Etiket: Gonca Ilıcalı

YEŞİL TEKNOLOJİLERDEN SON HABERLER


1992 yılı Birleşmiş Milletler Rio Eylem Programında, 21. gündem maddesinin 34. bölümünde “çevre dostu teknoloji” olarak yer bulan “yeşil teknoloji”; çevreyi korur, daha az kirliliğe neden olur, tüm kaynakları daha sürdürülebilir bir şekilde kullanır, atıkları ve ürünlerin fazlasını geri dönüştürür. Bilgi birikimi, prosedürler, mal ve hizmetler ile ekipmanların yanı sıra organizasyonel ve yönetimsel prosedürler de yeşil teknolojilerin içinde yer alır.

WIPO Green, yeşil teknoloji ve hizmet sağlayıcılarını yenilikçi çözümler arayanlarla buluşturmak amacıyla Dünya Fikri Mülkiyet Teşkilatı – WIPO tarafından 2013 yılında kurulan etkileşimli pazar yeridir. Birleşmiş Milletler’in 2030 yılı gündemiyle belirlenen Sürdürülebilir Gelişme Hedeflerine WIPO’nun katkısı olarak değerlendirilmektedir. 

WIPO Green veri tabanı ise, çevresel veya iklim değişikliği sorunlarına yönelik ihtiyaçları somut çözümlerle birleştiren küresel bir inovasyon kataloğudur.

Ücretsiz olan veri tabanı; ihtiyaç ve çözüm yüklemelerinden, WIPO Patentscope veri tabanından alınan yeşil teknoloji patentlerinden, seçilmiş ortak kuruluşlardan yapılan ithalatlardan, ilgili bilgi materyallerinden ve uzman veya şirket profillerinden oluşur.

Kullanıcıların kendileri veya WIPO Green veya başkaları tarafından veri tabanına yüklenen bilgiler, kamuya açık bilgilerdir. Bilgi yüklemek için ücretsiz bir kayıt işlemi yapılır.

WIPO Green veri tabanı; sürekli aktif yapay zekâ destekli otomatik eşleştirme, kullanıcı yüklemelerinin izlenmesi, uzun ihtiyaç açıklamalarına dayalı çözümler için tam metin arama ve bir patentin ticari uygulamalarını bulmak için Patent2Solution arama fonksiyonu sağlar.

Veri tabanına yüklenen bir teknolojinin patent veya başka bir fikri mülkiyet hakkına sahip olması gerekmediği gibi bu yükleme, herhangi bir fikri mülkiyet hakkı koruması da sağlamaz.  

WIPO Green veri tabanına en son yüklenen teknolojilerden derlemelere aşağıda yer verilmektedir. 

LESA: Güneş Enerjili Tahmine Dayalı Sulama ve Çevre İzleme Sistemi

22 Ocak 2026 tarihinde yayımlanan proje, İtalya’da geliştirilip konuşlandırılmıştır.

Bologna Üniversitesinde birincilik ödülü kazan teknoloji; kurak iklimlerde sulamayı optimize etmek için fiziksel modelleme ve NASA uydu verilerini kullanan, düşük maliyetli, 3 boyutlu yazıcıyla üretilmiş nesnelerin interneti (Internet of Things – IoT)  çözümüdür.

Düşük Maliyetli Sensör Dizisi (Low-Cost Sensor Array – LESA); buharlaşma eğilimlerini tahmin ederek sulamayı sadece gerektiğinde etkinleştirir. Böylelikle tarımsal su tüketimini %40 oranına kadar azaltabilir. Yenilenebilir güneş enerjisi kullanarak çöl ortamlarında toprak erozyonunu en aza indirir ve yeniden ağaçlandırmayı teşvik eder.

Egzoz Partikül Filtreleri İle Kurum Azaltımının CO2 Eşdeğeri

16 Ocak 2026 tarihinde yayımlanan proje, İsviçre’de geliştirilip İsviçre ve Çin’de konuşlandırılmıştır.

Partikül filtreleri, partikül emisyonlarını %99’dan fazla azaltarak sağlık riskini ve küresel ısınmayı düşürür. Dünya çapında 250 milyon araç, VERT’in kalite kriterlerine göre bu filtrelerle donatılmış olduğundan, bu filtreler için kuralları VERT düzenler.  

İsviçre, Almanya ve Avusturya’da 1994-1998 yılları arasında yürütülen “iş yerlerinde partikül filtrelerinin kullanımını teşvik eden” uluslararası VERT® projesinden beri, “Emisyon Azaltma Teknolojilerinin Doğrulanması (Verification of Emission
Reduction Technologies)” için bir kısaltma olan “VERT®” ibaresi, “soluduğumuz havadaki yanmalı motorlardan kaynaklanan kanserojen kirleticilerin en aza indirilmesinde en yüksek ayırma özelliğine sahip olan sonradan takılan partikül filtreleri” için kullanılan terim olmuştur.

Eylül 2002’den beri kullanılan VERT® onay mührü, en yüksek kalite ve güvenilirliğe sahip partikül filtreleri için dünya çapında bilinmekte; çoğunlukla İsviçre’deki inşaat makinelerinde olmak üzere Avrupa ülkelerinde, ABD, Kanada, Şili ve Çin’de de birçok sonradan takılan dizel üniteye uygulanmaktadır.

VERT®, İsviçre yetkilileriyle birlikte geliştirdiği SN 277206 standardına göre filtre sistemlerinin laboratuvar ve saha testlerini AFHB-Biel, TÜV-Hessen, SWRI-San Antonio gibi akredite laboratuvarlara devretmiştir.

VERT®, büyük sanayileşmiş ülkelerde marka olarak korunmaktadır.

Kendiliğinden Genişleyen, Hastaya Özel Stentler – 3D Baskılı Metalik Cam Stentler

15 Ocak 2026 tarihinde yayımlanan proje, Almanya’da üretilip konuşlandırılmıştır.

Amorf metallerden (yığın metalik camlar) yapılmış kendiliğinden genişleyen stentlerin katmanlı imalatı için geliştirilen teknolojidir. Hastaya özel olarak geliştirilen akıllı implantlar yüksek dayanım, yüksek esneklik, biyouyumluluk ve düşük maliyet sağlar.

Duisburg-Essen Üniversitesi tarafından geliştirilen buluş, Alman Patent ve Marka Ofisinde tescil ettirilmiştir. İlgilenen şirketler için teknolojiyi lisanslama ve geliştirme fırsatı sunulmaktadır.

BioNanoCaps™ – İklim Dostu Gıda Sistemleri için Akıllı Gübreleri, Biyogirdileri ve Dijital Tarımı Entegre Eden Akıllı Biyolojik Olarak Parçalanabilir Çok Katmanlı Kapsülleme Platformu

15 Ocak 2026 tarihinde yayımlanan proje, Brezilya’da üretilip konuşlandırılmıştır.

BioNanoCaps™; besin maddelerinin ve biyolojik girdilerin hassas bir şekilde iletilmesi için geliştirilmiş akıllı ve biyolojik olarak parçalanabilen çok katmanlı bir kapsülleme teknolojisidir. Toprağın pH derecesine, nemine ve sıcaklığına tepki vererek yalnızca ihtiyaç duyulduğunda girdileri serbest bırakır. Kontrollü salınım yaklaşımı, tarımsal verimliliğin artmasına, toprağın korunmasına ve su kaynaklarına yönelik risklerin azaltılmasına katkıda bulunur. Böylelikle geleneksel tarımsal girdilerle ilişkili sera gazı emisyonlarının azaltılmasını sağlar.

Nesnelerin interneti izleme ve öngörücü yapay zekâ ile entegre olan bu teknoloji, iklim dostu tarımı ve sürdürülebilir gıda üretimini destekleyen, sıra ekimi ve bahçecilik de dâhil olmak üzere birçok tarım sisteminde uygulanabilir. Mevcut durumda Teknoloji Hazırlık Seviyesi (TRL) 3 olup, bilimsel ortaklıklar, pilot projeler ve endüstriyel doğrulama yoluyla ilerlemeye hazırdır.

BioNanoCaps™, sürdürülebilir tarım, gübre verimliliği ve iklim direnci ile ilgili zorluklarla karşı karşıya olan bölgeler başta olmak üzere, küresel iş birliği fırsatlarına açıktır. Öncelikli bölgeler arasında Latin Amerika, Avrupa, Afrika ve Asya yer alır. Özellikle iklim dostu tarım çözümleri, pilot uygulamalar, araştırma ortaklıkları ve çeşitli ürün yetiştirme sistemlerinde ölçeklenebilir uygulamalar arayan pazarlar hedeflenmektedir.

BioNanoCaps™, Brezilya Sınai Mülkiyet Ofisine yapılan yeşil patent başvurusu ile korunmaktadır.

Veri işleme, izleme panoları ve karar destek işlevlerini içeren BioNanoCaps™ ile ilişkili dijital platform, 2074 yılına kadar yasal geçerliliğe sahip tescilli yazılım aracılığıyla korunmaktadır. BioNanoCaps™ markası ise Brezilya’da, sürdürülebilir ve hassas tarımla ilgili tarımsal girdiler, biyolojik girdiler, dijital teknolojiler, yazılım ve bilimsel hizmetleri kapsayan 1, 5, 9 ve 42. Nis sınıflarında tescillidir.

Kızaklı Metanol Dönüşüm Hidrojen Üretim Ekipmanı

13 Ocak 2026 tarihinde yayımlanan proje, Çin’de üretilip konuşlandırılmıştır.

Sistemde kullanılan kızaklı tipteki metanol-hidrojen üretim ünitesi; düşük metanol tüketimi, uzun ömürlü reformasyon katalizörü, %85’in üzerinde ısı değişim verimliliği, düşük enerji tüketimi, kompakt boyut, kolay yerleşim ve asgari alan gereksinimi için kızaklı konteyner tasarımı, hızlı başlatma süresi, tamamen otomatik insansız çalışma, yüksek güvenlik standartları ve patlamaya dayanıklı ve sessiz çalışma tasarımı özelliklerine sahiptir.

Yüksek Güvenlikli ve Düşük Maliyetli Demir-Kükürt Akışlı Akü

12 Ocak 2026 tarihinde yayımlanan proje, Çin’de üretilip konuşlandırılmıştır.

Redoks çifti olarak demir-kükürt iyonlarını ve elektrolit olarak sulu çözeltiyi kullanan enerji depolama teknolojisidir. Elektrik üretim ve şebeke tarafındaki uzun süreli enerji depolama ihtiyaçları için uygun maliyetlidir. Yenilenebilir enerji tüketimini ve şebeke yük düzenlemesini destekler. Devlet Şebekesi gösteri projesinde uygulanmıştır.

Vanadyum akışlı bataryalara göre elektrolit maliyeti %85 daha düşüktür.

Sistem kurulum maliyeti lityum bataryalarla eşdeğer olup tüm yaşam döngüsü boyunca elektrik üretim maliyeti lityum bataryalardan daha düşüktür.

Kaynak kısıtlaması baskısı olmaksızın elektrolit hammaddelerinin tedariki çok fazladır.

Pozitif ve negatif elektrotlar akışkan elektrolitler olduklarından metal faz değişiminden kaynaklanan dendrit oluşumu riski yoktur.

Çin Gümrükleri ile İşbirliği İçinde Nesnelerin İnterneti Teknolojisi ve Dijital Ürün Pasaportu (Digital Product Passport – DPP) Sistemlerine Dayalı Ürün Karbon Ayak İzi Muhasebe Sistemi

9 Ocak 2026 tarihinde yayımlanan proje, Çin’de üretilip konuşlandırılmıştır.

Ürün yaşam döngüsü boyunca karbon emisyonunu izlemek üzere geliştirilen DPP sistemi, Çin Gümrükleri ile iş birliği içinde AB standartlarını karşılamaya hazırdır. Küresel olarak tanınan bir izlenebilirlik koduyla birleştirilmiş blok zinciri teknolojisi, tedarik zinciri boyunca kullanılır. Böylelikle özel bir yazılıma ihtiyaç duyulmaksızın basit tarama yoluyla izlenebilirlik sağlanır. Sisteme yüklenen bilgiler, güvenli ve kimliği gizlenmiş (de-identified) şekilde depolanır.

Akıllı Sürüş Hattı Kontrollü Şasi Teknolojisi

9 Ocak 2026 tarihinde yayımlanan proje, Çin’de üretilip konuşlandırılmıştır.

x-by-wire frenleme yoluyla boylamsal kontrol, x-by-wire direksiyon yoluyla yanal kontrol ve x-by-wire süspansiyon ile dikey kontrol odaklı olmak üzere üç eksenli entegre bir şasi kontrol teknolojisidir. Sürüş güvenliğini artırır, gürültüyü azaltır, %100 frenleme enerjisi geri kazanımını destekler ve genel araç enerji verimliliğini optimize eder. Ürün, tüm tedarik zinciri boyunca tamamen bağımsız olarak geliştirilmiştir. Frenleme tepki hızını önemli ölçüde artırarak fren mesafesini etkili bir şekilde kısaltır.

Elektromekanik fren sisteminin tümüyle kuru tasarımı, fren sıvısını ortadan kaldırarak hidrolik kirlenmeyi önler ve parçacık emisyonlarını azaltır.

Şirketin kendi geliştirerek seri ürettiği temel bileşenlerden modüler entegre tasarıma kadar üretim, ayarlama ve bakım aşamaları kaynak tüketimi azaltılır ve böylelikle kapsamlı düşük karbon ayak izi bulunur. 

2023 yılında büyük ölçekli seri üretime geçilmiştir. Yüksek entegre tasarımı, kompakt boyutu ve kolay kurulumuyla 10 tonun altındaki tüm araç modelleriyle uyumludur.

Gonca Ilıcalı

Ocak 2026


Kaynaklar

https://www3.wipo.int/wipogreen/en/faqs.html

https://www3.wipo.int/wipogreen/en/aboutus

https://wipogreen.wipo.int/wipogreen-database/database

https://wipogreen.wipo.int/wipogreen-database/articles/178044

https://wipogreen.wipo.int/wipogreen-database/articles/178036

https://wipogreen.wipo.int/wipogreen-database/articles/178023

https://wipogreen.wipo.int/wipogreen-database/articles/178022

https://wipogreen.wipo.int/wipogreen-database/articles/178016

https://wipogreen.wipo.int/wipogreen-database/articles/178004

https://wipogreen.wipo.int/wipogreen-database/articles/178002

https://wipogreen.wipo.int/wipogreen-database/articles/178001

EUIPO’DA YENİ BİR SAYFA: ZANAAT VE SANAYİ ÜRÜNLERİNDE COĞRAFİ İŞARET KORUMASI

Takvim 1 Aralık 2025’i gösterdiğinde, “coğrafi işaretli zanaat ve sanayi ürünleri” (Craft and Industrial Geographical Indication – CI GI) bakımından Avrupa Birliği (AB) düzeyinde coğrafi işaret koruması sağlamak üzere, Avrupa Birliği Fikri Mülkiyet Ofisi – EUIPO için yepyeni bir dönem başladı. Bu konudaki yasal düzenlemenin hazırlık safhasına, 10.12.2020 tarihinde IPR Gezgini’nde yayımlanan “Avrupa Birliği’nin Coğrafi İşaret Sisteminde Önemli Gelişmeler” başlıklı yazımızda yer vermiştik.   

27.10.2023 tarihli AB Resmi Gazetesinde yayımlanan 2023/2411 sayılı AB Tüzüğü, kısaca tarım dışı ürünler olarak da adlandırılabilen CI GI bakımından koruma şartlarını düzenlerken, AB Markasına ilişkin 2017/1001 sayılı Tüzük ile AB’nin Cenevre Metnine katılımına ilişkin 2019/1753 sayılı Tüzükte bazı değişiklikler öngörmüştür. Bu konuya ilişkin “Tarım Dışı Ürünlerde Coğrafi İşaret Tescili İçin EUIPO Görev Başında!” başlıklı yazımız ise, 06.06.2024 tarihinde IPR Gezgini’nde yayımlanmıştı.

01.12.2025’te uygulanmaya başlayan 2023/2411 sayılı Tüzük, coğrafi işaretlerden sadece “mahreç işareti” (geographical indication) bakımından koruma sağlayacak. Bir başka ifadeyle, CI GI için AB düzeyinde “menşe adı” (designation of origin) koruması söz konusu olmayacak.

2023/2411 sayılı Tüzüğün 2025/1956 sayılı Uygulama Yönetmeliği 28.11.2025 tarihli, 2025/1955 sayılı Yetkilendirme Tüzüğü (Delegated Regulation) ise 01.12.2025 tarihli AB Resmi Gazetelerinde yayımlandı. Bu yazımızda, 2025/1956 ve 2025/1955 sayılı yeni tüzüklerde yer verilen ve 2023/2411 sayılı Tüzükte hakkında detaylı açıklama bulunmayan hususlara odaklandık.   

A- 2025/1956 sayılı Uygulama Yönetmeliğinde dikkati ilk çeken hususları aşağıda sıralıyoruz.

  • Korunan coğrafi işaret tamamen ya da kısmen, 2023/2411 sayılı Tüzüğün Madde 8(2) hükmü ile koşulları belirlenen “tek üretici”nin adından oluşmuş olsa bile bu durum; coğrafi işaret şartnamesine uygun olması şartıyla, diğer üreticilerin söz konusu coğrafi işareti kullanmalarını engellemez.  (Madde 3)
  • EUIPO, kendisine yapılan tüm başvuruları 1 ay içinde AB Komisyonuna bildirir. (Madde 4)
  • AB ülkeleri, mevcutta korumakta oldukları coğrafi işaretlerinin AB düzeyinde de korunabilmesi amacıyla, 02.12.2026 tarihine kadar EUIPO’ya bildirimde bulunurlar. (Madde 5)
  • Ulusal düzeydeki prosedürden derogasyona sahip olan AB ülkesi ve üçüncü ülkenin ortak coğrafi işaretlerinin AB düzeyinde korunması için bu başvurunun, ilgili AB ülkesindeki başvuru sahibi tarafından EUIPO’ya yapılması gerekir. (Madde 6)
  • Başvuruya ilişkin tek belge (single document), gerekçelendirilmiş istisnai durumların dışında en fazla 2500 kelime içermelidir. (Madde 10)
  • EUIPO kendisine yapılan tüm itirazları, itiraz süresinin sona ermesinden itibaren 1 ay içinde AB Komisyonuna bildirir. (Madde 16)
  • Üçüncü ülkelere ait coğrafi işaretlerin AB tescilindeki değişiklik taleplerinde; söz konusu değişikliğin, ilgili üçüncü ülkenin yürürlükte bulunan coğrafi işaret kanununa uygun olduğunun kanıtı sunulur. (Madde 18)
  • Üçüncü ülkelerle ilgili olan ve 2023/2411 sayılı Tüzüğün Madde 31(5) hükmüyle belirlenen standart değişikliklere ilişkin kararlar, ilgili üçüncü ülkenin yetkili makamı tarafından ve söz konusu kararın kamuya duyurulmasından itibaren en geç 1 ay içinde EUIPO’ya bildirilir. (Madde 23)
  • AB ülkesinin yetkili makamının veya EUIPO’nun AB Komisyonuna yapacağı talep üzerine AB Komisyonu, EUIPO nezdinde yürütülen işlemlerin yetkisini, 2023/2411 sayılı Tüzüğün Madde 30 hükmü uyarınca kendi üzerine alabilir. Bu kapsamda AB Komisyonu, söz konusu talebin yapıldığı veya kendi inisiyatifiyle bu yetkiyi aldığı tarihten itibaren 9 ay içinde karar verir. (Madde 28)
  • Coğrafi işaretin tescilli olduğunu gösteren ifade (Protected Geographical Indication), bu ifadeye ilişkin PGI kısaltması ve ilgili AB amblemi ancak, tescilin AB Resmi Gazetesinde yayımlanmasından sonra ve sadece tescil kapsamındaki ürün ile ilgili olarak kullanılabilir. Söz konusu ifade, kısaltma ve amblem, tescil edilen coğrafi işaret ile birlikte kullanılır. (Madde 29)
  • Ücretler; başvurunun, AB düzeyindeki değişikliğin, iptal veya itiraz talebinin yapılmasından itibaren en geç 10 takvim günü içinde ve euro para birimiyle ödenir. (Madde 30)
  • Coğrafi işaret tescilinde ulusal prosedür uygulayan AB ülkeleri, kendilerinin belirleyeceği ücretleri ayrıca talep edebilirler. AB düzeyindeki tescile ilişkin ücretler ise, 2025/1956 sayılı Uygulama Yönetmeliğinin 2 numaralı ekiyle aşağıdaki şekilde belirlenmiştir.

– Başvuru ücreti: 1500 Euro (hem AB ülkeleri hem de üçüncü ülkeler için) 

– Ürün şartnamesinde değişiklik talebi ücreti: 750 Euro

– İptal talebi ücreti: 630 Euro

– İtiraz ücreti: 720 Euro

  • Denetim ve yaptırımla ilgili olarak AB ülkeleri arasında karşılıklı yardım ve iş birliğini içeren detaylı kurallar Madde 33 ila 36 arası hükümler ile düzenlenmiştir. 
  • AB yetkili makamları, üçüncü ülke kaynaklı coğrafi işaretler bakımından 2023/2411 sayılı Tüzüğe uygun olmayan durumların bulunduğuna veya insanlara veya çevreye yönelik risk bulunduğuna dair bilgi aldıklarında gecikmeksizin diğer AB ülkelerine ve AB Komisyonuna bildirirler. (Madde 37)  

B- 2025/1955 sayılı Yetkilendirme Tüzüğünde dikkati ilk çeken hususları aşağıda sıralıyoruz.

  • Üçüncü ülke başvuruları da dahil olmak üzere tüm başvurular, başvuru koşullarını sağlayıp sağlamadıkları bakımından ön değerlendirmeye tabi tutulurlar. (Madde 2)
  • EUIPO Temyiz Kurulu itirazları, başvuru yapana ve başvurunun kaynaklandığı AB ülkesinin yetkili makamına ya da irtibat noktasına bildirir. Bu bildirim, itirazın yapıldığı resmi dilin yanı sıra, ilgili AB ülkesinin resmi diline yapılan doğrulanmış makine çevirisini içerir. Üçüncü ülke kaynaklı başvuruya yapılan itirazdaki bildirim ise, itirazın resmi dilinin yanı sıra, EUIPO nezdinde ilk işlemin yapıldığı, diğer bir deyişle başvurunun yapıldığı resmi AB diline yapılan doğrulanmış makine çevirisini içerir. (Madde 3)
  • İtiraz ile aynı dilde hazırlanacak itiraz gerekçeleri açık ve anlaşılır biçimde yazılmalı, tüzüğün öngördüğü tüm bilgileri içermelidir. (Madde 4)
  • Tescil başvurusunun yayımına karşı itiraz süresi 3 aydır. 2023/2411 sayılı Tüzüğün Madde 29(6) hükmü uyarınca yayımlanan EUIPO kararlarına karşı ise, kararın AB Sicilindeki ilandan itibaren 2 ay içinde itiraz edilebilir. İtirazın süresi içinde yapılmaması; itiraz gerekçeleri başta olmak üzere, itiraz kapsamıyla ilgili şartların ilandan itibaren 4 ay içinde tamamlanmaması vb. durumlarda itiraz kabul edilmeyerek ret edilir. İtiraz ücretiyle ilgili eksikliklerde ise itiraz yapılmamış sayılır. (Madde 5)
  • İtiraza hakkında başvuru yapanın karşı görüşü, itiraz edenin itiraz gerekçelerinin kendisine bildirim tarihinden itibaren 2 ay içinde ve herhangi bir resmi AB dilinde sunulur. İstisnai durumlarda ve gerekçeli olmak kaydıyla bu sürenin uzatılması talep edilebilir. (Madde 6)
  • İtirazın incelenmesi itiraz gerekçeleriyle sınırlı olmasına rağmen, esasa dair prosedürel şartların veya 2023/2411 sayılı Tüzük uyarınca doğru bir başvuru için elzem görülen durumların ileri sürülmesi halinde Temyiz Kurulu, incelemeyi bu doğrultuda genişletebilir. Temyiz Kurulunun Danışma Kurulundan görüş alması gerekirse bu durum, dijital sistem vasıtasıyla hem itiraz eden hem de başvuru yapan taraflara bildirilir. (Madde 7)
  • Yetkili makamı ya da irtibat noktası ile temsil edilen AB ülkeleri, itiraza yardımcı olmak amacıyla müdahil olabilirler ancak itirazın ana taraflarına sağlanan prosedürel haklara sahip olamazlar. (Madde 8)   
  • AB markası hakkındaki 2017/1001 sayılı Tüzüğe ilişkin 2018/625 sayılı Yetkilendirme Tüzüğünün Madde 25, 28, 29 ve 31 ile Madde 34 ila 48 arası hükümler, itirazla ilgili ek kuralları oluşturmaktadır. (Madde 11)
  • Sürelere ilişkin detaylı kurallar, Madde 12 ila 14 arası hükümler ile düzenlenmiştir.

Yazımızın sonunda, çok kısa süre önce başlayan uygulamaya yönelik bazı bilgilere yer veriyoruz.

  • Başvuru inceleme kılavuzu 2026 yılında yayımlanacaktır.
  • Danimarka, Litvanya, Lüksemburg, Malta, Hollanda, Finlandiya ve İsveç, ulusal prosedür uygulamayacaklarına dair derogasyon aldıklarından, söz konusu AB ülkelerinden kaynaklanan coğrafi işaret başvurularının doğrudan EUIPO’ya yapılması gerekir.
  • Belçika, Bulgaristan, Almanya, Estonya, İrlanda, Yunanistan, İspanya, Hırvatistan, Letonya, Romanya ve Slovakya kaynaklı başvurular GIPortal üzerinden ve ilgili yetkili otoriteler tarafından yapılır.
  • Çekya, Fransa, İtalya, Kıbrıs, Macaristan, Avusturya, Polonya, Portekiz ve Slovenya kaynaklı başvuruların nasıl yapılacağı hakkında bilgiye, EUIPO’nun sitesinde verilen bağlantılar üzerinden erişilebilir.  
  • Üçüncü ülke başvuruları, doğrudan başvuru sahipleri veya ilgili ülkenin yetkili otoritesi tarafından ve GIPortal aracıyla yapılır.
  • GIview üzerinde yapılan araştırmada, halihazırda, Fransa ve Portekiz’den yapılmış 45 başvurunun bulunduğu görülmüştür.   

Gonca Ilıcalı

Aralık 2025


Kaynaklar

https://eur-lex.europa.eu/eli/reg_del/2025/1955/oj

https://eur-lex.europa.eu/eli/reg_impl/2025/1956/oj/eng

https://www.euipo.europa.eu/en/gi-hub/gi-portal/access-gi-portal

https://www.tmdn.org/giview/gi/search?databases=CRAFT

AVRUPA BİRLİĞİ’NİN COĞRAFİ İŞARETLERLE İLGİLİ TÜZÜĞÜNE İLİŞKİN SON YASAL DÜZENLEMELER – II


BÖLÜM 2

IPR Gezgini’nde 28 Mart 2024 tarihinde yayımlanan yazımızda coğrafi işaret, geleneksel ürün adı ve diğer kalite göstergeleri hakkındaki koruma şartlarını birleştirmek, sadeleştirmek ve güçlendirmek amacıyla uzun ve zahmetli bir sürecin ardından 28 Şubat 2024 tarihinde AB Parlamentosunda kabul edilen 2 Mayıs 2022 tarihli ve 2022/0089 (COD) sayılı Tüzük Teklifini irdelemiştik. 11 Nisan 2024 tarihinde kabul edilen teklif, 23 Nisan 2024 tarihinde yayımlanarak 2024/1143 sayılı Tüzük olarak hayat buldu ancak teklifteki bazı hükümlerde bazı değişiklikler meydana geldi.

2024/1143 sayılı Tüzükle ilgili olarak 15 Ocak 2025 tarihinde yayımlanan dört yasal düzenlemeden üç tanesine, yazımızın ilk bölümünde yer vermiştik. Bu yazımızda ise, hem 28 Mart 2024 tarihli yazımızdan sonraki süreçte meydana gelen önemli değişikliklere hem de 2024/1143 sayılı Tüzüğün 2025/26 sayılı Uygulama Yönetmeliğine değineceğiz.

1- 2024/1143 sayılı Tüzükte, coğrafi işaretler için öngörülen önemli değişiklik ve yenilikler aşağıda özetlenmektedir.

2024/1143 sayılı Tüzükte, aksi yönde ifade bulunmadıkça “geographical indication” kavramı; gıda-tarım ürünleri ve şaraplar için “geographical indication” ve “designation of origin”, distile alkollü içkiler için de “geographical indication” kavramlarına karşılık olarak kullanılmaktadır. (Madde 1)

Yeri gelmişken tekrarlamakta fayda var. Ulusal mevzuatımızda “menşe adı (designation of origin)” ve “mahreç işareti (geographical indication)” kavramlarının ikisini birden karşılamak üzere, yani şemsiye terim olarak “coğrafi işaret” kavramı kullanılmakta olup bu tanımların kapsamlarında, AB’deki kapsamlarından herhangi bir farklılık bulunmamaktadır. Gerek AB yasal düzenlemelerinde gerekse uluslararası alanda “geographical indication” kavramı ise; hem ulusal mevzuatımızdaki “coğrafi işaret” gibi şemsiye bir terim olarak hem de “mahreç işareti” tanımına karşılık olarak kullanılmaktadır. Kullanım yerine ve şekline göre “coğrafi işaret”in mi yoksa “mahreç işareti”nin mi kastedildiğinin anlaşılması mümkündür.    

Kişisel verilerin işlenmesi kapsamında gerçek kişilerin korunmasının temel haklardan olması nedeniyle AB’nin 2018/1725 ve 2016/679 sayılı Tüzükleri uyarınca; 2024/1143 sayılı Tüzüğe dayanarak yapılacak işlemlerde kişisel verilere yer verilmemesi, bunun mümkün olamaması halinde ise bu tür verileri içeren belgelerin, ayrı belgeler halinde sunulması öngörülmektedir. (Gerekçe 10 ve 11, Madde 3)

Özellikle marka olmak üzere bir adın, coğrafi işaret dışında bir fikri mülkiyet hakkı olarak tescili; coğrafi işaret tescilinin iptalinden itibaren bir yıl süreyle yasaktır. Ancak söz konusu fikri mülkiyet hakkı coğrafi işaretin tescilinden önce mevcutsa veya söz konusu marka tescil edilmişse bu hüküm uygulanmaz. (Madde 25(3))

Coğrafi işaretli bir ürünün başka bir ürünün üretiminde bileşen olarak kullanılması halinde söz konusu “işlenmiş ürünün” (processed product) adında, etiketinde ve tanıtım materyallerinde tescilli coğrafi işaretin kullanılmasına ilişkin kurallar; 2024/1143 sayılı Tüzüğün coğrafi işaret koruması (Madde 26), AB amblemleri ve kısaltmaları (Madde 37) ile tüketicilere gıda hakkında bilgi vermeyi düzenleyen 1169/2011 sayılı Tüzüğün Madde 7 ve 17 hükümlerine aykırı olmayacak şekilde oluşturulmuştur. 

Bileşen olarak kullanılan coğrafi işaretli ürünün miktarı, işlenmiş üründe temel bir karakteristik özellik yaratacak düzeydeyse; işlenmiş üründe, coğrafi işaretli ürünle karşılaştırılabilecek başka hiçbir ürün kullanılmazsa ve bileşen olarak kullanılan coğrafi işaretli ürünün yüzdesi etikette belirtiliyorsa bu durumda “işlenmiş ürünün adında, etiketinde veya tanıtım materyallerinde coğrafi işaret kullanılabilecek”tir.

1169/2011 sayılı Tüzüğün Madde 2(2)(e) hükmünde tanımlanan “önceden paketlenmiş gıda (prepacked food)” üreticileri, coğrafi işaretli bir ürünü bileşen olarak kullanıyorsa ve bu kapsamda coğrafi işareti bu ürünün adında, etiketinde veya tanıtım materyallerinde kullanmak istiyorsa, söz konusu coğrafi işaret için onaylı (recognized) bir üretici grubu bulunması durumunda bu gruba, coğrafi işaretli ürünle ilgili “yukarıdaki şartları sağlayan kullanım gerçekleştirdiklerine dair yazılı bildirim”de bulunurlar. Bildirimden itibaren 4 ay içinde onaylı üretici grubu yazılı onay verip coğrafi işaretin kullanımıyla ilgili bağlayıcı olmayan bilgiler de ekleyebilir. 4 ay içinde cevap verilmezse, söz konusu hükümlere uygun şekilde kullanıma başlanabilir.

AB ülkeleri,  kendi topraklarında kurulu önceden paketlenmiş gıda üreticileri için ek prosedürel kurallar belirleyebilir.

Bu madde ile tesis edilen hususlara aykırı olmayacak şekilde, onaylı üretici grubu ve önceden paketlenmiş gıda üreticisi, coğrafi işaretin kullanım şekline dair teknik ve görsel hususları içeren sözleşme yapabilir.

Bu madde, distile alkollü içkiler için uygulanmaz. (Madde 27)

Başvuru yapma hakkına, eski tüzükte olduğu gibi “yasal oluşumuna bakılmaksızın başvuruya konu ürünü üreten üreticilerden oluşan birlik” sahiptir. Oldukça ayrıntılı biçimde düzenlenen üretici grubu konusunda, AB ülkeleri ilave koşullar belirleme yetkisine sahiptir. (Madde 32)

Madde 32’ye ilave olarak AB ülkeleri, “onaylı üretici grubu (recognized producer group)” sistemi benimseyebilir ve bu sadece talep üzerine gerçekleşen bir işlemdir. Konu hakkındaki ayrıntılara Madde 33’te yer verilmiştir.

2- 2025/26 sayılı Uygulama Yönetmeliği, coğrafi işaretler için öngörülen yenilikler ve değişiklikler bakımından genel hatları ile aşağıda özetlenmektedir.

Coğrafi işaret ve geleneksel ürün adı başvuru, AB düzeyindeki değişiklik ve iptal taleplerinden, yetersiz/eksik olanların reddedilmesi için ön şekli inceleme mekanizması kurularak kurnazca/hileli yapılan taleplerin önüne geçilecek ve dolayısıyla AB Komisyonu incelemesinin kolaylaştırılarak hızlandırılması sağlanacaktır. (Gerekçe 5 ve 18)

Yönetmeliğin kapsamı; coğrafi işaretler bakımından tescil başvurusu, AB düzeyindeki değişikliklerin onaylanması, standart değişikliklerin bildirilmesi, iptal, sicilin yönetimi,  “uygunluğun onaylanması (attestation of compliance)” sisteminin kurulması ve etiketleme; geleneksel ürün adı bakımından ise tescil başvurusu, değişikliklerin onaylanması, iptal, sicilin yönetimi, uygunluğun onaylanması sisteminin kurulması ve etiketleme şeklinde. (Madde 1)

Üçüncü ülke başvurularında AB Komisyonuna sunulacak belgelerin, Komisyon tarafından gerektiğinde dijital sisteme kayıt yapılabilmesini sağlamak amacıyla düzenleme yapılabilir formatta olması gerekir. (Madde 2)

2024/1143 sayılı Tüzüğün Madde 15 hükmü uyarınca yapılacak incelemeden önce gerçekleştirilecek şekli inceleme neticesinde, başvuruda bulunması gereken türde bilgi ve belgelerde eksiklik tespit edilirse başvuru yapılmamış sayılarak başvuru yapana bilgi verilir. (Madde 3)

Tek belge (single document); gıda-tarım ürünleri ve distile alkollü içkiler için 2.500, şaraplar için de 5.000 kelimeden fazla olamaz ancak bu eşikler, zorunluluğu kanıtlanan durumlarda aşılabilir. Üçüncü ülke başvurularına ait tek belgelerin ise, kaynaklandıkları ülkelerdeki tescillerine sadık bir içerikte oldukları ve aralarında önemli bir farklılık/uyumsuzluk bulunmadığı garanti edilmelidir. (Madde 4)

  Başvuru veya değişiklik talebi, birden fazla “farklı ürünler (distinct products)” içeriyorsa ilgili şartların, her bir ürün için ayrı ayrı karşılanması gerekir. Hükümde bahsi geçen “farklı ürünler (distinct products)”, “aynı tescilli adı kullanmalarına rağmen piyasaya sürüldüğünde farklılaştırılan veya tüketiciler tarafından farklı ürünler olarak kabul edilen ürünler” anlamına gelir. (Madde 7)

AB Komisyonu tarafından 2024/1143 sayılı Tüzüğün Madde 15 hükmü uyarınca yapılacak incelemede başvuruda değişiklik meydana gelirse ve AB ülkeleri bu değişikliğin, menfaati olan kişiler bakımından ulusal düzeyde gerçekleşen itiraz aşamasında gündeme gelmediğine karar verirlerse bu durumda, ulusal düzeyde ek bir itiraz prosedürü uygulandıktan sonra yeniden düzenlenmiş belgeler AB Komisyonuna iletilir. Böyle bir durumun üçüncü ülke başvurularında gerçekleşmesi halinde başvuru yapan tarafından yeniden düzenlenen tek belge ve şartname AB Komisyonuna iletilir.  (Madde 8)

İtirazda bulunmak için gerekli bilgiler/belgeler arasında, “itiraz kapsamında bulunabilecek kişisel verilerin ilgili taraflara iletilmesi konusunda AB Komisyonuna yetki verilmesi” de yer almaktadır. (Madde 9)

AB düzeyinde gerçekleştirilecek değişiklik taleplerinde üçüncü ülkeler için öngörülen ilave şartlar arasında “üçüncü ülkede ürün şartnamesinin değişikliğe uğramış halinin yayımlanmasına ilişkin atıf”, “talep edilen değişikliğin söz konusu üçüncü ülkede yürürlükte olan coğrafi işaretlerin korunmasına ilişkin kurallara uyduğunun kanıtı” ve vekil tarafından temsil ediliyorsa “vekaletname” yer almakta. Talep sahibinin isim ve iletişim bilgileri AB Komisyonuna ayrıca iletilir ancak iletişim bilgileri, yayımlanan bilgiler arasında yer almaz. (Madde 10)

Standart değişikliklere ilişkin taleplerde talep sahibi AB ülkesi, üçüncü ülkenin veya üretici grubunun iletişim bilgileri talepten ayrı biçimde AB Komisyonuna iletir ancak talep sahibinin adı yayımlanırken iletişim bilgileri yayımlanmaz. Üçüncü ülkelerden yapılan bu tür taleplerde ilave olarak üçüncü ülkenin standart değişikliği onama kararı, tek belge ve şartnamenin değişikliğe uğramış hali ile değişikliğin üçüncü ülkede uygulanabilir nitelikte olduğunun kanıtı istenir. (Madde 12)

 2024/1143 sayılı Tüzüğün Madde 25(1) hükmü uyarınca yapılacak iptal taleplerinde, üçüncü ülkeler için denetimden sorumlu kurum/kuruluş adı belirtilir.

AB ülkeleri ulusal düzeyde iptal prosedürü uygulayabilirken AB Komisyonunun kendi inisiyatifiyle uygulayacağı ve 2024/1143 sayılı Tüzüğün 15(4). maddesine göre itiraza tabi tutacağı iptal prosedürü AB düzeyinde olur.      

2024/1143 sayılı Tüzüğün 25(2). maddesi uyarınca ilgili üreticiler tarafından yapılacak iptal taleplerinde eğer onaylı üretici grubu varsa bu talep sadece bu grup tarafından yapılabilir. Üçüncü ülkelerin resmi otoritelerince sunulacak iptal taleplerinde; ilgili üreticilerin tamamının iptal talebini istediği ve bu durumu kendilerine ilettiğinin beyanı gerekir.

Üçüncü ülke kaynaklı iptal talebi, ilgili üreticilerce doğrudan AB Komisyonuna yapılırsa iptal talebinin tüm üreticilerin ortak iradesi olduğu beyanı ile kendilerini temsilen görevlendirdikleri temsilciye verilen vekâletname sunulması gerekir. (Madde 14) 

2024/1143 sayılı Tüzüğün 22. maddesi uyarınca dijital ortamda ve AB’nin tüm resmi dillerinde oluşturulacak AB Sicili (Union register) kapsamında başvuru, itiraz, tescil, değişiklik ve iptal gibi işlemlere ilişkin kayıtlar yer alacak. Bu sicilin sahibi AB Komisyonu, yöneticisi ise AB Fikri Mülkiyet Ofisi – EUIPO olacak.  

Tescilli adların birden fazla ada, transkripsiyona ve transliterasyona sahip olması durumunda bu adlar “… boşluk / boşluk …” düzenine göre ayrılmış alternatif adlar olarak sicile kaydedilir. (Madde 16)

Geleneksel ürün adlarına ilişkin AB Sicilinin ise hem sahibi hem de yöneticisi AB Komisyonu olacak, diğer bir ifadeyle geleneksel ürün adları bakımından EUIPO’nun görevi bulunmayacak. (Madde 32) 

“Uygunluğun Onaylanması (attestation of compliance)” başlıklı maddede, denetimlere ilişkin kurallar oldukça ayrıntılı biçimde düzenlenmiştir. (Madde 17)

Bu maddede, 2024/1143 sayılı Tüzüğün 45. maddesine atıf ve 45. maddede de aynı tüzüğün 39. maddesine atıf bulunmaktadır. Söz konusu maddelerinin tümünün birlikte değerlendirilmesinden AB ülkeleri için temel denetim prensiplerinin aşağıdaki gibi oluşturulduğu anlaşılmaktadır.

  • Belirli bir coğrafi işaret kapsamındaki herhangi bir faaliyete katılmak isteyen her işletmeci (operator), yetkili makamlara (competent authority), yetkilendirilmiş kuruluşlara (delegated body) veya ilgili gerçek kişilere bildirimde bulunur, AB ülkeleri bu işletmecilerin listesini hazırlayıp güncel tutar. 2024/1143 sayılı Tüzük Madde 2 uyarınca  “işletmeci (operator)”, ürün şartnamesinde belirtilen şartlara ilişkin faaliyette bulunan gerçek veya tüzel kişidir.
  • Piyasaya sürülmeden önce ürünlerin tescile uygunluğunun sağlanması, üreticilerin kendi sorumluluğundadır. (Own control)
  • Üreticilerin kendi sorumluluğunun yanı sıra, ürünler piyasaya sunulmadan önce 2017/625 sayılı Tüzüğün 3(3). maddesinde belirtilen bir veya daha fazla yetkili makam tarafından veya 2017/625 sayılı Tüzüğün II. Başlığı, III. Bölümünde belirtilen belirli resmi kontrol görevlerinin devredildiği bir veya daha fazla yetkilendirilmiş kuruluş veya gerçek kişi tarafından denetlenir. 2017/625 sayılı AB Tüzüğü “gıda ve yem mevzuatının, hayvan sağlığı ve refahı, bitki sağlığı ve bitki koruma ürünlerine ilişkin kuralların uygulanmasını sağlamak amacıyla yapılan resmi kontroller ve diğer resmi faaliyetler hakkında”dır.
  • Üçüncü ülke kaynaklı coğrafi işaretlerde ürün piyasaya sürülmeden önceki kontroller, “üçüncü ülke tarafından belirlenmiş bir veya daha fazla yetkili makam” veya “bir veya daha fazla ürün sertifikasyon kuruluşu” tarafından gerçekleştirilmelidir. 
  • AB Komisyonu, yetkili makamların ve ürün sertifikasyon kuruluşlarının ad ve adresleri dahil olmak üzere üçüncü ülkeler tarafından yapılacak bildirimlere ilişkin uygulama kuralları düzenleyecektir.
  • 2024/1143 sayılı Tüzüğün 38. maddesinde göre kontroller, “coğrafi işarete konu ürünün şartnameye uygun olarak üretildiğinin doğrulanması” ve “çevrimiçi arayüzler dahil olmak üzere piyasada coğrafi işaretlerin kullanımının doğrulanması”dır. Yetkili makamlar, yetkilendirilmiş kuruluşlar ve belirli resmi kontrol görevlerinin devredildiği gerçek kişiler, 2017/625 sayılı Tüzükte öngörülen şartları karşılamalıdır.
  • 2024/1143 sayılı Tüzüğün 38. maddesinde göre yetkilendirilmiş kuruluşlar (Madde 39(3)(b)) ve üçüncü ülkelerdeki ürün sertifikasyon kuruluşlarının (Madde 39(4)(b)) “ISO/IEC 17065 Uygunluk değerlendirmesi – Ürünleri, süreçleri ve hizmetleri sertifikalandıran kuruluşlar için şartlar” veya “ISO/IEC 17020 Uygunluk değerlendirmesi – Muayene gerçekleştiren çeşitli türdeki kuruluşların işletilmesi için şartlar” standartları uyarınca akredite olması şarttır.  
  • 2024/1143 sayılı Tüzüğün 45. maddesinde göre; ürün şartnamesine uygunluğu onaylanan bir işletmecinin talebi üzerine ve ilgili AB ülkesinde uygulanan sisteme bağlı olarak “dijital de dahil olmak üzere uygunluk belgesi alır” veya “yetkili makamlar tarafından tutulan onaylanmış işletmeler listesine kayıt edilir”. Tasdik işlemi ve listeler risk değerlendirmesi uyarınca periyodik olarak güncellenir ve yaptırım otoriteleri, gümrükler vb. kurumlarla talep üzerine paylaşılır.   
  • Üçüncü ülkelerde üretilen coğrafi işaretli ürünler AB’ye ithal edilirken; AB’deki ithalatçının coğrafi işaretli ürünün işletmecisinden talep etmesi halinde, üçüncü ülkenin ulusal kontrol makamı veya sertifikasyon kuruluşu tarafından coğrafi işaretli ürünün işletmecisine verilen sertifikasyonun kanıtı sunulur.

Kâğıt veya elektronik biçimdeki kanıt; tasdik veya yetkilendirilmiş işletmecilerin listesi şeklinde olabilir ve doğrudan ilgili ulusal kontrol otoritesi veya sertifikasyon kuruluşu tarafından da sunulabilir.

Doğrudan AB resmi dillerinden birinde hazırlanan veya bu dillerden birindeki çevirisi eklenmiş biçimde sunulacak kanıt, ürünün pazarlanacağı AB ülkesinde kolayca anlaşılabilecek yazı karakterlerinden oluşmalıdır. Ayrıca ithalatçıya sunulduğu tarihte, üçüncü ülke ulusal yasalarına göre süresi dolmamış olmalıdır.

Coğrafi işaretli ürünün ithalatçısı, yukarıda bahsi geçen sertifikasyon kanıtını gerektiğinde gümrük otoritelerine ve AB piyasasında serbest dolaşım için beyan edilen mallarda coğrafi işaretlerin kullanımını doğrulamakla görevli otoritelere sunmakla yükümlüdür. İthalatçı ayrıca, ticaret sırasında bu kanıtı isteyenlere ve kamuya da sunabilir. (Madde 17(4) ve (5))

2024/1143 sayılı Tüzüğün 50. maddesinde belirtilen tek belgede, coğrafi işareti taşıyan ürün tanımlanırken söz konusu ürünün türü bakımından yaygın olarak kullanılan tanımlamalar ve standartlar esas alınmalıdır. Ancak ürünün tanımlanması, 2024/1143 sayılı Tüzüğün 46. maddesinde belirtildiği üzere, tamamıyla ürünün ayırt edici özelliklerine ve kalitesine odaklanarak ve ilgili ölçü birimleri ile teknik terimler kullanılarak yapılmalı, aynı ürün türündeki tüm ürünler için geçerli olan teknik özelliklere ve ilgili yasal zorunluluklara yer verilmemelidir. (Madde 18)

Hayvansal kaynaklı ürünü konu alan menşe adı başvurusunun şartnamesinde, hayvanın beslenmesinde kullanılan yemin menşe ve kalitesi hakkındaki kurallar açıklanmalıdır. (Madde 19)

Coğrafi işaret şartnamesi; ürünün coğrafi kaynağını kanıtlaması için coğrafi sınırdan gelmesi gereken ürün, ham maddeler, yem ve diğer maddelerle ilgili olan prosedürleri tanımlamalıdır. İşletmeler aşağıdaki unsurları tanımlayabilmelidir.

a) Alınan tüm ham madde ve ürün partilerinin tedarikçisi, miktarı ve menşesi.

b) Tedarik edilen ürünlerin alıcısı, miktarı ve varış yeri.

c) (a) bendinde belirtilen her girdi partisi ile (b) bendinde belirtilen her çıktı partisi arasındaki korelasyon. (Madde 20)

2024/1143 sayılı Tüzük uyarınca AB Komisyonuna yapılacak talepler, AB ülkeleri için aynı tüzüğün 14 ve 58. maddelerinde belirtilen dijital sistem üzerinden, üçüncü ülkeler için de 2025/26 sayılı Yönetmeliğin ekindeki formlar kullanılmak suretiyle e-posta üzerinden sağlanacak. Ancak AB ülkeleri itiraz, iptal vb. taleplerin kapsamlarında yer alabilecek kişisel veriler nedeniyle 2025/26 sayılı Yönetmeliğin 9(1) ve (2), 14, 27(1) ve (2) ile 30. maddelerinde belirtilen belgeleri e-posta ile AB Komisyonuna iletecek. Resmi nitelikteki teknik e-posta iletişiminin sağlanabilmesi için AB ülkeleri, AB Komisyonuna kurumsal nitelikte birim, posta, telefon ve işlevsel e-posta bilgisi sağlayacak ve bu bilgileri güncel tutacak. Bu bilgiler içinde kişisel veri kesinlikle bulunmayacak. AB Komisyonu iletişim bilgilerini gerektiğinde kamuya sunabilecek. (Madde 35)

2025/26 sayılı Yönetmelikte ayrıca, şarap sektörüyle ilgili düzenlemeleri içeren 1308/2013 sayılı Tüzüğe ait 2019/34 sayılı Uygulama Yönetmeliğinde meydana gelen değişiklikler de yer almaktadır. (Madde 38)

2025/26 sayılı Yönetmelikle; gıda-tarım ürünlerindeki coğrafi işaret dahil kalite göstergelerinin korunmasıyla ilgili 1151/2012 sayılı Tüzüğün 668/2014 sayılı Uygulama Yönetmeliği ve distile alkollü içki sektörüyle ilgili 2019/787 sayılı Tüzüğe ait 2021/1236 sayılı Uygulama Yönetmeliği yürürlükten kaldırılmıştır. (Madde 39)

2025/26 sayılı Yönetmeliğin ekinde, 2024/1143 sayılı Tüzük uyarınca yapılabilecek taleplere ilişkin formlar, coğrafi işaret ve geleneksel ürün adı amblemlerine ilişkin kurallar ile geleneksel ürün adı korumasına konu olabilecek ürünlerin sınıflandırması yer almaktadır.

Gonca ILICALI

Mart 2025


KAYNAKLAR

  1. https://eur-lex.europa.eu/legal-content/EN/TXT/PDF/?uri=OJ:L_202401143
  2. https://eur-lex.europa.eu/legal-content/EN/TXT/?uri=OJ:L_202500026

AVRUPA BİRLİĞİ’NİN COĞRAFİ İŞARETLERLE İLGİLİ TÜZÜĞÜNE İLİŞKİN SON YASAL DÜZENLEMELER


BÖLÜM 1

Avrupa Birliği (AB) nezdinde gıda-tarım ürünleri, şaraplar ve distile alkollü içkiler bakımından üç farklı yasal düzenleme uyarınca coğrafi işaret, geleneksel ürün adı ve diğer kalite göstergelerine sağlanan koruma şartlarını birleştiren, sadeleştiren ve güçlendiren 11 Nisan 2024 tarihli ve 2024/1143 sayılı AB Tüzüğü, 13 Mayıs 2025 tarihinden itibaren yürürlükte.

Bilindiği üzere 2024/1143 sayılı Tüzük; bünyelerinde aynı zamanda ilgili ürünlerin piyasa düzenlemesi hükümlerini de barındıran, şaraplar için 1308/2013 sayılı Tüzüğü ve distile alkollü içkiler için 2019/787 sayılı Tüzüğü değiştirirken, gıda-tarım ürünlerine ilişkin sadece tescil ve koruma şartlarını düzenleyen 1151/2012 sayılı Tüzüğü yürürlükten kaldırmıştı.

Uzun süredir merak konusu olan 2024/1143 sayılı Tüzüğün uygulanma şartları ise, 15 Ocak 2025 tarihli AB Resmi Gazetesinde yayımlanarak yayımdan üç gün sonra yürürlüğe giren 30 Ekim 2024 tarihli 2025/26, 2025/27, 2025/28 ve 2025/29 sayılı toplam dört yasal düzenleme ile kesinleşti. Söz konusu yasal düzenlemelerde önemli olduğu düşünülen hususlara, kapsamlarının genişliği nedeniyle iki bölüm halinde yer vereceğiz.

Yazı dizimizin ilk bölümünde üç adet “yetki devrine dayanan tüzük” (delegated regulation), ikinci bölümünde ise 2024/1143 sayılı Tüzüğün 2025/26 sayılı Uygulama Yönetmeliği hakkında bilgiler bulunuyor.    

  • 2025/29 sayılı Tüzük: Distile alkollü içkilerle ilgili 2019/787 sayılı Tüzükten, coğrafi işaretlerin korunmasıyla ilgili hükümlerin çıkarılmasının ardından, 2019/787 sayılı Tüzüğe ait 2021/1235 sayılı Yetki Devrine Dayanan Tüzük yürürlükten kaldırılmıştır. Distile alkollü içkilere sağlanan coğrafi işaret koruması sadece mahreç işareti şeklindedir.  
  • 2025/28 sayılı Tüzük: Şarap sektörüyle ilgili 1308/2013 sayılı Tüzükten, coğrafi işaretlerin korunmasıyla ilgili hükümlerin çıkarılmasının ardından, 1308/2013 sayılı Tüzüğe ait 2019/33 sayılı Yetki Devrine Dayanan Tüzükte bazı değişiklikler yapılmıştır. Şarap sektöründe sağlanan coğrafi işaret koruması hem menşe adı hem de mahreç işareti şeklindedir. 2025/28 sayılı Tüzük ile bu tür ürünlerin şartnamelerinde yer alacak ek şartlar, coğrafi sınırda (demarcated geographical area) üretime ilişkin istisnalar, şarap sektöründe geleneksel terimler için koruma prosedürü ve genel olarak şarap sektöründeki etiketleme ve sunum konularında düzenlemeler mevcuttur.
  • 2025/27 sayılı Tüzük: Gıda-tarım ürünleriyle ilgili 1151/2012 sayılı Tüzüğün yürürlükten kaldırılmasının ardından, 1151/2012 sayılı Tüzüğe ait 664/2014 sayılı Yetki Devrine Dayanan Tüzük yürürlükten kaldırılmıştır. Gıda-tarım ürünlerine sağlanan coğrafi işaret koruması hem menşe adı hem de mahreç işareti şeklindedir.

2024/1143 sayılı Tüzüğü tamamlayıcı nitelikteki 2025/27 sayılı Tüzük esas olarak:

  • Coğrafi işaret açısından: itiraz prosedürüne; AB düzeyindeki değişiklik taleplerine; geçici değişiklikler de dâhil olmak üzere standart değişikliklerin onayı ve bildirilmesine; AB düzeyindeki değişiklikler ile standart değişiklikler arasındaki ilişkiye; tarım ürünlerine ilişkin coğrafi işaretlerde hammaddelerin temin edilmesine;
  • Geleneksel ürün adı açısından: tescil başvurularına; itiraz prosedürüne; ürün şartnamesindeki değişikliklerin onaylanmasına; geleneksel ürün adının, işlenmiş bir ürünün adında kullanılmasına;

ilişkin kuralları düzenler. (Madde 1)

2025/27 sayılı Tüzük genel hatları ile aşağıda özetlenmektedir:

1- Coğrafi İşaret:

— İtiraz Prosedürü: Hem başvuru hem de değişiklikler hakkında 2024/1143 sayılı Tüzüğün Madde 17(1) hükmü kapsamında yapılan itiraz, AB Komisyonu tarafından başvuru yapana veya değişikliği talep edene elektronik yolla bildirilerek, 3 ay içinde itiraz görüşmelerine başlanması konusunda davet edilir.

AB ülkeleri, 2024/1143 sayılı Tüzüğün Madde 17(6) hükmü kapsamında başvuruda meydana gelebilecek değişikliklerin önemli olduğunu ve ulusal itiraz prosedüründe değerlendirilmeyen hususları etkilediğini düşünürse, bu hususlar için ek bir itiraz prosedürü öngörebilir ve bu ek prosedürün uygun şekilde tamamlanmasının ardından itiraz sonucunu AB Komisyonuna iletir. (Madde 2)

— Standart Değişikliklerin Bildirilmesi: 2024/1143 sayılı Tüzüğün Madde 24(5) hükmüyle “standart değişiklik”; “kamu otoritelerince uygulanan zorunlu sağlık ve bitki sağlığı tedbirleri, doğal afet ve olumsuz hava koşulları ile jeopolitik olaylar da dâhil olmak üzere hammadde tedariğini etkileyen istisnai koşulların sonucunda ürün şartnamesinde geçici olarak meydana gelen değişiklik” olarak tanımlanır. Standart değişiklikler AB Komisyonuna, hem AB ülkeleri hem de üçüncü ülkeler için söz konusu değişiklik kararının verilmesini takiben en geç 1 ay içinde bildirilmelidir. Üçüncü ülkeler için bildirim yükümlülüğü, ilgili ülke otoriteleri veya ilgili üretici grubuna aittir. Ayrıca, standart değişikliklerin birden fazla AB ülkesini etkilemesi veya coğrafi sınırın bir kısmının üçüncü ülkeye ait olması durumunda; her bir ülkenin standart değişikliklere ilişkin prosedürü ayrı ayrı uygulaması gerekir. (Madde 5)

2- Geleneksel Ürün Adı:

2024/1143 sayılı Tüzüğün Madde 54 hükmünde belirtilen geleneksel ürün adı şartnamesi, gerekliliği ispatlanan durumların dışında 5.000 kelimeyi geçemez. Bu istisna, 2025/26 sayılı Uygulama Yönetmeliğinin 28. maddesiyle “şartnamede değişiklik talebinin 7.500 kelimeyi geçemeyeceği” şeklinde düzenlenen hükmü için de geçerlidir. (Madde 9)

— İtiraz Prosedürü: 2024/1143 sayılı Tüzüğün Madde 61(1) hükmü kapsamında yapılan itiraza ilişkin prosedür, coğrafi işaretler ile aynıdır. (Madde 10)

Geleneksel ürün adına ilişkin değişiklik talebinin onaylanması sadece, 2024/1143 sayılı Tüzüğün Madde 66(1) hükmünde belirtilen değişiklikleri kapsar. (Madde 11)

— Geleneksel Ürün Adının İşlenmiş Bir Ürünün Adında Kullanılması: 2024/1143 sayılı Tüzüğün Madde 68 ve 70 hükümleri ile tüketicilere gıda bilgilerinin sağlanmasını öngören 1169/2011 sayılı Tüzüğün 7. ve 17. maddelerine halel getirmeksizin, geleneksel ürün adının işlenmiş bir üründe bileşen olarak kullanılması halinde işlenmiş ürünün adında, etiketinde veya tanıtım materyallerinde kullanılmasına ilişkin koşullar aşağıdaki gibidir:

  • İşlenmiş ürün, geleneksel ürün adına konu ürün ile kıyaslanabilir başka bir bileşen içermemeli.
  • Bileşen olarak kullanılan geleneksel ürün adına konu ürün, işlenmiş ürüne esaslı bir özellik kazandıracak miktarda kullanılmalı.
  • Geleneksel ürün adına konu ürünün işlenmiş üründeki bileşen yüzdesi etikette belirtilmeli. (Madde 12)

Gonca ILICALI

Mart 2025


Kaynaklar

  1. https://eur-lex.europa.eu/legal-content/EN/TXT/PDF/?uri=OJ:L_202500029
  2. https://eur-lex.europa.eu/legal-content/EN/TXT/PDF/?uri=OJ:L_202500028
  3. https://eur-lex.europa.eu/legal-content/EN/TXT/PDF/?uri=OJ:L_202500027

AVRUPA BİRLİĞİ COĞRAFİ İŞARET TESCİL SİSTEMİNDEN RET KARARLARI DERLEMESİ

Gıda-tarım ürünleri, şaraplar ve distile alkollü içkilerde coğrafi işaret ve diğer kalite göstergelerine ilişkin üç farklı tüzüğe dayanan koruma şartlarını birleştiren, sadeleştiren ve güçlendiren 11 Nisan 2024 tarihli ve 2024/1143 sayılı Avrupa Birliği (AB) Tüzüğü, 13 Mayıs 2024 tarihinden itibaren yürürlükte. Bu yazımızın konusunu, 2024/1143 sayılı Tüzüğün yürürlüğe girmesinden önce verilmiş bazı ret ve iptal kararları oluşturuyor.

AB’ye yapılan coğrafi işaret başvuruları; AB Komisyonu Tarım Genel Müdürlüğü – DG Agri tarafından inceleniyor, başvurunun reddine yönelik karar başvuru yapana gönderilip 2 aylık süre içinde görüş sunması bekleniyor ve nihai olarak verilen gerekçeli ret kararları, AB Komisyonunun Uygulama Kararı olarak AB Resmi Gazetesinin L serisinde yayımlanıyor.

AB’nin konuyla ilgili sicili olan eAmbrosia’da ret ve iptal kararları için yaptığımız araştırmada bulduğumuz bazı örnek kararları aşağıda özetliyoruz.

1- ‘Лидский квас/Lidski kvas’

Başvuru, Belarus’un Lida şehrinde üretilen fermente bir içecek için ‘Лидский квас/Lidski kvas’ adlarının mahreç işareti olarak tescili amacıyla 2021 yılında ‘Lidskoe Pivo’ A.Ş. tarafından yapılmış. Eksiklik bildiriminde, özellikle aşağıdaki hususların açıklanması istenmiş.

  • Üretimde kullanılacak suyun, başvuruyu yapan özel firmanın mülkiyetindeki kaynaktan temin edilmesinin gerekliliği ile “üretimde özel bir teknik yöntem”in varlığının başvuruda belirtildiği dikkate alınarak başka üreticilerin mevcut olup olmadığı.
  • AB kurallarına göre tek bir gerçek/tüzel kişinin başvuru yapabilmesi, ürünün tek bir üreticisi olduğunun ispatını ya da mevcut üreticiler içinde başvuru yapma niyetinde olan başka üretici bulunmadığının ispatını gerektirdiğinden, başvuru yapanın bu şartlardan hangisini karşıladığı.  

Başvuru yapanın verdiği yanıtta; üretimde kullanılan suyun çıkarıldığı kuyuların tek sahibi ve işletmecisi olduğu; tüm üretim sürecinin kendisi tarafından Lida şehrinde ve “özel bir teknik yöntem” kullanılarak gerçekleştirildiği belirtilerek tek belge (single document) ve şartname (specification) belgeleri revize edilmiş.

AB Komisyonu yaptığı inceleme neticesinde, temel olarak aşağıdaki esaslara dayanarak başvurunun gerekli şartları sağlamadığına ilişkin görüşünü bildirmiş, verilen 2 aylık süre içinde başvuru yapandan cevap alınamamasının ardından ret kararını 11 Ağustos 2023 tarihli AB Resmi Gazetesinde yayımlamış.

  • Başvuru yapanın üretimde kullanılan suyun temin edildiği kuyuların tek sahibi ve işletmecisi olması nedeniyle, başka üreticilerin bu üretim sistemine katılmasının kesinlikle mümkün olmadığının anlaşılması.
  • Üretimde kullanılan “özel bir teknik yöntem”in tamamıyla başvuru yapana ait olduğunun anlaşılmasıyla birlikte bu durumun, ürünün ayırt edici özelliklerinin coğrafi sınırdan kaynaklanmayıp üreticinin inisiyatifiyle şekillendiğini gösterdiği ve dolayısıyla 1151/2012 sayılı Tüzüğün 5(2) maddesi şartlarının karşılanmadığı. Ayrıca üretim şeklinin açıklama içermeksizin sadece üretim basamaklarının sıralanması suretiyle verilmesinin, potansiyel üreticilerin bu sisteme girebilmesine imkân tanımaması.
  • Başvurunun tek bir üretici tarafından yapılabilmesi konusundaki istisnai duruma ilişkin şartların karşılandığını gösteren kanıtlar sunulmaması nedeniyle 1151/2012 sayılı Tüzüğün 49(1) maddesine aykırılık oluştuğu.

2- Neusiedlersee-Hügelland’

Bu örnek; Avusturya’dan kaynaklanan ve menşe adı olarak tescilli olan ‘Neusiedlersee-Hügelland’ şarabının, “ürün şartnamesine artık uyulmadığı” gerekçesiyle ve AB’nin şaraplarla ilgili piyasa düzenlemeleri ile coğrafi işaret tescili hakkındaki yasal düzenlemesi olan 1308/2013 sayılı AB Tüzüğünün 106. maddesi uyarınca yapılan “iptal” talebi kapsamında verilen karara ilişkindir. Talep sahibi Avusturya Tarım, Bölgeler ve Turizm Federal Bakanlığı, ilgili taraf ise Ulusal Şarap Komitesidir.

‘Neusiedlersee-Hügelland’ ibareli menşe adı, ‘Leithaberg’ ibareli menşe adı tescilinin kapsamına entegre edildiği için 2016 yılında çıkarılan yasayla iptal edilmiş ve 2016 tarihli Federal Resmi Gazetede bu durum yayımlanmış.

AB’nin 2019/33 sayılı Yetkilendirme Yönetmeliğinin 19. maddesi uyarınca, Avusturya’nın iptal talebi AB Resmi Gazetesinde yayımlanmış ve hakkında itiraz yapılmaması üzerine kesinleşen iptale ilişkin karar, 6 Ağustos 2021 tarihli AB Resmi Gazetesinde yayımlanmış.

3- Commune de Champagne’

‘Commune de Champagne’ ibareli mahreç işareti başvurusu, İsviçre’nin Vaud Kantonu Champagne Belediyesinin Asma ve Şarap Topluluğu (CVVCCVDCH) tarafından 3 Kasım 2015 tarihinde yapılmış. 

AB Komisyonunun açıklama istediği konularda verilen cevabın incelenmesinde, aşağıdaki esaslara dayanarak verilen ret kararı, 2 Haziran 2020 tarihli AB Resmi Gazetesinde yayımlanmış.

  • ‘Commune de Champagne’ isminin, 14 Kasım 2007 tarihli ve 916.140 sayılı Şarap Üretimi ve Şarap İthalatı Yönetmeliğinin 25. maddesi uyarınca İsviçre Tarım Federal Ofisi tarafından tutulan İsviçre’nin tescilli menşe adları kayıtlarında yer almadığı tespit edilmiş; bu durumda bu ismin, kendi ülkesinde (menşe ülkede) geçerli bir şekilde korunduğuna dair kanıt sunulmadığından bahisle 1308/2013 sayılı AB Tüzüğünün 94(3) maddesi hükmünün karşılanmadığı.
  • AB Komisyonu ayrıca, ‘Commune de Champagne’ adının İsviçre’de geçerli bir şekilde korunamayacağı görüşünde. Çünkü Avrupa Topluluğu ile İsviçre Konfederasyonu arasındaki tarım ürünleri ticaretine ilişkin Anlaşma ve özellikle Ek 7’nin 8. maddesi İsviçre Konfederasyonu’na, sadece AB menşeli şaraplar için ‘Champagne’ adını İsviçre topraklarında koruma yükümlülüğü getirmekte. İlave olarak, Vaud Kantonuna (İsviçre) ait şaraplara ilişkin 27 Mayıs 2009 tarihli Yönetmeliğin 32. maddesi ile, menşe adı taşıyan şarapların etiketlerinde yerel bir referansa yer verilmesi hakkını sadece belirli koşullar altında düzenlemekte; menşe adını taşıyan ‘Bonvillars’ şaraplarının etiketlenmesine ilişkin kurallar belirlemekte ve üzümün yetiştirildiği belediyeye referans verilmesine izin vermekte. Ancak bu maddenin, ‘Commune de Champagne’ adının coğrafi işaret olarak korunmasını doğrudan sağlayamayacağı.
  • Yukarıda belirtilen hususlar uyarınca başvurunun, 1308/2013 sayılı AB Tüzüğünün 97(4) maddesi hükmü uyarınca reddi gerektiği.

4- Монгол Тогтвортой ноолуур/Mongol Togtvortoi Nooluur’

‘Монгол Тогтвортой ноолуур/Mongol Togtvortoi Nooluur’ ibaresinin mahreç işareti olarak tescili amacıyla 22 Aralık 2022 tarihinde Moğolistan’dan yapılan başvurunun AB Komisyonunca incelenmesi neticesinde verilen ret kararı, 2 Mayıs 2024 tarihli AB Resmi Gazetesinde yayımlanmış olup inceleme sürecindeki esaslar aşağıda özetlenmiştir.  

  • Başvuruya konu ürün “kaşmir” olmasına rağmen başvuruda “yün” olarak sınıflandırıldığı, ancak “Kaşmir: Kaşmir veya benzeri keçi ırklarından elde edilen ince hayvan kılı”, “Yün: Koyun veya kuzulardan elde edilen doğal lifler” şeklinde tanımlandığı için yünün ve kaşmirin birbirinden farklı ürünler olduğu ve bu kapsamda AB’nin gümrük tarife sınıflandırma sisteminde yünün CN 5101, kaşmirin ise CN 5102 koduyla işlem gördüğü.
  • Kaşmirin yünün bir alt sınıfı olmaması ve 1151/2012 sayılı AB Tüzüğüyle belirlenmiş ürün grupları içinde de yer almaması nedeniyle başvurunun reddinin gerektiği.
  • AB Komisyonunun başvuruyu reddetme niyetine karşı sunulan cevapta; AB’nin tekstil ürünleriyle ilgili bazı yasal düzenlemelerine, Uluslararası Yün Tekstil Organizasyonu yayımlarına, Alman Standartları Enstitüsü yayımlarına, Amerika Birleşik Devletleri’nin bazı yasal düzenlemelerine ve AB Komisyonu tarafından kamuoyu görüşüne sunulan Çin’in “Alxa Cashmere” ibareli coğrafi işaretine referansla itiraz edildiği.
  • Başvuru yapanın itirazına karşı AB Komisyonunun; diğer ülkelerdeki değerlendirmelerin ve yasal düzenlemelerin AB’nin yasal düzenlemelerinin yerine ve önüne geçemeyeceğine; Çin’in “Alxa Cashmere” ibareli coğrafi işaretine konu ürünün Kaşmir keçisinin etine ilişkin olması nedeniyle farklı bir ürün olduğuna; ileri sürülen AB yasal düzenlemelerinin hiçbirinde kaşmirin yün olarak değerlendirilmediğine dikkat çekerek başvurunun, 1151/2012 sayılı Tüzükte sayılan ürün gruplarının içinde yer almadığı ve dolayısıyla mevzuatta öngörülen şartları karşılamaması nedeniyle başvurunun reddedilmesine karar vermesi.

5- ՍԵՒԱՆԻ ԻՇԽԱՆ/sevani ishkhan’

İnternet üzerinde yapılan araştırmada alabalık ile ilgili olduğu anlaşılan bu adın menşe adı olarak tescili amacıyla 2016 yılında Ermenistan tarafından yapılan başvuru için birkaç kere eksiklik bildirimi yapılmış ancak cevap alınamadığı için son olarak görüş bildirilmesi için 2 aylık süre verilmiş. Sürenin dolmasının ve cevap alınamamasının ardından AB’nin resmi karar süreci sonunda, aşağıdaki esaslara bağlı olarak ret kararı tesis edilerek bu karar, 26 Temmuz 2023 tarihli AB Resmi Gazetesinde yayımlanmış.

  • Başvurunun şartnamesinde (specification) sadece “Red Book of Armenia” isimli kitaptan bahsedilmesi ancak, menşe adı için zorunlu olan “ürünün, hammaddesinin, yemin ve ilgili diğer hususların” kaynağının ispatlanmasını sağlayacak türdeki açıklamaların eksik olması. (1151/2012 sayılı Tüzüğün 668/2014 sayılı Yönetmeliğinin 4. Maddesi)
  • Ürünün temel fiziksel, kimyasal, mikrobiyolojik veya organoleptik özelliklerinin eksik olması. (1151/2012 sayılı Tüzüğün 7(1) maddesinin birinci alt paragrafının (b) hükmü)
  • Menşe adı için hayvansal kökenli ürünlerde yemin tamamının coğrafi sınırdan temin edilmesi zorunlu ancak bunun teknik olarak mümkün olmaması halinde, ürünün ayırt edici özelliğini etkilemiyorsa, yıllık bazda kuru maddenin %50’sini geçmeyecek şekilde coğrafi sınırın dışından yem temin edilmesi mümkün. Başvuruda bu hususta gerekli ve yeterli açıklamanın bulunmaması. (664/2014 sayılı Tüzüğün (3) maddesinin 1(1) maddesi)

Gonca ILICALI

Şubat 2025


KAYNAKLAR

  1. https://eur-lex.europa.eu/legal-content/EN/TXT/PDF/?uri=CELEX:32023D1628
  2. https://eur-lex.europa.eu/legal-content/EN/TXT/PDF/?uri=CELEX:52021XC0217(03)
  3. https://eur-lex.europa.eu/legal-content/EN/TXT/PDF/?uri=CELEX:32021R1303
  4. https://eur-lex.europa.eu/legal-content/EN/TXT/PDF/?uri=CELEX:32020D0726
  5. https://eur-lex.europa.eu/legal-content/EN/TXT/PDF/?uri=OJ:L_202401224
  6. https://eur-lex.europa.eu/legal-content/EN/TXT/PDF/?uri=CELEX:32023D1561

AVRUPA BİRLİĞİ’NİN TARIM DIŞI ÜRÜNLERİNDE COĞRAFİ İŞARET POTANSİYELİ


Avrupa Birliği’nin (AB’nin), “tarım dışı ürünler” olarak da tanımlayabileceğimiz zanaat ve sanayi ürünlerine coğrafi işaret koruması sağlayan 18 Ekim 2023 tarihli ve 2023/2411 sayılı Tüzüğü, 1 Aralık 2025 tarihinde uygulanmaya başlayacak. 2023/2411 sayılı Tüzüğe ilişkin genel bilgilere, 6 Haziran 2024 tarihinde IPR Gezgini’nde yayımlanan “Tarım Dışı Ürünlerde Coğrafi İşaret Tescili İçin EUIPO Görev Başında!” başlıklı yazımızda yer vermiştik. Bu yazımızın konusunu ise, 2023/2411 sayılı Tüzüğün uygulayıcısı olan Avrupa Birliği Fikri Mülkiyet Ofisi – EUIPO tarafından yaptırılan ve AB üyesi ülkelerin bu tür ürünler için potansiyel korumalarına yönelik çalışma olan “Study On EU Member States’ Potential For Protecting Craft And Industrial Geographical Indications” başlıklı rapor oluşturuyor.

3 Aralık 2024 tarihinde yayımlanan raporda, “coğrafi işaretli zanaat ve sanayi ürünleri” için, İngilizce karşılığı “Craft and Industrial Geographical Indication(s)” olan “CI GI(s)” kısaltması kullanılıyor.

2023/2411 sayılı Tüzük, CI GI(s) başvurularının inceleme ve tescili için ulusal düzeyde ve AB düzeyinde olmak üzere iki fazlı bir sistem öngörüyor ve ulusal düzeyde yetkili bir otorite belirlenmesini zorunlu kılıyor. Bu durum aslında yıllardır gıda ve tarım ürünleri için geçerli olan coğrafi işaret tescil sistemiyle aynı. Farklı olan ise; CI GI(s) için ulusal sui generis sistemi bulunmayan AB ülkelerinde, tescil ile sağlanacak koruma için “düşük yerel ilgi” bulunması ve bu durumun ispatlanması halinde AB Komisyonunca ilgili ülkeye ulusal sistem kurmaktan muafiyet tanınabilecek olması. Bu imtiyaza sahip olacak AB ülkesi kaynaklı başvurular doğrudan EUIPO’ya yapılacak. Ancak yine de bu ülkeler, tescil sürecinde EUIPO’ya yardımcı olmak ve denetim ile yaptırım sistemleri uygulamak bakımından temas noktası tayin edecekler.  

2023/2411 sayılı Tüzüğün tam olarak uygulanmaya başlayacağı tarihin ertesi günü olan 2 Aralık 2025 tarihinde ise, ulusal CI GI(s) sistemi olan AB ülkelerindeki korumalar sona ererek 2023/2411 sayılı Tüzük, AB’de geçerli tek sistem olacak.

Raporda yer alan bazı verileri özetlemeye başlamadan önce, 2023/2411 sayılı Tüzük ile sağlanacak korumanın sadece mahreç işareti şeklinde olacağını, bu tür ürünler için AB’de menşe adı koruması sağlanmayacağını hatırlatalım.

Raporda, AB’nin 27 üyesinden toplanan veriler analiz ediliyor. Fransa, Macaristan ve Çek Cumhuriyeti’nin aralarında bulunduğu 16 ülkede CI GI(s) için sui generis sistem mevcut ancak kapsam, yönetim şekli, ücretler ve yaptırımlar bakımından farklılıklar var. 

Söz konusu 16 ülkeden Almanya, İtalya ve İspanya’nın ulusal düzeyde sui generis sistemleri olmasa da, belirli geleneksel CI ürünlerinin adlarını korumak için özel yasal düzenlemeleri var. Belçika’da ise Valon Bölgesi tarafından CI GI(s) koruması, sui generis yasa ile sağlanıyor.

Ayrıca, 2015/2436 sayılı AB Direktifi ile uyumlu biçimde düzenlenmiş ulusal kurallar uyarınca bireysel, kolektif veya sertifika markası olarak bu tür ürünlere koruma sağlanmakta. Dahası, CI ürünlerinin adları da, herhangi bir fikri mülkiyet hakkı verilmeksizin genellikle adil piyasa uygulamalarını ve tüketicinin korunmasını amaçlayan haksız rekabet yasaları ve diğer yasal araçlarla korunmakta.

AB ülkeleri 2023/2411 sayılı Tüzüğün uygulanması ve yeni kuralların hazırlanması konusunu tartışırken raporun hazırlandığı dönemde sadece İtalya’da, bu konuya ilişkin yeni bir yasal düzenleme yapılmış. 27 Aralık 2023 tarihli ve 206 sayılı yasa ile “Made in Italy’nin Değerlendirilmesi, Tanıtımı ve Korunması için Kapsamlı Hükümler” benimsenmiş. CI GI(s) koruması hakkındaki yerel ilgi; AB ülkelerindeki kamu otoritelerine ve özel sektör temsilcilerine yarı yapılandırılmış anketler gönderilerek üreticilerin / derneklerin tescil için başvuru yapma niyeti, kamu kurumlarının ulusal tescil aşamasını yönetme ve ulusal yetkili otorite belirleme planlarının değerlendirilmesiyle tespit edilmiş.

27 AB ülkesinden e-posta yoluyla 493 paydaşla iletişime geçilerek 130 yanıt alınmış. Her ülkeden en az bir kamu otoritesi katılırken, sadece 14 ülkenin özel sektörü ilgi göstermiş. Danimarka, Hollanda ve İsveç’in üretici ve özel sektöründen ankete katılım olmamış.  

Özel sektörden alınan yanıtların analizini aşağıda özetliyoruz.

– Özellikle üretici olan çoğu katılımcının ilgisi büyük. Bu ilgilerin konularına göre dağılımı %17 daha iyi yaptırım, %21,3 kültürel ilgi, %23,3 geleneksel miras ve %22,6 ekonomik ilgi şeklinde. Ayrıca kırsal kalkınma, iş yaratma, ürünün kaynağını daha iyi belirtme, sürdürülebilir uygulamalar ve düşük maliyetli ürünlerle rekabet gibi daha geniş toplumsal faydalar da dahil olmak üzere %14 sosyal ilgi ve %1,8 diğer ilgiler verilen yanıtlar arasında.

– Üreticilerin %70’inin konu hakkındaki farkındalığı yüksek. Ankete katılan üreticilerin %86’sı tescil için başvuru yapmaya istekli. Ancak buna rağmen sadece 20 üretici, ürünlerinin tüm üreticiler tarafından uyulması gereken resmileştirilmiş şartnamelere sahip olduğunu belirtmiş.

– Çoğu üreticinin 10’dan az çalışanı ve 2 milyon Eurodan az yıllık cirosu var. Bu durum zanaat ve endüstriyel ürün sektörünü, geleneksel üretim yöntemleriyle karakterize edilen, kalite ve zanaatkarlığı vurgulayan küçük ölçekli işletmelerin şekillendirdiğini gösteriyor.

AB ülkelerinin hepsinin en az bir kamu otoritesi ankete katılmış; İspanya, İtalya ve Portekiz’den alınan yanıt sayısı daha fazla. Kamu sektörünün anket sonuçlarını aşağıda özetliyoruz.

– Danimarka, Finlandiya, İrlanda, Litvanya, Lüksemburg, Malta, Hollanda ve İsveç, 2023/2411 sayılı Tüzüğün 19 uncu maddesi uyarınca muafiyet talebinde bulunabilecek. Kıbrıs, Slovenya ve Belçika’da ise bu konudaki iç görüşmelerin, raporun hazırlandığı dönemde 15 Haziran 2024 tarihine kadar devam ettiği belirtiliyor.

– Kaynak kısıtlamaları, idari yük ve düşük sayıda tescil başvurusu yapılacağı öngörüsü, muafiyet talebinde bulunma nedenleri arasında. Özellikle Lüksemburg, Finlandiya ve Litvanya’nın kamu otoriteleri, kendi ülkelerinde tescile uygun olabilecek sınırlı sayıda ürün olabileceğini bildirmiş. Kamu otoritelerinden Malta ve Belçika, Tüzüğün ulusal ofislere getireceği idari yük konusunda endişelerini, Kıbrıs ise özellikle personel olmak üzere kaynak eksikliğini dile getirmiş.

Raporda sonuç olarak hem özel hem de kamu sektörünün CI GI(s) korumasına yönelik ilgisinin büyük, ancak Tüzüğü uygulama isteği ve kapasitesinin büyük ölçüde değişken olduğu ifade ediliyor.

Rapor, 2023/2411 sayılı Tüzüğün 70 inci maddesi uyarınca koruması sona erecek ulusal düzeyde tescilli olan veya başvuru halinde bulunan 132 isimden oluşan listeyi içermekte. Ayrıca bu raporu hazırlamak üzere EUIPO adına çalışmayı yapan firma tarafından 27 AB ülkesinden toplanan verilerle oluşturulan ve resmi niteliği bulunmayan 380 isimlik bir liste de mevcut.

Yazımızın sonunda, raporda yer verilen listelerden dikkatimizi çeken ve Almanya’da özel yasal düzenlemelerle CI GI (s) korumasına sahip olan 2 örnek hakkında kısa bilgi verelim. Bunlardan ilki, hemen herkesin aşina olduğu Solingen.

Solingen adının, özellikle makas, bıçak, çatal-bıçak takımı vb. ürünler için coğrafi işaret olarak korunmasını sağlayan ilk yasal düzenleme 1938 yılına dayanıyor ve yerini, 1994 yılında “Verordnung zum Schutz des Namens Solingen” yasasına bırakmış. Yasaya göre Solingen adını taşıyan ürünlerin, üreticilerin katılımıyla oluşturulan şartnameye uygun biçimde Solingen bölgesinde işlenmesi/üretilmesi gerekmekte. Wuppertal-Solingen-Remscheid Ticaret ve Sanayi Odası, üreticilerin haklarını savunmakla görevli olup Solingen adının marka, kolektif marka ve kaynak gösteren işaret olarak korunması için çaba sarf ediyor. Örneğin Solingen AB’de kolektif marka olarak tescilli ve marka tescilinden doğan hakların yürütücüsü. Solingen üreticileri hak ihlali söz konusu olduğunda Wuppertal-Solingen-Remscheid Ticaret ve Sanayi Odasına haber veriyor ancak ihlallere karşı bireysel olarak yasal süreç başlatamıyor.  

Solingen ürünleri dünya çapında satılıyor ve Alman Çatal Bıçak Takımı ve Ev Eşyaları Sanayi Birliği verilerine göre değeri 2019 yılında 780 milyon Euro civarında. Solingen, 40’tan fazla ülkede marka, haksız rekabet ve coğrafi işaret olarak korunmakta. Coğrafi işaret olarak koruma, Almanya-Fransa arasında 1960, Almanya-Yunanistan arasında 1964, Almanya-İtalya arasında 1963, Almanya-İsviçre arasında 1967, Almanya-İspanya arasında 1970 ve Almanya-Avusturya arasında ise 1981 yıllarında imzalanan iki taraflı anlaşmalar üzerinden sağlanıyor.  

İkinci örneğimiz ise Solingen kadar tanıdık değil ancak Solingen gibi özel bir yasal düzenleme ile coğrafi işaret olarak korunan Glashütte. Glashütte Dresden yakınlarında bir şehir ve bu şehrin saat endüstrisi, şehrin bağlı olduğu Saksonya Krallığı’nın desteğiyle 1845 yılında kurulmuş. Bu destek şehrin ilk sakinlerinin eğitilmesini ve kendi kendini idame ettirebilen bir yerel endüstri olabilmesinin temellerini atmayı öngörmüş. Saat ustalığını korumak ve yaygınlaştırmak amacıyla 1878 yılında kurulmuş Alman Saatçilik Okulu var. Bu köklü geçmişiyle Glashütte saatlerinin, saat düşkünü okurlarımız için İsviçre saatlerinin yanına eklenebilecek bir seçenek olabileceği düşüncesindeyiz.

Gonca ILICALI

Ocak 2025


Kaynaklar

https://euipo.europa.eu/tunnel-web/secure/webdav/guest/document_library/observatory/documents/reports/2024_Protection_of_craft_and_industrial_GIs%20/2024_CIGI_%20Study_FullR_en.pdf