IPR Gezgini Ankara buluşmasına sadece bir hafta kaldı. Sondan bir önceki hatırlatmamızı yapıyoruz.
2024 yılı ilkbaharında İstanbul’da bir buluşma yapmıştık, ama asıl göz ağrımız olan ve beşincisini düzenleyeceğimiz Ankara etkinliğini sonbahara saklamıştık.
Ankara buluşmamız için programı uygun olan herkesi, 3 Ekim Perşembe akşamı bizlerle birlikte olmaya davet ediyoruz.
Detaylar aşağıda!
Fikri Haklar camiamız 3 Ekim Perşembe akşamı Ankara’da yapılacak IPR Gezgini buluşmasında yeniden bir araya gelecek!
Daha önceki buluşmalarımızda birbirlerini özleyen IP severlerin yeniden görüşmelerine, birçok yeni tanışmaya ve uzun sohbetlere vesile olmuştuk. Tekrarını herkes bekliyordu ve o gün yaklaşıyor.
Soğuk günler gelmeden 2024 yılı IPR Gezgini Ankara buluşmasını 3 Ekim Perşembe akşamı saat 19.00’da başlayacak şekilde yapacağız.
Buluşma mekanımız son üç buluşmamızı yaptığımız Passkal olacak (https://www.instagram.com/passkalpub/ — Tunalı Hilmi Cad, Park İçi No:114/J D:1 – En basit tarif: Tunalı’nın sonunda Kuğulu Park’a gelmeden sağa dönüyorsunuz, Kıtır’ın yanındaki merdivenlerden inerek Passkal’a ulaşıyorsunuz). Geçen buluşmada olduğu gibi işletme bize kendimize ait bir alan tahsis edecek (Bize tahsis edilecek alanın tavanı açılıp kapanabiliyor ve tavan açık olduğu (yağmur yağmadığı) sürece havadar bir mekanda olacağız).
Konsept: Bolca IP sohbeti, yeniden kavuşanlar, ilk kez tanışanlar, IPR Gezgini hakkında her şey, sitenin yazarları ve okurları, beklentiler, Türk IP camiası gelişmeleri, IP dedikoduları… Önceden belirlenmiş menü, katılım ücreti yok; herkes kendi yediğini – içtiğini öder.
Katılım taleplerini Ekim ayı başına dek almaya devam edeceğiz. Taleplerde kişi sayısını ve katılımcıların adlarını bildirmeyi unutmayın lütfen.
Katılım talebinizi iprgezgini@gmail.comadresine e-postayla veya sosyal medya hesaplarımıza mesaj yoluyla bildirebilirsiniz. Talebi almamızın ardından sizi katılımcı listesine ekleyeceğiz.
Önemli Not: Katılım için ismini bildirip sonradan hiç bilgi vermeden gelmeyenlere bozuluyoruz, çünkü anlaştığımız yerlere yaklaşık kişi sayısı bildiriyoruz ve onlara karşı mahçup olmak istemiyoruz. Kayıt yaptırmanıza rağmen katılamayacaksınız lütfen bize önceden bilgi verin.
Moda endüstrisinde ürün tasarımlarının korunması, fikri mülkiyet hukuku açısından oldukça karmaşık bir konu olmasının yanı sıra kıyafet, ayakkabı gibi tasarımların kopyalanması birçok markanın karşılaştığı yaygın bir sorundur. Tasarımcılar ve markalar, ürünlerini koruma altına almak için çeşitli fikri mülkiyet haklarına başvurmaktadırlar. Ancak her ülkenin fikri mülkiyet hukuku uygulamaları ve koruma kapsamları farklılık gösterebilmektedir.
Öte yandan gelişen teknoloji ve sosyal medya ile birlikte “taklitçilik” de hayli fazla şekilde artmaya başlamış; taklit ürünlere “muadil” adı altında daha masum bir izlenim kazandırma çabası içerisine girilmiştir. Tasarımcılar ve markalar için bu masumlaştırma çalışmaları sebebiyle ürünlerini ve markalarını korumak adına daha büyük bir mücadeleye başlamışlardır.
Ganni’nin 2021 yılında piyasaya sürdüğü “Buckle Ballerina” modeli de bu tarz bir koruma mücadelesinin bir örneğidir. Ganni, bu ayakkabı modelinin taklit edilmesiyle karşı karşıya kalmış ve Steve Madden’e karşı Danimarka Denizcilik ve Ticaret Yüksek Mahkemesi’nde (Danimarka Denizcilik ve Ticaret Yüksek Mahkemesi 09.08.2024 tarihli BS-25562/2024-SHR sayılı Ganni A/S v. Steve Madden Ltd. & Steve Madden Europe B.V.kararı) dava açmıştır. Dava, tasarım hakkı ihlali ve haksız rekabet iddialarını içermektedir. Bu tür davalar, moda tasarımlarının özgünlüğünü ve ticari değerini koruma çabası açısından önemlidir ve aynı zamanda moda endüstrisinde taklitçilik ile mücadelede önemli bir yol haritası oluşturmaktadır.
Bu yazımızda bahse konu uyuşmazlığı, tarafların iddia ile savunmalarını, mahkemenin kararı verirken dayandığı argümanları inceleyeceğiz. Yine uyuşmazlığın tüketici tarafından değerlendirmesine de yer vereceğiz.
1. Uyuşmazlığın Taraflarına Genel Bakış
Ganni A/S, Danimarka menşeli, çağdaş ve özgün tasarımlara sahip olan bir hazır giyim moda markasıdır. 2000 yılında Danimarkalı bir galeri sahibi Frans Truelsen tarafından kurulan marka, 2010’ların sonlarına doğru bir tasarımcı markası olarak kült bir popülerlik kazanmaya başladı ve devamında kendi kategorisinde büyük başarı sağladı. Halihazırda marka özellikle Kopenhag ve diğer Avrupa şehirlerinde mağazalara sahip olmakla birlikte tam anlamıyla “şahsına münhasır” tasarımlarıyla dikkat çekmektedir.
Steve Madden Ltd. ise özellikle ayakkabı olmak üzere moda aksesuarları pazarlayan New York merkezli bir şirkettir. Steve Madden ayrıca Anne Klein ve Superga gibi çeşitli markaların lisans sahipliğini yapmakta olup, merkezi olan Amerika’da “ayakkabı sektörünün en ikonik markalarından biri” olarak gösterilmektedir ve dünya çapında 80’den fazla ülkede mağazalara sahiptir.
Ancak her ne kadar Steve Madden kendini “yaratıcı, yenilikçi, benzersiz” tasarımların öncüsü bir marka olarak tanımlamakta ve başarısını özgünlük ve bireyselliği benimsemeye borçlu olduğunu belirtse de markanın aşağıda da inceleyeceğimiz uyuşmazlık gibi; moda ve fikri mülkiyet çevrelerinde “skandal” olarak tanımlanabilecek pek çok uyuşmazlığın tarafı olduğu görülmektedir.
2. Uyuşmazlık, Öne Sürülen İddialar ve Savunmalar
Ganni, popüler Buckle Ballerina ayakkabısının telif hakkının ihlal edildiği iddiasıyla ilgili olarak Steve Madden’e karşı Danimarka Denizcilik ve Ticaret Yüksek Mahkemesi’nde dava açtı. Steve Madden, Grand Ave isimli ayakkabısıyla Ganni’ye ait tasarımı kopyalamakla suçlanmaktaydı. Mahkeme 9 Ağustos 2024’te taraflar arasında görülen davada kararını açıkladı.
Ganni kendi tasarımı olan ayakkabıların, “önemli bir tasarım” olduğunu düşündüğü için EUIPO nezdinde 015030614-0001 tasarım kayıt numarası ile Ağustos 2023’te tescil ettirmiştir. Uyuşmazlıkta Ganni, “Buckle Ballerina” ayakkabısının telif hakkıyla korunduğunu belirterek, uzman görüşleriyle bu iddiasını destekledi ve Steve Madden’a karşı ihtiyati tedbir talebinde bulundu. Ayrıca Ganni, ayakkabı tasarımının Danimarka Rekabetin Önlenmesi Kanunu (haksız rekabet yasası) kapsamında korunduğunu ve tasarımın “orijinal bir eser” olduğunu savundu. Steve Madden’in Grand Ave ayakkabısının Buckle Ballerina‘ya çok benzediğini, fiyatının çok daha düşük olduğunu ve bu durumun Ganni’nin satışlarını olumsuz etkilediğini, haksız rekabet oluşturduğunu belirtti. Yine Ganni, bu ayakkabı ve tescil süreçleri için çok büyük miktarlarda paralar harcadığını ekleyerek başka şirketler tarafından tasarım haklarının sömürülmesini istemediklerini, bu ayakkabıyı Steve Madden gibi kopyalayan çok kişinin olduğunu, Ganni’nin bu şahıslara karşı öncelikli olarak satışı-üretimi durdurma ve satıştan-üretimden vazgeçme mektubu gönderdiğini ve bunun üzerine dostane şekilde anlaştığı pek çok firma olduğunu ancak S. Madden tarafının bu şekilde anlaşmaya olumlu bakmadığını belirtti.
Steve Madden ise telif hakkı ve tasarım korumasına karşı çıkarak trendleri takip eden bir marka olduklarını ve piyasada benzer başka ayakkabıların bulunduğunu öne sürdü. Madden, kendilerinin “Grand Ave” olarak adlandırdığı bu ayakkabı modelinde kendi tasarımcılarının, 2023-2024 yıllarında geçerli olan bir trendin parçası olarak metal halkalar kullanmayı tercih ettiğini belirtti. Hatta öyle ki Grand Ave ayakkabılarının Steve Madden’in uluslararası ekibi tarafından tasarlandığını ve bu davadan önce 5-6 kişiden oluşan tasarım ekibinin Ganni’yi hiç duymadığından bahsetti.
Öte yandan Steve Madden, Danimarka Rekabetin Önlenmesi Kanunu uyarınca koruma iddiasına ilişkin olarak Ganni’nin şu özelliklere sahip bir ayakkabı tasarımı için koruma talep edemeyeceğini özetle Ganni’nin bahse konu hususları tekelinde bulunduramayacağını savundu:
Dış tabanın ayakkabının geri kalanından daha geniş olması ve farklı bir renkte olması,
Ayakkabının bej renkli iç tabana sahip olması ve bunun etrafının farklı bir renkte bir kenarla çevrilmiş olması,
Ayakkabının parlak deri yüzeye (rugan-patent deri) sahip olması.
Ayrıca Steve Madden tarafından ayakkabılar arasında önemli bir fiyat farkı olduğuna dikkat çekildi ve bu sebeple söz konusu ayakkabıların ticari olarak eşdeğer veya ikame olarak görülmemesi gerektiği savunuldu.
Yine Steve Madden, markasının değeri göz önünde bulundurularak, herhangi bir yasaklama kararı çıkması durumunda, en az 1 milyon € teminat karşılığında tedbir uygulanması gerektiğini de belirtti.
3. Mahkemeden Çıkan Karar
Tüm bu savunma ve iddiaların neticesinde Danimarka Denizcilik ve Ticaret Mahkemesi 09.08.2024 tarihinde kararını açıklayarak, davacı Ganni’ye ait Buckle Ballerina modelinin Kasım 2021’de piyasaya sürüldüğünü, bu ayakkabıların özgün ve uygulamalı bir “sanat eseri” olduğunu, telif hakkı korumasına uygun olduğunu ve bu tasarımın entelektüel ve de benzersiz bir ifadeye sahip olduğunu tespit etti. Ayakkabının “punk” esintili tasarım unsurları ve görsel ifadesi, telif hakkı koruması için yeterince orijinal olarak kabul edildi. Yapılan inceleme ve değerlendirmelere dayanarak Steve Madden’in Grand Ave ayakkabısının, Ganni’nin Buckle Ballerina‘sının yakından taklit ettiğini tespit etti. Mahkeme, Buckle Ballerina‘nın bilinen tasarım unsurlarının Steve Madden’in ayakkabısında da aynı bütünsel etkiyi yaratan bir şekilde bulunduğunu da vurguladı.
Ayrıca mahkeme, tasarım uzmanlarından alınan ifadelere dayanarak, Steve Madden’ın Grand Ave ayakkabısının Ganni’nin ürünüyle çok fazla benzerlik taşıdığına karar verdi. Uzmanlar da Ganni’nin ayakkabının yalnızca işlevsel bir üründen daha fazlası olduğu iddiasını destekleyerek telif hakkı korumasını hak eden orijinal bir yaratıcı çalışma olduğunu belirtti ve iki tasarımın genel izleniminin çok benzer olması nedeniyle Steve Madden’in ayakkabısının potansiyel olarak tüketicileri şaşırtabileceğini söyledi.
Tüm bunların ışığında mahkeme, Steve Madden’in hem telif hakkı yasasının 2. maddesi hem de pazarlama yasasının 3. maddesi uyarınca Ganni’ye ait Buckle Ballerina üzerindeki haklarını ihlal ettiğini kanıtladığını belirtti. Bu kararla Steve Madden’in, Grand Ave ayakkabısını Danimarka’ya ithal etmesi, satması, pazarlaması ve ihraç etmesi yasaklandı.
4. Kararın Nedenleri ve Mahkemece Esas Alınan Değerlendirme Kriterleri
Avrupa Birliği Adalet Divanı’nın (“ABAD”) Cofemel kararının telif hakkı ve moda ile ilgili endüstrinin yasal düşüncesini değiştirmesinden sonra mahkemece verilen bu kararda, tasarımın özgünlüğü ve ayakkabının tasarımcının özgür ve yaratıcı seçimlerinin sonucu olması gerçeği ile tasarımın pazar konumu, tüketici nezdinde yeri ve ayırt ediciliği gibi birkaç farklı faktör de incelenmiştir. Mahkemece kararın nedenleri;
Buckle Ballerina’nın Özgünlüğü: Mahkeme, ayakkabının tasarımındaki özgün öğeler, renklerin kullanımı ve genel görünümün diğer benzer ayakkabılardan farklı olduğunu belirterek, bu ayakkabının telif hakkı ile korunabilecek bir eser olduğunu kabul etmiştir.
GRAND AVE’nin Taklidi: Mahkeme, GRAND AVE ayakkabısının Buckle Ballerina‘ya çok benzemesi, aynı tasarım öğelerini kullanması ve tüketicileri yanıltıcı olması nedeniyle, bu ayakkabının telif hakkı ihlali oluşturduğuna karar vermiştir.
Marka Hakları: Mahkeme ayrıca, Buckle Ballerina ayakkabısının piyasada tanınan bir marka haline geldiğini ve tüketiciler tarafından GANNI ile özdeşleştirildiğini belirterek, marka haklarının da ihlal edildiğini tespit etmiştir.
5. Tüketici Nezdinde Durum: Taklit, Muadil ve İlham
Ganni A/S’de grup genel danışmanı ve Ganni SAS’ta genel müdür olan Louise Koustrup’un “TikTok’ta içerik üreticilerin müşterilere neden Ganni ayakkabısının yerine Steve Madden ayakkabısını almaları gerektiğini açıklayan birçok video izlediği” yönündeki beyanı kanaatimizce uyuşmazlıktaki en can alıcı ve üzerinde konuşulması gereken nokta olmuştur. Uyuşmazlığa konu iki ayakkabıya dair sosyal medya platformlarında pek çok içerik üretilmiştir. Sosyal medyadaki bu video ve paylaşımlarda değinilen en önemli konu Steve Madden ayakkabılarının Ganni tasarımının yanında yarı fiyatına satılması olmuştur. Bu husus Ganni açısından büyük bir sorun oluşturmaktadır, çünkü tüketiciler daha ucuz alternatifleri bulduklarını gördüklerinde Buckle Ballerina ayakkabısını almamışlar ve bu durum Ganni’nin satışlarını olumsuz etkilemiştir.
Ganni tarafından uyuşmazlıkta bu hususa değinilmesi de son derece önemlidir. Nitekim sosyal medyanın halihazırda tüketim alışkanlıklarını değiştirdiği, markalar için en büyük reklam alanı haline geldiği, tüketicilerin geri dönüşlerini alabildikleri bir mecra olduğu ve satışların büyük kısmının tüketicilerin sosyal medyadan etkilenerek yaptığı düşünüldüğünde TikTok, Instagram gibi sosyal medya platformlarında bu ayakkabılara yer verilmesinin satışlarda büyük etki yapacağı da açıktır.
Özellikle TikTok’ta bu iki ayakkabıya ilişkin pek çok video paylaşılmış, içerik üreticileri tarafından her iki ayakkabının karşılaştırıldığı görülmüştür. Ancak videolarda, Steve Madden ayakkabıları için tüketiciler nezdinde yapılan betimlemeler son derece dikkat çekicidir. Nitekim bazı kullanıcılar Madden ayakkabılarını Ganni’nin Buckle Ballerina ayakkabısına “dupe” (muadil) olarak nitelendirirken bazıları ise bu durumu “Steve Madden’in Ganni’den İlham alan (inspired) Ayakkabıları” olarak değerlendirmiştir.
Öte yandan çok küçük bir kesim ise bu durumun neden yasal olduğu konusunu tartışmış ve Steve Madden’i “copycat” (taklitçi) olarak nitelendirmiştir.
Sosyal medyada ayakkabıların bu şekilde konuşulmasının neticesinde tüketici nezdinde Steve Madden ayakkabıları, Ganni’ye “muadil” olarak görülmüş ve Ganni yerine Steve Madden’in alınması yönünde bir eğilimin oluşturulmasına neden olmuştur. Buna en büyük etkenin ise Steve Madden ayakkabılarının Ganni modeliyle ayırt edilemeyecek kadar benzer oluşu ve fiyatının neredeyse 1/3’ü kadar olması gösterilmektedir.
Kanaatimizce bu durum taklitçiliğin ve fikri mülkiyet ihlallerinin marka ve tasarımcıya verdiği zararı gözler önüne koyan en somut örneklerden biridir. Dünya çapında artan enflasyon ve ekonomik krizler ile alım gücündeki azalış, insanları daha ucuza yönlendirmeye başlamış ve tasarımcı ürünlerini satın alamayan tüketici, tasarımların taklit veya daha masum bir söyleyişle “muadil” hallerini satın almaya yönelmiştir. Sosyal medyanın etkisiyle bu muadil ürünlere olan yaklaşım daha da artmış ve muadil olarak adlandırdıkları ürünlere taklit ürünlerden farklı olarak yumuşak bir bakış yöneltilmiştir. Ancak tıpkı uyuşmazlığa konu Steve Madden ayakkabıları gibi, tüketiciler tarafından “muadil” olarak adlandırılan bu tarz ürünlerin büyük kısmının taklit ürünlerden bir farkı olmayıp muadil kelimesi günümüzde taklidin masum adı olarak kullanılır hale gelmiştir. Muadil her ne kadar denk, eşit ve eşdeğer demek olsa da bahse konu ürünlerin tescilli, orijinal tasarıma denk olduğunu söyleyebilmek mümkün değildir. Bu sebeple günümüzde muadil olarak adlandırılan ürünlerin tasarım ve fikri mülkiyet hakkı ihlaline sebep olduğu, üzerinde logonun bulunmamasının o ürünü “taklit” olmaktan çıkarmadığını belirtmekte fayda vardır.
Geçtiğimiz hafta duyurduğumuz IPR Gezgini Ankara Buluşması için ikinci hatırlatmamızı yapıyoruz.
2024 yılı ilkbaharında İstanbul’da bir buluşma yapmıştık, ama asıl göz ağrımız olan ve beşincisini düzenleyeceğimiz Ankara etkinliğini sonbahara saklamıştık.
Ankara buluşmamız için programı uygun olan herkesi, 3 Ekim Perşembe akşamı bizlerle birlikte olmaya davet ediyoruz.
Detaylar aşağıda!
Fikri Haklar camiamız 3 Ekim Perşembe akşamı Ankara’da yapılacak IPR Gezgini buluşmasında yeniden bir araya gelecek!
Daha önceki buluşmalarımızda birbirlerini özleyen IP severlerin yeniden görüşmelerine, birçok yeni tanışmaya ve uzun sohbetlere vesile olmuştuk. Tekrarını herkes bekliyordu ve o gün yaklaşıyor.
Soğuk günler gelmeden 2024 yılı IPR Gezgini Ankara buluşmasını 3 Ekim Perşembe akşamı saat 19.00’da başlayacak şekilde yapacağız.
Buluşma mekanımız son üç buluşmamızı yaptığımız Passkal olacak (https://www.instagram.com/passkalpub/ — Tunalı Hilmi Cad, Park İçi No:114/J D:1 – En basit tarif: Tunalı’nın sonunda Kuğulu Park’a gelmeden sağa dönüyorsunuz, Kıtır’ın yanındaki merdivenlerden inerek Passkal’a ulaşıyorsunuz). Geçen buluşmada olduğu gibi işletme bize kendimize ait bir alan tahsis edecek (Bize tahsis edilecek alanın tavanı açılıp kapanabiliyor ve tavan açık olduğu (yağmur yağmadığı) sürece havadar bir mekanda olacağız).
Konsept: Bolca IP sohbeti, yeniden kavuşanlar, ilk kez tanışanlar, IPR Gezgini hakkında her şey, sitenin yazarları ve okurları, beklentiler, Türk IP camiası gelişmeleri, IP dedikoduları… Önceden belirlenmiş menü, katılım ücreti yok; herkes kendi yediğini – içtiğini öder.
Duyurumuzu erken yapıyoruz, çünkü şehir dışından katılmak isteyenler, planlarını ayarlaması gerekenler olacaktır. Gelecek günlerde birkaç hatırlatma daha yapacağız.
Katılım taleplerini Ekim ayı başına dek almaya devam edeceğiz. Taleplerde kişi sayısını ve katılımcıların adlarını bildirmeyi unutmayın lütfen. Katılımcı sayısını biraz kestirebilmek adına bize ne kadar erken haber verirseniz o denli mutlu oluruz.
Katılım talebinizi iprgezgini@gmail.comadresine e-postayla veya sosyal medya hesaplarımıza mesaj yoluyla bildirebilirsiniz. Talebi almamızın ardından sizi katılımcı listesine ekleyeceğiz.
Önemli Not: Katılım için ismini bildirip sonradan hiç bilgi vermeden gelmeyenlere bozuluyoruz, çünkü anlaştığımız yerlere yaklaşık kişi sayısı bildiriyoruz ve onlara karşı mahçup olmak istemiyoruz. Kayıt yaptırmanıza rağmen katılamayacaksınız lütfen bize önceden bilgi verin.
Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı ile Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından üç yıllık periyotları kapsayacak şekilde her yıl hazırlanan ve Cumhurbaşkanı Kararı ile yürürlüğe konulan Orta Vadeli Programlar; makro ekonomik politikaların, tahminlerin ve hedeflerin belirlendiği ve merkezi yönetim bütçesinin hazırlanma sürecini başlatan bir politika belgesidir.[1] Bu kapsamda söz konusu belge ile ilgililere; hangi alanlarda, ne gibi eylemlerin gerçekleştirileceği konusunda da bir öngörü sağlamaktadır.
2025-2027 yıllarına ilişkin Orta Vadeli Plan (OVP), 05.09.2024 tarihli ve 23653 Mükerrer Sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 05.09.2024 tarihli ve 8906 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile onaylanmıştır. Geçmiş yıllarda da olduğu gibi OVP’de fikrî ve sınai mülkiyet haklarına ilişkin bölümler de yer almaktadır.
OVP’nin makro ekonomik hedefler ve politikalara ilişkin ana bölümünün “büyüme” hedef ve politikalarına ilişkin kısmında, Ar-Ge yenilik ekosistemi ele alınmıştır. Bu ekosistem içerisinde Ar-Ge temelli yatırımların ve girişimciliğin desteklenmesi ve yenilik ekosisteminin güçlendirilmesi hedeflenmektedir. Fikrî mülkiyet varlıklarının yüksek teknolojili ve katma değerli üretime katkısının artırılması amacıyla patent, marka ve tasarımlara ilişkin değerleme, finansmana erişim ve ticarileştirme mekanizmalarının güçlendirilmesi belirtilen hedefe ulaşmak için yapılacak çalışmalar arasında düzenlenmiştir.
OVP’nin makro ekonomik hedefler ve politikalara ilişkin ana bölümünün “iş ve yatırım ortamı” hedef ve politikalarına ilişkin kısmında, düzenleyici çerçevenin iyileştirilmesi ele alınmıştır. Bu iyileştirme kapsamında; iş ve yatırım ortamında düzenleyici çerçevenin iyileştirilerek yatırımcı güveninin, öngörülebilirliğin ve istikrarın artırılması hedeflenmektedir. Fikrî mülkiyet sisteminde toplumsal bilinci ve farkındalığı artırmak üzere hukuki altyapının güçlendirilmesi, fikrî mülkiyet haklarının oluşmasını destekleyen ekosistemin geliştirilerek bu hakların ticarileştirilmesinin hızlandırılması belirtilen hedefe ulaşmak için yapılacak çalışmalar arasında düzenlenmiştir.
OVP’nin iki farklı bölümünde fikrî ve sınai mülkiyet haklarına değinilmiş, temel olarak alana ilişkin bilincin artırılması ile hakların değerlemesinin yapılması, finansman erişiminin sağlanması ve hakların ticarileştirilmesinin hızlandırılması hedef ve politika olarak belirlenmiştir. Anılan hedeflere ulaşılmasını temenni ederiz. Bunun yanında hakların elde edilme aşamasından sonraki döneme ilişkin hedef ve politikaların yanında, hakların elde edilmesi ve korunması aşamasında yaşanan sorunların önüne geçecek hedef ve politikaların da programlara dâhil edilmesinin fikrî ve sınai mülkiyet haklarından beklenen faydanın artırılmasına katkı sağlayacağını değerlendirmekteyiz.
Geçtiğimiz hafta duyurduğumuz IPR Gezgini Ankara Buluşması için ilk hatırlatmamızı yapıyoruz.
2024 yılı ilkbaharında İstanbul’da bir buluşma yapmıştık, ama asıl göz ağrımız olan ve beşincisini düzenleyeceğimiz Ankara etkinliğini sonbahara saklamıştık.
Ankara buluşmamız için programı uygun olan herkesi, 3 Ekim Perşembe akşamı bizlerle birlikte olmaya davet ediyoruz.
Detaylar aşağıda!
Fikri Haklar camiamız 3 Ekim Perşembe akşamı Ankara’da yapılacak IPR Gezgini buluşmasında yeniden bir araya gelecek!
Daha önceki buluşmalarımızda birbirlerini özleyen IP severlerin yeniden görüşmelerine, birçok yeni tanışmaya ve uzun sohbetlere vesile olmuştuk. Tekrarını herkes bekliyordu ve o gün yaklaşıyor.
Soğuk günler gelmeden 2024 yılı IPR Gezgini Ankara buluşmasını 3 Ekim Perşembe akşamı saat 19.00’da başlayacak şekilde yapacağız.
Buluşma mekanımız son üç buluşmamızı yaptığımız Passkal olacak (https://www.instagram.com/passkalpub/ — Tunalı Hilmi Cad, Park İçi No:114/J D:1 – En basit tarif: Tunalı’nın sonunda Kuğulu Park’a gelmeden sağa dönüyorsunuz, Kıtır’ın yanındaki merdivenlerden inerek Passkal’a ulaşıyorsunuz). Geçen buluşmada olduğu gibi işletme bize kendimize ait bir alan tahsis edecek (Bize tahsis edilecek alanın tavanı açılıp kapanabiliyor ve tavan açık olduğu (yağmur yağmadığı) sürece havadar bir mekanda olacağız).
Konsept: Bolca IP sohbeti, yeniden kavuşanlar, ilk kez tanışanlar, IPR Gezgini hakkında her şey, sitenin yazarları ve okurları, beklentiler, Türk IP camiası gelişmeleri, IP dedikoduları… Önceden belirlenmiş menü, katılım ücreti yok; herkes kendi yediğini – içtiğini öder.
Duyurumuzu erken yapıyoruz, çünkü şehir dışından katılmak isteyenler, planlarını ayarlaması gerekenler olacaktır. Gelecek günlerde birkaç hatırlatma daha yapacağız.
Katılım taleplerini Ekim ayı başına dek almaya devam edeceğiz. Taleplerde kişi sayısını ve katılımcıların adlarını bildirmeyi unutmayın lütfen. Katılımcı sayısını biraz kestirebilmek adına bize ne kadar erken haber verirseniz o denli mutlu oluruz.
Katılım talebinizi iprgezgini@gmail.comadresine e-postayla veya sosyal medya hesaplarımıza mesaj yoluyla bildirebilirsiniz. Talebi almamızın ardından sizi katılımcı listesine ekleyeceğiz.
Önemli Not: Katılım için ismini bildirip sonradan hiç bilgi vermeden gelmeyenlere bozuluyoruz, çünkü anlaştığımız yerlere yaklaşık kişi sayısı bildiriyoruz ve onlara karşı mahçup olmak istemiyoruz. Kayıt yaptırmanıza rağmen katılamayacaksınız lütfen bize önceden bilgi verin.
Televizyonlar, bilgisayarlar, internet, kameralı telefonlar, arkadaşlarımızla sınırlı sosyal medya hesapları, tanıdık tanımadık herkese ulaşabildiğimiz sosyal medya platformları, yapay zeka, robotlar derken; sosyal hayatımızın bir görünümü olan fikri mülkiyet dünyasında sanal dünyanın yeri geçtiğimiz yıllarda bir hayli dikkat çekmişti.
Avrupa Birliği Fikri Mülkiyet Ofisi (“EUIPO”) tarafından yayınlanan kılavuzlarda, fiili olarak bizim uygulamamızda ve pek çok çalışma ve bildiride kendine yer bulan “sanal mallar” bu sefer de EUIPO tarafından verilen bir kararda karşımıza çıkmaktadır. Elbette ki bu dosya sanal malların niteliğinin tartışıldığı ilk dosya değil, ancak hem çok yeni bir karar olması ve hem de çok temel bir karşılaştırmaya değinmesi sebebiyle önem arz etmektedir. Üstelik, bu dosyada yapılan markalar arasındaki benzerlik incelemesinin de dikkate alınmaya değer olduğu kanaatinde olduğumdan; burada kısaca bu hususa da değineceğim.
Dosyaya konu; 3, 9, 14, 18, 25 ve 35. sınıflardaki mal ve hizmetleri kapsayan Avrupa Birliği (“AB”) marka başvurusu Vinicio S.R.L’e ait iken, 3 ve 4. sınıflardaki malları kapsayan bir diğer AB markası olan Artessence FZC’ye aittir.
Artessence kendi markasına dayalı olarak “Vinicio” marka başvurusunun yayımına 3. sınıftaki tüm mallar ve 35. sınıftaki kimi hizmetler bakımından itiraz etmiştir. Yapılan inceleme sonucunda, itirazın bir kısım mal ve hizmetler için kabulüne karar verilmiş ve bu anlamda itiraz kısmen kabul edilmiştir.
İtirazın kabul edildiği bir kısım mal ve hizmetler, gerçek/ fiziki hayata dair mal/ hizmetler bakımındandır. Sanal malların satışı hizmetleri ile gerçek hayata dair mallar arasında karıştırılma ihtimali yaratır seviyede bir benzerlik olmadığı değerlendirildiğinden, bu kapsam açısından karıştırılma ihtimali gerekçeli itiraz kabul edilmemiştir.
Dosyada yapılan değerlendirmeler özetle şu şekildedir:
a. Sanal mallar ile fiziki hayata yönelik mal/ hizmetlerin karşılaştırılması bakımından
İtiraza konu marka başvurusunun kapsamında yer alan sanal dünyaya yönelik bir kısım malların satışı hizmetleri ile itiraza dayanak markanın kapsamında yer alan fiziki dünyaya yönelik mallar arasında benzerlik değerlendirilmesi şu şekilde yapılmaktadır:
Sanal mallar, genel olarak, sanal ortamlarda ticaret sırasında kullanılması amaçlanan fiziksel olmayan öğeler olarak tasvir edilmektedir ve buna göre (i) gerçek dünyadaki malları tasvir etmeleri, (ii) gerçek dünyadaki malların işlevlerini taklit etmeleri, (iii) gerçek dünyada eşdeğeri olmayan nesneleri temsil etmeleri mümkündür.
Somut olayda karşılaştırmaya konu sanal malların satışı hizmetleri ile fiziki dünyaya yönelik mallar birbirinin karşılığı gibi görünse de, bu husus benzerliği kabul etmek için tek başına yeterli değildir. “Sanal mallar” kavramı çok yeni olmamakla birlikte, çok eski bir kavram da değildir ve son zamanlarda gündemde daha çok yer almaktadır; haliyle sanal mallar ve sanal dünyaya yönelik ve bu alanda henüz belirli bir piyasa uygulamasının yerleşik olduğu varsayılamamaktadır.
Somut olayda, söz konusu sanal ve fiziki mal/ hizmetler karşılaştırıldığında; bunların niteliği, amacı ve kullanım yöntemi ve hizmetler aynı değildir. Ayrıca, belirli durumlarda belirli malların perakende hizmetleri ile diğer belirli mallar arasında, tüketicinin bakış açısına göre piyasada aralarındaki olası yakın bağlantı nedeniyle bir tamamlayıcılık bulunabilmesine rağmen, somut olayda böyle bir bağlantı ve dolayısıyla tamamlayıcılık yoktur. Hatta 35. sınıfta yer alan ihtilaf konusu hizmetlerinin kapsamına giren sanal mallara ilişkin olarak re’sen herhangi bir piyasa uygulaması da bulunmamaktadır. Nitekim sanal malların ve gerçek dünyadaki karşılıklarının aynı dağıtım kanalları üzerinden bir araya getirilip satışa sunulmasının geleneksel olup olmadığı iyi bilinen bir gerçek değildir.
Bununla birlikte, gerçek dünya malları ve bunların sanal muadilleri aynı mal kategorisinin parçası değildir: Gerçekten de, sanal malların gerçek dünya mallarının işlevlerini tasvir edebilmesi veya taklit edebilmesi, onları gerçek dünyadaki mallarla özdeş kılmamaktadır. Paralel olarak, belirli bir ürünün gerçek dünyadaki bir malın sanal eşdeğeri olması, benzerlik tespiti için tek başına yeterli değildir.
Bu sebeple de tarafların ilgili mal ve hizmetlerin hangi açılardan benzer olduğunu gösteren argüman ve deliller sunması büyük önem taşımaktadır. Örneğin sanal ve gerçek dünya mallarının aynı dağıtım kanalları üzerinden ticaretinin olağan olup olmadığı veya bunların ne ölçüde aynı ilgili halkı hedef alabileceği konusunda öneride bulunabilecek argüman veya kanıt bulunması gerekmekle birlikte, somut olayda bunlar söz konusu değildir.
b. Kapsam benzerliği bakımından
Mal ve hizmetlerin farklı sınıflarda yer alması benzer olmadıkları anlamına gelmemektedir; aksine, benzerlik incelemesi ilgili mal ve hizmetlerin doğası ve amacı dikkate alınarak yapılmalıdır. Nitekim söz konusu markaların kapsadığı mal veya hizmetleri karşılaştırmak için, bu mal ve hizmetlerle ilgili tüm faktörler dikkate alınmalıdır. Bu faktörler, diğer pek çok unsurun yanı sıra, ilgili mal/ hizmetlerin doğasına, amaçlanan amacına, kullanım yöntemlerine, rekabet içinde mi yoksa tamamlayıcı mı olduklarına yönelik olabilmektedir.
Bu açıdan yapılan değerlendirme sonucunda, 3. sınıftaki kimi mallar birbiri ile aynı kimi ise yüksek derecede benzer bulunmaktadır. 35. sınıftaki kimi hizmetler ise, tamamlayıcı olmaları sebebiyle, birbirileri ile benzer bulunmaktadır. Bu değerlendirmede, ilgili tüketici kesiminin aynı/ benzer olduğu değerlendirilmektedir.
c. Marka benzerliği bakımından
Marka benzerlik incelemesi markanın tüm unsurları dikkate alınarak bütüncül bir şekilde yapılmalıdır. Somut olayda, örneğin Fransızca konuşulan bölgeler bakımından, “INITIO” ve “VINICIO” ibarelerinin bir anlam ifade etmediği görüldüğünden inceleme bu kapsamda yapılmaktadır.
markasında yer alan “PARFUMS PRIVÉS” ibaresi, “özel parfüm” şeklinde algılanmaya uygundur ve parfüm/ koku gibi mallar bakımından tanımlayıcı/ güçsüz bir ibaredir. Üstelik markadaki yazılış şekli de bunu işaret etmektedir. Haliyle, markadaki esas unsurun “INITIO” olduğu değerlendirilmektedir.
“INITIO” ve “VINICIO” markaları sadece başta yer alan ek “V” harfi ve ortada yer alan “T/ C” harfleri bakımından farklılaşmaktadır. Her ne kadar markaların başlangıç kısmındaki benzerliğin daha önemli olduğu kabul edilse de, her dosyada bunun istisnasız şekilde uygulanması söz konusu değildir. Markaların genel izlenimi düşünüldüğünde, somut olayda düşük-orta seviyede görsel bir benzerlik vardır.
İşitsel olarak markada yer alan “T” ve “C” sesleri Fransızca’da aynı şekilde telaffuz edilmektedir. Bu açıdan bakıldığında, markalar sadece başlangıç kısmındaki “V” sesi bakımından birbirinden ayrışmakta olduğundan, markalar işitsel olarak yüksek derecede benzerdir.
İbarelerin bir anlamı olmadığından, kavramsal olarak birbirinden farklıdır.
Görüldüğü üzere, söz konusu karar ile sanal mal/ hizmetler ve gerçek dünyaya ait mal/ hizmetler bakımından anlamlı bir değerlendirme yapılmış, iddia edenin ispat yükü vurgulanmış ve uzun vadede dosyalara ışık tutacak bir karar verilmiştir.
IPR Gezgini Ankara Buluşmalarının beşincisinin takvimi belli oldu!
2024 yılı ilkbaharında İstanbul’da bir buluşma yapmıştık, ama asıl göz ağrımız olan Ankara etkinliğini sonbahara saklamıştık.
Ankara buluşmamız için programı uygun olan herkesi, 3 Ekim Perşembe akşamı bizlerle birlikte olmaya davet ediyoruz.
Detaylar aşağıda!
Fikri Haklar camiamız 3 Ekim Perşembe akşamı Ankara’da yapılacak IPR Gezgini buluşmasında yeniden bir araya gelecek!
Daha önceki buluşmalarımızda birbirlerini özleyen IP severlerin yeniden görüşmelerine, birçok yeni tanışmaya ve uzun sohbetlere vesile olmuştuk. Tekrarını herkes bekliyordu ve o gün yaklaşıyor.
Soğuk günler gelmeden 2024 yılı IPR Gezgini Ankara buluşmasını 3 Ekim Perşembe akşamı saat 19.00’da başlayacak şekilde yapacağız.
Buluşma mekanımız son üç buluşmamızı yaptığımız Passkal olacak (https://www.instagram.com/passkalpub/ — Tunalı Hilmi Cad, Park İçi No:114/J D:1 – En basit tarif: Tunalı’nın sonunda Kuğulu Park’a gelmeden sağa dönüyorsunuz, Kıtır’ın yanındaki merdivenlerden inerek Passkal’a ulaşıyorsunuz). Geçen buluşmada olduğu gibi işletme bize kendimize ait bir alan tahsis edecek (Bize tahsis edilecek alanın tavanı açılıp kapanabiliyor ve tavan açık olduğu (yağmur yağmadığı) sürece havadar bir mekanda olacağız).
Konsept: Bolca IP sohbeti, yeniden kavuşanlar, ilk kez tanışanlar, IPR Gezgini hakkında her şey, sitenin yazarları ve okurları, beklentiler, Türk IP camiası gelişmeleri, IP dedikoduları… Önceden belirlenmiş menü, katılım ücreti yok; herkes kendi yediğini – içtiğini öder.
Duyurumuzu erken yapıyoruz, çünkü şehir dışından katılmak isteyenler, planlarını ayarlaması gerekenler olacaktır. Gelecek günlerde birkaç hatırlatma daha yapacağız.
Katılım taleplerini Ekim ayı başına dek almaya devam edeceğiz. Taleplerde kişi sayısını ve katılımcıların adlarını bildirmeyi unutmayın lütfen. Katılımcı sayısını biraz kestirebilmek adına bize ne kadar erken haber verirseniz o denli mutlu oluruz.
Katılım talebinizi iprgezgini@gmail.comadresine e-postayla veya sosyal medya hesaplarımıza mesaj yoluyla bildirebilirsiniz. Talebi almamızın ardından sizi katılımcı listesine ekleyeceğiz.
Önemli Not: Katılım için ismini bildirip sonradan hiç bilgi vermeden gelmeyenlere bozuluyoruz, çünkü anlaştığımız yerlere yaklaşık kişi sayısı bildiriyoruz ve onlara karşı mahçup olmak istemiyoruz. Kayıt yaptırmanıza rağmen katılamayacaksınız lütfen bize önceden bilgi verin.