Avrupa Birliği (AB), hazırlık çalışmalarını çok yönlü olarak birkaç yıldır yürüttüğü bir tüzük teklifinde son aşamaya geldi.
28 Şubat 2024 tarihinde AB Parlamentosunda, 19 aleyhte ve 64 çekimser oya karşı 520 lehte oy ile kabul edilen tüzük teklifi, 26 Martta resmen kabul edildi. Tüzük teklifi esas olarak; şimdiye kadar koruma şartları 3 ayrı tüzükle düzenlenmiş gıda-tarım ürünleri, şaraplar ve distile alkollü içkilerde coğrafi işaret ve diğer kalite göstergelerine ilişkin koruma şartlarını birleştiriyor, sadeleştiriyor ve güçlendiriyor. Bu tüzük yürürlüğe girince bazı tüzüklerde değişiklik olacak, bazıları da yürürlükten kalkacak.
Değişikliğe uğrayacak tüzükler: Tarım ürünleri ortak piyasa düzenlemesi hakkında olan ve şaraplarla ilgili coğrafi işaret korumasını da düzenleyen 1308/2013 sayılı AB Tüzüğü; distile alkollü içkilerin tanımlanması, etiketlenmesi, bu adların diğer gıda ürünleriyle ilgili olarak kullanılması ve bunlarla ilgili coğrafi işaretlerin korunmasına ilişkin 2019/787 sayılı AB Tüzüğü ve AB markasına ilişkin 2017/1001 sayılı AB Tüzüğü.
2017/1001 sayılı Tüzükteki değişiklik hükmü, AB Komisyonunun coğrafi işaretlerle ilgili olarak AB Fikri Mülkiyet Ofisi EUIPO’ya görev verebileceğine ilişkin.
Yürürlükten kaldırılacak tüzük: gıda-tarım ürünlerine ilişkin coğrafi işaret, geleneksel ürün adı ve diğer kalite göstergeleri hakkındaki 1151/2012 sayılı AB Tüzüğü. Bu, coğrafi işaretlerle ilgili olarak karşımıza en çok çıkan tüzüktür.
Gıda-tarım ürünleri, şaraplar ve distile alkollü içkiler hakkındaki 2 Mayıs 2022 tarihli ve 2022/0089 (COD) sayılı Tüzük Teklifinde birçok yenilik ve değişiklik mevcut. Hepsinin bu yazıda irdelenmesi mümkün değil ancak dikkati ilk çeken hususları aşağıda sıralıyoruz.
Etiketleme tanımı 1169/201 sayılı Tüzüğe; işlenmiş ürün tanımı 852/2004 sayılı Tüzüğe; ürün sertifikasyon kuruluşu tanımı 2017/625 sayılı Tüzüğe; bitki çeşit adı tanımı 2100/94 sayılı Tüzüğe veya 2002/53/EC, 2002/55/EC, 2008/90/EC Direktiflerine; hayvan ırkı adı tanımı 2016/1012 sayılı Tüzüğe; şarap tanımı 1308/2013 sayılı Tüzüğe; distile alkollü içki tanımı 2019/787 sayılı Tüzüğe; şarap ve distile alkollü içkiyi hariç tutan tarım ürünü tanımı bu yeni tüzüğe dayandırılıyor. Bu kapsamda yeni tüzükte geçen “tarım ürünü” kavramını, “şarap ve distile alkollü içki dışında kalan gıda-tarım ürünü” olarak kabul edebiliriz.
Sadece kayıt tutma ve istatistiki değerlendirme amaçlı olmak üzere, tescile konu ürünler 2, 4 veya 6 haneli sistemler uyarınca sınıflandırılacak. “Kombine nomanklatur (Combined Nomenclature-CN)” olarak adlandırılan bu sistem, 2658/87 sayılı AB Tüzüğüne dayanıyor. 2658/87 sayılı Tüzükle ilgili açıklamalara baktığımızda, bu sistemler için aşağıdaki örneklerin verildiğini görüyoruz.
- 2 haneli: ‘Bölüm 18 Kakao ve kakao ürünleri’
- 4 haneli: ‘1806 Çikolata ve kakao içeren diğer gıda ürünleri’
- 6 haneli: ‘1806 10 — İlave şeker veya tatlandırıcı madde içeren kakao tozu’
1151/2012 sayılı AB Tüzüğünde yer alan ürünlere bazı ilaveler yapılıyor.
- Coğrafi işaretler için ilave edilen ürünler: Tuz, mannitol, sorbitol, koşineal, uçucu yağlar, albüminoidal maddeler – modifiye nişastalar – yapıştırıcılar, apre maddeleri, sorbitol n.e.p., deriler ve postlar, ham kürkler, mantar, ham ipek ve ipek atıkları, yün ve hayvan tüyü, ham pamuk, atık – karde veya penye pamuk, ham keten ve ham kenevir.
- Geleneksel ürün adları için ilave edilen ürünler: Hazır yemekler, bira, çikolata ve türevi ürünler, ekmek, hamur işleri ve kekler, şekerleme, bisküviler ve diğer fırıncılık ürünleri, bitki özlerinden yapılan içecekler, makarna ve tuz.
Başvuru hakkı ve devamı taleplerle ilgili olarak “tanınan üretici grubu (recognised producer group)” tanımının getirilmesi, belki de en çarpıcı yeniliklerden. Bu tanım, “tüzel kişiliğe sahip olan ve tüm üreticiler adına hareket eden tek grup olarak yetkili ulusal otoriteler tarafından tanınan resmi bir dernek” şeklinde açıklanıyor. Öte yandan, ispatlanmış tek üreticinin başvuru yapma hakkının bulunmasına dair istisna, yeni tüzükte de yer alıyor.
Şartları uyan üretici gruplarının ilgili AB üyesi ülkeye talebi üzerine ve ülkenin yasalarına uygun şekilde, her bir coğrafi işaret için sadece bir tane üretici grubu tanınacak.
Bir üretici grubu; ilgili coğrafi işaretli ürünün üretim hacminin en az 2/3’üne sahip olan üreticilerinin sayısının en az 2/3’ünün kabul etmesi halinde, tanınan üretici grubu olarak kabul edilebilecek.
Tanınan üretici grupları; ulusal otoriteler tarafından belirlendiği şekilde ve ilgili ürünün niteliğine göre çiftçiler, çiftlik tedarikçileri, ara işleyiciler ve son işleyiciler dâhil olmak üzere ilgili paydaşların inisiyatifiyle kurulacak. AB üyesi ülkeler; üretici grubunun şeffaf ve demokratik bir şekilde çalıştığını ve coğrafi işaretli ürünün tüm üreticilerinin gruba üyelik hakkından yararlandığını doğrulayacak olup kamu görevlileri, tüketici grupları, perakendeciler ve tedarikçiler gibi diğer paydaşların da üretici grubunun çalışmalarına katılmasını sağlayabilecekler.
Tanınan üretici gruplarının temel sorumlulukları arasında; başvuru hazırlama, iç denetim yapma, koruma elde edilmiş üçüncü ülkeler de dâhil olmak üzere haksız kullanımlara karşı yasal girişimde bulunma, sürdürülebilirlik çalışmaları yapma ve sürdürülebilirlik şartlarının uygulanmasını sağlama, tanıtım ve pazarlama çalışmaları yapma, ekonomik performans ve sürdürülebilirlik analizleri yaptırma, mevcut ve potansiyel üreticilere toplumsal cinsiyeti anaakımlaştırma da dâhil olmak üzere eğitim verme konuları yer alıyor.
2018/1725 ve 2016/679 sayılı AB Tüzüklerine uygun biçimde kişisel verilerin korunacağına ilişkin hükümler öngörülüyor.
Yeni tüzükte, aksi yönde ifade bulunmadıkça “geographical indication” kavramı; tarım ürünleri ve şaraplar için “geographical indication” ve “designation of origin”, distile alkollü içkiler için de “geographical indication” olarak kabul edilmeli.
Yeri gelmişken, oldukça karıştırılan bir duruma açıklık getirmekte fayda var. Ulusal mevzuatımızda “menşe adı (designation of origin)” ve “mahreç işareti (geographical indication)” kavramlarının ikisini birden karşılamak üzere, yani şemsiye terim olarak “coğrafi işaret” kavramını kullanıyoruz ama bu tanımların kapsamlarında, AB’deki kapsamlarından herhangi bir farklılık bulunmuyor. Gerek AB yasal düzenlemelerinde gerekse uluslararası alanda “geographical indication” kavramı ise; hem ulusal mevzuatımızdaki “coğrafi işaret” gibi şemsiye bir terim olarak, hem de “mahreç işareti” tanımına karşılık olarak kullanılmakta. Kullanım yerine ve şekline göre “coğrafi işaret”in mi yoksa “mahreç işareti”nin mi kastedildiğinin anlaşılması mümkün olabiliyor.
Üretici grubu (başvuru yapan), AB veya ulusal düzeyde belirlenmiş sürdürülebilirlik şartlarına uygun ilave şartlar belirleyebilecek ve böyle bir durumda bu şartlar başvuruda belirtilecek.
Üçüncü ülke kaynaklı başvuruların da AB’ye, dijital bir sistem üzerinden gönderilebilmesi için teknik altyapı oluşturulacak.
AB Komisyonu başvuruları 6 ayda inceleyecek ve eğer daha fazla süreye ihtiyaç duyacak olursa, gerekçeli biçimde bu durumu başvuru yapana bildirecek.
AB Resmi Gazetesinde ilan edilen başvurulara itiraz süresi 3 ay. Bu süre içinde yapılan itirazlarda AB Komisyonu, 5 ay içinde tarafları uzlaşmaya davet edecek. 3 ayı aşamayacak uzlaşma görüşmeleri sırasında, taraflardan birinin talebi üzerine en fazla 3 aylık süre uzatımı olabilecek. Görüşmelerin sonuç bildirimi, 1 ay içinde AB Komisyonuna sunulacak ve AB Komisyonu tarafından incelenerek karar verilecek.
Üçüncü ülkeler tarafından yapılacak tescilde değişiklik taleplerinde, talep edilen değişikliğin söz konusu üçüncü ülkede yürürlükte olan coğrafi işaretlerin korunmasına ilişkin kanunlara uygun olduğuna dair kanıt sunulması gerekecek.
Coğrafi işaretlerin koruma kapsamında açıkça alan adlarında, web sitelerinde yer alan bilgilerde ve elektronik ticaret gibi uzaktan satış kanallarında gerçekleşen kullanımlar da dâhil ediliyor.
4 Şubat 2020 tarihinde IPR Gezgini’nde yayımlanan “Yenilenmek Gerek, Ama Dikkatle…” başlıklı yazımızda da değindiğimiz, coğrafi işaretli bir ürünün başka bir ürünün üretiminde bileşen olarak kullanılmasına ilişkin durumlar hakkındaki temel prensiplere, bu kez tüzükte yer veriliyor. Bu şekildeki kullanım, her şeyden önce dürüst ticari uygulamalar çerçevesinde olmalı ve coğrafi işareti zayıflatacak, sulandıracak veya itibarına zarar verecek niteliği bulunmamalı.
Bileşen olarak kullanılacak coğrafi işaretli ürünün üreticilerinin 2/3’ünün rızası olmadıkça, işlenmiş ürünün adında önceki coğrafi işaret kullanılamayacak. Ayrıca, bileşen olarak kullanılacak coğrafi işaretin doğru biçimde kullanılabilmesi için, söz konusu coğrafi işaretin tanınan üretici grubunun tavsiyede bulunması sağlanacak.
Bileşen olarak kullanılan coğrafi işaretli ürünün miktarı, işlenmiş üründe temel bir karakteristik özellik yaratacak düzeydeyse ve ayrıca işlenmiş üründe, coğrafi işaretli ürünle karşılaştırılabilecek başka hiçbir ürün kullanılmazsa işlenmiş ürünün adında, etiketinde veya reklamında coğrafi işaret kullanılabilecek. Bileşenin yüzdesi etikette belirtilecek.
Coğrafi işaretlerin internet alan adlarında kullanımlarına ilişkin şartlar belirlenmiş. Ayrıca EUIPO tarafından bir alan adı uyarı sistemi kurulacak olup coğrafi işaretlerle ilgili yaptırımların etki alanının ve gücünün artırılması öngörülüyor.
Konuyla ilgili AB amblemleri, belirteçleri ve kısaltmalarının ürün etiketinde ve reklamlarında kullanımları detaylandırılıyor. Bu detayların kapsamında, bileşen olarak kullanılan coğrafi işaretler de mevcut.
Ürünlerin tescile uygunluğunun ve ayrıca tescilli adın piyasadaki kullanımının uygunluğunun sağlanması amaçlarıyla yapılan denetimler hakkında ayrıntılı düzenlemeler mevcut. İlaveten, resmi kontrollere ilişkin 2017/625 sayılı AB Tüzüğüne bağlı olarak geliştirilen bilgi yönetim sistemi başta olmak üzere, çeşitli araçların kullanılması suretiyle AB üyesi devletlerarasında karşılıklı yardımlaşma ve dayanışma sağlanması öngörülüyor.
Başvuru inceleme ve itiraz aşamaları için EUIPO ile iletişim kurulabileceğine ilişkin düzenlemeler mevcut. EUIPO ile kurulacak ilk iletişimden itibaren en geç 5 yıl içinde, bu görevlerin EUIPO tarafından yerine getirilmesinin sonuçları ve deneyimi hakkında bir rapor hazırlanıp AB Parlamentosuna ve Konseyine sunulacak. Performans izlemesi olarak adlandırılan bu raporda özellikle tarımsal faktörlerin inceleme sürecine entegrasyonu, değerlendirmelerin kalitesi, coğrafi işaretlere ilişkin farklı kaynaklardan yapılan değerlendirmelerin tutarlılığı, görevlerin verimliliği ve kullanıcı memnuniyeti kriterleri rol oynayacak.
AB Komisyonunun uygulama yetkilerini kullanımı, üye devletler tarafından kontrol ediliyor. Bu konudaki mekanizmalara ilişkin kural ve genel ilkeleri belirleyen 182/2011 sayılı AB Tüzüğü kapsamında bulunan Coğrafi İşaretler Komitesi, bu yeni tüzükte öngörülen usuller bakımından AB Komisyonunu destekleyecek.
Geleneksel ürün adlarına ilişkin şartlar, mevcut hükümlere göre daha açık biçimde düzenlenmiş. Önemle belirtmek gerekir ki, geleneksel ürün adı koruması sadece belirlenen türdeki tarım ürünleri için geçerli, yani distile alkollü içkiler, şaraplar, aromatik şaraplar vb bağcılık ürünleri kapsam dışı kalıyor.
Kısa süre içinde AB Resmi Gazetesinde yayımlanması beklenen bu yeni tüzüğün yürürlük tarihi, Resmi Gazetedeki ilan tarihini takip eden 20. gün olacak.
Gonca ILICALI
28 Mart 2024
Kaynaklar
https://eur-lex.europa.eu/legal-content/EN/TXT/PDF/?uri=CELEX:52022PC0134R(01)


One thought on “AVRUPA BİRLİĞİ’NİN BİRLEŞTİRİLMİŞ, SADELEŞTİRİLMİŞ VE GÜÇLENDİRİLMİŞ YENİ COĞRAFİ İŞARETLER TÜZÜĞÜ FINISH ÇİZGİSİNE VARMAK ÜZERE!”