Etiket: NFT ve fikri mülkiyet hakları

NFT’LERİN TELİF HUKUKU YÖNÜNDEN DEĞERLENDİRİLMESİ

Tüm dünyada Covid-19 salgını sonrası hızlanan dijital dönüşüm ile birlikte, NFT’ler ünlü markaların pazarlama stratejileri arasında yerini aldı. NFT teknolojisi, yeni bir dijital bir tüketim anlayışı ile karşı karşıya gelen markalar için önemli olduğu kadar, sanatta dijitalleşme ile de sanat dünyasında yeni bir boyutu temsil ediyor. Söz konusu yeni teknolojiler, yeni hukuki sorunları da beraberinde getiriyor. Dijital bir sertifika olarak değerlendirebileceğimiz NFT’lerde ömür boyu sahiplik ve adeta tescil benzeri bir sistem söz konusu.

NFT nedir ve neden bir devrim olarak kabul ediliyor?  2022 yılı başında Hermes tarafından açılan dava ile marka hakkı ihlali uyuşmazlığı  (Bkz. ÜNSAL, Ö., NFT ile Marka Hakları Birkin Çantaları için Çatışıyor: Hermès v. Metabirkins – IPR Gezgini) ile Ucuz Roman’ın (Pulp Fiction) dağıtımcısı Miramax ile ünlü yönetmen Quentin Tarantino arasında film NFT’leri nedeniyle bir telif uyuşmazlığı ile gündeme gelen NFT’lerin hukuki boyutu nasıl değerlendirilmelidir?

NFT nedir ?

NFT, Non Fungible Token benzeri olmayan bir kripto varlıktır. Eşsiz yani yerine benzeri ikame edilemez şekilde tek olan bir varlıktır (TEVETOĞLU, M., NFT’nin Gündeme Taşıdığı Hukuki Sorunlar, Şubat 2022, Yapay Zeka Çağında Hukuk, İstanbul Barosu Bilişim Hukuku Komisyonu, Yapay Zeka Çalışma Grubu, Bülten Sayı 17, s. 7 vd, https://www.istanbulbarosu.org.tr/files/komisyonlar/yzcg/2022subatbulten.pdf ).  Herhangi bir içerik NFT’ye dönüştürülebilir. Bir sanat eseri, resim, görüntü, video veya ses dosyası, bir şiir, bir tweet, grafik tasarım, kolaj, karikatür, GIF, sanal oyun öğeleri, alan adı vb.

NFT’ler “akıllı sözleşmeler” biçimindeki yazılım kodlarından oluşmaktadır. Akıllı sözleşmeler ile NFT’nin kullanımına ilişkin koşullar belirlenebilir, yeniden satışlarda telif ödemeleri tesis edilebilir. Blok zincir kapsamında bir kod yazıldıktan sonra artık değiştirilemez ve kalıcı olarak blok zincirdeki bir token’e basılırlar. Bu da NFT teknolojisini biricik ve eşsiz kılar. Ayrıca, dijital sertifika sayesinde adeta sicile tescil (kayıt) benzeri bir işlev görür, mülkiyet hakkı yönünden belirlilik sağlar. Benzersiz olması nedeniyle aynı zamanda koleksiyonerlerin de dikkatini çekmekte ve/veya yatırım aracı olarak kullanılabilmektedir.

NFT’nin fikri mülkiyet hakları ile bağlantısı nedir?

NFT içinde gömülü herhangi bir dijital varlık, üçüncü kişilerin fikri veya sınai haklarını ihlal ediyor olabilir. Örneğin NFT olarak yaratılan ve satışa sunulan bir ürün, tescilli bir tasarım veya markayı içerebilir ve bu durum 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’na aykırı olarak üçüncü kişilerin sınai haklarını ihlal edebilir. Diğer yandan, NFT içine gömülü bir dijital varlık, bir sanat eserini konu aldığında, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu tarafından korunan eser sahiplerinin haklarına tecavüz teşkil edebilir.

NFT olarak ortaya çıkan ürün hususiyet başta olmak üzere FSEK’teki şartları taşıyor ise eser kapsamında korunabilir. Eser niteliğini haiz olmayan özgün yaratımlar da yasal koşulları varsa haksız rekabet hukuku ile korunabilecektir. Sınai haklar bağlamında ise NFT içinde gömülü herhangi bir dijital varlık, tescilli bir tasarımı veya markayı içeriyorsa, ihlal teşkil edebileceği unutulmamalıdır.

NFT oluşturma yetkisi kime aittir?

NFT oluşturma yetkisinin kime ait olduğu oldukça tartışmalı bir konudur. Henüz bu konuda verilmiş bir yargı kararı bulunmamakla birlikte, Quentin Tarantino tarafından “Pulp Fiction”ın daha önce görülmeyen yedi sahnesini ve orijinal el yazısı senaryosunu Gizli NFT formatında satışa çıkaracağını duyurunca filmin yapım şirketi Miramax, Tarantino’ya telif hakkı, marka ve sözleşme ihlali gibi birçok suçlama ile dava açılmıştır. Ancak yargılama sırasında taraflar sulh olduklarından bu hususta mahkemece bir değerlendirme yapılmamıştır.

Esasen geçmiş uygulamalardan örnek vermek gerekirse, tekniğin ilerlemesi sonucu kasetlerin yerini müzik cd’lerinin almasıyla birlikte cd’ler, kaset yerine ikame mecra olarak kabul edilmiş ve Yapımcıların cd ile umuma arz ve mali hakları kullanma konusunda da yetkili olduğu kabul edilmiştir.

Ancak gerçek kişilerin diledikleri yer ve zamanda internet üzerinden müzik eserine erişimi FSEK m. 25/2 kapsamında umuma erişilebilir kılma hakkı kapsamında sayılmış ve doktrinde internet öncesinde kaset ve cd ile sınırlı anlaşmalar internetin hayatımıza girmesi ile yeni bir hak kapsamında görülerek mali hakkın genişletilmesi olarak kabul edilmiştir (PEKDİNÇER, T, Yargıtay l l ’inci Hukuk Dairesi’nin 5 Nisan 2021 Tarihli Kararı Işığında Umuma Erişilebilir Kılma Hakkına ilişkin Hak Sahipliğinin Değerlendirilmesi, Yürürlüğünün 70. Yılında Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu, İstanbul Barosu Yayınları, 2022, s. 111-121, https://www.istanbulbarosu.org.tr/files/yayinlar/eyayin/doc/y70yfvsek.pdf, MEMİŞ, T., “Bulut Bilişimde Fikri Hak Sorunları”, Editör Tekin Memiş, Fikri Mülkiyet Hukuku Yıllığı 2013, Ankara, 2015, s. 315-346, s. 328.). Bu durumun sonucu ise FSEK m. 51/2 uyarınca ileride çıkarılacak mevzuatla mali hakların şümulünün genişletilmesinden eser sahibinin yararlanması anlamına gelmektedir.

Ancak NFT yine internet üzerinden umuma erişilebilir kılma hakkı kapsamında dağıtımı sağladığından kanaatimizce NFT’ye dönüştürülen eserler yönünden yeni bir hak ihdası söz konusu değildir.  Kanaatimizce mecra değişikliği (ikame mecra – WEB 2’ye alternatif WEB 3) söz konusu olup yeni bir hak ihdası söz konusu değildir. Dolayısıyla, bir eser sahibi FSEK m. 25 uyarınca çoğaltma ile umuma iletim ve umuma erişilebilir kılma haklarını bir yapımcıya devretti ise, Yapımcı NFT oluşturabilecek ve bu mecradan kullanıcılara ulaşmayı sağlayacaktır.

Bir sanat eserinden NFT oluşturulmasında FSEK kapsamında hangi haklara yönelik bir müdahale söz konusu olabilir?

FSEK m. 22’de “Çoğaltma hakkı”na ilişkin olarak ilk fıkrada; bir eserin aslını veya kopyalarını, herhangi bir şekil veya yöntemle, tamamen veya kısmen, doğrudan veya dolaylı, geçici veya sürekli olarak çoğaltma hakkı münhasıran eser sahibine ait olduğu ifade edilmekte iken, hükmün ikinci fıkrasında Eserlerin aslından ikinci bir kopyasının çıkarılması ya da eserin işaret, ses ve görüntü nakil ve tekrarına yarayan, bilinen ya da ileride geliştirilecek olan her türlü araca kayıt edilmesi, her türlü ses ve müzik kayıtları ile mimarlık eserlerine ait plan, proje ve krokilerin uygulanması da çoğaltma sayılır. Aynı kural, kabartma ve delikli kalıplar hakkında da geçerlidir.” denilmektedir.

NFT’lerin mevcut eserlerin ileride geliştirilecek her türlü araca kaydedilmesi şeklinde çoğaltma kapsamında değerlendirilmesi mümkündür.Bu anlamda müzik eserinin NFT’ye dönüştürülerek arzı, çoğaltma hakkı kapsamında, NFT platformlarından arzı umuma iletim hakkı kapsamında değerlendirilebilir.

Ancak herhalde, FSEK madde 52 uyarınca eser, icra, fonogram, film ve/veya yayınlar için yazılı şekilde yapılacak sözleşme ve benzeri işlemler sırasında, bu ürünlerden yaratılabilecek NFT ile ilgili haklar için ayrıca ve açıkça düzenleme yapılması hak kaybına uğramamak bakımından daha elverişli bir yol olacaktır. Zira, FSEK m. 51’de belirtilen ileride ortaya çıkacak hakların eser/bağlantılı hak sahibine ait olacağına ilişkin düzenleme uyarınca, NFT biçiminde yeni ortaya çıkartılacak eserlere ilişkin tartışma konusu olabilir. Kanaatimizce, mevcut sanat eserlerinin NFT olarak çoğaltılmasında ve umuma iletilmesinde yeni ortaya çıkacak bir hak değil, salt mecra değişikliği söz konusu olacaktır. NFT’nin eserin dijital sertifikası olduğu kabul edildiğinde yeni bir hak olduğu, mali hakların şumülünün genişletildiğini kabul etmek mümkün değildir. Ancak bu hususun ileride ortaya çıkabilecek kullanımlara göre yeniden değerlendirilmesi gerekmektedir. Herhalde, henüz bu konuda doktrin görüşleri ve yargı içtihatları oluşturulmadığından NFT oluşturmak ve pazarlanması için FSEK m. 52 şartlarını haiz bir yetki belgesi alınması ileride meydana gelecek uyuşmazlıklarda belirsizliği ortadan kaldıracaktır.

NFT’ye dönüştürülen eser, yeni bir eser midir?

Mevcut bir esere dayalı olarak çıkartılan NFT’lerin vasfı, eser kaydını taşımak ve bu kayda erişimi sağlamaktır. Bir NFT’yi oluşturan kişiler veya bunun dayandığı eserin sahibinin genellikle bu sürece hususiyet katmadıkları dikkate alındığında, bu NFT’nin oluşumu tamamen teknik bir süreçten ibarettir. Doktrinde, NFT’lerin dayandıkları esere göre bir yenilik unsuru barındırmamaları, eser sahibinin hususiyetini taşımamaları ve fikri çaba ürünü olma şartını karşılamamaları da NFT’ye dönüştürmenin teknik bir işlemden ibaret olduğu görüşünü doğrulamaktadır (ÖZDEMİR, S. S., Sanat Eserlerinin Menkul Kıymetleştirilmesinde Bir Araç Olarak Gayri Misli Sanal Jetonlar (NFT) ve Sahiplerine Sağladıkları Fikri Hakların Değerlendirilmesi, Banka ve Ticaret Hukuku Dergisi, Cilt: 37, Sayı: 3, Eylül 2021, s. 71). Bu teknik işlem, eser niteliğini haiz bir yazılım olarak değerlendirilecek bir hususiyet taşıyorsa bilgisayar yazılımı olarak arka plandaki kod ayrıca korunabilir (ÖZDEMİR, s. 73-74; FİLORİNALI, K. Non Fungible Tokens (NFT’ler) ve Fikir ve Sanat Eserleri Hukuku Yansımaları, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayımlanmamış Yüksek Lisans Tezi, İstanbul 2022, s. 47 vd.).

Örneğin, bir müzik eserine dayalı olarak oluşturulan NFT’nin, sadece oluşturulma süreci nedeniyle, eser vasfı taşıması halinde işleme eser söz konusu olabilir. NFT oluşturmak aslında teknik bir süreçten ve bu varlığın bir anlamda “dijital sertifikasının” oluşturulmasından ibarettir. En azından bugün bilinen tekniğin mevcut hali itibariyle, eserin sübjektif unsurunu (hususiyet şartı) taşımaması nedeniyle tek başına bu sürecin oluşturulan NFT’lere eser vasfı kazandırmayacağı ve bu nedenle işleme eser olarak değerlendirilmeyeceği ifade edilmektedir (ÖZDEMİR, s. 73; FİLORİNALI, s. 45).

Bu noktada Yargıtay ve doktrin görüşlerinde senkronizasyon hakkının işleme olarak kabul edildiği de göz önünde bulundurulmalıdır. Zira, NFT (müzik eseri ve video ile oluşturuldu ise ve bu bileşim hususiyet taşıyorsa) işleme hakkı kapsamında değerlendirilecektir.

Ancak ileride, sanal jeton oluşturma sürecinin teknik yapısı, dayandığı eseri yorumlayan bir nitelik kazanırsa, dayanılan eserden bağımsız olarak, NFT’ye dönüştürme sürecini yürüten kişinin de hususiyetini yansıtırsa işleme eserin meydana geleceği savunulabilir, ya da NFT oluşturan kişi yazılım vasıtasıyla kendi hususiyetini katarak eser vasfını taşıyan bir çıktı üretebilir.

Son olarak teknik anlamda, bir eser ile ilişkilendirilen bir NFT oluşturulurken, içeriğin depolanmasında kullanılacak mekanizmalara göre hangi mali hakların gündeme geleceği değişiklik arz edebileceği de dikkate alınmalıdır (Detaylı bilgi için bkz. GÜÇLÜTÜRK, O.G., NFT’lerin Oluşturulması ve Transferinin Eser Sahibinin Mali Haklarıyla İlişkisi, https://nasamer.ku.edu.tr/nftlerin-olusturulmasi-ve-transferinin-eser-sahibinin-mali-haklariyla-iliskisi/ ).

Mevcut yasal düzenlemeler çerçevesinde NFT’lerin hukuki dayanağı ve bir eserin NFT eser olarak umuma arzının sonuçları nelerdir?

NFT, Non Fungible Token yani benzersiz, benzeri olmayan token (jeton) demektir. Bu bir kripto varlıktır. Tekildir. Eşsiz yani yerine benzeri ikame edilemez şekilde tek olan bir varlıktır. Token ya klasik anlamda ‘Token’ ya da ‘Non Fungible Token’ şeklinde blokzincirde üretilir. Token ‘replacable’ yani benzeri ile değiştirilebilir iken, NFT ‘non-replacable’ yani benzerinin yerine ikame edilmesi mümkün olmayan bir kripto varlık türüdür. NFT, bir kripto varlık olarak gayri maddi bir mal varlığı unsurudur. Maddi bir varlığı yoktur, kriptografik veriden oluşur. Bu kripto varlık, bir fikri ürünü konu alarak üretilebileceği gibi bunun dışındaki herhangi bir varlığı da konu alabilir. Bir eseri konu aldığı durumda, dayanak aldığı eserin türüne göre hukuki statüsü belirlenebilir. Bunun dışında yani bir fikri ürüne odaklanmayan NFT ise FSEK’teki şartları taşıyorsa, tek başına eser özelliği gösterebilir ya da böyle bir özelliği yoksa, maddi olmayan bir mal varlığı olarak nitelenebilir.

Kripto paralar hukukumuzda menkul kıymet olarak nitelendirilmektedir. Sanat eserlerine dayalı NFT’lerin ise, menkul kıymet niteliğinde olmadığı kabul edilmektedir. NFT’ler tokenlerden farklı olarak eşsiz varlıklar, yerine başka bir varlık konulamaz nitelikte, bölünemeyen, ikame edilemeyen bir veri birimi, bir dijital sertifikadır. Herhangi bir borçlanma işlevi bulunmadığından borçlanma aracı veya depo sertifikası olarak da kabul edilmemektedir. NFT her türlü varlığın dijital sertifikası şeklinde üretilebilir. NFT’nn temel özelliği bir kanıt (hash değeri içeren zaman damgası içeren) niteliğinde olmasıdır. Bu tekillik, benzersizlik ve kanıt niteliğinde oluşu NFT’lerin daha çok sanat dünyasında popüler eğlence araçlarının metalaştırılmasının yolunu açmıştır. (Mete Tevetoğlu, Baro Sunumu)

NFT bir fikri ürünü esas alabilir, ya da tek başına üretilebilir. Dolayısıyla NFT’ler sahibine fikri hak sağlayabilir. NFT’nin sahibine sağlayacağı hakların tespitinde (üçüncü kişilere devrinin mümkün olup olmadığı vb.) akıllı sözleşme hükümleri belirleyici olacaktır.

Sanat eserlerine dayalı olarak çıkarılan NFT’lerin satın alınması halinde mali hak devrinin söz konusu olup olmadığı konusunda FSEK m. 52 uyarınca mali hakların devri için özel nitelikli şekil şartı arandığından, NFT’lerin devrinin, dayandıkları esere ilişkin mali hakların devri sonucunu doğurması için, NFT’nin devri ile birlikte ilgili eserin devrine ilişkin ayrı bir sözleşme yapılması gerektiği düşünülmektedir. Aksi takdirde NFT’nin satın alınması sadece eser nüshasının satın alınması sonucunu doğuracaktır (ERSOY PINAR, D.M., NFT’lerin Metaverse’teki Yeri ve Fikri Mülkiyet, Yürürlüğünün 70. Yılında Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu, İstanbul Barosu Yayınları, 2022, s. 426)

Bir esere dayalı olarak çıkartılan ve sahiplerine eserin belirli parçalarına sahip olma imkanı tanıyan NFT’lerin öncelikle eserin çoğaltılması kapsamında değerlendirilebileceği kanaatindeyiz. FSEK m. 22/2’de ifade edilen “eserin işaret, ses ve görüntü nakil ve tekrarına yarayan, bilinen ve ileride geliştirilecek her türlü araca kayıt edilmesi” olarak ifade edilen çoğaltma hakkı kapsamında değerlendirilebilecektir (Aynı yönde; ÖZDEMİR, s. 76.). WIPO Magazine’de yayımlanan bir yazıda ise umuma iletim olarak değerlendirildiği görülmektedir (Only the right of communication to the public could be infringed through a link in an NFT, as in such a case there is a causal connection between the token and the work. However, as an NFT is simply code, it is not a substantial reproduction of the work, so it would not infringe those rights. Bir NFT’deki bir bağlantı yoluyla yalnızca umuma iletim hakkı ihlal edilebilir, çünkü böyle bir durumda NFT ile eser arasında nedensel bir bağlantı vardır. Ancak, bir NFT basit bir kod olduğundan, çalışmanın esaslı bir kopyası değildir, dolayısıyla bu hakları ihlal etmez. Bkz https://www.wipo.int/wipo_magazine/en/2021/04/article_0007.html). Kanatimizce de, çoğaltmanın yanı sıra, NFT eserin pazarlanmak üzere platformlarda yayınlanması halinde umuma iletim (umuma erişilebilir kılma) söz konusudur.

Bir eseri NFT’ye dönüştürmekle, NFT’nin halihazırda kullandığı blockchain teknolojisinin, FSEK’teki kayıt-tescil anlayışının Sınai Mülkiyet Hukuku’ndaki tescile benzer bir sonuç doğuracağı (MÜFTÜOĞLU, O., İstanbul Sanat Dergisi, https://www.istanbulsanatdergisi.com/sanat-dunyasinda-teknolojik-devrim-nft/), NFT kopyalanamadığından yasadışı kopyalamaya engel olunacağı (ŞENSOY, B. / TÜRKOĞLU, A. / ÖZTÜRK ÖZKAN, Z., İstanbul Sanat Dergisi, https://www.istanbulsanatdergisi.com/sanat-dunyasinda-teknolojik-devrim-nft/), aracısız bir dağıtım mekanizması sağladığı,  eserin pazarlanması aşamasında farklı mecra yaratacağı, kripto para ile müzik eseri ve albüm satın alınabileceği, yenilikçi bakış açısı ile web3 tüketicisine hitap edileceği, sınırlı sayıda plak satışında olduğu gibi pazarlama tekniği açısından da NFT’lerin kullanılabileceği ileri sürülmektedir.

İrem TOPRAKKAYA

Aralık 2022

iremtoprak@gmail.com

Birleşik Krallık ve Çin’den NFT’ler ile İlgili İki Güncel Mahkeme Kararına Genel Bir Bakış


Birleşik Krallık Yüksek Mahkemesi’nin “Lavinia Deborah Osbourne v (1) Persons Unknown (2) Ozone Networks Inc Trading as OpenseaKararı

Çin Hangzhou İnternet Mahkemesi’nin “Qice v. BigVerse” Kararı

2021 yılının başından itibaren adını sıklıkla duyduğumuz ve bugün sanat, müzik, video oyunları ve sinema gibi hayatımızın birçok alanında karşımıza çıkan Non-Fungible Token’lar (NFT) uzun süre gündemde yer alacak gibi görünüyor. Nitekim sadece 2022 yılının ilk çeyreği için NFT’lerin toplam piyasa işlem hacminin 12.13 milyar ABD Doları civarında olduğu söyleniyor.[1]

Bu kadar hızlı büyüyen bir piyasaya sahip olan NFT’ler, doğal olarak diğer alanların yanı sıra, fikri mülkiyet alanında da pek çok hukuki tartışmaya konu olmaya devam ediyor. NFT’lerin hukuki statüsü, fikri mülkiyet hakkı sahiplerinin izinsiz kullanımlara karşı başvurabileceği imkanlar, NFT’lerin satın alınması halinde iktisap edilen hakların kapsamı, NFT satış platformlarının rolü ve hukuki statüsü bu tartışmalardan sadece bazıları.

IPR Gezgini’nde de daha önce, NFT’lerin sanal mülkiyet olarak (NFT ve Sanal Mülkiyet) ve telif hakları açısından (NFT ve Telif Hakkı)  nasıl ele alınması gerektiğinden, telif hakları (Quentin Tarantino v. Miramax)  ve marka hakları (Hermès v. Metabirkins) boyutunda tartışıldığı uyuşmazlıklara kadar çeşitli içeriklere yer verilmişti.

Henüz NFT’lerle ilgili özel yasal düzenlemeler bulunmasa da yavaş yavaş NFT’ler hakkında mahkeme kararlarının verilmeye başladığını görüyoruz. Bu yazımızda Birleşik Krallık Yüksek Mahkemesi’nin (Lavinia Deborah Osbourne v (1) Persons Unknown (2) Ozone Networks Inc. trading as Opensea) ve Çin Hangzhou İnternet Mahkemesi’nin (Qice v. BigVerse) NFT’ler hakkında önemli tespitler içeren güncel kararlarını sizlerle paylaşacağız.

Birleşik Krallık Yüksek Mahkemesi – “Lavinia Deborah Osbourne v (1) Persons Unknown (2) Ozone Networks Inc Trading as Opensea” Kararı:

Birleşik Krallık Yüksek Mahkemesi’nin ilgili kararında NFT’ler “mülkiyet hakkı kapsamına dahil varlıklar” (property) olarak kabul edilmiş ve sahibinin izni dışında başka bir dijital cüzdana aktarılan NFT’ler hakkında, malvarlığı değerinin hareketinin önlenmesi yönünde tedbir kararı verilmiştir.

İlgili uyuşmazlık, kız çocukları ve kadınlar için fırsatlar yaratmayı amaç edinen Boss Beauties isimli kadın girişiminin satışa çıkarmış olduğu “Boss Beauties” isimli NFT serisinden Lavinia Osbourne’ün sahip olduğu iki adet NFT’nin çalınması iddiasından kaynaklanmaktadır.

“Boss Beauties” NFT serisi pek çok farklı kültürden güçlü kadını temsil eden görselleri içeren bir koleksiyondur. 

Blockchain teknolojisi alanında kadınların varlığını artırmayı, alandaki kapsayıcılığı ve çeşitliliği teşvik etmeyi amaçlayan “Women in Blockchain Talks” isimli topluluğun kurucusu Lavinia Osbourne, dijital cüzdanından kendi rızası olmaksızın, iki adet Boss Beauties NFT’sinin iki farklı hesaba aktarıldığını fark ederek Birleşik Krallık Yüksek Mahkemesi’nde ilgili NFT’lerin transfer hareketlerinin durdurulması yönünde ihtiyati tedbir talebini de içeren bir dava açmıştır.[2] Bunun üzerine Yüksek Mahkeme 10 Mart 2022 tarihinde NFT’lerin yargılama sürecinin sonuna kadar satışının/transferinin önlenmesine, 31 Mart 2022 tarihinde ise Opensea’nin ihlali gerçekleştiren iki hesap sahibi hakkındaki bilgileri mahkemeye sunmasına yönelik ihtiyati tedbir kararları vermiştir. Akabinde Opensea NFT’lerin izinsiz surette aktarıldığı ilgili hesapları dondurduğunu açıklamıştır.[3]

Her ne kadar daha önce kripto paraların malvarlığına dahil varlıklar olduğunu ortaya koyan mahkeme kararlarına rastlanmışsa da Yüksek Mahkeme’nin ilgili kararı, NFT’ler bakımından konuyu ilk kez ele alan ve NFT’leri tedbir kararına konu olabilecek ve korunması gereken bir “mal varlığı değeri” olarak kabul eden emsal nitelikte bir karar olmuştur.

NFT’lerin mülkiyet hakkı kapsamında değerlendirilerek korunacağı tespitini içeren bu karar, her ne kadar NFT’ler ile ilgili henüz yasal düzenlemeler bulunmasa da NFT sahiplerine rahat bir nefes aldıracak niteliktedir.[4] İlgili kararla birlikte NFT’lerin fikri mülkiyet hakları kapsamına dahil varlıklar olduğunu ve şartları varsa fikri mülkiyet hakları kapsamında sağlanan korumaların bunlar bakımından da uygulanacağını açık bir şekilde ifade etmek de daha kolaylaşacaktır.


Çin Hangzhou Mahkemesi- zhe 0129 min chu 1008 sayılı Qice v. BigVerse Kararı:

Son dönemde NFT’ler alanında ses getiren bir diğer mahkeme kararı ise Qice v. BigVerse Kararıdır.[5] Bu karar özellikle davalı konumundaki NFT pazar yerinin sorumlulukları açısından getirmiş olduğu tespitler ile dikkat çekmektedir.

Çin Hangzhou İnternet Mahkemesi’nin 22 Nisan 2022 tarihli ve ZHE 0129 MIN CHU 1008 sayılı[6] kararına konu bu uyuşmazlık sanatçı Ma Qianli tarafından oluşturulan “I am not a chubby tiger” isimli serinin bir parçası olan ve aşı olan bir kaplan görselini içeren karikatür çalışmanın izinsiz surette BigVerse isimli NFT pazar yeri platformunda bir kullanıcı tarafından NFT olarak “a chubby tiger taking vaccination” ismi altında 899 Çin Yunan’ına satışının gerçekleşmiş olduğunu tespit etmesi üzerine başlamıştır.[7]

Eser sahipliğinden doğan haklar üzerinde münhasır yetkili olduğunu belirten Shenzhen Qice Diechu Cultural Creativity Co., Ltd. (Quice) şirketi, Ma Qianli tarafından oluşturulan karikatürü birebir içeren ilgili NFT’nin, telif hakkına tecavüz ettiğini belirterek NFT China (NFTCN) platformunu işleten Hangzhou Yuanyuzhou Technology Co., Ltd. (BigVerse)  şirketine karşı Hangzhou İnternet Mahkemesi nezdinde dava açmıştır.[8]

Quice, NFT’lerin teknik yapıları gereği bir defa oluşturulduktan sonra platformdan kaldırılmasının kolay olmadığı da gözetildiğinde, profesyonel bir NFT pazar yeri platformu olarak BigVerse’ün, hak ihlallerinin önüne geçecek surette, içerik üzerinden hak sahipliğini teyit edecek bir ön inceleme gerçekleştirmekten sorumlu olduğunu, sadece uyar-kaldır yöntemiyle hareket edemeyeceğini iddia etmiştir. Bunun yanı sıra BigVerse’ün ilgili NFT satışından belirli bir oranda pay almış olduğunu da ifade ederek[9] platformun eylemlerinin de doğrudan doğruya “eserin bilişim ağları vasıtasıyla yayılması”[10] suretiyle telif hakkının ihlalini oluşturduğunu iddia etmiş ve tecavüz teşkil eden eylemlerin durdurulması ile BigVerse’ün 100.000 Çin Yunanı tazminata mahkum edilmesini talep etmiştir.

BigVerse ise içeriğin kendisi değil kullanıcı tarafından yüklenmiş olduğunu, kendisinin sorumluluğunun uyarı üzerine içeriği kaldırmaktan ibaret olduğunu, nitekim somut olayda durumun bu yönde geliştiğini, ilgili NFT satışını yapan kullanıcı hesabının bilgilerini açıklamasını gerekli kılan bir yasal düzenlemenin ise mevcut olmadığını iddia ederek davanın reddini talep etmiştir.

Mahkeme BigVerse’ün ilgili NFT’yi oluşturan kullanıcının eser üzerinde hak sahibi olup olmadığını kontrol etmediğine ve bu nedenle “bilgi ağları aracılığıyla eseri yayma hakkının” ihlalini kolaylaştırmaktan dolayı kusurlu olduğuna karar vermiştir. BigVerse’ün Qice’e uğramış olduğu zarar ve yapmış olduğu masraflara karşılık olarak 4.000 Çin Yunanı tutarında tazminat ödemesine ve ihlali oluşturan NFT’nin eater hesaba – blockchain üzerindeki veriler silinemese de kripto varlıklar için aynı sonucu doğuracak şekilde bunların herhangi bir işleme konu edilmesine imkan tanımayan, özel anahtarı bulunmayan hesap-[11]gönderilerek dolaşımının durdurulmasına karar vermiştir.

Mahkeme ayrıca BigVerse’e bundan sonrası için platforma yüklenecek içerikler açısından kullanıcıların içerik üzerinde hak sahipliğini doğrulayan mekanizmalar geliştirerek uygulamaya koymasını tavsiye etmiştir.

Bu karar ile, Çin Mahkemelerinin NFT pazar yerleri açısından, diğer çevrim içi platformlara kıyasla daha ağır sorumluluklar getiren bir yaklaşımda olduğunu, bu kapsamda hak sahibi tarafından uyarılma üzerine içeriği kaldırmanın yeterli bulunmadığını, platformu doğrudan doğruya ihlalden sorumlu tutarak tazminat ve sair yaptırımlara hükmedilebildiğini görmekteyiz.

Bu durum NFT pazar yerlerinin, satış gelirleri üzerinden belirli oranlarla doğrudan pay elde etmesi ve NFT’lerin blokchain teknolojisinden kaynaklı olarak silinemez yapıları gereği NFT’ye dönüştürme (minting) eyleminden sonra ihlal teşkil eden NFT’ye müdahalenin oldukça zorlaşmasından kaynaklı olabilir. Ancak kararın ilk bakışta telif hakkı ihlalleri açısından aracı platformların, uyarı üzerine içeriği kaldırmak ile hak ihlalleri açısından sorumlu olmayacakları yönünde kendilerine sağlanan güvenli liman (safe harbour) kuralı ile de çelişir gözüktüğünü ve bu noktada tartışmaya açık olduğunu da söylemek gerekir.

İlgili kararda NFT pazar yeri platformu açısından belirlenen sorumluluk seviyesinin yüksekliği, Çin’in, kripto paraları yasaklayan ve NFT’leri devlet eli ile yöneterek kripto para birimleri ile değil de geleneksel para birimleri ile çalışır surette düzenleyen tavrı da göz önüne alındığında politik bir yaklaşımdan kaynaklı da olabilir.

Henüz benzer uyuşmazlıklarda başka ülke mahkemelerince verilmiş kararlar bulunmadığından, NFT pazar yeri platformlarının geneli bakımından sorumluluk kapsamı üzerine çıkarımda bulunmak yanıltıcı olabilecektir. Ancak Çin Mahkemesinin bu kararın diğer ülkelerde de benzer surette faaliyet gösteren NFT pazar yeri platformları üzerinde, içerik yükleme aşamasında hak sahipliğini kontrol mekanizmalarını geliştirmeleri için tetikleyici bir güce sahip olacağını öngörmek güç değil.

NFT ve fikri mülkiyet hakları ilişkisi üzerine daha pek çok mahkeme kararının verilmeye devam edeceği şüphesiz olup, bu konuda yaşanacak gelişmeleri yakından takip edeceğiz.

Mutlu YILDIRIM KÖSE

mutlu.yildirimkose@gmail.com

Havva YILDIZ

havvayildiz24@gmail.com

Mayıs 2022


DİPNOTLAR

[1] https://dappradar.com/blog/dapp-industry-report-q1-2022-overview

[2] https://www.btchaber.com/ingiltere-yuksek-mahkemesi-nftleri-mulkiyet-olarak-tanidi/

[3] https://www.thefashionlaw.com/boss-beauties-nfts-characterized-as-property-in-landmark-lawsuit/

[4] https://www.mondaq.com/southafrica/fin-tech/1189556/nft-now-recognised-as-property-in-the-uk-what-does-this-mean-for-south-africa

[5] https://www.scmp.com/tech/tech-trends/article/3175457/chinas-first-court-ruling-nft-art-theft-holds-marketplace

[6] https://www.mondaq.com/Article/1194028

[7] https://news.yahoo.com/chinas-first-court-ruling-nft-093000697.html

[8] https://www.mondaq.com/Article/1194028

[9] https://bitcoinworld.co.in/bigverse-a-chinese-online-marketplace-was-found-guilty-of-minting-nfts-from-stolen-artwork/

[10] https://www.mondaq.com/china/copyright/1177884/protection-on-information-network-dissemination-right-in-china%23:~:text=According%20to%20the%20Chinese%20copyright,works%20via%20the%20information%20networks.

[11] https://www.gateio.ch/tr/bitwiki/detail/113/eater-address#:~:text=Eater%20Address,token%20to%20an%20eater%20address


KAYNAKLAR

https://dappradar.com/blog/dapp-industry-report-q1-2022-overview

https://www.scmp.com/tech/tech-trends/article/3175457/chinas-first-court-ruling-nft-art-theft-holds-marketplace

https://news.yahoo.com/chinas-first-court-ruling-nft-093000697.html

https://bitcoinworld.co.in/bigverse-a-chinese-online-marketplace-was-found-guilty-of-minting-nfts-from-stolen-artwork/

https://www.gateio.ch/tr/bitwiki/detail/113/eater-address#:~:text=Eater%20Address,token%20to%20an%20eater%20address

https://www.thefashionlaw.com/boss-beauties-nfts-characterized-as-property-in-landmark-lawsuit/

https://www.mondaq.com/southafrica/fin-tech/1189556/nft-now-recognised-as-property-in-the-uk-what-does-this-mean-for-south-africa

https://www.btchaber.com/ingiltere-yuksek-mahkemesi-nftleri-mulkiyet-olarak-tanidi/

https://www.mondaq.com/Article/1194028

https://www.mondaq.com/china/copyright/1177884/protection-on-information-network-dissemination-right-in-china#:~:text=According%20to%20the%20Chinese%20copyright,works%20via%20the%20information%20networks.

NFT ile MARKA HAKLARI BIRKIN ÇANTALARI İÇİN ÇATIŞIYOR: HERMÈS v. METABIRKINS

MetaBirkins" and bootleg fashion in the metaverse - HIGHXTAR.

2021 yılında hayatımıza hızlı bir giriş yapan NFT (non-fungible token) kavramının ne olduğu, nasıl kullanılacağı, gelecekte hayatımızı hangi biçimde şekillendirebileceği ve en nihayetinde ne tip hukuki sorunlara yol açabileceği konusunda bugüne dek çok sayıda yazı yazıldı ve konu hakkında kısa sürede, soyutlamalar düzeyinde de olsa, bir yazın oluştu.

Gelinen günde NFT’lere ilişkin hukuki sorunlar, bizim ilgi alanımız olan fikri mülkiyet hakları konusunda yavaşça kendini göstermeye başladı. IPR Gezgini’nde geçtiğimiz günlerde NFT’lerin telif hakları boyutunda yol açtığı güncel bir ihtilaf (Quentin Tarantino v. Miramax) sizlere aktarılmıştı. Bu yazıda ise NFT’lerin marka haklarıyla çatışmasına ilişkin güncel bir ihtilaf okuyucularla paylaşılacaktır.

Tekrarlardan kaçınmak ve meselenin özünü en yalın haliyle aktarabilmek amacıyla, bu yazıda NFT kavramına ilişkin tanımlar, açıklamalar yapılmayacaktır; bunları okuyup öğrenmek isteyenlerin IPR Gezgini’nde önceden yayımlanan “NFT ve Telif Hakkı” veya “NFT ve Sanal Mülkiyet” başlıklı yazıları incelemeleri yerinde olacaktır.


NFT’lerin tescilli marka haklarıyla çatışmasına ilişkin ilk ve dikkat çekici ihtilaflardan birisi Aralık 2021 itibarıyla, dünyaca ünlü moda devi “Hermès” ile NFT yaratıcısı “Mason Rothschild” arasında yaşanmaktadır. İnternette NFT alım satımına aracılık eden “OpenSea” isimli satış platformu da ihtilafın tarafların birisidir.

Hermès’in en ünlü ürünlerinden birisi “Birkin” modeli kadın çantalarıdır. İsmini İngiliz aktris/şarkıcı Jane Birkin’den alan çantalar, statü sembolü haline gelmiş, oldukça pahalı (fiyatlar yaklaşık 10.000 Dolar’dan başlamaktadır) ve kimi modelleri için yıllarca süren bekleme listelerine sahip ürünlerdir. Elbette ki, Birkin çantaların taklitleri de bir hayli fazladır ve Hermès bu taklitlerin engellenmesine yönelik büyük çaba harcamaktadır.

Types Of Birkin Bags Online Sale, UP TO 50% OFF

Mason Rothschild, MetaBirkins isimli NFT serisinin yaratıcısıdır ve kendisini sanatçı olarak tanımlamaktadır. MetaBirkins, bir NFT pazarı olan OpenSea’de satışa sunulmuş 100 adet Birkin çanta görünümlü NFT’den oluşan bir koleksiyondur.


MetaBirkins’in ilk NFT satışı yaklaşık 10 Ethereum’a (yaklaşık 40.000 Dolar) yapılmıştır.


Rothschild, bu satışın ardından 6 Aralık 2021 tarihinde Yahoo Finance’e verdiği görüntülü röportajda (röportaj için bkz.: https://news.yahoo.com/nft-artist-metabirkins-project-aims-200930209.html) Birkin çanta temalı NFT’leri yaratmasının nedenini “… benim için Hermes’in Birkin çantalarından daha ikonik bir şey yok. Çantaların gerçek hayatta sahip olduğu illüzyonun aynısını dijital toplulukta yaratıp yaratamayacağıma ilişkin bir deney yapmak istedim.” sözleriyle açıklamaktadır. Rothschild aynı röportajda kendisine ait MetaBirkins koleksiyonunun Opensea’da satışa sunulmasının ardından kendi koleksiyonunu taklit eden NFT’lerin ortaya çıktığını belirterek bu durumdan da şikayet etmekte ve taklit bir ürüne 40.000 Dolar harcanmaması gerektiğini ifade etmektedir. (…Actually, like before my collection dropped, there was a bunch of like counterfeit NFTs that weren’t from my collection. We’re in the process of like verifying mine on OpenSea. But we had like $35,000, $40,000 in volume of people buying fake versions of my MetaBirkin. So, yeah, like counterfeits are definitely there. I’m hoping that these platforms have more of a connection with the artists moving forward, so, you know, they don’t lose out on that kind of hype and people don’t get scammed and end up spending, you know, $40,000 on a fake.)

Rothschild’ın MetaBirkins ismiyle piyasaya girişi, Birkin modeli çantaların NFT’lerini satışa sunması, Yahoo Finance’e röportaj vermesi ve bu röportajda taklitlerden şikayet etmesi(!) gibi hususlar, Hermès’i bu konuda bir açıklama yapmaya ve devamında tedbir almaya yöneltmiştir.

Bir Hermès yetkilisi 10 Aralık tarihinde Financial Times’a yaptığı açıklamada, Hermès’in Mason Rothschild’ı Birkin çantalarını metaverse’de ticarileştirmek konusunda yetkilendirmediğini veya buna onay vermediğini belirterek, Rothschild’in NFT’lerinin Hermès’in fikri mülkiyet ve marka haklarını ihlal ettiğini ve Hermès ürünlerinin metaverse’teki taklitlerine örnek teşkil ettiğini ifade etmiştir. (bkz. https://decrypt.co/88431/birkin-handbag-creator-hermes-calls-metabirkin-nfts-trademark-infringement)

Hermès’e göre, MetaBirkins tüketicileri yanıltacak ve MetaBirkins NFT’leri resmi Hermès ürünleri olmakları halde müşterilerde o yönde bir algıya yol açacaktır. Diğer yandan da olayın maddi bir boyutu vardır, MetaBirkins koleksiyonunun değeri OpenSea’ye göre yaklaşık 936.000 Dolar’dır ve hukuki tedbir almadığı takdirde Hermès bu paradan tek bir Dolar bile alamayacaktır.

Hermès bu açıklamayla yetinmemiş, OpenSea ve Rothschild’a ihtarname göndermiştir. Bu ihtarnameler sonucunda OpenSea’de MetaBirkins satışları durdurulmuştur.

Rothschild, bunun üzerine 23 Aralık 2021 tarihinde Instagram’daki kişisel ve MetaBirkins hesaplarından herkese açık 3 ayrı mektup yayımlar. Mektuplardan biri OpenSea’ye, biri Hermès’e, birisi de genel olarak kullanıcılara yöneliktir. Sırayla okuyalım:

1- OpenSea mektubu:

Rothschild bu mektupta; OpenSea’nin MetaBirkins koleksiyonunu ihtarnameyi aldıktan sonra ve fakat bir yargı kararı olmadan platformdan kaldırmasını ve kendisine bu aksiyon öncesinde bir uyarı gönderilmemesini eleştirmektedir. Buna ilaveten OpenSea’nin sanatçılar ve koleksiyonerler için yenilikçi bir platform olarak oluşturulmuşken ve gelişimi sanat camiasının desteğine bağlıyken, sanatçıların yanında durması gerektiğini de ifade etmektedir.

2- Hermès mektubu:

Rothschild, “atarlı” olarak tarif edebileceğimiz ve fakat Hermès’e işbirliği için göz kırpan mektubunda, kendisinin sanatçı kimliğini ve sanatçının özgürlüğü fikrini ön plana çıkartmakta, Hermès’e de dünyadaki gelişmeleri kaçırmamasını önermektedir.

Satırbaşları:

– İhtarnamenizi aldım. Sanatımdan rahatsızlık duyduysanız üzgünüm, ama bir sanatçı olarak sanatımı yarattığım için özür dilemeyeceğim.

– Farkında olduğunuz gibi Anayasa bana dünyayı yorumlama biçimim temelinde sanat yaratmaya ilişkin her hakkı vermektedir… Bu anlayış çerçevesinde MetaBirkins bir moda – kültür simgesinin oyun içeren bir soyutlamasıdır. Ünlü bir kültürel temas noktasının biçimini, maddeselliğini ve ismini yeniden yorumladım… Amacım her zaman kültüre olumlu katkısı bulunan sanat projeleri yaratmaktır.

– Sanat söz konusu olduğunda, MetaBirkins’lerimi NFT olarak satmak onları fiziksel sanat ürünleri olarak satmak gibidir. Dünyadaki ve sanat kültüründeki gelişmeler hakkında sizi eğitmek benim işim olmamalıdır.

– Hareket halinde olan bir yenilik ve evrim dalgası var, moda alanında bir güç merkezi olarak rolünüz, yaratıcıların ve sanatçıların başını ezmek değil, onları güçlendirmek olmalıdır. Yapacaklarınız, metaverse’de sanatın geleceğinin belirlenmesine yardım edecektir. Bu inanılmaz hareketin parçası olabilirsiniz.

3- Halka sesleniş:

Rothschild son olarak kamuya seslenmektedir:

– … Bana güvendiğiniz ve bu yolculuğun bir parçası olduğunuz için teşekkür ederim.

– Sanat ve NFT alanında önemli bir geçiş anına çok çabuk ulaştık. Burada karşımıza iki seçenek çıkıyor.

– İlki benim Hermès’in tehditleri karşısında geri adım atmam ve MetaBirkins’e son vermem. İkincisi ise benim de takip etmeye meyilli olduğum seçenek, yani bulunduğum noktada direnmem.

– Büyük bir kurumsal şirket olarak Hermès benim kaynaklarımı gölgede bırakıyor, ancak güçlerini kötüye kullanmalarına izin verilemez.

– O halde buradan nereye gidiyoruz? Bu soru sadece ben, siz, NFT yaratıcıları veya onların patronlarından oluşan topluluk için değil. Bu soru yeni ve gelişen alanlarda güçlü oyuncular olmak isteyen platformlar ve şirketler için.

– Hermès’le birlikte tüm seçenekleri incelemeye hazırım. Bununla birlikte, sanat camiasının bir platformla, örneğin OpenSea’yle, bir ilişki kurduğunda ve bu ilişkiyi büyüttüğünde, ilgili platformun da karşılık olarak sanatın ve sanatçıların güçlenebileceği güvenli bir ekosistem yaratacağından emin olmak istiyorum.


Rothschild üç ayrı mektubuyla üç ayrı gruba kendi mesajlarını iletmiş ve kendisine çok açık biçimde, bir sanat özgürlüğü öncüsü rolü biçmiştir.

Benim bulunduğum yerden ise tablo tam anlamıyla öyle gözükmemektedir. Şöyle ki, Rothschild’in bahsettiği Anayasa’da da yer alan ifade / sanatçı özgürlüğü kavramının, fikri mülkiyet haklarıyla çatışma oluşması halindeki konumu, yani bu olaydaki yeri, ilgili olayın kendi koşulları çerçevesinde farklılık gösterebilmektedir. Bu noktada, yazıyı daha da uzatmamak için olası argüman ve savunmaları başka bir yazıya bırakarak duruyoruz.


Hermès ihtarnamesinin ardından şu ana dek bir dava açmamıştır, ancak açacağı olası davanın gidişatının ve kararın tüm fikri mülkiyet camiası tarafından merakla takip edileceği açıktır. Bununla birlikte, NFT karşısında marka hakkı konulu davaların yakın gelecekte karşımıza sıklıkla çıkacağı bugünden kolaylıkla kestirilebilir. Buna ilaveten, tüm dünyada ikon haline gelmiş bir lüks tüketim ürününü, üründen daha pahalıya (incelenen olayda yaklaşık 40.000 Dolar’a) NFT olarak satmak mümkünse, NFT pazarının lüks markalara, lüks tüketim ürünlerine benzerlikleri ön plana çıkartarak gelecekte daha da genişleyeceğini tahmin etmek hiç güç değildir.

Bana öyle geliyor ki, yakın gelecekte, özellikle tanınmış markaların sahiplerine, yeni başvurular yapmaları ve önceden tescilli ettirdikleri markaların mal listelerine ilgili malın sanal veya NFT versiyonunu da eklemelerini önermek gerekecek.

Bakalım dünyada ve Türkiye’de NFT ve marka haklarının çatışması konusunda yakın gelecekte ne gibi ihtilaflar ve davalar göreceğiz. Yakın takipte kalacağız!

Önder Erol ÜNSAL

Aralık 2021

unsalonderol@gmail.com