Etiket: trabis

TÜRKİYE’DE ALAN ADLARI UYUŞMAZLIKLARI ARTIK UYUŞMAZLIK ÇÖZÜM HİZMET SAĞLAYICILAR ARACILIĞI İLE ÇÖZÜLECEK: YENİ SİSTEMİN WIPO NEZDİNDEKİ GÜNCEL BİR UYUŞMAZLIK ÇERÇEVESİNDE DEĞERLENDİRİLMESİ



Bilindiği üzere, son dönemlerde alan adı tahsisi ve alan adına dayalı itirazlar bakımından Türkiye’de birçok güncel gelişme gerçekleşti. Tr Ağ Bilgi Sistemi’nin (“TRABİS”) de devreye girmesiyle alan adlarının tahsisine, devrine ilişkin çeşitli kolaylıklar sağlandı. Söz konusu yeniliklerden birisi henüz bir örneği ile karşılaşmamakla birlikte alan adına ilişkin bir uyuşmazlık olduğunda, Uniform Domain Name Dispute Resolution Policy (“UDRP”) sistemine benzer şekilde düzenlenmiş olan İnternet Alan Adları Uyuşmazlık Çözüm Mekanizması Tebliği’nin uygulanacak olmasıdır. Bu doğrultuda Dünya Fikri Mülkiyet Teşkilatı (“WIPO”) tarafından verilmiş alan adı tahkimine ilişkin kararların, Türkiye’de de izlenmesinin planlanan prosedüre ışık tutacağı düşünülmektedir.

Bu doğrultuda, bu yazıda WIPO nezdinde incelenmiş olan alan adı uyuşmazlığına ilişkin bir kararın incelemesi gerçekleştirilmiş, TRABİS ile ön görülen uyuşmazlıkların Uyuşmazlık Çözüm Hizmet Sağlayıcı (“UÇHS”) aracılığıyla çözümüne ilişkin sistem ile paralellikler içermesi nedeniyle dikkate alınması gereken kriterler WIPO bakış açısıyla ele alınmıştır.

WIPO tarafından çözümlenen uyuşmazlığın ayrıntılarına girmeden önce TRABİS ile birlikte uygulamaya konan ve İnternet Alan Adları Uyuşmazlık Çözüm Mekanizması Tebliği’nde alan adının iptali için belirlenmiş olan şartlara değinmemiz yerinde olacaktır.

Bu şartlar UDRP ile paralel olarak İnternet Alan Adları Yönetmeliği’nde;

  1. İhtilaf konusu alan adının, sahip olunan ya da ticarette kullanılan marka, ticaret unvanı, işletme adı ya da diğer tanıtıcı işaretlerle benzer ya da aynı olması,
  2. Alan adını tahsis ettiren tarafın bu alan adı ile ilgili yasal bir hakkı ya da bağlantısının olmaması,
  3. Bu alan adının alan adı sahibi tarafından kötü niyetle tahsis ettirilmesi veya kullanılması

şeklinde belirlenmiştir.

Yine UDRP ile paralel şekilde üç şartın birlikte sağlandığının ispatı gerekmektedir. Bu sebeple, Türkiye’de ortaya çıkabilecek yeni uyuşmazlıkların çözümü için belirtilen kriterlerin çerçevesini belirleyebilmek adına WIPO tarafından verilmiş olan hakem kararları büyük önem arz edecektir.

İncelenen kararda, şikayetçi taraf ABG-Nine West, LLC (“şikayetçi”) şirketidir. Uyuşmazlığın konusunu oluşturan <ninewestisraelonline.com> alan adı 14 Nisan 2022 tarihinde Alibaba.com Singapore E-Commerce Private Limited (“alan adı sahibi”) adına kaydedilmiştir.

2 Ağustos 2022 tarihinde ABG-Nine West, LLC tarafından dosyalanan alan adı itirazı WIPO Tahkim ve Arabuluculuk Merkezi’ne (”WIPO”) iletilmiştir. WIPO tarafından yetkili kuruluşlar ile yapılan yazışmalar sonucunda alan adının kayıtlı olduğu şirket ve iletişim bilgileri itiraz sahibine iletilmiş ve şikayetçi, bu bilgilendirme doğrultusunda 5 Ağustos 2022 tarihinde itirazda değişiklik yapmıştır. WIPO tarafından gerçekleştirilen şekli inceleme akabinde, 10 Ağustos 2022 tarihinde, yapılmış olan itiraz alan adı sahibine bildirilmiş, 30 Ağustos 2022 tarihine kadar cevaplarını sunmaları için süre verilmiştir.

Fakat alan adı sahibinin belirlenen süreye kadar herhangi bir cevap vermediği görülmüştür. Takiben, 6 Eylül 2022 tarihinde uyuşmazlık tek bir panelist tarafından incelenmeye başlamıştır.

Yapılan inceleme doğrultusunda şikayetçinin gerekçeleri aşağıdaki gibidir:

  1. <ninewestisraelonline.com> alan adı incelendiğinde “Nine West” ibaresinin devamında kullanılan “Israel” ve “online” ibarelerinin hiçbir şekilde ayırt edici olmadığı vurgulanmıştır. Bu sebeple alan adının esas unsurunun da şikayetçiye ait, Dünyaca tanınan giyim-ayakkabı sektöründe tanınmış Nine West markası olduğu anlaşılmaktadır.
  2. Alan adı sahibinin “ninewestisraelonline” ibaresini kullanmak adına yasal bir dayanağının olmadığı belirtilmiştir. Yasal dayanak kavramını ayrıntılı bir şekilde açıklanarak, herhangi bir şekilde markanın ticari olarak kullanılmasına hukuki olarak izin verilmediği vurgulanmıştır.
  3. Kaldı ki alan adı sahibinin, uyuşmazlığa konu <ninewestisraelonline.com> alan adı üzerinden sahte ürünler satarak, yıllar boyunca şikayetçi tarafından elde edilmiş olan tanınmışlık üzerinden kötüniyetli bir şekilde haksız yarar sağladığı; satılan ürünler sebebiyle, markalarının sahip olduğu itibarın da zedelendiğini belirtilmiştir.

Alan adı sahibinin cevaplarını sunmaması sebebiyle Hakem tarafından şikayetçinin gerekçeleri kapsamında değerlendirme yapılmış ve aşağıda belirtilmiş olan kriterler kapsamında bir değerlendirme yapılacağı vurgulanmıştır. Bu kriterler yukarıda ayrıntılı bir şekilde açıkladığımız ve İnternet Alan Adları Yönetmeliği’nde yer alan üç kriter ile paraleldir. Bu doğrultuda şikayetçi uyuşmazlığa konu alan adını kapattırmak ya da devir almak istiyorsa aşağıdaki üç şartın da varlığını birlikte kanıtlamak zorundadır.

  1. Şikayetçi, uyuşmazlığa konu alan adı ile kendisine ait markanın aynı ya da karıştırılmaya sebep olacak derecede benzer olduğunu ispat etmelidir.
  2. Alan adı sahibinin uyuşmazlığa konu alan adını kullanmakta yasal bir dayanağının olmadığı ispat edilmelidir.
  3. Alan adının kayıt altına alınmış ve kötüniyetli bir şekilde kullanılıyor olduğu ispat edilmelidir.

Yapılan incelemeler doğrultusunda, sırasıyla tüm koşullar bakımından değerlendirme yapılmıştır. Bu değerlendirmede şikayetçinin Nine West markalarının sahibi olduğunu kanıtladığı görülmüştür. UDRP Hakemleri tarafından kabul edilen çoğunluk görüşe göre; tescilli bir markanın, alan adlarına dahil edilerek kullanılması halinde karıştırılma ihtimali ortaya çıkmaktadır[1]. Bu doğrultuda uyuşmazlığa konu alan adına eklenmiş olan “Israel” ve “online” ibarelerinin, “Nine West” ibaresini, şikayetçiye ait markalardan farklılaştırmaya yetmediği kabul edilecektir[2].

İkinci olarak alan adı sahibinin alan adı kullanımını dayandırdığı bir hakkı ya da kullanıma gerekçe gösterilebilecek yasal bir menfaatinin bulunup bulunmadığı incelenmiştir. Somut olayda, alan adı sahibi tarafından itiraza karşı cevap verilmediğinden, yapılan inceleme şikayetçinin argümanları ile sınırlı tutulmuştur. Kaldı ki UDRP uyuşmazlıklarında yasal menfaat ya da bir hakka dayalı kullanımın olmadığının ispatı oldukça zor olduğundan, şikayetçilerin argümanları akabinde, alan adı sahiplerince aksinin ispatlanması gerekliliği kabul edilmiştir[3]. Uyuşmazlıkta şikayetçi, alan adı sahibinin yasal bir menfaati olmadığına veya bu kullanımın bir hakka dayanmadığına ilişkin iddialarda bulunmuştur. Bu iddialara göre, şikayetçi birçok Nine West markasının sahibidir ve şikayetçi ile alan adı sahibi arasında ise herhangi bir ticari veya iş ilişkisi bulunmamaktadır. Aksine, alan adının şikayetçinin ürünlerinin taklitlerini satmak için kullanıldığı vurgulanmış ve sahte ürün satışının kesinlikle meşru kabul edilemeyeceği belirtilmiştir. Alan adı sahibi iddialara karşı bir cevap vermediği için ikinci şart da sağlanmış kabul edilmiştir. Çünkü Nine West markasına “Israel” ve “online” gibi ibarelerin eklenmesi, tüketicilerin yanlışlıkla İsrail’de şikayetçiye bağlı bir web sitesinden mal ve hizmet aldıklarına inanmalarına, karıştırılma ihtimaline yol açacaktır.

Kötüniyet bakımından bir değerlendirme yapıldığında ise; ilk iki madde bakımından yapılan değerlendirmeler ve ortaya atılan iddialar bir bütün olarak ele alınmıştır. Sahte ürünlerin satışı için şikayetçi adına tescilli Nine West markalarına tali unsurlar eklenerek, bu markalar üzerinden kötüniyetli bir şekilde haksız bir kazanç elde edilmeye çalışıldığı görülmüştür. Uyuşmazlığa konu alan adının kullanımı sebebiyle şikayetçinin markalarının itibarları zedelenebilecektir. Kaldı ki uyuşmazlığa konu alan adı sahte ürün satmak için kullanılmamış olsa bile, kullanım amacı ve oluşturuluş tarzı dikkate alınarak, alan adı sahibinin kasıtlı olarak, haksız bir kazanç elde etmek ve tüketicileri yanıltarak kendi web sitesine çekmeye ve karıştırılma ihtimaline sebep olmaya teşebbüs ettiği düşünülmektedir.

Bu doğrultuda, üç şartın birlikte var olduğu kabul edilmiş, uyuşmazlığa konu alan adının şikayetçiye devrine karar verilmiştir.

Yapılan incelemeler değerlendirildiğinde, UDRP’nin 4(a)i değerlendirmesinin markalar arasındaki karıştırılma ihtimali değerlendirmesine benzediği, asli unsurun belirlenmesi akabinde, karıştırılma ihtimaline ilişkin incelemenin Türkiye’de de İnternet Alan Adları Yönetmeliği’nin 25. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde yapılacak değerlendirme ile benzer olacağı düşünülmektedir. Bu noktada; değerlendirmeyi yapacak hakem/hakemlerin marka hukuku açısından 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun (“SMK”) ilgili hükümleri ve karıştırılma ihtimalinin varlığına ilişkin güncel yargı kararları ile Türk Patent ve Marka Kurumunun içtihatları doğrultusunda karar verebilecek yetkinliğe sahip olması gerekecektir. Çünkü yapılacak değerlendirmelerin SMK ile getirilen değerlendirme esaslarından farklı sonuçlar doğurması Türk Hukuku’ndaki yeknesaklık açısından da risk oluşturabilecektir.

UDRP’nin 4(a)ii değerlendirmesinin ise İnternet Alan Adları Yönetmeliği’nin 25. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde ele alındığı görülmektedir. Yasal menfaatin ya da meşru bir dayanağa ilişkin iddiaların şikayetçi tarafından öne sürülmesi akabinde “aksinin ispatının alan adı sahibi tarafından ispatlanması” yönteminin Türkiye’de de kabul edilmesi yerinde olacaktır. WIPO kararlarında da belirtildiği üzere bu maddenin ispatı oldukça zordur ve ispat yükünün yer değiştiriyor olması faydalı olacaktır. Söz konusu husus, ispat yükünün yer değiştirdiği genel bir kural olarak yorumlanacağı gibi, WIPO tarafından oluşturulan içtihadın kararlarda kural olarak uygulanması şeklinde de yorumlanabilir. Somut olayların şartları incelendiğinde de “şikayetçinin iddialarının aksinin ispatı”, belirtilen koşulun incelenmesini kolaylaştıracaktır.

Son olarak, özellikle kötüniyetin, UDRP’nin 4(a)iii maddesine paralel olarak İnternet Alan Adları Yönetmeliği’nin 25. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde sayılmasının, kapsam bakımından yasal düzenlemelerde tanımlanmamış olması eleştirilebilecektir. Çünkü, kötüniyetin, Türkiye koşullarında gerek Mahkemeler gerek Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde oldukça katı ve somut deliller ile kanıtlanabildiği göz önünde bulundurulduğunda, UÇHS’ler aracılığıyla hakemler tarafından yapılacak olan değerlendirmelerde, kötüniyetin tanımının, doktrinsel olarak mı yoksa verilen kararlar doğrultusunda içtihatlar ile mi şekilleneceğinin bilinmiyor olması, ispata ilişkin belirsizliklerin, alan adı uyuşmazlıkları bakımından da devam etmesine sebep olabilecektir.

Cansu ÇATMA BİLEN

Ekim 2022

cansucatma1@gmail.com


DİPNOTLAR

[1] Bkz. Uniroyal Engineered Products, Inc. v. Nauga Network Services, WIPO Case No. D2000-0503; Thaigem Global Marketing Limited v. Sanchai Aree, WIPO Case No. D2002-0358; and F. Hoffmann-La Roche AG v. Relish Entreprises, WIPO Case No. D2007-1629

[2] Bkz. Section 1.8 of the WIPO Overview of WIPO Panel Views on Selected UDRP Questions, Third Edition, “WIPO Overview 3.0”

[3] Do The Hustle, LLC v. Tropic Web, WIPO Case No. D2000-0624, https://www.wipo.int/amc/en/domains/decisions/html/2000/d2000-0624.html, Erişim Tarihi 28.09.2022.

ALAN ADI UYUŞMAZLIKLARININ ÇÖZÜMÜNDE BEKLENEN SON: TRABİS



TRABİS nedir?

Alan adı uyuşmazlıklarının çözümü alan adlarının öneminden ötürü özel bir değere sahip. Alan adları fikri mülkiyet hukukunda ticaret unvanı, işletme adı, marka gibi varlıklarla benzer özellikler arz ediyor. Alan adlarının ticari değeri, elektronik ticaretin büyüyen hacminden besleniyor. Alan adlarından doğan uyuşmazlıklar lokal veya uluslararası türlerine göre ayrı çözüm mekanizmalarına tabi. Uyuşmazlıkların adil, hızlı ve doğru çözülmesi bu bakımdan hassas bir konu. Uzun yıllar Orta Doğu Teknik Üniversitesi (“ODTÜ”) Nic.tr ile çözüme kavuşturulan lokal alan adı uyuşmazlıklarının çözüm mekanizmasının değiştirilmesinde nihayet sona gelinmiş görünüyor. TRABİS yani TR AĞ BİLGİ SİSTEMİ, alan adı uyuşmazlıklarının çözümünün adresi. Önce kavramlara sonra sürece ve hayata geçişine biraz daha yakında bakalım.

TRABİS, “.tr” Ağ Bilgi Sistemi anlamına geliyor. TRABİS, ODTÜ bünyesinde yer alan Nic.tr.’nin açıklamasına göre ‘‘tr. uzantılı internet alan adı sisteminin ve buna ait merkezi veri tabanının işletilmesine, rehberin oluşturulmasına, güncellenmesine ve rehberlik hizmetinin sunulmasına ve alan adı başvuru işlemlerinin gerçek zamanlı olarak yapılmasına imkân veren, tüm bu faaliyetlerin güvenli ve iş sürekliliğini sağlayacak şekilde gerçekleştirildiği sistemdir.’’ Kısacası TRABİS’i, “.tr” alan adı sisteminin ve veri tabanının yönetimini ve işleyişini kapsayan bir sistem olarak ifade ediyoruz.  

TRABİS, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (“BTK”) bünyesinde faaliyete geçecek, yani uyuşmazlık çözümünde yetkili kurum ve düzende önemli değişiklik ve güncellemeler söz konusu olacak.

Özetle ifade etmek gerekirse; Türkiye’de “.tr” uzantılı alan adları, ODTÜ bünyesinde yer alan Nic.tr tarafından yürütülmekteydi. Ancak 10.11.2008 tarihli ve 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu tarafından Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığına verilen yetki ile düzenlenen İnternet Alan Adları Yönetmeliği, “.tr” uzantılı alan adlarının tahsisine ilişkin işlemlerin yürütülmesi faaliyetini BTK’ya bıraktı.

Ne zaman faaliyete geçiyor?

BTK, 19.08.2022 tarihinde yaptığı açıklamada TRABİS’in 14.09.2022 tarihinde hizmete gireceğini duyurdu. Birinci seviye .tr uzantılı alan adı (alanadı.tr gibi) tahsisi ise TRABİS faaliyete girdikten 1 yıl sonra yapılacak. Nic.tr ise TRABİS’in faaliyete geçmesi ile eş zamanı olarak kapanacak.

Neler öne çıkıyor?

TRABİS devreye girdiğinde alan adları ile ilgili olarak alan adının alındığı hizmet kuruluşu ile iletişime geçilmesi gerekecek. TRABİS’in işleyiş kuralları, Nic.tr’nin işleyiş kurallarından şüphesiz farklılıklar arz edecek. Özellikle yeni işleyiş kuralları ve değişiklikler TRABİS tarafından duyurulacak.

Kayıt operatörü, “.tr” uzantılı alan adı hizmeti vermeye yetkili firma olarak belirlenmiş durumda. Buna göre TRABİS faaliyete başlamadan yetkili bir kayıt operatörüne geçilmesi gerekiyor. Kayıt operatörüne aktarılmayan alan adları ise TRABİS faaliyete geçince TRABİS’e aktarılacak. Fakat son kullanıcıya hizmet verilmeyeceğinden kayıt operatörüne geçilmesi gerekecek. Aksi halde alan adına ilişkin yenileme ya da alan adını yönetme işlemleri sağlanmayabilir. Burada son kullanıcı mutlaka bir ürün veya hizmeti satın alan kişi değil, nihayetinde onu kullanan kişidir/ belirli verileri sorgulamak ve değerlendirmek için veri tabanlarına erişen tüm kullanıcılardır. Aktarım yapılırken alan adlarına ilişkin hizmette bir kesinti ise söz konusu olmayacak.

TRABİS ile öne çıkan bir diğer değişiklik belge ile tahsis meselesi. Önceden “.tr” uzantılı alan adı tahsisi için kurulacak alan adına ilişkin marka veya kuruluş ile ilgili bazı belgelerin sunulması gerekmekteydi. Bazı istisnalar haricinde TRABİS bu zorunluluğu ortadan kaldıracak ve artık her alan adı tahsisi için belgeler talep edilmeyecek. Com.tr, org.tr, net.tr, gen.tr, biz.tr, tv.tr, web.tr, info.tr, bbs.tr, tel.tr ve name.tr uzantılı alan adları için “ilk gelen alır” kuralı uygulanacak ve bu kurala göre belgesiz tahsis söz konusu olacak. Bunun uyuşmazlıkları arttıracağı mı yoksa azaltacağı mı siz değerli okurun takdirinde.

23 Mart 2020 tarihinde Nic.tr üzerinde yeni alan adı başvuru ve alan adı yenileme işlemleri durdurulmuştu, ancak gov.tr, edu.tr, av.tr, bel.tr, dr.tr, tsk.tr, k12.tr, pol.tr ve kep.tr alan adları için yine devam ediyordu. Bu tarihten sonra alan adı başvuruları Nic.tr’ye kayıtlı kayıt operatörleri tarafından yapılmaktadır. Belge sunulmasına ilişkin ise gov.tr, edu.tr, av.tr, bel.tr, dr.tr, tsk.tr, k12.tr, pol.tr ve kep.tr alan adları istisnalar dahilindedir, yani bu alan adları için belge sunulma zorunluluğu devam edecektir.  

Alan adı satış ve devirlerine Nic.tr’de izin verilmemekteydi. Ancak İnternet Alan Adları Yönetmeliği madde 13 uyarınca TRABİS’de satış ve devirlere izin verilmesi söz konusu olacak. Ölüm/gaiplik karinesi, şirket birleşme/devralma belgeleri, marka/patent devri belgeleri veya fikir/sanat eserleri ile ilgili hakların devrini ispat eden belgelerin olması halinde devir işlemi yapılabilecek.

Uyuşmazlıklarla kim ilgilenecek?

Gelgelelim asıl konuya, alan adı uyuşmazlık çözüm mekanizması nasıl işleyecek?

Kısaca özetlemek gerekirse; bir uyuşmazlık ortaya çıktığında İnternet Alan Adları Tebliği (Madde 13/(b) ve (d)) uyarınca kayıt kuruluşu, internet alan adına ilişkin adli bir süreç veya uyuşmazlık çözüm süreci başlatıldığında, TRABİS’e durum hakkında derhal bilgi vermekle ve belirlediği uyuşmazlık çözüm mekanizmasında kayıt kuruluşu yapması gereken tüm yükümlülükleri titizlik ve ivedilikle yerine getirmekle yükümlü. İnternet Alan Adları Uyuşmazlık Çözüm Mekanizması Tebliğine göre Uyuşmazlık Çözüm Hizmet Sağlayıcıların (“UÇHS’ler’’) internet alan adları ile ilgili uyuşmazlıkların çözüm sürecini hakemler veya hakem heyetleri vasıtasıyla yürüten taraflar söz konusu olacak. Sağlayıcılık başvurularının değerlendirme makamı BTK. Bununla birlikte uyuşmazlığa konu olan internet alan adı, uyuşmazlık çözümü süreci boyunca dondurulacak. UÇHS’ler BTK tarafından re’sen veya şikâyet üzerine denetlemeye tabi olacak. Bir internet alan adına ilişkin uyuşmazlıkta, TRABİS sistemine kayıtlı bulunan zaman bilgisi esas alınacak bilgi olarak kabul edilmiş durumda. TRABİS uygulaması yeni ve önemli bir alan adı uyuşmazlık çözüm mekanizması olarak kısa bir süre içinde ilgili ekosistemin gündeminde önemli bir yer edineceğe benziyor.

Doç. Dr. Mete TEVETOĞLU

Eylül 2022

metetevetoglu@gmail.com