IPR Gezgini

EUIPO’dan Mükerrer Marka Başvurularında Kötü Niyetin Tespitine İlişkin Değerlendirme


Avrupa Birliği Fikri Mülkiyet Ofisi (“EUIPO”) tarafından R 774/2024-5 sayılı dosyaya ilişkin olarak verilen 06.03.2025 tarihli kararda[1], mükerrer marka başvuruları ve kötü niyet arasındaki ilişki değerlendirilmiş ve böylesine bir incelemede dikkate alınması gereken etkenler somutlaştırılmıştır.

Karara konu olayda Fransız moda tasarımcısı Jean-Charles de Castelbajac (“Castelbajac”) tarafından, PMJC adlı şirkete ait 18 ve 25. sınıflarda tescilli aşağıda görseli bulunan markanın,

‘halkı ilgili mal veya hizmetlerin doğası, kalitesi veya coğrafi menşei gibi hususlarda yanıltıcı’ nitelikte olduğu ve ‘kötü niyetle yapıldığı’ ileri sürülerek ilgili markanın Avrupa Birliği Marka Tüzüğü’nün (“EUTMR”) 59/1(a) ve 59/1(b) maddeleri uyarınca hükümsüz kılınması talep edilmiştir.

Castelbajac, PMJC’nin daha önceki yargı kararlarıyla kullanılmama sebebiyle iptal edilen markaları ile hükümsüzlüğü istenen markanın minimal ve dekoratif farklılıklar haricinde neredeyse aynı olduğunu ve aynı sınıfları kapsadığını, dolayısıyla bunun bir ‘mükerrer marka başvurusu’ olduğunu iddia etmiştir.

İptal Birimi’nin 15.02.2024 tarihli kararında, PMJC’nin söz konusu iptal kararlarının üstünden henüz bir yıl geçmeden hükümsüzlüğü istenen marka başvurusunu yaptığına, markalardaki baskın unsurun korunduğuna (“J” harfi, taç ve yatay yarım çemberlerden oluşan çubuk figürleri) ve kapsamlarındaki malların aynı ve benzer olduğuna dikkat çekilmiştir. Ancak bununla birlikte, hükümsüzlüğü istenen marka ile iptal edilen markalar arasındaki benzerliğin tek başına başvuru sahibinin kötü niyetini ortaya koymaya yeterli olmadığı belirtilmiştir. İptal Birimi, başvuru sahibinin hoşgörü süresini mükerrer marka başvuruları ile yapay olarak uzatmaya çalıştığı durumlar ile dürüst ve ticari bir saik çerçevesinde yenilenmiş /geliştirilmiş bir marka yaratmaya çalıştığı durumların birbirinden ayrıştırılması gerektiğini vurgulamıştır.

Bu açıklamalar doğrultusunda İptal Birimi somut olayı aşağıdaki etkenleri gözeterek incelemiş ve nihayetinde PMJC’nin ciddi bir kullanımı bulunmayan önceki tarihli markalarına dayanarak mükerrer marka başvurularında bulunamayacağını belirterek, marka başvurusunun kötü niyetle yapıldığına ve ilgili markanın tümden hükümsüzlüğüne karar vermiştir:

Karara karşı PMJC tarafından temyiz yoluna başvurulmuştur. EUIPO Temyiz Kurulu, öncelikle kötü niyetin belirlenmesinde somut olayın tüm koşullarının dikkate alınması gerektiğini vurgulamıştır ve somut olayı aşağıdaki başlıklar altında incelemiştir:

Kurul PMJC’nin devraldığı fikri ve sınai mülkiyet haklarının, Castelbajac’ın çizimlerinden esinlenerek oluşturulacak yeni haklar veya ‘Castelbajac’ soyadı üzerinde bir hak sağlamadığını değerlendirmiş ve her halükarda Castelbajac’ın ilgili logo üzerinde telif hakkı bulunduğuna da dikkat çekmiştir.

Temyiz Kurulu taraflar arasındaki protokolün PMJC’ye yalnızca gerekli teknik ve estetik değişiklikleri yapma yetkisi tanıdığını, ancak protokol sona erdikten sonra PMJC’nin sürdürdüğü kampanyaların Castelbajac’ın hâlâ artistik direktör olduğu izlenimi yarattığını ve bu nedenle mahkemelerce haksız rekabet ve telif hakkı ihlali olarak değerlendirildiğini belirtmiştir. 

Bunun yanı sıra, PMJC tarafından protokol sona erdikten sonra yapılan marka başvurularının ise Castelbajac’ın itirazları üzerine reddedildiği veya kullanmama sebebiyle iptal edildiği, taraflar arasında uzun süredir devam eden uyuşmazlıkların bulunduğu ve PMJC’nin başvuruyu yaparken Castelbajac’ın buna karşı olduğunu bildiği de Kurul tarafından vurgulanmıştır.

Tüm bu değerlendirmeler ışığında, Temyiz Kurulu, ilgili marka başvurusunun Castelbajac’ın sanatsal itibarından avantaj sağlamak ve onun haklarına zarar vermek amacıyla kötü niyetle yapıldığına kanaat getirmiştir.

EUIPO Temyiz Kurulu, tüm bu incelemeler sonucunda hükümsüzlüğü istenen marka başvurusunun kötü niyetle yapıldığını ve tümden hükümsüz kılınması gerektiğini değerlendirmiş, PMJC’nin temyiz talebini reddetmiştir. 

Sonuç

EUIPO Temyiz Kurulu’nun R 774/2024-5 sayılı kararı ile yeni marka başvurusunun iptal edilen önceki markalarla benzer olmasının tek başına kötü niyeti ortaya koyamayacağı vurgulanmış ve böyle bir değerlendirmede taraflar arasındaki ilişkiler, geçmiş uyuşmazlıklar, markanın yaratıldığı koşullar ve sonrasındaki kullanımları gibi somut olaya özgü pek çok farklı etkenin dikkate alınması gerektiği ortaya koyulmuştur. Yapılan kontroller sonucunda söz konusu kararın yargı mercilerine taşınmadığı anlaşılmıştır.

Güldeniz DOĞAN ALKAN

guldenizdogan@hotmail.com

Miray KARA

miraykara1423@hotmail.com

Ağustos 2025


[1] https://euipo.europa.eu/eSearchCLW/#key/trademark/APL_20250306_R0774_2024-5_018589305

Exit mobile version