Etiket: zülal karagülmez

FİGÜRATİF MARKALAR ARASINDAKİ KARIŞTIRILMA İHTİMALİ DEĞERLENDİRMESİNE BİR YENİSİ DAHA EKLENDİ: ABAD GENEL MAHKEMESİ ASLAN ŞEKİLLERİ KARARI (T‑541/23)

Geçtiğimiz Temmuz ayında Avrupa Birliği Adalet Divanı (ABAD) Genel Mahkemesi (“Genel Mahkeme”), figüratif markalar arasındaki benzerlik ve karıştırılma ihtimali konularının incelendiği yeni bir karara imza attı. Söz konusu karar ile markaların benzerliğinin ve karıştırılma ihtimalinin değerlendirilmesine yönelik sınırlar çizilerek Laura Food SRL (“Başvuru Sahibi”) ve Bella Tawziaa II SLU (“İtiraz Sahibi”) arasındaki ihtilaf çözümlenmiştir.

Yazımızda detaylarını inceleyeceğimiz bu uyuşmazlıkla ilgili ilk olarak, Genel Mahkeme önüne gelene kadar geçirdiği sürece ve yapılan değerlendirmelere değineceğiz.

İtalya’da kurulan ve ithal gıda sektöründe hizmet veren başvuru sahibi  “30.sınıf: Çay; Pirinç, makarna ve erişte; Tapyoka ve sago; Un ve tahıllardan yapılan hazırlıklar; Ekmek, hamur işleri ve şekerlemeler; Dondurma, sorbe, donmuş yoğurt ve diğer dondurmalar; Bal, pekmez; Maya, kabartma tozu; Tuzlar, baharatlar, tatlandırıcılar ve çeşniler; Baharatlar, koruyucu otlar; Sirke, soslar ve diğer çeşniler; Serinletici buzlar; Agave şurubu [doğal tatlandırıcı]; Hardal; Sandviçler; Pizzalar; Krep; Bisküviler; Kekler; Peksimetler; Kızarmış ekmek; Çay bazlı içecekler; Kekler (plum-cakes); Tartlar; Şekerlemeler; Tatlandırıcı şuruplar; Gıdalar için şurup; Şekerleme; Hazırlanmış tatlılar (hamur işleri ve şekerlemeler); Atıştırmalık gıdalar ve tuzlu atıştırmalıklar, yani mısır, tahıl, un ve susam bazlı atıştırmalıklar; Krakerler; Makarna, pirinç ve tahıl bazlı yemekler; Fırın ürünleri; Şekerler, doğal tatlandırıcılar, tatlı kaplamalar ve dolgular, arı ürünleri.” mallarını kapsayan aşağıdaki ibarenin tescili talebiyle 3 Haziran 2021 tarihinde Avrupa Birliği Fikri Mülkiyet Ofisi (EUIPO)’ne başvuruda bulunmuştur:


Başvurunun ilanına İspanya’da faaliyet gösteren Bella Tawziaa II SLU tarafından itiraz edilmiştir. İtiraz gerekçesi olarak, 30.01.2015 tarihinde 13 237 268 kayıt numarası ile “30.sınıf: Kahve, çay, kakao ve yapay kahve; Pirinç; Tapyoğa ve sago; Ekmek; Buzlar; Şeker, bal, pekmez; Maya, kabartma tozu; Tuz; Hardal; Sirke, soslar (çeşniler); Baharatlar; Buz” malları kapsamında Avrupa Birliği nezdinde tescil edilmiş olan aşağıdaki AB markası (EUTM) öne sürülmüştür.


İtiraz, AB Marka Tüzüğü 8/1-b maddesine dayanmaktadır. Bilindiği üzere bu madde karıştırılma olasılığı durumundaki ret halini düzenlemektedir. 

EUIPO İtiraz Birimi Değerlendirmesi:

Yayıma itirazı inceleyen EUIPO İtiraz Birimi tarafından, işaretin hitap ettiği ilgili tüketicinin AB genelindeki halk olduğu belirtilmiştir. Her iki işaretin de “aynı” olarak nitelendirilebilecek mallar kapsamında kullanılacağı kabul edilerek, bu malların niteliği göz önünde bulundurulduğunda, ilgili tüketicinin dikkat seviyesinin ise “en fazla ortalama” olabileceği ifade edilmiştir.

İşaretler arasındaki benzerlikle ilgili olarak itiraz gerekçesi marka ile başvuruya konu işaret görsel açıdan düşük derecede benzer, kavramsal açıdan ise orta derecede benzer bulunmuştur. İşitsel açıdan ise bir benzerlik olmadığına karar verilmiştir. Kavramsal açından belirlenen orta derecedeki benzerliğin nedeni olarak markaların her ikisinde de yer alan aslan figürleri gösterilmiştir. Görsel açıdan bulunan düşük derecede benzerlik sebebi ise, her iki markada yer alan “4011” sayı unsuru ile yine aslan figürleri olmuştur. Ancak aslanların konumları ve niteliklerindeki farklılıklar ile başvurulan markada “4011” sayısının diğer ibarelere nazaran ikincil konumda yer alıyor olması görsel benzerliğin “düşük” olarak nitelendirilmesine sebebiyet vermiştir. Öte yandan her iki işarette de benzer unsurlara ek olarak bulunan farklı karmaşık unsurlar öne sürülerek genel izlenimde farklı algılanacak ibareler olduklarının altı çizilmiştir.

Önceki markanın ayırt ediciliği ise normal olarak nitelendirilmiştir. Bu bağlamda malların aynı olduğu, ilgili tüketicinin dikkat seviyesinin en fazla ortalama olduğu varsayıldığında işaretler arasında karıştırılma ihtimalinin olamayacağına karar verilmiştir. Bu gerekçeyle yapılan itiraz, EUIPO İtiraz Birimi tarafından reddedilmiştir. Önceki marka sahibi bu defa ret kararına karşı itiraz etmiştir.

EUIPO Temyiz Kurulu Değerlendirmesi:

EUIPO Temyiz Kurulu, itiraz ve savunma gerekçeleri kapsamında itirazı inceleyerek aşağıdaki neticeye ulaşmıştır:

EUIPO Temyiz Kurulu, iki işaretin de kullanım kapsamında kalacak malları “aynı, yüksek derecede benzer ya da benzer” olarak nitelendirmiştir. Tescil kapsamında yer alan 30.sınıftaki malların günlük alışverişlerde üzerinde çok fazla düşünülmeden satın alınan ürünler olduğunu belirterek ilgili tüketicinin dikkat seviyesini ortalamanın altında olarak kabul etmiştir.

Başvuru sahibi “4011” sayısının çaylar kapsamında tanımlayıcı olduğunu ve dolayısıyla benzerlik değerlendirmesinde önemsenmemesi gerektiğini ileri sürmüş olsa da bu iddiasını destekler nitelikte argümanları dosyaya kazandıramadığından, Kurul bu iddiayı yeterli bulmamıştır. Bu ibareyi tanımlayıcı olarak algılayacak ilgili tüketicinin genel halk değil çay ithalatçıları, çay uzmanları ve sıkça yeşil çay satın alan veya tüketen tüketiciler olduğunun altını çizmiştir. Bu sebeple AB nezdindeki tüm tüketiciler tarafından “4011” ibaresinin tanımlayıcı olamayacağını ifade etmiştir.

İşaretler arası görsel benzerlik Temyiz Kurulunca da düşük olarak nitelendirilmiştir. Ancak İtiraz Biriminin aksine işitsel benzerlikle ilgili olarak tescili talep edilen markayı “AL ASSAD”ın yanı sıra “4011” olarak telaffuz edecek tüketicilerin de olabileceğinin altı çizilerek düşük seviyede işitsel benzerlik olduğu tespit edilmiştir. Kavramsal benzerlik hususu ise 3 farklı senaryoyla irdelenerek, en azından Avrupa Birliği’nde İngilizce ve Fransızca konuşan kamu ile Arapça bilen bir kesim için, ortalamanın üzerinde derecede kavramsal benzerlik olduğu kabul edilmiştir.

Önceki markanın ayırt ediciliğine yönelik ise itiraz sahibi tarafından herhangi bir ek bilgi belge sunulmadığından İtiraz Biriminin tespiti onaylanarak işaretin “normal düzeyde” ayırt edici olduğu kabul edilmiştir.

Bu çerçevede EUIPO Temyiz Kurulu, AB Tüzüğü’nün 8/1-b maddesi uyarınca ilgili tüketici nezdinde işaretler arasında karıştırılma ihtimali olduğu sonucuna vararak, itiraz edilen kararı iptal etmiş ve başvurunun reddedilmesine karar vermiştir. (Başvuru konusu markanın kayıtlarını ve Temyiz Kurulu kararını görmek için bu bağlantıyı kullanabilirsiniz.)

Genel Mahkeme Değerlendirmesi:

EUIPO Temyiz Kurulu’nun yayıma itirazı kabul edip, başvuruyu reddetmesi üzerine başvuru sahibi, kararı ABAD Genel Mahkemesi’ne taşıyarak söz konusu ret kararının 30.sınıf kapsamındaki “çaylar” açısından kısmi iptalini talep etmiştir. Genel Mahkeme, davayı 10 Temmuz 2024 tarih ve T‑541/23 sayılı kararı ile sonuçlandırmıştır. Bu bağlantıdan detayları görülebilecek kararın ana hatları ve gerekçeleri bu yazının kalan kısmında aktarılacaktır.

Genel Mahkeme, EUIPO Temyiz Kurulu tarafından yapılan ilgili tüketici ve ilgili tüketicinin dikkat seviyesi, tescili talep edilen malların aynı kabul edilmesine ilişkin tespitleri onamıştır.

Önceki markanın ayırt edici ve baskın yönlerine ilişkin ise Kurulun yalnızca “4011” sayı unsurunu değerlendirip “b552” ibaresini değerlendirme dışı tutarak hata yaptığını belirtmiştir.

Genel Mahkeme, ibarelerdeki “4011” sayı unsuru ve aslan figürlerinin ortak oluşunu kabul etse de bu ibarelerin işaretlerdeki şekil, boyut ve konum farklılıklarına dikkat çekmiştir. Önceki marka sahibi itiraza cevabında, markasını küp şeklinde çay paketi olarak kullandıklarını dolayısıyla markada yer alan aslan figürleri ile diğer ibarelerin ilgili tüketici nezdinde gözden kaçırılamayacak boyutta olduğunu ifade etmiştir. Ancak Genel Mahkeme karıştırılma ihtimalinde değerlendirilecek noktanın ilgili ibarenin tescil ediliş şekli olması gerektiği vurgusunu yaparak önceki markadaki aslan figürlerinin ilgili tüketici nezdinde göz ardı edilebilecek boyutta olduğunu kabul etmiştir.

Önceki markanın çay paketi olarak kullanım hali


Bunların yanı sıra başvurulan markada, özellikle ‘AL ASSAD’, ‘HBOUB’, ‘R3505’, ‘Chaara’ ve ‘Thé Vert De Chine’ gibi, işaretin genel algısında önemsiz olmayan kelime unsurları olduğu vurgusunu yaparak işaretin bu unsurlarla birlikte de önceki markadan farklı algılanacağını belirtmiştir. Ayrıca yalnızca önceki markada yer alan ‘b552’ unsurunun da görsel farklılık oluşturduğunu eklemiştir. Bunun yanı sıra iki işaretin en fazla, metal çerçevenin dekorasyonu ve renkler gibi ikincil unsurlar kapsamında benzerlik gösterdiğini ancak yine de bu unsurlarda dahi tam bir benzerlik bulunmadığını belirtmiştir.

Dolayısıyla Genel Mahkeme tarafından söz konusu markalarda örtüşen unsurlar ve aralarındaki farklılıklar ile önceki markadaki bazı unsurların algılanmasında yaşanan zorluklar dikkate alınarak, Temyiz Kurulu’nun söz konusu markalar arasındaki görsel benzerlik derecesinin düşük olduğu yönündeki bulguları onaylanmıştır.

Genel Mahkeme, başvuranın ‘4011’ unsurunun ilgili tüketicinin tamamı nezdinde ayırt edici olmadığını göstermekte başarısız olduğunun altını çizerek Temyiz Kurulu’nun ilgili tüketicinin belli bir kesimi tarafından bu ibare ile telaffuz edilebileceği yönündeki bulgularını onaylamıştır. Ancak, bu markanın ilgili kamu tarafından ‘b552’ unsuru ile de telaffuz edilebileceğini belirtmiştir. Ayrıca, başvurulan markanın ‘HBOUB’, ‘R3503’, ‘Chaara’ ve ‘Thé Vert De Chine’ gibi, o işaretin genel algısında önemli olan kelime unsurlarını da içerdiğini belirterek, ilgili tüketicilerin bu ek kelime unsurlarını telaffuz etme ihtimalinin dışlanamayacağını belirtmiştir.

Bu koşullar altında Genel Mahkeme, Temyiz Kurulunun düşük derecede fonetik benzerlik tespitini hatalı bulmuştur.

Genel Mahkeme söz konusu markaların her ikisinde de aslan temsilleri yer alsa da önceki markada tescil edildiği haliyle aslan tasvirinin boyutları nedeniyle algılanmasının çok zor olduğunu yinelemiştir. Ayrıca, ‘Grand Lion’ ve ‘لسبعا’ (aslan anlamına gelen Arapça terim) ifadelerinin yine boyutları sebebiyle ilgili tüketici nezdinde anlaşılamayacağını ifade etmiştir.

Bu nedenle Genel Mahkeme, EUIPO Temyiz Kurulu’nun bulgusunun aksine, söz konusu markaların kavramsal olarak düşük derecede benzer olduğu sonucuna varmıştır.

Belirtilen tüm hususları, karşılıklı etkileşim teorisi çerçevesinde birlikte değerlendiren Genel Mahkeme, düşük derecede görsel benzerlik, düşük derecede kavramsal benzerlik ve fonetik benzerliğin olmaması tespitlerini birlikte değerlendirdiğinde EUIPO Temyiz Kurulu’nun karıştırılma ihtimali bulunduğu sonucuna ulaşmada hata yaptığını belirterek; ilgili kamu seviyesinin ortalamadan daha düşük olduğu durumlarda bile karıştırılma olasılığının olamayacağını vurgulamıştır.

Sonuç:

İncelenen Genel Mahkeme kararından da görüleceği üzere birden fazla unsurdan oluşan figüratif markaların karşılaştırılmasında markaların genel izlenimlerinin dikkate alınması önem arz etmektedir. Karşılaştırılan işaretlerde aynı-benzer bazı niteliklerin yer alması yeterli görülmeyip bu ibarelerin işaretlerdeki konumu, boyutu ve diğer niteliklerinde de benzerlikler aranmaktadır.

Öte yandan Genel Mahkemenin bu kararında yapılan, malın ambalajının marka olarak tescil edildiği durumlarda değerlendirilecek noktanın ambalajın kullanım halindeki görünümünden ziyade tescil edildiği hali olduğunun vurgusu da önemlidir.

Marka sahipleri, sıklıkla kendi işaretlerindeki benzer figürlerin tescili talebi söz konusu olduğunda bu başvurulara itiraz etme eğilimi göstermektedirler. Ancak işaret benzerliği değerlendirmesinin işaretteki benzer ibarelerin cımbızlanarak değil ilgili tüketici nezdinde işaretlerin bırakacağı genel imaja dikkat edilerek yapılacağı unutulmamalıdır. Bu çerçevede markaların genel izlenim olarak birbirlerinden ayrıştırılmasında hangi hususlara dikkat edildiğini açıklayan Genel Mahkeme kararının okuyuculara faydalı olacağını düşünüyoruz.

Zülal KARAGÜLMEZ

Ekim 2024

zulalkar6@gmail.com

OLİMPİYAT OYUNLARINA BEŞ KALA OLİMPİK FİKRİ MÜLKİYET HAKLARINA DAİR NOTLAR


Olimpiyat oyunlarının kalbi bu yıl 26 Temmuz ilâ 11 Ağustos tarihleri arasında Paris’te atacak. Bu yazıda dünyanın dört bir yanındaki spor tutkunları tarafından heyecanla beklenen bu etkinliğe ait sembollere ve perde arkasındaki güçlü fikri mülkiyet koruma kalkanına değinilecektir.  

Günümüzde gerçekleştirilen oyunların kaynağının M.Ö. 776 ilâ M.S. 393 yılları arasında Olympia’da düzenlenen Antik Olimpiyat Oyunları olduğu ifade edilmektedir[1]. 1800’lü yılların başlarında, Yunanistan halkının talebiyle bu oyunları canlandırmaya yönelik bazı girişimlerde bulunulsa da uluslararası alanda böyle bir organizasyonun düzenlenmesi fikri Pierre de Coubertin tarafından gündeme getirilmiştir. Coubertin’in23 Haziran 1894 günü Paris, Sorbonne’da organize ettiği kongrede öne sürdüğü bu fikir uygun bulunmuş ve ilk etkinlik 1896 yılında Atina ev sahipliğinde gerçekleştirilmiştir[2].

Dünya çapında güçlü bir etkiye sahip olan Olimpiyat Oyunları İsviçre’nin Lozan kentinde yer alan Uluslararası Olimpiyat Komitesi (IOC) tarafından organize edilmektedir. Kâr amacı gütmeyen ve bağımsız bir kuruluş olan IOC’nin misyonu, dünya genelinde sporcuları teşvik etmek ve Olimpiyat Hareketi’ne liderlik etmektir. Bu amaçla IOC’nin her gün dünya genelindeki sporculara ve spor organizasyonlarına destek olarak 4.2 milyon ABD Doları aktardığı belirtilmektedir[3]. IOC sağladığı bu maddi döngüyü devam ettirebilmek adına çeşitli gelir kaynakları oluşturmuştur. Bu kaynağın önemli bir kısmının Olimpiyat Oyunları kapsamındaki fikri mülkiyet varlıklarının stratejik kullanımından elde edildiği ifade edilmektedir[4].

Olimpiyatlar bilindiği üzere IOC tarafından bir ev sahibi şehrin seçilmesiyle başlamaktadır. Bu organizasyonun kendi şehrinde gerçekleştirilmesini isteyen ülkeler IOC’ye ev sahipliği yapma ilgilerini ifade etmektedirler. Adaylık prosedürünün bir parçası olarak şehirler tarafından sunulan dosyada, telif hakkı korumasına uygun şekilde meydana getirilen edebi, sanatsal ve görsel-işitsel eserlerin, marka ve endüstriyel tasarım korumasından faydalanabilecek logolar, tasarımlar, amblemler ile sloganların ve etkinliğin gerçekleştirilmesiyle ilgili diğer bilgilerin detayları yer almaktadır. Seçilen şehrin tüm dosya kapsamındaki maddi ve manevi sembolleri, fikri mülkiyet koruması altına alınmaktadır.

İlgili yılda, Olimpiyat Oyunlarının gerçekleştirileceği ev sahibi olarak belirlenen ülkenin Ulusal Olimpiyat Komitesi ve ilgili şehir, “Ev Sahibi Şehir Sözleşmesi” (HCC) olarak bilinen bir anlaşmayı imzalayıp Olimpiyat Oyunları Organizasyon Komitesini (OCOG) kurmaktadır. Bu komite belirlenen ev sahibi şehirde yasal bir varlık haline gelmektedir. IOC daha sonra OCOG’ye fikri mülkiyet korumalı varlıkları kullanma izni vererek sponsorlarla iç ticari ilişkiler kurma yetkisi tanımaktadır. Bu da Olimpiyat oyunlarının gerçekleştirilmesine yönelik maliyetleri desteklemek için gelir elde edilmesine katkı sağlamaktadır.

Günümüzde Olimpiyat Oyunları, bir spor organizasyonundan çok daha fazla şey ifade etmektedir. Bu organizasyon hem ev sahibi ülkede hem de uluslararası alandaki çeşitli işletmeler için gelir kaynağı haline gelmiştir. Pek çok işletme bu organizasyonda sponsor olabilmek için ciddi yatırımlar yapmaktadır. Örneğin, lüks devi LVMH’nin 2024 Oyunları’nı sponsorluğu kapsamında yaklaşık 130 milyon sterlin ödediği bildirilmekle birlikte bu ay sonunda başlayacak oyunlardan elde edilecek sponsorluk gelirlerinin 1.08 milyar sterlini aşması beklenilmektedir[5].

Ayrıca bu sene Türkiye için de bir ilk yaşanmaktadır. Aralık 2023’te yapılan açıklamaya göre Trendyol, Olimpiyatlarda IOC’nin ilk Türk partneri olarak yer alacaktır[6].

Anlaşılacağı üzere tüm bu sponsorluk yarışının en önemli amaçlarından biri, Olimpiyat Oyunları kapsamında ilgili markanın Olimpiyat sembolleri ile yan yana özgürce kullanarak bu alanda elde edilecek maddi kazanca ortak olabilmektir. IOC, şirketlere Olimpiyat Oyunları ile ilgili sembolleri pazarlamak ve reklam yapmak için münhasıran kullanma hakkı karşılığında finansal destek ve ayni katkılar karşılığında resmi ortaklıklar sunmaktadır.

Peki bu Olimpiyat Sembolleri nelerdir?

İlk defa 1908 yılında “Annuaire du Comité International Olympique” başlığı altında yayımlanan Olimpiyat Şartnamesi, Olimpiyatlarla ilgili temel prensiplere yönelik IOC tarafından benimsenen kurallar ve iç yönergeleri içeren kurallar bütününü içermektedir. Güncel Olimpiyat Şartnamesi’nin 7.4 maddesinde[7] yer verilen Olimpik Mülklerin tüm haklarının IOC’ye ait olduğu hüküm altına alınmıştır. Bu mülkler sırasıyla şunları içermektedir:

Olimpiyat Adı: Olimpos Dağı’ndan gelen[8] Olimpiyat (Olympic) ismi IOC tarafından marka olarak koruma altına alınmıştır. Ayrıca bu koruma genel olarak halkın zihninde korunan işaretlerle ilişki kurabilecek kadar benzer kabul edilen ibareleri de kapsamaktadır. Bunların yanı sıra ev sahibi Şehir + Yıl kombinasyonları da marka koruması altına alınmaktadır. Günümüzde Olimpiyat sembolleriyle fikri mülkiyet koruması o kadar önemli hale gelmiştir ki ülkeler henüz resmi olarak davet edilmedikleri ön aşamada dahi bu tescilleri gerçekleştirebilmektedir. Örneğin “PARIS 2024” ifadesi ve bu ibareyi içeren çeşitli işaretler 2016-2017 gibi erken bir tarihte kaydedilmiştir[9].

Bunun yanı sıra Olimpiyatlarda yarışacak olan ülkelerin de ulusal takımlarının kullanacakları ibareleri etkinliğin birkaç yıl öncesinden tescil ettiği görülmektedir. Örneğin ülkemizi Olimpiyatlarda temsil edecek olan “Team Türkiye” ibaresi 2021 yılında Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi adına tescil edilmiştir[10].


Olimpik sembol: “Olimpiyat halkaları” olarak da bilinen bu sembol, mavi, sarı, siyah, yeşil ve kırmızı renkli birbirine geçen beş halkadan oluşmaktadır. Bu sembol, 1913 yılında Olimpiyatların başlamasına öncülük eden Coubertin tarafından oluşturulmuştur. Bu eşit boyuttaki beş halkanın beş yerleşik kıta olan Avrupa, Asya, Afrika, Okyanusya ve Amerika’yı temsil ettiği ifade edilmektedir[11].

1981 yılında, Dünya Fikri Mülkiyet Örgütü (WIPO) aracılığıyla hazırlanan Nairobi Antlaşması ile elli iki devlet bu iç içe geçmiş beş halka sembolünün IOC’nin izni olmadan ticari amaçlarla kullanıma karşı korumayı taahhüt etmiştir. Bu anlaşmaya üye olmayan ülkeler ise bu sembollerin korunmasını ulusal boyuttaki yasal düzenlemelerle gerçekleştirmektedir. Örneğin Türkiye Nairobi Antlaşmasına üye değildir; ancak 3796 sayılı İstanbul Kentinde Yapılacak Olimpiyat Oyunları Kanunu’nun 18.maddesi kapsamında ilgili sembol, koruma altına alınmıştır.


Maskotlar: 1972 yılında Almanlar tarafından tanıtılan resmi maskot Waldi’den bu yana maskotlar Olimpiyat oyunlarının bir parçası haline gelmiştir. Maskotlar da tıpkı Olimpiyat adları gibi fikri mülkiyet stratejisinin bir gereği olarak çok önceden tescil edilmektedir[12].


Bayrak: Koruma altındaki bir diğer sembol olan Olimpik Bayrak, kenarı olmayan beyaz bir arka plana sahiptir. Beş renkli iç içe halkalar da bayrağın ortasında bulunmaktadır. Coubertin, halkaların renklerinin arka plan rengi beyaz ile birlikte, her rakip ülkenin bayrağını oluşturan renkler olduğunu belirtmiştir[13]. (İsveç’in mavisi ve sarısı, Yunanistan’ın mavisi ve beyazı, Fransa, Birleşik Krallık, Amerika Birleşik Devletleri, Almanya, Belçika, İtalya ve Macaristan’ın üç renkli bayrakları ve İspanya’nın sarı ve kırmızısı gibi…)


Motto: Coubertin tarafından önerilen Latince “Citius, Altius, Fortius” (Daha Hızlı, Daha Yüksek, Daha Güçlü) sloganı Olimpiyat Şartnamesinde korunan semboller arasında yer almaktadır. 2021 yılında sloganın sonuna ‘Birlikte’ kelimesi de eklenmiştir[14].-“Citius, Altius, Fortius – Communiter”


Marş: Spiro Samara tarafından 1896’daki ilk modern Olimpiyat için bestelenen Olimpiyat Marşı, 1960’tan beri her oyunda resmi Olimpiyat marşı olarak kullanılmaktadır. (Bir dönem her organizasyon için ayrı beste ve yarışma gibi uygulamalar gerçekleştirilse de sonradan bu uygulamalardan vazgeçilmiştir.)


Olimpik ateş ve meşaleler: Olimpiyat Oyunları’na geri sayımın başladığını belirten bir sembol olarak Olympia’da yakılan bu ateş, bu yıl da Paris’te gerçekleştirilecek olan Olimpiyat Oyunlarının geri sayımı için 16 Nisan 2024’te yakılmıştır[15].

Bu ateşin taşıyıcısı olan Olimpiyat Meşalesi, gerçekleştirilen her olimpiyat dönemi için özel olarak tasarlanmakta olup tasarım, telif hakkı ve patent (bkz. JP2018071896A) gibi fikri mülkiyet hakları çerçevesinde koruma altına alınmaktadır. Öte yandan açılış töreninde Olimpiyat stadyumunda Olimpiyat Meşalesini taşıyan Olimpiyat Kazanı da fikri mülkiyet hakları çerçevesinde korunmaktadır.


Sayılan bu sembollerin yanı sıra koruma altındaki bir diğer fikri mülkiyet varlığı da yayın haklarıdır. IOC’nin gelirinin yaklaşık %73’ünü oluşturan yayın haklarının en değerli fikri mülkiyet varlığı olduğu ifade edilmektedir[16]. IOC tarafından kurulan Olympic Broadcasting Services (OBS) Olimpiyat yayınlarına ait içeriğin üretimini gerçekleştirmektedir. Sonrasında bu içerik, belirli bir ödeme karşılığında yayın hakkını elde eden BBC gibi ulusal yayıncılar ve medya kuruluşları aracılığıyla ilgili kanallarda yayınlanabilmektedir. Dolayısıyla Olimpiyat Oyunlarındaki tüm performanslar fikri mülkiyet hakları kapsamında koruma altındadır.

Olimpiyat varlıklarının korunmasında IOC tarafından gösterilen hassasiyete çeşitli ülkeler de kendi ulusal yasalarıyla destek olmuştur. Bu yasalarla sadece Olimpiyat mülklerinin korunması değil, aynı zamanda Olimpiyat Oyunları kapsamında yürütülen ticari faaliyetlerdeki haksız rekabet ile mücadele edilmesi ve özellikle Olimpiyat mekanları ve çevresindeki reklamların tek elden yönetilebilmesi hedeflenmiştir. Bu yönde ortaya çıkan ilk özel mevzuat Montreal 1976 Olimpiyat Oyunları öncesinde Kanada’da kabul edilmiştir. Sidney 2000 Olimpiyat Oyunları’ndan itibaren de tüm ev sahibi ülkeler bu tür mevzuatlara başvurmuştur[17]. Ancak 2008 Pekin Olimpiyatlarından itibaren ulusal yasalarla sağlanan korumanın arttırıldığı ifade edilmektedir[18].

Son zamanlarda bu korumanın özellikle Olimpiyat marka korumasının sınırları zorladığı tartışılmaktadır. Öyle ki Olimpiyatların gerçekleştirileceği ülke halkı şayet Olimpiyat sembollerine yönelik koruma sisteminden haberdar değilse güçlü yaptırımlarla karşılaşabilmektedir. Örneğin 2012 Londra Olimpiyatlarında kendi ülkesindeki Olimpiyat coşkusunu paylaşmak isteyen bir çiçekçi, kağıtlardan tasarladığı Olimpiyat Sembolünü dükkân vitrininde sergilediği için 20.000 sterlinlik bir para cezası riskiyle karşı karşıya kalmıştır. Aynı şekilde etlerini olimpiyat sergisi şeklinde düzenleyen yerel bir kasap, dükkanını kapatma yaptırımıyla karşılaşmıştır[19]. Uluslararası Olimpiyat Komitesi’nin eski pazarlama direktörü ve aynı zamanda IOC tarafından gerçekleştirilen sponsorluk uygulamasının da fikir babası olan Michael Payne, marka koruma konusundaki bu aşırı titiz uygulamaların oyunlara zarar verme riski taşıdığını ifade etmiştir[20]. Dolayısıyla uygulamaların amacından sapma riski taşıdığı halkı Olimpiyat sevgisini benimsemekten uzaklaştırdığı görülmektedir.

Olimpiyat Hareketi’nin amacının, her türlü ayrımcılıktan uzak şekilde spor yoluyla barışçıl ve daha iyi bir dünya inşa etmeye katkıda bulunmak olduğu ifade edilmektedir[21]. Bu nedenle karşılıklı anlayış, dostluk ve dayanışma ruhunu zedeleyebilecek amacı aşan koruma önlemlerinden ziyade, bilhassa küçük işletmelere yönelik daha esnek ve hoşgörülü davranılmasına özen gösterilmesi önem arz etmektedir.

Zülal KARAGÜLMEZ

Temmuz 2024

zulalkar6@gmail.com


DİPNOTLAR

[1] https://www.britannica.com/sports/ancient-Olympic-Games

[2] Kalliopi Sakavitsi, THE HISTORY OF THE OLYMPIC GAMES, 11 January 2024,  https://olympics.com/en/news/the-history-of-the-olympic-games

[3] https://olympics.com/ioc/funding

[4] WIPO MAGAZINE, The IP journey of an Olympic Games https://www.wipo.int/wipo_magazine/en/2019/03/article_0007.html

[5] https://www.vennershipley.com/insights-events/paris-2024-olympic-games-and-golden-intellectual-property-rights/

[6] https://olympics.com/ioc/news/trendyol-an-alibaba-affiliate-becomes-an-ioc-e-commerce-services-partner

[7] https://stillmed.olympics.com/media/Document%20Library/OlympicOrg/General/EN-Olympic-Charter.pdf

[8]https://tr.wikipedia.org/wiki/Antik_Olimpiyat_Oyunlar%C4%B1#:~:text=Oyunlar%20tanr%C4%B1lar%C4%B1n%20ya%C5%9F%C4%B1yor%20oldu%C4%9Funa%20inan%C4%B1lan,dinsel%20t%C3%B6renden%20biri%20oldu%C4%9Fu%20kesindir.

[9] https://euipo.europa.eu/eSearch/#details/trademarks/W01327476

[10] https://api.olimpiyat.org.tr/upload/Paris_2024_Rule_40.pdf

[11] Karl Lennartz, “The Story of the Rings”, 2002,  https://web.archive.org/web/20160107230741/http://library.la84.org/SportsLibrary/JOH/JOHv10n1/JOHv10n1m.pdf

[12] Maria Rotkiewicz, Mascots and Symbols of the Olympic Games, 2020, https://olimpijski.pl/wp-content/uploads/2020/10/Mascots_and_Symbols_of_the_Olympic_Games__.pdf

[13] Robert Knight Barney, THIS GREAT SYMBOL, 629-630, https://web.archive.org/web/20120305010456/http://www.la84foundation.org/OlympicInformationCenter/OlympicReview/1992/ore301/ORE301p.pdf

[14] https://olympics.com/ioc/olympic-motto

[15] https://olympics.com/en/paris-2024/olympic-torch-relay/route

[16] Andrew Lisa, Where Does Olympic Funding Come From?, 10.2.2022, https://finance.yahoo.com/news/where-does-olympic-funding-come-210011250.html

[17] Marianne Chappuis,  The Olympic Properties, Wipo Magazine, https://www.wipo.int/wipo_magazine/en/2012/03/article_0003.html

[18] Daniel A. Craig, “Bad Sports: Has Olympic Brand Protection Gone Too Far?, South Carolina Journal of International Law and Business: Vol. 9, Iss. 2, Article 7, 2013, s.376, https://scholarcommons.sc.edu/scjilb/vol9/iss2/7

[19] https://www.independent.co.uk/sport/olympics/news/father-of-olympic-branding-my-rules-are-being-abused-7962593.html

[20] Tom Peck, “Father of Olympic branding: My rules are being abused.” The Independent (2012), https://www.independent.co.uk/sport/olympics/news/father-of-olympic-branding-my-rules-are-being-abused-7962593.html

[21] https://olympics.com/ioc/olympic-values