Ay: Kasım 2025

SINAİ HAKLAR REKABET HUKUKUNUN GÖLGESİNDE: TETRA LAVAL’IN SINAİ MÜLKİYET HAKLARINI GERİ ÇEKMESİNE HÜKMEDİLDİ


Türk Rekabet Kurumu Rekabet Kurulu (“Kurul”), Tetra Laval ve Tetra Pak aleyhine verdiği karar ile Türkiye’de ilk kez bir sınai mülkiyet hakkının salt tescilinin, rekabet kurallarını ihlal ettiği sonucuna ulaşmıştır. Böylece Kurul, ilk kez sınai mülkiyet başvuru/tescillerinin hak sahibince geri çekilmesi yönünde bir yaptırım uygulamıştır. (01.08.2024, Karar No. 24-32/758-319)

Geniş çevrelerde tartışma yaratan bu karara ilişkin gerekçeli karar, 16 Ekim 2025’te yayımlanmıştır. 

Uyuşmazlık

Karara konu rekabet soruşturması, Poşetsan Ambalaj San. ve Tic. A.Ş.’nin (“Poşetsan”) şikayeti üzerine Tetra Laval Holding & Finance SA (“Tetra Laval”) ile Türkiye’deki bağlı şirketi Tetra Pak Paketleme Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. (“Tetra Pak”) hakkında başlatılmıştır.

Şikâyette; Tetra Laval ve Tetra Pak’ın hem aseptik sıvı gıda dolum makineleri, hem de bu makinelerde kullanılan karton ambalajlara dair ürün pazarlarında hâkim durumda oldukları ileri sürülmüştür. Bu hâkim durumun, söz konusu makinelerle uyumlu ambalaj şekillerine ilişkin 3D marka ve tasarım tescilleri üzerinden kullanılarak pazarda fiilî bir tekel oluşturduğu iddia edilmiştir.

Poşetsan’ın temel iddiası, Tetra Laval ve Tetra Pak’ın dolum makineleri ile prizmatik karton ambalajlar arasında bağlama (tying)[1] yaratarak rekabeti sınırladığı yönündedir.

Tetra Laval’ın 3D Marka Başvuru/Tescilleri

Tetra Laval, hem Türkiye’de hem de dünya genelinde prizmatik karton ambalaj şekillerine ilişkin kapsamlı bir üç boyutlu (“3D”) marka ve tasarım portföyüne sahiptir. Bu kapsamda, ihtilafa konu edilen tesciller arasında 2014/54843 sayılı 3D marka öne çıkmaktadır.

Bu başvuru başlangıçta TÜRKPATENT tarafından ayırt edicilik taşımadığı gerekçesiyle reddedilmiş; ancak Tetra Laval’ın açtığı dava sonucunda ret kararı iptal edilmiş ve işaretin marka olarak tescil edilebilir nitelikte olduğu kabul edilmiştir (Ankara 2. FSHHM, 11.05.2016; 2015/378 E. – 2016/141 K.).

Bunun yanı sıra Tetra Laval; 2022/119379 sayılı üç boyutlu marka tescili, 2013/08197 numaralı tasarım tescili ile 2022/119373, 2022/119376 ve 2022/119380 numaralı üç boyutlu marka başvurularının sahibidir. Bu başvuruların tamamı TÜRKPATENT’in resen incelemesini geçmiş olup tescil süreçleri devam etmektedir.

Tetra Laval aynı ambalaj şekline veya varyasyonlarına ilişkin marka ve tasarım korumasını yalnızca Türkiye’de değil; AB, ABD, Birleşik Krallık, İsviçre, Polonya, Meksika, Arjantin, Pakistan, Filipinler, Rusya Federasyonu, Ukrayna ve Yeni Zelanda gibi çok sayıda ülkede de sürdürmektedir.

Değerlendirme

Kurul’un incelemeleri sonucunda, Tetra Pak’ın hem dolum makineleri hem de karton ambalaj pazarlarında hâkim durumda bulunduğu tespit edilmiştir. Tetra Pak’ın her iki pazarda yüksek pazar payına sahip olması, rakiplerin pazara girişinde yaşanan güçlükler ve çeşitli fiilî engeller bu tespiti desteklemiştir. Bu çerçevede Kurul, aşağıdaki başlıklar altında yaptığı değerlendirmeler sonucunda hâkim durumun kötüye kullanıldığı kanaatine ulaşmıştır.

a. Marka hakkının icra edilmesi

Tetra Laval, dolum makineleri ile bu makinelerde kullanılan ambalajları ayrı ürünler olarak sunmaktadır. Ancak soruşturma sırasında, Tetra Laval ve Tetra Pak’ın ihtilafa konu marka ve tasarım tescillerine dayanarak rakiplerine ihtarname gönderdikleri, e-postalarla uyarıda bulundukları ve bazı durumlarda dava açtıkları tespit edilmiştir. Ayrıca, Tetra Pak’ın bazı e-postalarda marka hakkının kapsamını aşan taleplerde bulunduğu ortaya konmuştur.

Kurul, bu hukuki girişimlerin rakiplerin faaliyetlerini engelleme amacı taşıdığı ve fiilen bağlama (tying) etkisi yaratacağı değerlendirmesinde bulunmuştur. Bu nedenle söz konusu eylemler rekabeti sınırlayıcı nitelikte görülmüştür.

Ek olarak, Tetra Laval’ın müşterileriyle yaptığı sözleşmelerde farklı tedarikçilerden ambalaj temin edenlerin garanti kapsamı dışında bırakılması, Kurul’un bu değerlendirmesini güçlendiren bir diğer unsur olmuştur.

b. Sınai mülkiyet hakkı stratejisi

Kurul, kararında Tetra Laval’ın sınai mülkiyet stratejisini de önemli bir değerlendirme noktası olarak ele almıştır. Tetra Laval, TÜRKPATENT nezdindeki marka ve tasarım portföyünü; prizmatik ambalaj biçiminin kapak, pipet deliği ve sözel unsurlu versiyonlar gibi farklı varyasyonlarını da içerecek şekilde geniş tutmuştur.

Kurul’a göre, bu düzenli ve kapsamlı başvuru stratejisi, rakiplerin üretim ve dağıtım faaliyetlerini fiilen zorlaştırabilecek bir pazar kapama etkisi yaratmaktadır.

Tüm bunlar birlikte değerlendirildiğinde Kurul, Tetra Laval’ın sınai mülkiyet haklarını rekabet kurallarını dolanacak şekilde kullandığı sonucuna ulaşmış; bu yaklaşımı “kanuna karşı hile” niteliğinde değerlendirmiştir.

Karar

Anılan değerlendirmeler neticesinde Kurul; Tetra Laval’ın 2014/54843 numaralı marka tescili ve 2013/08197 numaralı tasarım tescili ile 2022/119380, 2022/119376 sayılı 3D marka başvurularını geri çekmesine ve Tetra Laval ve Tetra Pak hakkında toplam 130 milyon TL’den fazla idari para cezası uygulanmasına karar vermiştir. İhtilafa konu olan 2022/119379 ve 2022/119373 sayılı 3D marka başvuruları ise “TETRAPAK” kelime markalarını da içermeleri nedeniyle geri çekme hükmünün dışında bırakılmıştır.

Taraflar, bu gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 60 gün içinde karara karşı idare mahkemesinde dava açma hakkına sahiptir.

Yorum

Gerekçeli karar, Kurul’un kapsamlı bir inceleme sonucunda bu sonuca ulaştığını ve şikâyet edilenlerin sınai mülkiyet korumasını aşan bazı eylemlerinin de değerlendirmede etkili olduğunu ortaya koymaktadır. Bununla birlikte, salt marka ve tasarım tescillerinin rekabet hukuku ihlali sayılmasına katılmıyoruz. Tetra Laval’ın marka ve tasarım başvuru/tescillerini geri çekmesini gerektiren kısmın haksız ve ölçüsüz olduğu kanaatindeyiz.

Sınai mülkiyet hakları, bir mülkiyet hakkı niteliğindedir ve ancak kanunla belirlenen usuller çerçevesinde ve kanunen yetkili kılınmış merciler tarafından kısıtlanabilir veya ortadan kaldırılabilir. Bu yönüyle, Rekabet Kurulu’nun sınai mülkiyet hakları üzerinde doğrudan bir yaptırım yetkisinin bulunmaması, kararın anayasal açıdan da sorunlu olduğu izlenimini doğurmaktadır.

Bu tartışmalı kararın, şikâyet edilenler tarafından büyük olasılıkla iptal talebiyle Danıştay’a taşınacağını öngörüyoruz. Öte yandan karar, idari aşamada kesin olduğundan Tetra Laval, kararın gereğini yerine getirerek ilgili başvuru ve tescilleri geri çekmiştir. Bu durum, Danıştay’ın olası iptal kararında, önemli bir belirsizlik yaratmaktadır:

  • Geri çekilen başvuru/tesciller yeniden canlanacak mıdır?
  • Tetra Laval’ın karar süresi boyunca bu haklardan yoksun kalması nasıl telafi edilecektir?

Böylelikle, karar uygulamada doğuracağı sonuçlar bakımından da belirsizlikler içermektedir.

Mine GÜNER

mine.guner@gmail.com

Gözde ÖZEN

gozdeozen94@gmail.com

Kasım 2025


DİPNOT

[1] Bağlama(tying): Hâkim durumdaki bir teşebbüsün bir ürünü ancak başka bir ürünle birlikte alınması şartıyla sunması veya fiilen bu yönde baskı yaratması.

“APPLE” v. “OPPLE” KARIŞTIRILMA İHTİMALİ DEĞERLENDİRİLMESİ

Bölüm 2: Temyiz Kurulu Kararı Neler Söylüyor?


Hatırlayacağınız üzere, “Bölüm 1: İtiraz Birimi Kararı Neler Diyor?” isimli ilk yazımızda; “Apple Inc.” ile “Opple Lighting Co., Ltd.” arasında APPLE ve OPPLE markaları üzerinden yaşanan uyuşmazlık hakkında EUIPO İtiraz Birimi tarafından verilen kararı incelemiştik. Bu devam yazısı kapsamında ise EUIPO Temyiz Kurulu’nun dosyayı nasıl ele aldığını inceleyeceğiz.

İşbu yazının daha anlamlı olması adına, henüz okumamış olan okuyucularımız varsa, Bölüm 1 yazısının da okunmasını (kalpten 😊) tavsiye ediyorum.

EUIPO İtiraz Birimi’nin APPLE ve OPPLE markaları arasında karıştırılma ihtimali olmadığı yönündeki değerlendirmesi üzerine, Apple Inc. tarafından Temyiz Kuruluna başvurulmuştu. 4. Temyiz Kurulunun 14 Ekim 2025 tarihli kararı kapsamındaki incelemeler aşağıdaki gibidir:

Opple Lighting Co., Ltd. (“Opple Lighting”) “OPPLE” markasının 35. sınıflardaki hizmetler üzerinde Avrupa Birliği (“AB”) markası olarak tescili amacıyla Ekim 2022’de başvuru gerçekleştirilmiştir. Söz konusu başvuruya Apple Inc. tarafından “APPLE” markalarına dayalı olarak itiraz edilmiş ve markanın reddi talep edilmiştir. EUIPO İtiraz Birimi tarafından Kasım 2024’te verilen karar ile; markalar arasında karıştırılma ihtimali olmadığı değerlendirilmiş ve söz konusu itiraz reddedilmiştir. İtiraz Birimi’nin değerlendirmesi özetle aşağıdaki gibidir:

Somut olaya konu markaların kapsamında yer alan mal/ hizmetlerin, genel kamuoyunun yanı sıra profesyonel kamuoyunu da hedeflediği sonucuna ulaşılmıştır.

İtiraz Birimi tarafından; itiraza dayanak APPLE markasının pürüzsüz yeşil, sarı veya kırmızı kabuklu ve sert beyaz etli yuvarlak bir meyve olan elma (apple) kelimesini işaret ettiği, söz konusu APPLE (elma) kelimesinin markanın kapsamında yer alan mal ve hizmetlerle ilgili olarak somut bir anlamı olmadığı, bu sebeple de ayırt edici olduğu değerlendirilmiştir. Yine İtiraz Birimi tarafından; itiraza konusu “OPPLE” markasının çok hafif stilize edilmiş bir marka olduğu ve herhangi bir net anlam taşımadığı sonucuna ulaşılmıştır. İtiraz sahibi ise; ilgili kamuoyunun itiraz konusu “OPPLE” markasını bir elmaya (apple) veya bir elma/ meyve çeşidine atıf olarak algılayacağını ileri sürmüştür.

Temyiz Kurulunun yaptığı değerlendirmeler sonucunda; ilgili kamuoyunun kayda değer bir kısmı tarafından, (kelimeler arasındaki işitsel ve görsel benzerlikler nedeniyle) “OPPLE” kelimesi için, “APPLE” kelimesinin kasıtlı olarak yanlış yazıldığının düşünüleceği değerlendirilmiştir. Diğer yandan, “OPPLE” kelimesinin itiraz konusu hizmetlerle ilgili olarak hiçbir anlamı olmadığı ve ayırt edici olduğu onaylanmıştır.  

İtiraz Birimi tarafından; inceleme konusu markalar arasında ortalamanın altında bir benzerlik olduğu kanaatine varılmıştır.

İtiraz Birimi; (i) markaların nispeten kısa olduğunu, markaların kısa olması dolayısıyla ilgili kamuoyunun markaları birbirinden ayırt edebileceğini, (ii) markaların ilk harflerinin farklı olduğunu ve tüketicilerin genel olarak bir markanın ilk kısmına daha fazla dikkat ettiğini, (iii) kelime markalarının aynı sayıda harf içermesinin ve dördünün aynı harften oluşması hususunun ‘alfabenin sınırlı sayıda harften oluşması ve bunların hepsinin aynı sıklıkta kullanılmaması nedeniyle özellikle önemli olmadığı, birçok kelimenin aynı sayıda harfe sahip olmasının ve hatta bazılarını paylaşmasının kaçınılmaz olduğunu, ancak yalnızca bu nedenle markaların benzer olarak kabul edilemeyeceği’ şeklinde ele alınabileceğini değerlendirmiştir.

Temyiz Kurulu ise bu bulgulara katılmadığını belirtmiştir. Temyiz Kurulu tarafından belirtildiği üzere;

  • Yerleşik içtihatlara göre, kelime markaları karşılaştırıldığında (i) harflerin aynı konumda olması, (ii) dikkate alınabilir sayıda harfin ortak olması, (iii) kelimeleri görsel olarak birbirinden farklılaştırıcı nitelikteki stilizasyonun az olması gibi hususların varlığı halinde, ilgili markaların görsel olarak benzer olduğu kabul edilmektedir.
  • Somut olayda, başlangıçtaki A ve O harfleri dışında, kelimelerde yer alan harfler birebir aynıdır ve aynı sırada yer almaktadır. Bu şartlarda, İtiraz Birimi’nin; markaların başlangıç kısmındaki farklılığın, markaları bütüncül olarak birbirinden farklılaştırdığı yönündeki içtihatlara dayanması uygun düşmemektedir. Nitekim, ilgili markaların yarattığı genel izleminin dikkate alınması önem arz etmektedir; zira, ortalama tüketicinin, normal şartlarda, bu tür bir ayrıntıyı analiz etmesi beklenmemektedir. Bu halde, markaların en azından ortalama düzeyde görsel benzerliği kabul edilmelidir.
  • Markaların başlangıç kısmında yer alan A ve O harflerinin telaffuzu söz konusu işaretlerin fonetik olarak ayniyetini engellese bile, ortak olan “PPLE” harf grubunun telaffuzu, markalar arasında güçlü bir işitsel benzerlik yaratmaktadır. Bunun yanında, kelimeler iki heceden oluşmaktadır ve dolayısıyla aynı ritme sahip olup, aynı tonlamayla telaffuz edilmektedir. Dolayısıyla, markaların işitsel olarak en azından ortalama bir düzeyde benzer olduğu sonucuna varılması gerekmektedir.
  • Kavramsal olarak bakıldığında, ilgili kamuoyunun itiraz konusu markayı elma (apple) kelimesinin yanlış yazımı veya bu kelimeye atıf olarak görmesi halinde, markalar benzer görülecektir; aksi halde, “OPPLE” ibaresi uydurulmuş bir terim olarak algılanırsa, markalar kavramsal olarak benzer görülmeyecektir.

Sonuç olarak, Temyiz Kurulu; karşılaştırma konusu markaların görsel ve işitsel olarak en azından ortalama düzeyde benzer, kavramsal olarak ise özdeş veya benzer olmadığını değerlendirmiştir. Ayrıca ilgili markaların kapsamları ve hitap ettikleri kesim bakımından bir benzerlik olduğu sonucuna varılmıştır. Dolayısıyla da, markalar arasında kavramsal bir benzerlik olmadığı görülse bile, ilgili tüketici kitlesinin markalar arasında bağlantı kurabileceği kanaatine varılmıştır. Nitekim, itiraza dayanak APPLE markasının yüksek itibarı, normal düzeyde ayırt edici karakteri ile markaların en azından ortalama düzeyde görsel ve işitsel benzerliği dikkate alındığında, bu bağlantının göz ardı edilmemesi gerektiği sonucuna varılmış ve İtiraz Biriminin kararı bozularak, itirazın kabulüne ve bu kapsamda, OPPLE marka başvurusunun reddine karar vermiştir.

Görüldüğü üzere, Temyiz Kurulu dosyayı çok yönlü şekilde ele almış ve hem marka hukukuna hakim benzerlik kriterleri bakımından hem de ilgili tüketici kitlesinin gözünden benzerliği detaylı şekilde ele almıştır. Markalar arasındaki benzerlik değerlendirmesini tamamlarken, itiraza dayanak APPLE markasının bilinirliğini de dikkate almış ve bu şekilde sonuca ulaşmıştır. Bu şekilde yapılan kapsamlı değerlendirme hem ilgili ilkeler hem de ilkelerin somut olaya uyarlanma şekli açısından, kanaatimce özel bir kılavuz niteliği de yaratmaktadır.

Karara EUIPO resmi sitesinden ulaşabilirsiniz.

Büşra BIÇAKCI

busrasbicakci@gmail.com

Kasım 2025

APPLE VE OPPLE KARIŞTIRILMA İHTİMALİ DEĞERLENDİRİLMESİ

Bölüm 1: EUIPO İtiraz Birimi Kararı Neler Diyor?


“Apple Inc.” ile “Opple Lighting Co., Ltd.” arasında APPLE ve OPPLE markaları üzerinden yaşanan uyuşmazlık hakkında Avrupa Birliği Fikri Mülkiyet Ofisi (“EUIPO”) Temyiz Kurulu değerlendirmesini tamamladı.

EUIPO İtiraz Birimi, APPLE ve OPPLE markaları arasında karıştırılma ihtimali meydana gelmeyeceğini değerlendirmiş, bunun üzerine dosya Temyiz Kurulu’na taşınmıştı. 4. Temyiz Kurulu 14 Ekim 2025 tarihli kararı ile dosyayı sonuca bağladı. Dosyanın nasıl şekillendiğini ele almak gerekirse;

Opple Lighting Co., Ltd. (“Opple Lighting”) “OPPLE” kelime markasının 35. sınıftaki bazı hizmetler[1] için Avrupa Birliği (“AB”) markası olarak tescili amacıyla Ekim 2022’de başvuru gerçekleştirilmiştir.

Söz konusu başvuruya Apple Inc. tarafından “APPLE” markalarına dayalı olarak itiraz edilmiş ve markanın reddi talep edilmiştir. EUIPO İtiraz Birimi tarafından Kasım 2024’te verilen karar ile; markalar arasında karıştırılma ihtimali olmadığı değerlendirilmiş ve söz konusu itiraz reddedilmiştir. İtiraz Birimi’nin değerlendirmesi özetle aşağıdaki gibidir:

Tanınmışlık açısından, itiraz sahibi Apple Inc.’ın itiraza dayanak markalarının -itiraza konu markanın başvuru tarihi olan- 28 Ekim 2022’den önce tanınmışlık kazandığını ispatlaması beklenmektedir. İtiraz sahibi tarafından sunulan önemli miktardaki delilin genel değerlendirmesi sonucunda; APPLE markasının ilgili pazarda genel olarak bilindiği ve -çeşitli bağımsız kaynaklarca da doğrulandığı üzere- lider markalar arasında sağlam bir konuma sahip olduğu değerlendirilmiştir. Ancak, Apple Inc. tarafından, her ne kadar kimi ek faaliyetlerde bulunulsa da, öncelikli olarak firmanın temel faaliyet alanına odaklanıldığı ve bununla sınırlı kalındığını görülmüştür. Haliyle, ilgili delillerin incelenmesi sonucunda; markanın tanınmışlığının -markanın tescili kapsamında yer alan- tüm mal ve hizmetler için elde edildiği sonucuna ulaşılamamıştır. Bu bağlamda, APPLE markasının 09 ve 42. sınıflardaki mal ve hizmetler bakımından AB’de yüksek derecede bilinirliğe sahip olduğu sonucuna varılmıştır.

Logo bakımından yapılan değerlendirme kapsamında; itiraz sahibinin ürünlerinde neredeyse yalnızca APPLE logosunun kullanıldığı, APPLE kelime markasının ise aynı şekilde kullanılmadığı görülse de; (i) sunulan marka listelerinin çoğunun hem APPLE logosuna hem de APPLE kelime markasına atıfta bulunduğu, (ii) itiraz sahibinin firma adının APPLE olduğu, (iii) APPLE kelimesinin haber kupürlerinde ve diğer basılı materyallerde hem firmayı hem de ürünlerini ifade etmek için sıklıkla kullanıldığı, (iv) bunların çoğunda yalnızca APPLE logosu bulunsa bile, bazılarına doğrudan “APPLE” dendiği, (v) itiraz sahibinin satış mağazalarının tabelalarında yalnızca APPLE logosu bulunsa da, bunların aslen APPLE STORES olarak bilindiği, (vi) itiraz sahibinin sıklıkla ziyaret edilen internet sitesinin “www.apple.com” şeklinde olduğu dikkate alınmıştır. Bu durumda, itiraz sahibinin bilinirliğinin sadece APPLE logosuyla sınırlı olmadığı ve APPLE kelime markası için de geçerli olduğu kabul edilmiştir.

Markaların benzerliği açısından yapılan değerlendirme sonucunda;

  • APPLE kelimesi, söz konusu mal ve hizmetlerle bağlantılı olarak herhangi bir anlam taşımadığından, ayırt edici bulunmuştur.
  • Paralel şekilde, itiraz konusu OPPLE markası da net bir anlam taşımadığından, ortalama bir ayırt edicilikte görülmüştür.
  • Markalar “PPLE” harflerini ortak olarak içerseler de, her iki markanın -parça parça değil- bütün olarak algılanacağı kanaatine varılmıştır. Nitekim, markaların kimi harfleri ortak içermeleri halinde dahi, özellikle örtüşen kısmın markaların genel izlenimi içinde bağımsız olarak algılanmadığı durumlarda, markalar arasında mutlaka bir bağlantı olduğu sonucuna varılamayacağı hususu dikkate alınmıştır.
  • Sonuç olarak, markalar arasındaki görsel ve işitsel benzerlik ortalamanın altında, kavramsal benzerlik ise yok seviyesinde değerlendirilmiştir.
  • Bu noktada, kavramsal farklılıkların -belirli durumlarda- işaretler arasındaki görsel ve fonetik benzerlikleri ortadan kaldırabileceği de göz önünde tutulmuştur.

Markaların kapsamları noktasında ise; APPLE markasının bilinir olduğu mal ve hizmetlerin, itiraz konusu OPPLE markasının kapsamında yer alan 35. sınıftaki hizmetlerden oldukça farklı olduğuna dikkat çekilmiştir.

Sonuç olarak, APPLE markalarının önemli seviyedeki bilinirliğine rağmen, ilgili kamuoyunun markalar arasında bir bağ kurmasının olası olmadığı değerlendirilmiş ve APPLE markasına dayalı olarak OPPLE markasına karşı yapılan itirazın reddine karar verilmiştir.

İtiraz Birimi’nin işbu kararı;

  • Önceki tarihli markanın bilinirliğinin değerlendirilme şekli,
  • Logo kullanımı ile kelime markası kullanımının ilişkilendirilmesi,
  • Marka benzerliğine ilişkin temel değerlendirmeler ile benzerlik incelemesinde ortak unsurların ele alınışı,
  • Kavramsal farklılığa atfedilen önem,
  • Marka bilinirliğinin tescil kapsamında kalan ve/ veya ayrıca itiraza konu olan kapsam üzerindeki izdüşümü açısından incelenmesi

gibi çok yönlü unsurlar bakımından önemli incelemeler içermektedir.

İlkesel doğruluğu tabii ki tartışılmayacak seviyede olmakla birlikte, somut olaya uyarlanışı bakımından soru işaretleri yaratan bu kavramların -Apple Inc.’in başvuru üzerine- Temyiz Kurulu nezdinde nasıl değerlendirildiğini ise “Bölüm 2: Temyiz Birimi Kararı Neler Söylüyor?” başlıklı devam yazısında ele alıyor ve sizleri Bölüm 2’ye davet ediyorum.

Karara EUIPO resmi sitesinden ulaşabilirsiniz.

Büşra BIÇAKCI

busrasbicakci@gmail.com

Kasım 2025


DİPNOT

[1] Class 35: Outdoor advertising; television advertising; advertising; business organization consultancy; business and management consultancy; organization of exhibitions for commercial or advertising purposes; import-export agency services; sales promotion for others; intermediary services for others [purchasing goods and services for other businesses]; auctioneering; sponsorship search; presentation of goods on communication media, for retail purposes; business management consultancy; market studies; organization of trade fairs for commercial or advertising purposes; commercial information and advice for consumers [consumer advice shop]; commercial administration of the licensing of the goods and services of others; procurement services for others [purchasing goods and services for other businesses]; marketing; employment agencies; administrative services for the relocation of businesses; secretarial services; accounting; rental of vending machines; all of the above limited to lighting solutions, lighting apparatus and equipment.