Etiket: AB coğrafi işaret

AVRUPA BİRLİĞİ COĞRAFİ İŞARET TESCİL SİSTEMİNDEN RET KARARLARI DERLEMESİ

Gıda-tarım ürünleri, şaraplar ve distile alkollü içkilerde coğrafi işaret ve diğer kalite göstergelerine ilişkin üç farklı tüzüğe dayanan koruma şartlarını birleştiren, sadeleştiren ve güçlendiren 11 Nisan 2024 tarihli ve 2024/1143 sayılı Avrupa Birliği (AB) Tüzüğü, 13 Mayıs 2024 tarihinden itibaren yürürlükte. Bu yazımızın konusunu, 2024/1143 sayılı Tüzüğün yürürlüğe girmesinden önce verilmiş bazı ret ve iptal kararları oluşturuyor.

AB’ye yapılan coğrafi işaret başvuruları; AB Komisyonu Tarım Genel Müdürlüğü – DG Agri tarafından inceleniyor, başvurunun reddine yönelik karar başvuru yapana gönderilip 2 aylık süre içinde görüş sunması bekleniyor ve nihai olarak verilen gerekçeli ret kararları, AB Komisyonunun Uygulama Kararı olarak AB Resmi Gazetesinin L serisinde yayımlanıyor.

AB’nin konuyla ilgili sicili olan eAmbrosia’da ret ve iptal kararları için yaptığımız araştırmada bulduğumuz bazı örnek kararları aşağıda özetliyoruz.

1- ‘Лидский квас/Lidski kvas’

Başvuru, Belarus’un Lida şehrinde üretilen fermente bir içecek için ‘Лидский квас/Lidski kvas’ adlarının mahreç işareti olarak tescili amacıyla 2021 yılında ‘Lidskoe Pivo’ A.Ş. tarafından yapılmış. Eksiklik bildiriminde, özellikle aşağıdaki hususların açıklanması istenmiş.

  • Üretimde kullanılacak suyun, başvuruyu yapan özel firmanın mülkiyetindeki kaynaktan temin edilmesinin gerekliliği ile “üretimde özel bir teknik yöntem”in varlığının başvuruda belirtildiği dikkate alınarak başka üreticilerin mevcut olup olmadığı.
  • AB kurallarına göre tek bir gerçek/tüzel kişinin başvuru yapabilmesi, ürünün tek bir üreticisi olduğunun ispatını ya da mevcut üreticiler içinde başvuru yapma niyetinde olan başka üretici bulunmadığının ispatını gerektirdiğinden, başvuru yapanın bu şartlardan hangisini karşıladığı.  

Başvuru yapanın verdiği yanıtta; üretimde kullanılan suyun çıkarıldığı kuyuların tek sahibi ve işletmecisi olduğu; tüm üretim sürecinin kendisi tarafından Lida şehrinde ve “özel bir teknik yöntem” kullanılarak gerçekleştirildiği belirtilerek tek belge (single document) ve şartname (specification) belgeleri revize edilmiş.

AB Komisyonu yaptığı inceleme neticesinde, temel olarak aşağıdaki esaslara dayanarak başvurunun gerekli şartları sağlamadığına ilişkin görüşünü bildirmiş, verilen 2 aylık süre içinde başvuru yapandan cevap alınamamasının ardından ret kararını 11 Ağustos 2023 tarihli AB Resmi Gazetesinde yayımlamış.

  • Başvuru yapanın üretimde kullanılan suyun temin edildiği kuyuların tek sahibi ve işletmecisi olması nedeniyle, başka üreticilerin bu üretim sistemine katılmasının kesinlikle mümkün olmadığının anlaşılması.
  • Üretimde kullanılan “özel bir teknik yöntem”in tamamıyla başvuru yapana ait olduğunun anlaşılmasıyla birlikte bu durumun, ürünün ayırt edici özelliklerinin coğrafi sınırdan kaynaklanmayıp üreticinin inisiyatifiyle şekillendiğini gösterdiği ve dolayısıyla 1151/2012 sayılı Tüzüğün 5(2) maddesi şartlarının karşılanmadığı. Ayrıca üretim şeklinin açıklama içermeksizin sadece üretim basamaklarının sıralanması suretiyle verilmesinin, potansiyel üreticilerin bu sisteme girebilmesine imkân tanımaması.
  • Başvurunun tek bir üretici tarafından yapılabilmesi konusundaki istisnai duruma ilişkin şartların karşılandığını gösteren kanıtlar sunulmaması nedeniyle 1151/2012 sayılı Tüzüğün 49(1) maddesine aykırılık oluştuğu.

2- Neusiedlersee-Hügelland’

Bu örnek; Avusturya’dan kaynaklanan ve menşe adı olarak tescilli olan ‘Neusiedlersee-Hügelland’ şarabının, “ürün şartnamesine artık uyulmadığı” gerekçesiyle ve AB’nin şaraplarla ilgili piyasa düzenlemeleri ile coğrafi işaret tescili hakkındaki yasal düzenlemesi olan 1308/2013 sayılı AB Tüzüğünün 106. maddesi uyarınca yapılan “iptal” talebi kapsamında verilen karara ilişkindir. Talep sahibi Avusturya Tarım, Bölgeler ve Turizm Federal Bakanlığı, ilgili taraf ise Ulusal Şarap Komitesidir.

‘Neusiedlersee-Hügelland’ ibareli menşe adı, ‘Leithaberg’ ibareli menşe adı tescilinin kapsamına entegre edildiği için 2016 yılında çıkarılan yasayla iptal edilmiş ve 2016 tarihli Federal Resmi Gazetede bu durum yayımlanmış.

AB’nin 2019/33 sayılı Yetkilendirme Yönetmeliğinin 19. maddesi uyarınca, Avusturya’nın iptal talebi AB Resmi Gazetesinde yayımlanmış ve hakkında itiraz yapılmaması üzerine kesinleşen iptale ilişkin karar, 6 Ağustos 2021 tarihli AB Resmi Gazetesinde yayımlanmış.

3- Commune de Champagne’

‘Commune de Champagne’ ibareli mahreç işareti başvurusu, İsviçre’nin Vaud Kantonu Champagne Belediyesinin Asma ve Şarap Topluluğu (CVVCCVDCH) tarafından 3 Kasım 2015 tarihinde yapılmış. 

AB Komisyonunun açıklama istediği konularda verilen cevabın incelenmesinde, aşağıdaki esaslara dayanarak verilen ret kararı, 2 Haziran 2020 tarihli AB Resmi Gazetesinde yayımlanmış.

  • ‘Commune de Champagne’ isminin, 14 Kasım 2007 tarihli ve 916.140 sayılı Şarap Üretimi ve Şarap İthalatı Yönetmeliğinin 25. maddesi uyarınca İsviçre Tarım Federal Ofisi tarafından tutulan İsviçre’nin tescilli menşe adları kayıtlarında yer almadığı tespit edilmiş; bu durumda bu ismin, kendi ülkesinde (menşe ülkede) geçerli bir şekilde korunduğuna dair kanıt sunulmadığından bahisle 1308/2013 sayılı AB Tüzüğünün 94(3) maddesi hükmünün karşılanmadığı.
  • AB Komisyonu ayrıca, ‘Commune de Champagne’ adının İsviçre’de geçerli bir şekilde korunamayacağı görüşünde. Çünkü Avrupa Topluluğu ile İsviçre Konfederasyonu arasındaki tarım ürünleri ticaretine ilişkin Anlaşma ve özellikle Ek 7’nin 8. maddesi İsviçre Konfederasyonu’na, sadece AB menşeli şaraplar için ‘Champagne’ adını İsviçre topraklarında koruma yükümlülüğü getirmekte. İlave olarak, Vaud Kantonuna (İsviçre) ait şaraplara ilişkin 27 Mayıs 2009 tarihli Yönetmeliğin 32. maddesi ile, menşe adı taşıyan şarapların etiketlerinde yerel bir referansa yer verilmesi hakkını sadece belirli koşullar altında düzenlemekte; menşe adını taşıyan ‘Bonvillars’ şaraplarının etiketlenmesine ilişkin kurallar belirlemekte ve üzümün yetiştirildiği belediyeye referans verilmesine izin vermekte. Ancak bu maddenin, ‘Commune de Champagne’ adının coğrafi işaret olarak korunmasını doğrudan sağlayamayacağı.
  • Yukarıda belirtilen hususlar uyarınca başvurunun, 1308/2013 sayılı AB Tüzüğünün 97(4) maddesi hükmü uyarınca reddi gerektiği.

4- Монгол Тогтвортой ноолуур/Mongol Togtvortoi Nooluur’

‘Монгол Тогтвортой ноолуур/Mongol Togtvortoi Nooluur’ ibaresinin mahreç işareti olarak tescili amacıyla 22 Aralık 2022 tarihinde Moğolistan’dan yapılan başvurunun AB Komisyonunca incelenmesi neticesinde verilen ret kararı, 2 Mayıs 2024 tarihli AB Resmi Gazetesinde yayımlanmış olup inceleme sürecindeki esaslar aşağıda özetlenmiştir.  

  • Başvuruya konu ürün “kaşmir” olmasına rağmen başvuruda “yün” olarak sınıflandırıldığı, ancak “Kaşmir: Kaşmir veya benzeri keçi ırklarından elde edilen ince hayvan kılı”, “Yün: Koyun veya kuzulardan elde edilen doğal lifler” şeklinde tanımlandığı için yünün ve kaşmirin birbirinden farklı ürünler olduğu ve bu kapsamda AB’nin gümrük tarife sınıflandırma sisteminde yünün CN 5101, kaşmirin ise CN 5102 koduyla işlem gördüğü.
  • Kaşmirin yünün bir alt sınıfı olmaması ve 1151/2012 sayılı AB Tüzüğüyle belirlenmiş ürün grupları içinde de yer almaması nedeniyle başvurunun reddinin gerektiği.
  • AB Komisyonunun başvuruyu reddetme niyetine karşı sunulan cevapta; AB’nin tekstil ürünleriyle ilgili bazı yasal düzenlemelerine, Uluslararası Yün Tekstil Organizasyonu yayımlarına, Alman Standartları Enstitüsü yayımlarına, Amerika Birleşik Devletleri’nin bazı yasal düzenlemelerine ve AB Komisyonu tarafından kamuoyu görüşüne sunulan Çin’in “Alxa Cashmere” ibareli coğrafi işaretine referansla itiraz edildiği.
  • Başvuru yapanın itirazına karşı AB Komisyonunun; diğer ülkelerdeki değerlendirmelerin ve yasal düzenlemelerin AB’nin yasal düzenlemelerinin yerine ve önüne geçemeyeceğine; Çin’in “Alxa Cashmere” ibareli coğrafi işaretine konu ürünün Kaşmir keçisinin etine ilişkin olması nedeniyle farklı bir ürün olduğuna; ileri sürülen AB yasal düzenlemelerinin hiçbirinde kaşmirin yün olarak değerlendirilmediğine dikkat çekerek başvurunun, 1151/2012 sayılı Tüzükte sayılan ürün gruplarının içinde yer almadığı ve dolayısıyla mevzuatta öngörülen şartları karşılamaması nedeniyle başvurunun reddedilmesine karar vermesi.

5- ՍԵՒԱՆԻ ԻՇԽԱՆ/sevani ishkhan’

İnternet üzerinde yapılan araştırmada alabalık ile ilgili olduğu anlaşılan bu adın menşe adı olarak tescili amacıyla 2016 yılında Ermenistan tarafından yapılan başvuru için birkaç kere eksiklik bildirimi yapılmış ancak cevap alınamadığı için son olarak görüş bildirilmesi için 2 aylık süre verilmiş. Sürenin dolmasının ve cevap alınamamasının ardından AB’nin resmi karar süreci sonunda, aşağıdaki esaslara bağlı olarak ret kararı tesis edilerek bu karar, 26 Temmuz 2023 tarihli AB Resmi Gazetesinde yayımlanmış.

  • Başvurunun şartnamesinde (specification) sadece “Red Book of Armenia” isimli kitaptan bahsedilmesi ancak, menşe adı için zorunlu olan “ürünün, hammaddesinin, yemin ve ilgili diğer hususların” kaynağının ispatlanmasını sağlayacak türdeki açıklamaların eksik olması. (1151/2012 sayılı Tüzüğün 668/2014 sayılı Yönetmeliğinin 4. Maddesi)
  • Ürünün temel fiziksel, kimyasal, mikrobiyolojik veya organoleptik özelliklerinin eksik olması. (1151/2012 sayılı Tüzüğün 7(1) maddesinin birinci alt paragrafının (b) hükmü)
  • Menşe adı için hayvansal kökenli ürünlerde yemin tamamının coğrafi sınırdan temin edilmesi zorunlu ancak bunun teknik olarak mümkün olmaması halinde, ürünün ayırt edici özelliğini etkilemiyorsa, yıllık bazda kuru maddenin %50’sini geçmeyecek şekilde coğrafi sınırın dışından yem temin edilmesi mümkün. Başvuruda bu hususta gerekli ve yeterli açıklamanın bulunmaması. (664/2014 sayılı Tüzüğün (3) maddesinin 1(1) maddesi)

Gonca ILICALI

Şubat 2025


KAYNAKLAR

  1. https://eur-lex.europa.eu/legal-content/EN/TXT/PDF/?uri=CELEX:32023D1628
  2. https://eur-lex.europa.eu/legal-content/EN/TXT/PDF/?uri=CELEX:52021XC0217(03)
  3. https://eur-lex.europa.eu/legal-content/EN/TXT/PDF/?uri=CELEX:32021R1303
  4. https://eur-lex.europa.eu/legal-content/EN/TXT/PDF/?uri=CELEX:32020D0726
  5. https://eur-lex.europa.eu/legal-content/EN/TXT/PDF/?uri=OJ:L_202401224
  6. https://eur-lex.europa.eu/legal-content/EN/TXT/PDF/?uri=CELEX:32023D1561

AVRUPA BİRLİĞİ’NİN TARIM DIŞI ÜRÜNLERİNDE COĞRAFİ İŞARET POTANSİYELİ


Avrupa Birliği’nin (AB’nin), “tarım dışı ürünler” olarak da tanımlayabileceğimiz zanaat ve sanayi ürünlerine coğrafi işaret koruması sağlayan 18 Ekim 2023 tarihli ve 2023/2411 sayılı Tüzüğü, 1 Aralık 2025 tarihinde uygulanmaya başlayacak. 2023/2411 sayılı Tüzüğe ilişkin genel bilgilere, 6 Haziran 2024 tarihinde IPR Gezgini’nde yayımlanan “Tarım Dışı Ürünlerde Coğrafi İşaret Tescili İçin EUIPO Görev Başında!” başlıklı yazımızda yer vermiştik. Bu yazımızın konusunu ise, 2023/2411 sayılı Tüzüğün uygulayıcısı olan Avrupa Birliği Fikri Mülkiyet Ofisi – EUIPO tarafından yaptırılan ve AB üyesi ülkelerin bu tür ürünler için potansiyel korumalarına yönelik çalışma olan “Study On EU Member States’ Potential For Protecting Craft And Industrial Geographical Indications” başlıklı rapor oluşturuyor.

3 Aralık 2024 tarihinde yayımlanan raporda, “coğrafi işaretli zanaat ve sanayi ürünleri” için, İngilizce karşılığı “Craft and Industrial Geographical Indication(s)” olan “CI GI(s)” kısaltması kullanılıyor.

2023/2411 sayılı Tüzük, CI GI(s) başvurularının inceleme ve tescili için ulusal düzeyde ve AB düzeyinde olmak üzere iki fazlı bir sistem öngörüyor ve ulusal düzeyde yetkili bir otorite belirlenmesini zorunlu kılıyor. Bu durum aslında yıllardır gıda ve tarım ürünleri için geçerli olan coğrafi işaret tescil sistemiyle aynı. Farklı olan ise; CI GI(s) için ulusal sui generis sistemi bulunmayan AB ülkelerinde, tescil ile sağlanacak koruma için “düşük yerel ilgi” bulunması ve bu durumun ispatlanması halinde AB Komisyonunca ilgili ülkeye ulusal sistem kurmaktan muafiyet tanınabilecek olması. Bu imtiyaza sahip olacak AB ülkesi kaynaklı başvurular doğrudan EUIPO’ya yapılacak. Ancak yine de bu ülkeler, tescil sürecinde EUIPO’ya yardımcı olmak ve denetim ile yaptırım sistemleri uygulamak bakımından temas noktası tayin edecekler.  

2023/2411 sayılı Tüzüğün tam olarak uygulanmaya başlayacağı tarihin ertesi günü olan 2 Aralık 2025 tarihinde ise, ulusal CI GI(s) sistemi olan AB ülkelerindeki korumalar sona ererek 2023/2411 sayılı Tüzük, AB’de geçerli tek sistem olacak.

Raporda yer alan bazı verileri özetlemeye başlamadan önce, 2023/2411 sayılı Tüzük ile sağlanacak korumanın sadece mahreç işareti şeklinde olacağını, bu tür ürünler için AB’de menşe adı koruması sağlanmayacağını hatırlatalım.

Raporda, AB’nin 27 üyesinden toplanan veriler analiz ediliyor. Fransa, Macaristan ve Çek Cumhuriyeti’nin aralarında bulunduğu 16 ülkede CI GI(s) için sui generis sistem mevcut ancak kapsam, yönetim şekli, ücretler ve yaptırımlar bakımından farklılıklar var. 

Söz konusu 16 ülkeden Almanya, İtalya ve İspanya’nın ulusal düzeyde sui generis sistemleri olmasa da, belirli geleneksel CI ürünlerinin adlarını korumak için özel yasal düzenlemeleri var. Belçika’da ise Valon Bölgesi tarafından CI GI(s) koruması, sui generis yasa ile sağlanıyor.

Ayrıca, 2015/2436 sayılı AB Direktifi ile uyumlu biçimde düzenlenmiş ulusal kurallar uyarınca bireysel, kolektif veya sertifika markası olarak bu tür ürünlere koruma sağlanmakta. Dahası, CI ürünlerinin adları da, herhangi bir fikri mülkiyet hakkı verilmeksizin genellikle adil piyasa uygulamalarını ve tüketicinin korunmasını amaçlayan haksız rekabet yasaları ve diğer yasal araçlarla korunmakta.

AB ülkeleri 2023/2411 sayılı Tüzüğün uygulanması ve yeni kuralların hazırlanması konusunu tartışırken raporun hazırlandığı dönemde sadece İtalya’da, bu konuya ilişkin yeni bir yasal düzenleme yapılmış. 27 Aralık 2023 tarihli ve 206 sayılı yasa ile “Made in Italy’nin Değerlendirilmesi, Tanıtımı ve Korunması için Kapsamlı Hükümler” benimsenmiş. CI GI(s) koruması hakkındaki yerel ilgi; AB ülkelerindeki kamu otoritelerine ve özel sektör temsilcilerine yarı yapılandırılmış anketler gönderilerek üreticilerin / derneklerin tescil için başvuru yapma niyeti, kamu kurumlarının ulusal tescil aşamasını yönetme ve ulusal yetkili otorite belirleme planlarının değerlendirilmesiyle tespit edilmiş.

27 AB ülkesinden e-posta yoluyla 493 paydaşla iletişime geçilerek 130 yanıt alınmış. Her ülkeden en az bir kamu otoritesi katılırken, sadece 14 ülkenin özel sektörü ilgi göstermiş. Danimarka, Hollanda ve İsveç’in üretici ve özel sektöründen ankete katılım olmamış.  

Özel sektörden alınan yanıtların analizini aşağıda özetliyoruz.

– Özellikle üretici olan çoğu katılımcının ilgisi büyük. Bu ilgilerin konularına göre dağılımı %17 daha iyi yaptırım, %21,3 kültürel ilgi, %23,3 geleneksel miras ve %22,6 ekonomik ilgi şeklinde. Ayrıca kırsal kalkınma, iş yaratma, ürünün kaynağını daha iyi belirtme, sürdürülebilir uygulamalar ve düşük maliyetli ürünlerle rekabet gibi daha geniş toplumsal faydalar da dahil olmak üzere %14 sosyal ilgi ve %1,8 diğer ilgiler verilen yanıtlar arasında.

– Üreticilerin %70’inin konu hakkındaki farkındalığı yüksek. Ankete katılan üreticilerin %86’sı tescil için başvuru yapmaya istekli. Ancak buna rağmen sadece 20 üretici, ürünlerinin tüm üreticiler tarafından uyulması gereken resmileştirilmiş şartnamelere sahip olduğunu belirtmiş.

– Çoğu üreticinin 10’dan az çalışanı ve 2 milyon Eurodan az yıllık cirosu var. Bu durum zanaat ve endüstriyel ürün sektörünü, geleneksel üretim yöntemleriyle karakterize edilen, kalite ve zanaatkarlığı vurgulayan küçük ölçekli işletmelerin şekillendirdiğini gösteriyor.

AB ülkelerinin hepsinin en az bir kamu otoritesi ankete katılmış; İspanya, İtalya ve Portekiz’den alınan yanıt sayısı daha fazla. Kamu sektörünün anket sonuçlarını aşağıda özetliyoruz.

– Danimarka, Finlandiya, İrlanda, Litvanya, Lüksemburg, Malta, Hollanda ve İsveç, 2023/2411 sayılı Tüzüğün 19 uncu maddesi uyarınca muafiyet talebinde bulunabilecek. Kıbrıs, Slovenya ve Belçika’da ise bu konudaki iç görüşmelerin, raporun hazırlandığı dönemde 15 Haziran 2024 tarihine kadar devam ettiği belirtiliyor.

– Kaynak kısıtlamaları, idari yük ve düşük sayıda tescil başvurusu yapılacağı öngörüsü, muafiyet talebinde bulunma nedenleri arasında. Özellikle Lüksemburg, Finlandiya ve Litvanya’nın kamu otoriteleri, kendi ülkelerinde tescile uygun olabilecek sınırlı sayıda ürün olabileceğini bildirmiş. Kamu otoritelerinden Malta ve Belçika, Tüzüğün ulusal ofislere getireceği idari yük konusunda endişelerini, Kıbrıs ise özellikle personel olmak üzere kaynak eksikliğini dile getirmiş.

Raporda sonuç olarak hem özel hem de kamu sektörünün CI GI(s) korumasına yönelik ilgisinin büyük, ancak Tüzüğü uygulama isteği ve kapasitesinin büyük ölçüde değişken olduğu ifade ediliyor.

Rapor, 2023/2411 sayılı Tüzüğün 70 inci maddesi uyarınca koruması sona erecek ulusal düzeyde tescilli olan veya başvuru halinde bulunan 132 isimden oluşan listeyi içermekte. Ayrıca bu raporu hazırlamak üzere EUIPO adına çalışmayı yapan firma tarafından 27 AB ülkesinden toplanan verilerle oluşturulan ve resmi niteliği bulunmayan 380 isimlik bir liste de mevcut.

Yazımızın sonunda, raporda yer verilen listelerden dikkatimizi çeken ve Almanya’da özel yasal düzenlemelerle CI GI (s) korumasına sahip olan 2 örnek hakkında kısa bilgi verelim. Bunlardan ilki, hemen herkesin aşina olduğu Solingen.

Solingen adının, özellikle makas, bıçak, çatal-bıçak takımı vb. ürünler için coğrafi işaret olarak korunmasını sağlayan ilk yasal düzenleme 1938 yılına dayanıyor ve yerini, 1994 yılında “Verordnung zum Schutz des Namens Solingen” yasasına bırakmış. Yasaya göre Solingen adını taşıyan ürünlerin, üreticilerin katılımıyla oluşturulan şartnameye uygun biçimde Solingen bölgesinde işlenmesi/üretilmesi gerekmekte. Wuppertal-Solingen-Remscheid Ticaret ve Sanayi Odası, üreticilerin haklarını savunmakla görevli olup Solingen adının marka, kolektif marka ve kaynak gösteren işaret olarak korunması için çaba sarf ediyor. Örneğin Solingen AB’de kolektif marka olarak tescilli ve marka tescilinden doğan hakların yürütücüsü. Solingen üreticileri hak ihlali söz konusu olduğunda Wuppertal-Solingen-Remscheid Ticaret ve Sanayi Odasına haber veriyor ancak ihlallere karşı bireysel olarak yasal süreç başlatamıyor.  

Solingen ürünleri dünya çapında satılıyor ve Alman Çatal Bıçak Takımı ve Ev Eşyaları Sanayi Birliği verilerine göre değeri 2019 yılında 780 milyon Euro civarında. Solingen, 40’tan fazla ülkede marka, haksız rekabet ve coğrafi işaret olarak korunmakta. Coğrafi işaret olarak koruma, Almanya-Fransa arasında 1960, Almanya-Yunanistan arasında 1964, Almanya-İtalya arasında 1963, Almanya-İsviçre arasında 1967, Almanya-İspanya arasında 1970 ve Almanya-Avusturya arasında ise 1981 yıllarında imzalanan iki taraflı anlaşmalar üzerinden sağlanıyor.  

İkinci örneğimiz ise Solingen kadar tanıdık değil ancak Solingen gibi özel bir yasal düzenleme ile coğrafi işaret olarak korunan Glashütte. Glashütte Dresden yakınlarında bir şehir ve bu şehrin saat endüstrisi, şehrin bağlı olduğu Saksonya Krallığı’nın desteğiyle 1845 yılında kurulmuş. Bu destek şehrin ilk sakinlerinin eğitilmesini ve kendi kendini idame ettirebilen bir yerel endüstri olabilmesinin temellerini atmayı öngörmüş. Saat ustalığını korumak ve yaygınlaştırmak amacıyla 1878 yılında kurulmuş Alman Saatçilik Okulu var. Bu köklü geçmişiyle Glashütte saatlerinin, saat düşkünü okurlarımız için İsviçre saatlerinin yanına eklenebilecek bir seçenek olabileceği düşüncesindeyiz.

Gonca ILICALI

Ocak 2025


Kaynaklar

https://euipo.europa.eu/tunnel-web/secure/webdav/guest/document_library/observatory/documents/reports/2024_Protection_of_craft_and_industrial_GIs%20/2024_CIGI_%20Study_FullR_en.pdf

AVRUPA BİRLİĞİ’NİN BİRLEŞTİRİLMİŞ, SADELEŞTİRİLMİŞ VE GÜÇLENDİRİLMİŞ YENİ COĞRAFİ İŞARETLER TÜZÜĞÜ FINISH ÇİZGİSİNE VARMAK ÜZERE!

Avrupa Birliği (AB), hazırlık çalışmalarını çok yönlü olarak birkaç yıldır yürüttüğü bir tüzük teklifinde son aşamaya geldi.

28 Şubat 2024 tarihinde AB Parlamentosunda, 19 aleyhte ve 64 çekimser oya karşı 520 lehte oy ile kabul edilen tüzük teklifi, 26 Martta resmen kabul edildi. Tüzük teklifi esas olarak; şimdiye kadar koruma şartları 3 ayrı tüzükle düzenlenmiş gıda-tarım ürünleri, şaraplar ve distile alkollü içkilerde coğrafi işaret ve diğer kalite göstergelerine ilişkin koruma şartlarını birleştiriyor, sadeleştiriyor ve güçlendiriyor. Bu tüzük yürürlüğe girince bazı tüzüklerde değişiklik olacak, bazıları da yürürlükten kalkacak.  

Değişikliğe uğrayacak tüzükler: Tarım ürünleri ortak piyasa düzenlemesi hakkında olan ve şaraplarla ilgili coğrafi işaret korumasını da düzenleyen 1308/2013 sayılı AB Tüzüğü; distile alkollü içkilerin tanımlanması, etiketlenmesi, bu adların diğer gıda ürünleriyle ilgili olarak kullanılması ve bunlarla ilgili coğrafi işaretlerin korunmasına ilişkin 2019/787 sayılı AB Tüzüğü ve AB markasına ilişkin 2017/1001 sayılı AB Tüzüğü.

2017/1001 sayılı Tüzükteki değişiklik hükmü, AB Komisyonunun coğrafi işaretlerle ilgili olarak AB Fikri Mülkiyet Ofisi EUIPO’ya görev verebileceğine ilişkin.  

Yürürlükten kaldırılacak tüzük: gıda-tarım ürünlerine ilişkin coğrafi işaret, geleneksel ürün adı ve diğer kalite göstergeleri hakkındaki 1151/2012 sayılı AB Tüzüğü. Bu, coğrafi işaretlerle ilgili olarak karşımıza en çok çıkan tüzüktür.

Gıda-tarım ürünleri, şaraplar ve distile alkollü içkiler hakkındaki 2 Mayıs 2022 tarihli ve 2022/0089 (COD) sayılı Tüzük Teklifinde birçok yenilik ve değişiklik mevcut. Hepsinin bu yazıda irdelenmesi mümkün değil ancak dikkati ilk çeken hususları aşağıda sıralıyoruz.

Etiketleme tanımı 1169/201 sayılı Tüzüğe; işlenmiş ürün tanımı 852/2004 sayılı Tüzüğe; ürün sertifikasyon kuruluşu tanımı 2017/625 sayılı Tüzüğe; bitki çeşit adı tanımı 2100/94 sayılı Tüzüğe veya 2002/53/EC, 2002/55/EC, 2008/90/EC Direktiflerine; hayvan ırkı adı tanımı 2016/1012 sayılı Tüzüğe; şarap tanımı 1308/2013 sayılı Tüzüğe; distile alkollü içki tanımı 2019/787 sayılı Tüzüğe; şarap ve distile alkollü içkiyi hariç tutan tarım ürünü tanımı bu yeni tüzüğe dayandırılıyor. Bu kapsamda yeni tüzükte geçen “tarım ürünü” kavramını, “şarap ve distile alkollü içki dışında kalan gıda-tarım ürünü” olarak kabul edebiliriz.    

Sadece kayıt tutma ve istatistiki değerlendirme amaçlı olmak üzere, tescile konu ürünler 2, 4 veya 6 haneli sistemler uyarınca sınıflandırılacak. “Kombine nomanklatur (Combined Nomenclature-CN)” olarak adlandırılan bu sistem, 2658/87 sayılı AB Tüzüğüne dayanıyor. 2658/87 sayılı Tüzükle ilgili açıklamalara baktığımızda, bu sistemler için aşağıdaki örneklerin verildiğini görüyoruz.

  • 2 haneli: ‘Bölüm 18  Kakao ve kakao ürünleri’
  • 4 haneli: ‘1806  Çikolata ve kakao içeren diğer gıda ürünleri’
  • 6 haneli: ‘1806 10 — İlave şeker veya tatlandırıcı madde içeren kakao tozu’

1151/2012 sayılı AB Tüzüğünde yer alan ürünlere bazı ilaveler yapılıyor.

  • Coğrafi işaretler için ilave edilen ürünler: Tuz, mannitol, sorbitol, koşineal, uçucu yağlar, albüminoidal maddeler – modifiye nişastalar – yapıştırıcılar, apre maddeleri, sorbitol n.e.p., deriler ve postlar, ham kürkler, mantar, ham ipek ve ipek atıkları, yün ve hayvan tüyü, ham pamuk, atık – karde veya penye pamuk, ham keten ve ham kenevir.
  • Geleneksel ürün adları için ilave edilen ürünler: Hazır yemekler, bira, çikolata ve türevi ürünler, ekmek, hamur işleri ve kekler, şekerleme, bisküviler ve diğer fırıncılık ürünleri, bitki özlerinden yapılan içecekler, makarna ve tuz.

Başvuru hakkı ve devamı taleplerle ilgili olarak “tanınan üretici grubu (recognised producer group)” tanımının getirilmesi, belki de en çarpıcı yeniliklerden. Bu tanım, “tüzel kişiliğe sahip olan ve tüm üreticiler adına hareket eden tek grup olarak yetkili ulusal otoriteler tarafından tanınan resmi bir dernek” şeklinde açıklanıyor. Öte yandan, ispatlanmış tek üreticinin başvuru yapma hakkının bulunmasına dair istisna, yeni tüzükte de yer alıyor.

Şartları uyan üretici gruplarının ilgili AB üyesi ülkeye talebi üzerine ve ülkenin yasalarına uygun şekilde, her bir coğrafi işaret için sadece bir tane üretici grubu tanınacak.

Bir üretici grubu; ilgili coğrafi işaretli ürünün üretim hacminin en az 2/3’üne sahip olan üreticilerinin sayısının en az 2/3’ünün kabul etmesi halinde, tanınan üretici grubu olarak kabul edilebilecek.  

Tanınan üretici grupları; ulusal otoriteler tarafından belirlendiği şekilde ve ilgili ürünün niteliğine göre çiftçiler, çiftlik tedarikçileri, ara işleyiciler ve son işleyiciler dâhil olmak üzere ilgili paydaşların inisiyatifiyle kurulacak. AB üyesi ülkeler; üretici grubunun şeffaf ve demokratik bir şekilde çalıştığını ve coğrafi işaretli ürünün tüm üreticilerinin gruba üyelik hakkından yararlandığını doğrulayacak olup kamu görevlileri, tüketici grupları, perakendeciler ve tedarikçiler gibi diğer paydaşların da üretici grubunun çalışmalarına katılmasını sağlayabilecekler.

Tanınan üretici gruplarının temel sorumlulukları arasında; başvuru hazırlama, iç denetim yapma, koruma elde edilmiş üçüncü ülkeler de dâhil olmak üzere haksız kullanımlara karşı yasal girişimde bulunma, sürdürülebilirlik çalışmaları yapma ve sürdürülebilirlik şartlarının uygulanmasını sağlama, tanıtım ve pazarlama çalışmaları yapma, ekonomik performans ve sürdürülebilirlik analizleri yaptırma, mevcut ve potansiyel üreticilere toplumsal cinsiyeti anaakımlaştırma da dâhil olmak üzere eğitim verme konuları yer alıyor. 

2018/1725 ve 2016/679 sayılı AB Tüzüklerine uygun biçimde kişisel verilerin korunacağına ilişkin hükümler öngörülüyor.

Yeni tüzükte, aksi yönde ifade bulunmadıkça “geographical indication” kavramı; tarım ürünleri ve şaraplar için “geographical indication” ve “designation of origin”, distile alkollü içkiler için de “geographical indication” olarak kabul edilmeli.

Yeri gelmişken, oldukça karıştırılan bir duruma açıklık getirmekte fayda var. Ulusal mevzuatımızda “menşe adı (designation of origin)” ve “mahreç işareti (geographical indication)” kavramlarının ikisini birden karşılamak üzere, yani şemsiye terim olarak “coğrafi işaret” kavramını kullanıyoruz ama bu tanımların kapsamlarında, AB’deki kapsamlarından herhangi bir farklılık bulunmuyor. Gerek AB yasal düzenlemelerinde gerekse uluslararası alanda “geographical indication” kavramı ise; hem ulusal mevzuatımızdaki “coğrafi işaret” gibi şemsiye bir terim olarak, hem de “mahreç işareti” tanımına karşılık olarak kullanılmakta. Kullanım yerine ve şekline göre “coğrafi işaret”in mi yoksa “mahreç işareti”nin mi kastedildiğinin anlaşılması mümkün olabiliyor.    

Üretici grubu (başvuru yapan), AB veya ulusal düzeyde belirlenmiş sürdürülebilirlik şartlarına uygun ilave şartlar belirleyebilecek ve böyle bir durumda bu şartlar başvuruda belirtilecek.

Üçüncü ülke kaynaklı başvuruların da AB’ye, dijital bir sistem üzerinden gönderilebilmesi için teknik altyapı oluşturulacak.

AB Komisyonu başvuruları 6 ayda inceleyecek ve eğer daha fazla süreye ihtiyaç duyacak olursa, gerekçeli biçimde bu durumu başvuru yapana bildirecek.   

AB Resmi Gazetesinde ilan edilen başvurulara itiraz süresi 3 ay. Bu süre içinde yapılan itirazlarda AB Komisyonu, 5 ay içinde tarafları uzlaşmaya davet edecek. 3 ayı aşamayacak uzlaşma görüşmeleri sırasında, taraflardan birinin talebi üzerine en fazla 3 aylık süre uzatımı olabilecek. Görüşmelerin sonuç bildirimi, 1 ay içinde AB Komisyonuna sunulacak ve AB Komisyonu tarafından incelenerek karar verilecek.

Üçüncü ülkeler tarafından yapılacak tescilde değişiklik taleplerinde, talep edilen değişikliğin söz konusu üçüncü ülkede yürürlükte olan coğrafi işaretlerin korunmasına ilişkin kanunlara uygun olduğuna dair kanıt sunulması gerekecek.

Coğrafi işaretlerin koruma kapsamında açıkça alan adlarında, web sitelerinde yer alan bilgilerde ve elektronik ticaret gibi uzaktan satış kanallarında gerçekleşen kullanımlar da dâhil ediliyor.

4 Şubat 2020 tarihinde IPR Gezgini’nde yayımlanan “Yenilenmek Gerek, Ama Dikkatle…” başlıklı yazımızda da değindiğimiz, coğrafi işaretli bir ürünün başka bir ürünün üretiminde bileşen olarak kullanılmasına ilişkin durumlar hakkındaki temel prensiplere, bu kez tüzükte yer veriliyor. Bu şekildeki kullanım, her şeyden önce dürüst ticari uygulamalar çerçevesinde olmalı ve coğrafi işareti zayıflatacak, sulandıracak veya itibarına zarar verecek niteliği bulunmamalı.   

Bileşen olarak kullanılacak coğrafi işaretli ürünün üreticilerinin 2/3’ünün rızası olmadıkça, işlenmiş ürünün adında önceki coğrafi işaret kullanılamayacak. Ayrıca, bileşen olarak kullanılacak coğrafi işaretin doğru biçimde kullanılabilmesi için, söz konusu coğrafi işaretin tanınan üretici grubunun tavsiyede bulunması sağlanacak.

Bileşen olarak kullanılan coğrafi işaretli ürünün miktarı, işlenmiş üründe temel bir karakteristik özellik yaratacak düzeydeyse ve ayrıca işlenmiş üründe, coğrafi işaretli ürünle karşılaştırılabilecek başka hiçbir ürün kullanılmazsa işlenmiş ürünün adında, etiketinde veya reklamında coğrafi işaret kullanılabilecek. Bileşenin yüzdesi etikette belirtilecek.

Coğrafi işaretlerin internet alan adlarında kullanımlarına ilişkin şartlar belirlenmiş. Ayrıca EUIPO tarafından bir alan adı uyarı sistemi kurulacak olup coğrafi işaretlerle ilgili yaptırımların etki alanının ve gücünün artırılması öngörülüyor.

Konuyla ilgili AB amblemleri, belirteçleri ve kısaltmalarının ürün etiketinde ve reklamlarında kullanımları detaylandırılıyor. Bu detayların kapsamında, bileşen olarak kullanılan coğrafi işaretler de mevcut.

Ürünlerin tescile uygunluğunun ve ayrıca tescilli adın piyasadaki kullanımının uygunluğunun sağlanması amaçlarıyla yapılan denetimler hakkında ayrıntılı düzenlemeler mevcut. İlaveten, resmi kontrollere ilişkin 2017/625 sayılı AB Tüzüğüne bağlı olarak geliştirilen bilgi yönetim sistemi başta olmak üzere, çeşitli araçların kullanılması suretiyle AB üyesi devletlerarasında karşılıklı yardımlaşma ve dayanışma sağlanması öngörülüyor.

Başvuru inceleme ve itiraz aşamaları için EUIPO ile iletişim kurulabileceğine ilişkin düzenlemeler mevcut. EUIPO ile kurulacak ilk iletişimden itibaren en geç 5 yıl içinde, bu görevlerin EUIPO tarafından yerine getirilmesinin sonuçları ve deneyimi hakkında bir rapor hazırlanıp AB Parlamentosuna ve Konseyine sunulacak. Performans izlemesi olarak adlandırılan bu raporda özellikle tarımsal faktörlerin inceleme sürecine entegrasyonu, değerlendirmelerin kalitesi, coğrafi işaretlere ilişkin farklı kaynaklardan yapılan değerlendirmelerin tutarlılığı, görevlerin verimliliği ve kullanıcı memnuniyeti kriterleri rol oynayacak.

AB Komisyonunun uygulama yetkilerini kullanımı, üye devletler tarafından kontrol ediliyor. Bu konudaki mekanizmalara ilişkin kural ve genel ilkeleri belirleyen 182/2011 sayılı AB Tüzüğü kapsamında bulunan Coğrafi İşaretler Komitesi, bu yeni tüzükte öngörülen usuller bakımından AB Komisyonunu destekleyecek. 

Geleneksel ürün adlarına ilişkin şartlar, mevcut hükümlere göre daha açık biçimde düzenlenmiş. Önemle belirtmek gerekir ki, geleneksel ürün adı koruması sadece belirlenen türdeki tarım ürünleri için geçerli, yani distile alkollü içkiler, şaraplar, aromatik şaraplar vb bağcılık ürünleri kapsam dışı kalıyor.   

Kısa süre içinde AB Resmi Gazetesinde yayımlanması beklenen bu yeni tüzüğün yürürlük tarihi, Resmi Gazetedeki ilan tarihini takip eden 20. gün olacak.

Gonca ILICALI

28 Mart 2024


Kaynaklar

https://eur-lex.europa.eu/legal-content/EN/TXT/PDF/?uri=CELEX:52022PC0134R(01)

https://taxation-customs.ec.europa.eu/customs-4/calculation-customs-duties/customs-tariff/combined-nomenclature_en

https://www.consilium.europa.eu/en/press/press-releases/2024/03/26/council-adopts-law-to-strengthen-protection-for-geographical-indications-for-foods-and-drinks/

AVRUPA BİRLİĞİ’NİN 2023 YILI TANITIM BÜTÇESİNDE COĞRAFİ İŞARETLERİN YERİ

Avrupa Birliği (AB) Komisyonu 16 Aralık 2022 tarihli basın açıklamasında; sürdürülebilir ve yüksek kaliteli tarım ve gıda ürünlerinin tanıtımını gerek iç pazarında gerekse dünya çapında finanse etmek için 2023 yılında 185,9 milyon Euro tahsis edeceğini beyan etti. 2023 yılı tanıtım politikası çalışma programı, özellikle Tarladan Çatala (Farm to Fork) stratejisi olmak üzere, 2019-2024 dönemi için AB’nin siyasi önceliklerine katkıda bulunacak.

Tanıtım projeleriyle; AB tarımının sürdürülebilirliği, hayvan refahını artırma, taze meyve ve sebze tüketiminin artırılması ile sağlıklı ve sürdürülebilir beslenmenin teşvik edilmesi hedefleniyor. Projeler; AB tarım ürünlerine yeni pazar imkanlarının bulunması, mevcut işlerin güçlendirilmesi, sürdürülebilir üretim ve tüketimin artırılması ile AB tarım-gıda sektörünün, ekonomik açıdan sürdürülebilir şekilde toparlanmasını da destekleme amacını güdüyor.

Tanıtım bütçe kalemleri iç ve dış pazarlarda “basit programlar” ve “çoklu programlar” olarak iki temel gruba ayrılıyor ve alt gruplar da söz konusu. Fazla detaya girmeden, dikkati çeken hususları aşağıda özetliyoruz.

  • Coğrafi işaretler, kalite göstergesi programlarının içinde yer alıyor. Bu programlar için iç pazarda basit programlara 7 milyon Euro, çoklu programlara ise 4,2 milyon Euro ayrılmış durumda. Ayrıca özellikle üçüncü ülkeler için öngörülen programlar gibi diğer bazı alt başlıklardaki programlara, coğrafi işaretlerin de dahil edilebileceğini düşünüyoruz.    
  • AB iç pazarındaki tanıtım 83,3 milyon Euro, üçüncü ülkelerdeki tanıtım ise 83,1 milyon Euro bütçeye sahip. AB dışı tanıtımda ana tanıtım hedefi “büyüme potansiyeli”. Çin, Japonya, Güney Kore, Singapur ve Kuzey Amerika bu kategoriye dahil. AB’nin, bu kategorideki ülkelerden Çin dışındakiler ile coğrafi işaretleri de konu alan serbest ticaret anlaşmaları var. Çin ile yaptığı ve sadece coğrafi işaret korumasına yönelik olan anlaşma ise; ilk etapta taraflara ait 100’er coğrafi işareti korumayı öngörmüş, süreç içinde toplam sayının 350’ye kadar artması hedeflemiş durumda. Anlaşmanın resmi olarak yürürlüğe girdiği 1 Mart 2021 tarihinde yapılan basın açıklaması, AB’nin 2023 yılı tanıtım bütçesinde Çin (Hong Kong ve Makao dahil), Güney Kore, Tayvan, Güneydoğu Asya ve Güney Asya için toplam 16,3 milyon Euro’luk büyük bir bütçe ayırmasının nedenine de işaret ediyor. Çünkü Çin pazarı, 2020 yılı Ocak-Kasım ayları arasında 16,3 milyar Euro ile AB gıda ve tarım ürünlerinin 3. varış noktası. Ayrıca bu değerlendirme içindeki şarap, distile alkollü içkiler ile gıda ve tarım ürünlerini kapsayan coğrafi işaretli ürünler, toplam değerin %9’unu oluşturarak 2. sırada yer alıyor. Çinli tüketiciler güvenlik, kalite ve otantiklik bakımından AB’nin tarım ve gıda ürünlerini takdir ediyorlar. AB’li tüketiciler ise Çin’e ait özel ürünlerin orijinallerini deneyimlemek istiyorlar.   
  • Yeni Zelanda ve Avustralya, AB’nin ihracatçıları için yeni pazar fırsatı olarak görülüyor.  Brexit’ten sonra Birleşik Krallık, gıda ve tarım ürünleri için %25’lik payla AB’nin ana ihracat pazarlarından biri. 
  • Tanıtım kampanyaları hem AB’li hem de küresel tüketicileri coğrafi işaret ve organik ürünler gibi AB’nin kalite programları hakkında bilgilendirecek. Organik ürünlere ayrılan bütçe 28 milyon Euro.
  • İklim, çevre ve hayvan refahı için faydalı sürdürülebilir tarım uygulamalarının teşvik edilmesini ve sürdürülebilir şekilde üretilmiş tarımsal gıda ürünlerinin tüketimini desteklemek için ayrılan bütçe 36 milyon Euro.
  • Daha sağlıklı ve dengeli beslenmeyi teşvik etmek için taze meyve ve sebzelerin tanıtım bütçesi 19 milyon Euro’dan fazla.

2023 kampanyaları için teklif çağrıları, Avrupa Araştırma Yürütme Ajansı (European Research Executive Agency) tarafından Ocak 2023’te yayımlanacak.

AB Komisyonu, AB tarım ürünlerini dünya çapında tanıtmaya yönelik kampanya ve çeşitli etkinliklerinde, “Enjoy, it’s from Europe” (Keyfini çıkarın, Avrupa Birliği’nden)” sloganını kullanıyor. Ayrıntılara önem veren okurlarımız için bu sloganın kullanılmasını da ilgilendiren kuralların, AB’nin iç pazarında ve üçüncü ülkelerde yürüteceği tanıtım çalışmaları hakkındaki 3/2008 sayılı Konsey Tüzüğü ve 501/2008 sayılı Komisyon Tüzüğü ile düzenlendiği bilgisini verelim.   

Gonca Ilıcalı

27 Aralık 2022

Kaynaklar:

https://ec.europa.eu/commission/presscorner/detail/en/ip_22_7769

https://trade.ec.europa.eu/access-to-markets/en/content/free-trade-agreements

https://agriculture.ec.europa.eu/news/eu-china-agreement-protecting-geographical-indications-enters-force-2021-03-01_en

https://ec.europa.eu/chafea/agri/en/funding-opportunities/instructions-on-the-use-of-the-signature-enjoy-it-s-from-europe