Etiket: avrupa birliği tasarım reformu

Avrupa Birliği Tasarım Reformunun İkinci Aşaması: Video ve 3D Gösterimleri İçeren AB Tasarımları Tescil Edilmeye Başlandı


IPR Gezgini’nde daha önce yayımlanan Avrupa Birliği Tasarım Reformu konulu yazımda (bağlantı), yaklaşık yirmi yılı aşkın bir süredir yürürlükte olan Avrupa Birliği (AB) tasarım sisteminin dijitalleşen dünyanın ihtiyaçlarına cevap verebilmesi amacıyla kapsamlı biçimde yenilendiğini anlatmıştım.

AB Tasarım Reformu’nun ikinci aşaması, 1 Temmuz 2026 tarihinde yürürlüğe giren yeni uygulama kurallarıyla birlikte tamamlandı ve tasarımların video ve üç boyutlu dosyaların görsel anlatım olarak sunulması uygulamadaki yerini aldı. Avrupa Birliği Fikri Mülkiyet Ofisi (EUIPO) de 28 Temmuz 2026 tarihinde video ve 3D gösterim kullanılarak tescil edilen ilk Avrupa Birliği tasarımlarını kamuoyuyla paylaştı. (1)(2)

Yeni düzenlemeye göre tasarım, yalnızca bir ürünün çizgileri, konturları, renkleri, biçimi veya yüzey özellikleriyle sınırlı değil; ürünün görünümünde ortaya çıkan hareket, geçiş veya diğer animasyon türleri de tasarımın korunması talep edilen özellikleri arasında yer alabiliyor. “Ürün” kavramı da artık yalnızca fiziksel nesneleri değil; grafik kullanıcı arayüzleri, ikonlar, dijital yüzey desenleri ve fiziksel olmayan biçimde ortaya çıkan diğer unsurları da kapsıyor. (3)

Ancak bir tasarımın hukuken koruma kapsamına alınabilmesi için yalnızca tanım içerisinde yer alması yeterli değil. Korunmak istenen özelliklerin başvuruda açık, kesin ve anlaşılır biçimde gösterilmesi gerekiyor.

Bu kapsamda, video ve 3D dosyaların görsel anlatım olarak sunulması imkanı, reformla genişletilen tasarım tanımı ile başvuru uygulaması arasındaki bu önemli bağlantıyı kuruyor.

Tescil Edilen İlk Video Gösterimli AB Tasarımı

EUIPO tarafından yayımlanan ilk video ile sunulan görsel anlatıma sahip AB tasarımı, Almanya merkezli Lessmore GmbH adına 015146694-0001 numarasıyla (EUIPO – eSearch) tescil edildi.

Tasarım 14.04  Lokarno sınıfında, “Animated graphical user interfaces” konusu ile yayımlandı. (Aşağıdaki videoyu oynatarak tasarım başvurusunu görebilirsiniz.)

Tasarım, bir mobil telefon oyununa ait animasyonlu grafik kullanıcı arayüzünü konu alıyor. Video gösterimi sayesinde arayüzün yalnızca belirli anlardaki sabit görüntüleri değil, ekran üzerindeki hareket ve geçişlerin bütünü de görülebiliyor. (1)

Bu örnek, video gösteriminin neden önemli olduğunu oldukça açık biçimde ortaya koyuyor.

Bir mobil uygulamanın veya oyunun kullanıcı arayüzü, çoğu zaman tek bir ekran görüntüsünden ibaret değil. Kullanıcının bir simgeye dokunmasıyla başlayan hareket, ekranlar arasındaki geçiş, bir unsurun büyümesi, küçülmesi veya yer değiştirmesi tasarımın genel izlenimine katkıda bulunabiliyor.

Bu tür bir tasarımı yalnızca birkaç statik görselle anlatmaya çalışmak, bir filmi birbirinden kopuk birkaç kare üzerinden açıklamaya benziyor. Seçilen görüntüler tasarım hakkında fikir verebilse de hareketin sırası, hızı ve görsel bütünlüğü kaybolabiliyor.

Video gösterimi ise hareketin kendisinin tasarımın bir unsuru olduğu durumlarda, başvuru sahibine korumak istediği görünümü daha gerçekçi ve bütüncül biçimde sunma imkanı sağlıyor.

Tescil Edilen İlk 3D Gösterimli AB Tasarımı

EUIPO tarafından yayımlanan ilk üç boyutlu gösterimli Avrupa Birliği tasarımı ise Belçika merkezli Arranged BV adına 015146767-0001 sayıyla (EUIPO – eSearchBu bağlantıyı kullanarak aşağıda ekran görüntüsüne yer verilen başvurunun üç boyutlu dinamik görünümüne erişebilirsiniz.) tescil edildi.

Tasarım 14.06 Lokarno sınıfında “Mobile phone holders”, 21.01 Lokarno sınıfında “Dice games (part of -)” ve “Dice (Accessories for -)” olarak yayımlandı. EUIPO veritabanının ekranı üzerinden tasarımın perspektif, ön, arka, sol yan, sağ yan, üst, alt gibi geleneksel görünümlerini seçebildiğiniz gibi, aynı zamanda kamerayı dilediğiniz şekilde hareket ettirerek farklı açılardan incelebiliyor, yakınlaştırıp, uzaklaştırabiliyorsunuz.

Başvurunun konusu, cep telefonu tutucusu içeren bir zar tepsisi olarak anlaşılıyor. Üç boyutlu görsel anlatım sayesinde ürün farklı açılardan incelenebiliyor ve ürünün genel görünümü, sabit görünüm dizilerine kıyasla daha geniş anlamda değerlendirilebiliyor. (1)

Klasik tasarım başvurularında ürünün ön, arka, sağ, sol, üst, alt veya perspektif görünümlerinin ayrı ayrı sunulmasına alışkınız. Ancak karmaşık geometrik yapıya sahip ürünlerde, seçilen görünümler arasında kalan bazı özelliklerin yeterince açık gösterilememesi her zaman mümkün. Dolayısıyla üç boyutlu dosya, inceleyen kişinin ürünü farklı açılardan görüntüleyebilmesine olanak tanıyarak bu sınırlamanın aşılmasına büyük ölçüde yardımcı olacak.

Yine de 3D gösterimin her durumda klasik görünümlerden daha iyi veya daha güvenli bir seçenek olduğu sonucuna hemen varmamak gerekir. Bir tasarımın hangi yöntemle hazırlanıp sunulması, yalnızca teknik kolaylık açısından değil, talep edilen korumanın kapsamı bakımından da stratejik olarak değerlendirilmelidir.

Başvuru Sahipleri Yeni Yöntemleri Denemeye Başladı

EUIPO’nun açıkladığı veriler, yeni gösterim yöntemlerinin uygulamaya girmesinin hemen ardından başvuru sahiplerinin ilgisini çektiğini gösteriyor.

2026 yılının Temmuz ayının ilk yarısında EUIPO’ya:

  • video gösterimiyle 37,
  • 3D gösterimle 20,
  • statik görünümlerle ise 4.329

AB tasarım başvurusu yapıldığı bilgisi verildi.

Böylece yeni dönemde alınan toplam tasarım başvurusu sayısı 4.386 oldu. (1)

Video ve 3D gösterim kullanılan başvuruların toplam içindeki oranı şimdilik sınırlı görünebilir. Ancak yeni bir sistemin yalnızca ilk iki haftasına ilişkin rakamlardan söz ettiğimizi unutmamak gerekiyor.

Özellikle oyun, yazılım, mobil uygulama, otomotiv, tüketici elektroniği, artırılmış gerçeklik ve sanal gerçeklik alanlarındaki tasarımlar bakımından bu yöntemlerin kullanımının zaman içerisinde artacağını düşünüyorum.

Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar

İlk yazımda, tasarım reformunun görünürlük ve görsel anlatım konularına verdiği önemi değerlendirirken şu hususun altını çizmiştim: Bir tasarım tescilinin koruma kapsamı, başvuruda gösterilen özellikler üzerinden belirlenir.

Video ve üç boyutlu gösterim imkanlarının getirilmesi bu temel ilkeyi değiştirmiyor. Aksine, görsel anlatım tercihinin önemini daha da artırıyor. Yeni sistem, başvuru sahibine daha fazla teknik seçenek sunuyor; ancak daha fazla seçenek, aynı zamanda daha fazla stratejik karar anlamına geliyor.

Başvuru sahiplerinin bundan sonra yalnızca “Hangi görselleri sunmalıyız?” sorusunu değil, aşağıdaki soruları da değerlendirmeleri gerekecek:

  • Tasarımın ayırt edici özelliği sabit görünümünde mi, hareketinde mi bulunuyor?
  • Hareketin tamamı mı, yoksa yalnızca belirli aşamaları mı korunmak isteniyor?
  • Bir video dosyasında gösterilen her geçiş, koruma kapsamının bir parçası olarak mı değerlendirilecek?
  • 3D dosyada görülebilen ancak statik görünümde açıkça gösterilmeyen bir özellik bakımından nasıl bir yorum yapılacak?
  • Açıklayıcı nitelikteki unsurlar ile korunması talep edilen unsurlar birbirinden yeterince ayrılabiliyor mu?
  • Başvurunun dayanak gösterileceği diğer ülkeler, dinamik veya animasyonlu gösterimleri aynı şekilde kabul edecek mi?

Nitekim EUIPO da bir AB tasarım başvurusunun ilk başvuru olarak kullanılarak başka ülkelerde rüçhan talep edilmesinin planlandığı durumlarda dikkatli olunması gerektiğini belirtiyor. AB dışındaki bazı hukuk sistemleri dinamik veya animasyonlu tasarımları aynı şekilde tanımayabilir ya da bu gösterim biçimlerini rüçhan bakımından kabul etmeyebilir. (4)

Dolayısıyla teknolojik olarak mümkün olan yöntem, hukuken en güvenli başvuru stratejisi olmayabilir.

Reformun İkinci Aşaması Neden Önemli?

AB Tasarım Reformu’nun ilk aşaması, tasarım sisteminin hukuki çerçevesini değiştirmiş; terminolojiyi güncellemiş, ürün ve tasarım tanımlarını genişletmiş, ücret yapısını ve başvuru süreçlerini yeniden düzenlemişti.

1 Temmuz 2026 tarihinde başlayan ikinci aşama ise bu değişikliklerin önemli bir bölümünü uygulamaya taşıdı. Yeni hukuki çerçeve bu tarih itibarıyla tamamen uygulanabilir ve operasyonel hale geldi. Video ve 3D gösterimlerin kabul edilmesi de reformun en görünür uygulama sonuçlarından biri oldu. (2)

Bu nedenle yayımlanan ilk video ve 3D tasarımlar, yalnızca iki yeni tescilden ibaret değil. Bunlar, tasarım hukukunun fiziksel ürün merkezli geleneksel yapısından uzaklaşarak dijital, hareketli ve etkileşimli tasarımlara gerçekten alan açmaya başladığının ilk somut örnekleri.

Yine de yeni sistemin asıl hukuki etkisini, uygulamada ortaya çıkacak uyuşmazlıklar ve EUIPO kararları gösterecek.

Video içerisindeki hareketin hangi ölçüde koruma kapsamına gireceği, 3D gösterimlerde farklı açılardan görülebilen özelliklerin nasıl değerlendirileceği, dinamik gösterimlerin yenilik ve ayırt edici nitelik incelemelerinde nasıl karşılaştırılacağı gibi soruların cevapları zamanla şekillenecek.

Irmak YALÇINER ÖKTEM

irmakyalciner@gmail.com

Ağustos 2026


Kaynakça

  1. European Union Intellectual Property Office (EUIPO), “A New Way to Represent EU Designs: EUIPO Publishes First Video and 3D Registrations”, 28 Temmuz 2026.
  2. European Union Intellectual Property Office (EUIPO), “The Modernised EU Design Legal Framework Is Now Fully Applicable”, 30 Haziran 2026.
  3. Avrupa Parlamentosu ve Konseyinin 23 Ekim 2024 tarihli ve (AB) 2024/2822 sayılı, 6/2002 sayılı Topluluk Tasarımları Tüzüğü’nü değiştiren Tüzüğü.
  4. European Union Intellectual Property Office (EUIPO), “Design Representation”, EU Design Reform bilgilendirme ve başvuru rehberi.
  5. Avrupa Parlamentosu ve Konseyinin 23 Ekim 2024 tarihli ve (AB) 2024/2823 sayılı Tasarımların Hukuki Korunmasına İlişkin Direktifi.

AVRUPA BİRLİĞİ TASARIM REFORMU



2002 yılından beri yürürlükte olan, eski adıyla Topluluk Tasarımı, yeni adıyla Avrupa Birliği (AB) Tasarımı sistemi, zamanla değişen ihtiyaçlara karşı yetersiz kalmaya başlamıştı. Dijitalleşmenin etkisiyle ürün biçimleri büyük ölçüde çeşitlenirken, üye devletler arasındaki uygulama farklılıkları da sistemin bütünlüğünü zorluyordu. Bu gelişmeler, AB tasarım sisteminin kapsamlı bir şekilde güncellenmesini zorunlu kıldı.

Bu ihtiyaca yanıt olarak, 2024 yılında 2024/2822 sayılı Tüzük ve 2024/2823 sayılı Direktif kabul edilerek yürürlüğe girdi. Yeni düzenlemelerle hem terminoloji sadeleştirildi hem de başvuru süreçleri dijital çağa uyum sağlayacak şekilde yeniden tasarlandı. Örneğin, grafik kullanıcı arayüzleri, ikonlar veya dijital yüzey desenleri gibi içerikler de daha açık bir şekilde koruma kapsamına alındı​.

Bu yazıda, reformla birlikte gelen başlıca değişiklikleri ele alırken, bu dönüşümün hem uygulayıcılar hem de tasarımcılar açısından ne tür sonuçlar doğurduğunu tartışacağız. Belki başka bir yazıda ise bu reformların Türkiye’deki tasarım uygulamalarına nasıl yansıyabileceği ya da ülkemizdeki sistemde ne tür geliştirmeler yapılabileceğini irdeleme fırsatı buluruz.

2024 reformuyla birlikte AB tasarım hukukunun temel taşları olan iki ayrı metin güncellendi: 2024/2822 sayılı Tüzük ve 2024/2823 sayılı Direktif.

Reformun en dikkat çekici yapısal değişikliklerinden biri, artık “Topluluk Tasarımı” (Community Design) ifadesinin kullanılmayacak olması. Bunun yerine daha sade ve kapsayıcı bir terminoloji tercih edilerek “AB Tasarımı” (EU Design) terimi getirildi​. Bu değişiklik, sistemin hem daha anlaşılır olmasını hem de AB içinde tasarım korumasına ilişkin ortak bir kimlik oluşturmasını hedefliyor (8). (Yazıda bazı cümlelerin sonunda yer alan parantez içerisindeki sayılar, yazı sonundaki yer verilen kaynakçadaki numaralar esasında yararlanılan kaynakları işaret etmektedir.)

Bunun yanı sıra, başvuru ve tescil süreçlerinde sadeleştirme amacıyla bir dizi teknik düzenleme yapıldı. Örneğin çoklu tasarım başvurularında sınıf bazlı kısıtlama kaldırılarak tek bir başvuru içinde farklı Lokarno sınıflarına ait tasarımların sunulmasının önü açıldı (3)​. Bu konuyu daha detaylı olarak yazı içerisinde tartışacağım.

Bu yeni yapı, hem kullanıcı dostu bir sistem oluşturmayı hem de üye devletler arasında daha uyumlu ve etkili bir uygulama ortamı yaratmayı amaçlıyor.

2024 reformu, sadece başvuru süreçlerini değil, “tasarım” ve “ürün” kavramlarının tanımını da günümüz ihtiyaçlarına göre yeniden şekillendirdi. Böylece, AB tasarım hukukunun koruma kapsamı hem genişletildi hem de daha net sınırlarla tanımlandı.

Yeni düzenlemeye göre, bir tasarım artık yalnızca ürünün dış görünüşüyle sınırlı değil; hareket, geçiş efektleri veya animasyon gibi dinamik unsurları da içerebiliyor. Bu sayede örneğin, bir kullanıcı arayüzündeki animasyonlu geçişler ya da mobil uygulamalardaki hareketli ikonlar da artık açıkça tasarım korumasına dahil​ oldu.

Ayrıca “ürün” tanımı da gözle görülür şekilde genişletildi. Artık bir ürün, fiziksel bir nesneyle sınırlı olmak zorunda değil. Dijital içerikler, grafik kullanıcı arayüzleri (GUI), ikonlar, yüzey desenleri, tipografik yazı karakterleri ve hatta dijital ortamlarda var olan soyut biçimler de ürün kapsamına açıkça giriyor (3)(6). Bu değişiklik, özellikle yazılım, oyun, uygulama ve teknoloji tabanlı sektörlerde faaliyet gösteren tasarımcılar için önemli bir koruma alanı sağlıyor.

Her ne kadar Tasarım Direktifi’nin 26(1) maddesi, tasarımların statik, dinamik veya animasyonlu şekilde; çizim, fotoğraf, video, bilgisayar modelleme gibi çeşitli yöntemlerle sunulabileceğini açıkça belirtse de, uygulamadaki sınırlamalar henüz bu esnekliği tam olarak yansıtmıyor. Özellikle başvuru sahipleri açısından, Avrupa Birliği Fikri Mülkiyet Ofisi’nin (EUIPO) tasarım temsillerine video ile başvuru imkânı tanıması ya da yalnızca yedi görünümle sınırlı sunum kuralını kaldırması, hem diğer ofislerle uygulama birliği hem de AB marka uygulamalarıyla uyum açısından önemli bir adım olarak görülüyor(3). Ancak yakın zamanda yayımlanan EUIPO Tasarım Kılavuzu taslağında bu yönde bir değişikliğe yer verilmemesi, yakın vadede köklü bir uygulama dönüşümüne dair umutları zayıflatıyor (3). Hatta 3D animasyonlar yoluyla hareket simülasyonu oluşturmak hâlâ yalnızca yardımcı bir sunum yöntemi olarak değerlendiriliyor ve geleneksel, statik görünümlerin yerine geçmediği belirtiliyor (3).

AB Tasarım Reformu’nun en dikkat çekici yönlerinden biri, başvuru ve tescil süreçlerinin kullanıcı dostu hale getirilmesi.

Bahsetmek istediğim ilk önemli değişiklik, çoklu başvuru kriterlerinin esnekleştirilmesi. Eskiden birden fazla tasarımın aynı başvuruda yer alabilmesi için hepsinin aynı Lokarno sınıfına ait olması gerekiyordu. Yeni düzenlemeyle bu sınırlama kaldırıldı; artık farklı ürün kategorilerine ait en fazla 50 tasarım, tek bir başvuruda sunulabiliyor​.

Ancak dikkat; 11 ve üzeri tasarım içeren başvurularda, her ek tasarım için ek ücret talep ediliyor. Bu da büyük ölçekli başvurular yapan firmalar için maliyetleri artırabilecek bir unsur (8). Yani sistem bir yandan kolaylaştırılmışken, diğer yandan daha fazla tasarım başvurusu yapanlar için artan bir maliyet yönetimi stratejisi gerektiriyor.

Ücretlendirme sisteminde görebildiğim diğer değişiklikler ise, yeni sistemde başvuru ve tescil ücretleri tek bir kalemde toplanarak daha sade hale getirilmiş durumda. Yenileme ücretleri ise başvuru süresine göre kademeli olarak artırılıyor: Örneğin, ilk beş yıl için 150 Avro olan yenileme ücreti, dördüncü dönem sonunda 700 Avro’ya kadar çıkabiliyor (5)​. Bu yapı ile uzun süreli tescil taleplerini daha planlı hale getirilmesinin amaçlandığını düşünüyorum.

Tasarım reformunun en çok tartışılan konularından biri de tamir klozu (repair clause) oldu. Bu düzenleme aslında tamamen yeni değil; kökeni, 98/71/EC sayılı Direktif’in 14. maddesine ve 6/2002 sayılı Tüzük’ün 110. maddesine kadar uzanıyor. Ancak önceki düzenlemeler, bu hükmün uygulanmasını üye devletlerin takdirine bıraktığı için yıllar boyunca parçalı ve çelişkili bir uygulama alanı oluşmuştu​.

Bazı ülkeler (örneğin, Fransa ve İtalya), görünür yedek parçalara tasarım koruması tanırken; Almanya ve İngiltere gibi diğerleri, “must-match” istisnası çerçevesinde bu tür parçaların koruma dışında bırakılmasını benimsedi​. Bu durum, özellikle otomotiv sektörü başta olmak üzere birçok sektörde hem tasarım sahiplerini hem de yedek parça üreticilerini çelişkide bıraktı.

Yeni düzenlemeyle birlikte, bu konuya da bir açıklık getirilmiş oldu. 2024/2822 sayılı Tüzük 20a maddesi ve 2024/2823 sayılı Direktif’in 19. maddesi uyarınca, görünürlüğü zorunlu olmayan veya yalnızca onarım amacıyla kullanılan parçalara yönelik koruma açıkça sınırlandırıldı. Bununla birlikte, üreticilerin kullanıcıları bilgilendirme yükümlülüğü getirilerek kötüye kullanımın önüne geçilmesi amaçlandı​.

Avrupa Birliği Adalet Divanı’nın (CJEU) 2017 yılında verdiği kararlar da bu konuda belirleyici oldu. Mahkeme, bir yedek parçanın “tamir klozu”ndan faydalanabilmesi için görsel olarak birebir aynı olması, yalnızca orijinal görünümün geri kazandırılması amacıyla kullanılması ve üreticinin kullanıcıyı açıkça bilgilendirmesi gerektiğini vurguladı​.

Bu reformla birlikte, tamir klozunun tüm AB genelinde zorunlu ve tek tip uygulanması sağlandı.

2024 reformunun en temel yapıtaşlarından biri olan görünürlük ilkesi, yani “Visibility Clause”, tasarım korumasının çerçevesini çizen yeni referans noktası hâline geldi. Artık bir tasarımın tescil koruması altına alınabilmesi için yalnızca “kullanım sırasında görünür” olması yetmiyor; başvuru sırasında nasıl sunulduğu, yani görsel anlatımı da belirleyici hale geliyor (1).

Bu düzenlemenin özellikle kompleks ürünler için kritik olduğunu düşünüyorum. Örneğin, bir otomobil farı ya da kulaklık iç yüzeyinde yer alan görsel detaylar, doğru şekilde sunulmazsa tescil dışında kalabilir.

Görsel anlatımların, korumanın kapsamını belirleyen ve doğrudan hukuki sonuç doğuran en önemli araç olduğunu asla unutmamamız gerekiyor. Burada konuyu kişisel bir yerden de sahiplenmeden edemem, zira, görsel anlatımların hazırlanması, yüksek lisans tezimde (10) üzerine uzun uzun çalıştığım bir konuydu. Reformun, görünürlük ilkesi kapsamında görsel anlatımlara verdiği bu önemi görmek, beni ayrıca mutlu ediyor.

Hepimizin bildiği üzere, tasarım tescilinin kapsamı, korumak istediğiniz her unsuru açık ve net bir şekilde göstermekle belirleniyor. Artık “birkaç çizim yeter” anlayışının yerini, stratejik ve özenli görsel anlatımlara bırakması gerekiyor. Zira bu durum, her ne kadar başvuru için görsellerin hazırlanmasını daha zahmetli hâle getirse de, tasarım hakkının sınırlarının baştan net bir şekilde çizilmesini sağladığı için hem koruma netliği hem de hukuki öngörülebilirlik açısından büyük bir değer taşıyor.

Yazımı bitirirken, AB Tasarım Reformu çerçevesinde tescilli tasarımlar için belirlenen yeni sembolümüz olan işaretinin hepimize güzellikler getirmesini diliyor; biraz mizahi başlıklarla ele aldığım ve kendimce önemli gördüğüm değişiklikleri anlattığım yazımı keyifle okuduğunuzu umuyorum.

Irmak YALÇINER ÖKTEM

irmakyalciner@gmail.com

Mayıs 2025


Kaynakça (Alfabetik Sıralı)

  1. Bacchini, Cristiano. EU Design Reform 2024: Key Changes in Regulation (EU) 2024/2822 & Directive (EU) 2024/2823. 6th International Seminar on Intellectual Property Law, AIPPI Türkiye Sunumu.
  2. Barker Brettell. EU Announces Design Rights Reform from 1 May 2025. Erişim adresi: https://www.barkerbrettell.co.uk/eu-announces-design-rights-reform-from-1-may-2025/
  3. Bardehle Pagenberg. The RCD is Dead – Long Live the EU Design!, 2024. Erişim adresi: https://www.bardehle.com/en/ip-news-knowledge/firm-news/news-detail/the-rcd-is-dead-long-live-the-eu-design
  4. Chapple Sayer & Youle (CSY). EU Design Reform – A Summary of the Key Changes, 2024. Erişim adresi: https://csy-ip.com/eu-design-reform-a-summary-of-the-key-changes/
  5. European Parliamentary Research Service. Revision of EU legislation on design protection. Brifing belgesi, Temmuz 2023. Erişim adresi: https://www.europarl.europa.eu/RegData/etudes/BRIE/2023/751401/EPRS_BRI(2023)751401_EN.pdf
  6. European Union Intellectual Property Office (EUIPO). Design Reform Hub: Terminology and Procedural Changes. Erişim adresi: https://www.euipo.europa.eu/en/designs/design-reform-hub/terminology-procedural-changes
  7. Haseltine Lake Kempner (HLK). The EU Design Reform Package – Modernising IP for the 21st Century, 2024. Erişim adresi: https://www.hlk-ip.com/news-and-insights/the-eu-design-reform-package/
  8. International Trademark Association (INTA). Webinar: EU Design Legislative Reform Overview. 27 Mart 2025, 11:00–12:00 EST, Zoom formatında çevrimiçi etkinlik.
  9. Kirkpatrick. The New EU Design Law Package: What You Need to Know, 2024. Erişim adresi: https://kirkpatrick.eu/news.asp?id=%7B2D2A5458-1CBB-4D55-949C-17112ADA1962%7D
  10. Yalçıner, I. (2012). Visual representation in industrial design registration: A proposed guideline for Turkey based on legal texts and guidelines from eight different jurisdictions and interviews with Turkish Patent Institute examiners [PDF] https://open.metu.edu.tr/handle/11511/22134