Etiket: yapay zeka ve fikri mülkiyet hakları

YAPAY ZEKANIN EĞİTİMİNDE ADİL KULLANIM SAVUNMASI: THOMSON REUTERS V. ROSS INTELLIGENCE KARARI



Amerika Birleşik Devletleri’nde, yapay zeka sistemlerinin telif hakkını ihlal ettiği iddialarıyla ilgili olarak adil kullanım (fair use) savunması bakımından verilecek kararlar uzun zamandır heyecanla beklenmekteydi. Nitekim, Thomson Reuters Enterprise Centre GMBH v. ROSS Intelligence Inc. davasında Delaware Bölge Mahkemesi (“Bölge Mahkemesi”) tarafından 11 Şubat 2025 tarihinde bu konuda ilk karar verildi. Bu kararın yapay zekanın telif hakkını ihlal ettiği iddialarıyla ilgili ileride gündeme gelebilecek olası uyuşmazlıklar bakımından da yol gösterici olabileceği kanaatindeyiz.

Thomson Reuters’a ait olan Westlaw; altmış sekizin üzerinde ülkede kullanılan, çevrimiçi hukuki araştırma hizmeti sunan bir platformdur. Başta ABD ve İngiltere olmak üzere pek çok ülkede Westlaw kullanıcıları bu platform aracılığıyla pek çok kanun, yasal düzenleme ve yargı kararlarına ulaşabilirler. Westlaw’un öne çıkan özelliklerinden biri, “Key Number System” olarak adlandırılan bir numaralandırma sistemi içermesidir. Bu sistem sayesinde bir yargı kararını inceleyen kişi, ilgili hukuki konu ile ilgili verilmiş olan başkaca yargı kararlarını da kolayca bulabilir.

Ross Intelligence (“Ross”), Thomson Reuters’ın rakibi olarak yasal düzenleme ve yargı kararlarına ulaşılabilecek bir platform ile hizmet vermeyi hedeflemiştir. Bunun için ilk olarak Ross, Thomson Reuters ile iletişime geçerek Westlaw’un içeriğini, yapay zeka araştırma aracının eğitiminde eğitim verisi olarak kullanabilmek için lisans almak istedi. Ancak Thomson Reuters, Ross’un rakibi olması sebebiyle bu teklifi reddetti. Bunun üzerine Ross, yapay zeka araştırma aracının eğitilmesi için kullanılacak içeriklerin üretimi için üçüncü bir taraf olan LegalEase ile anlaşma sağladı ve LegalEase, “Bulk Memos” olarak adlandırılan ve hukuki sorulara verilen cevapları içeren derlemeyi hazırlayarak Ross’a sattı. LegalEase, Bulk Memos’u hazırlamak için bu hazırlığa katılan avukatlara, Westlaw’un özet notlarını kullanarak fakat bu özet notları doğrudan kopyalamadan hukuki soruları hazırlamaları yönünde talimat vermiştir. Ross, yapay zeka araştırma aracının eğitiminde Bulk Memos’u kullanmıştır. Bu kullanım sebebiyle Thomson Reuters, Ross’a telif hakkının ihlaline ilişkin dava açmıştır.

Uyuşmazlık bakımından, telif hakkına tecavüzün söz konusu olabilmesi için öncelikle özet notların telif hakkı korumasını haiz olması ve bunun için de orijinallik şartının sağlanması gerektiğinden Bölge Mahkemesi ilk olarak bu hususu değerlendirmiştir. Bölge Mahkemesi, orijinallik için aranan eşiğin çok düşük olduğunu ve minimal düzeyde bir yaratıcılığın varlığının orijinallik şartının sağlanması için yeterli olduğunu Feist kararına atıfta bulunarak tespit etmiş ve dolayısıyla Thomson Reuters’ın özet notlarının orijinallik şartını sağladığına karar vermiştir.  

Ross, yargılamada masum ihlal savunmasına dayanmış,herhangi bir ihlalin söz konusu olmadığını ve masum olduğunu iddia etmiştir. Bölge Mahkemesi kararında masum ihlal savunmasının sorumluluğu değil, yalnızca tazminatı sınırlayacağını ve Westlaw’un özet notlarında olduğu gibi ihlal edilen eserin bir telif hakkı bildirimi taşıması durumunda geçerli olmayacağını açıklayarak bu savunmayı reddetmiştir. Bölge Mahkemesi, Ross’un, Westlaw’un 2243 adet özet notunu ihlal ettiğini belirterek bu ihlal bakımından Ross’un diğer savunmaları olan telif hakkının kötüye kullanımı (“copyright misuse”), birleşme (“merger”) ve doğal akışında gerçekleşmesi gereken sahneler (“scenes à faire”) savunmalarının da başarısız olduğuna hükmetmiştir.

Ross’un yargılamadaki diğer bir önemli savunması ise adil kullanım savunmasıydı. Amerikan hukukunda telif hakkı ihlali bakımından getirilebilecek en önemli savunmalardan olan adil kullanım savunması, Amerika Birleşik Devletleri Telif Hakkı Kanunu’nun 107. maddesinde düzenlenmiştir. Adil kullanım doktrini, telif hakkıyla korunan eserin, telif hakkıyla korunan eserde yer alan fikir veya işlevin kopyalanması amacıyla kullanımını korumak için mevcuttur. Adil kullanım savunması, telif hakkı ihlali kanıtlansa bile ihlal edenin sorumluluktan kurtulmasına imkân vermektedir.

İlgili maddede bir eserin kullanımının adil kullanım teşkil edip etmediğinin tespitinde kullanılacak 4 faktör düzenlenmiştir. İlgili faktörler; (i) kullanımın amacı ve yapısı, (ii) telif hakkıyla korunan eserin niteliği, (iii) telif hakkıyla korunan eserin bütününe göre kullanılan kısmın miktarı ve önemi ve (iv) kullanımın telif hakkıyla korunan eserin potansiyel pazarı veya değeri üzerindeki etkisidir. Amerikan mahkemeleri, adil kullanım savunmasının değerlendirmesinde dört faktörün de önemli olduğunu belirtmekle birlikte, “Harper & Row, Publishers, Inc v. National Enterprises” kararında dördüncü faktördeki pazar etkisinin muhtemelen en önemli faktör olduğuna karar verilmiştir.

Bölge Mahkemesi birinci faktör bakımından yaptığı değerlendirmede, adil kullanım ile ilgili verilmiş ve ABD doktrininde adil kullanım savunmasının şekillenmesinde oldukça etkili olmuş olan “Google v. Oracle” ve “Sony Comput. Ent., Inc. v. Connectix Corp” kararlarına da atıflarda bulunmuştur. Bölge Mahkemesi bahsi geçen uyuşmazlıklarda bilgisayar kodunun kopyalanması söz konusuyken somut uyuşmazlıkta bilgisayar kodunun kopyalanmasının söz konusu olmadığını, Ross’un amacına ulaşabilmesi için Westlaw’un içeriğinin kopyalanmasının makul ölçüde gerekli olmadığını vurgulamıştır. Bu doğrultuda Bölge Mahkemesi, Ross’un, Westlaw’un özet notlarının kullanımının dönüştürücü değil ticari bir kullanım olduğu sonucuna varmıştır ki bu sonuç adil kullanım savunması bakımından aleyhe bir durumdur. Bu kapsamda Bölge Mahkemesi ilk faktör bakımından Thomson Reuters lehine karar vermiştir.

Dönüştürücü kullanım, başka bir amaçla yeni bir şey eklemek ve orijinal ifadeyi değiştirmek olarak tanımlanmaktadır. Bölge Mahkemesi’nin atıf yaptığı “Google v Oracle” davasında; Oracle, Google’ın uygulama programlama arayüzünü (API) oluştururken kodun yapısını ve sırasını kopyalamasının bir telif hakkı ihlali oluşturduğunu iddia etmişti. Yüksek Mahkeme ise Google’ın, farklı ve değişik bir bilgisayar ortamında çalışan yeni görevler koleksiyonu sağladığına ve kullanımının dönüştürücü nitelikte olduğuna karar vermiştir ve bu tespit Google’ın adil kullanım savunmasının kabulünde oldukça etkili olmuştur.

Kararda ikinci ve üçüncü faktörler bakımından Ross’un adil kullanım savunması lehine değerlendirme yapılmıştır. Bölge Mahkemesi ikinci faktör bakımından eserin niteliğini incelediğinde, Westlaw’ın materyalinin ağırlıklı olarak gerçeklere dayalı olması ve o kadar da yaratıcı olmaması sebebiyle, bizim de isabetli bulduğumuz şekilde, bu faktörün Ross’un lehine değerlendirilmesi gerektiğine karar vermiştir. Dolayısıyla yapay zekanın eğitiminde kullanılan eserler bakımından telif hakkı ihlali ile ilgili meydana gelebilecek olası uyuşmazlıklarda bu faktörün yapay zekayı kullanan şirket lehine sonuç verip vermeyeceği belirlenirken kullanılan materyallerin yaratıcılık oranının önem taşıyacağı rahatlıkla söylenebilecektir.

Üçüncü faktör çerçevesinde, bir mahkemenin sadece kullanılan materyallerin miktarını değil, bunların kalitesini ve önemini de analiz etmesi beklenmektedir. Bölge Mahkemesi üçüncü faktör bakımından yaptığı değerlendirmede önemli olanın üretim aşamasında değil, çıktı aşamasında başka eserlerin kullanılması olduğunu belirtmiş ve Ross’un çıktı ürünlerinde Westlaw’un özet notlarına erişilemiyor olması nedeniyle üçüncü faktör bakımından Ross lehine karar vermiştir. Üçüncü faktör bakımından Bölge Mahkemesi’nin yaptığı bu değerlendirme, ileride yapay zekanın eğitimi ile ilgili telif hakkının ihlali bakımından yapılacak değerlendirmelerde, telif hakkıyla korunan eserin bütününe göre kullanılan kısmın miktarı ve önemi tespit edilirken çıktı aşamasındaki verilerin esas alınacağını göstermektedir.

Karar bakımından en önemli faktör olan dördüncü faktör ise telif hakkı sahiplerinin ekonomik çıkarlarına odaklanan faktördür. Bölge Mahkemesi, Ross’un kopyalamasının Westlaw ürününün pazarı üzerindeki olası etkisini incelemiş ve Thomson Reuters’ın söz konusu verileri kendi hukuki araştırma araçlarını eğitmek için kullanıp kullanmadığının önemli olmadığını, yapay zeka eğitim verileri için potansiyel bir pazar üzerindeki etkinin yeterli olduğunu belirtmiştir. İlgili pazar ise hukuki araştırma platformları olarak tespit edilmiştir. Bölge Mahkemesi sonuç olarak Ross’un, Westlaw ile rekabet etmeyi amaçladığı ve aksini kanıtlayamadığı sonucuna varmıştır. Bu sebeple dördüncü faktör bakımından Bölge Mahkemesi, Thomson Reuters’ın lehine karar vermiştir ve adil kullanım savunmasının kabul edilmemesi yönündeki nihai kararı bakımından da en etkili faktör bu olmuştur. Yapay zekanın eğitiminin telif hakkını ihlali ile ilgili ABD’de şu anda devam eden ve adil kullanım savunmasının yapıldığı diğer davalarda ve ileride açılacak davalarda da eserin kopyalanmasının ilgili somut pazar üzerindeki olası etkilerinin ve bir pazar ikamesinin söz konusu olup olmadığının değerlendirilmesi beklenmektedir.

Adil kullanım savunması, yapay zekanın eğitimi ile ilgili ABD’de görülmekte olan davalarda, davalıların başvurduğu savunmaların başında geliyor. Dolayısıyla bir süredir adil kullanım savunmasıyla ilgili verilecek mahkeme kararları heyecanla beklenmekteydi ve bu konuda ilk karar verilmiştir. Delaware Bölge Mahkemesinin, Ross’un kullanımının adil kullanım olmadığı yönünde kararını takip edecek kararlarda da adil kullanımın dört faktörü ile ilgili getirilen yorumlar yol gösterici olabilecektir. İncelediğimiz kararın üretken olmayan bir yapay zeka hakkında verilmiş olması da önem taşımaktadır; zira üretken yapay zekalarla ilgili yapılacak değerlendirmelerde, özellikle kullanımın dönüştürücü olduğu ve pazar ikamesi oluşturma amacı olmadığı sonucuna varılması halinde adil kullanımın mevcut olduğu yönünde kararlar verilmesi ihtimali de mevcuttur.

Fatma KÜÇÜKTUNCAY

Mart 2025

fatmakucuktuncay.94@gmail.com

Avrupa Birliği Yapay Zeka Yasası Onaylandı: Peki Telif Hakları Bakımından Neler İçeriyor?


* Yapay Zeka Yasası 13 Mart 2024 tarihinde Avrupa Parlamentosu üyeleri tarafından onaylandı. Söz konusu yasa telif hakları bakımından doğrudan bir düzenleme içermemekle birlikte, yasanın 53. maddesinde yapay zeka sağlayıcılarına getirilen yükümlülükler ile telif hakları ihlallerinin de önüne geçilmek istendiği görülmektedir.


Bildiğimiz üzere ChatGPT, BERT, LaMDA, DALL-E2 gibi pek çok örneğine rastladığımız ve metin, görüntü, ses gibi verileri işleyerek özgün içerik oluşturmaya imkan tanıyan üretken yapay zeka modelleri günümüzde yaygın olarak kullanılır hale gelmiştir.

Yapay zeka modellerinin yoğun olarak kullanılmaya başlanması ile birlikte alandaki yasal boşluğun doldurulması ihtiyacı daha da güçlenmiştir. Özellikle yapay zeka modellerinden kaynaklanan riskleri önlemek ve yapay zeka sağlayıcılarının yükümlülüklerini belirlemek için etkili bir yasa çalışması yapılması gerekliliği uzunca süre tartışılmıştır.1

Bu husus geçtiğimiz yıllarda Avrupa Parlamentosu’nun gündeminde de önemli bir yer tutmuştur. Avrupa Komisyonu tarafından 2021 yılında tanıtılan ve alanda öncü bir çalışma olan Yapay Zeka Yasa tasarısı ile diğer hususların yanı sıra yapay zeka sağlayıcılarının yükümlülüklerinin çerçevesi çizilmeye başlanmıştır.

Takip eden süreçte tasarı ilgili komite tarafından önerilerle birlikte Avrupa Parlamentosu’na iletilmiş ve Parlamento tarafından 14 Haziran 2023 tarihinde kabul edilmiştir. 09 Aralık 2023 tarihinde ise Parlamento ve Konsey müzakerecileri Yapay Zeka Yasasının son hali üzerinde geçici bir anlaşmaya varmışlardır.2 Nihayetinde, Yapay Zeka Yasası, Avrupa Parlamentosu üyeleri tarafından 523 lehe, 46 aleyhe ve 49 çekimser oy sonucunda 13 Mart 2024 tarihinde onaylanmıştır.3 İlgili yasa kademeli olarak uygulanacak olup, yasanın 2025-2026 yıllarında tamamen uygulanabilir hale gelmesi beklenmektedir.4

Yasa dünya genelinde bu alanda bilinen ilk5 yasal düzenleme olması sebebiyle kanaatimizce büyük öneme sahiptir. Avrupa Birliği (“AB”) içerisinde pazar işleyişini iyileştirmek, insan odaklı ve güvenilir yapay zeka teknolojisinin benimsenmesini teşvik etmek, yapay zeka sistemlerinin zararlı etkilerine karşı sağlık, güvenlik, demokrasi, hukukun üstünlüğü ve çevrenin korunması da dahil olarak temel hakların üst düzeyde korunmasını sağlamak ve yeniliği desteklemek bu yasanın temel amaçları arasında sayılmıştır.

Peki Yapay Zeka Yasası telif hakları bakımından neler içermektedir?

Belirtmek gerekir ki yapay zeka yasası doğrudan doğruya telif haklarına ilişkin düzenlemeler içermemektedir.

Yasa temelde yapay zeka sistemlerinin AB içinde piyasaya sunulması, hizmete sokulması ve kullanımı için harmonize olmuş kurallar belirlemekte, yapay zeka teknolojilerini çeşitli risk kategorilerine göre sınıflandırmakta, belirli tip yapay zeka uygulamalarını yasaklanmakta ve yüksek riskli yapay zeka sistemleri için özel kurallar ve bu sistemleri işletenler için yükümlülükler getirmektedir.

Yasanın yapay zeka sağlayıcılarının yükümlülüklerini düzenleyen 53. maddesi ise telif hakları ile ilişkilendirilebilecek niteliktedir. Bu kapsamda yapay zeka sağlayıcılarının;

a) Eğitim süreçleri de dahil olmak üzere yapay zeka modelinin teknik dokümantasyonunu hazırlamaları, güncel tutmaları ve talep edilmesi halinde bu dokümantasyonu Yapay Zeka Ofisi6’ne ve ulusal yetkili makamlara sunmaları,

b) Genel amaçlı yapay zeka modelini kendi yapay zeka sistemlerine entegre etmeyi planlayan yapay zeka sistem sağlayıcılarına bilgi ve belgeleri hazırlamaları, güncel tutmaları ve erişilebilir kılmaları,

c) Avrupa Birliği telif hakkı yasalarına uygunluğu sağlayacak surette ve Dijital Tek Pazarda Telif Haklarına ve Bağlantılı Haklara İlişkin 2019/790 sayılı Direktif’in metin ve veri madenciliği amaçlarıyla kullanımlara ilişkin olarak haklara getirilen istisna ve sınırlamaları düzenleyen 4(3) maddesi uyarınca, hak sahiplerine kullanımlar bakımından çekince koyarak kullanıma izin vermeme imkanı7 sağlamaları,

d) Yapay Zeka Ofisi tarafından sağlanan şablona göre, yapay zeka modelinin eğitimi için kullanılan içerik hakkında yeterince ayrıntılı bir özet hazırlamaları ve kamuya açık hale getirmeleri gerekmektedir.8

Görüleceği üzere ilgili düzenlemelerden özellikle c ve d bendinde aktarılan yükümlülüklerin telif hakları ile bağlantısı bulunduğu görülmekte ve yükümlülükler bir arada değerlendirildiğinde yapay zeka sağlayıcıların mevcut yasal düzenlemeler uyarınca üçüncü tarafların telif haklarına saygılı ve bunları gözeterek hareket edeceği, yapay zekayı eğitirken kullandıkları verileri kamu ile paylaşacakları, hak sahiplerinin ise kullanıma izin vermemek yönünde belirleme yapabilecekleri mekanizmaları9 sağlayacakları bir çerçeve çizilmektedir.

Bu hususların her birinin olası ihlallerin önüne geçmeyi; hak sahiplerine koruma imkanı sağlarken, yapay zeka sağlayıcılarına ise faaliyetleri açısından önceye nazaran daha belirli bir hukuki zemin getirmeyi amaçladığı görülmektedir.

İlgili yasa kapsamında, doğrudan telif hakları ile ilintili olmasa da şeffaflık yükümlülükleri de ele alınmaktadır. Bu doğrultuda 50. maddede getirilen yükümlülükler arasında yapay zekanın doğrudan kişilerle etkileşim kurduğu hallerin kullanıcıya açıkça bildirilmesi, üretilen içeriğin yapay zeka tarafından oluşturulduğunun işaretlenmesi, duygu tanıma biyometrik kategorizasyon gibi işlemler yapabilen sistemler bakımından bu işlemlere maruz kalan kişilerin bu husus hakkında bilgilendirilmesi ve bunun usulüne ve yasalara uygun surette gerçekleştirilmesi, görüntü, ses veya video içeriği üreten veya manipüle eden, derin taklitler oluşturan (deep fake) bir yapay zeka sisteminin kullanıcılarına içeriğin yapay olarak oluşturulduğunun veya manipüle edildiğinin açıklanması gibi hususlara da yer verilmiştir.

Bunlardan özellikle işaretlemeye ilişkin olan sonuncu yükümlülüğün içeriğin yapay zeka ile meydana getirildiği noktasında bilgilendirici/uyarıcı bir fonksiyonu bulunmaktadır. Bu işaretleme fonksiyonun olası uyuşmazlık hallerinde ilgili makamlar da içerik ile ilgili telif hakkı sahipliği iddiaları ve/veya hak ihlali hallerinde bu hususu gözeterek karar oluşturmasına katkı sağlayabileceğini değerlendirmekteyiz.

Sonuç olarak ilgili yasanın, genel olarak yapay zeka teknolojilerinin kullanımı bakımından belirli, şeffaf, üçüncü kişilerin -telif hakları da dahil- haklarına riayet edilen, ve aykırılık hallerini ise yaptırımlara10 bağlamak suretiyle caydırıcı mekanizmalar öngören bir düzenleme olduğunu söylemek mümkündür. Ancak ilgili düzenlemelerin ihtiyaçları karşılamak noktasında ne kadar yeterli olacağı ancak uygulama ile netlik kazanacak olup, alandaki gelişmeler kapsamında yasal düzenlemelerin şekillenmeye devam edeceği şüphesizdir.

İlgili yasanın yapay zeka sistemleri tarafından üretilen çıktıların eser niteliği ve/veya bunlar üzerinde olası telif hakkı sahipliği ve hak ihlali halleri bakımından herhangi bir düzenleme içermemesi karşısında ise bu noktaların aydınlatılması, en azından bu aşamada, yine mahkemelere bırakılmış gibi görünmektedir.

Mutlu YILDIRIM KÖSE                                         

mutluyildirimkose@gmail.com

Havva Yıldız

havvayildiz24@gmail.com

Su YÜCEL

suyucel3@gmail.com

Nisan 2024


DİPNOTLAR

1 https://digital-strategy.ec.europa.eu/en/policies/regulatory-framework-ai

2 https://artificialintelligenceact.eu/developments/

3 https://www.europarl.europa.eu/news/en/press-room/20240308IPR19015/artificial-intelligence-act-meps-adopt-landmark-law

4 https://www.europarl.europa.eu/doceo/document/A-9-2023-0188-AM-808-808_EN.pdf

5 https://www.europarl.europa.eu/topics/en/article/20230601STO93804/eu-ai-act-first-regulation-on-artificial-intelligence

6 https://digital-strategy.ec.europa.eu/en/policies/ai-office Yapay Zeka Ofisi Avrupa Komisyonu tarafından yapay zeka uzmanlık merkezi olarak ve birlik içinde yeknesak bir yönetim sistemi belirlemek maksadıyla kurulmuştur.

7 https://enterprise.gov.ie/en/consultations/consultations-files/summary-articles-of-directive-eu-2019-790.pdf İlgili düzenleme yasal olarak erişilebilir çalışmaların metin ve veri madenciliği amaçlarıyla çoğaltılması ve ekstraksiyonuna izin verme yükümlülüğü yaratır. Ancak hak sahiplerinin kullanıma izin vermeme durumu söz konusu ise o halde bu istisna uygulama alanı bulmayacaktır. Bu türden çoğaltma eylemlerine metin ve veri madenciliği amaçları için gerektiği sürece devam edilebilecektir.

8 https://www.europarl.europa.eu/doceo/document/TA-9-2024-0138_EN.html

9 Bu husus doktrinel kaynaklarda “opt-out” yani halihazırda kullanıma izin verilmiş kabul edilen bir halde hak sahibinin yapacağı belirleme ile izin vermediği yönünde iradesini ortaya koyması ve kullanımı yasaklamasını ifade eden mekanizmalara tekabül edecek şekilde yorumlanmaktadır.

10 İlgili yasanın “Yaptırımlar” başlıklı 99. maddesinde  ise, diğer hususların yanı sıra, şeffaflık yükümlülüklerine aykırılık  ile yapay zeka sağlayıcıları, yetkilendirilmiş temsilcileri, ithalatçılar, dağıtıcı ve sair her bir aktör bakımından ise yasada tarif edilen belirli yükümlülüklere aykırılık halinde 15 milyon Avro ve ihlali gerçekleştiren bir işletme olması durumunda, hangisi yüksek ise, ya ilgili miktar ya da önceki mali yılın toplam dünya çapındaki yıllık cirosunun %3’üne tekabül eden tutar üzerinden;  yanlış, eksik veya yanıltıcı bilgi sağlanması halinde 7,5 milyon Avro ve ihlali gerçekleştiren bir işletme olması durumunda, hangisi yüksek ise, ya ilgili miktar ya da önceki mali yılın toplam dünya çapındaki yıllık cirosunun %1’ine tekabül eden tutar üzerinden idari yaptırım uygulanacağı belirtilmektedir.