Etiket: dünya fikri mülkiyet teşkilatı

2020 DÜNYA FİKRİ MÜLKİYET GÖSTERGELERİ TÜRKİYE İSTATİSTİKLERİ

World Intellectual Property Indicators 2020

Dünya Fikri Mülkiyet Örgütü (WIPO), geçtiğimiz günlerde “Dünya Fikri Mülkiyet Göstergeleri 2020” (World Intellectual Property Indicators 2020) isimli dokümanı yayımlamıştır.[1] WIPO tarafından uzun yıllardır yayınlanan Dünya Fikri Mülkiyet Göstergeleribaşlıklı raporlar, patent, faydalı model, marka, tasarım, mikroorganizmalar, bitki çeşitlerinin korunması, coğrafi işaretler ve yaratıcı ekonomi (yayıncılık) alanlarında ilgili yıla ilişkin faaliyetlere genel bir bakış sağlamaktadır.

2020 yılı raporu da, başvuru, tescil ve yenileme başta olmak üzere ulusal ve bölgesel fikri mülkiyet ofislerinden alınan istatistiklerden yararlanarak dünya genelindeki fikri mülkiyet etkinliğini analiz etmektedir. 237 sayfalık raporun tamamının bu yazıda incelenmesi mümkün olmamakla birlikte, raporda yer alan Türkiye’ye ilişkin istatistiklerin incelenmesi ülkemizde fikri mülkiyet etkinliğinin genel çerçevesini çizebilmek adına önemlidir. 2020 tarihli rapor 2019 yılı istatistiklerinden yararlanılarak oluşturulduğundan, COVID-19’un yarattığı etkileri yansıtmamaktadır.

Türkiye, özellikle marka, tasarım ve patentlere ilişkin dünyanın en çok başvuru yapılan ülkelerinden birisi konumundadır. Türkiye, 2019 yılında markada 11., tasarımda 7. ve patentte 22. en çok başvuru yapılan ülkedir (sf. 8). Yalnızca ilgili ülkede yerleşik gerçek ve tüzel kişilerin yaptığı başvurulara ilişkin istatistiklerde ise markada 8., tasarımda 6. ve patentte 14. en çok başvuru yapılan ülkedir (sf. 9).

Patentler

2018 yılına göre 2019 yılında Türkiye’de % 8,3 daha fazla patent başvurusu yapıldığı ve bu artıştaki temel unsurun Türkiye’de yerleşik kişilerin yaptığı başvurulardaki artış olduğu görülmektedir [2019 yılında 7.871 yerleşik başvuruya karşılık 217 yabancı başvuru] (sf. 13 ve 62). 2018 yılı istatistikleri, dünya genelinde yayınlanan patent başvurularının en çok bilgisayar teknolojileri alanında olmasına karşın, Türkiye’de % 8,4 oranında taşımacılık ile ilgili olduğunu ortaya koymaktadır (sf. 18). Öte yandan Türkiye, en az bir kadının buluşçu olarak belirtildiği başvurularda ise dünyada 4. ülkedir (sf. 45): 

Patent uzmanlarına ilişkin istatistikler, TÜRKPATENT nezdinde 2019 yılı itibariyle 118 patent uzmanının bulunduğunu ve uzmanların ortalama 7 yıl tecrübesi olduğunu göstermektedir (sf. 50-51). Uluslararası patent başvurularında (PCT),  2019 yılında bir önceki yıla göre %46,7’lik bir artış gerçekleşmiş ve toplam 2.058 uluslararası patent başvurusu yapılmıştır. Türkiye’deki PCT başvuruları Avrupa ülkeleriyle hemen hemen aynı sayıdayken, bu alanda Çin (58.990), ABD (57.840) ve Japonya (52.660) başı çekmektedir (sf. 53).

Markalar

2019 yılında, TÜRKPATENT nezdinde toplam 282.448 marka başvurusu yapılmıştır (sf. 119). Bir önceki yıla kıyasla, marka başvuruları % 15,5 oranında artış göstermiştir (sf. 77). Bu artışta en büyük payı Türkiye’de yerleşik gerçek ve tüzel kişilerin yaptıkları başvurular (yerleşik kişilerin yaptıkları başvuru sayısı 248.754 iken, yerleşik olmayanların yaptıkları başvurular 33.694’dür) oluşturmaktadır (sf. 78 ve 119).

Ancak TÜRKPATENT nezdinde marka başvurusu yapan kişilerin % 10’undan azı markalarının yurtdışındaki fikri mülkiyet ofislerinde de korunması için başvuruda bulunmuştur (sf. 80). Çin, Brezilya, Hindistan, İran, Meksika ve Vietnam gibi ülkelerde de istatistik bu yöndeyken, İsviçre’de yerleşik kişilerin yurtdışında yaptıkları başvuruların toplam başvurulara oranı % 75, Birleşik Krallık için % 51, ABD için % 47 ve Hollanda için % 41 olarak gerçekleşmiştir (sf. 80). Türkiye’de yerleşik olmayan kişilerin yaptıkları marka başvurularının büyük çoğunluğu Almanya’da yerleşik gerçek ve tüzel kişiler tarafından yapılmıştır (sf. 82). Sektör bazında bakıldığında, araştırma ve teknoloji sektöründe yapılan başvurular Avrupa Birliği Fikri Mülkiyet Ofisi (EUIPO) (% 20,8), Fransa (% 18,1), Japonya (% 25,7), ABD (% 18,4) fikri mülkiyet ofislerinde başvuruların çoğunluğunu oluştururken; Çin (% 22,5), Güney Kore (%18,4) ve Rusya’da (% 15,8) tarım sektörü, Türkiye (% 21,6) ticari hizmetler sektörü marka başvurularının çoğunluğunu oluşturmaktadır (sf. 84).

Tescilli marka sayısında, Çin (25.2 milyon) açık ara öndeyken, bu ülkeyi ABD (2.8 milyon), Hindistan (2 milyon) ve Japonya (1.9 milyon) takip etmektedir. TÜRKPATENT nezdinde ise 1.1 milyon geçerli marka tescili bulunmaktadır (sf. 84).

Dünya çapında Madrid sistemi kapsamında yapılan uluslararası marka başvuruları 2019 yılında 64.400 olarak gerçekleşmişti. Bu başvuruların 8.996 tanesinde başvuru kapsamında belirlenen ülkeler arasında Türkiye yer almıştır (sf. 85).

2019 yılında toplam 23.662 yayına itiraz sunulmuşken, kurum kararına karşı yapılan itirazların sayısı 10.614 olarak gerçekleşmiştir (sf. 112). Bu itibarla Türkiye, yayına itiraz sıralamasında dünyada 4., karara itiraz sıralamasında ise 3. ülke konumundadır (sf. 112).

Tasarımlar

2019 yılında TÜRKPATENT nezdinde toplam 46.202 tasarım başvurusu yapılmıştır. Türkiye bir önceki yıla kıyasla, tasarım başvuru sayısında iki sıra ilerleyerek 5. sıraya yükselmiştir (sf. 128). Patent ve marka başvurularında olduğu gibi tasarımlar açısından da Türkiye’de yerleşik kişilerin yaptığı başvurular (39.239 yerleşik ve 6.963 yabancı) çoğunluğu oluşturmaktadır (sf. 129).

Reklamcılık, mobilya ve ev eşyaları, tekstil ve aksesuarlar, TÜRKPATENT nezdinde tasarım başvurularının en çok yapıldığı 3 sektör olarak görülmektedir (sf. 132).

TÜRKPATENT nezdinde 2019 yılı itibariyle 8 tasarım uzmanı görev yapmakta olup, bu sayı ABD’de 168, Rusya’da 50, Japonya’da 48, Güney Kore’de 36 ve EUIPO nezdinde 23’dür (sf. 155).

Bitki Çeşitlerine ilişin Islahçı Hakkı Başvuruları ile Coğrafi İşaretler

2019 yılında Türkiye’de yeni bitki çeşitlerine ilişkin 227 adet ıslahçı hakkı başvurusu (145 adeti yerleşik, 82 adeti yerleşik olmayan gerçek ve tüzel kişiler tarafından) yapılmış ve Türkiye dünyada 14. sırada yer almıştır (sf. 175 ve 182). Toplamda 1.075 bitki çeşidi koruma altındadır (sf. 180).

2019 yılı itibariyle TÜRKPATENT nezdinde tescilli 487 coğrafi işaret bulunmakta olup, Türkiye dünyada 21. sırada yer almaktadır (sf. 184).

Yaratıcı Ekonomi (Yayıncılık)

Türkiye’de 2019 yılında yayın adeti 94.482 (sf. 193), yayıncılık sektöründen elde edilen gelir ise 1.350 milyon USD olarak gerçekleşmiştir (sf. 193). Bu sektörde ABD, Japonya, Güney Kore, Almanya ve Birleşik Krallık başı çekmektedir (sf. 193). Türkiye, eğitim sektöründe 2019 yılında en çok yayının yapıldığı ülke konumundadır (30.803).

Sonuç

Türkiye, başta marka, tasarım ve patent olmak üzere fikri mülkiyet haklarına ilişkin dünyada en çok başvuru yapılan ülkeler arasında yer almaktadır. Ancak diğer ülkelere ilişkin istatistiklerle kıyaslandığında ve başvuruların ağırlıklı olarak yapıldığı sektörlerin katma değer oranı örneğin teknoloji sektörüne göre daha düşük olan taşımacılık, hizmet, reklamcılık, mobilya, tekstil gibi sektörler olduğu dikkate alındığında, ülkemizdeki fikri mülkiyet haklarına ilişkin etkinlik seviyesinin nicelik anlamında yüksek, ancak nitelik ve katma değer anlamında zayıf olduğu çıkarımı yapılabilir.

Öte yandan markalara ilişkin istatistiklerde Türkiye’de yerleşik gerçek ve tüzel kişilerin yaptıkları başvuruların çoğunluğu oluşturduğu ve Türkiye’nin yayına itiraz sıralamasında dünyada 4. ve kurum kararına itiraz sıralamasında 3. ülke konumunda olduğu dikkate alındığında, başvuruların önemli bir kısmının yeterli düzeyde pazar serbestliği analizi (FTO) yapılmaksızın gerçekleştirildiği, dolayısıyla 3. kişilerce bu marka başvurularının haklarını ihlal ettiği kanaatiyle çok sayıda yayına itiraz gerçekleştirildiği çıkarımı yapılabilir. Bilhassa SMK’nın yürürlüğe girmesi ile birlikte marka, patent veya tasarım tescillerinin önceki tarihli hak sahiplerinin açtığı tecavüz davasında koruma sağlamadığı da (m. 155) göz önünde bulundurulduğunda, başvuru sahiplerinin sınai mülkiyet hakkı başvurusu öncesinde FTO ve risk analizinin önemi konusunda bilinçlendirilmesi ve bu yönde çalışmalar yapılması gerektiği gözlenmektedir.

Fikri mülkiyet haklarına ilişkin yoğun faaliyet gösterilen ülkemizde, hakların hem teorik, hem de pratikte uluslararası standartlarda korunması oldukça önem arzetmektedir. Son yıllarda Sınai Mülkiyet Kanunu ve Uygulama Yönetmeliği’nin yürürlüğe girmesi, marka ve patent vekillerine ilişkin mevzuatın geliştirilmesi, TÜRKPATENT’in idari, ekonomik ve uzman kapasitesinin geliştirilmesi fikri mülkiyet haklarının ülkemizde korunması yolunda önemli mesafe kat edilmesini sağlamıştır. Ancak Dünya Ekonomik Forumu (WEF) tarafından 2019 yılında yayımlanan “Küresel Rekabet Gücü Raporu” (the Global Competitiveness Report)’nda[2], 141 ülke arasında Türkiye mülkiyet haklarının korunmasında 78; fikri mülkiyet haklarının korunmasında 87. sırada yer almaktadır (sf. 563). 1 en düşük, 7 en yüksek olmak üzere; Türkiye’nin mülkiyet haklarının korunmasına ilişkin aldığı değerlendirme 4,3; fikri mülkiyet haklarının korunmasına ilişkin aldığı değerlendirme notu ise 3,9 olarak gözlenmektedir (sf. 563).

Avrupa Birliği tarafından yayınlanan 2020 Türkiye İlerleme Raporu’nda[3] da, WIPO tarafından yayınlanan “Küresel İnovasyon Endeksi” (Global Innovation Index) raporlarına atıfta bulunularak, Türkiye’nin fikri mülkiyet haklarına ilişkin yoğun faaliyet gösterilen ülkelerden birisi olsa da, genel inovasyon değerlendirmesinde dünyada arka sıralarda bulunduğu ifade edilmektedir (sf. 61). Nitekim 2019 Küresel İnovasyon Endeksi’ne[4] göre Türkiye 36.95 puanla 49. sıradayken (sf. xxxiv) 2020 Küresel İnovasyon Endeksi’nde[5] Türkiye ortalama 34.90 puan alarak 51. sıraya gerilemiştir (sf. xxxii).

Türkiye’nin AB üyeliği çerçevesinde 2020 Türkiye İlerleme Raporu’nda, sınai mülkiyet haklarına ilişkin yasal çerçeve AB mevzuatı ile uyumlu olsa da, özellikle telif hakkı ve bağlantılı haklara ilişkin mevzuat revizyonunun ivedilikle hayata geçirilmesi, sistemsel sorunların giderilmesi ve fikri ve sınai haklar mahkemeleri hâkimlerinin fikri mülkiyet haklarına ilişkin yargılamalarda uzmanlık eğitimi almaları başta olmak üzere yetişmiş insan kaynağına yönelik çalışmalara ağırlık vermesi gerektiği vurgulanmıştır (sf. 78). Son olarak, Türkiye taklit içecek, parfüm, kozmetik ürünleri, ayakkabı, tekstil ürünleri ve aksesuar üretiminde üst sırada yer alan üreticiler arasında olduğundan, gerek taklitçilik ve korsanlığa yönelik farkındalık oluşturulması, gerekse de başta SMK’da düzenlenen hızlı imha prosedürü (m. 163) olmak üzere bu alanda adli süreçlerin iyileştirilmesi üzerinde durulması gerektiği ifade edilmiştir (sf. 78-79).

Gülay GÖKSU ANUL

gulaygoksu@gmail.com

İbrahim Barış SAYAR (LLM, TCD)

sayari@tcd.ie

Ocak 2021


[1] Dokümanın İngilizce aslına Link 1 aracılığıyla, geçmiş yıllarda yayınlanan Dünya Fikri Mülkiyet Göstergeleri dokümanlarına ise Link 2 aracılığıyla ulaşılabilir.

[2] İlgili rapora Link 3 aracılığıyla erişilebilir.

[3] İlgili rapora Link 4 aracılığıyla erişilebilir.

[4] İlgili rapora Link 5 aracılığıyla erişilebilir.

[5] İlgili rapora Link 6 aracılığıyla erişilebilir.

Neden 26 Nisan? Dünya Fikri Mülkiyet Gününüz Kutlu Olsun!

Bugün 26 Nisan Dünya Fikri Mülkiyet Gününün içinde bulunuyoruz ve gün dünyanın birçok ülkesinde olduğu gibi Türkiye’de de çeşitli etkinliklerle kutlanıyor.

Bu kısa yazıda yıllardır kutlanan ve camiamız için özel bir gün olduğunu kabul ettiğimiz Dünya Fikri Mülkiyet Gününün tarihçesinden ve neden 26 Nisan’da kutlandığından bahsedeceğiz.

1999 yılının Ağustos ayında Dünya Fikri Mülkiyet Teşkilatının (WIPO) yıllık genel kurulu öncesinde, Çin Halk Cumhuriyeti Fikri Mülkiyet Ofisi, WIPO Genel Müdürüne aşağıdaki yazılı teklifi gönderir.

Teklifte; 21. yüzyılda fikri mülkiyetin sosyal ve ekonomik kalkınmayı destekleyen en önemli faktörlerden birisi olacağı, fikri mülkiyet haklarının gerek gelişmiş gerekse de gelişmekte olan ülkeler bakımından önemi gibi hususlardan bahsedilerek ve fikri mülkiyet hakları konusunda toplumun farkındalığının yükseltilmesi gerekliliğinin altı çizilerek, 26 Nisan gününün WIPO tarafından “Dünya Fikri Mülkiyet Günü” olarak kabul edilmesi ve her yıl anılan tarihte kutlanması önerilmektedir.

26 Nisan gününün seçilmesinin nedeni, WIPO’nun resmi anlamda kuruluşunu simgeleyen Dünya Fikri Mülkiyet Örgütünü Kuran Sözleşmenin 26 Nisan 1970 tarihinde yürürlüğe girmesidir.

Çin Halk Cumhuriyeti’nin önerisi 1999 yılı WIPO Genel Kurulunun gündemine alınır ve teklif kabul edilir.

2000 yılından itibaren de 26 Nisan günü tüm dünyada Dünya Fikri Mülkiyet Günü olarak kutlanmaya başlar.

Dünya Fikri Mülkiyet Günü 2001 yılından itibaren her yıl farklı bir temayla kutlanmaktadır. Bu temaları listeleyelim: (bkz.
http://www.wikizero.biz/index.php?q=aHR0cHM6Ly9lbi53aWtpcGVkaWEub3JnL3dpa2kvV29ybGRfSW50ZWxsZWN0dWFsX1Byb3BlcnR5X0RheQ)

2001 – Geleceği Bugün Yaratmak (Creating the Future Today)

2002 – Yaratıcılığı Cesaretlendirmek (Encouraging Creativity)

2003 – Fikri Mülkiyeti İşiniz Yapın (Make Intellectual Property Your Business)

2004 – Yaratıcılığı Cesaretlendirmek (Encouraging Creativity)

2005 – Düşün, Hayal Et, Yarat (Think, Imagine, Create)

2006 – Bir Fikirle Başlar (It Starts with an Idea)

2007 – Yaratıcılığı Cesaretlendirmek (Encouraging Creativity)

2008 – İnovasyonu Kutlamak ve Fikri Mülkiyet İçin Saygıyı Teşvik Etmek (Celebrating innovation and promoting respect for intellectual property)

2009 – Yeşil İnovasyon (Green Innovation)

2010 – İnovasyon – Dünyayı Bağlamak (Innovation – Linking the World)

2011 – Geleceği Tasarlamak (Designing the Future)

2012 – Vizyon Sahibi Mucitler (Visionary Innovators)

2013 – Yaratıcılık – Yeni Nesil (Creativity – The Next Generation)

2014 – Sinema Filmleri Bir Küresel Tutku (Movies – a Global Passion)

2015 – Yerinden Kalk, Ayağa Kalk. Müzik İçin (Get Up, Stand Up. For Music.)

2016 – Dijital Yaratıcılık: Kültürü Yeniden Hayal Etmek (Digital Creativity: Culture Reimagined.)

2017 – İnovasyon – Yaşamı Geliştirmek (Innovation – Improving Lives)

2018 – Değişimi Güçlendirmek: İnovasyon ve Yaratıcılıkta Kadınlar (Powering Change: Women in Innovation and Creativity)

2019 – Altına Uzanmak: Fikri Mülkiyet ve Spor (Reach for Gold: IP and Sports)

WIPO internet sayfasında Dünya Fikri Günü için özel bir sayfa yer almaktadır:
https://www.wipo.int/ip-outreach/en/ipday/

Sayfa içeriğinde bu özel gün için dünya genelindeki etkinlikleri gösteren özel bir haritada bulunmaktadır. Bu haritanın
https://www.wipo.int/ip-outreach/en/ipday/2019/map.html bağlantısından görülmesi mümkündür. Haritada 2019 yılında Türkiye’de düzenlenen 11 etkinliğe yer verilmiştir. (Etkinlik organizatörleri haritaya kayıt için WIPO’ya etkinlik hakkında bildirim yapmalıdır.)

Dünya Fikri Mülkiyet Gününün kısa tarihçesini aktardığımız yazının,
26 Nisan simgesel tarihinin neden seçildiği ve günün ana teması hakkında okuyucularımıza fikir verdiğini umuyoruz.

Simgesel tarihin IPR Gezgini için pek önemi yok, bize her gün 26 Nisan!

Dünya Fikri Mülkiyet Gününüz kutlu olsun.

Önder Erol ÜNSAL

Nisan 2019

unsalonderol@gmail.com

Cezayir de Madrid Protokolü’ne Katıldı – Elveda Madrid Andlaşması!

Madrid-WIPO

Yıllardır süren bekleyiş nihayet sona erdi!

Dünya Fikri Mülkiyet Teşkilatı (WIPO) internet sitesinde 7 Ağustos 2015 tarihinde yapılan duyuruya göre (http://www.wipo.int/madrid/en/news/2015/news_0016.html), Cezayir Madrid Protokolü’ne katılıyor.

Markaların uluslararası tescili amaçlı Madrid Sistemi, 1892 yılında yürürlüğe giren Madrid Andlaşması ve 1996 yılında yürürlüğe giren Madrid Protokolü’nden oluşan iki anlaşmalı bir yapıyla sürdürülmektedir.

Madrid Andlaşması’nın dezavantajlarını ortadan kaldırma amacıyla Madrid Protokolü kabul edilmiş olmasına rağmen, Andlaşma tarafı ülkelerin bir kısmının Prokotol’e taraf olmaması nedeniyle, WIPO iki anlaşmayla çalışma sisteminin zorluklarını yaklaşık 20 senedir yaşamaktaydı.

Protokol’e taraf olmayan tek andlaşma ülkesi olarak kalan Cezayir, 31 Temmuz 2015 tarihinde, Protokol’e katılım belgesini WIPO Genel Müdürü’ne teslim etti. Protokol Cezayir bakımından 31 Ekim 2015 tarihinde yürürlüğe girecek.

31 Ekim 2015 tarihinden itibaren, Madrid Sistemi çerçevesinde yapılacak tüm uluslararası tesciller sadece Madrid Protokolü hükümleri çerçevesinde yürütülecek ve bu yolla iki anlaşmalı bir sistemi yürütmenin bürokratik zorlukları WIPO açısından ortadan kalkacak.

Madrid Sistemi an itibarıyla 95 üye ülkeye ulaşmış durumda ve WIPO’nun en etkin ve yaygın biçimde kullanılan uluslararası tescil sistemi konumunda.

madridüye

1999 yılında Madrid Protokolü, Türkiye bakımından yürürlüğe girdiğinde, bu satırların yazarı Türk Patent Enstitüsü’nün Madrid Protokolü işlemlerini yürüten biriminde çalışmaktaydı ve Türkiye, Protokol’ün 29. üye ülkesiydi. Protokol’ün 20 yıldan kısa süre içerisinde ulaştığı yaygınlık göz önüne alındığında, yakın gelecekte uuslararası marka tescil sistemine dahil olmayan çok az sayıda ülke kalacağı kolaylıkla öngörülmektedir.

Önder Erol Ünsal

Ağustos 2015

unsalonderol@gmail.com