Etiket: tek tip paketleme

TÜTÜN MAMULLERİNİN PAKETLENMESİ VE ETİKETLENMESİ BAĞLAMINDA MARKA HUKUKUNDAKİ GÜNCEL GELİŞMELER

Tütün mamulü kullanımının azaltılmasına yönelik çalışmalar; sesli ve/veya görüntülü kamu spotları, seminerler, afişler gibi genel anlamda topluma yönelik bilgilendirme faaliyeti şeklinde; tütün mamulü kullanılabilecek alanların sınırlandırılması gibi doğrudan tütün mamullerini kullananlara yönelik yaptırım şeklinde ya da tütün mamulü reklamlarının sınırlandırılması, ürün arzının sıkı şekil şartlarına bağlanması gibi tütün mamulü üreten ve arz eden şirketlere yönelik yaptırım şeklinde karşımıza çıkmaktadır.

Tütün mamullerinin reklamına ve piyasaya arzına ilişkin sınırlandırmalar, tescilli markanın kullanımının sınırlandırılması konusu başta olmak üzere marka hukuku yakından ilişkilidir. Bu ilişkinin pozitif hukuki dayanaklarından biri de 01.03.2019 tarihli ve 30701 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Tütün Mamullerinin Üretim Şekline, Etiketlenmesine ve Denetlenmesine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’tir (Yönetmelik). Tütün mamulünün reklamının ve arzının ilişkin sınırlanmasına ilişkin, Önder Erol ÜNSAL tarafından, farklı zamanlarda, IPR Gezgini’nde etraflı değerlendirmeler yapılmıştı.[1]

Yönetmeliğin yürürlüğe girmesinin üzerinden henüz dört aya yakın bir süre geçmişken, 27 Haziran 2019 tarihli ve 30814 sayılı Resmi Gazete’de, Tütün Mamullerinin Üretim Şekline, Etiketlenmesine ve Denetlenmesine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik (Değişiklik Yönetmeliği) yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Yönetmelikte yapılan değişiklikler ve bu değişikliklerin muhtemel etkilerine ilişkin değerlendirmelerimiz ile değişikliklere ilişkin karşılaştırma tablosu[2] aşağıda yer almaktadır:

  • Yönetmelik m.10/1,a hükmünde yapılan değişiklikle; paketin dış ambalajında yer alacak ayırt edici işaretin, paketin sadece ön yüzünde, birleşik sağlık uyarısının uygulanma şekline göre altındaki ya da yanındaki alana markayla birlikte dikey ve yatay olarak ortalanmış şekilde yazılma zorunluluğu getirilmiştir. 
  • Yönetmelik m.10/6 hükmünde yapılan değişiklikle; tütün mamullerinin dış ambalajındaki ayırt edici ibarenin, “poşet paketlerde paketin arka yüzüne, diğer paketlerde paketin alt yüzeyinde” yer alacağı şeklinde ayrım kaldırılmış ve ayırt edici ibarenin markanın altında konumlandırılacağı, Yönetmelik m.10/1,a hükmüyle uyumlu olacak şekilde hüküm altına alınmıştır.
  • Yönetmelik m.10/7 hükmünde yapılan değişiklikle; nargilelik tütün mamullünün iç ambalajı ile puro ve sigarellonun varsa iç ambalajındaki marka ve/veya ayırt edici işaretin niteliklerinin belirlenmesinde, ambalajın şeffaf olup olmaması esasına dayanan ayrım ortadan kaldırılarak, her iki durumda da işaretin Helvetica yazı tipinde, 14 punto ve siyah renkte, sadece bir yerde yazılabileceği hüküm altına alınmıştır.
  • Yönetmelik m.11/1 hükmünde yapılan değişiklikle; tütün mamullerinin karton malzemeden yapılan birim paketleri ve grupmanlarının iç yüzey renginin, belirlenen diğer renklerin dışında kraft kahvesi olabileceği de hüküm altına alınmıştır.
  • Yönetmelik m.11/12 hükmünde yapılan değişiklikle; aromalı nargilelik tütün mamulü ile puro ve sigarilloda iç ambalajın şeffaf olmaması durumunda, kullanılabilecek renkler arasına gümüş rengi de dâhil edilmiştir. 
  • Yönetmelik m.12/5 hükmünde yapılan değişiklikle; silindir paketlerde yer alacak sağlık uyarılarının boyutlandırılmasında esas alınacak yüzey alanının, Bakanlıkça belirleneceği hüküm altına alınmıştır.
  • Yönetmelik m.15/4 hükmünde yapılan değişiklikle; birleşik sağlık uyarısının üst üste format şeklinde tertip edildiği durumlarda; uyarı metninin kaplayacağı yüzey alanı %38’den %40 ‘a çıkarılmış, bırakma bilgisinin kaplayacağı yüzey alanı ise %12’den %10’a indirilmiştir.
  • Yönetmelik m.17/1,b hükmünde yapılan değişiklikle; içimlik tütün mamullerinin üstten açılan sert paketlerle satışa arz edildiği durumlarda, kapak yüzey alanının, pakette yer alması gereken fotoğrafın kaplayacağı alandan küçük olması ve kapak açıldığından fotoğrafın bölünüyor olması halinde; yüzey alanında yer alacak bırakma bilgisinin kaplaması gereken azami oran %12’den %10’a, asgari oran ise %10’dan %8’e indirilmiştir.
  • Yönetmelik m.18/8 hükmünde yapılan değişiklikle; Yönetmelik m.18/1 hükmünde belirtilen üretim kodlaması veya benzeri işaretlemeler ile m.18/2 hükmünde belirtilen üretim tarihine ilişkin bilginin, bulundukları yüzeye, Helvetica yazı tipinde, rengi Pantone Cool Gray 2 C Mat bitişli şekilde uygulanması zorunluluğu kaldırılarak, anılan ibarelerin bulundukları yüzeye, uygulanacakları alanla sınırlı olmak üzere siyah zemin üzerine beyaz renkte uygulanması zorunluluğu getirilmiştir.
  • Yönetmelik m.18/9 hükmünde yapılan değişiklikle; üretim yeri ve üretici firma iletişim bilgilerinden sadece e-posta adresine en fazla 8 punto olacak şekilde, siyah renkte, Helvetica yazı tipinde yer verileceğine ilişkin sınırlama; sigara birim paketleri için geçerli iken sigara sert birim paketleri için geçerli hale gelmiştir. Kanaatimizce, bu değişiklik, anılan sınırlamanın sert paketler dışında uygulanma kabiliyetinin bulunmamasından kaynaklanmaktadır.
  • Yönetmelik m.18/10 hükmünde yapılan değişiklikle; şeffaf grupmanların üzerindeki etiketlerde yer alacak ibarelerin, Helvetica yazı tipinde olması zorunluluğu kaldırılmıştır. 
  • Yönetmelik m.18/11 hükmünde yapılan değişiklikle; koli üzerindeki etiketlerde yer alacak ibarelerin, Helvetica yazı tipinde olması zorunluluğu kaldırılmıştır.
  • Yönetmeliğin Geçici Madde 1 hükmünde yapılan değişiklikle; üreticilerin Yönetmeliğe uyum amacıyla yapacakları piyasaya arz uygunluk belgesi güncelleme başvurularının yapılabileceği son tarih olan 05.05.2019, 05.12.2019 olarak değiştirilmiş; belirtilen sürede güncelleme izni başvurusu yapılmayan piyasaya arz uygunluk belgelerinin iptal edilmiş sayılacağı tarih olan 06.0.2019, 06.12.2019 olarak değiştirilmiştir.
  • Yönetmelik Geçici Madde 2/1 hükmünde yapılan değişiklikle; üretimi 31.12.2018 tarihinde sona ermiş olan ve üretiminde mentol ve/veya türevleri kullanılmış olan sigaralar hariç olmak üzere 06.01.2005 tarihli ve 25692 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Tütün Mamullerinin Zararlarından Korumaya Yönelik Üretim Şekline, Etiketlenmesine ve Denetlenmesine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olan tütün mamullerine piyasaya arz uygunluk belgesi verilmesine, güncellenmesine, bu tütün mamullerinin üretim ve ithalatına, piyasaya arzına devam olunabilecek son tarih, 05.07.2019 iken 05.12.2019 olarak değiştirilmiştir. 
  • Yönetmelik Geçici Madde 2/2 hükmünde yapılan değişiklikle; üretimi 31.12.2018 tarihinde sona eren ve üretiminde mentol ve/veya türevleri kullanılan sigaraların piyasaya arz edilebileceği son tarih, 05.07.2019 iken 05.12.2019 olarak değiştirilmiştir.
  • Yönetmelik Geçici Madde 2/3 hükmünde yapılan değişiklikle; Yönetmeliğe uyum amacıyla yapılacak ayırt edici ibarenin değiştirilmesine ilişkin başvurularda, 04.11.2010 tarihli ve 27749 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Tütün Mamullerinin Üretim ve Ticaretine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik m.13/2 hükmünün 05.07.2019 tarihine kadar uygulanmayacağına ilişkin düzenleme, 05.12.2019 tarihine kadar uygulanmayacak şekilde düzenlenmiştir.
  • Yönetmelik Geçici Madde 2 hükmüne; piyasaya arz edilen tütün mamullerinin birim paketinde yer alan sağlık uyarılarının, bandrol ile kısmen gizlenemeyeceğine veya kapatılamayacağına ve bu uyarının bütünüyle görünür olacağı hükmüne en geç 31.12.2020 tarihine kadar uyum sağlanacağına ilişkin dördüncü fıkra hükmü eklenmiştir.


Osman Umut KARACA

osmanumutkaraca@hotmail.com

Temmuz 2019


[1] Ünsal, Ö. E., Sigara Ambalajlarına İlişkin Tek Tip Paketleme (Plain Packaging) Düzenlemesi ve Düzenlemenin Tescilli Marka Haklarıyla Bağlantısı, https://iprgezgini.org/2014/08/29/sigara-ambalajlarina-iliskin-tek-tip-paketleme-plain-packaging-duzenlemesi-ve-duzenlemenin-tescilli-marka-haklariyla-baglantisi/, (30.06.2019).

Ünsal, Ö. E., DTÖ Paneli Sigaralar için Düz Paketleme Kararı ve Türkiye Görüşü Bağlamında Markanın Kullanımı Zorunluluğu Tartışmalarına Kısa Bir Ziyaret, https://iprgezgini.org/2018/07/03/dto-paneli-sigaralar-icin-duz-paketleme-karari-ve-turkiye-gorusu-baglaminda-markanin-kullanimi-zorunlulugu-tartismalarina-kisa-bir-ziyaret/, (03.07.2019).

Ünsal, Ö. E., 1984 ve Düz Paketleme; Kara Ütopya ve Gerçeklik, https://iprgezgini.org/2018/08/13/1984-ve-duz-paketleme-kara-utopya-ve-gerceklik/, (03.07.2019).

[2] Değişiklik ile Yönetmelik metninden çıkarılan bölümler üstü çizili kırmızı renkle, eklenen bölümler mavi renkle belirtilmiştir.

Sigara Ambalajlarına İlişkin Tek Tip Paketleme (Plain Packaging) Düzenlemesi ve Düzenlemenin Tescilli Marka Haklarıyla Bağlantısı

plainpackaging.görsel

Sigara kullanımına ilişkin yasaklayıcı ve kısıtlayıcı devlet projeleri ve kampanyaları son yıllarda tüm dünyada yaygınlaşmıştır. Türkiye’de de yaşadığımız yasaklayıcı kampanyaların kapsamı genişledikçe, kısıtlama ve yasakların hukuki boyutu da tartışma konusu olmaktadır. Kısaca, sigara karşıtı devlet kampanyaları artık sadece sigara kullanımının kısıtlanması bağlamında değil insan hakları ve özgürlükleri boyutunda da tartışılmaktadır.

IPR Gezgini, fikri ve sınai haklar ve bunların korunması alanında yayın yapan bir site olduğundan, bu yazıda devlet eliyle yürütülen sigara karşıtı proje ve kampanyaların, tescilli marka haklarıyla çatıştığı bir alan olduğu iddia edilen “plain packaging” uygulaması ve kavram açıklanmaya çalışılacak ve bu uygulamanın hangi açıdan tescilli marka haklarıyla çatıştığı değerlendirilecektir.

Başlangıç olarak “plain packaging” kavramını tanımlamak ve terimin yazıda hangi Türkçe karşılıkla anılacağını belirlemek yerinde olacaktır.

“Plain packaging” en basit şekilde, farklı markalarda olsalar da, tüm sigara paketlerinin tek tip hale getirilmesi olarak tanımlanabilir. Uygulama doğrultusunda, üreticiler paket üzerinde sigaraların markalarına, sadece kelime markası olarak ve izin verilen tek tip ölçü, font ve alanı kullanarak yer verebilecektir. Paketin kalan kısmı boş kalacak veya sağlık uyarılarıyla (yazı, resim, fotoğraf, sigarının zararlarına ilişkin bilgi, vb.) doldurulacaktır. Paketlerin tek tip hale getirilmesi, sigara paketleri üzerindeki logolar, şekil markaları, renkler dahil olmak üzere tüm ayırt edici unsurların kaldırılmasını kapsamaktadır. Paketlerin tek tip hale getirilmesi, paket üzerindeki markaların ve ayırt edici işaretlerin kaldırılması ile sınırlı değildir, paketlerin boyutları, kapakları, açılış biçimleri, dokuları, vb. tüm bileşenlerini de kapsamaktadır.

“Plain packaging” teriminin üzerinde uzlaşılmış bir Türkçe karşılığına rastlanılmamış olmakla birlikte, terimin çeşitli yerlerde “düz paketleme, kara paketleme, standart paketleme, tek tip paketleme” olarak anıldığı görülmüştür. Bu terimler arasından, “tek tip paketleme” daha doğru bir tanım olarak gözüktüğü için, “plain packaging” kavramını yazı boyunca “tek tip paketleme” olarak anacağız.

Sigaralara ilişkin tek tip paketleme önerileri 1990’lı yıllardan itibaren farklı ülkelerde tartışılmaya başlanmıştır. Bununla birlikte, tek tip paketlemeyi kanunlaştıran ilk ülke 2012 yılında Avustralya olmuştur. Avustralya yasalarına göre, Aralık 2012’den itibaren piyasaya sürülen tüm sigara paketleri tek tiptir. Avustralya’nın ardından, benzer içerikte yasal düzenlemeler, Avrupa Birliği ülkelerinden bazıları dahil olmak üzere çeşitli ülkelerde gündeme gelmiştir. İrlanda hükümeti bu konuda bir düzenleme yapma niyetinde olduğunu ifade etmiştir ve çeşitli ülkelerde de konu aktif biçimde tartışılmaktadır. Buna karşın, çok uluslu sigara devlerinin ve bunları destekleyen çeşitli lobilerin de tek tip paketlemeye karşı aktif bir kampanya yürüttükleri ve uygulamanın daha fazla ülkede kanunlaşmasını engellemeye çalıştıkları da ifade edilmelidir.

Avustralya’da tek tip paketleme kanununun kabul edilmesi bu kanuna karşı mücadelenin sonu olmamış, ancak kanuna karşı açılan dava Avustralya Yüksek Mahkemesi tarafından hükümet lehine karara bağlanmıştır. Buna ilaveten, Ukrayna, tek tip paketleme yasasının TRIPS ve GATT hükümlerine aykırılık içermesini gerekçe göstererek Avustralya’yı Dünya Ticaret Örgütü (WTO)’ne şikayet etmiştir. Şikayetin, WTO tarafından incelenmesi amacıyla bir panel oluşturulmuştur ve çok sayıda ülke panele katılma isteklerini beyan etmiştir. Panel henüz ihtilafı incelememiştir. (Ayrıntılı bilgi için, bkz. http://www.wto.org/english/tratop_e/dispu_e/cases_e/ds434_e.htm)

Sigaralara ilişkin tek tip ambalajlama projesine karşı öne sürülen argümanlardan birisi, uygulamanın marka haklarına ve mülkiyet hakkına aykırı olduğu iddiasıdır. Bu yazıda belirtilen argümanlar açıklanmaya gayret edilecektir.

Tek tip ambalajlama karşıtlarının görüşlerine göre, tek tip ambalajlama, tescilli markalardan kaynaklanan hakların ortadan kaldırılması ve bu haliyle marka sahiplerinin yasal haklarının ihlal edilmesi anlamına gelmektedir.

Topluluk Marka Direktifi veya Tüzüğü esas alınarak ifade edilecek olursa, tescilli markaların sahiplerine münhasır haklar sağladığı açıktır. Buna ilaveten, ilgili mevzuatta bir işaretin mutlak veya nispi ret nedenleri çerçevesinde reddedilmesi veya hükümsüz kılınması gerekmediği sürece marka olabileceği de belirtilmiştir. Ek olarak, markanın asli işlevinin bir teşebbüsün mallarının veya hizmetlerin diğer teşebbüslerin mallarından veya hizmetlerinden ayırt edilmesini sağlamak olduğu da ortadadır. Bu hükümler esas alındığında, tek tip ambalajlama karşıtlarına göre, tek tip ambalajlamanın kabul edilmesi markanın ayırt edicilik işlevinin ortadan kaldırılması anlamına gelmektedir. Şöyle ki, birçok sigara markası renk, şekil veya logolarıyla birlikte tescil edilmiş ve bu halleriyle kullanılarak tüketicilerce bir firmayla özdeşleştirilmiş hale gelmiştir. Tek tip ambalajlama çerçevesinde, sigara paketlerinde renk, logo, şekil gibi unsurların ortadan kaldırılması gündeme geldiğinde, marka sahiplerinin tescilli markalarını tescil ettirdikleri haliyle kullanmaları ve dolayısıyla kanuni hakları engellenecektir. Markaların tescil edildikleri halleriyle kullanılmalarının engellenmesi ise tescilli markanın sağladığı münhasır hakların ve markanın ayırt edicilik işlevinin ortadan kaldırılması ile eş anlamlıdır. Buna ek olarak, renkler ve şekiller marka olabilecek işaretler arasında sayılmışken, bunların başka bir düzenlemeyle (tek tip paketleme düzenlemesi ile) marka olarak kullanımının engellenmesi, marka oluşturabilecek işaretler sayılarak yapılan ve mevzuatta yer alan marka tanımının ortadan kaldırılması anlamına gelmektedir ve tek tip paketleme düzenlemesi bu anlamda da hukuka aykırıdır.

Kısaca, tek tip ambalajlama karşıtları, marka sahiplerinin tescilli markalarından kaynaklanan haklarının tek tip ambalajlama ile ihlal edileceği görüşündedir.

Sigara markası sahiplerinin, tek tip ambalajlamaya hukuken karşı duruşunun bir diğer gerekçesi ise Dünya Ticaret Örgütü (WTO)’nü kuran uluslararası anlaşmalardan kaynaklanmaktadır. Tek tip ambalajlamanın Ticaretle Bağlantılı Fikri Mülkiyet Hakları (TRIPS) Anlaşması’na aykırı olduğunu öne süren sigara markası sahipleri, genel olarak takip eden argümanlara dayanmaktadır:

(i) Tek tip ambalajlama, TRIPS madde 20’de yer alan “Bir markanın ticaretin seyri içinde kullanılması, bir başka marka ile birlikte kullanma, özel bir biçimde kullanma veya bir işletmenin mal veya hizmetlerini diğer işletmelerinkinden ayırma özelliğine zarar verecek şekilde kullanma gibi özel koşullarla haksız yere engellenmeyecektir.” hükmünün ihlali anlamına gelmektedir. Şöyle ki, TRIPS anlaşmasının hükümlerinde ve genel ruhunda, marka haklarına ilişkin olarak sigaraya veya daha genel ifadelerle sağlığa yönelik bir istisna tanımlanmamıştır. Bu haliyle, tek tip ambalajlamayla marka haklarının kullanılmasına getirilecek kısıtlamalar TRIPS hükümlerinin ihlaliyle eş anlamlı olacaktır.

(ii) Korunabilir markalar konusunu düzenleyen TRIPS madde 15(1) “Bir işletmenin mal ve hizmetlerini diğer işletmelerin mal ve hizmetlerinden ayıran herhangi bir işaret veya işaret kombinasyonu bir marka oluşturabilecektir. Bu tür işaretler, özellikle kişisel adları, harfleri, sayıları, mecazi unsurları içeren sözcükler, renk kombinasyonları ve bu tür işaret kombinasyonları, marka olarak tescil edilmek için uygun addedilecektir…” hükmünü içerdiğinden, tek tip ambalajlama ile getirilen kullanıma ilişkin sınırlamalar, bu hükmün kapsamının daraltılması anlamına gelecektir.

(iii) TRIPS madde 15(4) “Uygulanacak mal veya hizmetlerin niteliği markanın tesciline hiçbir şekilde engel oluşturmayacaktır.” hükmünü içermektedir. Bu hüküm gereğince, malların ve hizmetlerin niteliği bunların tescil edilebilirliğini etkilemeyecek ve malların ve hizmetlerin niteliği nedeniyle marka başvuruları reddedilmeyecektir. Sigara şirketlerine göre, tek tip ambalajlamaya yönelik mevzuat, malların (sigara) niteliği nedeniyle tescilli markaların tescil edildikleri haliyle kullanımına engel teşkil edeceğinden, TRIPS madde 15(4)’ün ihlali olarak görülmelidir.

(iv) TRIPS madde 16, tescilli marka sahiplerine verilen hakları düzenlemektedir. Tescilli marka sahiplerinin markalarını kullanım biçimlerinin, tek tip ambalajlama mevzuatı ile sınırlanması, marka sahiplerinin markalarını tescil ettirdikleri biçimde kullanmalarını engelleyecek ve marka korumasının kapsamını daraltacaktır. Dolayısıyla, tek tip ambalajlama mevzuatı TRIPS madde 16’ya da aykırı niteliktedir.

Sigara şirketleri, tek tip ambalajlamanın Sınai Mülkiyetin Korunması için Paris Sözleşmesi’nin birinci mükerrer 10 uncu maddesine de aykırı olduğu görüşündedir. Belirtilen madde, “Bir rakibin ticarethanesini, ürünlerini veya sınai veya ticari faaliyeti ile herhangi bir vasıtaya başvurularak bir karışıklığa yer verecek bütün her türlü olaylar”ın yasaklanacağı hükmünü içermektedir. Sigara şirketlerine göre, tek tip ambalajlama mevzuatı, tescilli markaların kelime unsuru dışındaki tüm ayırt edici unsurlarını ortadan kaldıracağından ve kelime unsuruna da sadece belirlenen ölçü ve fontlar dahilinde izin vereceğinden, markaların ayırt edici özellikleri ortadan kaldırılacak ve bu yolla tütün ürünlerinin tüketicileri alım sırasında ciddi karıştırma riskiyle karşı karşıya bırakılacaktır. Sigara şirketlerine göre bu durum Paris Sözleşmesi üyesi ülkelerin sözleşmeden kaynaklanan sorumluluklarını yerine getirmeyecekleri anlamına gelmektedir.

Tek tip ambalajlamaya yöneltilen bir diğer eleştiri ise daha genel niteliktedir ve uygulamanın İnsan Hakları Sözleşmesi’ne aykırı olduğunu savunmaktadır.

İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına İlişkin Sözleşme’ye Ek 1. Protokol’ün 1 inci maddesi, Mülkiyetin Korunması başlığını taşımakta ve takip eden düzenlemeyi içermektedir: “Her gerçek ve tüzel kişinin mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkı vardır. Bir kimse, ancak kamu yararı sebebiyle ve yasada öngörülen koşullara ve uluslararası hukukun genel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabilir.” Buna ilaveten, devletlerin kişilerin yasalarla korunan mülkiyet haklarını dikkate alarak düzenlemelerde bulunmaları gerektiği de açıktır. Bu bağlamda, mülkiyet hakları kapsamına giren marka hakkının kullanımının tek tip ambalajlama yoluyla kısıtlanması ve buna ilişkin olarak marka hakkı sahibine herhangi bir tazminat ödenmemesi, sigara şirketlerine göre, İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına İlişkin Sözleşme’yle korunan mülkiyet hakkının ihlali anlamına gelmektedir.

Sigara şirketlerinin mülkiyet hakkının ve özel olarak sınai mülkiyet haklarının ihlali gerekçeli argümanları, yukarıda bahsedilen Avustralya Yüksek Mahkemesi önündeki davada da dile getirilmiştir. Bununla birlikte, Avustralya Yüksek Mahkemesi’nin belirtilen argümanları kabul etmediği ve tek tip ambalajlama kanununu iptal etmediği de ifade edilmelidir. Yüksek Mahkemenin kararının http://www.austlii.edu.au/au/cases/cth/HCA/2012/43.html bağlantısından incelenmesi mümkündür ve bu karar yazı kapsamında ayrıca irdelenmeyecektir.

Türkiye’de son yıllarda devlet eliyle yürütülen sigara karşıtı kampanya ve projelerin yoğunluğu dikkate alındığında, tek tip ambalajlama tartışmalarının yakın vadede Türkiye’de de karşımıza çıkması büyük sürpriz olmayacaktır. Buna karşın, çok uluslu sigara şirketlerinin dünyada genelinde sahip oldukları büyük güç ve Avrupa Birliği’nde konu hakkında yaşanan büyük tartışmalar göz önünde bulundurulduğunda, tek tip ambalajlamanın kabul edilmesi durumunda dahi marka hakkı sahiplerinin haklarını ısrarla savunacakları görülmektedir. Bu satırların yazarı, sigarayı yaklaşık 5 yıl önce bırakmış olmasına karşın, kendisini sigara karşıtı olarak tanımlamaktan özellikle kaçınmakta ve sigara içenlerin toplumdan soyutlanmasına varabilecek önlemleri aşırı bulmaktadır. Bununla birlikte, tek tip ambalajlama düzenlemelerine karşı mülkiyet hakkı ve daha dar anlamda tescilli marka hakları öne sürülerek yapılan itirazlar konuyu yazar açısından entelektüel anlamda daha da ilginç kılmaktadır. Bu çerçevede, bu yazıyı ilgi çekici ve daha derinlemesine irdelenmesi gereken bir konuya ilişkin başlangıç yazısı olarak tanımlamak ve sonradan gelecek daha detaylı yazıların sinyalini şimdiden vermek kendi adıma yerinde olacaktır.

 

Önder Erol Ünsal

Ağustos 2014

unsalonderol@gmail.com