Entegre Devre Topoğrafyaları 2021 Yılının Sınai Mülkiyet Alanındaki İlk Kanun Değişikliği ile Varlığını Hatırlattı

Entegre devre topoğrafyaları, Türk sınai mülkiyet hukukunda hemen hemen hiç uygulaması olmayan, buna rağmen diğer sınai mülkiyet haklarının kanun hükmünde kararnamelerle düzenlendiği dönemde dahi münhasır bir Kanun olan, 22.04.2004 tarihli ve 5147 sayılı Entegre Devre Topoğrafyalarının Korunması Hakkında Kanun’la (5147 sayılı Kanun) düzenlenen, eğitimlerde isminin anılmasıyla yetinilen bir sınai mülkiyet hakkıdır. Diğer sınai mülkiyet haklarına yönelik mevzuat değişiklikleriyle uyum sağlanması için entegre devre topoğrafyası mevzuatında da değişiklik yapılması gerekliliğinin ortaya çıktığı durumlar, söz konusu hakkın gündeme geldiği bir başka istisnai hâldir.

22.12.2016 tarihli ve 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nda (SMK), diğer sınai mülkiyet haklarına ilişkin tescil başvurularında, başvuru sahibinin tüzel kişi olması durumunda imza sirkülerinin sunulması bir zorunluluk olarak düzenlenmemiştir. Bununla birlikte, 5147 sayılı Kanun m.14/1,g hükmüne göre; entegre devre topoğrafyası başvurusunun tüzel kişi adına yapılması durumunda, imza sirkülerinin Türk Patent ve Marka Kurumuna (TÜRKPATENT) sunulması bir zorunluluk olarak varlığını sürdürmekteydi. 03.02.2021 tarihli ve 31384 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 28.01.2021 tarihli ve 7263 sayılı Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (7263 sayılı Kanun) m. 16 hükmü ile 5147 sayılı Kanun m.14/1,g hükmü yürürlükte kaldırılmıştır. 7263 sayılı Kanun m.16 hükmünün gerekçesinde; TÜRKPATENT tarafından sunulan sınai mülkiyet haklarına ilişkin sicil hizmetlerinin, 1 Ocak 2020 tarihinden itibaren tamamen e-Devlet Kapısı üzerinden yürütülmeye başlandığına, bürokrasinin azaltılmasına yönelik çalışmalar kapsamında entegre devre topoğrafyası başvurularının tüzel kişi tarafından gerçekleştirilmesi durumunda imza sirkülerinin talep edilmesinin uygulamaya dönük bir fayda sağlamadığına, bu uygulamanın gereksiz evrak yükü oluşturduğuna işaret edilmiştir. Değişikliğin 5147 sayılı Kanun m.14 hükmüne etkisi aşağıdaki tabloda yer almaktadır.

Entegre devre topoğrafyaları, diğer sınai haklara ilişkin uygulamalarla uyumun sağlanması amacıyla ve hemen hemen hiç uygulaması olmayan bir uygulamanın kaldırılmasıyla bir kez daha adından söz ettirmiş ve varlığını sürdürdüğünü bizlere hatırlatmıştır. 7263 sayılı Kanun m.16 hükmünün bir başka önemi ise 2021 yılında sınai mülkiyet alanında gerçekleştirilen ilk mevzuat değişikliği olmasıdır.

Osman Umut KARACA

Şubat 2021

osmanumutkaraca@hotmail.com

Bir Cevap Yazın