Etiket: patent incelemesi

PATENT BAŞVURUSU İNCELEME AŞAMASI

UYARI: Bu yazıdaki değerlendirmeler yazarın kişisel görüşlerini yansıtır ve hiçbir şekilde TÜRKPATENT’in resmi görüşünü ya da uzmanlarının başvurularla ilgili değerlendirmelerini temsil etmez. Yazı yalnızca bilgi amaçlı olup yasal tavsiye niteliği taşımaz.  Bu yazının içeriğinin bir sonucu olarak herhangi bir işlem yapmadan veya herhangi bir işlemden kaçınmadan önce profesyonel hukuki tavsiye alınmalıdır. Yazarın verilen bir örnek üzerindeki değerlendirmesi yalnızca o örneğin spesifik koşullarına bağlıdır. Bir başka durum için yazarın alacağı kararlarda bağlayıcılığı yoktur.

6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununa (SMK) göre bir patent başvurusu için araştırma raporu düzenlendikten sonra başvuru sahibi raporun bildirim tarihinden itibaren üç ay içinde ücretini ödeyerek incelemenin yapılmasını talep eder ve varsa araştırma raporuna ilişkin görüşlerini sunabilir ve tarifname, istemler veya resimlerde değişiklikler yapabilir.[1] Ardından inceleme uzmanı (genellikle araştırma raporunu düzenleyen uzmandır) aşağıdaki unsurları dikkate alarak inceleme işlemini başlatır[2]:

  • Tarifname takımının orijinali ya da değişiklik yapılmışsa son kabul edilebilir değişen evrak
  • Yön. m.102(1)’ye göre varsa başvuru sahibinin araştırma raporuna ilişkin görüşleri
  • SMK m.97(2)’ye göre varsa üçüncü kişilerin patent başvurusuna konu olan buluşun patent verilebilirliğine ilişkin görüşleri
  • Araştırma raporunda belirtilen dokümanlar
  • Varsa araştırma raporu düzenlendiği tarih ile inceleme raporu düzenleneceği tarih arasında geçen sürede yayınlanmış ilgili dokümanlar
  • Varsa uzmanın inceleme aşamasında tespit ettiği diğer dokümanlar

Yapılan değerlendirmenin ardından başvuru ve buna ilişkin buluşun SMK hükümlerine uygun olduğu sonucuna varılırsa (tüm istemler itibariyle patentlenebilir bulunursa) inceleme raporu düzenlenir, patentin verilmesine karar verilir, başvuru sahibine bildirilir, bu karar ve patent Bültende yayımlanır.[3]

Şekil 1: İnceleme Aşaması

Ancak inceleme raporunda bazı düzeltmeler istenmişse (örn. istemin iki parçalı yazılması, açıklık sorunu olan bir istemde düzeltme vb.) bildirim tarihinden itibaren iki ay içinde değişikliklerin yapılması gerekir. Yapılan değişikliklerin kabul edilmesi hâlinde patentin verilmesine karar verilir, bu durum başvuru sahibine bildirilir, bu karar ve patent Bültende yayımlanır. Değişikliklerin yapılmaması veya yapılan değişikliklerin Kurum tarafından kabul edilmemesi hâlinde başvuru geri çekilmiş sayılır, bu karar başvuru sahibine bildirilir ve Bültende yayımlanır.[4]

Eğer yapılan değerlendirmenin ardından başvuru ve buna ilişkin buluşun SMK hükümlerine uygun olmadığı sonucuna varılırsa inceleme raporu düzenlenmez. Örneğin başvuru bazı ya da tüm istemler itibariyle patentlenebilirlik kriterlerini sağlamıyorsa başvuru sahibine bunun gerekçelerinin açıklandığı bir bildirim yapılır. SMK m.98(3) gereğince, olumsuz rapor düzenlenecekse mutlaka en azından bir bildirim yapılmalıdır. Başvuru inceleme talebi sonrası herhangi bir bildirim yapılmadan doğrudan olumsuz inceleme raporuyla reddedilemez.

Başvuru sahibi, yapılan bildirime cevaben üç ay içinde görüşlerini sunabilir ve başvurunun kapsamını aşmaması şartıyla değişiklik yapabilir. “Gerekli görüldükçe” bu tür bildirimler tekrarlanır. Ancak bu kapsamda yapılacak bildirimlerin sayısı üçten fazla olamaz.[5]

Burada sürecin gereksiz uzatılmasına mahal vermemek adına bildirim sayısının üç ile sınırlandırıldığı görülmektedir. Bunun yanı sıra hükümde geçen “gerekli görüldükçe” ifadesinden de anlaşılacağı gibi uzmanın bildirim sayısını üçe tamamlama zorunluluğu yoktur.[6]

Bu hükümle bildirim sayısının uzmanın takdirine bırakıldığı görülmektedir. Bu takdir yetkisinin kullanılması, özellikle, başvuru sahibinin buluşu için yeterli koruma elde etme konusundaki menfaati ile Kurumun incelemeyi etkili ve hızlı bir şekilde sona erdirme menfaati arasında bir denge sağlamalıdır. Keyfi bir uygulamadan kaçınmak adına başvurunun neden patentlenebilirliği sağlamayacağı gerekçelendirilmelidir.[7]

Burada inceleme sürecinin usul ekonomisine uygun olarak etkili ve hızlı bir biçimde sonlandırılması söz konusudur. Bu yapılırken başvuru sahibini mağdur etmemek adına başvurunun neden patentlenebilirliği sağlamayacağı uygun şekilde gerekçelendirilmelidir.

Kurumun incelemeyi etkili ve hızlı bir şekilde sona erdirme menfaatinin önemini açıklamaya çalışalım. TÜRKPATENT’te araştırma ve inceleme talebi işlemleri hizmet standartlarına uygun şekilde en geç 18 ay içinde tamamlanmaktadır.[8] İşyükünün son yıllarda katlanarak artması nedeniyle hizmet standartlarına uyulamadığı dönemler bulunmakla birlikte uzman sayısındaki artışın da etkisiyle özellikle araştırma raporunun tamamlanma süresi 12 aya kadar çekilmiştir. Ancak inceleme aşamasında yapılan her bir bildirim ayrı bir rapor niteliğinde olduğundan bir başvuru için yapılan her yeni bildirimle başvurunun süreci ortalama 12 ay uzamış olmaktadır. Bu durumun patent belge olma sürelerini ciddi şekilde uzattığı gözlemlenmektedir. Örneğin yapılan istatistiklere göre üçüncü bildirimin sonuçlanmasının başvuru tarihinden itibaren ortalama 5-6 yılı bulacağı tahmin edilmektedir. Kanaatimizce uzmanın patentlenme olasılığı olmayan bir dosyayı tekrar tekrar değerlendirmesindense yeni yapılan bir araştırma talebini cevaplaması sistemin çok daha verimli işlemesini sağlayacaktır. Ayrıca patent başvuru sürecinin uzamasının önüne geçilmesi süreçle ilgili belirsizliğin ortadan kalkmasına ve üçüncü kişilerin haklarını ne şekilde kullanabileceklerine daha kısa sürede karar vermelerine yardımcı olacaktır.

Bu nedenle uzman eğer Birinci Bildirim sırasında yaptığı değerlendirme sonucunda, başvuru sahibinin ciddi bir argüman sunmadıkça buluşun patentlenemeyeceğine kanaat getirmişse bildirimin sonuna aşağıdakine benzer bir paragraf yazabilir:

“Başvuru sahibi yukarıda sayılan olumsuzlukları gidermek adına gerekçeli argümanlar ve/veya orijinal başvurudan dayanağı bulunan değişiklikler yaparak itirazda bulunabilir. Ancak itirazdaki argümanların ikna edici olmaması ve/veya istemlerdeki değişikliklerin yetersiz olması durumunda sonraki adımda SMK m.98(3) ve (8) kapsamında başvurunun reddedilmesi söz konusu olabilir. Ayrıca -buluş konusunun faydalı model ile korunabilir olması şartıyla- başvurunun SMK Yönetmelik m.112(1)’e göre işbu bildirimden itibaren üç ay içinde faydalı modele dönüştürülmesi için talepte bulunulabilir.”

Bu bildirime cevaben başvuru sahibi ikna edici bir argüman oluşturamazsa ve/veya istemlerde anlamlı bir değişiklik ortaya koyamazsa uzman SMK m.98(3) ve (8) kapsamında başvuruyu reddedecektir.

Değişiklik yapılsa bile belge alma olasılığı pek olmayan başvurular için EPO uzmanlarının bildirimlerin sonuna eklediği standart yazıya bir örnek aşağıda verilmiştir:

“At least some of the objections raised above are such that there appears to be no possibility of overcoming them by amendment. Refusal of the application under Article 97(2) EPC is therefore to be expected.”

Uzmanın takdir yetkisinin kullanılması, öncelikle, yeni bir bildirimin patentin verilmesine yol açabileceğine dair makul bir ihtimalin bulunup bulunmadığına bağlıdır.[9] Başvuru sahibinin itirazları aşmak için ciddi bir girişimde bulunması (gerçek bir çaba göstermesi) veya prosedürün devam ettirilmesinin olumlu bir sonuca yol açmasının muhtemel görünmesi durumunda, inceleme uzmanının ilk bildirimden sonra başvuruyu reddetmemesinde yarar vardır.[10]

T 2351/16 sayılı EPO Temyiz Kurulu kararına[11] konu başvuru uzmanın yaptığı bir bildirimin ardından gelen itiraza karşılık uzman tarafından reddedilmiştir. Başvuru sahibi itirazının dinlenilmediği, bu nedenle hukuki dinlenilme hakkının (right to be heard) gasp edildiği gerekçesiyle temyize gitmiştir.

Kurul kararında, inceleme uzmanının EPC m.94(3) uyarınca yalnızca bir bildirimden sonra ret kararı vermesinin temyiz edenin dinlenilme hakkının ihlalini oluşturmayacağını, Temyiz kurullarının içtihatlarına göre, inceleme uzmanının, olumlu bir sonuç ihtimali olduğunu düşünmediği takdirde, tek bir bildirimden sonra başvuruyu reddedebileceğini ifade etmiştir. İlk bildirimden sonra bir başvurunun reddedilmesi, özellikle istemlerin önemli ölçüde değiştirilmediği durumlarda, patentlenebilirliğe karşı kesin itirazlar devam ediyorsa haklıdır.[12] Burada öldürücü dokümanın buluş konusu istemle birebir aynı olması, ya da başvurunun yenilikten öldürülmesi gibi bir zorunluluk yoktur. Buluş basamağı bulunmayan istemler içeren bir başvuru için de uzman takdir yetkisi kullanabilir.[13]

Bununla birlikte, bir bildirime yanıt olarak isteme unsur eklendiği durumlarda, yeni bir bildirim yapılmasında fayda vardır. Ancak eklenen unsur önceki teknikte doğası gereği bulunan ya da yaygın genel bilgi ise yeni bir bildirime gerek olmayabilir.[14] Daha önceden olumsuz olarak değerlendirilmiş, biri diğerine bağlı iki istemin birleştirilmesi söz konusuysa da yeni bir bildirime gerek olmayacaktır.

Olumsuzlukları aşmak için gerçek bir çaba gösterilmeden yapılan itirazlara karşı da yeni bir bildirime gerek olmayabilir. Örneğin başvuru sahibi itirazında salt başvurunun ilk istemini ve D1 dokümanının özetini alt alta yazmak suretiyle D1’in istemi karşılamadığını herhangi bir gerekçe göstermeden belirtmişse bu yeterli bir itiraz olmayacaktır. Yapılacak karşılaştırmada en azından uzmanın araştırma raporunda D1 için atıfta bulunduğu yerlerde geçen hususlara değinilmesi, istem ile D1 arasındaki farkların net bir şekilde ifade edilmesi, bu farkların neden buluş basamağı içerdiğinin de gerekçelendirilmesi tavsiye edilir.

Bazı İstemlerin Patentlenebilir Olduğu Durumlar (Kısmi Olumlu)

Eğer yapılan bildirimde bazı istemler patentlenebilir bulunmazken bazıları patentlenebilir olarak kabul edilmişse, başvuru sahibi yapılan bildirimin ardından üç ay içinde yalnızca olumlu istemlerden oluşan istem seti hazırlayarak belge talebinde bulunabilir. Bu durumda uzman bu olumlu istemler üzerinden olumlu bir inceleme raporu düzenler. Ancak başvuru sahibi eğer olumsuz olarak değerlendirilen istemlerin de sunacağı argümanlarla ya da yapacağı değişikliklerle olumluya dönüşeceğini düşünüyorsa bildirime bu yönde itirazda da bulunabilir.

Üçüncü Bildirimde bazı istemler patentlenebilir bulunmazken bazıları patentlenebilir olarak kabul edilmişse ve bu son bildirimin ardından başvuru sahibi itirazlarına devam ediyorsa son değerlendirme şu şekilde olur: Başvuru sahibinin son itirazları da dikkate alındığında tüm istemler için patentlenebilirlik kabul edilecekse olumlu inceleme raporu düzenlenir, varsa eksiklikler raporda bildirilir ve iki ay içinde düzeltme istenir. Ancak, yapılan değerlendirmede hala bazı istemlerin patentlenebilir olmadığı sonucuna varıldıysa, inceleme raporu düzenlenir, patentlenebilir bulunan istemler için belge verileceği, salt söz konusu istemlerden oluşan istem setinin iki ay içinde sunulması istenir.

Yukarıdaki örnekte eğer uzman birinci bildirimde bazı istemleri patentlenebilir bulmazken bazılarını patentlenebilir olarak kabul etmişse ve sonucun bu yönde gelişeceği kanaatindeyse başvuru sahibine görüş olarak salt olumlu istemlerin yeni istem seti olarak sunulması halinde belge kararı verileceğinden bahsedebilir. Bu teklifi kabul edip etmemek başvuru sahibine kalmıştır.

Bildirimde olumlu istemlerin bulunduğu kabul edilmiş olsa bile üç ay içinde bildirime görüş sunulmadığı ya da değişiklik yapılmadığı takdirde başvuru geri çekilmiş sayılır.[15] Böyle bir durumda, tebliğ tarihinden itibaren iki ay içinde “İşlemlerin devam ettirilmesi ücreti”nin ödenerek işlemlerin devam ettirilmesi talebinde bulunulabilir. Aynı süre içinde söz konusu taleple birlikte görüş veya değişikliklerin de gönderilmesi gerekir. Ayrıca bu talep üç bildirimden biri için ve sadece bir kez yapılabilir.[16]

İnceleme Aşamasında Değişiklik Yapılması

6769 SMK m.103’e göre patent başvurusu ile patentte (patent belgesi) yapılabilecek değişiklikler ve düzeltmeler birbirinden farklı şekilde ele alınmaktadır. Buna göre bir patent başvurusu, Kurum nezdinde yapılan işlemler süresince başvurunun ilk hâlinin kapsamını aşmamak şartıyla, başvuru sahibi tarafından değiştirilebilirken, patente yalnızca m.99’a göre itiraz edilmişse Kurum tarafından itiraza ilişkin nihai karar verilinceye kadar patentin sağladığı korumanın kapsamını aşmamak şartıyla patent, patent sahibi tarafından değiştirilebilmektedir.

Şekil 2: Patent başvurusuna belge kararı verildiğine dair Bültende yapılan yayımla birlikte başvuru Belge haline gelmiş olur.

Bu bakımdan Şekil 2’deki renkli alanlarla belirtilen zaman dilimlerinde yapılabilecek değişiklikler şöyle sıralanabilir:

Sarı bölge (inceleme aşaması): Başvuruda değişiklik ve bariz hata düzeltme talebi yapılabilir.

Gri bölge: Başvuruda bariz hata düzeltme talebi yapılabilir. İnceleme raporu düzenlendikten sonra yeniden inceleme gerektirecek kapsamlı değişiklik yapmak uygun değildir. Bkz. “Belge Aşamasında Değişiklik Yapılması” başlıklı bölüm

Turuncu bölge: Belgede değişiklik yapılamaz, sadece bariz hata düzeltme talebi yapılabilir.

Mavi bölge: Belgede değişiklik ve bariz hata düzeltme talebi yapılabilir, ancak istem kapsamı genişletilemez. Belgeye yeni istem eklemek, yeniden inceleme gerektirecek kapsamlı değişiklikler yapmak uygun değildir. Zira burada istem değişikliği hakkı verilmesindeki amaç, itirazların giderilmesine yönelik olup, bu hak yeniden inceleme sürecini başlatma amacıyla kullanılamaz.[17] Ancak örneğin tarifnameden bir unsur alınarak isteme eklemek suretiyle (açıklık sorunu yaratmamak şartıyla) istem daraltılabilir.

Üst Üste İki Kez Değişiklik Talebinde Bulunulması

Uzmanın yaptığı Birinci Bildirimin ardından üç aylık süre içinde görüşlerinizi sunduğunuzu ve istemlerde değişiklik yaptığınızı farz edelim. Sonrasında fark ettiniz ki istemleri başka türlü değiştirmek daha doğru olacak. Bu durumda üç aylık itiraz süreniz henüz dolmadıysa önceki değişiklikten vazgeçildiğini bildirerek yeniden bir istem değişikliği talebinde bulunabilirsiniz. Ancak değişiklik talebinin uzmanın raporu ya da bildirimi düzenlerken dikkate alabilmesi için, bu değişikliğin uzmanın rapor düzenleme işlemlerine başlamadan önce Kuruma ulaşması gerekir.[18] Bu bakımdan böyle ikinci bir değişiklik yapmayı düşünüyorsanız öncelikle uzmanı arayarak rapor düzenlemeye başlayıp başlamadığını sormakta fayda vardır.

Belge Aşamasında Değişiklik Yapılması

Başvuru sahibinin yaptığı değişikliklerin ardından uzmanın olumlu inceleme raporu gönderdiğini, ancak SMK m.98(6) gereğince patentin verilebilmesi için değişiklik yapılması gerektiğini varsayalım. Bu aşamada başvuru sahibi istenen değişikliklerin dışında bir değişiklik yapmamaya özen göstermelidir. Her ne kadar SMK m.103(1)’e göre Kurum nezdinde yapılan işlemler süresince başvuruda değişiklik yapılabiliyor olsa da sürecin bu geç safhasında daha önceden araştırılmayan/incelenmeyen yapılanmalar ortaya çıkarmak vb. uygun değildir. Zira son anda tüm süreç boyunca talep edilenden daha geniş ya da farklı bir koruma talep edilmesi durumunda bunun kabulü, yeniden incelemeye yol açacak ve sonuç olarak süreci gereksiz yere uzatacağı[19] gibi oluşan belirsizlik üçüncü kişileri de olumsuz yönde etkileyecektir. “Her hakkın kullanımı, kötüye kullanma yasağına tabiidir. Dolayısıyla patent başvuru sahibinin, kötüniyetli olarak patentte değişiklik yapmasına da izin vermemek gerekir.”[20]

İstenen değişiklikler dışında başvuru sahibinin yapabileceği değişiklikler bariz bir hatanın düzeltilmesi, tarifnameye tekniğin bilinen durumunda bulunan dokümanlarla ilgili bilgi eklenmesi, isteme eksik bir referans numarası eklenmesi vb. olmalı, koruma kapsamını genişletecek nitelikte olmamalıdır. İstemlerin koruma kapsamını etkileyecek her türlü değişiklik talebi dikkatle irdelenmelidir. Özellikle istemde belirsizlik yaratan bir ifade varsa ve bu düzeltilmek isteniyorsa, düzeltilmiş istemin koruma kapsamının öncekinden daha geniş olmadığına dikkat edilmelidir. Uzman isteme mevcut haliyle olumlu bir rapor düzenlemişken bu istemin genişletilmesi söz konusu olursa yeni istemin de patentlenebilir olacağının garantisi yoktur ve bazen bunu tespit etmek için yeni bir araştırma/inceleme yapmak gerekir. Bu nedenle belge verme aşamasında istemin genişlemesine neden olacak değişiklikler uygun değildir. Ancak başvuru sahibi tarifnameden bazı unsurlar ekleyerek (açıklık sorunu yaratmadan) istemini daraltabilir. Zira bu yeni bir araştırmayı gerektirmez.

SMK m.98(6) gereğince patentin verilebilmesi için değişiklik yapılması gerekmiyorsa ve uzman m.98(5)’e göre doğrudan patent verilmesine karar verdiyse başvuru sahibi belge kararı Bültende yayınlanıncaya kadar hala patent başvurusunda değişiklik yapma hakkına sahip olacaktır. Ancak yukarıda bahsedildiği gibi bu değişiklik, yeni bir incelemeyi gerektirecek nitelikte olmamalıdır. (Bkz. Şekil 2, gri bölge)

EPO’da da inceleme aşamasının ilerlemiş bir noktasında başvuru sahibinin başvuruda değişiklik yapması talebi, ciddi gerekçeler sunulmadığı sürece reddedilir. Bu aşamada değişiklikler uzmanın talep ettiği düzeltmelerle sınırlıdır.[21] İnceleme uzmanı, ilgili tüm faktörleri, özellikle başvuru sahibinin patent elde etme konusundaki menfaati ve EPO’nun incelemeyi sona erdirme konusundaki menfaatini göz önünde bulundurarak takdir yetkisini kullanmalı ve bunları birbiriyle dengelemelidir.[22] Bu bakımdan belge aşamasında değişiklik imkânı verilmesi bir kural değil, bir istisna olmalıdır.[23]

Kapsam Aşımı

Olumsuz birinci bildirimin ardından başvuru sahibinin istemlerde yaptığı değişikliğin başvuru kapsamını aşmaması gerekir.[24] Eğer bir kapsam aşımı varsa duruma göre aşağıdaki uygulanır:

Tüm istemler itibariyle kapsam aşımı söz konusu ise: İstem değişikliği dikkate alınmaz. Önceki bildirimin aynısı kapsam aşımı gerekçesiyle birlikte ikinci bildirim olarak gönderilir. Başvuru sahibi pratikte bir bildirim hakkını kaybetmiş olur.

Yalnızca bazı istemler itibariyle kapsam aşımı söz konusu ise: İkinci bildirimde kapsam aşımı olmayan değiştirilmiş istemler ve herhangi bir değişiklik yapılmamış istemler değerlendirilir, kapsam aşımı olan değiştirilmiş istemler yalnızca değişiklik öncesi halleriyle değerlendirilir ve kapsam aşımının gerekçesi de bildirilir.

Eğer başvuru sahibi değişiklik yaparken kapsam aşımına neden olduysa ve yaptığı itirazlar da tümüyle bu kapsam aşımına neden olan unsurlar üzerine kuruluysa ilk bölümde bahsedildiği gibi uzman kapsam aşımının gerekçesini belirterek doğrudan inceleme raporu düzenleyip başvuruyu reddedebilir.

Kapsam aşımının söz konusu olduğu durumlarda uzmanla iletişime geçilerek uygun istem değişikliğinin nasıl olabileceği konusunda görüşülürse süreç daha verimli bir şekilde sonlandırılabilir.

Son Yazışmada Yeni Doküman Kullanılması

İnceleme sürecinde uzman yeni bulduğu, daha önce araştırma raporunda belirtilmeyen bir dokümanı da patentlenebilirliğe karşı kullanabilir. (bkz: Yön. m.103(2): “…varsa inceleme aşamasında tespit edilen dokümanlar…dikkate alınarak…”)

Ancak burada başvuru sahibinin dinlenilme hakkının ihlal edilmemesine özen gösterilmelidir. Bu bakımdan öldürücü yeni bir doküman kullanılacaksa, ya da örneğin daha önce itiraz edilenden farklı bir kombinasyon ile buluş basamağına saldırılacaksa, başvuru sahibinin bu yeni atak karşısında argüman geliştirebilmesi için ona bir cevap şansı daha verilmelidir. Bu nedenle üçüncü bildirime cevaben yapılan itiraz sonrasında düzenlenecek olumsuz inceleme raporunda uzman tarafından yeni bir doküman ya da argüman ortaya konularak başvuru reddedilmemelidir. Aynı şekilde, üçüncü bildirimden önce ret söz konusu ise de düzenlenecek olumsuz inceleme raporunda yeni bir doküman ya da argüman ortaya konularak başvuru reddedilmemelidir.

Hukuki dinlenilme hakkı (right to be heard) EPC’de açık bir şekilde yer almasına rağmen[25] 6769 SMK’da bulunmamakla birlikte bu hak “Anayasanın 36. maddesindeki iddia ve savunma hakkının medeni usul hukukundaki görünümüdür. Yani usuli nitelikte bir temel haktır. İddia ve savunma hakkı, Anayasada teminat altına alınmış temel bir hak olduğundan, hukuki dinlenilme hakkı da anayasa tarafından korunan bir temel haktır. Bu bir anayasa kuralı olduğu için, buna aykırı hükümler anayasaya da aykırı olacaktır. Hukuki dinlenilme hakkı, İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddesinde düzenlenmiş olan adil yargılanma hakkının da bir unsurudur. Yani, hukuki dinlenilme hakkının ihlâl edilmesi, adil yargılanma hakkının da ihlâli sayılır. Bu açıdan hukuki dinlenilme hakkı İnsan Hakları Sözleşmesi ile de teminat altına alınmış bir haktır.”[26] Bu bakımdan yeni sunulan bir argüman karşısında başvuru sahibinin dinlenilme hakkına saygı duyulması gerektiği düşünülmektedir.

İnceleme Aşamasında Faydalı Modele Dönüşüm Talebi

Eğer inceleme sürecinde başvuru sahibi patent başvurusunu faydalı modele dönüştürmek isterse kendisine yapılan son bildirimden (birinci, ikinci ya da üçüncü bildirim) itibaren üç ay içinde dönüşüm talebinde bulunabilir. Zira Yön. m.112(1)’e göre:

“Patent başvurusu sahibi, işlemleri devam eden patent başvurusu için en geç Yön. m.103(2) uyarınca yapılan son bildirime cevap verme süresi olan üç aylık sürenin bitimine kadar faydalı model başvurusuna dönüştürülmesi talebinde bulunabilir.”

Burada kastedilen “son bildirim” elbette ki en son gönderilen bildirim (last Office action) anlamındadır. Nihai bildirim (Final Office action) olma ihtimali yoktur zira başvuru sahibi hangi bildirimin nihai olduğunu bilemez. Bir örnek verelim:

Uzman Birinci Bildirimi gönderirken itirazda gerekçeli bir argüman vb. sunulmadığı durumda başvurunun reddedilmesinin beklendiğini, başvuru sahibinin isterse işbu bildirimden itibaren 3 ay içinde başvurusunu faydalı modele dönüştürebileceğini bildirir. Başvuru sahibi dönüştürme yapmayıp temelsiz bir itirazla yoluna devam ederse uzman gerekçeleriyle inceleme raporu düzenleyerek başvuruyu reddeder. Bu bakımdan bildirim sayısının üçe tamamlanmamış olduğu durumlarda başvuru sahibinin başvurusunu faydalı modele dönüştürme hakkının elinden alınacağı yönündeki görüş doğru değildir. Zira başvuru sahibinin ne zamana kadar başvurusunu faydalı modele dönüştürebileceğini bilmesi ve böyle bir düşüncesi varsa bunu süresi içinde talep etmesi kendi sorumluluğundadır.

Başvuru sahibinin faydalı modele dönüştürme talebi yapmadan önce buluş konusunun faydalı model ile korunabilir olduğuna dikkat etmesinde fayda vardır. Ayrıca bkz: FAYDALI MODEL İLE KORUNABİLİR BULUŞ KONUSU

Mustafa Güney ÇALIŞKAN

guneycaliskan@gmail.com

Mayıs 2022


DİPNOTLAR

[1] 6769 SMK m.98(1); Yönetmelik m.102(1).

[2] Yönetmelik m.103(2).

[3] 6769 SMK m.98(5).

[4] 6769 SMK m.98(6).

[5] 6769 SMK m.98(3).

[6] Bu maddenin EPC’deki karşılığı m.94(3)’tür: If the examination reveals that the application or the invention to which it relates does not meet the requirements of this Convention, the Examining Division shall invite the applicant, as often as necessary, to file his observations and, subject to Article 123, paragraph 1, to amend the application.

[7] EPO BoA, T 246/08: The exercise of a discretionary power has to strike a balance between, in particular, the applicant’s interest in obtaining adequate protection for his invention and the EPO’s interest in bringing the examination to a close in an effective and speedy way. Moreover, the exercise of a discretionary power has to be reasoned, otherwise it would be arbitrary.

[8] TÜRKPATENT Hizmet Standartları Tablosu, https://webim.turkpatent.gov.tr/file/a63439c2-95da-4b99-9bd6-1825ec4c79fb?download

[9] EPO BoA, T 855/90.

[10] EPO BoA, T 89/93.

[11] T 2351/16, https://www.epo.org/law-practice/case-law-appeals/recent/t162351eu1.html

[12] EPO Case Law of the Boards of Appeal, IV. B. 2.5. Refusal after a single communication, https://www.epo.org/law-practice/legal-texts/html/caselaw/2019/e/clr_iv_b_2_5_1.htm

[13] Örnek olarak bkz: EPO BoA, T 0201/98; T 1076/09

[14] EPO BoA, T 161/82.

[15] 6769 SMK m.98(4).

[16] 6769 SMK m.107(1); Yönetmelik m.114.

[17] EPO Case Law of the Boards of Appeal, IV. C. 5.1.5 Filing of new dependent or independent claims, https://www.epo.org/law-practice/legal-texts/html/caselaw/2019/e/clr_iv_c_5_1_5.htm,

Ayrıca bkz. EPO BoA, G 1/84

[18] Yönetmelik m.108(5).

[19] EPO BoA, T 1326/11, Reasons for the Decision 9

[20] Türk Patent Hukuku, Uğur ÇOLAK, Nisan 2022, s.487-488.

[21] EPO Gulidelines for Examination, Part H: Amendments and corrections, 2.4 At an advanced stage of the proceedings, https://www.epo.org/law-practice/legal-texts/html/guidelines/e/h_ii_2_4.htm

[22] G 7/93, points 2.2 and 2.3; T 1064/04, Reasons for the Decision 4(b).

[23] G 7/93, point 2.3; T 1064/04, Reasons for the Decision 4(c).

[24] SMK m.103(1), Yönetmelik m.103(2).

[25] EPC m.113.

[26] Hukuki Dinlenilme Hakkı, Prof. Dr. Hakan PEKCANITEZ, Seyfullah Edis’e Armağan, Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi Yayınları, İzmir 2000, s.754.


PATENT İNCELEME SÜRECİNİN YİDD NEZDİNDE İDARİ DENETİME TABİ OLUP OLAMAYACAĞI SORUNU

 

Bir işlemin hukuka uygunluğunun denetlenmesi; işlemin, bizzat işlemi tesis eden veya işlemi tesis edenle aynı hukuki statüdeki başka bir yapı tarafından gözden geçirilmesi şeklinde gerçekleştirilebileceği gibi bir üst denetim merci tarafından irdelenmesi şeklinde de karşımıza çıkabilmektedir. Söz konusu işlemin hukuka uygunluğunun denetimi; belirtilen yöntemlerin birinin ya da birkaçının kullanılması yoluyla gerçekleştirilebilir.

Denetime ilişkin normların oluşturulması aşamasında, denetim silsilesinin nerede son bulması gerektiği, yapılan nihai incelemenin de denetime muhtaç olup olmadığı tartışma konusu olmaktadır. Lisans eğitimimin keyifli ve verimli bir bölümünü oluşturan Anayasa Hukuku dersinde, Saygıdeğer Hocam Prof. Dr. Erdal ONAR, söz konusu silsilenin bir noktada kesilmesi gerektiğini belirterek, kaynağı antik çağlarda bulunan Bekçileri kim bekleyecek?” (quis custodiet ipsos custodes) özdeyişini hatırlatmıştı. Binlerce yıldır siyaset ve hukuk yazınında sorulagelen bu soru, ilk kez Şair Decimus Junius Juvernalis’in“Satires VI.” adlı eserinde sorulmuştur.[1] Şair tarafından kadın erkek ilişkilerinin kırılganlığı üzerine geliştirilen bu metafor, Platon’un “Devlet (The Republic)” adlı eserinde ise siyasi iktidarın denetlenmesi bağlamında tartışılmıştır. [2] Özetlemek gerekirse metaforda, “bekçi” sözcüğü ile somutlaştırılan denetleme mekanizmalarının da denetlenmeye muhtaç olduğu, ancak bu denetleme silsilesinin de bir sınırının olması gerektiği ifade edilmektedir.

 

 

Sınai mülkiyet haklarının tescili sürecinde çeşitli inceleme ve karar mercileri karşımıza çıkmaktadır. Çalışma konumuzun temelini; patent başvurularının incelenmesi, bu incelemenin Patent Dairesi tarafından kaç kez tekrarlanabileceği ve Patent Dairesinin vermiş olduğu nihai kararın, Türk Patent ve Marka Kurumunun (TÜRKPATENT) son karar organı olan Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Dairesinin (YİDD) idari denetimine tabi olup olmadığı hususları oluşturmaktadır. Hemen belirtmek gerekir ki Patent Dairesinin, bir patent başvurusu hakkında yapmış olduğu değerlendirmeler üzerine, başvuru sahibinin başvuruda yapacağı değişiklikler ve sunacağı görüşler doğrultusunda başvuruyu tekrar değerlendirmesi, önceki kararın denetimi niteliğinde olmayıp, sunulan görüşler ve yapılan değişiklikler dikkate alınarak yeni bir inceleme yapılması olarak değerlendirilmelidir. Zira bu noktada, verilmiş bir kararın, kararın verildiği andaki bilgiler ışığında incelenmesi değil, yeni bilgiler doğrultusunda yeni bir karar tesis edilmesi söz konusudur.

22.12.2016 tarihli ve 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu  (SMK) m.98/3 hükmünde yer alan “Ancak bu kapsamda yapılacak bildirimlerin sayısı üçten fazla olamaz.” ifadesinden; bir patent başvurusuna ilişkin olarak Patent Dairesi tarafından en fazla üç kez inceleme yapılabileceği sonucuna varılmaktadır. 24.06.1995 tarihli ve 551 sayılı Mülga Patent Haklarının Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname (551 sayılı KHK) m.62 hükmünde, Patent Dairesinin, patent başvurusu hakkında yapacağı incelemenin sayısal sınırına ilişkin açık bir düzenleme olmamakla birlikte; 551 sayılı KHK m.62/5, 9 ve 11 hükümlerinde düzenlenen süreç birlikte değerlendirildiğinde, tıpkı SMK m.98 hükmünde olduğu gibi incelemenin en fazla üç kez yapılabileceği sonucuna varılmaktadır.

Patent Dairesinin, patent başvuruları üzerinde yapacağı incelemenin sayısal sınırı konusunda bir ihtilaf bulunmamakla birlikte, söz konusu incelemelere ilişkin bir dikey denetimin mümkün olup olmadığı, bir başka ifadeyle Patent Dairesi tarafından tamamlanan inceleme sürecinin, YİDD nezdinde de incelemeye tabi tutulup tutulamayacağı tartışma konusudur.

Patent Dairesinin, patent başvurusuna ilişkin vermiş olduğu karar, 551 sayılı KHK m.62/11 hükmünde, “Enstitünün kesin kararı” olarak ifade edilmektedir. 551 sayılı KHK m.62/11 hükmünde “Enstitü” sözcüğü; patent başvurusuna ilişkin olarak, Patent Dairesi tarafından verilen karara karşı, YİDD nezdinde itirazda bulunulup bulunulamayacağı konusunda duraksamaya yol açmaktadır. Zira verilen kararın, TÜRKPATENT’in kesin kararı olduğu yönünde bir yorum yapılması halinde, bu karara karşı YİDD nezdinde itirazda bulunulması mümkün olmayacak ve karara karşı doğrudan dava açılabilecektir. 551 sayılı KHK’nin “Tanımlar” başlıklı m.3 hükmünde “Enstitü” ibaresinin, “Türk Patent Enstitüsünü” ifade ettiği belirtilmiş olsa da 551 sayılı KHK hükümleri incelendiğinde “Enstitü” ibaresinin hem Türk Patent Enstitüsü yerine hem de Patent Dairesi yerine kullanıldığı anlaşılmaktadır. Gerçekten 551 sayılı KHK’nin “Başvurunun Şekli Şartlara Uygunluğunun İncelenmesi” başlıklı m.54/1 hükmünde “Başvuru tarihinin kesinleşmesinden sonra, Enstitü başvurunun 42 inci ila 52 inci maddelerde belirtilen ve Yönetmelikte öngörülen şekli şartlara uygunluğunu inceler.” ifadeleri, 551 sayılı KHK m.54/5 hükmünde ise “Başvuru konusunun patent ile korunabilir bir buluş olmadığı kararına başvuru sahibinin itirazının Enstitü tarafından kabul edilmemesi veya mevcut eksikliğin, Yönetmelikte öngörülen şekil ve şartlara uygun olarak giderilmediğinin tespit edilmesi ile Enstitü, istem veya istemler itibariyle başvuruyu kısmen veya tamamen reddeder.” ifadeleri yer almaktadır. Örnek niteliğindeki hükümlerde, “Enstitü” sözcüğü, Patent Dairesini ifade edecek şekilde kullanılmıştır. SMK m.98 hükmünde, 551 sayılı m.62/11 hükmündeki gibi kesinlik bildiren bir ifade yer almamaktadır. Bununla birlikte; SMK m.98/8 hükmünde, Patent Dairesi tarafından verilen kararın, 551 sayılı KHK m.62/11 hükmüne benzer şekilde, ilgili Dairenin değil, “Kurumun kararı” olarak ifade edildiği görülmektedir. SMK’nin “Tanımlar” başlıklı m.2/1,e hükmünde “Kurum” sözcüğünün “Türk Patent ve Marka Kurumunu” ifade ettiği belirtilmiştir. Ancak, SMK hükümleri incelendiğinde, tıpkı 551 sayılı KHK’de olduğu gibi, “Kurum” sözcüğünün hem Türk Patent ve Marka Kurumunu ifade edecek şekilde hem de SMK’nin bölümlerine göre ilgili daireyi ifade edecek şekilde kullanıldığı görülmektedir. Örneğin; SMK m.98/2 hükmüne göre,  Kurum, başvuru sahibinin inceleme talebi üzerine başvurunun ve buna ilişkin buluşun, bu Kanun hükümlerine uygunluğunu inceler.” Belirtilen hükümde geçen “Kurum” sözcüğü, Patent Dairesini ifade edecek şekilde kullanılmıştır. Gerek 551 sayılı KHK m.62 gerek ise SMK m.98 hükmünde geçen ve tartışma yaratan sözcüklerle Patent Dairesinin mi, yoksa Türk Patent Enstitüsünün mü veya Türk Patent ve Marka Kurumunun mu ifade edildiğinin saptanabilmesi için konuya ilişkili mevzuatın diğer hükümlerinin de incelenmesi gerekmektedir. İlgili düzenlemeler aşağıdaki gibidir:

  • Mülga Türk Patent Enstitüsü Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu Yönetmeliği (Kurul Yönetmeliği) m.1 hükmüne göre; Yönetmeliğin amacı, sınai mülkiyet haklarının tescil işlemleri ile ilgili olarak Türk Patent Enstitüsü tarafından verilmiş kararlara yapılacak itirazları incelemek ve nihai karara bağlamakla görevli Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulunun teşkili ile çalışma usul ve esaslarını belirlemektir.
  • 11.2003 tarihli ve 5000 sayılı Patent ve Marka Vekilliği ile Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun (5000 sayılı Kanun) m.15/C/3 hükmüne göre; YİDD, sınai mülkiyet hakları ve geleneksel ürün adları ile ilgili işlemlere ilişkin ilgili dairenin nihai olarak almış olduğu kararlara karşı, kararın bildirim tarihinden itibaren iki ay içinde işlemlerin tarafı olan ve karar nedeniyle menfaati etkilenen kişiler tarafından yapılacak itirazların incelenmesi ve değerlendirilmesi işlemlerini doğrudan Kurum Başkanına bağlı olarak yürütür. 5000 sayılı Kanun m.15/C/3 hükmüne göre; YİDD’nin kararları Kurumun nihai kararlarıdır. Bu kararlara karşı, kararın bildirim tarihinden itibaren iki ay içinde Ankara Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde dava açılabilir.
  • Türk Patent ve Marka Kurumu Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Dairesi Kurulları Yönetmeliği (YİDD Yönetmeliği) m.1 hükmüne göre; Yönetmeliğin amacı, sınai mülkiyet haklarının ve geleneksel ürün adlarının tescil işlemleri ile ilgili olarak Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından verilmiş kararlara yapılacak itirazları incelemek ve nihai karara bağlamakla görevli, Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığı bünyesinde yer alan Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurullarının teşkili ile çalışma usul ve esaslarını belirlemektir.

551 sayılı KHK’nin yürürlükte olduğu dönemde uygulanan Kurul Yönetmeliği ile 5000 sayılı Kanun m.15/C/3 hükmü ve YİDD Yönetmeliği hükümleri incelendiğinde; ilgili daireler tarafından verilen kararların “Kurum kararı” olarak ifade edildiği, bir başka ifadeyle “Kurum” sözcüğünün ilgili daireleri ifade edecek şekilde kullanıldığı, bu kararlara karşı YİDD nezdinde itirazda bulunulabileceği ve Kurumun nihai kararının YİDD tarafından verileceği açıkça ifade edilmiştir. YİDD’nin çalışma usul ve esaslarına ilişkin düzenlemeler ile 551 sayılı KHK m.62/11 ve SMK m.98/8 hükümleri birlikte değerlendirildiğinde “Enstitünün kesin kararı” ve “Kurumun kararı” ifadelerinden patent başvurularına ilişkin olarak, Patent Dairesi tarafından verilen nihai kararların ifade edildiği anlaşılmaktadır.

Patent Dairesi tarafından, patent başvurularına ilişkin olarak yapılacak inceleme sayısı, SMK m.98 ve 551 sayılı KHK m.62 hükümlerine göre üçten fazla olamaz. Bu noktada Patent Dairesi tarafından yapılacak incelemeler neticesinde verilen nihai kararın, YİDD nezdinde denetime tabi tutulmasının; dördüncü bir inceleme olarak nitelendirilip nitelendirilmeyeceği, bir başka ifadeyle SMK m.98 ve 551 sayılı KHK m.62 hükmünde hukuki dayanağını bulan en fazla üç defa inceleme yapılabileceğine ilişkin düzenlemelere aykırılık oluşturup oluşturmayacağı noktasında duraksama yaşanabilir. Kanaatimizce Patent Dairesinin, patent başvurusuna ilişkin vermiş olduğu nihai karara karşı, YİDD tarafından yapılan idari nitelikteki denetim, dördüncü bir inceleme olarak nitelendirilemez ve 551 sayılı KHK m.62 veya SMK m.98 hükümlerine aykırılık oluşturmaz. Bununla birlikte YİDD nezdinde yapılacak itirazda; yeni bir vakıanın ileri sürülmesi, yeni delil niteliğinde bilgi ve belgelerin yer alması mümkün değildir. Zira yapılacak inceleme, başvurunun yeniden incelenmesi değil, ilgili Daire tarafından yapılan incelemenin tekrar değerlendirilmesi niteliğindedir. YİDD nezdinde yapılacak itirazda, başvurunun yeniden incelenmesini gerektirecek nitelikte genel bir itirazdan ziyade, itiraza konu incelemenin hatalı yapıldığına ilişkin iddiaların somutlaştırılması gerekmektedir. YİDD; genel nitelikteki, somutlaştırılmamış itirazları incelemeksizin reddetmeli, yeni vakıalar ile yeni delil niteliğindeki bilgi ve belgeleri değerlendirmeye esas almamalıdır. YİDD, Patent Dairesi tarafından yapılan üçüncü incelemenin hukuka uygunluğunun değerlendirilmesiyle sınırlı olmak üzere, incelemeyi, üçüncü incelemenin yapıldığı andaki durum ve koşullara göre gerçekleştirmelidir.

“Bekçileri kim bekleyecek?” sorusuna dönecek olursak, kanaatimizce, bu sorunun patent inceleme süreci bakımından cevabı YİDD’dir. YİDD patent incelemeleri konusunda idari anlamda nihai karar merciidir. İdari sürecin yargısal denetimi ise şüphesiz mahkemeler tarafından gerçekleştirilecektir.

Osman Umut KARACA

osmanumutkaraca@hotmail.com

Ekim 2018

[1] Anılan eserin bir metni için bkz.: http://www.tertullian.org/fathers/juvenal_satires_06.htm ( 01.10.2018)

[2] Suat BABATAN; Bekçileri Kim Bekleyecek?, http://www.gazetebilkent.com/2016/03/22/bekcileri-kim-bekleyecek/ (01.10.2018).