Adalet Divanı Genel Mahkemesi “Royal Shakespeare” kararı – Tiyatro Yapımları Hizmetlerinin Ortalama Tüketicileri Kimlerden Oluşur?

rsc_50_years_stamps_0(Görsel http://www.creativereview.co.uk/cr-blog/2011/april/hat-trick-designs-commemorative-rsc-stamps adresinden alınmıştır.)

 

Avrupa Birliği Adalet Divanı Genel Mahkemesi tarafından 06/07/2012 tarihinde verilen T-60/10 sayılı “Royal Shakespeare” kararı tiyatro hizmetlerinin ortalama tüketici kitlesi ile ilgili dikkat çekici tespitler içermektedir.

 

Bu yazı kapsamında T-60/10 sayılı “Royal Shakespeare” kararının içeriği konusunda detaylı açıklamalar yapılmayacak ve sadece tiyatro hizmetlerinin ortalama tüketici kitlesi konusundaki değerlendirmeler aktarılacaktır. Bununla birlikte, 207/2009 sayılı Topluluk Marka Tüzüğü madde 8(5) kapsamında düzenlenmiş tanınmış markaların farklı mallar / hizmetler bakımından korunması hükmü (556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname madde 8(4) ile paralel hüküm) hakkında detaylı değerlendirmeler içeren kararın tamamının http://curia.europa.eu/juris/document/document.jsf?text=&docid=124801&pageIndex=0&doclang=EN&mode=doc&dir=&occ=first&part=1&cid=145029 adresinde incelenmesi mümkündür.

 

Karar, Birleşik Krallık menşeili “The Royal Shakespeare Company” firmasının 41. sınıfta başta tiyatro hizmetleri olmak üzere bazı hizmetler için tescilli “RSC Royal Shakespeare Company” topluluk markasına ve ulusal markasına dayanarak, Avusturya menşeili “Jackson International Trading Co. Kurt D. Brühl GmbH & Co. KG” firmasının alkollü – alkolsüz içecekler, yiyecek – içecek sağlanması ve geçici konaklama hizmetleri başta olmak üzere 32., 33. ve 42. sınıflardaki bazı mallar / hizmetler için tescilli “Royal Shakespeare” topluluk markasının hükümsüzlüğü talebiyle ilgilidir. Hükümsüzlük talebi ilk olarak OHIM hükümsüzlük departmanına yapılmış ve talebin reddedilmesi üzerine OHIM Temyiz Kurulu nezdinde itiraz edilmiştir. OHIM Temyiz Kurulu 2009 yılında verdiği kararla, “The Royal Shakespeare Company” firmasının hükümsüzlük talebini haklı bulmuş ve “Jackson International Trading Co. Kurt D. Brühl GmbH & Co. KG” firmasına ait topluluk markasının hükümsüzlüğüne karar vermiştir. Hükümsüzlük kararının gerekçesi asıl olarak önceki markaların tanınmışlığı, tanınmışlığın (Avrupa Birliğinin önemli bir parçasını oluşturan) Birleşik Krallık’taki halkın geneli bakımından geçerli olması, markalar arasında üst düzeyde benzerlik bulunması, sonraki markanın sahibinin kullanımı için haklı bir neden ortaya koymaması, bu hususlar birlikte dikkate alındığında markaların kapsadıkları mallar / hizmetler farklı olsa da, önceki markanın itibarından haksız fayda sağlanması ihtimalinin mevcudiyeti olarak belirtilmiştir.

 

“Jackson International Trading Co. Kurt D. Brühl GmbH & Co. KG” firması OHIM Temyiz Kurulu kararına karşı dava açmış ve dava Avrupa Birliği Adalet Divanı Genel Mahkemesi tarafından 06/07/2012 tarihinde karara bağlanmıştır. Kararda, OHIM Temyiz Kurulunun verdiği hükümsüzlük kararı yerinde görülmüştür. Yukarıda da belirtildiği üzere, kararın detayları bu yazıda belirtilmeyecek ve davacının “önceki markanın sadece tiyatro yapımları hizmetleri bakımından ünlü olduğu, bu hizmetlerin hitap ettiği kitlenin toplumun geneli olarak kabul edilemeyeceği” yönündeki argümanına karşı Genel Mahkemenin yaptığı yorum aktarılacaktır.

 

“Jackson International Trading Co. Kurt D. Brühl GmbH & Co. KG” firması markasının hükümsüzlüğü yönündeki karara karşı açtığı davada, hükümsüzlük gerekçesi “RSC Royal Shakespeare Company” markasının tanınmışlığı yönündeki OHIM Temyiz Kurulu tespitine karşı aşağıdaki argümanları öne sürmüştür:

 

“OHIM Temyiz Kurulu davaya konu kararının 30.-32. paragraflarında önceki markanın “tiyatro yapımları”, “kültürel etkinliklerin düzenlenmesi ve tanıtımı”, “tiyatro konusunda eğitim ve öğretim” hizmetlerine yönelik tanınmışlığının kamunun geneli bakımından geçerli olduğu tespitini yapmıştır. Davacıya göre, bu hizmetler bakımından tanınmışlık kamunun geneli bakımından değil, sınırlı bir kitle olarak nitelendirilebilecek bir grup Britanyalı tüketici için geçerlidir. Tiyatro severler olarak adlandırılabilecek bu tüketici grubu, yüksek düzeyde eğitime, kültüre yönelik ilgiye ve bu yapımlara erişebilme imkanına sahiptir. Davacıya göre, halkın çoğunluğu bir tiyatroyu asla içeriden görmeyecektir ve bilet fiyatlarının 5 ila 42 pound arasında olduğu dikkate alındığında, bu hizmetler lüks hizmetler olarak değerlendirilmeli ve günlük tüketime konu hizmetler olarak kabul edilmemelidir. Bu çerçevede, OHIM Temyiz Kurulunun hükümsüzlük gerekçesi markanın halkın geneli bakımından tanınmış bir marka olduğu yönünde sonuca varması yanlıştır.”

 

Mahkemenin bu argümana yönelik değerlendirmesi kararın 34.-37. paragrafları arasında yer almaktadır. Mahkemeye göre:

 

“Mevcut dava, önceki markanın tiyatro yapımları hizmetleri bakımından tanınmışlığı ile ilgilidir, bu hizmetler davacının iddiasının aksine sınırlı sayıda veya elit bir grup izleyiciye değil, halkın geneline yönelik hizmetlerdir. İçinde yaşanılan günler ve çağda tiyatroya gitmek kitlelere açık bir aktivitedir. Tiyatroya erişim herkese açıktır ve ödenebilir fiyatlar nedeniyle ortalama tüketiciler bakımından mümkündür.  Davalının sergilediği bir tiyatro yapımını görmek, bir sinema, konser veya spor müsabakası biletinden muhakkak biçimde pahalı veya herhangi bir kültürel, eğlence veya sportif rahatlama faaliyetinden daha yüksek fiyatlı değildir. Bu çerçevede, bu faaliyetler ortalama tüketiciler ve dolayısıyla halkın geneli bakımından erişilebilir niteliktedir. Bunun ötesinde, bir markanın tanınmışlığı, sadece markanın korunduğu veya kullanıldığı ürünü veya hizmeti satın alan veya kullanan kişilere (bunların  sayısına) değil, aynı zamanda halkın genelinin ve potansiyel kullanıcıların marka hakkındaki bilgisine bağlıdır. Bu yorum, incelenen vakada, davalının yapımlarına hiç gitmemiş veya gitmeyecek olan, ancak davalı markasını sadece bilen (tanıyan) tüketiciler için geçerlidir. Bir markanın tanınmışlığı, markanın tescil edildiği malların veya hizmetlerin hitap ettiği tüketici kitlesinin ötesine geçebilir. Bir diğer deyişle, önceki marka sınırlı bir kitleye yönelik mallar veya hizmetler için tescil edilmiş olsa da (incelenen vaka da böyle bir durum söz konusu değildir), ünü (tanınmışlığı) nedeniyle daha geniş bir kesimce, yani kamunun geneli nezdinde biliniyor olabilir.”

 

Mahkeme bu yorumunun ardından, önceki markanın tanınmışlığına ve tanınmışlığın kamunun geneline yönelik olduğuna karar verilmesine neden olan kanıtları değerlendirmiş ve bu kanıtların değerlendirilmesi neticesinde OHIM Temyiz Kurulunca varılan sonuçları yerinde bulmuştur.

 

T-60/10 sayılı “Royal Shakespeare” kararının, kanaatimizce dikkate değer yönü, sınırlı bir kitleye hitap ettiği varsayılan tiyatro yapımları gibi hizmetler bakımından, marka tanınmışlığının sadece oyunları takip eden kitle yönünden değil, genel tüketici kitlesi bakımından değerlendirilmesi yönündeki tespittir. Hizmetlere erişimin ekonomik olarak pahalı veya en azından benzer nitelikteki diğer boş zaman faaliyetlerinden (spor, eğlence, konser, sinema, vb.) daha pahalı olmaması ve bu haliyle tiyatro yapımları hizmetlerinin sınırlı bir kitleye değil halkın geneline hitap ettiğinin kabul edilmesi gerektiği yerinde bir tespit olarak kabul edilmelidir. Ayrıca, bir markanın tanınmışlığının, sadece markanın korunduğu veya kullanıldığı ürünü veya hizmeti satın alan veya kullanan kişilerin sayısına değil, aynı zamanda halkın genelinin ve potansiyel kullanıcıların marka hakkındaki bilgisine de bağlı olduğunun da altının çizilmesi, tiyatro yapımları ve benzeri hizmetler bakımından son derece gerçekçi bir tespit olmuştur.

 

Türkiye’de tiyatro yapımları ve benzeri nitelikteki hizmetlere gerçek yaşamdaki yaklaşım çoğunlukla, bu tip hizmetlerin sayıca sınırlı bir kitleye hitap eden, lüks tüketim kapsamına giren hizmetler olduğu yönündedir. Gerçekliğin ise Adalet Divanı Genel Mahkemesinin tespitleri ile örtüştüğü şüphesizdir (bu hizmetler Türkiye’de de ucuzdur veya en azından benzer nitelikteki diğer hizmetlerden daha pahalı değildir). Bu tip hizmetlere yönelik haberlerin gazetelerde veya diğer medya araçlarında yoğun olarak yer aldığı da dikkate alındığında, tiyatroya gitmeseler veya gitmeyecek olsalar da, birçok tüketicinin bu hizmetlerden ve hizmeti sunanlardan (yani hizmete ilişkin markalardan) haberdar olduğunun varsayılması ve hizmetleri kullanan veya bilen kitlenin kanaatimizce Türkiye’de de genel anlamda halk olarak kabul edilmesi gerekecektir. Bununla birlikte, tanınmışlığın tespitine yönelik değerlendirmenin yerli tüketiciler bakımından yapılması gerektiği ise şüphesizdir.

 

Önder Erol Ünsal

Temmuz 2012

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s