everything that can be Invented has been Invented, Dennis Crouch, January 6, 2011, https://patentlyo.com/patent/2011/01/tracing-the-quote-everything-that-can-be-invented-has-been-invented.html

[10] https://matt.might.net/articles/phd-school-in-pictures/

[11] Why ‘Overnight Success’ Is A Myth, Carolyn Gregoire, 09/08/2014, https://www.huffpost.com/entry/the-illusion-of-overnight_n_5759966

[12] The Myths of Innovation, Second edition, Scott Berkun, s.8.

[13] Bkz: Theranos Davası – Patent Sisteminin Suçu Var mı?, Mustafa Güney Çalışkan,

[14] Konuyla ilgili “General Magic (2018)” belgeseli izlenebilir: https://www.imdb.com/title/tt6849786/

[15] The Billion Dollar Code (2021), https://www.imdb.com/title/tt15392100/

[16] Q&A: Discovery of Gravity, November 20, 2017, https://sky-lights.org/2017/11/20/qa-discovery-of-gravity/

[17] The Fallacy of the Aha Moment & Overnight Success in Innovation, Jesse Nieminen, Mar 19, 2020, https://www.viima.com/blog/the-aha-moment-fallacy

[18] The Myths of Innovation, Second edition, Scott Berkun, s.4.

[19] Arşimet’in Evraka Anının Hikayesi Ne Kadar Doğru?, https://www.matematiksel.org/arsimedin-evreka-aninin-hikayesi/

[20] Fact or Fiction?: Archimedes Coined the Term “Eureka!” in the Bath, David Biello on December 8, 2006, https://www.scientificamerican.com/article/fact-or-fiction-archimede/

[21] Tim Berners-Lee, Weaving the Web (HarperCollins, 1999)

[22] It Is, in Fact, Rocket Science; Leonard Mlodinow; May 15, 2015, https://www.nytimes.com/2015/05/16/opinion/it-is-in-fact-rocket-science.html

[23] In the fields of observation chance favors only the prepared mind.

[24] The Eureka Moment Myth, GREG SATELL, https://www.inc.com/greg-satell/why-you-shouldnt-wait-for-a-eureka-moment.html

[25] Şu siteyi deneyebilirsiniz: https://worldwide.espacenet.com/

[26] 04.11.2021 tarihinde EPO patent veritabanlarında (D06F1, D06F3, D06F5, D06F7, D06F9, D06F11, D06F13, D06F15, D06F17, D06F18, D06F19, D06F21, D06F23, D06F25, D06F27, D06F29, D06F31, D06F33, D06F34, D06F35, D06F37, D06F39, D06F41) sınıfları sorgulanarak yapılmıştır.

[27] The Myths of Innovation, Second edition, Scott Berkun, s.14.

[28] The Problem with Epiphany, Newton, Archimedes and Creativity, https://barriebramley.com/epiphany-newton-archimedes-creativity/

[29] Aynı isimli film patent konusuyla ilgili ender filmlerden biridir: Flash of Genius (2008), https://www.imdb.com/title/tt1054588/ ; Ancak filmde geçen olay 1960’larda gerçekleştiği için aslında deha parıltısı testinin çoktan kalktığı bir dönemle ilgilidir. Sanırım dikkat çekici bir başlık olması açısından filmin ismini bu şekilde koydular.

[30] Cuno Engineering Corp. v. Automatic Devices Corp., 314 U.S. 84 (U.S. 1941)

[31] 35 U.S. Code § 103

[32] Earle v. Sawyer, 4 Mason 16 (C. C. D. Mass. 1825).

[33] The Myths of Innovation, Second edition, Scott Berkun, s.8.

[34] The Myths of Innovation, Second edition, Scott Berkun, s.9, Şekil 1-2.

[35] The Myths of Innovation, Second edition, Scott Berkun, s.8.

[36] The Myths of Innovation, Second edition, Scott Berkun, s.9-10.

[37] The Myths of Innovation, Second edition, Scott Berkun, s.10-11.

[38] The Myths of Innovation, Second edition, Scott Berkun, s.11-12.

[39] Eureka effect, Wikipedia, https://en.wikipedia.org/wiki/Eureka_effect ; ayrıca bkz. https://en.wikipedia.org/wiki/Thinking_outside_the_box

BİR PATENT BELGESİNE TÜRKPATENT NEZDİNDE HÜKÜMSÜZLÜK TALEBİNDE BULUNULMASI

UYARI: Bu yazıdaki değerlendirmeler yazarın kişisel görüşlerini yansıtır ve hiçbir şekilde TÜRKPATENT’in resmi görüşünü ya da uzmanlarının başvurularla ilgili değerlendirmelerini temsil etmez. Yazı yalnızca bilgi amaçlı olup yasal tavsiye niteliği taşımaz.  Bu yazının içeriğinin bir sonucu olarak herhangi bir işlem yapmadan veya herhangi bir işlemden kaçınmadan önce profesyonel hukuki tavsiye alınmalıdır. Yazarın verilen bir örnek üzerindeki değerlendirmesi yalnızca o örneğin spesifik koşullarına bağlıdır. Bir başka durum için yazarın alacağı kararlarda bağlayıcılığı yoktur.

GİRİŞ

Bu yazıda kurmaca bir patent belgesine üçüncü kişiler tarafından TÜRKPATENT nezdinde hükümsüzlük talebinde bulunulmasına bir örnek verilmektedir. Yazıda ayrıca buluş basamağı kriteri için en yakın dokümanın seçimi üzerine bir değerlendirme yapılmakta ve itiraz sonrası sürecin nasıl işlediğinden ve TÜRKPATENT nezdinde yapılan itiraz ile Mahkemeye yapılan hükümsüzlük talebi arasındaki farklardan da bahsedilmektedir.

Hukuki bir sorun yaratmamak adına gerçek bir TÜRKPATENT başvurusunun değerlendirilmesinden kaçınılmış, nispeten anlaşılması kolay bir alanda EQE sınavından[1] bir örnek seçilmiş ve bu örnek TÜRKPATENT’e ve 6769 nolu Sınai Mülkiyet Kanununa (SMK) adapte edilmiştir. Firma isimleri ve patent numaraları uydurma olup gerçek firmalarla ve patentlerle bir ilgisi yoktur. Örnekte bahsi geçen malzeme isimleri de çoğunlukla uydurmadır.

Verilen model itiraz, mevcut durumda olası en iyi itiraz olarak değerlendirilebilir. Bu bakımdan alıştırma yapmak maksadıyla kullanılmak istenirse, okuyucunun itirazı okumadan önce patent belgesini ve önceki tekniğe ait dokümanları okuyarak tüm istemlere yönelik bir itiraz metni oluşturması ve sonucu model itiraz ile karşılaştırmasında fayda olacağına inanılmaktadır. Ancak, bu örnekte gerçek bir itirazdan farklı olarak, yapılan değerlendirme yalnızca verilen patent belgesi ve tekniğin bilinen durumunda sunulan beş dokümandaki bilgilerle sınırlı kalmış, okuyucunun kendi teknik bilgisini, başka bir dokümanı veya dokümanlarda geçmeyen yaygın teknik bilgiyi kullanmasına izin verilmemiştir.

İtiraz Süreci

6769 sayılı SMK ile patent sistemimizde yapılan en önemli değişikliklerden biri TÜRKPATENT nezdinde bir patent belgesinin hükümsüzlüğünün talep edilebilmesi olmuştur. Böylelikle üçüncü kişiler bir patent belgesini hükümsüz kılmak için Mahkemeye gitmek zorunda kalmadan TÜRKPATENT’e gerekçeleriyle ve belgeleriyle birlikte hükümsüzlük talebinde bulunabilmektedir.

Buna göre üçüncü kişiler, patentin verilmesi kararının Bültende yayımlanmasından itibaren altı ay içinde ücretini ödeyerek söz konusu patente;

a) Patent konusunun patent verilebilirlik şartlarını taşımadığı,

b) Buluşun, buluş konusunun ilgili olduğu teknik alanda uzman bir kişi tarafından buluşun uygulanabilmesini sağlayacak şekilde yeterince açık ve tam olarak patent başvurusunda açıklanmadığı,

c) Patent konusunun, başvurunun ilk hâlinin kapsamını aştığı

gerekçelerinden en az birini ileri sürerek itiraz edebilmektedir.[2]

Burada “patent verilebilirlik şartları” ifadesinin içine yenilik, buluş basamağı ve sanayiye uygulanabilirliğin yanı sıra, buluş niteliğinde olmayan konular[3] ve patent verilemeyecek buluş konuları[4] da girmektedir. Ancak bu son iki tür patent başvurusu hem sayısal olarak fazla değildir hem de bunların belge olma olasılıkları düşük olduğu için bu kapsamda itiraz nadiren gerçekleşir.[5] (bkz. Şekil 1) Ülkemizde henüz patente itiraz sistemi yeni olduğundan itiraz sayılarının azlığı nedeniyle en çok hangi gerekçeyle patente itiraz edildiğine dair bir istatistik çıkarmak pek mümkün değildir. Ancak fikir vermek açısından EPO’ya yapılan itirazlarda hangi gerekçelerin en çok kullanıldığına dair istatistik Şekil 1’de sunulmuştur. Görüldüğü üzere buluş basamağının yokluğu en çok kullanılan itiraz türüdür.

Şekil 1: EPO’da 2010-2013 yılları arasında yapılan itiraz işlemlerinde kullanılan gerekçelerin oranları[6]

TÜRKPATENT’e yapılan bir patent başvurusu Patent Dairesinde ilgili alanda çalışan bir uzman tarafından incelenir. Patent başvuru süreci Patent Dairesi ile başvuru sahibi arasında yapılan karşılıklı yazışmalarla devam eder. Süreç sonunda başvurunun veya değiştirilmiş halinin Kanuna uygun bulunması halinde patent belgesi verilir, aksi halde başvuru reddedilir. Patent Belgesi verildiğine dair yayın Bültende yapıldıktan sonra üçüncü kişiler 6 ay içinde patentin hükümsüzlüğü talebinde bulunabilir. Bu talep TÜRKPATENT’te Patent Dairesi tarafından değil, Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Dairesi (YİDD) tarafından oluşturulan bir Kurul tarafından değerlendirilir. Bu Kurul, YİDD Başkanı ve itiraza konu kararda görevli bulunmayan en az iki uzman üyeden oluşur.[7] Ancak Kurul, itirazları incelerken taleple ve gerekçeyle bağlıdır.[8] Bu nedenle itirazınızı yaparken belgeyle ilgili hükümsüzlük gerekçesi olabilecek tüm hususları dilekçenizde ele aldığınızdan emin olunuz. Zira Kurul sizin talep etmediğiniz bir hususu resen incelemeyecektir.

TÜRKPATENT İnternet Sitesi Üzerinden Patent Belgesine İtiraz Edilmesi

İtiraz işlemlerini gerçekleştirmeden önce, hatta argümanların hazırlanmasından önce TÜRKPATENT web sitesinde “Patent Araştırma” kısmından[9] itiraz edilecek dosyayı aratarak dosyanın durumunu ve dosyaya ait evrakları detaylıca incelemek gerekir. Örneğin işlemlerde “6769-Tarifname İstem Değişikliği Talebi Kabul Edildi” kodu bulunuyorsa başvuruda ne tür bir değişiklik yapıldığını “6769-Ulusal P/FM Başvurusu Geldi (Tüm Unsurlar Tam)” kodu altındaki orijinal başvuru evrakıyla karşılaştırarak tespit etmenizde fayda vardır. Eğer bir kapsam aşımı söz konusuysa SMK m.99(1)(c) itirazında da bulunulmalıdır. Yine sistemdeki kodlardan başvuruda değişiklik yapıldığı anlaşılıyor ancak belge olan evrakta bu değişiklik görünmüyorsa ya da kodlarda bir çelişki söz konusuysa TÜRKPATENT’te dosyanın uzmanı aranarak ya da “patent dosyası yerinde inceleme ücreti” yatırılarak fiziki dosyayı incelemek suretiyle[10] dosyanın durumu hakkında sağlıklı bilgi alınmasında fayda vardır.

Üçüncü kişiler patentin verilmesi kararının Bültende yayımlanmasından itibaren altı ay içinde EPATS içinde yer alan “Üçüncü Kişi İşlemleri” bölümündeki “Patent Verilmesi Kararına İtiraz(YİDD)” işlemi ile itiraz ücretini de ödeyerek ilgili karara itiraz edebilir. Patent verilmesi kararı yayıma itiraz ücreti 2021 yılı için 805 TL’dir.[11] Sisteme:

https://epats.turkpatent.gov.tr/

adresinden e-devlet şifrenizle giriş yaparak erişebilirsiniz.

Şekil 2: EPATS ana ekranı

Şekil 2’de görüldüğü gibi EPATS’ta “Benim Sayfam” ekranında sayfayı aşağı doğru kaydırdığınızda “Üçüncü Kişi İşlemleri” bölümüne ulaşabilirsiniz. Burada “SMK 99. Madde Uyarınca Patente İtiraz (YİDD)” seçeneğini işaretleyerek “Git” butonuna basınız. (bkz. Şekil 3)

Şekil 3: EPATS Üçüncü Kişi İşlemleri seçenekleri

Çıkan ekranda bilgilerinizi girdikten sonra itiraz edilmek istenen patentin başvuru numarası istenecektir. Başvuru numarasını yazdıktan sonra eğer “Bülten tarihinden itibaren 6 ay içerisinde Patent Verilmesi Kararına İtiraz işlemini gerçekleştirebilirsiniz.” uyarısı alıyorsanız büyük ihtimalle itiraz süresini kaçırmış olabilirsiniz. Dosyanın durumunu detaylıca inceleyerek durumu teyit etmenizde fayda vardır. Böyle bir durumda geriye kalan tek seçenek olarak ilgili patente karşı Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde hükümsüzlük davası açabilirsiniz.[12]

Eğer “Dosyanız bültene çıkmadığı için işlemi gerçekleştiremezsiniz.” uyarısı alıyorsanız başvuru henüz belge olmamış[13] olabilir ya da 10.01.2017’den önce başvuru tarihi bulunan ve SMK’ya tabi olmayan bir patent belgesidir. Belgenin bir faydalı model olması da bu uyarıyla karşılaşmanıza neden olabilir, zira belgeye itiraz sistemi yalnızca patentlerde bulunmakta olup faydalı model belgesine itiraz imkânı TÜRKPATENT nezdinde yoktur. Faydalı model belgesine karşı Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde hükümsüzlük davası açabilirsiniz.[14] Eğer faydalı model henüz belge olmamışsa araştırma raporunun yayımlanmasından itibaren üç ay içinde ilgili belgeleri de eklemek suretiyle üçüncü kişiler görüş bildirebilmektedir.[15]

Eğer yukarıdakiler gibi uyarı alıyorsanız dosyanın durumunu detaylıca inceleyerek sebebi tespit etmenizde fayda vardır. Herhangi bir uyarı almadıysanız bir sonraki adımda sistem itiraz sahibine ait bilgileri sizden isteyecektir. Bu adımın ardından itiraz evrakınızı (itirazın gerekçeleri ve bu gerekçeleri kanıtlayan bilgi veya belgeler) sisteme yükleyebilirsiniz. Daha sonra da itiraz ücreti ödemesi yapılarak itiraz işlemi tamamlanacaktır. Tüm bilgilerinizin eksiksiz olduğundan emin olmak için aşağıdaki listeyi kontrol ediniz[16]:

– İtiraz edenin kimlik ve iletişim bilgileri.

– İtiraz eden vekil atamışsa vekilin kimlik ve iletişim bilgileri.

– İtiraz edilen patentin numarası, buluş başlığı ve patent sahibinin kimlik bilgileri.

– İtirazın gerekçeleri ve bu gerekçeleri kanıtlayan bilgi veya belgeler.

– İtiraz ücretinin ödendiğine ilişkin bilgi.

Üçüncü Kişi İtirazı Örneği

Bu bölümde kurmaca bir patent belgesine üçüncü kişiler tarafından TÜRKPATENT nezdinde hükümsüzlük talebinde bulunulmasına bir örnek verilmektedir. Patent belgesiyle ilgili bilgiler aşağıdadır:

Patent belgesi sahibi: Keratip Ev Aletleri A.Ş.

Patent başvuru no: 2018/999999

Patent belge No: TR 2018 999999 B

Başvuru tarihi: 14.02.2018

Rüçhan tarihi: 14.02.2017 (2017/876543 nolu patent başvurusu)

Başvurunun yayın tarihi: 22.08.2018

Belge kararının Bültende yayınlanma tarihi: 21.08.2020

Patent belgesine itiraz süresi bitim tarihi: 21.02.2021

Patent Belgesinin PDF haline buradan ulaşılabilir.

Tekniğin bilinen durumunda kullanılan dokümanlara üzerlerine tıklayarak ulaşabilirsiniz:

D1: EP987654321 (Başvuru tarihi: 23.03.2002, Yayın Tarihi: 21.10.2002)

D2: US123456789 (Başvuru tarihi: 08.11.2015, Yayın Tarihi: 12.05.2017)

D3: Buharsız ütülerin kaplanmış metalik taban plakalarının özellikleri, Kevin Fabullon, Harika Ev Dergisi, 1996, cilt 3, s.14-16

D4: CN87654321 (Başvuru tarihi: 27.08.2010, Yayın Tarihi: 17.03.2012)

D5: TR2005/99999 (Başvuru tarihi: 14.07.2007, Yayın Tarihi: 19.01.2008)



PATENT BELGESİNE İTİRAZ VE HÜKÜMSÜZLÜK TALEBİ

Patent Belge No: TR 2018 999999 B

Buluş Başlığı: Bir Ütüleme Cihazı

Patent Belgesi Sahibi: Keratip Ev Aletleri A.Ş.

İtiraz Sahibi: Ubukayo Buharlı Ütü Ltd. Şti.

İtiraz Tarihi: 14.01.2021

6769 sayılı SMK m.99 kapsamında TR 2018 999999 B nolu patent belgesinin aşağıdaki gerekçeler nedeniyle tüm istemler itibariyle hükümsüzlüğünü talep ediyoruz:

1. Patent konusu patent verilebilirlik şartlarını taşımamaktadır.

2. Patent konusu başvurunun ilk hâlinin kapsamını aşmıştır.

Buna göre, patent belgesine konu 1 ve 6 nolu istemlerin yeni olmaması, 2-5 ve 7 nolu istemlerin ise buluş basamağı içermemesi nedeniyle patent belgesinin 1-7 nolu tüm istemler itibariyle SMK m.82(1)’deki patentlenebilirlik kriterlerini sağlamadığı ve bu nedenle SMK m.99(1)(a) kapsamında hükümsüzlüğü;

İstem 1’de inceleme aşamasında yapılan değişiklikle başvuru kapsamının aşıldığı, yeni eklenen alternatifin SMK m.103(1)’e aykırılık teşkil ettiği ve bu nedenle söz konusu alternatifin de SMK m.99(1)(c) kapsamında hükümsüzlüğü

talep edilmektedir.

Detaylı gerekçelerimiz ve argümanlarımız aşağıda sunulmaktadır.

Patent Belgesinin İçeriği

TR 2018 999999 B nolu patent belgesine rüçhan olarak gösterilen 14.02.2017 tarihli 2017/876543 nolu başvuruda, patentte bulunan istem 6 ve 7 ile tarifnamenin [0017] ve [0018] nolu paragrafların bulunmadığı görülmektedir. Bu durum istemlerin efektif tarihlerinin tespitini gerektirmektedir.

Ayrıca inceleme sırasında istem 1’de başvuru sahibi tarafından değişiklik yapıldığı anlaşılmaktadır.

Patente konu buluş, ütüleme cihazlarıyla ilgilidir ve iki bağımsız cihaz istemi içermektedir.

Bağımsız istem 1, Kera tipi bir katmanla kaplanmış bir taban plakasına sahip bir ütüleme cihazına yöneliktir ve üç alternatif içerir. Bağımlı istemler 2 ve 3, bir ütüleme cihazının özel bir örneği olarak bir buharlı ütü ile ve bir KeraMa tabakasına sahip alternatif ile sınırlıdır. Bağımlı istem 3 ayrıca olukları ve bunları yapma sürecini tanımlar.

Bağımsız istem 4, homojen olmayan bir buhar çıkışı dağılımına sahip olan dahili su deposuna sahip bir buharlı ütüye yöneliktir. Bağımlı istemler 5 ila 7, buhar çıkışlarına giden buhar dağıtım kanallarının düzenlenmesi, buhar çıkışlarının dağılımı ve su haznesini doldurmak için kullanılan açıklık ile ilgili diğer ayrıntıları tanımlar.

İstemlerin Efektif Tarihleri

İstem 1, “ve/veya” ifadesi nedeniyle üç alternatif içermektedir: biri KeraMa, biri KeraMa ve KeraSi ve son olarak KeraSi.

İstem 1a (KeraMa), istem 1b (KeraSi) ve istemler 2-5, rüçhan dokümanındaki haliyle başvuruda bulunmaktadır. Bu nedenle söz konusu istemlerin efektif tarihi rüçhan tarihi olan 14.02.2017’dir.

İstem 1c (KeraMa ve KeraSi) ise dosyalandığı şekliyle başvurunun kapsamını aşmaktadır. Zira istem 1’in orijinal hali ile ve belge olmuş hali karşılaştırıldığında “ve” alternatifinin inceleme sırasında eklendiği görülmektedir. Bu durum kapsam aşımına neden olmaktadır, zira başvuruda KeraMa ve KeraSi kaplamanın birlikte olduğu bir yapılanmadan bahsedilmemektedir.

İstem 6 ve 7 ile tarifnamenin [0017] ve [0018] nolu paragrafları rüçhan dokümanında yer almamaktadır ve başvuru esnasında eklenmiştir. Bu nedenle 6. ve 7. istemler rüçhan tarihine hak kazanmaz ve söz konusu istemlerin efektif tarihi başvuru tarihi olan 14.02.2018’dir.

Tekniğin Bilinen Durumu

Patent belgesine konu istemlerin patentlenebilirlik kriterlerini taşımadığını göstermek amacıyla tekniğin bilinen durumundaki aşağıdaki dokümanlar kullanılmıştır:

D1: EP987654321 (Yayın Tarihi: 21.10.2002)

D2: US123456789 (Başvuru tarihi: 08.11.2015, Yayın Tarihi: 12.05.2017)

D3: Buharsız ütülerin kaplanmış metalik taban plakalarının özellikleri, Kevin Fabullon, Harika Ev Dergisi, 1996, cilt 3, s.14-16

D4: CN87654321 (Yayın Tarihi: 17.03.2012)

D5: TR2005/99999 (Yayın Tarihi: 19.01.2008)

D1, D3, D4, D5 dokümanları itiraza konu patentin rüçhan tarihinden önce yayınlanmıştır ve bu nedenle tüm istemler için SMK m.83(2) kapsamında tekniğin bilinen durumunda kabul edilmiştir.

D2 dokümanı itiraza konu patentin rüçhan tarihi ile başvuru tarihi arasında yayınlanmıştır, ancak bir ABD patent başvurusu olması sebebiyle SMK m.83(3) kapsamında önceki teknik olarak kullanılamasa da, yukarıda belirtilen sebepten ötürü rüçhan tarihinden yararlanamayan 6 ve 7 nolu istemler için SMK m.83(2) kapsamında tekniğin bilinen durumunda kabul edilir.

Aşağıda patent konusu her bir istemle ilgili gerekçeli değerlendirmeler sunulmaktadır.

İstemlere ait özellik tablosuna buradan ulaşabilirsiniz.

İstem 1

İlk alternatif (İstem 1a)

İstem 1’in ilk alternatifi, Kera tipi kaplama olarak bir KeraMa katmanını tanımlar ve aşağıdaki gibi ifade edilebilir:

“Buluş bir ütüleme cihazı olup, özelliği ütüleme tarafında KeraMa tabaka ile kaplanmış bir alüminyum taban plakası (1) içermesidir.”

D3’te birinci test serisinde kullanılan, KeraMa ile kaplanmış bir alüminyum taban (patent belgesindeki paragraf [0001]’de bahsedilen taban plakası) içeren bir prototip buharsız ütüleme cihazı açıklanmaktadır.

D3’te kaplama, “ütülenecek giysi ile temas eden” “taban plakasının alt tarafı”ndadır, (bkz. paragraf [0002]- [0003]) Dolayısıyla kaplama taban plakasının ütüleme tarafındadır. İstem 1a’nın konusu, D3 açısından SMK m.83(2) kapsamında yeni değildir.

İkinci alternatif (İstem 1b)

İstem 1’in ikinci alternatifi, Kera tipi katman olarak bir KeraSi katmanını tanımlar ve aşağıdaki gibi ifade edilebilir:

“Buluş bir ütüleme cihazı olup, özelliği ütüleme tarafında KeraSi tabaka ile kaplanmış bir alüminyum taban plakası (1) içermesidir.”

D3’ün ilk test serisinin ütüleme cihazları, aynı tip cihazlarla, yani kaplanmış metalik tabanları olan ütüleme cihazlarıyla (örneğin D3’ün başlığına bakınız) ilgili oldukları ve patent belgesindeki aynı problemle ilgilendikleri (koruyucu metalik taban plakaları) için en yakın önceki tekniktir. (bkz. patent belgesi paragraf [0006] ve D3 paragraf [0003]). Bu cihazlar, ütüleme tarafında KeraMa veya KeraTix kaplama ile kaplanmış bir alüminyum taban içerir.

İstem 1b, kaplamanın bir KeraSi tabakası olması bakımından D3’teki cihazlardan farklıdır. Kera tipi kaplamanın bir örneği olarak KeraSi’nin teknik etkisi, alüminyum tabanın ütüleme tarafını bozulmaya karşı korumaktır (bkz. Patent belgesi paragraf [0006]). D3’ün tabanının ütüleme tarafındaki kaplamalar, D3’te açıklandığı gibi (paragraf [0003]) metali koruma etkisine zaten ulaşır. Bu nedenle, istem 1b ile D3’ün ilk test serisinin ütüleme cihazları üzerinde ek bir teknik etki elde edilmemektedir. Objektif teknik problem, alüminyum tabanın ütüleme tarafında alternatif bir koruyucu kaplamanın nasıl sağlanacağı olarak formüle edilmelidir.

Teknikte uzman kişi, metalik taban plakalarının koruyucu kaplamalarını içerdikleri için D3’ün ikinci test serisinin ütüleme cihazlarını dikkate alacaktır. Bu ikinci test serisinde KeraSi, koruyucu kaplamanın bir örneği olarak açıklanmıştır (bkz. D3 paragraf [0007] ve Tablo 2). Uzman kişi böylece birinci test serisinin Kera kaplamasını sorunsuz bir şekilde bir KeraSi kaplaması ile değiştirecektir. İlk test serisinde açıklanan Yur52, Yur54, Yur56 veya Yur58 ara kaplamaları Kera tipi kaplamalarla uyumlu olduğundan, bu değiştirme birinci test serisinin ütüleme cihazında daha fazla değişiklik gerektirmeyecektir (bkz. D3 paragraf [0006]).

Bu nedenle istem 1b, D3 karşısında SMK m.83(4) kapsamında buluş basamağı içermemektedir.

Üçüncü alternatif (İstem 1c)

İstem 1’in üçüncü alternatifi (1c), Kera tipi katman olarak bir KeraMa katmanını ve bir KeraSi katmanını tanımlamaktadır ve aşağıdaki gibi ifade edilebilir:

“Buluş bir ütüleme cihazı olup, özelliği ütüleme tarafında KeraMa ve KeraSi tabaka ile kaplanmış bir alüminyum taban plakası (1) içermesidir.”

Bu alternatif, orijinal istem 1’in bir parçası olmayıp inceleme sırasında eklenmiştir.

Patent belgesinin orijinal halinde, tabanın ütüleme tarafında Kera tipi bir kaplama olabilen bir kaplama açıklanmaktadır. Kera tipi kaplamaların özel örnekleri KeraSi veya KeraMa olarak sıralanmıştır. Bununla birlikte, Kera tipi kaplamanın hem KeraMa hem de KeraSi’yi içerebileceğine dair hiçbir bilgi yoktur. Taban plakası ve Kera tipi kaplama arasına bir ara kaplama uygulanabilir ve Kera tipi kaplama olarak KeraMa ve ara kaplama olarak Yur56 kombinasyonu patent belgesinde paragraf [0007]’de açıklanmıştır. Kaplamalara ilişkin patent belgesinde açıklamaların bulunduğu tek yer olan paragraf [0006]-[0007], KeraMa ve KeraSi kombinasyonu için bir dayanak sağlamamaktadır.

Bu nedenle, istem 1c dosyalandığı şekliyle başvurunun içeriğinin ötesine geçen bir konuyu içermekte, dolayısıyla SMK m.103(1)’e aykırı olarak başvuru kapsamını aşmaktadır.

İstem 2

D1, bir buharlı ütüyle ilgili olduğundan ve hâlihazırda üç malzemeden oluşan bir taban içerdiğinden en az yapısal değişiklik gerektirmesi bakımından istem 2 için tekniğin bilinen durumunda en yakın doküman olarak alınmıştır.

D1 ayrıca hafif ütülere yönelik olması bakımından istem 2 ile aynı amaçla ilgilidir (bkz. patent belgesi paragraf [0005] ve D1 paragraf [0002]).

D1, düşük yoğunluklu bir metalden (paragraf [0003]) yapılmış bir taban plakasına sahip bir buharlı ütüyü (bkz. istem, buluş başlığı veya paragraf [0001]) açıklamaktadır. Taban plakası, tabandan başlayarak sırayla bir Yur56 tabakası ve bir KeraTix tabakası ile kaplanır (bkz. paragraf [0014] “önce bir Yur56 tabakası ve sonra bir KeraTix tabakası uygulamayı…”). Yine paragraf [0014]’te KeraTix kaplamanın estetik açıdan çekici parlak bir yüzeye sahip olduğuna atıfta bulunulması, kaplamanın tabanın ütüleme tarafında olduğunu göstermektedir.

İstem 2’nin konusu, D1’deki cihazdan şu şekilde farklıdır:

a) taban plakası alüminyum bir tabandır,

b) Ütüleme tarafı KeraMa ile kaplanmıştır.

Birinci farkın teknik etkisi, hafif ütü üretimine imkân vermektir. (bkz. patent belgesi paragraf [0005]). Bu etki, D1’deki jenerik düşük yoğunluklu metal ile zaten elde edilmiştir. Birinci farkın ortaya koyduğu objektif teknik problem, spesifik bir hafif ütünün nasıl ortaya konacağı olarak yeniden formüle edilmelidir.

İkinci farkın teknik etkisi, patent belgesinde paragraf [0006]’da açıklandığı gibi kaymayı iyileştirmektir. Daha iyi kayma, örneğin D3, paragraf [0002]’de teyit edildiği gibi ütülemeyi kolaylaştırır. İkinci farkın yarattığı objektif teknik problem, ütülemeyi kolaylaştırmaktır. İki fark birlikte bir kombinasyon halinde ele alındığında iki ayırt edici özellik tarafından elde edilen sinerjik bir teknik etki yoktur, bunun yerine bağımsız olarak çözülen iki farklı kısmi problem vardır. Sonuç olarak, iki farklı kısmi problemle ilgili buluş basamağı ayrı ayrı değerlendirilebilir.[17]

İkinci farka (b) ait objektif teknik problemi çözmek için, teknikte uzman kişi, ütülemeyi kolaylaştırmakla ilgili olduğu için D3’e bakmaya motive olacaktır (bkz. paragraf [0002]). D3’te Tablo 1, ilk test serisine ait ütülerin kayma özelliklerini göstermektedir. KeraMa katmanının kayma özellikleri KeraTix katmanından daha iyidir. Teknikte uzman kişi böylece D1’deki ütünün KeraTix tabakasını bir KeraMa tabakası ile değiştirecektir.

Birinci farka (a) ait objektif teknik problemi çözmek için, teknikte uzman kişi D3’e başvuracaktır çünkü D3, düşük yoğunluklu metal taban plakalarını açıklamaktadır. Birinci test serisinin ütüleri için kullanılan düşük yoğunluklu metal alüminyumdur (D3 paragraf [0004]). D3’ün birinci test serisinde her iki kısmi problem için sağlanan çözümler, D3’ün aynı uygulamasında açıklandığı için birbiriyle de uyumludur.

Ayrıca bu düzenleme, ara katman (D3 paragraf [0005] ve [0006]) olarak bir Yur56 katmanı içerir. Teknikte uzman kişi, hafif bir ütü yapmak için uygun bir düşük yoğunluklu malzeme olarak alüminyumu seçecek ve Yur56’nın ara katmanını değiştirmeden D1’in KeraTix kaplamasını KeraMa ile değiştirecektir.

Bu nedenle, istem 2’nin konusu, D3 ile D1 beraber düşünüldüğünde SMK m.83(4) kapsamında buluş basamağı içermemektedir.

İstem 3

D1, istem 2 ile aynı nedenlerle istem 3 için de tekniğin bilinen durumunda en yakın doküman olarak alınmıştır. Ek olarak, D1 ayrıca tercih edilen ikinci düzenleme için olukları açıklar ve bu nedenle ortak özelliklerin çoğuna sahiptir.

D1’in tercih edilen ikinci düzenlemesi, patent belgesinde paragraf [0009]’da oluklar tanımını karşılayan açık kanalları (26) olan bir buharlı ütü ile ilgilidir. Bu kanallar D1’de paragraf [0011] veya [0013]’te gösterildiği gibi buhar çıkışlarından (25) başlarlar.  D1 paragraf [0014]’te geçen “yukarıdaki düzenlemeler” ifadesi, kaplamalı metalik taban plakasının tercih edilen ikinci düzenleme için de kullanılabileceğini ima etmektedir.

Bu nedenle D1, buhar çıkışlarından başlayan olukları ve ütüleme tarafında önce bir Yur56 katmanı ve ardından bir KeraTix katmanı ile kaplanmış düşük yoğunluklu metalik bir taban plakası olan bir buharlı ütüyü açıklamaktadır.

D1 (paragraf [0012]), oluklara sahip taban plakasının, 4 barlık bir basınçta karşı basınçlı döküm ve ardından cebri hava soğutması ile yapıldığını açıklamaktadır. Ürün istemi 3’te ayrıca, olukların düşük basınçlı döküm ve cebri hava soğutması ile elde edilebildiği özelliği de bulunmaktadır. Bu nedenle, istem 3’te tanımlanan proses, D1’de paragraf [0012]’den bilinen prosesle aynı değildir. İstem 3’ün bu özelliği, bir yöntem sonucu elde edilen ürün (product by process) olarak kabul edilir. Ancak bir ürün istemi, ürünün yalnızca farklı bir işlemle üretilmiş olması sayesinde yenilik niteliği kazanamaz[18]. Patent belgesi, isteme konu yöntemle bağlantılı herhangi bir spesifik ürün özelliği açıklamamaktadır, yöntemin tek avantajı uygulama kolaylığıdır (paragraf [0010]).

Başvuru tarihi 08.11.2015 olan D2, istem 3 için önceki teknik değildir ancak paragraf [0007]’de yıllardır mevcut olan yöntemlere atıfta bulunmaktadır, dolayısıyla bu yöntemlerin patent belgesinin rüçhan tarihinden (14.02.2017) önce mevcut olduğu kabul edilebilir. İstem 3’te tanımlanan yöntem ve D1’de kullanılan yöntem D2 paragraf [0007]’de belirtilmiştir. Bu paragrafta, “metalin mikro yapısının ve dolayısıyla özelliklerinin münhasıran cebri hava soğutması tarafından belirlendiğini” ifade edilmektedir. D2, istem 3’ün efektif tarihinden sonra yayınlanmış olsa bile, bu gerçeği teyit etmede dolaylı bir kanıttır.

İstem 3 ve D1’deki yöntemler ortak olarak cebri hava soğutmaya sahiptir ve bu nedenle aynı mikro yapıya sahip olukların bulunduğu taban plakalarını ortaya koyarlar. İstem 3’ün yöntemine göre oluşturulan bir oluk, D1’in yöntemiyle yapılan bir oluktan farklı değildir. Sonuç olarak, istem 3’ün ürün bazında D1’den farklı ayırt edici bir özelliği yoktur.

İstem 3’ün konusu ile D1 arasındaki farklar, istem 2’dekiyle aynıdır, dolayısıyla burada istem 2’deki buluş basamağı değerlendirmesiyle aynı mantık geçerlidir.

KeraMa’nın oluklu taban plakasının üzerine uygulanmasında herhangi bir engel yoktur, çünkü D1, Kera tipi kaplamalar ve yapılandırılmış metalik taban plakaları arasındaki uyumluluğu açıklamaktadır (paragraf [0014]).

Bu nedenle, istem 3’ün konusu, D3 ile D1 beraber düşünüldüğünde SMK m.83(4) kapsamında buluş basamağı içermemektedir.

İstem 4

D5’teki ütü, istem 4’teki ütü ile aynı şekilde evde kullanım amacına yönelik olduğundan, D5 bu istem için tekniğin bilinen durumunda en yakın doküman olarak alınmıştır. (bkz. D5 paragraf [0002] ve patent belgesi paragraf [0011]). Dahili su tankına sahip bir buharlı ütüyü açıklayan mevcut tek dokümanın D5 (bkz. Şekil 1) olması sebebiyle, istem 4’e ulaşmada en az yapısal değişiklik gerektiren dokümandır.

D5’te (istem 1 veya paragraf [0007]) dahili su rezarvuarı olan bir buharlı ütü (61) açıklanmaktadır. Bu rezervuar su depolamak içindir (D5, paragraf [0001]), dolayısıyla bu rezervuar patent belgesinde paragraf [0002]’de bahsi geçen bir haznedir. D5’te ayrıca tabandaki (62) buhar çıkışları açıklanmaktadır.

İstem 4’ün konusu, D5’teki bilinen ütüden, taban plakasının, tabanın ucunda yüksek yoğunluklu buhar çıkışları olan bir bölge ve tabanın arkasında buhar çıkışlarından yoksun bir bölge içermesiyle farklıdır.

Bu farkın yarattığı teknik etki, buhar israfını önlemek (bkz. patent belgesi, paragraf [0012]) veya düşük buhar akış hızı ile iyi bir ütüleme kalitesi sağlamaktır (bkz. patent belgesi, paragraf [0014]).

Objektif teknik problem, buna göre, buhar israfını önlemek veya su tüketimini azaltırken iyi ütüleme kalitesine imkân vermektir.

Teknikte uzman kişi, su tasarrufu sağlarken iyi bir ütüleme kalitesine de sahip buharlı ütülerle ilgili D1’e başvuracaktır (D1 paragraf [0005], [0009]).

D1’in tercih edilen birinci düzenlemesi, uç kısmında 5 cm2 başına 3 veya 4 çıkış yoğunluğuna sahip tabanı olan bir buharlı ütü ile ilgilidir (bkz. paragraf [0007]). Bu yoğunluk 10 cm2 başına 6 veya 8 çıkışa karşılık gelir. Bu değer, patent belgesindeki paragraf [0012]’de gösterildiği gibi ütüleme cihazları alanında kabul edilen “yüksek yoğunluklu” tanımına uygun düşmektedir (“10 cm2 başına en az 5 çıkış”).

Aynı düzenlemede taban plakası, buhar çıkışları olmayan bir arka bölgeye sahiptir. (paragraf [0008])

D1’in tercih edilen birinci düzenlemesi, su tasarrufu sağlarken (paragraf [0009]) iyi bir ütüleme kalitesi elde etmeyi de sağlar ve böylece objektif teknik problemi çözer.

D2 paragraf [0011], patent belgesinin rüçhan tarihinden önce mevcut olan yaygın genel bilginin kanıtı olarak kullanılabilecek 2001 yılında yayınlanan bir El Kitabına atıfta bulunmaktadır. Bu nedenle teknikte uzman kişi, D5’e göre bir ütüdeki buhar çıkış dağılımına ilişkin D1’deki öğretinin kullanılmasında herhangi bir engel olmadığının farkında olacaktır.

Teknikte uzman kişi, ortaya çıkan sorunu çözmek için D1’in tercih edilen birinci düzenlemesinden bilinen buhar çıkış dağılımını kullanacaktır. Buna göre, istem 4’ün konusu, D5 ile D1 beraber düşünüldüğünde SMK m.83(4) kapsamında buluş basamağı içermemektedir.

İstem 5

D5, istem 4 ile aynı nedenlerle istem 5 için de tekniğin bilinen durumunda en yakın dokümandır. D5, taban plakasında bir dahili su rezervuarı ve buhar çıkışları bulunan bir buharlı ütüyü açıklamaktadır.

İstem 5’in konusu, D5’teki buharlı ütüden şu bakımdan farklıdır:

(a) taban plakasının ucunda, yüksek yoğunluklu buhar çıkışlarına sahip bir bölge ve taban plakasının arkasında buhar çıkışlarından yoksun bir bölge bulunur ve

(b) buhar çıkışları, boylamasına eksenleri tabanın ütüleme yüzeyine göre 25° ve 35° arasında bir açıyla eğimli olan buhar dağıtım kanallarının bir parçasıdır.

Fark (a) istem 4 ile aynıdır, bu nedenle buradaki teknik etki ve objektif teknik problem de istem 4 ile aynıdır.

Fark (b) buharın kumaşın içinden geçerek kumaşı zorlaması yerine buharın kumaşın yüzeyi boyunca kısmen akmasına yol açan bir teknik etkiye sahiptir (patent belgesi paragraf [0015], [0016]).

Buna göre fark (b)’nin ortaya koyduğu objektif teknik problem hassas kumaşlara zarar vermemektir.

(a) ve (b) farklarının birlikte yarattığı sinerjik bir teknik etki yoktur, bunun yerine bağımsız olarak çözülen iki farklı kısmi problem vardır. Sonuç olarak, iki farklı kısmi problemle ilgili buluş basamağı ayrı ayrı değerlendirilebilir.[19]

(a) farkına dayalı objektif teknik problemin çözümü, D1’in tercih edilen birinci düzenlemesinden gelen istem 4’ünkü ile aynıdır.

(b) farkına dayalı objektif teknik problem ile ilgili olarak teknikte uzman kişi, bu objektif teknik problemi ele almış olması bakımından D4’e başvuracaktır (bkz. D4 paragraf [0003]).

D4, taban plakası boyunca uzanan buhar geçitlerini tanımlar. (bkz. D4 istem 1 veya paragraf [0004]) Bu geçitler D4’te kanallar olarak da adlandırılır (bkz. paragraf [0002]) ve buharı ütüleme yüzeyine ve kumaşa yönlendirme işlevine sahiptir. Dolayısıyla bu geçitler, patent belgesindeki istem 5’e göre buhar dağıtım kanalları olarak kabul edilebilir.

D4, uzunlamasına eksenleri ile ütüleme yüzeyi arasında 15° ila 45°, tercihen 20° ila 30°’lik bir açı oluşturulacak şekilde geçitleri eğerek ikinci teknik problemi (b) çözmektedir (bkz. paragraf [0004], [0005], istem 1). D4 için tercih edilen aralığın 30° bitiş değeri, istem 5’in 25° ila 35° aralığına girer; dolayısıyla bu özellik D4’ten bilinmektedir.

D4, eğimli geçitlerin her tür ütüleme cihazında kullanılabileceğini öğretir (paragraf [0001]), bu nedenle sadece D4’teki ütü presinde değil, D5’teki buharlı ütü için de 30°C’lik eğimli geçitlerin kullanılmasında herhangi bir engel yoktur.

Buna göre teknikte uzman kişi, iki objektif teknik probleme yönelik iki çözümü birleştirerek, istem 5’in konusuna ulaşacaktır. İstem 5’in konusu, D1 ile D4 ve D5 beraber düşünüldüğünde SMK m.83(4) kapsamında buluş basamağı içermemektedir.

İstem 6

D2’de (bkz. D2 istem 1) dahili bir su kabı olan bir buharlı ütü, yani patent belgesinde paragraf [0002] anlamında bir hazne açıklanmaktadır. D2’deki buharlı ütü, uç tarafında yüksek yoğunluklu buhar deliklerine sahip bir taban levhası içerir (istem 1). Taban plakası ve taban levhası, patent belgesi paragraf [0001]’e göre eşanlamlıdır ve yine buhar delikleri ile buhar çıkışları da eşanlamlıdır.

D2’deki paragraf [0008] şeklin ölçeğe göre çizildiğini belirttiğinden, şekilde temsil edilen cetvel kullanılarak XX’ yönündeki şekilden ölçümler elde edilebilir. Tabanın arkasındaki çıkıntıların ötesindeki bölgenin uzunluğu yaklaşık 6 cm olup, istemdeki “en az 4 cm” şartını sağlamaktadır. D2 paragraf [0010]’da, şekilde gösterilen düzenleme için nervürlerin ötesindeki bölgede buhar delikleri olmadığı belirtilmiştir. Buna göre D2’deki ütünün tabanı, tabanın arkasında buhar çıkışlarından yoksun bir bölgeye sahiptir, ve bu bölge, tabanın uzunlamasına ekseni boyunca en az 4 cm uzanır.

D2, istem 6’nın tüm özelliklerini açıkladığı için, istem 6, D2 karşısında SMK m.83(2) kapsamında yenilikten yoksundur.

İstem 7

D2, istem 7 için tekniğin bilinen durumunda en yakın doküman olarak alınmıştır, çünkü D2 de istem 7 (bkz. patent belgesi, paragraf [0011]) gibi ütüleme verimliliği (bkz. D2 paragraf [0002]) sorunuyla ilgilenir. D2 ayrıca dahili su hazneli buharlı ütülerle ilgilidir ve dahili su hazneli ütüleri açıklayan diğer doküman olan D5’ten daha fazla ortak özelliğe sahiptir.

D2, istem 6’nın tüm özelliklerini açıklamaktadır (yukarıdaki istem 6’ya bakınız), bu nedenle istem 7’nin konusu, ütünün arka kısmında su haznesinin doldurulabileceği bir açıklık olması bakımından D2’deki bilinen buharlı ütüden farklıdır.

Teknik etki, hazneyi yeniden doldurmak için daha büyük bir açıklık için daha fazla alan sağlamaktır (bkz. patent belgesi, paragraf [0018]).

Buna bağlı olarak objektif teknik problem, dahili su haznesinin yeniden doldurulmasını daha uygun hale getirmektir.

D5, dahili su hazneli buharlı ütüler (şekil 1) ile ilgilidir ve su doldurmayı kolaylaştırmak için ortaya çıkan sorunu ele almaktadır (bkz. D5, paragraf [0004]). D5, su haznesini doldurmak için kullanılan açıklığın daha büyük yapılabilmesi için açıklığın ütünün arka kısmında konumlandırılmasını öğretmektedir (istem 1, şekil 1 veya paragraf [0005] veya [0007]).

Teknikte uzman kişi böylece ortaya çıkan problemi çözmek için, D6’daki öğretiyi göz önüne alarak herhangi bir engelle karşılaşmaksızın D2’deki ütünün arka kısmına su doldurma açıklığını konumlandıracaktır.

Bu nedenle, istem 7’nin konusu, D2 ile D5 beraber düşünüldüğünde SMK m.83(4) kapsamında buluş basamağı içermemektedir.

Sonuç ve Talep

Yukarıda sunulan gerekçeler ışığında patent belgesine konu

1 ve 6 nolu istemlerin yeni olmaması, 2-5 ve 7 nolu istemlerin ise buluş basamağı içermemesi nedeniyle patent belgesinin 1-7 nolu tüm istemler itibariyle SMK m.82(1)’deki patentlenebilirlik kriterlerini sağlamadığı gerekçesiyle SMK m.99(1)(a) kapsamında hükümsüzlüğünü;

İstem 1’de inceleme aşamasında yapılan değişiklikle başvuru kapsamının aşıldığı, yeni eklenen alternatifin SMK m.103(1)’e aykırılık teşkil ettiği gerekçesiyle söz konusu alternatifin de SMK m.99(1)(c) kapsamında hükümsüzlüğünü

saygılarımızla talep ederiz.



Buluş Basamağı Kriteri İçin En Yakın Dokümanın Seçimi Üzerine Bir Değerlendirme

Buluş basamağını değerlendirirken tekniğin bilinen durumundaki en yakın dokümanı tespit etmek kolay olmayabilir. Yukarıdaki itirazlarda buluş basamağı değerlendirmesi sırasında istemlere karşı kullanılan en yakın doküman seçimlerini farklı şekilde yapabilir miydik?[20]

Değerlendirmeye geçmeden önce istemlerin ve dokümanlarımızın ne tür ütülerle ilgili olduklarını listeleyelim:

İstem 1: Alüminyum plakalı genel ütüleme cihazı

İstem 2: Alüminyum plakalı buharlı ütü + kaplama özellikleri

İstem 3: Alüminyum plakalı buharlı ütü + Buhar çıkışları ve oluklara ait özellikler

İstem 4–7: Dahili su hazneli buharlı ütü + Buhar çıkışları ve hazneye ait özellikler

D1: Harici su tanklı buharlı ütü

D2: Dahili su hazneli buharlı ütü (sadece istem 6-7 için önceki teknik)

D3: Buharsız ütüleme cihazı

D4: Profesyonel buharlı ütü makinesi

D5: Dahili su hazneli buharlı ütü

Bu yazıdaki itirazda bağımsız istem 4’e karşı en yakın doküman olarak D5 alınmış ve istemin D1 ışığında buluş basamağı içermediği ileri sürülmüştür. Peki bu istem için en yakın dokümanı D1 alarak buluş basamağına saldırabilir miydik?

Her ne kadar D1’deki buhar çıkışları istem 4’te bahsedilene benzese de istem 4 ev tipi dahili su hazneli buharlı ütülerle ilgiliyken D1 harici su tanklı profesyonel buharlı ütülerle ilgilidir. Buluş basamağı saldırısı için teknik olarak isteme yakın bir başlangıç dokümanı bulmaya çalışılmalıdır. Patent belgesinde (bkz. paragraf [0011]) ütünün ev kullanımı için tasarlandığı belirtilmiştir. D1 ise profesyonel kullanıma yönelik bir ütüdür. Eğer D1’den başlayarak istem 4’e ulaşmaya çalışırsak teknikte uzman kişinin D1’deki harici su tankının ütüye nasıl dahil edileceği problemini çözmesi gerekecektir. Ve bunu D5’ten yararlanarak gerçekleştirmesi pek mümkün değildir, zira ütüde çok sayıda yapısal değişiklikler yapması gerekecektir ve bunlar D5’ten çıkarılamamaktadır. Üstelik D1’in amacı daha hafif bir ütü gövdesi yapmak olup (paragraf [0002]) harici su tankını ütüye dahil etmek bu amacın tersi yönde yol almak olacaktır. Oysaki D5 ev kullanımına uygun olması açısından istem 4 ile aynı amaçla kullanılmaktadır ve dahili su hazneli buharlı ütü olması sebebiyle istem 4’e en yakın doküman olarak seçilirse, teknikte uzman kişi yukarıdaki itirazda açıklandığı şekilde en az yapısal değişiklikle D1’deki buhar çıkışları yapılanmasını D5’e adapte edecektir.

Bir istem için tekniğin bilinen durumunda en yakın dokümanı seçerken buluşla aynı alanda olan ve benzer amaca, teknik etkiye sahip bir dokümanla başlanmasında fayda vardır. Ancak burada amaç ve teknik etkiden kastedilen objektif teknik problem ortaya konurken kullanılan farklı unsurun ortaya koyduğu teknik etki değildir. Burada kastedilen genel olarak buluşun amacı ve ortaya koyduğu etkidir.[21] Buluşun amacı ile objektif teknik problem karıştırılmamalıdır. Zira objektif teknik problem, en yakın doküman seçildikten sonra ortaya çıkar ve seçilen dokümana bağlı olarak problem de değişebilir, ancak buluşun amacı daha geneldir. Örneğin buluşun amacı evde kullanım amacıyla geliştirilen bir buharlı ütü olarak düşünülebilir. Fakat buluşun amacını buhar israfını ve su tüketimini önlemek olarak ortaya koyarsak ve bu problemi çözen D1 dokümanını en yakın doküman olarak seçersek istem 4’e ulaşmakta zorluk çekeriz.

“En yakın doküman” (closest prior art) ifadesi aslında oldukça yanıltıcıdır.[22] Böyle ifade edilince sanki yalnızca tek bir doküman buluşa en yakın doküman olabilir zannedilmektedir. Oysaki birden fazla doküman “en yakın doküman” olma özelliğine sahip olabilir. Bu nedenle EPO kararlarında “en yakın doküman” kavramının sıklıkla “en umut verici başlangıç ​​noktası” ya da “en umut verici sıçrama tahtası” ifadeleriyle eşanlamlı kullanıldığı görülmektedir.[23] Buna göre asıl kriter “yakın”lıktan çok elverişliliktir. (feasibility) Buluş basamağı olmadığını gösterirken belirleyici olan, başlangıç noktasının buluşa yakınlığı değil, başlangıç noktası veriliyken oluşan yolun gerçekleşme olasılığıdır.[24] (bkz. Şekil 4)

Şekil 4[25]: Buluş basamağı olmadığını gösterirken belirleyici olan, başlangıç noktasının buluşa yakınlığı değil, başlangıç noktası veriliyken oluşan yolun gerçekleşme olasılığıdır. Şekilde Doküman 1, uzaklık olarak aşikârlık şatosuna en yakın doküman gibi görünse de gidilecek yol bakımından Doküman 3 en elverişli seçenektir.

Bu bakımdan bazen istemle pek çok ortak özelliği bulunsa da, bir doküman en yakın olarak seçilemeyebilir. Örneğin istem 2’ye karşı yukarıdaki itirazda en yakın doküman olarak D1 seçilmiş ve D3 ışığında buluş basamağı olmadığı ileri sürülmüştür. Peki D3 en yakın doküman olabilir miydi? D3’ün özelliklerine baktığımızda, istem 2’den farklı olarak cihazın buharlı ütü değil buharsız ütü olduğunu görüyoruz. Diğer özelliklerin hemen hepsi D3’te bulunuyor. D1’de ise istem 2’yle karşılaştırıldığında alüminyum taban ve KeraMa kaplama farklılıkları sebebiyle aslında daha az ortak özellik var gibi gözüküyor. O halde neden D3’ü en yakın doküman olarak seçmeyelim? D3’ü en yakın doküman alan teknikte uzman kişi için aradaki tek fark ütünün buharlı olması gibi gözüküyor. D5 paragraf [0001]’de belirtilen buharlı ve buharsız ütülerle ilgili bilgiyi kullanarak istem 2’ye ulaşılması mümkün müdür?

Gerçekten de istem 2 ile D3 arasındaki tek fark ütünün “buharlı” olması gibi görünüyor ancak farkın tek bir kelime olması bizi teknikte uzman kişinin her zaman bu farka D1’de eksik olan iki farktan daha kolay ulaşacağı anlamına gelmeyecektir. Zira D5 paragraf [0001]’de buharlı ütülerin buharsızlardan çok farklı ve daha sofistike bir yapıya sahip olduğu belirtilmektedir. Buna göre burada buluşun alanını “ütüleme cihazları” olarak almak yerine “buharlı ütüler” olarak almak daha mantıklı olacaktır zira buharsız ütüden buharlı ütüye ulaşmak için çok sayıda yapısal değişiklik gerekecektir. Yine istemin amacını, teknik alandan bağımsız olarak değerlendirerek ona göre en yakın dokümanı seçmek de hatalı sonuç verebilir. Örneğin istem 2’nin amacını taban plakasının korunması olarak değerlendirip D3’te de aynı amacı gerçekleştiren katmanlar bulunması sebebiyle D3’ü en yakın doküman seçmek doğru olmayacaktır, zira bu seçimde teknik alan dikkate alınmamıştır. Seçim yapılırken buluşun amacı ve teknik alan da dikkate alınmalıdır. Farklılıkları kodlayarak gösterelim:

Buharlı ütüler: A

Buharsız ütüler: B

Alüminyum tabaka: c

Yur56 ve KeraMa kaplı taban: d

İstem 2: A + c + d = A’

D1: A + c’ + d’ = A’’

D3: B + c + d = B’

Görüldüğü gibi istem 2 buharlı ütülerde bir geliştirme (A’) ile ilgilidir. D1 yine buharlı ütülerde bir başka geliştirme (A’’) ile ilgiliyken D3 buharsız ütülerde bir geliştirme (B’) ile ilgili olması sebebiyle aslında farklı bir yapılanmadır. Buharsız ütüyle başlayıp buharlı ütüde bir geliştirmeye ulaşmak pek olası değildir.[26] Burada hataya düşülmesinin bir başka sebebi de istemdeki her özelliğin aynı ağırlığa sahip olduğunu varsayarak dokümanlar arasında oluşan fark adedinin içeriğe bakılmaksızın karşılaştırılmasıdır. Örneğin sayısal olarak istem 2 ile D1 arasında iki fark varken istem 2 ile D3 arasında tek fark vardır. Ancak bu tek farktan dolayı ortaya çıkan diğer yapısal/işlevsel farklılıklar (su tankı, buhar üretim ünitesi, buhar çıkışları, kontrol ünitesi, elektronik devreler vb.) hesaba katılmazsa en yakın doküman yanlış seçilebilir. Bu nedenle en yakın doküman seçilirken istemle maksimum sayıda aynı teknik özelliklere sahip olmak tek ve ilk belirleyici kriter olmamalı, öncelikle buluşun amacı, amaçlanan kullanım ve elde edilecek etkiler vb. açılardan en yakın doküman tespit edilmeye çalışılmalıdır.[27]

En yakın dokümanın seçiminde birincil kriter istemle aynı amaç için tasarlanmış veya aynı amaca yönelik, benzer bir kullanıma karşılık gelen veya aynı veya benzer bir teknik etkiyle ilgili olmalı veya en azından aynı veya yakından ilgili bir teknik alana ait olmalıdır.[28] İkincil önemdeki kriter ise dokümanın isteme konu buluşa ulaşmak için minimum yapısal ve işlevsel modifikasyon gerektiren nitelikte olması ve en çok ortak teknik özelliğe sahip olmasıdır.[29]

Sonuç olarak “en yakın doküman” tespitinde “maksimum sayıda aynı teknik özellikler” vb. bir soyut metrik kavramı ilk belirleyici faktör olarak kullanmak doğru olmayacaktır. Buluş basamağının bulunmadığına ilişkin her itirazın kendi esasları içinde değerlendirilmesi gerekir ve başlangıç ​​noktası olarak seçilmesi düşünülen bir doküman, yalnızca görünüşte daha umut verici olan önceki tekniğe ait bir başka doküman mevcut olduğu için hariç tutulmamalıdır.[30] Eğer seçilmiş bir en yakın doküman ile istemin buluş basamağı olmadığı gösterilebiliyorsa, bu dokümanın neden en yakın doküman olarak seçildiğini gerekçelendirmeye gerek kalmayacaktır.[31] Sonuç olarak, başvuru sahibi, daha umut verici bir sıçrama tahtasının mevcut olduğunu (en yakın doküman seçiminin yanlış olduğunu) ileri sürerek, istem konusunun buluş basamağından yoksun olduğu iddiasını çürütemez. İstem konusu buluşun aşikâr olmadığı sonucuna ulaştıran bir doküman, onu aşikâr gösteren dokümandan “daha yakın” olamaz, çünkü bu durumda ilk dokümanın, buluşa ulaşmak için en umut verici sıçrama tahtasını temsil etmediği açıktır.[32]

En yakın doküman seçerken dikkate alınan bir başka husus da seçilen dokümandaki problemin tanımıyla ilgilidir. Örneğin patent belgesinde (paragraf [0006]) KeraMa kaplamanın kaymayı diğer kaplamalara kıyasla iyileştirdiğinden bahsetmektedir. İstem 2 ile D1 karşılaştırıldığında D1’de KeraMa kaplama bulunmadığı görülmektedir. Buna göre D1’deki ütüde kaymayla ilgili bir problem olduğundan (ya da en azından iyileştirilmesinin mümkün olduğundan) bahsedilebilir. Bu problemi göz önüne alan teknikte uzman kişi D3’te bu problemi çözen tabaka yapılanmasını dikkate alarak istem 2’ye konu çözüme ulaşacaktır.[33] Ancak en yakın doküman olarak D3’ü alırsak, istem 2 ile arasındaki fark buharlı/buharsız ütü olması sebebiyle D3’ün yalnızca taban plakasını alıp ütünün kalan tüm diğer kısımlarını D1’den karşılamamız gerekecektir. Ancak buradaki sıkıntı, aslında D3’teki taban plakasında geliştirme yapmak için bir sebep olmamasıdır. D3’teki buharsız ütünün taban plakasında nasıl bir geliştirme yapalım ki istem 2’deki buharlı ütüye ulaşalım? Teknikte uzman kişinin bu soruya cevap vermesi zordur.[34] Buharlı bir ütüde geliştirme yapmak isteniyorsa buharlı ütüden başlamak daha mantıklıdır. Bilinçli şekilde başlangıç noktası olarak seçilen doküman yalnızca buluş konusunu seçmeyi sağlamaz, aynı zamanda geliştirme yapılacak konuyu da tanımlar.[35]

Bir dokümanın yenilik değerlendirmesi açısından ilgili isteme en yakın olarak değerlendirilmesi, onu otomatik olarak buluş basamağı değerlendirmesinde de en yakın doküman yapmaz, zira doküman benzer bir alanda değilse veya benzer bir problemle ilgili değilse teknik özelliklerdeki benzerlikler tesadüfi nitelikte olabilir. Yenilik değerlendirmesi sadece teknik özelliklerin bulunup bulunmadığına yönelik bir değerlendirme iken, buluş basamağında teknikte uzman kişinin yalnızca bilinen bir cihazı değiştirip değiştiremeyeceğine göre değil, bunu teknik bir fayda beklentisiyle yapıp yapmayacağına karar verilir. Bu nedenle belirtilen bir teknik problemi çözme beklentisi, bu tür bir değişiklik için tek teşvik olabilir. Böyle bir durumda, bu tür bir modifikasyonla çözülecek problem göz ardı edilemez, çünkü bu, önceki tekniğin kabul edilemez bir ex-post facto analizine yol açacaktır.[36] D3’teki buharsız ütünün taban plakasının tüm üst yüzeyini kaplayan ısıtma elamanını [paragraf 0004] kaldırıp yerine buharı ütüye ait unsurları  (örneğin su tankı, buhar üretim ünitesi, buhar çıkışları, kontrol ünitesi, elektronik devreler vb.) yerleştirmek suretiyle istemdeki buharlı ütüye ulaşılması mümkün değildir. Teknikte uzman kişinin bunu yapabilmesi için çözümü bilerek hareket etmesi gerekir ki bu kabul edilemez. Zira bir problemin çözümü size gösterildiğinde ve onu artık benimsediğinizde çözüm size basit gelecektir.

İstem 1b üzerinden bir başka değerlendirme yapalım. İstem 1b alternatifinde KeraSi kaplı alüminyum taban plakasına sahip bir ütüleme cihazından bahsedilmektedir. D3’ün birinci yapılanmasında (birinci test serisi) KeraMa kaplı alüminyum taban plakasına sahip bir ütüleme cihazından bahsedilmektedir. D3’ün ikinci yapılanmasında (ikinci test serisi) KeraSi kaplı Medur alaşımlı taban plakasına sahip bir ütüleme cihazından bahsedilmektedir. [Burada yenilik değerlendirmesi ile ilgili bir parantez açalım: İki yapılanmayı birleştirerek tek bir yapılanma gibi düşünüp istem 1b’nin D3 karşısında yeni olmadığını ileri sürmek doğru olmayacaktır. Zira aynı dokümanın içinde bile olsa farklı yapılanmalara ait özellikler birleştirilerek istemin yeniliğine saldırılamaz.[37]] Peki isteme en yakın doküman olarak hangi yapılanmayı almalıyız?

Eğer ikinci yapılanmayı (ikinci test serisi) en yakın önceki teknik olarak alırsak istem 1b ile arasındaki fark alüminyum yerine Medur alaşımı kullanımı olacaktır. Ancak bu yapılanmada Yur74 ve KeraSi kullanılmaktadır (paragraf [0007]) ve Yur74’ün alüminyuma yapışmadığından bahsedilmektedir. (paragraf [0005]) Bu durumda ikinci yapılanmadan yola çıkarak ilk yapılanmadaki alüminyumu Medur ile değiştirmek istediğimizde Yur74 problemiyle karşılaşırız. Buluş basamağı değerlendirilirken, iki dokümandaki öğretilerde çelişki/uyuşmazlık varsa bu dokümanlar birleştirilmemelidir.[38] Oysaki birinci yapılanmayla başladığımızda, istem 1b ile aradaki fark KeraMa yerine KeraSi kullanımı olacaktır. KeraSi’nin teknik etkisi, alüminyum tabanın ütüleme tarafını bozulmaya karşı korumaktır (bkz. Patent belgesi paragraf [0006]). D3’ün tabanının ütüleme tarafındaki kaplamalar, D3’te açıklandığı gibi (paragraf [0003]) metali koruma etkisine zaten ulaşmaktadır. Bu nedenle, istem 1b ile D3’ün ilk test serisinin ütüleme cihazları üzerinde ek bir teknik etki elde edilmemektedir. Objektif teknik problem, alüminyum tabanın ütüleme tarafında alternatif bir koruyucu kaplamanın nasıl sağlanacağıdır. Teknikte uzman kişi, metalik taban plakalarının koruyucu kaplamalarını içerdikleri için D3’ün ikinci yapılanmadaki ütüleme cihazlarını dikkate alacaktır. Bu ikinci yapılanmadaki KeraSi, koruyucu kaplamanın bir örneği olarak açıklanmıştır (bkz. D3 paragraf [0007] ve Tablo 2). Uzman kişi böylece birinci test serisinin Kera kaplamasını sorunsuz bir şekilde bir KeraSi kaplaması ile değiştirecektir. İlk test serisinde açıklanan Yur52, Yur54, Yur56 veya Yur58 ara kaplamaları Kera tipi kaplamalarla uyumlu olduğundan, bu değiştirme birinci test serisinin ütüleme cihazında daha fazla değişiklik gerektirmeyecektir (bkz. D3 paragraf [0006]).

Buluş basamağı değerlendirmesi sırasında başlangıç ​​noktası olacak dokümanı seçmekte her ne kadar esasen özgür olsanız da, yaptığınız seçimin ilgili alanda uzman kişinin teknik bilgisi üzerindeki etkileri de hesaba katılmalıdır. Örneğin buluş, bir motorlu taşıtta kullanım için bir aktüatörün ve mahfazanın sabitlenmesi için bir cihazla ilgiliyse ve tekniğin bilinen durumunda en yakın doküman olarak çamaşır kurutma makinesi için bir sabitleme cihazı kullanılırsa teknikte uzman kişinin çamaşır kurutma makinelerinde uzman olduğu kabul edilecektir. Bu durumda da bu uzmanın motorlu taşıtlar için geliştirilen buluş konusu cihaza ulaşması beklenemez. Problem-çözüm yaklaşımının mantığı, teknikte uzman kişinin kendi teknik alanına giren bilinen bir nesneyi geliştirmeyi veya değiştirmeyi amaçladığı ilkesinden başlar. Söz konusu bilinen nesne, ilgili teknikte uzman kişinin bilgisine ait olması gerektiğinden, bu konuda uzman olması gereken kişi ile başlangıç ​​noktası olarak kabul edilen şey arasında belirli bir ilişki vardır ve bunun tersi de geçerlidir. Otomotiv teknolojisi alanında uzman bir kişinin çamaşır kurutma makinelerinin iç detayını bilmediği kabul edilir. Bir çamaşır kurutma makinesi sabitleme cihazını otomotiv teknolojisinde kullanmak üzere modifiye ederek buluşa ulaşmaya çalışan otomotiv konusunda uzman kişi böyle bir durumda ex post facto analizi yapmış olma hatasına düşecektir ki bu kabul edilmez bir durumdur.[39] Otomotiv konusunda uzman kişi çamaşır kurutma makinelerinin iç detayını bilmediği için çözüm ona gösterilmelidir ki buluş konusu isteme ulaşabilsin. Ancak bir problemin çözümü size gösterildiğinde ve onu artık benimsediğinizde çözüm size basit gelecektir ve buluş basamağı değerlendirmesinde buna izin verilemez.

Aslında buluş basamağı değerlendirmesinde bir ikilem vardır. Uzman, önce buluş hakkında detaylı bilgi sahibi olarak tekniğin bilinen durumundaki en yakın dokümanı tespit eder. Daha sonra bu dokümana göre “nesnel olarak” çözülen sorunu belirler. Bütün bunları da buluşa iyice hakim olarak yapar. Ancak sonraki adımda aşikârlık sorusunu değerlendirirken buluşu tamamen unutması gerekir. Bu, kullanılan metodolojiden bağımsız olarak, buluş basamağının belirlenmesinde muhtemelen en zor iştir.[40] “Problem-çözüm yaklaşımı” buluş basamağı değerlendirmesinde, her durumda mükemmel çalıştığı söylenemese de, mümkün olduğu kadar objektif bir bakış açısı sunmayı amaçlaması açısından oldukça faydalıdır.

Şekil 5: Buluş basamağını değerlendiren uzman buluşun detaylarına hakim olup, en yakın dokümanı tespit edip farkları ortaya koyduktan sonra hafızasını silerek geri görüş önyargısına kapılmadan değerlendirmesini yapmalıdır.

Sonuç olarak buluş basamağı değerlendirmesinde tekniğin bilinen durumundaki en yakın dokümanın doğru seçilmesi büyük önem arz etmektedir. Dokümanın yanlış seçilmesi bazı durumlarda yanlış sonuca ulaşmaya neden olabilmektedir. Eğer en yakın doküman seçiminden emin olunamıyorsa, itiraz hazırlanırken, mevcut olasılıkları değerlendirerek en uygun dokümanın hangisi olduğu tespit edilmeye çalışılabilir. Örneğin D1 en yakın doküman alındığında ve D2 ile birleştirildiğinde buluş basamağı olduğu sonucuna varılıyorsa ve D2 en yakın doküman alındığında ve D1 ile birleştirildiğinde buluş basamağı olmadığı sonucuna varılıyorsa en yakın doküman olarak D2 alınmalıdır.[41] Ancak bu, itiraz sahiplerinin itirazlarında bütün olası saldırı kombinasyonlarını deneyerek bir sonuç elde etmeye çalışabileceği anlamına gelmemelidir.[42]

Mevcut örneklerden de görüldüğü üzere, yaptığınız itirazda buluş basamağına saldırırken birlikte kullanacağınız iki dokümanı doğru seçmiş olsanız bile hangi dokümanı başlangıç noktası olarak kullandığınıza bağlı olarak yine de yanlış sonuca ulaşmanız olasıdır. Buluş basamağı değerlendirmesinde 1+2 ile 2+1 çoğu zaman aynı sonucu vermeyecektir. Bir belgeyi hükümsüz kılmaya bu kadar yaklaşmışken sonuç alamamış olmak istemiyorsanız itirazlarınızda en yakın doküman seçimini dikkatlice yapınız. İtirazınızı değerlendirecek olan YİDD Kurulu, itirazları incelerken taleple ve gerekçeyle bağlıdır.[43] Bu nedenle eğer itirazınızda örneğin D1’i en yakın doküman alıp D2 ile birleştirmişseniz ve Kurul bu argümanı değerlendirip buluş basamağı olduğu sonucuna varmışsa, D2 en yakın doküman alındığında ve D1 ile birleştirildiğinde buluş basamağı olmadığını göstermek mümkün olsa bile siz böyle bir itirazda bulunmadığınız için Kurul bu olasılığı değerlendirmeyecektir.

İtiraz Sonrası Süreç

Kurum, patentin verilmesi kararının Bültende yayımlanmasının ardından geçen 6 ayın bitiminden itibaren yapılan itiraz(lar)ı patent sahibine bildirir. Patent sahibi bu bildirim tarihinden itibaren üç ay içinde görüşlerini sunabilir veya patentte değişiklikler yapabilir.[44]

Patent sahibinin, patentte değişiklik yapması durumunda değişen metin ile bu değişikliklerin metin içerisinde nerelerde yapıldığının açık ve anlaşılır bir şekilde gösterildiği sayfalar da Kuruma sunulur. Değişiklikler, içerik olarak açık ve anlaşılır nitelikte olmalıdır.[45]

İtiraz, patent sahibinin görüşleri ve patentte değişiklik talepleri de dikkate alınarak, YİDD Kurulu tarafından incelenir.

Kurul, patentin veya değiştirilmiş hâlinin SMK’ya uygun olduğu görüşündeyse patentin ya da varsa değiştirilmiş hâlinin devamına, uygun olmadığı görüşündeyse patentin hükümsüzlüğüne karar verir ve bu durumda SMK m.139’da belirtilen hükümsüzlük sonuçları doğar. Hükümsüzlük kararı Bültende yayımlanır.[46] Patentin hükümsüzlüğü kararının sonuçları geçmişe dönük olarak etkili olur ve patent veya patent başvurusuna SMK ile sağlanan koruma hiç doğmamış sayılır.[47]

Kurul, patentin veya değiştirilmiş hâlinin SMK’ya kısmen uygun olduğu görüşündeyse patentin bu kısım itibarıyla devamına karar vererek patent sahibinden bildirim tarihinden itibaren iki ay içinde gerekli değişiklikleri yapmasını ister. Söz konusu değişikliğin yapılmaması veya yapılan değişikliğin kabul edilmemesi hâlinde patentin hükümsüzlüğüne karar verilir ve bu durumda SMK m.139’da belirtilen hükümsüzlük sonuçları doğar. Hükümsüzlük kararı Bültende yayımlanır.[48]

İtiraz sonucunda verilen nihai karar Bültende yayımlanır. Patentin değiştirilmiş hâliyle devamına karar verilmesi durumunda, patentin değiştirilmiş hâli Bültende yayımlanır.[49]

Kurul kararları Kurumun nihai kararı olup, bu kararlara karşı Kurum nezdinde tekrar itiraz edilememektedir.[50] Kurulun nihai kararlarına karşı, kararın bildiriminden itibaren iki ay içinde Ankara Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde dava açılabilir.[51]

Ancak, Kurul kararının tarafı olan kişiler, gerekçelerini yazılı olarak belirtmek suretiyle karardaki maddi hataların düzeltilmesini isteyebilir. Kurul, herhangi bir talep olmaksızın maddi hata tespit etmesi halinde, maddi hataları resen düzeltir.[52] Kurul, maddi hata düzeltme taleplerini, talebin ilgili kurula havale edildiği tarihten itibaren bir ay içinde karara bağlar ve sonuç ilgilisine tebliğ edilir.[53] Bu durumda Kurulun nihai kararlarına karşı, maddi hataların düzeltilmesine ilişkin kararın bildiriminden itibaren iki ay içinde Ankara Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde dava açılabilir.[54]

TÜRKPATENT Nezdinde Yapılan İtiraz ile Mahkemeye Yapılan Hükümsüzlük Talebi Süreçleri Arasındaki Bazı Farklar

Burada SMK m.99 itirazları ile Mahkemede açılan hükümsüzlük taleplerinin değerlendirilmesi arasındaki önemli bir farka dikkat çekmekte yarar var. SMK m.138 kapsamında Mahkemede hükümsüzlük davası açıldığında patent sahibi itiraza cevaben istemlerinde değişiklik yapamamaktadır. Oysa m.99 kapsamındaki itiraz karşısında böyle bir hakkı vardır ve Kurul değiştirilmiş istemler üzerinden değerlendirmesini yapar.[55]

Yapılan değerlendirme açısından da bazı farklılıklar vardır. SMK m.99 kapsamında yapılan itirazda Kurul, patentin veya değiştirilmiş hâlinin bu Kanuna kısmen uygun olduğu görüşündeyse patentin bu kısım itibarıyla devamına karar vererek patent sahibinden bildirim tarihinden itibaren iki ay içinde gerekli değişiklikleri yapmasını ister.[56] Bir örnek verelim. Bu yazıdaki itiraza konu patent belgesinin istem 1’inde üç alternatif bulunuyordu ve bu alternatiflerden biri daha sonra eklendiği için başvuru kapsamını aştığı gerekçesiyle SMK m.99(1)(c) kapsamında hükümsüzlüğü talep edilmişti. Şimdi istem 1’deki diğer iki alternatifin patentlenebilir olduğunu varsayalım. Bu durumda Kurul SMK m.99(6)’ya dayanarak patent sahibinden kapsam aşan alternatifi çıkarmasını isteyecek ve yapılacak değişikliğin ardından kalan iki alternatifi içeren istem 1 belge olarak yoluna devam edecektir.

Ancak Mahkemede açılan hükümsüzlük davasında değerlendirme farklı olacaktır. Zira hükümsüzlük nedenleri patentin sadece bir bölümüne ilişkinse sadece o bölüm ile ilgili istem veya istemler iptal edilerek kısmi hükümsüzlüğe karar verilebiliyor olsa da bir istemin kısmen hükümsüzlüğüne karar verilememektedir.[57] Bu nedenle eğer istem 1’deki alternatiflerden biri için hükümsüzlük hali oluşuyorsa istem kısmen hükümsüz kılınamayacağı için ve istemde değişiklik yapma imkânı da bulunmadığı için istem tümüyle hükümsüz kılınacaktır.

Kimlerin patente itirazda bulunabileceği hususunda da farklılık vardır. Mahkemede patente karşı bir hükümsüzlük davası açabilecekler Kanunda şöyle açıklanmıştır: “Menfaati olanlar, Cumhuriyet savcıları veya ilgili kamu kurum ve kuruluşları patentin hükümsüzlüğünü isteyebilir.”[58] SMK m.99 itirazları ise her türlü gerçek veya tüzel kişi tarafından yapılabilmektedir zira ilgili maddede yalnızca “üçüncü kişiler” ifadesi yer almaktadır. Ancak YİDD Yönetmeliğinde “işlemlerin tarafı olan ve karar nedeniyle menfaati etkilenen kişiler”in itiraz edebileceği belirtilmiştir.[59] Kanaatimizce Kanuna uyumsuz olan bu Yönetmelik maddesinin değiştirilmesi gerekir ancak bu sefer de SMK m.20’yle Yönetmeliğin uyumsuzluğuna yol açmamak adına marka ve patentte kimlerin itiraz edebileceği Yönetmelikte ayrı ayrı ifade edilmesi gerektiği düşünülmektedir.

Mustafa Güney ÇALIŞKAN

Kasım 2021

guneycaliskan@gmail.com


DİPNOTLAR

[1] EQE 2019 Paper C, https://www.epo.org/learning/eqe/compendium/C.html

[2] 6769 SMK m.99(1).

[3] 6769 SMK m.82(2).

[4]6769 SMK m.82(3).

[5] EPO’da bu tür itirazlara https://www.epo.org/law-practice/case-law-appeals/advanced-search.html adresinden “keyword” alanına “Exclusion from patentability” yazarak ulaşılabilir.

[6] Successful European oppositions (part II) Analysis for the patent information professional, Aalt van de Kuilen, World Patent Information Volume 45, June 2016, Page 59, Table 4.

[7] YİDD Yönetmelik m.5.

[8] YİDD Yönetmelik m.6(2).

[9] https://portal.turkpatent.gov.tr/anonim/arastirma/patent/dosya-takibi

[10] Pandemi koşulları nedeniyle TÜRKPATENT’te dosyaların fiziksel inceleme işlemine belirsiz bir süre boyunca ara verilmiştir.

[11] Güncel ücretlere https://www.turkpatent.gov.tr/TURKPATENT/fees/informationDetail?id=117 adresinden ulaşılabilir.

[12] Ancak Mahkeme, patentin verilmesi hakkındaki nihai karar Bültende yayımlanmadan ya da itiraz sonucunda verilen nihai karar Bültende yayımlanmadan patentlenebilirliğe yönelik yapılan hükümsüzlük talebine ilişkin olarak karar veremez. Bkz. 6769 SMK m.138(2).

[13] Henüz belge olmamış patent başvurularına da itiraz edebilirsiniz: Patent başvurusunun yayımlandığı tarihten itibaren üçüncü kişiler, patent başvurusuna konu olan buluşun patent verilebilirliğine ilişkin görüşlerini sunabilir. Ancak bu kişiler, bu aşamada Kurum nezdindeki işlemlere taraf olamaz. Bkz. 6769 SMK m.97(2). Bu madde faydalı modeller için de kullanılabilir. Bkz. SMK Yönetmelik m.120(3).

[14] 6769 SMK m.143(11).

[15] 6769 SMK m.143(8).

[16] 6769 SMK Yönetmelik m.105(2).

[17] EPO Guidelines for Examination, G – VII, 5.2 Formulation of the objective technical problem, https://www.epo.org/law-practice/legal-texts/html/guidelines/e/g_vii_5_2.htm & G – VII, 6. Combining pieces of prior art, https://www.epo.org/law-practice/legal-texts/html/guidelines/e/g_vii_6.htm

[18] EPO Guidelines for Examination, F – IV, 4.12 Product-by-process claim, https://www.epo.org/law-practice/legal-texts/html/guidelines/e/f_iv_4_12.htm &  T150/82, https://www.epo.org/law-practice/case-law-appeals/recent/t820150ep1.html

[19] EPO Guidelines for Examination, G – VII, 5.2 Formulation of the objective technical problem, https://www.epo.org/law-practice/legal-texts/html/guidelines/e/g_vii_5_2.htm & G – VII, 6. Combining pieces of prior art, https://www.epo.org/law-practice/legal-texts/html/guidelines/e/g_vii_6.htm

[20] Bu bölümdeki örnekler EQE forumlarında yapılan tartışmalardan derlenmiştir. Bkz: Delta Patents Paper C 2019 Ironing device, http://eqe-c.blogspot.com/2019/02/paper-c-2019-ironing-device.html & Tutors‘ Report on the EQE 2019 Papers, https://information.patentepi.org/issue-4-2019/tutors-report-on-the-eqe-2019-papers.html

[21] T1148/15, Reason 4.7.2.

[22] T 0405/14, Reasons 19.

[23] Bkz. T 824/05, Reason 6.2; T1742/12, Reasons 6.5; T 1518/17. Ayrıca bkz: Is the “closest prior art” a misleading concept?; Daniel Wise, Peter Herrick & James Channer; 21 Oct 2020, https://www.carpmaels.com/is-the-closest-prior-art-a-misleading-concept/

[24] T 0694/15, Reasons 13.

[25] Görsel şu adresteki görselden değiştirilerek kullanılmıştır: Why Talk About Non-Traditional Assessment Models?, https://offices.depaul.edu/center-teaching-learning/assessment/assessing-learning/Pages/non-traditional-assessment-models.aspx

[26] EPO Case Law of the Boards of Appeal, I. D. 3.6. Consequences of choosing a certain starting point, https://www.epo.org/law-practice/legal-texts/html/caselaw/2019/e/clr_i_d_3_6.htm & T 570/91, https://www.epo.org/law-practice/case-law-appeals/recent/t910570eu1.html : Teknikte uzman kişi belirli bir kompresör pistonundan başlamayı tercih ederse ve buna en yakın doküman olarak karar verirse, kompresör pistonunu daha da geliştirebilir, ancak bu geliştirmenin normal sonucu olarak bir içten yanmalı motor pistonuna değil, yine bir kompresör pistonuna ulaşacaktır.

[27] T 870/96.

[28] T1148/15, Reason 4.2.

[29] T1148/15, Reason 4.2.

[30] T 0405/14, Reasons 19. Ayrıca bkz. T1841/11, Reasons 4.1: İsteme konu buluşla aynı amaca ilişkin önceki tekniğin mevcut olmasına rağmen (burada: bir silikon-germanyum film içeren bir yarı iletken substratın üretilmesi), yine de benzer bir amaç ile ilgili en yakın önceki tekniğe ait bir başka dokümanın seçilmesi de mümkündür. (burada: bir germanyum film içeren bir yarı iletken substratın üretilmesi) Buluşun amacına karşılık gelen bu farklılık, meşru olarak buluş basamağını desteklemek için ileri sürülebilecek bir farklılık değildir. Problem-çözüm yaklaşımı, teknikte uzman kişinin, bu durumda bir silikon-germanyum film içeren bilinen tipte bir yarı iletken substratın üretimini içeren buluşa ait işlemin en başından beri aklında bir amaç olduğunu varsayar. Bu kavramsal çerçeve içinde, uzman kişinin silikon-germanyumu dahil etmek için hiçbir motivasyon bulamayacağı mantıklı bir şekilde tartışılamaz. Ayrıca, bu farklılığı önceki tekniğe en yakın olduğu düşünülen dokümanın öğretisine dahil etmenin kolay olmayacağı veya bunun yaygın genel bilgiden daha fazlasını gerektireceği argümanı, böyle bir durumda, buluş basamağı lehine değil, daha ziyade bu dokümanın aslında umut verici bir başlangıç ​​noktası olmadığına dair bir argümanı destekler.

[31] T 967/97.

[32] EPO Guidelines for Examination, G–VII–5.1 Determination of the closest prior art, https://www.epo.org/law-practice/legal-texts/html/guidelines/e/g_vii_5_1.htm

[33] T 487/95’te Kurul, en yakın önceki teknik olarak bir askeri koruyucu miğfer seçmiş, ancak bunun, farklı türden koruyucu kaskları (işçi kaskları gibi) açıklayan dokümanların teknikte uzman kişinin bilgisi dahilinde olamayacağı anlamına gelmediğine dikkat çekmiştir. Bilinen bir askeri koruyucu miğfer (D9) ile ilgili olan patentte yer alan bilgiler, temel bilgi kaynağını, yani teknikte uzman kişinin buluş konusu isteme ulaşmaya çalışacağı en umut verici hareket noktasını temsil ediyordu. Bununla birlikte, diğer dokümanlar, teknikte uzman kişinin ele alınan problemle ilgili göstergeler ve öneriler elde edebileceği önemli ikincil bilgi kaynaklarını (bu durumda: işçi güvenlik kaskları) temsil edebilir.

[34] Bkz. T 817/94, T 749/11, T 535/10.

[35] T 1228/08

[36] T 0267/88, Reasons 4.1.

[37] EPO Guidelines for Examination, G-VI– 1. State of the art pursuant to Art. 54(2), https://www.epo.org/law-practice/legal-texts/html/guidelines/e/g_vi_1.htm

[38] Bkz. T 0176/89.

[39] T 25/13.

[40] The Problem of the “Closest Prior Art”, Kathrin Füchsle, Thorsten Bausch (Hoffmann Eitle); June 24, 2020, http://patentblog.kluweriplaw.com/2020/06/24/the-problem-of-the-closest-prior-art/

[41] T 967/97 (Catchword I) and T 21/08 (Reasons 1.2.3).

[42] EPO Guidelines for Examination, G–VII–5.1 Determination of the closest prior art, https://www.epo.org/law-practice/legal-texts/html/guidelines/e/g_vii_5_1.htm & T 320/15, Reasons 1.1.2.

[43] YİDD Yönetmelik m.6(2).

[44] 6769 SMK m.99(4).

[45] 6769 SMK Yönetmelik m.105(5).

[46] 6769 SMK m.99(5).

[47] 6769 SMK m.139(1).

[48] 6769 SMK m.99(6).

[49] 6769 SMK m.99(7).

[50] 6769 SMK Yönetmelik m.105(10).

[51] 5000 sayılı Kanun, m.15/C

[52] YİDD Yönetmelik, m.8(1).

[53] YİDD Yönetmelik, m.8(2).

[54] YİDD Yönetmelik, m.8(3).

[55] 6769 SMK m.99(4).

[56] 6769 SMK m.99(6).

[57] 6769 SMK m.138(4).

[58] 6769 SMK m.138(6).

[59] YİDD Yönetmelik, m.4.

KURMACA BİR PATENT BAŞVURUSUNUN TÜRKPATENT NEZDİNDE GEÇİRDİĞİ AŞAMALAR


UYARI: Bu yazıdaki değerlendirmeler yazarın kişisel görüşlerini yansıtır ve hiçbir şekilde TÜRKPATENT’in resmi görüşünü ya da uzmanlarının başvurularla ilgili değerlendirmelerini temsil etmez. Yazı yalnızca bilgi amaçlı olup yasal tavsiye niteliği taşımaz.  Bu yazının içeriğinin bir sonucu olarak herhangi bir işlem yapmadan veya herhangi bir işlemden kaçınmadan önce profesyonel hukuki tavsiye alınmalıdır. Yazarın verilen bir örnek üzerindeki değerlendirmesi yalnızca o örneğin spesifik koşullarına bağlıdır. Bir başka durum için yazarın alacağı kararlarda bağlayıcılığı yoktur.


GİRİŞ

Bu yazıda TÜRKPATENT’e yapılmış kurmaca bir patent başvurusunun geçirdiği aşamalar detaylıca incelenecektir. Örnek olarak nispeten anlaşılması kolay bir alanda yabancı bir başvuru[1] seçilmiş ve geçirdiği süreç TÜRKPATENT’e ve 6769 nolu SMK’ya adapte edilmiş, süreçle ilgili bazı detaylar çıkarılmış, bazıları eklenmiştir. Gerçek isimler uydurma isimlerle,  2011 olan başvuru (rüçhanın) tarihi 2017 olarak değiştirilmiş ve sürece ait diğer tarihler de buna paralel olarak kaydırılmıştır. Hukuki bir sorun yaratmamak adına gerçek bir TÜRKPATENT başvurusunun değerlendirilmesinden kaçınılmıştır.

Şunu vurgulamak gerekir ki, seçilen başvuru çok iyi hazırlanmış olduğu iddiasıyla örnek olarak alınmamıştır. Zira özellikle istem yazımıyla ilgili pek çok açıdan sorunları olan bir başvuru seçilmiş ve süreç içinde geçirdiği aşamalar gösterilmeye çalışılmıştır. Bu nedenle bu yazı, nasıl iyi başvuru hazırlanacağını göstermek gibi bir niyetle yazılmamıştır. Buradaki örnek, patent sürecinin yalnızca bu şekilde ilerlediği anlamına gelmeyip, sürecin başvurunun niteliğine, başvuru sahibinin ve TÜRKPATENT’in gerçekleştireceği yazışmalara, itirazlara ve sürelere bağlı olarak pek çok farklı şekilde ilerleyebileceği unutulmamalıdır. TÜRKPATENT’in örneklerde görünen cevap verme süreleri standart süreler olmayıp, ilgili alandaki iş yoğunluğuna ve Kurumun hizmet standartlarına göre değişiklik gösterebilir.

Başvuru sahibi 23.12.2017’de TÜRKPATENT’e patent başvurusunda bulunmuştur.

Başvuru evrakının PDF haline buradan ulaşılabilir.

Ardından TÜRKPATENT 07.01.2018’de başvuruyu şekli açıdan incelemiş ve bir eksiğinin olmadığı yönünde başvuru sahibine bildirimde bulunmuştur.[2] Bu bildirimde başvuru tarihi (23.12.2017) ve başvuru numarası (2017/999999) da belirtilmiştir. Başvuru sahibi başvuru esnasında araştırma talebinde bulunmadığı için başvuru tarihinden itibaren on iki ay içinde araştırma ücretinin de ödenerek araştırma talebinde bulunulması gerektiği, aksi takdirde başvurunun geri çekilmiş sayılacağı ifade edilmiştir.[3] Başvuru sahibi 07.03.2018’de süresi içinde araştırma talebinde bulunmuş ve araştırma ücretini yatırmıştır.

Şimdi buluşu genel hatlarıyla inceleyelim.

BİR KİŞİSEL İTME AYGITI

Başvuruya konu buluş bir kişisel itme aygıtı ve yöntemi ile ilgilidir. Aygıt, Şekil 1’den görüleceği üzere bir boru ve bu borunun iki ucunda yer alan pervaneler ve bunları hareket ettiren motorlar içermektedir. Oluşan hava akımı kullanıcının ileri yönde itilmesini sağlamaktadır. Kullanıcı kollarını hareket ettirerek yönünü değiştirebilmektedir. Söz konusu aygıt bir kaykay, sörf tahtası, kızak vb. bir araç ile bir spor aktivitesinde kullanılabilmektedir. (bkz. Şekil 2-3)

Buluşun bazı uygulamalarını izlemek için bkz:

Şekil 1: 2017/999999 nolu başvuruya ait şekil 1 ve 4a.
Şekil 2: 2017/999999 nolu başvuruya konu cihazın bir uygulaması
Şekil 3: 2017/999999 nolu başvuruya konu cihazın bir diğer uygulaması

Başvuru sahibi tarifnamede US2006196991, US7690958, US5222569 ve US7179141 olmak üzere tekniğin bilinen durumunda 4 adet ABD patent başvurusundan bahsetmiş ve bunların yüksek derecede esneklik ve kontrol edilebilirlikten yoksun olduğunu ve bu nedenle fiziksel ve sportif faaliyetlerde kullanmak için uygun olmadığını ileri sürmüştür. Şekil 4, 5 ve 6’da söz konusu patent başvurularından üçüne ait cihazların hayata geçirilmiş haline ait fotoğraflar bulunmaktadır.

Şekil 4: Başvuru sahibinin başvuruda atıfta bulunduğu US2006196991 nolu patent dokümanının gerçek hayatta bir uygulaması
Şekil 5: Başvuru sahibinin başvuruda atıfta bulunduğu US7690958 nolu patent dokümanının gerçek hayatta bir uygulaması
Mandatory Credit: Photo by Ponopresse/Shutterstock (213128a) YVON MARTEL DEMONSTRATES HIS INVENTION USING A PROPELLER HELYSPHERE PERSONAL PROPULSION BY INVENTOR YVON MARTEL – MAR 1993
Şekil 6: Başvuru sahibinin başvuruda atıfta bulunduğu US5222569 nolu patent dokümanının gerçek hayatta bir uygulaması

Başvurunun istem 1’i şu şekildedir:  

1. Buluş bir kişisel itme aygıtı olup, özelliği sert bir elemanın karşılıklı uçlarında konumlanmış, havayı hareket ettiren birinci ve ikinci iticileri ve iticilerin havayı hareket ettirmesini sağlamak için çalıştırılan tahrik araçlarını içermesidir.  

İstem 1’deki özellikler incelendiğinde istemin buluşta bahsedilen aygıtın dışında başka pek çok farklı cihazı da kapsayabilecek genişlikte kaleme alındığı görülmektedir. Örneğin sert bir elemanın iki ucuna yerleştirilmiş pervaneler bulunan motorlu her türlü cihaz istem 1’in kapsamına girmektedir. Hatta şekil 7’deki uçak bile istem 1’in kapsamındadır.

Şekil 7: istem 1 buradaki uçağı da kapsamaktadır.

Bir istemin kapsamı ne kadar genişse, patentlenebilirliği sağlaması o kadar zor olacaktır. Şimdi uzmanın düzenlediği araştırma raporuna bakalım.  

ARAŞTIRMA RAPORU

Araştırmayı yapan uzman 19.06.2018’de araştırma raporunu düzenlemiştir.

Araştırma raporunun PDF haline buradan ulaşılabilir.

Uzman araştırma esnasında tekniğin bilinen durumunda başvuru konusu buluşa yakın dokümanları tespit eder ve bunları raporda belirtir. Başvuru tarihinden önce dünyanın herhangi bir yerinde, yazılı, sözlü, kullanım vb. biçimde açıklanmış olan toplumca erişilebilir her şey tekniğin bilinen durumuna dahil kabul edilir.[4]

Eğer başvurunun şekli veya içeriği açısından kusurlar varsa, ya da tarifname, istemler ve resimlerle ilgili açıklık vb. problemler varsa veya istemler tarifname tarafından desteklenmiyorsa, raporun sonunda (Bölüm II) bunlarla ilgili yorumda bulunur. Ancak başvurunun patentlenebilirliğine yönelik yazılı bir gerekçeli görüş verilmez. Gerekçeli görüş inceleme aşamasında sunulur. Araştırma raporunda patentlenebilirlik yalnızca bulunan dokümanlara verilen kategoriler (örn. X, Y, A) ile ifade edilir.

Bir istemin patentlenebilir olması için yenilik ve buluş basamağı kriterlerini sağlaması gerekir.[5] Yenilik kriterini sağlamak nispeten daha kolaydır, zira bir istemin yeni olması için tekniğin bilinen durumunda bulunan dokümanlardan teknik açıdan -küçük bile olsa- bir fark içermesi yeterlidir.[6] Buluş basamağı ise bahsedilen farkın teknikte uzman kişi tarafından aşikâr biçimde çıkarılmamasını gerektirir.[7]

Şekil 8: Araştırma raporunun ikinci sayfasında bulunan ve kullanılan dokümanların kategorilerinin ne anlama geldiğini açıklayan kısım

Raporda X ve Y kategorisinde gösterilen istemlerin patentlenebilirliğini olumsuz etkileyen dokümanların bulunduğu, yalnızca A kategoride gösterilen istemlerin ise patentlenebilir kabul edildiği anlaşılır.

Araştırma raporu başvuru sahibinin buluşunun patentlenebilirliği hakkında fikir edinmesine yardımcı olur. Bulunan dokümanlarla buluşunu karşılaştırarak buluşunun yeni olup olmadığını, yeni ise hangi farklı özellik(ler) sayesinde yenilik arz ettiğini ve bu farkın buluş basamağı içerip içermeyeceğini yorumlamasına yardımcı olur.

Örneğin başvuru sahibi, eğer uzmanın bulduğu dokümanın başvuru konusu buluşun birebir aynısı olduğunu görmüşse, başvurusunu geri çekme ya da devam ettirmeme yoluna gidebilir. Zira bu şekilde başvuruyu devam ettirmek, kendisi için para ve zaman kaybına neden olabilir. Ancak bu, alınan her olumsuz raporun buluşun patentlenebilir olmadığını gösterdiği anlamına da gelmez. Zira istemlerde değişiklik yaparak ya da gerekçeli argümanlarla uzmanı ikna ederek sürecin olumluya çevrilmesi de mümkün olabilir. Bunun dışında, raporda sadece A dokümanlar bulunuyorsa, bu durum başvurunun patentlenme olasılığının yüksek olduğu anlamına gelir. Ancak unutulmamalıdır ki patent süreci boyunca üçüncü kişilerin ya da uzmanın bulduğu başka dokümanlar olumlu giden süreçte buluşun patentlenebilirliğini olumsuz etkileyebilir.

Bu yazıya konu buluşun araştırma raporunda aşağıda görülen iki doküman tüm istemler için X olarak gösterilmiştir:

Şekil 9: 2017/999999 nolu başvuruya ait araştırma raporunun detayı

Buna göre uzman başvurudan daha eski tarihte yayınlanmış WO2007073361 nolu patent dokümanı (X doküman) karşısında buluş konusu 1-17 nolu istemlerin yeni olmadığını ve/veya buluş basamağı içermediğini bildirmektedir.

Uzman ayrıca raporun II. Bölümünde başvuruyla ilgili bazı eksikliklerden bahsetmiştir. Buna göre istem 1’in tarifnamede tanımlanan buluşun kapsamını aştığı belirtilmiştir. Bir başka deyişle istem 1 tarifname tarafından desteklenmemektedir, zira istem 1’in kapsamı tarifnamede anlatılandan daha geniştir. Örneğin istem 1’in kapsamına uçaklar bile girmektedir. (bkz. şekil 7) Oysaki başvuru sahibi yalnızca icat ettiği şeyi korumalı, istem başvurudan çıkarılamayacak diğer yapılanmaları kapsamamalıdır.

Burada önemli bir hususu dile getirmekte fayda var. Genellikle istemin aynısının tarifnameye alınmasının otomatik olarak istemin tarifname tarafından desteklenmesinin sağlanacağına yönelik bir inanç vardır. Ancak bu her zaman doğru değildir. Bu örnekten de net bir şekilde görüldüğü üzere, istem 1’in aynısı tarifname sayfa 1, satır 31-34’te bulunmasına rağmen söz konusu istem tarifname tarafından desteklenmemektedir. Zira tarifnamenin geneline ve resimlere bakıldığında anlatılan buluş istem 1’de tarif edilen buluş değildir.

İstem 16 ve 17’nin resimlere atıfta bulunduğu ve bunun dışında teknik bir unsurdan bahsetmediği görülmektedir. Zorunlu kalınmadığı sürece istemlerde, buluşun teknik özellikleri, tarifname veya resimlere atıf yapılarak ifade edilmez. İstemler “tarifnamede anlatıldığı gibi”, “resimlerde gösterildiği gibi” ve benzeri ifadeler içermemelidir.[8]  Uzman 16 ve 17 nolu istemlere araştırma raporunda yer vermiş ve WO2007073361 nolu patent dokümanını bu istemler için de X kategorisinde göstermiştir. Zira bu istemlerin mevcut haliyle ilerlemesi mümkün değildir, ya düzeltilmesi ya da çıkarılması gerekir. Ancak bu istemlerde herhangi bir teknik özellikten bahsedilmediği için düzeltilse bile aslında yeni bir istem haline geleceklerdir.

Referans işaretleri kullanıldığında başvurunun tamamında aynı özellikler aynı referans işaretleri ile belirtilir.[9] Ancak tarifname ve resimlerdeki unsurlar referans işaretleri ile gösterilmiş olmasına rağmen istemlerde gösterilmediği görülmektedir.

Bağımsız istemler bazı istisnalar dışında iki bölümlü olarak yazılır. İlk bölüm tekniğin bilinen durumunu oluşturan kısım, ikinci bölüm ise buluşun teknikten farklılık arz eden unsurlarının bulunduğu kısımdır. Bu iki bölüm ise bağlayıcı bir ifade (“içeren, karakterize edilen, içeriği, -den oluşan, -den ibaret olan, olup özelliği, ayırt edici özelliği” vb.) ile birleştirilerek tek cümleden oluşan bir istem oluşturulur.[10]  Başvuruda istem 1, iki bölümlü yazılmış olmasına rağmen ilk bölümü tekniğin bilinen durumunu tanımlamayıp sadece “Bir kişisel itme aygıtı” olarak ifade edilmiştir. Benzer bir durum bağımsız istem 15 için de geçerlidir.

Görüldüğü üzere istem 15, istem 1-13’e atıf yapmış olmasına rağmen bağımlı bir istem değildir. İstemin bir başka isteme atıf yapması her durumda onun bağımlı bir istem olduğu sonucunu doğurmaz. Burada aparat istemlerine sadece gönderme yapılmıştır ve istem 15, bağımsız bir yöntem istemidir ve bu şekilde değerlendirilir.

Uzman, araştırma raporunu ve raporda kullandığı dokümanların birer kopyasını bir üstyazının ekinde başvuru sahibine gönderir. Üstyazıda bildirim tarihinden itibaren üç ay içinde ücretinin de ödenerek inceleme talebinde bulunulması gerektiği, aksi takdirde başvurunun geri çekilmiş sayılacağı belirtilir.[11]

Raporun tarihi 19.06.2018 olup, yazının tebliğ tarihi 21.06.2018 olmuştur. Buna göre başvuru sahibi bu tarihten itibaren 3 ay içinde, yani 21.09.2018’e kadar ücretini ödeyerek inceleme talebinde bulunmalıdır.

İNCELEME TALEBİ

Başvuru sahibi 06.09.2018 tarihinde süresi içinde inceleme talebinde bulunmuş ve ilgili ücreti ödemiştir. Bu talep sırasında tarifname ya da istemlerinde bir değişiklik yapmamış ve araştırma raporuna yönelik bir görüş bildirmemiştir.

BİRİNCİ BİLDİRİM

İnceleme talebinin ardından uzman 10 Mart 2019’da incelemeye ilişkin görüşünü hazırlamıştır. Bu süre içinde henüz başvuru yayınlanmadığı için (başvuru sahibi erken yayın talebinde bulunmamış, 18 aylık süre Haziran 2019’da dolacak) üçüncü kişi itirazları da bulunmamaktadır.

İnceleme uzmanı, yaptığı değerlendirmenin ardından eğer başvurunun tüm istemler itibariyle patentlenebilir olduğuna ya da basit düzeltmelerle patentlenebilir olacağına karar verirse “inceleme raporu” düzenler. Ancak eğer başvurunun bazı ya da tüm istemler itibariyle patentlenebilir olmadığı görüşündeyse “1. Bildirim” adı verilen yazışmayla bunun gerekçelerini bildirir, inceleme raporu düzenlemez. Bir başka deyişle, istemlerin bir kısmı olumlu bir kısmı olumsuz ise inceleme raporu düzenlenmez, bildirim yapılır.

Burada araştırma raporu olumsuz olduğu için ve herhangi bir görüş/değişiklik bulunmadığı için uzman 1. Bildirimde bulunmuştur.

1. Bildirimin PDF haline buradan ulaşılabilir.

Başvuru sahibi istemlerinde bir değişiklik yapmadığı ve araştırma raporuna yönelik bir görüş bildirmediği ve üçüncü kişi itirazı da bulunmadığı için uzman yalnızca araştırma raporundaki dokümanlar üzerinden değerlendirmesini yapmıştır. Rapordaki dokümanlar kolaylık olması açısından aşağıdaki gibi gösterilmiştir:

D1:   WO20071073361A1 (GUSEV IGOR [UA]) 28 Haziran 2007

D2:   FR2667568A1     (VINTILA EUGEN)  10 Nisan 1992

Buna göre başvuru konusu istem 1 yeni değildir, zira tekniğin bilinen durumunda D1’deki buluş da (bkz. D1, Şekil 18) bir kişisel itme aygıtı olup, özelliği sert bir elemanın karşılıklı uçlarında konumlanmış, havayı hareket ettiren birinci ve ikinci iticileri ve iticilerin havayı hareket ettirmesini sağlamak için çalıştırılan tahrik araçlarını içermesidir. Bir başka deyişle D1, istem 1’deki tüm unsurları bulundurmaktadır.

Şekil 10: D1 dokümanına ait Şekil 18

Gerçekten de Şekil 10’dan görüleceği üzere D1’deki yapılanmada bir sert elemanın karşılıklı iki ucunda konumlanmış pervaneler ve bunları çalıştıran motorlar (bkz. tarifname sayfa 17) bulunmaktadır. Her ne kadar başvuru konusu buluş ile D1 oldukça farklı cihazlar gibi görünse de istem 1’in olması gerekenden geniş olarak kaleme alınması, D1 ve D2’deki gibi yapılanmaları, hatta daha önce bahsedildiği gibi uçakları (bkz. şekil 7) bile kapsamasına neden olmaktadır. Uzmanın gönderdiği bu tür dokümanları görünce bazen başvuru sahiplerinin tepkisi, “iyi de benim cihazım bundan çok farklıydı, uzman herhalde benim buluşumu anlamamış” şeklinde olmaktadır. Halbuki aslında buradaki sorun istemin geniş yazılmasından kaynaklanmaktadır.

Benzer şekilde istem 1’in konusu D2’ye göre de yeni değildir. Şekil 11’den görüleceği üzere D2’deki yapılanmada da bir sert elemanın (7) karşılıklı iki ucunda konumlanmış pervaneler (2) ve bunları çalıştıran motorlar (1) bulunmaktadır. 

Şekil 11: D2 dokümanına ait Şekil 1

Bağımsız istem 15 de yeni değildir, zira D1’deki buluş (bkz. D1, Şekil 18) bir kullanıcıyı karada veya su üzerinde itmek için bir yöntem olup, özelliği;

istem 1 ila 13’ten herhangi birindeki gibi bir kişisel itme aygıtı sağlanması,

kayak, buz pateni, bisiklet, üç tekerli veya dört tekerli bisiklet, kaykay, paten, kara sörfü tahtası, kara yelkeni şasisi, kar tahtası, su aracı veya benzerleri arasından seçilen taşıma araçları sağlanması,

kullanıcının sert elemanı ellerinde tutması ve kavraması,

iticilerin havayı hareket ettirmesi ve böylece kullanıcıyı itmesi ve

sert elemanı hareket ettirerek kişisel itme aygıtının oryantasyonunu ayarlamak, böylece iticiler tarafından verilen itme kuvvetinin kullanıcıya göre doğrudan ayarlanması

işlem adımlarını içermektedir.

Bağımlı istemler 2-14’te tanımlanan ek özellikler de D1 veya D2’de açıklanmıştır ve bu nedenle yeni değildir. Örneğin, tahrik aracının elektrik motoru olması, kullanıcının vücuduna monte edilmek üzere konfigüre edilmiş bir koşum takımı veya kayışı içermesi, aygıtın kullanıcının vücudundan ileriye doğru tutulacak şekilde konfigüre edilmesi, aygıtın bir su aracı ile birlikte kullanılması vb. özelliklerin hepsi D1’de bulunmaktadır. İstem 11’de iticilerin birbirinden kullanıcının omuzlarının genişliğinden daha az olmayan bir uzaklıkta ve tercihen yaklaşık 60 ila 120 cm uzaklıkta olduğu belirtilmiştir. Gerek D1 gerek D2’deki yapılanmalarda motorların kullanıcının omuzlarının genişliğinden daha az olmayan bir uzaklıkta olduğu görülmektedir. “Tercihen” ifadesi bir opsiyon sunmakta olup istem için bir sınırlama ifade etmediğinden bu özellik dikkate alınmaz.

“Görüşler” kısmında ise daha önceden araştırma raporunda dile getirilen sorunlar tekrar yazılmıştır.

İnceleme uzmanı “1. Bildirim” başlıklı bu raporu bir üstyazının ekinde başvuru sahibine göndermiştir. Üstyazıda, 1. Bildirimde yer alan hususlara ilişkin görüşlerin ve/veya yapılacak değişikliklerin tebliğ tarihinden itibaren üç ay içinde Kuruma gönderilmesi istenmektedir. [12] Bu işlem için herhangi bir ücret istenmemektedir. Ancak bu süre içinde görüş bildirilmemesi veya değişiklik yapılmaması halinde başvuru geri çekilmiş sayılacaktır.

1. Bildirim başvuru sahibine 15.03.2019’da tebliğ edilmiştir, buna göre 15.06.2019’a kadar görüş ve değişiklik yapılması için süresi bulunmaktadır.

Başvuru sahibi istem değişikliği yaparken, ekleme, değiştirme veya silme yoluyla yapılan değişikliklerle ilgili olup olmadığına bakılmaksızın yapılan değişiklikleri açıkça tanımlamalıdır.[13] Yapılan değişiklikle, başvurunun orijinal haline kıyasla kapsam aşımına neden olacak eklemeler yapmamaya özen gösterilmelidir.[14] Bu nedenle her ne kadar Mevzuatta açıkça belirtilmese de, yapılan değişikliklerin orijinal başvurudaki dayanağının gösterilmesinde de büyük fayda vardır. Böylece hem uzmanın işi kolaylaşmış olur, hem de yanlışlıkla kapsam aşımına neden olacak eklemelerden kaçınılması daha kolay olur.

BİRİNCİ BİLDİRİME CEVABEN İSTEMLERDE YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER VE GÖRÜŞLER

05.06.2019’da başvuru sahibi, süresi içinde, gönderilen olumsuz bildirime (1. Bildirim) cevaben istemlerinde değişiklik yapmıştır. İstem sayısı 17’den 13’e düşmüştür. İstemlerde yapılan değişiklikler temiz bir kopya ve üzerindeki değişikliği gösterir kopya olarak iki farklı şekilde verilmiş, birinci bildirime yanıt olarak görüşler ve yapılan değişikliklere yönelik açıklamalar sunulmuştur.

Yazıyı uzatmamak adına yalnızca ilk istem, üzerinde yapılan değişiklikleri gösterir şekilde (kalın kısımlar yeni eklenmiştir) aşağıya alınmıştır:

YENİDEN DÜZENLENEN İSTEMLER

1. Bir kullanıcının vücudunun önünde tutulacak şekilde yapılandırılan ve aşağıdakileri içeren bir kişisel itme aygıtı (10) olup, şunları içerir:

sert bir elemanın (12) karşılıklı uçlarında konumlanmış, havayı hareket ettiren birinci ve ikinci iticiler (16);

iticilerin havayı hareket ettirmesini sağlamak için çalıştırılan tahrik araçları; ve

sert eleman (12) üzerinde konumlanmış ve bir kullanıcının (100) elleriyle tutulacak şekilde yapılandırılmış kavrama araçları (14) veya bir kavrama yüzeyi,

burada aygıtın (10) pozisyonu, oryantasyonu ve/veya eğiminin, kullanıcının (100) istediği hız ve hareket yönüne uyacak şekilde ayarlanması mümkündür.[15]

BİRİNCİ BİLDİRİME YANIT

Yapılan Değişiklikler ile İlgili Açıklamalar

İstem 1, kişisel itme aygıtının bir kullanıcının vücudunun önünde tutulacak şekilde yapılandırıldığını ve kullanıcının elleriyle tutulacak şekilde yapılandırılan sert eleman üzerinde konumlanmış kavrama araçlarını veya bir kavrama yüzeyini içerecek şekilde yapılandırıldığını belirtmek üzere değiştirilmiştir. Bu değişiklikler, orijinal istem 12 ve 13’ten ve tarifname sayfa 3, satır 31 – 32 ve sayfa 5, satır 24 – 26’dan dayanak bulmaktadır. İstem 1’e eklenen aygıtın pozisyonu, oryantasyonu ve/veya eğimini, kullanıcının istediği hıza ve hareket yönüne uyacak şekilde ayarlayabilmesi özelliği de orijinal tarifname sayfa 6, satır 23 – 24’ten dayanak bulmaktadır.

12, 13, 16 ve 17 nolu orijinal istemler silinmiştir. Sonraki istemler yeniden numaralandırılmıştır.

Parantez içinde verilen referans işaretleri, SMK Yönetmelik m.77(9) uyarınca değiştirilmiş istem setine eklenmiştir.

Görüşler

Uzmanın 1. Bildirimde belirttiği görüşlere ilişkin yorumlarımız aşağıdaki gibidir:

Yeniden düzenlenen istem 1, itme aygıtının “kullanıcının vücudunun önünde tutulacak şekilde yapılandırıldığı” ve sert elemanın “kullanıcının elleriyle tutulacak şekilde yapılandırılmış kavrama aracı veya kavrama yüzeyi” içerdiğini gösterir. Bu şekilde yapılandırılmış bir itme aygıtı, kullanıcının aygıtı hem desteklemesini hem de doğrudan kontrol etmesini gerektirir. Gerçekten de, değiştirilmiş haliyle istem 1, aygıtın pozisyonu, oryantasyonu ve/veya eğiminin, bir kullanıcının istenen hızına ve hareket yönüne uyacak şekilde ayarlanabileceğini belirtir.

Ne D1 ne de D2, karşıt uçlarında düzenlenen havayı hareket ettiren birinci ve ikinci iticiler bulunan ve üzerinde düzenlenmiş kavrama araçları veya bir kullanıcının elleriyle tutulacak şekilde yapılandırılmış bir kavrama yüzeyi içeren bir sert elemanı açıklamaz.

Örneğin, D1’de kullanıcı, üzerine iticilerin monte edildiği sert elemandan uzaktaki bir gidona tutunur. D2’deki kişisel uçuş cihazı, bir kullanıcının uçuş giysisinin sırtının üst kısmına göre sabitlenecek şekilde konfigüre edilmiştir.

Mevcut başvurunun yöntem istem 13’ü (orijinal istem 15) “sert elemanı ellerinde tutan ve kavrayan” bir kullanıcıdan bahsetmektedir. Ne D1 ne de D2, üzerinde karşı uçlarda havayı hareket ettiren birinci ve ikinci iticilerin düzenlendiği sert bir elemanı kavrayan bir kullanıcıyı kara veya su üzerinde itmeye yönelik bir yöntemi açıklamamaktadır. Bu nedenle, yeniden düzenlenen istemler, anılan önceki tekniğe göre yenidir.

D1’in özetine göre, bir taşıma cihazının çekiş gücünü üretmek için aerodinamik bir itici cihazla donatılmış bir motor ünitesi, havadan hafif bir gazla doldurulmuş balon, kontrol üniteleri ve talimatları motor ünitesine uzaktan iletmek için bir cihaz içeren bir hava aracı açıklanmaktadır. D1’deki şekillerin hiçbiri, kullanıcının desteklemesi gereken veya düzeneğin pozisyonunu, oryantasyonunu ve/veya eğimini değiştirerek doğrudan kontrol edebileceği bir itme aygıtını öğretmemekte ya da önermemektedir. Gerçekten de, D1 tertibatı, hava aracının kullanıcı tarafından dolaylı olarak kontrol edildiğini veya hatta römorkör uçaktan oldukça uzakta bulunan bir üçüncü şahıs tarafından kontrol edildiğini gösteren, talimatları motor ünitesine uzaktan iletmek için bir cihaz içerir. Teknikte uzman kişi bu özelliğin avantajlarını takdir edecektir ve bu nedenle, D1’den başlayarak, uzman bir kişinin mevcut buluşa göre yalnızca kullanıcı tarafından doğrudan kontrol edilen bir kişisel itme aygıtı sağlama motivasyonu olmayacaktır. En azından bu nedenlerle, burada sunulan yeniden düzenlenen istemler D1 karşısında buluş basamağına sahiptir.

D2, bir kullanıcı tarafından giyilen bir uçuş giysisinin üst arka kısmına bağlanacak şekilde konfigüre edilen katlanabilir, taşınabilir bir uçuş cihazını açıklamaktadır. D2, bir kullanıcının arkasına kişisel bir uçuş cihazının sabitlenmesini öğretir ve uzman kişi, D2 ve genel bilgiler ışığında bu konfigürasyonun sabit bir ağırlık merkezinin korunmasını sağladığını ve kullanıcının ileriye doğru itilmesine yardımcı olduğunu takdir edecektir. Bu nedenle, teknikte uzman kişinin kişisel bir uçuş cihazını “kullanıcının vücudunun önüne” yerleştirmesi bu yapılanmadaki mantığa aykırı olacaktır. Ayrıca, D2, kullanıcıdan destek gerektirmeyen ve kullanıcıya göre sabit bir oryantasyonda kalan, kullanıcının istenen bir hız ve hareket yönünü etkilemek için cihazın pozisyonunu, oryantasyonunu veya eğimini manevra etmesini engelleyen kişisel bir uçuş cihazını öğretir. En azından bu nedenlerle, burada sunulan yeniden düzenlenen istemler D2 karşısında buluş basamağına sahiptir.

İnceleme uzmanının öne sürdüğü tüm itirazların burada ele alındığına inanıyoruz ve bir inceleme raporu ve patent kararı bildirimi almayı sabırsızlıkla bekliyoruz. İhtiyati bir tedbir olarak, inceleme uzmanının bu başvuruyu başka bir yazışma olmaksızın reddetmeye karar vermesi halinde, telefonla görüşme talep ediyoruz.

BAŞVURU YAYINI

23.06.2019’da 18 aylık süresi dolan başvuru yayınlanmıştır. Bu tarihten itibaren üçüncü kişiler patent başvurusuna konu olan buluşun patent verilebilirliğine ilişkin görüşlerini sunabilir.[16] Eğer henüz patent kararı verilmemişse, inceleme aşamasında uzman üçüncü kişilerin sunduğu dokümanları da dikkate alabilir.

İKİNCİ BİLDİRİM

İnceleme uzmanı başvuru sahibinin yaptığı değişiklikler ve görüşleri dikkate alarak yeni bir değerlendirmede bulunmuştur. 20.09.2019’da “2. Bildirim”i göndermiştir.

2. Bildirimin PDF haline buradan ulaşılabilir.

Aşağıdaki doküman, başvuru sahibi tarafından tarifnamede alıntılanmıştır ve bundan sonraki yazışmalarda D3 olarak adlandırılacaktır.

D3:  US2006196991A1 (MARTIN) 7 Eylül 2006

Buluş Basamağı

Görüldüğü üzere “2. Bildirim”de önceki bildirimden farklı bir doküman kullanılmıştır. Zira istemler değiştiğinde yeni istemlere karşı kullanılabilecek en uygun doküman da değişebilmektedir. Uzman değişen istemlerin yeni olduğunu kabul etmiş, buluş basamağını değerlendirirken “problem-çözüm yaklaşımı”nı uygulamıştır. Problem-çözüm yaklaşımı şu adımlardan oluşur:

[1].       Tekniğin bilinen durumunda, buluşa en yakın doküman tespit edilir. En yakın doküman buluşla aynı alanda olan, benzer teknik etkiye ve amaca sahip ve genellikle buluşla en çok sayıda ortak özelliği bulunan dokümandır.

[2].       Buluş ile en yakın doküman arasında teknik özellikler bakımından fark tespit edilir.

[3].       Bu farkın teknik etkisi tespit edilir.

[4].       Tespitler ışığında buluşun çözümünü amaçladığı objektif teknik problem tespit edilir.

[5].       En yakın doküman ve mevcut problem göz önüne alındığında, ilgili alanda uzman kişi buluş yapma yeteneği kullanmadan buluşa kolayca ulaşır mı? Cevap “evet” ise buluş basamağı yoktur.

Bu adımların uygulanışı aşağıda gösterilmiştir:

Mevcut başvuru, SMK m.82(1)’in gerekliliklerini karşılamamaktadır, çünkü istem 1’in konusu, SMK m.83(4) anlamında buluş basamağı içermemektedir.

[1].  D3, istem 1’in konusuna en yakın önceki teknik olarak kabul edilmiştir. D3’teki buluş  (parantez içindeki referans numaraları bu dokümana aittir), (bkz. D3 şekil 2):

Bir kullanıcının vücudunun önünde omuzlarında tutulacak şekilde yapılandırılan ve aşağıdakileri içeren bir kişisel itme aygıtı (1) olup, şunları içerir:

sert bir elemanın (4) karşılıklı uçlarında konumlanmış, havayı hareket ettiren birinci ve ikinci iticiler (2, 3);

iticilerin havayı hareket ettirmesini sağlamak için çalıştırılan tahrik araçları; ve

sert eleman (4) üzerinde konumlanmış ve bir kullanıcının elleriyle tutulacak şekilde yapılandırılmış kavrama araçları (14, 15) veya bir kavrama yüzeyi,

burada aygıtın (1) pozisyonu, oryantasyonu ve/veya eğimini, kullanıcının istediği hız ve hareket yönüne uyacak şekilde ayarlanması mümkündür. (bkz. paragraf 0042[17])

[2]. Bu nedenle, istem 1’in konusu, D3’teki kişisel itme aygıtından, aygıtın bir kullanıcının vücudunun önünde tutulacak şekilde yapılandırılması açısından farklıdır.

[3]- [4]. Buluş tarafından çözülen problem, bu nedenle, aygıtı kullanıcı tarafından tutmanın bir alternatifini bulmak olarak kabul edilebilir.

[5]. Mevcut başvurunun 1. isteminde önerilen çözümün bir buluş basamağı içerdiği düşünülemez, çünkü bir kullanıcının aygıtı önünde veya omuzlarında tutması sadece bu aygıtın ağırlığı ile ilgilidir.

(Buradaki problem-çözüm yaklaşımı değerlendirmesi, daha sonra inceleme aşamasında yapılan değerlendirme ile karşılaştırılacaktır. Bkz. “İnceleme Raporu” başlıklı bölüm.)

Aynı mantık, gerekli değişiklikler yapılarak, istem 13’ün ilgili bağımsız yönteminin konusu için de geçerlidir, bu nedenle de istem 13 de buluş basamağına sahip değildir.

Şekil 12: D3 dokümanına ait Şekil 1 ve 2

Görüşler

İstem 1’de kullanılan “ayarlanması mümkün” ifadesi muğlak ve belirsizdir ve atıfta bulunduğu teknik özelliğin anlamı konusunda okuyucuyu şüpheye düşürerek, söz konusu istemi belirsiz hale getirmektedir; örneğin aygıtın pozisyonu kullanıcının istediği hıza göre ayarlanacak mıdır ayarlanmayacak mıdır?

İstem 1 ayrıca, koruma talep edilen konunun tanımlanmaması nedeniyle de sorunludur. İstemdeki “aygıtın pozisyonu, oryantasyonu ve/veya eğiminin, kullanıcının istediği hıza ve hareket yönüne uyacak şekilde ayarlanması” ifadesi, konuyu ulaşılacak sonuç açısından tanımlamaya çalışmaktadır. Ancak istemlerde buluş, sadece erişilmesi arzulanan bir sonuç ile tanımlanamaz.[18] Kaldı ki, bu örnekte konuyu daha somut terimlerle, örneğin etkinin nasıl elde edileceğini belirtecek şekilde tanımlamak mümkün görünmektedir. Ayrıca, bu koşul/işlev kesinlikle zorunludur, aksi takdirde bu aygıtın amacı olan her zaman kullanıcının istediği hız ve hareket yönünü ayarlama özelliği olmadan aygıtın hiçbir anlamı yoktur.

İnceleme uzmanı “2. Bildirim” başlıklı bu raporu bir üstyazının ekinde başvuru sahibine göndermiştir. Üstyazıda, 2. Bildirimde yer alan hususlara ilişkin görüşlerin ve/veya yapılacak değişikliklerin tebliğ tarihinden itibaren üç ay içinde Kuruma gönderilmesi istenmektedir.[19] Bu işlem için herhangi bir ücret istenmemektedir. Ancak bu süre içinde görüş bildirilmemesi veya değişiklik yapılmaması halinde başvuru geri çekilmiş sayılacaktır.

2. Bildirim başvuru sahibine 23.09.2019’da tebliğ edilmiştir, buna göre 23.12.2019’a kadar görüş ve değişiklik yapılması için süresi bulunmaktadır.

İKİNCİ BİLDİRİME CEVABEN İSTEMLERDE YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER VE GÖRÜŞLER

14.11.2019’da başvuru sahibi, süresi içinde, olumsuz bildirime cevaben istemlerinde değişiklik yapmış ve görüşlerini bildirmiştir. İstem sayısı 13’ten 12’ye düşmüştür. Yazıyı uzatmamak adına yalnızca ilk istem, üzerinde yapılan değişiklikleri gösterir (kalın kısımlar yeni eklenmiştir, çıkarılan kısmın üzeri çizilmiştir) şekilde aşağıya alınmıştır:

YENİDEN DÜZENLENEN İSTEMLER

1. Bir kullanıcının vücudunun önünde tutulacak şekilde yapılandırılan ve aşağıdakileri içeren bir kişisel itme aygıtı (10) olup, şunları içerir:

sert bir elemanın (12) karşılıklı uçlarında konumlanmış, havayı hareket ettiren birinci ve ikinci iticiler (16), burada sert eleman bir çubuk veya borudur;

iticilerin havayı hareket ettirmesini sağlamak için çalıştırılan tahrik araçları; ve

sert eleman (12) üzerinde konumlanmış ve bir kullanıcının (100) elleriyle tutulacak şekilde yapılandırılmış kavrama araçları (14) veya bir kavrama yüzeyi,

burada aygıtın (10) pozisyonu, oryantasyonu ve/veya eğimi, kullanıcının (100) istediği hız ve hareket yönüne uyacak şekilde ayarlanması mümkündür.

burada birinci ve ikinci iticilerin her biri 15 ila 25 kg itme sağlamak üzere yapılandırılır,

burada her bir itici (16), söz konusu sert elemanın (12) ilgili bir ucuna monte edilmiş bir yuva (18) ve yuva içine monte edilmiş bir hava hareket ettirme aracı (22) içerir,

ve burada her bir hava hareket ettirme aracı, bir eksen etrafında dakikadaki devir sayısı (rpm) 10.000 ila 100.000 olacak şekilde döner.[20]

İKİNCİ BİLDİRİME YANIT

Yapılan Değişiklikler ile İlgili Açıklamalar

İstem 1, “sert elemanın bir çubuk veya boru olduğu” özelliğini içerecek şekilde değiştirilmiştir. Bu değişiklik, tarifname sayfa 3, satır 26-27 veya Şekil 1’e dayanmaktadır.

İstem 1 ayrıca, iticilerin her birinin 15 ila 25 kg itme sağlamak üzere yapılandırıldığını belirtmek üzere değiştirilmiştir. Bunun dayanağı da tarifname sayfa 4, satır 29-30’da bulunabilir.

İstem 1 ayrıca, her bir iticinin, söz konusu sert elemanın ilgili bir ucuna monte edilmiş bir yuva ve yuva içine monte edilmiş bir hava hareket ettirme aracı içerdiğini belirtmek üzere değiştirilmiştir. Bunun dayanağı ise orijinal istem 2’dir.

İstem 1’e, her bir hava hareket ettirme aracının dakikadaki devir sayısı (rpm) 10.000 ila 100.000 olacak şekilde bir eksen etrafında döndüğüne dair özellik de eklenmiştir. Bunun dayanağı tarifname sayfa 4 satır 31-34’te bulunabilir.

“Aygıtın (10) pozisyonu, oryantasyonu ve/veya eğimi, kullanıcının (100) istediği hız ve hareket yönüne uyacak şekilde ayarlanması“ özelliği, istem 1’den silinmiştir. Bu özellik, orijinal istem 1’de mevcut değildi, zira kapsam aşımına yol açmayacaktır.

Görüşler

İnceleme uzmanının 2. Bildirimde belirttiği hususlara ilişkin yorumlarımız şu şekildedir:

AÇIKLIK

Görüşler kısmındaki açıklık itirazlarına cevaben, inceleme raporunda itiraz edilen ve daha önce eklenen “… kullanıcının (100) istediği hız ve hareket yönüne uyacak şekilde ayarlanması mümkündür.” özelliği istem 1’den silinmiştir. Bu nedenle, istem 1 artık SMK m.92(4)’ün gerekliliklerini karşılamaktadır.

YENİLİK VE BULUŞ BASAMAĞI

Değiştirilmiş istem 1’deki sert eleman bir çubuk veya borudur. Bu itibarla kavrama aracı veya kavrama yüzeyi, bu sert çubuk veya boru üzerindedir. Değiştirilmiş istem 1 ayrıca aygıtın bir kullanıcının vücudundan ileriye doğru tutulacak şekilde yapılandırılmasını gerektirir. Değiştirilmiş istem 1 ayrıca iticilerin her birinin 15 ila 25 kg itme sağlayacak şekilde yapılandırılmasını gerektirir. Değiştirilmiş istem 1 ayrıca her bir iticinin dakikadaki devir sayısı 10.000 ila 100.000 olan bir hava hareket ettirici cihaza sahip olmasını gerektirir. D3, bu özelliklerin hiçbirini açıklamamaktadır. Bu nedenle değiştirilmiş istem 1, D3 karşısında yenidir.

Söz konusu değişiklikler, mevcut buluşun tamamen farklı konfigürasyona ve kullanıma sahip olduğunu netleştirmeye yardımcı olmak için yapılmıştır. Mevcut buluşla, çubuğun veya borunun karşıt ucundaki iticiler, kullanıcının vücudunun önünde tutulur ve bu sayede, örneğin başvuruda Şekil 3’te (bkz. Şekil 13) görüldüğü gibi kara sörfü tahtası benzeri bir araç üzerinde bir spor faaliyetinde bulunurken kullanıcıya yatay yönde itiş sağlar.

Şekil 13: Başvuruya ait Şekil 3

Ayrıca, birinci ve ikinci iticilerin her biri 15 ila 25 kg itme sağlayacak şekilde yapılandırılmıştır ve her biri 10.000 ila 100.000 rpm’de dönen bir hava hareket ettirme aracına sahiptir.

Kullanıcı, aygıtı ellerinde ve vücudunun önünde tutarak aygıtın açısını ve itme açısını başvuruda Şekil 4a’da görüldüğü gibi aktif olarak kontrol edebilmektedir (Bkz. Şekil 1). Fizik kuralları açısından, itme açısı, aygıtın ağırlığı ve itme miktarı ile bağlantılı olarak, ortaya çıkan bir ileri itici kuvvet vermek ve itmenin dikey bileşeninin aygıtın ağırlığına eşit olması için belirlenebilir. Bu da aygıtın kullanıcı için ağırlıksız gibi hissedilmesine neden olur.

Ayrıca, hava hareket ettirme aracının dönüşü geleneksel sistemlerden çok daha yüksektir ve bu nedenle yüksek dönüş nedeniyle dönme torku çok düşüktür (bkz. sayfa 5 satır 15-22). Düşük tork sayesinde, kullanıcı çubuğu/boruyu bilek ve kol hareketi ile doğrudan kontrol edebilir. Bu haliyle, bu düzenleme, önceki tekniğe ait arkaya monte edilmiş düzenlemelere salt bir alternatif olmaktan çok daha fazlasıdır.

Daha önceden bilinen düzenlemelerde (sadece D3’te değil, başvurunun tarifnamesinde tekniğin bilinen durumu anlatılırken bahsedilen diğer tüm dokümanlarda da), itme sağlamak için pervane/fan her zaman bir kullanıcının sırtında konumlandırılmıştır. Bunun nedeni, her zaman pervaneden kaynaklanan kuvvetin cismin merkezinden hareket etmesi gerektiği düşünüldüğü içindir. D3’te uzun süredir kullanılan bu çalışma prensibini değiştirmek için herhangi bir açıklama veya öneri yoktur.

Yukarıda açıklandığı gibi, D3 ile buluş arasında çok sayıda farklılık vardır. D3, dikey bir kalkış sağlayan kişisel bir uçuş cihazı olan çok farklı bir aparatla ilgilidir (bkz. paragraf 0002). Teknikte uzman bir kişinin buluşa ulaşabilmesi için D3’teki aparatta çok sayıda değişiklik yapması gerekecektir. Ancak bunun nasıl ve neden yapılacağına dair bir açıklama da yoktur. İstem 1’deki aygıt sadece farklı bir fiziksel düzenleme değildir, aynı zamanda farklı bir şekilde kullanılmaktadır.

Bu nedenle, en azından yukarıda tartışılan nedenlerden dolayı, istem 1 yenidir ve D3 karşısından buluş basamağına sahiptir.

İnceleme uzmanının tüm itirazlarının ele alındığına inanıyoruz ve uygun bir zamanda patent belge kararına ilişkin bir bildirim almayı sabırsızlıkla bekliyoruz. Herhangi bir sorunun devam etmesi durumunda, bu sorunların hızlı bir şekilde çözülebilmesi için uzman, vekil ile telefon yoluyla iletişime geçmeye davet edilmektedir.

İNCELEME RAPORU

İnceleme uzmanı başvuru sahibinin yaptığı değişiklikler ve görüşleri dikkate alarak yeni bir değerlendirmede bulunmuş ve yeniden düzenlenen istemlerin patentlenebilir olduğu kanaatine varmıştır. 10.01.2020’de olumlu “İnceleme Raporu” göndermiştir. Ancak belge alınabilmesi için gerekli bazı düzeltmelerin yapılmasını da istemiştir.

İnceleme Raporunun PDF haline buradan ulaşılabilir.

Uzman problem-çözüm yaklaşımının adımlarını istem 1 için şöyle uygulamıştır:

[1]. D3 en yakın doküman olarak alınmıştır.

[2]. İstem 1 ile D3 arasındaki temel fark kişisel itme aygıtının kullanıcının vücudunun önünde tutulacak şekilde yapılandırılması ve bir borunun karşılıklı uçlarında konumlanmış, havayı hareket ettiren birinci ve ikinci iticiler içermesi olarak değerlendirilmiştir.

[3]. Bu farkın yarattığı teknik etki kullanıcının boruyu bilek ve kol hareketi ile doğrudan kontrol edebilmesidir.

[4]. Buluşun çözümünü amaçladığı teknik problem yüksek derecede esneklik ve kontrol edilebilirlik sağlayan bir kişisel itme aygıtı geliştirmektir.

[5]. Tekniğin bilinen durumundaki kişisel itme aygıtlarında, itme sağlamak için pervane/fan her zaman bir kullanıcının sırtında konumlandırılmıştır. Bunun nedeni, her zaman pervaneden kaynaklanan kuvvetin cismin merkezinden hareket etmesi gerektiği düşünüldüğü içindir. D3’te uzun süredir kullanılan bu çalışma prensibini değiştirmek için herhangi bir açıklama veya öneri bulunmamaktadır. Teknikte uzman bir kişinin buluşa ulaşabilmesi için D3’teki aparatta çok sayıda değişiklik yapması gerekecektir. Ancak bunun nasıl ve neden yapılacağına dair bir açıklama da yoktur. İstem 1’le teknik probleme getirilen çözüm, tekniğin bilinen durumunda bulunmamakta ve tekniğin bilinen durumundaki dokümanlara bakılarak aşikâr bir biçimde çıkarılamamaktadır.

Burada uzmanın 2. Bildirimde uyguladığı problem-çözüm yaklaşımıyla yukarıda (inceleme raporunda) uygulananı karşılaştıralım. Önceki değerlendirmede istem 1 ile D3 arasındaki fark “aygıtın bir kullanıcının vücudunun önünde tutulacak şekilde yapılandırılması” idi ve buna bağlı olarak buluş tarafından çözülen problem, aygıtı kullanıcı tarafından tutmanın bir alternatifini bulmak olarak tespit edilmiştir. Ancak yeni istemde sert elemanın bir boru/çubuk olması özelliği, kullanıcının boruyu bilek ve kol hareketi ile doğrudan kontrol edebilmesini sağlamakta, bu da teknik problemin yukarıdaki gibi yeniden formüle edilmesine sebep olmaktadır. Peki nasıl oldu da süreç içinde iki farklı teknik problem ortaya kondu? Buluş ile D3 dokümanı arasındaki fark kullanım açısından düşünüldüğünde, D3’de aygıtın kullanıcının omuzlarında tutulması, buluşta ise önünde tutulmasıdır. Ancak bu aslında aygıtın yapısındaki bir farkın bir sonucudur. Bunu sağlayan yapısal farklılık isteme yazılmadıkça oluşan farkın teknik etkisi istenen biçimde ifade edilemeyecektir. Aygıtın kullanıcının önünde tutulmasını sağlayan unsur çubuk/borudur. Bu unsur isteme alındıktan sonra teknik etki artık aygıtı tutmanın alternatifini bulmak değil, aygıtın daha kolay kontrol edilebilmesi haline gelmiştir. Teknik problem de buna bağlı olarak değişmiştir. İsteme buluşun çözdüğü problemi sağlayan unsurların doğru bir biçimde yazılması, bu nedenle buluş basamağı değerlendirmesinde büyük önem taşır.

Raporun “Görüşler” kısmında tarifname ve istemlerde yapılması gereken değişiklikler belirtilmiştir. Başvuruya patent verilebilmesi için inceleme raporunda belirtilen gerekli değişikliklerin yapılarak yeniden düzenlenecek evrakın bildirim tarihinden itibaren iki ay içinde Kuruma gönderilmesi gerekmektedir.[21]

Yapılan değişikliklerin kabul edilmesi hâlinde patentin verilmesine ilişkin karar başvuru sahibine bildirilecektir. Bu süre içinde değişikliklerin yapılmaması veya yapılan değişikliklerin Kurum tarafından kabul edilmemesi hâlinde başvuru geri çekilmiş sayılacaktır. Bu aşamada gerekli bu basit düzeltmelerin ihmal edilmesi belge olmak üzere olan bir başvurunun hiç yoktan geri çekilmesine sebep olacağından verilen sürede işlemin tamamlanması çok önemlidir.

İnceleme uzmanı patent verilebilmesi için şu değişikliklerin yapılmasını talep etmiştir:

Tarifnamenin son sayfasında bulunan ve (bkz. orijinal başvuru sayfa 7, satır 28-42) spesifik teknik bir konu içermeyip sadece buluş ve koruma kapsamı ile ilgili belirsizlik yaratabilecek paragrafların çıkarılması istenmiştir.

WO2007073361 A1 nolu patent dokümanından tekniğin bilinen durumunda bahsedilmesi istenmiştir.

Tarifname sayfa 3’te sert elemanın (12) genellikle bir çubuk veya boru olabileceğine yönelik ifadedeki “genellikle” kelimesinin çıkarılması istenmiştir. Zira istem 1’de sert elemanın bunlardan biri olduğu ifade edilmektedir.

Tarifname sayfa 4’te “Fanın veya pervanenin A ekseni etrafındaki dönüşü 10.000 ila 100.000 rpm (dakikadaki devir sayısı) aralığında ve daha uygun olarak 25.000 ila 45.000 rpm arasında ve hatta daha uygun olarak 35.000 rpm civarında olabilir. İtki değerleri, itici (16) başına yaklaşık 15 ila 25 kg itme olabilir.“ ifadelerinde olasılık anlamı katan “olabilir” kelimelerinin çıkarılması istenmiştir.

Ayrıca istem 1 ve 12’ye bazı ifadelerin eklendiği görülmektedir.

Başvuru sahibi 15.01.2020’de söz konusu düzeltmeleri yapmış ve Kuruma sunmuştur. Ardından inceleme uzmanı belge kararı vermiştir. Karar yazısında özetle şunlar bulunur:

  • Başvuruya ait inceleme raporunda belirtilen hususlara uygun olarak yapılan değişiklikler kabul edilmiştir ve başvuruya patent verilmesine karar verilmiştir.[22] Söz konusu karar ve patent Resmi Patent Bülteninde yayımlanacaktır.
  • Patent verilmesi kararının bültende yayımlanmasından itibaren altı ay içinde üçüncü kişiler patente itiraz edebilir.[23] Bu süre içinde üçüncü kişiler tarafından itiraz edilmemesi durumunda patentin verilmesi hakkındaki karar kesinleşir ve nihai karar Bültende yayımlanır.[24]
  • Bu süre içinde itiraz gelmesi durumunda ise itirazlar, itiraz süresi sonunda başvuru sahibine bildirilir. İtirazın tebliğ tarihinden itibaren üç ay içinde itirazlara karşı gerekçeli görüşler ileri sürülebilir veya gerekli görülürse istemler değiştirilebilir. İtiraz; görüşler ve varsa başvuruda yapılan değişiklik talepleri de dikkate alınarak Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığı tarafından incelenir ve nihai karar verilir.
  • Patentin verilmiş olması, geçerliliği ve yararlılığı konusunda Kurumumuz tarafından garanti verildiği şeklinde yorumlanamaz ve Kurumun sorumluluğunu da doğurmaz.
  • Bir patentin korunması için gerekli olan yıllık ücretler üçüncü yıldan başlamak üzere her yıl (patentin koruma süresi boyunca) vadesinde ödenir. Vade tarihi, başvuru tarihine tekabül eden ay ve gündür. Yıllık ücretler, vadesinde ödenmediği takdirde ek ücretle birlikte vadeyi takip eden altı ay içinde de ödenebilir. Yıllık ücretlerin bu süre içinde de ödenmemesi halinde patent hakkı, bu ücretin son ödeme tarihi itibariyle sona erer. Ancak, patent hakkının sona erdiğine ilişkin bildirim tarihinden itibaren iki ay içinde telafi ücretinin ödenmesi halinde patent hakkı, ücretin ödendiği tarih itibariyle yeniden geçerlilik kazanır ve Bültende yayımlanır. Söz konusu telafi ücretinin ödenmemesi durumunda hakların yeniden tesisi için talepte bulunulabilir.[25]
  • Patent sahibi veya yetkili kıldığı kişi, patentle korunan buluşu kullanmak zorundadır. Kullanma zorunluluğu, patentin verildiğine ilişkin ilanın ilgili bültende yayınlandığı tarihten itibaren üç yıllık veya patent başvurusu tarihinden itibaren dört yıllık sürelerden hangisi daha geç sona eriyorsa, bu süre içinde gerçekleştirilir. Patentin kullanıldığına ya da kullanılamadığına ilişkin beyanın anılan süre içinde Kuruma sunulması halinde bu durum sicile kaydedilerek Bültende yayımlanır.[26] Bu süre içinde kullanıldığına dair bildirim yapılmayan patentler Bültende yayımlanır.
  • Talep edilmesi halinde, patentin verilmesine ilişkin yayımdan sonra belge düzenleme ücreti ödenerek patent belgesi düzenlenebilir.[27]
  • Türk Patent ve Marka Kurumunun sunduğu hizmetlere ilişkin ücretlerde, ödemenin yapıldığı tarih itibariyle yürürlükte olan Ücret Tebliği dikkate alınmalıdır.

Belge olmuş dokümanın PDF haline buradan ulaşılabilir.

Verilen patent ilanı 23.01.2020 tarihinde Bültende yayınlanmıştır. Bunu takiben 6 aylık süre içinde SMK m.99 uyarınca üçüncü kişiler patent belgesine itirazda bulunabilir. Yukarıda belirtildiği üzere, bu tür itirazlar Patent Dairesi değil Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Dairesince (YİDD) oluşturulan bir Kurul tarafından değerlendirilir. Kurul YİDD Başkanının yanı sıra Patent Dairesinden buluş konusunda uzman iki Sınai Mülkiyet Uzmanı (kararı veren inceleme uzmanı bunlar arasında bulunmaz) olmak üzere üç kişiden oluşur.

Kurum, yapılan itirazı patent sahibine bildirir. Patent sahibi bu bildirim tarihinden itibaren üç ay içinde görüşlerini sunabilir veya patentte değişiklikler yapabilir.[28] Patentte değişiklik yapılması durumunda değişen metin ile bu değişikliklerin metin içerisinde nerelerde yapıldığının açık ve anlaşılır bir şekilde gösterildiği sayfalar da Kuruma sunulur. Değişiklikler, içerik olarak açık ve anlaşılır nitelikte olmalıdır.[29] Üç aylık süre içerisinde herhangi bir bildirimde bulunulmaması halinde söz konusu itiraz hakkında mevcut bilgi ve belgeler çerçevesinde değerlendirme yapılır.

Üçüncü kişiler 10.04.2020’de patent konusunun, 82 nci ve 83 üncü maddelere göre patent verilebilirlik şartlarını taşımadığı yönünde itirazda bulunmuştur.[30] Kurum, 6 aylık itiraz süresinin bitiminin ardından 02.08.2020’de yapılan itirazı patent sahibine bildirmiştir. Patent sahibi 10.10.2020’de itiraza karşı görüşlerini Kuruma bildirmiştir.

Yazıyı uzatmamak adına itirazın yalnızca istem 1 ile ilgili kısımları değerlendirilmiştir.

ÜÇÜNCÜ KİŞİLERİN SMK m.99 KAPSAMINDA İTİRAZI

Üçüncü kişiler patent konusunun, patent verilebilirlik şartlarını taşımadığı yönünde SMK m.99 kapsamında YİDD’ye itirazda bulunmuştur ve aşağıdaki dokümanları sunmuştur:

D3: US2006196991 (yayın tarihi: 07.09.2006) (inceleme raporundaki doküman)

D4: US4189019 (yayın tarihi: 19.02.1980)

D5: US4996938  (yayın tarihi: 05.03.1991)

Şekil 14: D4 (US4189019) dokümanına ait Şekil 1-3

Patent belgesine konu istem 1’in D3 ve D4 karşısında buluş basamağı içermediği ileri sürülmüştür. [31] Buna göre:

D3 dokümanındaki buluş bir kullanıcının vücudunun önünde tutulacak şekilde yapılandırılan ve aşağıdakileri içeren bir kişisel itme aygıtı (şekil 1-2) olup, şunları içerir:

sert bir elemanın (4,14,15) karşılıklı uçlarında konumlanmış, havayı hareket ettiren birinci ve ikinci iticiler (2,3),

iticilerin havayı hareket ettirmesini sağlamak için çalıştırılan tahrik araçları (6, 7a, 8a, 11a, 11b) olup ayrıca şunları içerir:

sert eleman (4,14,15) üzerinde konumlanmış ve bir kullanıcının elleriyle tutulacak ve hareket ettirilecek şekilde yapılandırılmış kavrama araçları veya bir kavrama yüzeyi (14, 15, 17, 19, şekil 2-3),

burada her bir itici (2,3), söz konusu sert elemanın (4,14,15) ilgili bir ucuna monte edilmiş bir yuva (9,10) ve yuva içine monte edilmiş bir hava hareket ettirme aracı (7,8) içerir.

Buna göre D3 ile istem 1 arasındaki fark, D3’te sert elemanın bir çubuk veya boru olarak tanımlanmamış olmasıdır. Ancak çubuk veya boru yapısal bir malzeme olarak iyi bilindiği ve oldukça eski bir kullanıma sahip olduğu için başvurunun yapıldığı tarihte, teknikte uzman kişinin iticileri birbirine ilişkilendirmek için aşikâr biçimde seçeceği bir malzemedir.

Ayrıca D4’ten görüldüğü üzere kişisel itme araçlarında, boru kesitli malzemeden yapılmış ve kullanıcı tarafından takılabilen bir çerçeve (19, 25 ve 33) kullanımı iyi bilinmektedir. (bkz. Şekil 2, 3, 7, 8, 9, 11) Buna göre teknikte uzman kişi D3’teki sert elemanı D4’te öğretildiği gibi borudan yapmayı aşikâr bir biçimde bilecektir.

D3 ile istem 1 arasındaki diğer fark iticilerin her birinin 15 ila 25 kg itme sağlamasıdır. D3’te sağlanan itme ile ilgili sayısal bir değer verilmemiştir ancak D3’te kullanıcının ve cihazın taşınabilmesine yetecek itme gücüne (bkz. paragraf 45, satır 1-2) sahip olduğu belirtilmiştir. Teknikte uzman kişi kullanıcının ve cihazın taşınabilmesine yetecek itme gücünü sağlamak için istemde bahsi geçen sayısal değerleri aşikâr bir şekilde seçecektir.

D3 ile istem 1 arasındaki bir diğer fark havayı hareket ettiren her bir cihazın, bir eksen etrafında 10.000 ila 100.000 rpm’de dönmesidir. Havayı hareket ettiren kişisel itme araçlarında dönüş hızı ile ilgili olarak, başlangıçta, dönüş hızı seçiminin, kullanıcıyı hareket ettirmek için gereken istenen hız ve/veya itme değeri ile tanımlanacağı ve en azından istenen bir hız ile sürüleceği anlaşılmaktadır. Sonuç olarak, bir çalışma hızı seçimi, öğretilen özelliklerin bir optimizasyonu olarak anlaşılacaktır. Buna göre, bir istemin genel koşullarının önceki teknikte açıklandığı durumlarda, optimum veya uygulanabilir aralıkları rutin deneylerle keşfetmek buluş niteliğinde değildir, zira başvuru sahibi talep ettiği geniş hız aralığını (10.000 ila 100.000 rpm) neden seçtiğini açıklamamış, bu aralığa özgü kritik bir sebep göstermemiştir.

Yukarıdaki sebeplerden ötürü teknikte D3 dokümanını dikkate alan uzman kişi D4’teki öğretiyi kullanarak aşikâr bir biçimde buluş konusu isteme ulaşacaktır.

Üçüncü kişiler itirazda ayrıca patente konu istem 1’in D3 ve D5 karşısında da buluş basamağı içermediğini ileri sürmüştür. Buna göre D5’teki buluş bir kullanıcının vücudunun önünde tutulacak şekilde yapılandırılan ve aşağıdakileri içeren bir kişisel itme aygıtı (şekil 1-2) olup, şunları içerir:

sert bir elemanın (16) karşılıklı uçlarında konumlanmış, suyu hareket ettiren birinci ve ikinci iticiler (18,19), burada sert eleman bir çubuk veya borudur; (bkz. sütun 3, satır 60-63, şekil 4)

iticilerin suyu hareket ettirmesini sağlamak için çalıştırılan tahrik araçları (86, 88) olup ayrıca şunları içerir:

sert eleman (16) üzerinde konumlanmış ve bir kullanıcının elleriyle tutulacak ve hareket ettirilecek şekilde yapılandırılmış kavrama araçları veya bir kavrama yüzeyi (20, 21),

burada her bir itici (18,19), söz konusu sert elemanın (16) ilgili bir ucuna monte edilmiş bir yuva (36) ve yuva içine monte edilmiş bir su hareket ettirme aracı (bkz. şekil 5-6 pervane) içerir.

Şekil 15: D5 (US4996938) dokümanına ait Şekil 1 ve 2

İticilerin 15 ila 25 kg itme sağlaması ve havayı hareket ettiren cihazların, bir eksen etrafında 10.000 ila 100.000 rpm’de dönmesi yukarıda D3 açıklanırken anlatılan sebeplerden ötürü istem 1’e buluş basamağı kazandıracak bir fark sağlamamaktadır.

D5 ile istem 1 arasındaki fark, D5’teki aygıtın suda kullanılması, istem 1’deki aygıtın ise havada kullanılmasıdır. Bir başka deyişle sadece aygıtın içinde bulunduğu akışkan değişiktir.

Patente konu buluşun amacının daha esnek ve kontrol edilebilir bir kişisel itme aygıtı geliştirmek olduğu tarifnamesinden anlaşılmaktadır. Aynı amacın D5 tarafından da gerçekleştirildiği dile getirilmektedir. (bkz. sütun 1, satır 31-34) Buna göre D3’teki yapılanmayı bilen teknikte uzman kişi, daha esnek ve kontrol edilebilir bir kişisel itme aygıtı elde etmek amacıyla D5’teki öğretiyi göz önüne alarak buluş konusu istem 1’e aşikar biçimde ulaşacaktır.

Şekil 16: D5 (US4996938) dokümanına ait Şekil 4 ve 5

BELGE SAHİBİNİN İTİRAZA KARŞI GÖRÜŞÜ

Belge sahibi 10.10.2020’de üçüncü kişiler tarafından sunulan itiraza karşı görüşlerini Kuruma bildirmiştir. Belge sahibinin istemlerinde herhangi bir değişiklik yapmadığı görülmektedir.

Belge sahibinin görüşleri özetle aşağıdaki gibidir:

D3’te iticiler bir çubuk veya borunun iki ucu üzerinde konumlanmamış, kullanıcının sırtında bulunan bir bağlantı aracı ile birleştirilmiştir. Ancak, çubuk veya borunun yapısal bir malzeme olarak iyi bilinmesi ve eskiden beri kullanılıyor olması teknikte uzman kişinin iticileri birbirine ilişkilendirmek için aşikâr biçimde seçeceği bir malzeme olduğunu göstermeyecektir. Zira tekniğin bilinen durumunda bulunan tüm dokümanlar incelendiğinde hepsinde itme aygıtlarının kullanıcının önünde değil, arkasında konumlandığı görülmektedir. Hiçbir yapılanmada boru üzerinde konumlanmış iticiler bulunmamaktadır. Eğer boru kullanımı teknikte uzman kişinin aklına aşikâr bir biçimde geliyor olsaydı, tekniğin bilinen durumunda bunun örneklerini bulabilirdik. Söz konusu fark, sıradan olmayıp, buluşa kullanımda ve kontrolde esneklik sağlamaktadır. Mevcut buluşla, çubuğun veya borunun karşıt ucundaki iticiler, kullanıcının vücudunun önünde tutulur ve bu sayede, kara sörfü tahtası benzeri bir araç üzerinde bir spor faaliyetinde bulunurken kullanıcıya yatay yönde itiş sağlar. Daha önceden bilinen düzenlemelerde, itme sağlamak için pervane/fan her zaman bir kullanıcının sırtında konumlandırılmıştır. Bunun nedeni, her zaman pervaneden kaynaklanan kuvvetin cismin merkezinden hareket etmesi gerektiği düşünüldüğü içindir. Tekniğin bilinen durumunda uzun süredir kullanılan bu çalışma prensibini değiştirmek için herhangi bir açıklama veya öneri yoktur.

D4’teki kişisel itme aracında, boru kesitli malzemeden yapılmış ve kullanıcı tarafından takılabilen bir çerçevenin kullanıldığı görülmektedir. Ancak teknikte uzman kişi D3’teki sert elemanı D4’e bakarak borudan yapmayı aşikâr bir biçimde çıkaramayacaktır zira aşağıdaki karşılaştırmalı şekilden de görüleceği üzere (bkz. Şekil 17) her iki unsur hem yapısal olarak hem de kullanım olarak farklıdır. Üstelik D4’teki yapılanmada bir borunun iki ucunda konumlanmış iticiler bulunmamakta, iki borunun birleştiği bölgede tek bir itici bulunmaktadır. Buluşa ait söz konusu yapılanma bir tasarım seçimi olmayıp, kullanımda ve kontrolde esneklik sağlamak amacıyla geliştirilmiştir.

Şekil 17: 2017/999999 nolu patent belgesine ait Şekil 1 ve D4 dokümanına ait Şekil 7

Tekniğin bilinen durumundaki dokümanların hiçbiri 15 ila 25 kg itme sağlayan iticilerden ve 10.000 ila 100.000 rpm’de dönen havayı hareket ettiren cihazlardan bahsetmemektedir.

Ayrıca, hava hareket ettirme aracının dönüşü geleneksel sistemlerden çok daha yüksektir ve bu nedenle yüksek dönüş nedeniyle dönme torku çok düşüktür (bkz. sayfa 5 satır 15-22). Düşük tork sayesinde, kullanıcı çubuğu/boruyu bilek ve kol hareketi ile doğrudan kontrol edebilir. Bu haliyle, bu düzenleme, önceki tekniğe ait arkaya monte edilmiş düzenlemelere salt bir alternatif olmaktan çok daha fazlasıdır.

Yukarıda açıklandığı gibi, D3 ile buluş arasında çok sayıda farklılık vardır. D3, dikey bir kalkış sağlayan kişisel bir uçuş cihazı olan çok farklı bir aparatla ilgilidir (bkz. paragraf 0002). Teknikte uzman bir kişinin buluşa ulaşabilmesi için D3’teki aparatta çok sayıda değişiklik yapması gerekecektir. Ancak bunun nasıl ve neden yapılacağına dair bir açıklama da yoktur. İstem 1’deki aygıt sadece farklı bir fiziksel düzenleme değildir, aynı zamanda farklı bir şekilde kullanılmaktadır.

İstem 1, D5 karşısında da yenilik ve buluş basamağı kriterlerini sağlamaktadır, zira D5 sualtında kullanılmak üzere geliştirilmiş bir cihaz olup, tamamen farklı bir alana ait teknolojiye sahiptir. Suda ve havada çalışan araçlar pek çok açıdan farklılık gösterir ve birbirinin yerine kullanılması mümkün değildir. Teknikte uzman kişi D3’ü en yakın doküman olarak alsa bile D5’i değerlendirmeye almayacaktır, zira söz konusu doküman buluşa uzak bir alandandır. Yine kavrama yüzeyi (14) buluşta şekil 1’de görüldüğü gibi borunun üzerinde değil, ayrı bir tutma aparatı olarak boruya bağlanmıştır. (bkz. D5, şekil 4, referans 21)

YENİDEN İNCELEME VE DEĞERLENDİRME DAİRESİNİN KARARI

Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Dairesi (YİDD) tarafından oluşturulan Kurul SMK m.99 kapsamında patent belgesine yapılan üçüncü kişi itirazını ve belge sahibinin karşı görüşlerini değerlendirerek nihai kararını 21.12.2020’de vermiştir. Kurul değerlendirmesinde aşağıdaki dokümanları kullanmıştır:

D3: US2006196991 (yayın tarihi: 07.09.2006)

D4: US4189019 (yayın tarihi: 19.02.1980)

D5: US4996938  (yayın tarihi: 05.03.1991)

[1].  Kurul D3’ü istem 1 için tekniğin bilinen durumunda en yakın doküman olarak almıştır. Yazıyı uzatmamak adına önceki argümanlar burada aynen tekrarlanmayacaktır. Daha önce inceleme raporunda belirtildiği üzere:

[2].  D3 ile istem 1 arasındaki temel fark aygıtın kullanıcının omuzlarında değil, vücudunun önünde tutulacak şekilde yapılandırılmış olması ve iticilerin bir çubuk veya borunun uçlarına konumlanmış olmasıdır.

[3]. Bu farkın yarattığı teknik etki kullanıcının boruyu bilek ve kol hareketi ile doğrudan kontrol edebilmesidir.

[4]. Buluşun çözümünü amaçladığı teknik problem yüksek derecede esneklik ve kontrol edilebilirlik sağlayan bir kişisel itme aygıtı geliştirmektir.

[5]. D5’teki aygıt su altında kullanılan bir kişisel itme aygıtıdır. Kişisel itme aygıtları konusunda uzman kişinin bu dokümandan da haberdar olması beklenir. Buna göre D3’teki buluşu göz önüne alan teknikte uzman kişi, teknik problemi çözmek için D5’teki kişisel itme aygıtını kullanacaktır. Zira D5’teki yapılanma da kullanıcının vücudunun önünde tutulacak şekilde (kullanıcı D5’teki aygıtı kollarıyla yukarı yönde tutabileceği gibi yüzme esnasında önünde de tutabilir) yapılandırılmış ve iticiler bir çubuk veya borunun uçlarına konumlanmıştır. Bu sayede kullanıcı boruyu bilek ve kol hareketi ile doğrudan kontrol edebilmektedir.  D5’te buluşun amacının daha esnek ve kontrol edilebilir bir kişisel itme aygıtı geliştirmek olduğu da belirtilmektedir. (bkz. tarifname sütun 1, satır 31-34) Buna göre D3’teki yapılanmayı bilen teknikte uzman kişi, daha esnek ve kontrol edilebilir bir kişisel itme aygıtı elde etmek amacıyla D5’teki öğretiyi uygulayarak buluş konusu istem 1’e aşikar biçimde ulaşacaktır.

D3 ile istem 1 arasındaki diğer bir fark iticilerin her birinin 15 ila 25 kg itme sağlamasıdır. D3’te sağlanan itme ile ilgili sayısal bir değer verilmemiştir ancak D3’te kullanıcının ve cihazın taşınabilmesine yetecek itme gücüne (bkz. paragraf 45, satır 1-2) sahip olduğu belirtilmiştir. Teknikte uzman kişi kullanıcının ve cihazın taşınabilmesine yetecek itme gücünü sağlamak için istemde bahsi geçen sayısal değerleri aşikâr bir şekilde seçecektir.

D3 ile istem 1 arasındaki bir diğer fark havayı hareket ettiren her bir cihazın, bir eksen etrafında 10.000 ila 100.000 rpm’de dönmesidir. Havayı hareket ettiren kişisel itme araçlarında dönüş hızı ile ilgili olarak, başlangıçta, dönüş hızı seçiminin, kullanıcıyı hareket ettirmek için gereken istenen hız ve/veya itme değeri ile tanımlanacağı ve en azından istenen bir hız ile sürüleceği anlaşılmaktadır. Sonuç olarak, bir çalışma hızı seçimi, öğretilen özelliklerin bir optimizasyonu olarak anlaşılacaktır Buna göre, bir istemin genel koşullarının önceki teknikte açıklandığı durumlarda, optimum veya uygulanabilir aralıkları rutin deneylerle keşfetmek buluş niteliğinde değildir, zira başvuru sahibi talep ettiği geniş hız aralığına (10.000 ila 100.000 rpm) özgü kritik bir sebep göstermemiştir.

D5’te kavrama yüzeyi buluşta şekil 1’de (referans 14) görüldüğü gibi borunun üzerinde değil, ayrı bir tutma aparatı olarak boruya bağlanmıştır. (bkz. D5, şekil 4, referans 21) Ancak bu unsuru tanımlamak için istem 1’de belirtilen ifade “sert eleman (12) üzerinde konumlanmış ve bir kullanıcının (100) elleriyle tutulacak ve hareket ettirilecek şekilde yapılandırılmış kavrama araçları (14) veya bir kavrama yüzeyi” şeklindedir. Buna göre D5’te 21 nolu referans ile gösterilen manevra kolu da bu kapsamda bir kavrama aracıdır.

Buna göre patent belgesine konu istem 1’in D3 ve D5 karşısında buluş basamağı kriterini sağlamadığı görülmektedir.

İstem 1’in D3 ve D4 karşısında da buluş basamağı içermediğine karar verilmiştir. Buna göre:

D3 dokümanındaki buluş bir kullanıcının vücudunun önünde tutulacak şekilde yapılandırılan ve aşağıdakileri içeren bir kişisel itme aygıtı (şekil 1-2) olup, şunları içerir:

sert bir elemanın (4,14,15) karşılıklı uçlarında konumlanmış, havayı hareket ettiren birinci ve ikinci iticiler (2,3),

iticilerin havayı hareket ettirmesini sağlamak için çalıştırılan tahrik araçları (6, 7a, 8a, 11a, 11b) olup ayrıca şunları içerir:

sert eleman (4,14,15) üzerinde konumlanmış ve bir kullanıcının elleriyle tutulacak ve hareket ettirilecek şekilde yapılandırılmış kavrama araçları veya bir kavrama yüzeyi (14, 15, 17, 19, şekil 2-3),

burada her bir itici (2,3), söz konusu sert elemanın (4,14,15) ilgili bir ucuna monte edilmiş bir yuva (9,10) ve yuva içine monte edilmiş bir hava hareket ettirme aracı (7,8) içerir.

D3 ile istem 1 arasındaki fark, D3’te sert elemanın bir çubuk veya boru olarak tanımlanmamış olmasıdır. Ancak D4’ten görüldüğü üzere kişisel itme araçlarında, boru kesitli malzemeden yapılmış ve kullanıcı tarafından takılabilen bir çerçeve (19, 25 ve 33) kullanımı iyi bilinmektedir. (bkz. Şekil 2, 3, 7, 8, 9, 11) Buna göre teknikte uzman kişi D3’teki sert elemanı D4’te öğretildiği gibi borudan yapmayı aşikâr bir biçimde bilecektir.

İticilerin 15 ila 25 kg itme sağlaması ve havayı hareket ettiren cihazların, bir eksen etrafında 10.000 ila 100.000 rpm’de dönmesi yukarıda D3 ve D5 dokümanı açıklanırken anlatılan sebeplerden ötürü istem 1’e buluş basamağı kazandıracak bir fark sağlamamaktadır.

Yukarıdaki sebeplerden ötürü teknikte D3 dokümanını dikkate alan uzman kişi D4’teki öğretiyi kullanarak aşikâr bir biçimde buluş konusu isteme ulaşacaktır.

Kurul yaptığı değerlendirmenin ardından 21.12.2020’de patentin hükümsüzlüğüne karar vermiştir.[32] Hükümsüzlük kararı 22.01.2021’de Resmi Patent Bülteninde yayınlanmıştır. Kurul kararları Kurumun nihai kararı olup, bu kararlara karşı Kurum nezdinde tekrar itiraz edilemez. Kurulun nihai kararlarına karşı, kararın bildiriminden itibaren iki ay içinde Ankara Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde dava açılabilir.[33]

KURUM KARARINA İTİRAZ

Belge sahibi 15.02.2021’de süresi içinde Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde TÜRKPATENT’in vermiş olduğu hükümsüzlük kararına karşı dava açmıştır. Dava dilekçesinde YİDD Kurulunun verdiği 21.12.2020 tarihli patentin hükümsüzlüğü kararının iptali ve Belgenin devamı talep edilmiştir. Belge sahibi özetle şu itirazlarda bulunmuştur:

  • D3 ile buluş arasında çok sayıda farklılık vardır. D3, dikey bir kalkış sağlayan kişisel bir uçuş cihazı olan çok farklı bir aparatla ilgilidir. Teknikte uzman bir kişinin buluşa ulaşabilmesi için D3’teki aparatta çok sayıda değişiklik yapması gerekecektir. İstem 1’deki aygıt sadece farklı bir fiziksel düzenleme değildir, aynı zamanda farklı bir şekilde kullanılmaktadır.
  • D3’te iticiler bir çubuk veya borunun iki ucu üzerinde konumlanmamış, kullanıcının sırtında bulunan bir bağlantı aracı ile birleştirilmiştir. Ancak, çubuk veya borunun yapısal bir malzeme olarak iyi bilinmesi ve eskiden beri kullanılıyor olması teknikte uzman kişinin iticileri birbirine ilişkilendirmek için aşikâr biçimde seçeceği bir malzeme olduğunu göstermeyecektir. Zira tekniğin bilinen durumunda bulunan tüm dokümanlar incelendiğinde hepsinde itme aygıtlarının kullanıcının önünde değil, arkasında konumlandığı görülmektedir. Hiçbir yapılanmada boru üzerinde konumlanmış iticiler bulunmamaktadır. Eğer boru kullanımı teknikte uzman kişinin aklına aşikâr bir biçimde geliyor olsaydı, tekniğin bilinen durumunda bunun örneklerini bulabilirdik. Söz konusu fark, sıradan olmayıp, buluşa kullanımda ve kontrolde esneklik sağlamaktadır. Mevcut buluşla, çubuğun veya borunun karşıt ucundaki iticiler, kullanıcının vücudunun önünde tutulur ve bu sayede, kara sörfü tahtası benzeri bir araç üzerinde bir spor faaliyetinde bulunurken kullanıcıya yatay yönde itiş sağlar. Daha önceden bilinen düzenlemelerde, itme sağlamak için pervane/fan her zaman bir kullanıcının sırtında konumlandırılmıştır. Bunun nedeni, her zaman pervaneden kaynaklanan kuvvetin cismin merkezinden hareket etmesi gerektiği düşünüldüğü içindir. Tekniğin bilinen durumunda uzun süredir kullanılan bu çalışma prensibini değiştirmek için herhangi bir açıklama veya öneri yoktur.
  • D5 sualtında kullanılmak üzere geliştirilmiş bir cihaz olup, tamamen farklı bir alana ait teknolojiye sahiptir. Suda ve havada çalışan araçlar pek çok açıdan farklılık gösterir ve birbirinin yerine kullanılması mümkün değildir. Teknikte uzman kişi D3’ü en yakın doküman olarak alsa bile D5’i değerlendirmeye almayacaktır, zira söz konusu doküman buluşa uzak bir alandandır. D5’in sınıfı A63B35/12 olarak tespit edilmiştir ancak Belgeye konu buluşun sınıfı A63C’dir. Ayrıca D5’te iki itici arasında bir gövde (12) bulunmaktadır, ancak istem 1’de böyle bir gövde yoktur.
  • D4’teki kişisel itme aracında, boru kesitli malzemeden yapılmış ve kullanıcı tarafından takılabilen bir çerçevenin kullanıldığı görülmektedir. Ancak teknikte uzman kişi D3’teki sert elemanı D4’e bakarak borudan yapmayı aşikâr bir biçimde çıkaramayacaktır zira her iki unsur hem yapısal olarak hem de kullanım olarak farklıdır. Üstelik D4’teki yapılanmada bir borunun iki ucunda konumlanmış iticiler bulunmamakta, iki borunun birleştiği bölgede tek bir itici bulunmaktadır. Buluşa ait söz konusu yapılanma bir tasarım seçimi olmayıp, kullanımda ve kontrolde esneklik sağlamak amacıyla geliştirilmiştir.
  • Tekniğin bilinen durumundaki dokümanların hiçbiri 15 ila 25 kg itme sağlayan iticilerden ve 10.000 ila 100.000 rpm’de dönen havayı hareket ettiren cihazlardan bahsetmemektedir.

Mahkeme YİDD kararını ve yapılan itirazı değerlendirip kararını verecektir.

Bu yazının PDF formatında yazılabilir haline buradan ulaşılabilir.

Mustafa Güney ÇALIŞKAN

Eylül 2021

guneycaliskan@gmail.com


DİPNOTLAR

[1] Orijinal başvuru PCT/GB2012/053172 nolu PCT başvurusudur. İngiltere rüçhanına sahip olup, uluslararası yayın numarası WO2013093447 A1’dir. Rüçhan tarihi: 23.12.2011; Uluslararası başvuru tarihi: 18.12.2012. EPO’ya ve USPTO’ya ulusal aşamada giriş yapmıştır.

[2] SMK m.95(3) ve Yönetmelik m.96(1).

[3] SMK m.96(1) ve Yönetmelik m.97(1).

[4] Bkz. 6769 SMK m.83(2).

[5] Sanayiye uygulanabilir olmayan başvurular nadiren görüldüğü için burada değinilmeyecektir.

[6] Bkz. 6769 SMK m.83(1).

[7] Bkz. 6769 SMK m.83(4).

[8] SMK Yönetmelik m.76(7).

[9] SMK Yönetmelik m.77(9).

[10] SMK Yönetmelik m.76(2).

[11] SMK m.98(1) ve Yönetmelik m.102(1).

[12] SMK m.98(4) ve Yönetmelik m.103(2).

[13] SMK Yönetmelik m.108(6).

[14] SMK m.103(1).

[15] A personal propulsion apparatus (10) configured to be held forward of a user’s body comprising:

first and second air-moving thrusters (16) arranged at opposed ends of a rigid member (12);

drive means operable to cause the thrusters to move air; and

gripping means (14) or a gripping surface arranged on the rigid member (12) and configured to be held by a user’s (100) hands,

wherein the position, orientation and/or attitude of the apparatus (10) may be set to match a user’s (100) desired speed and direction of motion.

[16] 6769 SMK m.97(2).

[17] [0042]    In use, the pilot stands in the space 20 (FIG. 2) and is strapped to the device by means of a parachute type a harness (not shown) which is mounted on the housing 4. Once strapped in, the pilot starts the engine 6 to rotate the fans 7,8 within the ducts 9,10 to give vertical lift to the device. The amount of lift is governed by the acceleration of the engine 6, which is controlled by the throttle 16. Forward movement is given by angling the control vanes of the fans 2,3 using the control levers 17,19. The control vanes also are used to turn the device left or right.

[18] SMK Yönetmelik m.76(2).

[19] SMK m.98(4) ve Yönetmelik m.103(2).

[20] A personal propulsion apparatus (10) configured to be held forward of a user’s body comprising:

first and second air-moving thrusters (16) arranged at opposed ends of a rigid member (12), the rigid member being a bar or tube;

drive means operable to cause the thrusters to move air; and gripping means (14) or a gripping surface arranged on the rigid member (12) and configured to be held by a user’s (100) hands,

wherein the first and second thrusters are each configured to provide 15 to 25 kg of thrust,

wherein each thruster (16) comprises a housing (18) mounted to a respective end of said rigid member (12), and an air moving device (22) mounted within the housing, and wherein each air moving device rotates about an axis at 10,000 to 100,000 rpm.

[21] SMK m.98(6).

[22] SMK m.98(5).

[23] SMK m.99(1).

[24] SMK m.99(3).

[25] SMK m.101(4).

[26] SMK Yönetmelik m.117(8).

[27] SMK m.98(7).

[28] SMK m.99(4).

[29] SMK Yönetmelik m.105(5).

[30] SMK m.99(1)(a).

[31] Başvurunun orijinali her ne kadar EPO’da belge almış olsa da, A.B.D.’de (US2015064004 A1) buluş basamağı içermediği gerekçesiyle reddedilmiştir. Uzman burada üçüncü kişi itirazı olarak gösterilen D3 ve D4 dokümanını kullanarak istem 1’in buluş basamağı içermediği yönünde karar vermiştir.

[32] SMK m.99(5).

[33] 5000 sayılı Kanun, m.15/C

Theranos Davası – Patent Sisteminin Suçu Var mı?

Theranos davasının yeni duruşmasının gerçekleştiğini duyunca, bende bu çarpıcı konuyla ilgili bir şeyler yazmak isteği doğdu. Bilmeyenler için kısaca özetleyecek olursak:

Elizabeth Holmes 2003 yılında parmaktan alınan tek damla kanla 250’ye yakın farklı kan testi yapabilen bir cihaz geliştirdiği iddiasıyla çeşitli patent başvuruları (ilki US7291497B2) yaptığında 19 yaşındaydı. Kurduğu Theranos şirketi aldığı yardım ve teşviklerle çok kısa sürede yatırımcıların da desteğiyle inanılmaz büyüdü ve 9 milyar dolarlık bir değere ulaştı. Forbes dergisi 2015’te Holmes’u gelmiş geçmiş en genç ve en zengin kadın milyarder ilan etti. Ancak aynı yıl içinde çok çarpıcı bir gelişme oldu. Bazı gazeteciler ve araştırmacılar patentte iddia edilenlerin aslında gerçeği yansıtmadığını ve Holmes’un aslında hiç geliştirmediği, çalışmayan uydurma bir teknoloji için patent aldığını ortaya çıkardı. Theranos’un yaptığı testlerde uydurma patentlerindeki cihazları değil de sıradan test cihazlarını kullandığı ortaya çıktı. Kendi cihazlarıyla yaptığı testler ise tamamen yanlış sonuçlar çıkartıyordu. Herkesin inandığı ve çok sayıda insanın hayatını (yanlış kan test sonuçlarıyla) olumsuz etkilemiş olan büyük bir sahtekârlık söz konusuydu. Holmes’un hikâyesi oldukça karmaşık ve 20 yıl hapis cezası istemiyle açılan davası hala sürüyor. Skandalın ortaya çıkmasında rol oynayan bir sebep de Theranos’u hakiki bir startup zannederek ondan lisans bedeli almak amacıyla çeşitli patent başvuruları yapan trollerle yaşadıkları çekişmeler.

İddiaya göre Holmes kamuyu cihazın gerçekten çalıştığına inandırarak yatırımcılardan para toplamış ve süreç içinde cihazı gerçekleştirebilecek teknolojiye ulaşacağını planlamıştı. Bir nevi “fake it till you make it” stratejisi kullanmış ve başarısız olmuştu. Geçen haftaki duruşmada savunma olarak “başarısızlık suç mudur” argümanını öne sürdükleri anlaşılıyor. Kimse böyle bir şey iddia etmiyor elbette ama özellikle insan hayatıyla ilgili konularda yapılan hatalar ya da sahtekârlıklar maalesef çok ciddi sonuçlar doğurabiliyor. Başarısızlık bir suç olmadığı gibi, başarılı olmak da bir suçsuzluk belirtisi değildir. Ama Holmes bir şekilde başarsaydı, belki bunların hiçbiri konuşulmayacaktı.

Elizabeth Holmes’un da buluş sahipleri arasında olduğu Theranos’a ait US7291497B2 nolu patent belgesi – Şekil 1
Theranos’un numune işleme cihazı

Yaşanan bu fiyasko kimi çevrelerce patent sisteminin zararları olarak lanse ediliyor. Madem Theranos sahtekârdı, nasıl oldu da 200’ün üzerinde patent alabildi?

Patent sistemi mükemmel olmaktan uzak olabilir ancak bu sahtekârlıkta bütün suçu ona atmak hakkaniyetli olmayacaktır. Theranos’un patentleri, yatırımcılara şirketin iyi bir seçim olduğuna dair güvence vermiş olabilir, ancak bu, sorumlunun patent sistemi olduğu anlamına gelmez. Zira Theranos’un ilk patentine (US7291497B2) bakacak olursak, patentte gerçekten işe yarayan bir prototipin yapıldığına dair herhangi bir gösterge bulunmamaktaydı.[1] Kaldı ki patent ofisleri başvuru sahibinden çalışan bir prototip talep etmezler ve nadiren buluşun çalışırlığını sorgularlar. Bizim mevzuatımızda da “Patentin verilmiş olması, onun geçerliliği ve yararlılığı konusunda Kurum tarafından garanti verildiği şeklinde yorumlanamaz, Kurumun sorumluluğunu da doğurmaz.” hükmü bulunmaktadır.[2] Bunun dışında, ABD’de patent alma süreci boyunca başvuruya birkaç kez olumsuz rapor düzenlendiği, son olarak istemlerde yapılan değişiklikle tekniğin bilinen durumundan bazı “önemsiz” (belki patent verilebilecek nitelikte ama buluşa kesinlikle devrim niteliği kazandırmayan) farklılıklarla ayrılan (örn. tampon rezervuarın bulunması vb.) bir buluşa patent verilmiş oldu.

Uzmanın buluşa en yakın olarak gösterdiği dokümanlarda Theranos’un başvurusunda belirttiği teknolojinin benzerleri zaten vardı. Ve bu gerçekler gizli olmayıp, ilgili patentin geçmiş yazışmaları incelendiğinde kolaylıkla ortaya çıkmaktadır. Sırf önceki teknikten farklılık içermesi sebebiyle patent belgesi alabilmiş olması, bir buluşun çığır açıcı bir teknoloji atılımı sağladığı anlamına gelmeyecektir. Burada yatırımcıların alınan patent belgelerine inanarak kandırılmış olmaları, patent sisteminin değil yatırımcıların kendi sorumluluğundadır.

Peki patent ofisi, bir buluşun çalışıp çalışmadığını ya da işe yarayıp yaramadığını denetlemeli midir? İdeal bir dünyada belki buna evet denebilir ancak, bir patent ofisi için böyle bir değerlendirmeyi yapmak günümüz koşullarında hem maliyet hem zaman hem de işgücü açısından pek mümkün değildir. USPTO’nun geçmişine baktığımızda 1790-1880 tarihleri arasında başvuru sahiplerinin patentin çalışır bir modelini (prototipinin minyatürü) sunması isteniyordu. Ancak bunun bir sebebi de eskiden mucitlerin çoğunun teknik veya hukuki bir eğitiminin bulunmaması sebebiyle buluşlarının yeni olan özelliklerini yazılı olarak açıklayarak ve teknik çizimler yardımıyla tanımlayarak bir patent başvurusu hazırlamalarının oldukça zor olmasıydı.[3]

Patent sistemi uydurma buluşlardan kendini nasıl korumaktadır? Patent almanın temelinde yatan amacın para kazanmak olduğunu varsayarsak işe yaramaz bir buluş için patent alınsa bile genellikle bu buluş üzerinden para kazanılamayacağı öngörülür. Patent sisteminin bir diğer güvencesi de üçüncü kişilerin patente itiraz etmesidir. Ancak sistemin verilen bir patentin gerçek değerini/önemini tespit etmek gibi bir yükümlülüğü yoktur.

Eğer bu başvurulara patent verilmeseydi Theranos belki böyle sahtekârlıklar yapmaya asla cesaret edemeyecekti, ya da belki başka şekilde yatırımcıları cezbetmeyi başaracaktı. Her ne kadar hiçbir ülke verdiği patentin işe yaradığının garantisini vermiyor olsa da, patent almış olmak, A.B.D. gibi patent kültürünün çok gelişmiş olduğu ülkelerde bile yatırımcıları cezbetmekte, bu örnekte görüldüğü gibi, çoğu zaman yeterli oluyor.

Görsel kaynağı[4]

Patentler yatırımcıların genellikle yeni kurulan şirketlere güvenmesini sağlayabilir. Ancak bu, yatırımcıların her zaman bir patentin ne anlama geldiğini ve ne anlama gelmediğini doğru bir şekilde değerlendirdiği anlamına gelmez. Theranos örneği, patent sisteminin başarısızlığından çok, patent okur-yazarlığının bir başarısızlığı olarak değerlendirilebilir.[5] Medikal sektöründe bir “next big thing” yakalamak isteyen yatırımcılar bir risk almıştı ve kaybetmişti. Umarız bu felaket gelecekte yatırımcıları gerçekten işe yarar buluşları desteklemek konusunda tereddütte bırakmaz.

Bakalım dava ne şekilde sonuçlanacak ve ne tür gelişmeler olacak. Gözlerini kırpmaksızın ve sesini kalınlaştırarak yaptığı konuşmalar ve Steve Jobs’a öykündüğü kıyafet seçimiyle de dikkatleri üzerine çeken Elizabeth Holmes Hollywood’un da ilgilisini çekmiş olacak ki, Jennifer Lawrence’ın canlandıracağı “Bad Blood” filminin yakında piyasaya çıkacağı tahmin ediliyor. Konu sizin de ilginizi çektiyse film çıkana kadar idare edebileceğiniz aşağıda bazı kaynaklar bulabilirsiniz:

Kitap:  Bad Blood: Secrets and Lies in a Silicon Valley Startup, by the Wall Street Journal reporter John Carreyrou.

Belgesel: “The Inventor: Out for Blood in Silicon Valley,” HBO documentary

Theranos – Silicon Valley’s Greatest Disaster: https://www.youtube.com/watch?v=3CccfnRpPtM

Mustafa Güney ÇALIŞKAN

Eylül 2021

guneycaliskan@gmail.com



[1] The lesson from Theranos is that investors do not know how to read a patent, Zachary Silbersher, MARCH 26, 2019, https://www.markmanadvisors.com/blog/2019/3/26/the-lesson-from-theranos-is-that-investors-do-not-know-what-a-patent-is

[2] 6769 SMK m.98(9).

[3] Patent model, Wikipedia, https://en.wikipedia.org/wiki/Patent_model

[4] Meme Generator, https://memegenerator.net/instance/68367468/mark-cuban-you-have-patents-im-back-in

[5] The lesson from Theranos is that investors do not know how to read a patent, Zachary Silbersher, MARCH 26, 2019, https://www.markmanadvisors.com/blog/2019/3/26/the-lesson-from-theranos-is-that-investors-do-not-know-what-a-patent-is

BULUŞ YAPANA AİT ÖNCEKİ TARİHLİ MAKALE/TEZ GİBİ AÇIKLAMALARIN PATENT SÜRECİNE ETKİSİ


UYARI: Bu yazıdaki değerlendirmeler yazarın kişisel görüşlerini yansıtır ve hiçbir şekilde TÜRKPATENT’in resmi görüşünü ya da uzmanlarının başvurularla ilgili değerlendirmelerini temsil etmez. Yazı yalnızca bilgi amaçlı olup yasal tavsiye niteliği taşımaz.  Bu yazının içeriğinin bir sonucu olarak herhangi bir işlem yapmadan veya herhangi bir işlemden kaçınmadan önce profesyonel hukuki tavsiye alınmalıdır. Yazarın verilen bir örnek üzerindeki değerlendirmesi yalnızca o örneğin spesifik koşullarına bağlıdır. Bir başka durum için yazarın alacağı kararlarda bağlayıcılığı yoktur.


Giriş

Patent başvurusu yapmadan önce yayınlanmış kendinize ait makale ya da tez patent almanıza engel olur mu? Patent başvurusu yapılan ülkeye, yapılan yayının içeriğine,  yayının ne kadar eski olduğuna ve bazı başka kriterlere bağlı olarak bu sorunun cevabı değişecektir. Bu yazıda buluş yapanların patent başvurusundan önce yaptıkları açıklamaların patent alma süreçlerine ne gibi etkisi olduğu değerlendirilecektir. Bir patent başvurusu yapılmadan önce buluş sahibinin kamuya yaptığı açıklamanın yasal etkisi her dosyaya özel koşullara bağlı olarak farklı şekillerde sonuçlanabilir. Bu konu ciddi anlamda dosya-bağımlı olduğu için her başvurunun kendi dinamiklerinin farklı sonuçlara yol açabileceği unutulmamalıdır. Yapılan açıklamaların patent almaya engel olma olasılığına karşı güvenli tarafta bulunmak anlamında buluş sahiplerine her zaman önce patent başvurusunu yaptıktan sonra başka mecralarda buluşlarını açıklamaları tavsiye edilir.

Bu yazıda öncelikli olarak Türkiye’deki mevzuat baz alınarak yapılacak değerlendirmenin yanı sıra Avrupa Patent Ofisine (EPO) yapılan EP ve Dünya Fikri Mülkiyet Örgütüne (WIPO) yapılan PCT başvuruları ile ilgili farklılıklardan da bahsedilecektir.

Buluşa Patent Verilmesini Etkilemeyen Açıklamalar

Bir patent başvurusu yapıldığında TÜRKPATENT uzmanı başvuru tarihinden önce buluşun ya da benzerlerinin bilinip bilinmediğini tespit etmeye çalışır. 6769 Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK) m.83’e göre tekniğin bilinen durumuna dâhil olmayan buluşun yeni olduğu kabul edilir. Tekniğin bilinen durumu ise, patent başvuru tarihinden önce dünyanın herhangi bir yerinde, yazılı veya sözlü tanıtım yoluyla ortaya konulmuş veya kullanım ya da başka herhangi bir biçimde açıklanmış olan toplumca erişilebilir her şeyi kapsar. Örneğin akademik anlamda, basılı veya internette yayınlanmış makaleler, makale özetleri, yüksek lisans tezleri, doktora tezleri, kamuya açık tez savunmaları, sunumlar, posterler, seminerler, kongreler, konferanslar vb. bunlar arasında sayılabilir.

Görüldüğü üzere mevzuatta, yapılan açıklama ile ilgili yer, dil ve tür anlamında bir sınırlama bulunmayıp, açıklamanın Zimbabve’nin bir köyünde bulunan bir kütüphane rafındaki Çeva dilinde bir kitap olması[1], internette yayınlanması, bir seminerde anlatılması, bir sergide sunulması, kullanılması, bir patent başvurusunda bulunması vb. olasılıkların hepsi mümkündür ve yapılan bütün bu açıklamalar başvurudan önce kamuya açıklandıysa tekniğin bilinen durumuna dahil edilir. Açıklama yapılan kişiyle/grupla bu açıklamanın gizlilik içinde kalmasına dair bir anlaşma vb. yapılmadıysa, yapılan açıklama bir kişinin bile erişimine açılmış ise kamuya erişilebilir hale geldiği kabul edilir ve söz konusu açıklama tekniğin bilinen durumuna alınır.

Bununla birlikte ülkemizde başvuru tarihinden önce yapılmış olmasına rağmen, buluşa patent verilmesini etkilemeyen açıklamalar da söz konusudur. SMK m.84’e göre buluşa patent verilmesini etkilemeyen açıklamalar şunlardır:

(1) Buluşa patent veya faydalı model verilmesini etkileyecek nitelikte olmakla birlikte, başvuru tarihinden önceki on iki ay içinde veya rüçhan hakkı talep edilmişse rüçhan hakkı tarihinden önceki on iki ay içinde ve aşağıda sayılan durumlarda açıklama yapılmış olması buluşa patent veya faydalı model verilmesini etkilemez:

a) Açıklamanın buluşu yapan tarafından yapılmış olması.

b) Açıklamanın patent başvurusu yapılan bir merci tarafından yapılmış olması ve bu merci tarafından açıklanan bilginin;

i) Buluşu yapanın başka bir başvurusunda yer alması ve söz konusu başvurunun ilgili merci tarafından açıklanmaması gerektiği hâlde açıklanması.

ii) Buluşu yapandan doğrudan doğruya veya dolaylı olarak bilgiyi edinmiş olan üçüncü bir kişi tarafından, buluşu yapanın bilgisi veya izni olmadan yapılan başvuruda yer alması.

c) Açıklamanın buluşu yapandan doğrudan doğruya veya dolaylı olarak bilgi elde eden üçüncü kişi tarafından yapılmış olması.

(2) Birinci fıkraya göre, başvurunun yapıldığı tarihte patent veya faydalı model isteme hakkına sahip olan her kişi buluşu yapan sayılır.

(3) Birinci fıkranın uygulanmasından doğan sonuçlar, süreyle sınırlı değildir ve her zaman ileri sürülebilir.

(4) Birinci fıkranın uygulanması gerektiğini ileri süren taraf, şartların gerçekleştiğini veya gerçekleşmesinin beklendiğini ispatla yükümlüdür.”

Buluşu yapan tarafından yapılmış açıklamanın buluşa patent verilmesini etkilemediği patent başvurusundan önceki belirli süreye genellikle literatürde “hoşgörü süresi” (grace period) denmektedir.

Bir örnek verecek olursak, 19.06.2021’de patent başvurusu yapıldığını varsayarsak ve başvuru sahibinin 07.07.2020’de internette yayınlanmış buluş konusuyla ilgili bir makalesi bulunuyorsa TÜRKPATENT uzmanı bu makaleyi SMK m.84(1)(a)’ya göre başvurudan önceki 12 ay içinde buluşu yapan tarafından yapılmış açıklama olarak kabul edip tekniğin bilinen durumuna almayacak ve araştırma raporunda ve inceleme değerlendirmesinde bu makaleye yer vermeyecektir.

Ancak bu başvuru EPO’ya yapılmış olsaydı, söz konusu makale (başvuru sahibinin kendisine ait olup son 12 ayda yayınlanmış olsa bile) tekniğin bilinen durumunda kabul edilecek ve araştırma raporunda yer verilerek öldürücü doküman olarak değerlendirilebilecektir. Zira EPC’de buluşa patent verilmesini etkilemeyen açıklamalar arasında buluşu yapan tarafından yapılmış açıklamalara yönelik bir hoşgörü süresi bulunmamaktadır.[2] Yine PCT mevzuatında da hoşgörü süresi bulunmadığından, ilgili makaleye uluslararası araştırma raporunda (ISR) ve yazılı görüşte (WOSA) yer verilecektir. Ancak, PCT’de patentlenebilirlik kararı girilen ulusal ofislere bırakıldığı için eğer ulusal aşamaya girilen ülkede başvuru sahibinin yaptığı açıklamalara yönelik hoşgörü süresi varsa ve bunun koşulları sağlanıyorsa söz konusu makale o ülkede başvurunun patentlenebilirlik değerlendirmesinde kullanılmayacaktır. [3] Bu bakımdan PCT uluslararası araştırma raporunu düzenleyen uzman yalnızca bu tür bir dokümana dayanarak patentlenebilirlik değerlendirmesi yapmamalı, grace period bulunan ülkelerde değerlendirilmek amacıyla başka öldürücü dokümanlar da bulmaya çalışmalıdır.

Bu görsel boş bir alt niteliğe sahip; dosya adı jerry.jpg
TÜRKPATENT ve EPO’da grace period (temsili)[4]

Bir örnek verecek olursak, 2019/11280 nolu patent başvurusu 26.07.2019 tarihinde yapılmış olup bu başvuru rüçhan gösterilerek 24.07.2020’de bir PCT başvurusu (yayın no: WO2021021054) yapılmıştır. Uzman buluş sahiplerinden birinin doktora tezini (Ocak 2019) PCT başvurusunda X doküman olarak kullanmış, ancak Türk başvurusunda tezi son 12 ayda yapılan açıklama sayarak tekniğin bilinen durumuna dahil etmemiştir. 2019/10857 (PCT yayın no:WO2021015700), 2019/10003 (PCT yayın no: WO2021002821), ve 2019/17539 (PCT yayın no: WO2018208245) dosyalarında da benzer şekilde Türk başvurularında açıklamalar öldürücü doküman olarak kullanılmamış, ancak PCT başvurularında olumsuz doküman olarak yer almıştır.

“Grace period” (hoşgörü süresi) Türkiye ile birlikte dünyada 50’ye yakın ülkede bulunmakta ve başvuru tarihinden önce yapılan açıklamaların hangi koşullar altında ve ne şekilde patentlenebilirliği etkilemeyeceği ülkeden ülkeye oldukça farklılık göstermektedir. Örneğin Brunei, Malezya, Meksika, Singapur ve Vietnam’da yapılan açıklama sadece yenilik değerlendirmesinde dikkate alınmazken, başka ülkelerde buluş basamağı değerlendirmesinde de dikkate alınmamamaktadır.[5]

Bir ülkede grace period bulunmasının hem avantajları hem de dezavantajları olabilir. Yazarın kişisel görüşü grace period’un ülkemiz buluş sahipleri için faydalı olduğu yönündedir.[6] Grace period özellikle patent başvurusundan önce yayın yapmak durumunda kalan akademisyenler için büyük önem arz etmektedir. Bu bakımdan ileride sırf EPC’ye uyumlu olmak adına ülkemizde grace period’dan vazgeçilmesinin doğru olmayacağı inancındayız.

Başvuru ve/veya buluş sahibinin 6 ya da 12 ay içinde yapılmış kendi açıklamalarının buluşa patent verilmesine engel olmadığı ülkeler şunlardır:[7]

12 ay uygulayan ülkeler:  Amerika Birleşik Devletleri (ABD), Arjantin, Avustralya, Azerbaycan, Barbados, Beyaz Rusya, Belize, Bolivya, Brezilya, Brunei, Ekvador, El Salvador, Ermenistan, Estonya, Filipinler, Güney Kore, Gürcistan, Japonya, Kanada, Kenya, Kolombiya, Letonya, Malezya, Malta, Moritus, Meksika, Papua Yeni Gine, Paraguay, Peru, Singapur, Şili, Trinidad ve Tobago, Türkiye, Ukrayna, Ürdün, Vietnam, Yeni Zelanda

6 ay uygulayan ülkeler:  Arnavutluk, Avrasya Patent Ofisi (EA), Kazakistan, Özbekistan, Rusya Federasyonu, San Marino, Tacikistan

İngiltere’nin Trans-Pasifik Ortaklığı için kapsamlı ve aşamalı anlaşmaya (CPTPP) taraf olması gündemde olup, anlaşmanın 18.38. maddesine göre üye ülkelerin patentler için 12 aylık grace period uygulaması beklenmektedir.[8] Vietnam ve Yeni Zelanda üyelikleri gereği grace period’u patent sistemlerine dahil etmiştir. İngiltere’nin bunu nasıl uygulayacağı merak konusudur.

SMK m.84(1)’e göre yapılan açıklama, başvurunun rüçhanı varsa rüçhan tarihinden önceki 12 aya kadar kabul edilmektedir. Ancak bu her ülkede böyle değildir. Örneğin Kanada’nın 12 aylık süresi başvuru tarihinden geriye 12 ay ile sınırlıdır.[9]

Pek çok ülkede buluşun yetkisiz/üçüncü kişiler tarafından (suiistimal edilerek) açıklanması söz konusu ise bu açıklama tekniğin bilinen durumuna dahil edilmez. Örneğin başvuru sahibi ürünü için patent başvurusu yapmadan önce bir firmayla gizlilik sözleşmesi yaparak buluşun detaylarını bu firmaya açıklamış olsun. Ancak gizlilik sözleşmesi olmasına rağmen söz konusu firma buna uymayarak buluşu kamuya açıklarsa (durumun ispatlanması halinde) bu açıklama tekniğin bilinen durumuna dahil edilmeyecektir.[10] EPC’deki “açık suiistimal” (evident abuse) ifadesi, bu uygulamanın daha katı değerlendirilmesine sebep olmaktadır. Ayrıca söz konusu suiistimalin başvuru tarihinden (rüçhan değil) geriye 6 ay içinde gerçekleşmiş olması gerekir.[11]

Ayrıca çoğu ülkede Paris Sözleşmesine dayalı olarak, resmî veya resmî olarak tanınan uluslararası sergilerde, patent konusunu kapsayan ürününü teşhir eden gerçek veya tüzel kişiler, sergideki teşhir tarihinden itibaren on iki ay içinde patent almak için başvuru yapma konusunda rüçhan hakkından yararlanabilmektedir.[12] Bu istisna başvuru sahibine grace period uygulamasından bile daha fazla imtiyaz sağlar. Zira makale vb. açıklamalar başvurunuzu olumsuz etkilemese bile size rüçhan hakkı kazandırmaz. Makalenizi göstererek ben buluşu makalenin yayınlandığı tarihte gerçekleştirmiştim, o yüzden benim başvuru tarihim makalenin yayın tarihi olsun diyemezsiniz, ama sergi rüçhanı söz konusu ise (efektif) başvuru tarihiniz serginin yapıldığı tarih olarak korunabilir.

Bunların dışında Türkiye için başka istisnalar da vardır. Örneğin başvuru sahibinin TÜRKPATENT’e 20.09.2020’de bir patent başvurusu yaptığını varsayalım. Başvuruya erken yayın talebi yapılmadığından planlanan yayın tarihi başvurudan itibaren 18 ay sonra olup Mart 2022 olacaktır. Başvuru sahibi Ocak 2022’de başvurusunu geri çekme talebinde bulunmuş olsun. Ardından bazı yeni unsurlar ekleyerek Nisan 2022’de aynı konuda yeni bir başvuru yapsın. Ancak TÜRKPATENT’in başvuru sahibinin geri çekme talebini fark etmeyip Mart 2022’de başvuruyu yanlışlıkla yayınladığını varsayalım. Bu durumda söz konusu hata nedeniyle yayınlanan bu ilk başvuru yeni başvuru için tekniğin bilinen durumunda değerlendirilmeyecektir.[13] Ancak böyle bir hata yoksa ve başvuru sahibinin kendi önceki tarihli başvurusu, sonraki başvurusu yapılmadan yayınlanmışsa, önceki başvuru yeni başvuruya karşı öldürücü doküman olarak kullanılabilir. Burada açıklamanın bir yıl içinde yapılıp yapılmamasının bir önemi yoktur, zira başvuru sahibinin kendisine ait patent başvurusunun yayını SMK m.84(1)(a) kapsamına girmemektedir. Böyle bir durumda eğer her iki başvuru arasında 12 aydan kısa süre varsa ilk başvurunun rüçhan olarak gösterilmesi sorunu çözecektir.[14]

Bir başka durumda ise eğer buluşu yapandan doğrudan doğruya veya dolaylı olarak bilgiyi edinmiş olan üçüncü bir kişi tarafından, buluşu yapanın bilgisi veya izni olmadan bir başvuru yapılırsa, buluşu yapanın durumu ispat etmesi halinde söz konusu açıklama da tekniğin bilinen durumuna dahil edilmez.[15] Bu ispat TÜRKPATENT nezdinde yapılabilir. Ancak eğer asıl buluşu yapan söz konusu başvuruyu kendi adına geçirmek istiyorsa, burada patent isteme hakkının başvuru sahibine ait olmadığı Kurum nezdinde iddia edilemeyeceği için buluşu yapanın Mahkeme yoluyla bunu ispatlaması gerekecektir.[16]

Yapılan açıklamanın buluşa patent verilmesini etkilemeyen açıklamalar kapsamına girdiğini ileri süren taraf, bunu ispatla yükümlüdür.[17] Bununla ilgili iddialar süre sınırı olmaksızın ileri sürülebilir.[18] Buna istisna sergi rüçhanına dair taleple ilgilidir. Yukarıda bahsedilen sergiden kaynaklı bir rüçhan talebi yapılacaksa bu, başvuru tarihinden itibaren iki ay içinde yapılır ve bu talebe ilişkin belgelerin, başvuru tarihinden itibaren üç ay içinde TÜRKPATENT’e sunulması gerekir.[19]

Ayrıca “grace period” bulunan bazı ülkelerde buluşa patent verilmesini etkilemeyen açıklamalara yönelik iddialarla ilgili süre kısıtlaması olabilir.[20] Başvuru yapılması düşünülen ülkede buna da dikkat edilmesinde fayda vardır.

Tekniğin bilinen durumunun yazılı veya sözlü açıklama olabileceği gibi kullanım ya da başka herhangi bir biçimde açıklanmış olan toplumca erişilebilir her şeyi kapsadığından bahsetmiştik. Buna göre bir ürünün/cihazın kullanımı da bir açıklamadır. Bu nedenle buluşu ortaya koyacak nitelikte olan araştırma materyallerinin ya da prototiplerin, üzerinde çalışılan cihazların vb. başkalarına sunulmasının, kullandırılmasının vb. yalnızca gizlilik sözleşmesi yapılarak gerçekleştirilmesinde fayda vardır.

Açıklamayı Yapan Kim Olmalı?

Buluşa patent verilmesini etkilemeyen açıklamayı başvuru sahibi mi buluş sahibi mi yapmış olmalıdır? Birden fazla buluş sahibi varsa açıklamayı hepsi birlikte mi yapmış olmalıdır, yoksa birinin yapmış olması yeterli midir? Şimdi bu ve benzeri soruların cevabına bakalım.

SMK m.84(1)(a)’ya göre “Açıklamanın buluşu yapan tarafından yapılmış olması” durumunda bunun buluşa patent verilmesini etkilemeyen açıklama olabileceğinden bahsetmiştik. “Buluşu yapan”dan kastedilen yine m.84(2)’de açıklanmıştır: “Başvurunun yapıldığı tarihte patent isteme hakkına sahip olan her kişi buluşu yapan sayılır.”

“Patent isteme hakkı, buluşu yapana veya onun haleflerine ait olup bu hakkın başkalarına devri mümkündür”[21] ve “patent almak için ilk başvuran kişi, aksi ispat edilinceye kadar, patent isteme hakkının sahibi”dir[22]. Eğer buluş sahibi aynı zamanda başvuru sahibi ise SMK m.84(1)(a)’da bahsedilen “buluşu yapan” buluş sahibi olacaktır.

Eğer başvuru sahibi ve buluşu yapan aynı değilse, buluşu yapanın patent isteme hakkını başvuru sahibine ne şekilde verdiğinin başvuruda açıklanması gerekir.[23] Açıklama buluş sahibinin yetkili kıldığı kişi (başvuru sahibi) tarafından buluş sahibinin adına yapılırsa açıklama buluş sahibi tarafından yapılmış gibi işlem görecektir.[24]

Burada önemli bir hususun altını çizmeden geçmeyelim. Başvuru sahibi ve buluş sahibi kavramları hem hukuki hem de teknik nedenlerden ötürü birbirinden ciddi anlamda farklıdır. Buluş sahibi buluşu yapan kişi(ler)dir, mucittir. Bir firma olamaz. Başvuru sahibi ise buluşa konu başvuruyu TÜRKPATENT’e yapan kişi(ler) ve/veya firma(lar)dır ve buluş konusu patentten elde edilecek maddi kazancın sahibidir. Buluşu yapan(lar) aynı zamanda başvuru sahibi değilse, buluşu yapan(lar)ın başvuru dilekçesinde başvuru yapma hakkını başvuru sahibine nasıl verdiği belirtilir. Örneğin buluşu yapan başvuru sahibi firmanın çalışanıysa ve buluşu işi gereği gerçekleştirdiyse başvuru sahibiyle bir hizmet ilişkisi söz konusudur ve başvuru dilekçesinde bu durum beyan edilir. Başvuru sahibi hakkını devir vb. yolla bir başkasına verdiğinde başvuru sahibi değişmiş olur, ancak buluş sahipleri aynı kalır. Zira buluşu yapan kişilerde bir değişiklik yoktur, buluş yapıldığı tarihteki haliyle aynı buluştur.[25] Bu nedenle bazı istisnai durumlar haricinde başvurunun ilk halindeki buluş sahiplerine ekleme ya da çıkarma yapma talepleri kabul edilmez. Bu nedenle patent başvurusu yapılırken buluş sahiplerinin yalnızca buluşu yapanlardan oluşmasına dikkat edilmelidir. Sırf başvuru yapan şirketin sahibi, yöneticisi vs. diyerek isimleri buluş sahibi olarak buluşun yapımında teknik anlamda hiçbir katkısı olmayan kişiler onore edilmek vb. başka amaçlarla eklenmemelidir. Özellikle bir makale yayınının ardından bu makaleye dayalı yapılan patent başvurularında makale yazarları yerine başka kişilerin buluş sahibi olarak yazılması, grace period hakkının tehlikeye düşmesine neden olabilir.

Şimdi örnekler üzerinden başvuru öncesi yapılan açıklamaların farklı durumlarda nasıl değerlendirildiğine bakalım:

Durum 1:

Makale yayın tarihi: 07.07.2020

Makale yazarları: AA, BB, CC (hepsi ABC Üniversitesinde öğretim üyesi)

Patent başvuru tarihi: 06.07.2021

Başvuru sahibi: ABC Üniversitesi

Buluş sahibi: AA, BB, CC

Başvuru dilekçesindeki “Başvuru Hakkı Beyanı”: Hizmet İlişkisi

Yukarıdaki örnekte yayınlanmış makale SMK m.84(1)(a)’ya göre açıklamanın buluşu yapan tarafından son 12 ay içinde yapılmış olması sebebiyle tekniğin bilinen durumuna dahil edilmeyecek ve başvuru için öldürücü doküman olarak kullanılmayacaktır. Ancak EPO’ya ya da grace period hükmü bulunmayan bir başka ülkeye (ya da 6 aylık grace periodu olan bir ülkeye) başvuru yapılması durumunda söz konusu doküman öldürücü doküman olarak kullanılır.

Durum 2:

Makale yayın tarihi: 07.07.2020

Makale yazarları: AA, BB, CC (hepsi ABC Üniversitesinde öğretim üyesi)

Patent başvuru tarihi: 06.07.2021

Başvuru sahibi: ABC Üniversitesi

Buluş sahibi: AA, BB, CC, DD

Başvuru dilekçesindeki “Başvuru Hakkı Beyanı”: Hizmet İlişkisi

Açıklamayı yapanların hepsi aynı zamanda buluş sahibi de olduğu ve başvuru sahibinin başvuruyu ne şekilde elde ettiği başvuru dilekçesinde belli olduğu için söz konusu makale de SMK m.84(1)(a)’ya göre buluşun patentlenebilirliğini etkilemeyen açıklama olarak değerlendirilecektir. Makale yazarı olmayan DD, makalenin geliştirilip buluşa dönüştülmesinde katkısı olan diğer bir buluş sahibi olarak yazılmış olabilir. Bu kişi ABC Üniversitesinde çalışmıyor olsa bile başvuru dilekçesinde başvuru hakkını üniversiteye ne şekilde devrettiği belirtildiyse sorun olmayacaktır.[26]

Durum 3:

Makale yayın tarihi: 07.07.2020

Makale yazarları: AA (ABC Ünv.), BB (ABC Ünv.), CC (DEF Ünv.)

Patent başvuru tarihi: 06.07.2021

Başvuru sahibi: ABC Üniversitesi

Buluş sahibi: AA, BB

Başvuru dilekçesindeki “Başvuru Hakkı Beyanı”: Hizmet İlişkisi

Yukarıdaki örnekte DEF Üniversitesinden CC’nin de makale yazarı olduğu, ancak patent başvurusunda isminin bulunmadığı görülmektedir. Böyle bir durumda makale buluşu yapanlar tarafından yapılmış bir açıklama olmayacaktır. Zira buluşu yapanlar dışında başka bir kişinin daha yaptığı bir açıklama söz konusudur. Böyle bir durumda bu kişinin buluş sahibi olarak eklenmesi ve başvuru sahibine hakkını ne şekilde devrettiğini beyan etmesi gerekir. Ayrıca başvuruda buluşu yapan olarak belirtilmeyen bir kişinin buluşu yapan olarak Sicile eklenmesi için başvuru veya patent sahibiyle birlikte buluşu yapanların yazılı onayları da gerekir.

Bu durumu farklı şekillerde gelişen gerçek dosyalar üzerinden inceleyelim:

Örnek 3.1:

Makale yayın tarihi: 04.07.2017

EP3477484 başvuru tarihi: 25.10.2017

2017/16836 başvuru tarihi: 31.10.2017

Makale yazarları BB, CC ve EE‘dir.

BB ve CC yazarları A şirketinden, EE ise D Üniversitesindendir.

Başvuru sahibi: A şirketi

Buluş sahibi: BB ve CC

Başvuru dilekçesindeki “Başvuru Hakkı Beyanı”: Hizmet İlişkisi

EPO grace period uygulamadığı için araştırmada makaleyi X doküman olarak kullanmış, TÜRKPATENT’te ise açıklama son 12 ay içinde yapılmış olmasına rağmen yukarıda açıklanan sebeplerden ötürü (makale yazarlarından birinin buluş sahibi olmaması) makale tekniğin bilinen durumuna alınarak X doküman olarak kullanılmıştır. Başvuru sahibi herhangi bir itirazda bulunmamıştır.

Örnek 3.2:

Makale yayın tarihi: 20.07.2018

2019/09439 başvuru tarihi: 25.06.2019

Makale yazarları: AA (C Üniversitesi) ve BB (C Üniversitesi)

Başvuru sahibi: AA

Buluş sahibi: AA

Açıklama son 12 ay içinde yapılmış olmasına rağmen makale yazarlarından birinin buluş sahibi olmaması, açıklamanın buluşu yapan tarafından yapılmadığı sonucunu doğurduğundan, makale tekniğin bilinen durumuna alınarak X doküman olarak kullanılmıştır. Başvuru sahibi herhangi bir itirazda bulunmamıştır.

Durum 4:

Makale yayın tarihi: 07.07.2020

Makale yazarları: AA (ABC Ünv.), BB (ABC Ünv.), CC (DEF Ünv.)

Patent başvuru tarihi: 06.07.2021

Başvuru sahibi: ABC Üniversitesi

Buluş sahibi: DD (ABC Ünv.), EE (ABC Ünv.)

Başvuru dilekçesindeki “Başvuru Hakkı Beyanı”: Hizmet İlişkisi

Yukarıdaki örnekte başvuru sahibinin makaledeki açıklamaların kendi üniversitesi bünyesindeki çalışanlar tarafından yapıldığını ve bu nedenle grace period kapsamına alınmasını talep ettiğini varsayalım. Burada çelişkili bir durum ortaya çıkmaktadır. Üniversite bir yandan makaleyi buluşu yapanın açıklaması olarak kabul ediyor, öte yandan bu kişileri buluş sahibi olarak kabul etmiyor. Böyle bir durumda söz konusu makale yazarlarının da buluş sahibi olarak eklenmesi ve bu kişilerin “Başvuru Hakkı Beyanı”nın başvuru dilekçesine eklenmesi gerekir. Ayrıca başvuruda buluşu yapan olarak belirtilmeyen bir kişinin buluşu yapan olarak Sicile eklenmesi için başvuru veya patent sahibiyle birlikte buluşu yapanların yazılı onayları da gerekir. Bu sayede açıklama buluş sahibinin yetkili kıldığı kişi (başvuru sahibi) tarafından buluş sahibinin adına yapılırsa açıklama buluş sahibi tarafından yapılmış gibi işlem görecektir.[28] Bu örnekten görüleceği üzere, SMK m.84(1)(a)’ya göre buluşun patentlenebilirliğini etkilemeyen açıklamanın başvuru sahibinin bünyesinde bulunan herhangi biri tarafından yapılmış olması tek başına yeterli değildir. Zira makale yazarı buluş sahibi olarak geçmiyorsa, bu kişinin başvuru yapma yetkisini başvuru sahibine ne şekilde devrettiğine yönelik bir beyan da başvuruda bulunmayacaktır ve bu da yapılan açıklamanın SMK m.84(1)(a) kapsamına girmesine engel olacaktır.

Yukarıdaki duruma benzer gerçek bir örnek olarak 2019/09266 nolu dosya verilebilir.

Makale yazarları ile buluş sahiplerinin örtüşmemesi ile ilgili A.B.D.’de de benzer bir uygulama olduğu görülmektedir[29]. Buna göre örneğin:

  • Makalede A, B yazarları var ve buluş sahipleri A, B ise: makale öldürücü doküman olmaz.
  • Makalede A, B yazarları var ve buluş sahipleri A, B, C ise: makale öldürücü doküman olmaz.
  • Makalede A, B, C yazarları var ve buluş sahipleri A, B ise: makale öldürücü doküman olur.

Yapılan Açıklamanın Rüçhan Hakkı Kazandırmaması

Hoşgörü süresi başvuru sahibinin yaptığı açıklamanın kendisine karşı kullanılmasının önüne geçse bile, bu açıklama bir rüçhan hakkı kazandırmayacaktır. Bir örnekle açıklayalım: Makalenizin 07.07.2020’de yayınlandığını varsayalım ve siz de 06.07.2021’de bu makaleyi temel alan buluşunuzla ilgili Türkiye’de bir patent başvurusu yaptınız. Bu durumda söz konusu makale (açıklamanın son 12 ay içinde buluşu yapan tarafından yapılmış olması nedeniyle) karşınıza öldürücü doküman olarak çıkmayacaktır. Ancak bu arada aynı konuda çalışan bir Güney Koreli akademisyenin sizden bağımsız olarak, yapmak istediğiniz buluşla ilgili 10.12.2020’de ülkesinde bir patent başvurusu yaptığını ve erken yayın talebiyle başvurunun 12.06.2021’de yayınlandığını varsayalım. Bu durumda söz konusu Kore dokümanı sizin başvuru tarihinizden önce yayınlandığı için tekniğin bilinen durumuna dahil olacak ve büyük ihtimalle başvurunuzun patentlenebilirliğine olumsuz etki edecektir. Zira bu örnekteki Güney Koreli akademisyen SMK m.84(1)(b)(2) ve 84(1)(c)’de bahsi geçen “buluşu yapandan doğrudan doğruya veya dolaylı olarak bilgi elde eden üçüncü kişi” değildir.[30] Bununla birlikte makaleniz, Güney Kore’de yapılan bu patent başvurusu için tekniğin bilinen durumunda olacağından, büyük ihtimalle onun patenlenebilirliğini olumsuz etkileyecektir. Sonuç olarak sizin makaleniz Kore başvurusunu, Kore başvurusu ise sizin başvurunuzu olumsuz etkileyecektir. Özellikle çok hızlı gelişen teknoloji alanlarında bu risk her zaman vardır. Böyle bir duruma düşmemek adına makale yayınlanmadan bir an önce patent başvurusu yapılmasında fayda vardır.

Yapılan Açıklamanın İçeriği

Yapılan açıklamanın içeriği de buluşun patentlenebilirliğini etkileyip etkilemeyeceği konusundaki değerlendirmede önemlidir. Bir dokümanda açıklanan bilgiler, teknikte uzman kişinin, o tarihte ilgili alandaki genel bilgiyi de dikkate alarak, dokümanın konusu olan teknik öğretiyi uygulamasına olanak sağlayacak derecede yeterliyse, kamuya açıklanmış olarak kabul edilebilir.[31]

Örneğin 21.06.2020’de bir makalenizin yalnızca özet (abstract) kısmının (örneğin bir konferans bildirisinde) yayınlandığını, makalenin tümünün ise ilk defa 30.10.2020’de internette yayınlandığını farz edelim. 20.09.2021’de ise bu makaleyi temel alan bir patent başvurusu yapmış olun. Buna göre makalenin tamamının internette yayınlanma tarihi son 12 ay içinde yapılmış açıklama kapsamına girdiği için makalenin tümü tekniğin bilinen durumuna dahil edilemeyecek, sadece 12 aydan eski bir açıklama olan özet kısmı tekniğin bilinen durumuna girebilecektir. Bunun için de önce açıklanan özetin içeriğinin bahsettiği konuyu teknikte uzman kişinin uygulamaya koyabileceği yeterlilikte açıklamış olup olmadığı (enabled disclosure) değerlendirilir.[32] Eğer özette anlatılanlar teknikte uzman kişi için özetteki yapılanmayı ortaya koymaya yeterliyse (bu açıklama 12 aydan eski olduğu için) tekniğin bilinen durumuna dahil edilecektir. Bu noktada, yapılan açıklamanın patent başvurusuna konu buluşa ait istemleri yenilik ve buluş basamağı anlamında öldürüp öldüremeyeceği değerlendirilir.

Yine bir gazetede yayınlanan buluşla ilgili haber, buluşun teknik özelliklerini yeteri kadar ortaya koymuyorsa, içerik teknikte uzman kişinin uygulamaya koyabileceği yeterlilikte açıklanmamış olacağı için tekniğin bilinen durumuna dahil edilmeyecektir.

Bu yazıda aksi belirtilmedikçe genellikle bahsedilen makale, tez vb. yayınların buluş konusunu öldürdüğü varsayılarak değerlendirme yapılmıştır.

Makale ve Doktora Tezi Yayını

Genel bir kural olarak, hakemli dergilere gönderilen yazılar, dergi editörleri ve hakemleri tarafından gizlilikle ele alınır. Bazı dergiler, gönderilen makalenin gizli kalacağını ve yayınlanmadan önce kamuya açıklanmayacağını belirten yazılı yönergelere sahiptir. Ayrıca, gönderilen bir makalenin yayınlanmadan önce hakemler tarafından gizli olarak ele alınacağına dair makul bir beklentiye yol açan akademik normlar vardır.[33] Ancak, emin değilseniz makalenizi gönderdiğiniz dergi ya da yayınevine yayın ve gizlilik politikasıyla ilgili uygulamalarını sormanızda fayda vardır.

Patent başvurusunu değerlendiren patent uzmanı araştırması sırasında internette bulunan bir makalenin yayın tarihini tespit ederken ilk olarak yayıncının verdiği tarihleri inceler. Aşağıdaki örnekte makalenin 31.10.2018’de yazar tarafından yayınevine gönderildiği, 27.01.2019’da revize edilmiş olarak yazar tarafından yeniden gönderildiği, 12.03.2019’da yazının yayınevi tarafından kabul edildiği ve 15.03.2019’da makalenin internette erişime açıldığı görülmektedir:

Bu örnekte uzman makalenin yayın tarihini 15.03.2019 olarak alacaktır. Burada yeri gelmişken belirtmekte fayda var ki, makalenin ücretli olması ya da üyelik gerektiren bir platformda yayınlanması makalenin kamuya açık olmadığı anlamına gelmez. Zira ücretini ödeyerek ya da üye olarak makaleye erişebiliniyor olması kamuya açılmış olması için yeterlidir. Çünkü burada makaleye erişim sağlayanlar için içeriği gizli tutma zorunluluğu yoktur.

Makalenin bulunduğu basılı derginin üzerinde Mart 2019 yazdığını varsayalım. Patent başvuru tarihi de 28.02.2019 olsun. Bazı durumlarda derginin basılı hali çıkmadan internette online versiyonunun yayınlanması söz konusu olabilmektedir. Örneğin dergi 26.02.2019’da internet üzerinden yayınlandıysa derginin yayın tarihi Mart 2019 olarak değil 26.02.2019 olarak kabul edilecek ve başvuruyu öldürebilecektir. Derginin tek bir genel okuyucuya bile ulaştığı en erken tarih, yayın tarihini belirleyecektir. Buna göre dergide basılan kapak tarihi her zaman kesin belirleyici faktör olmayabilir. [34]

Uzman araştırma sırasında bulduğu bir doktora tezini raporda kullanmak istiyorsa bu açıklamanın tarihini net olarak tespit etmeye çalışmalıdır. Örneğin aşağıda tez savunma tarihinin 09.03.2018 olarak belirtildiği bir doktora tezinin ilgili sayfasına ait detay görülmektedir. Dokümanda tezin ne zaman yayınlandığına dair ise bir bilgi bulunmamaktadır.

Ayrıca bir kamuya açıklama söz konusu olabilmesi için tez savunmasının kamuya açık bir şekilde yapılmış olması gerekir. Aksi halde tez savunma tarihi yayın tarihi olarak kullanılamaz. Üstelik savunma kamuya açık bile yapılsa, bu tarih söz konusu tezin tüm içeriğinin o gün o savunma sırasında anlatıldığı anlamına gelmeyecektir. Uzman bu nedenle, tezin yayınlanma tarihini tespit etmeye çalışmalıdır. Zira yayın tarihinden emin olunmayan bir tezin raporda kullanılması durumunda başvuru sahibinin tezin tarihinin doğru olmadığını ispatlamasını beklemek hakkaniyetli olmayacaktır.[35]  Burada bir istisna başvuru/buluş sahibine ait tezlere yönelik olabilir. Eğer uzman başvuru/buluş sahibinin doktora tezini araştırma raporunda kullanmak istiyor ancak tezin tam yayın tarihini tespit edemiyorsa, bu durumda söz konusu tezi raporda kullanarak başvuru sahibinin tezin tam yayınlanma tarihini ispatlamasını bekleyebilir. Zira yapılan açıklamanın buluşa patent verilmesini etkilemeyen açıklamalar kapsamına girdiğini ileri süren taraf, bunu ispatla yükümlüdür.[36] Örneğin uzman tez savunma tarihini 09.03.2018 olarak tespit etsin, ancak tam yayın tarihini tespit edememiş olsun. Başvuru tarihi de bundan 12 aydan fazla bir süre olan 01.05.2019 olsun. Bu durumda uzmanın başvuru sahibine ait bu tezi araştırma raporunda X doküman olarak kullanmasında fayda olacaktır. Eğer başvuru sahibi söz konusu tezin örneğin 05.06.2018’de yayınlandığını ispatlarsa (örn. Kütüphane ve YÖK yazışmaları vb.), uzman inceleme raporunu düzenlerken söz konusu tezi artık öldürücü doküman olarak kullanmayacaktır.[37] Bu nedenle patent uzmanları bu tür dokümanlar kullanacaklarsa, araştırma aşamasında öldürücü doküman olarak yalnız tezle yetinmeyip başka dokümanlar da aramalıdır.

Bir örnek vermek gerekirse 2019/18420 nolu patent başvurusunun başvuru tarihi 25.11.2019’dur. Bu başvuru rüçhan gösterilerek 13.11.2020 tarihinde bir PCT başvurusu (yayın no: WO2021107896) yapılmıştır. Tez yazarı ve tez danışmanı buluş sahibi olarak, çalıştıkları üniversite de başvuru sahibi olarak patent başvurusunda yer almaktadır. Uzman üzerinde Mayıs 2018 tarihi bulunan yüksek lisans tezini (son 12 aydan daha eski yapılmış bir açıklama kabul ederek) her iki başvuru için de X doküman olarak kullanmıştır. Tezin yayın tarihine yönelik bir itirazda bulunulmadığı görülmektedir.

Bir başka örnek verelim: 2019/21955 nolu patent başvurusunun başvuru tarihi 27.12.2019’dur. Bu başvuru rüçhan gösterilerek 04.12.2020 tarihinde bir PCT başvurusu (yayın no: WO2021133314) yapılmıştır. Tez yazarı ve ve tez danışmanı buluş sahibi olarak, çalıştıkları üniversite de başvuru sahibi olarak patent başvurusunda yer almaktadır. Bunların dışında yine aynı üniversiteden bir başka buluş sahibi ve bir başka üniversite başvuru sahibi ve bu üniversiteden bir öğretim görevlisi buluş sahibi olarak yer almaktadır. Uzman üzerinde Mart 2018 tarihi bulunan doktora tezini her iki başvuru için de X doküman olarak kullanmıştır. Başvuru sahibi tezin yayın tarihine yönelik bir itirazda bulunmuş, sunduğu dokümanlarla tezin 17.07.2020 tarihinden önce kamuya açılmadığını ispatlamıştır. Buna göre Türk başvurusu için tez dokümanı başvurudan sonra yayınlandığı için tekniğin bilinen durumuna dahil edilmeyecektir. PCT’de ise rüçhan ve başvuru tarihi arasında kalan bir doküman olduğu için araştırma raporunda P, X doküman olarak kullanılır ve yazılı görüşte bu dokümana yer verilmez. (rüçhanın geçerliliği onaylanmışsa) Ancak bu örnekte dokümanın patentlenebilirlik değerlendirmesine alınmamasının sebebi grace period ile ilgili olmayıp, P kategorisinde doküman olmasındandır, zira daha önce bahsedildiği üzere PCT mevzuatında grace period yoktur.

Bir başka örnek durum şöyle gelişmiştir: 2019/11951 nolu patent başvurusunun başvuru tarihi 06.08.2019’dur. Bu başvuru rüçhan gösterilerek 29.07.2020 tarihinde bir PCT başvurusu (yayın no: WO2021025650) yapılmıştır. Tez yazarı ve ve tez danışmanı buluş sahibi olarak, çalıştıkları üniversiteler de başvuru sahipleri olarak patent başvurusunda yer almaktadır. Patent uzmanı araştırma sırasında buluş sahibine ait Ocak 2018 tarihli doktora tezi bulunduğunu tespit etmiştir. Ancak söz konusu tezin yayın tarihinin tespiti yapılamamıştır. Uzman tekniğin bilinen durumunda olmayan bir doküman kullanmış olmamak adına, başvuru sahibi vekiliyle iletişime geçerek söz konusu teze yönelik bir gizlilik kararı/erişim kısıtı bulunup bulunmadığını, varsa bunu ispatlayan dokümanın sunulmasını talep etmiştir. Ardından YÖK’ten elde edilen belgeyle tezin erişime açıldığı tarihin 01.02.2020 olduğunu gösterir belge vekil tarafından sunulmuştur. Böylece bu tarih TR başvurusundan sonra olması sebebiyle bu başvuru için tekniğin bilinen durumuna alınmamış ve araştırma raporunda yer almamıştır.

Diyelim ki EPO’ya başvuru yapmayı düşünüyorsunuz ancak hazırlıklarınızı tamamlayamadınız ya da maddi sebeplerden ötürü şu anda EPO’ya başvuramıyorsunuz ve büyük olasılıkla başvurudan önce makalenizin yayını gerçekleşecek. Böyle bir durumda makale yayınından önce TÜRKPATENT’e başvurulması durumunda en azından EP başvurusu için rüçhan tarihi elde edilmesi sağlanabilir. Bir örnek verelim:

TÜRKPATENT’e yapılan patent başvuru tarihi: 01.02.2021

Makale yayın tarihi: 10.03.2021

EPO’ya Türk başvurusu rüçhan gösterilerek yapılan başvuru tarihi: 21.05.2021

Bu durumda TÜRKPATENT’teki başvuru için makale zaten tekniğin bilinen durumunda bulunmadığı için (başvurudan sonra yayınlandığı için) olumsuz bir durum oluşmayacaktır. Ancak EP başvurusunun her ne kadar rüçhan tarihi makale yayınından eski olsa da, başvuru tarihi yayından sonra olduğu için EPO uzmanı bu makaleyi P,X doküman olarak değerlendirecektir. Ancak normal şartlarda bu P,X dokümanı buluşun patentlenebilirliğini etkilemeyecektir. Fakat nadiren de olsa bir sebepten rüçhanın geçersiz olduğu ortaya çıkarsa P,X dokümanı incelemenin ilerleyen safhasında olumsuz dokümana dönüşebilir. Bir diğer sorun da rüçhandaki bilginin başvurunun istemlerini desteklemediği durumda ortaya çıkar. Böyle bir durumda efektif başvuru tarihi rüçhan tarihi olmayacağı için P,X dokümanı başvuruyu olumsuz etkiler. Örneğin tarifnamede buluşla ilgili belirtmediğiniz bilgiler varsa ve bu başvuruyu rüçhan göstererek yaptığınız EP başvurusunda bu bilgileri eklerseniz, bu yeni bilgilerin bulunduğu istemlerin efektif başvuru tarihi EP başvurusunun tarihi olur. Bir başka deyişle bu istemler rüçhan hakkından yararlanamamış olur ve büyük ihtimalle P,X olarak kullanılan makale ile öldürülür.

Bu nedenle sırf yayından önce başvuru yapmış olmak için yetersiz tarifname ile, üzerinde çok düşünemeden ve buluşa ait önemli, korunması istenen unsurları ve alternatifleri tam tanımlamayan bir başvuru yapmaktan kaçınılmalıdır. 6769 sayılı SMK başvuru sahibine yalnızca tarifname ile (özet, istemler ve resimler olmadan) başvuru yapma ve başvuru tarihi alma şansı vermiştir.[38] İstemler, resimler ve özet başvurudan itibaren iki ay içinde sunulabilmektedir.[39] Ancak tarifname dikkatlice ve planlı bir şekilde hazırlanmazsa, buna dayanarak arzu edilen kapsamda bir istem hazırlanamayabilir ve başvurunun ilk halinin kapsamı aşılamayacağından sizin için geri dönüşü olmayan bir kayıp söz konusu olabilir.[40]

Tezin Kamuya Açılmadığının İspatı

Tezin kamuya açılmadığı nasıl ispatlanabilir? 06.03.2018 itibariyle yapılan yasal düzenlemeyle “Lisansüstü tezler yetkili kurum ve kuruluşlar tarafından gizlilik kararı alınmadıkça, bilime katkı sağlamak amacıyla Yükseköğretim Kurulu Ulusal Tez Merkezi tarafından elektronik ortamda erişime açılır.” hükmü yürürlüğe girmiştir. Buna göre, eğer üniversitede böyle bir gizlilik kararı alınmadıysa tezler Ulusal Tez Merkezi Veri Tabanı üzerinden erişime açılmaktadır.[41] Öte yandan söz konusu hüküm yalnızca elektronik ortamda erişime açılma ile ilgili olup, üniversitenin gizlilik kararını yalnızca YÖK’e bildirip tezin YÖK’ün internet adresinde[42] yayınlanmasına engel olması yeterli olmayacaktır. Eğer tezin basılarak üniversite kütüphanesine gönderilmesi veya üniversite kütüphanesinin online kataloğuna ya da TÜBESS -Türkiye Belge Sağlama Sistemine[43] aktarılmasına dair bir prosedür varsa, gizlilik kapsamında bu işlemlerin de durdurulması gerekir.[44] Bir tezin/yayının belli bir tarihe kadar kamuya açılmadığını ispatlamak için YÖK’ten yayının erişime ne zaman açıldığına (ya da hangi tarihe kadar gizli tutulduğuna) dair yazı ve üniversitenin kütüphanesinden tezin erişime açılmadığına, ya da internet üzerinden hangi tarihe kadar erişim kısıtlaması sağlandığına dair yazı alınabilir.

Tezin Kamuya Açıldığının İspatı

Üçüncü kişilerin bir doktora tezini öldürücü doküman olarak bir patente karşı itirazda kullandığını varsayalım. (Tez patent sahibine ait olmasın) Ancak tez kapağında yalnızca Aralık 1987 ibaresi bulunmakta ve bu tarihin tez savunmasını mı yoksa yayını mı gösterdiği anlaşılmamaktadır. Patent sahibi söz konusu tezin rüçhan tarihinden önce yayınlandığına dair bir kanıt bulunmadığını ileri sürsün. Bu durumda itiraz edenin ispat yükümlülüğü bulunacaktır. Eğer söz konusu teze rüçhan tarihinden önce yayınlanmış bir makalede atıf yapılmışsa, bu durum, tezin en azından makalenin yayınlandığı tarihte kamuya açılmış olduğunun kanıtı olacaktır.[45] Aşağıdaki şekillerde, üzerinde Aralık 1987 tarihi bulunan yüksek lisans tezi (solda) ve söz konusu teze atıfta bulunan Aralık 1988 tarihli bir makalenin atıf yaptığı referans listesi (sağda) görülmektedir. Buna göre yüksek lisans tezinin en azında Aralık 1988’de kamuya açılmış olduğu kabul edilir.