Yazar: Ece Gönülal

Avrupa Birliği Dijital Tek Pazarda Telif Haklarını Düzenliyor (mu?) (II)

Önceki yazımızda dijital tek pazarda telif haklarını düzenlemeyi ve telif hakları korumasını AB üye ülkelerinde yeknesaklaştırmayı amaçlayan Dijital Tek Pazarda Telif Haklarına İlişkin Yönerge’nin (“Yönerge“) (“Directive on Copyright in the Digital Single Market“) tartışmalara sebep olan 15. maddesi ile bu maddenin yaratması beklenen etkilerini tartışmıştık. Bu yazımızda ise Yönerge’nin çok tartışılan 17. maddesini inceleyeceğiz.

Madde 17 – Çevrimiçi İçerik Paylaşım Platformlarının Sorumluluğu

(https://boingboing.net/2019/03/23/artikel-13.html)

Eski 13. ve yeni 17. madde çevrimiçi içerik paylaşım platformlarının (“online content-sharing service providers“) sorumluluğunu düzenlemektedir ve karşıtları tarafından “meme ban” veya “upload filter” (yükleme filtresi) adlarıyla anılarak geniş tepki toplamıştır.

Madde, çevrimiçi içerik paylaşım platformlarına bir filtre kurarak yüklenen içeriği denetim yükümlülüğü getirmektedir, buna göre telif hakkı ihlali niteliğinde olan ve kullanıcı tarafından yüklenen içerikten çevrimiçi içerik paylaşım platformları sorumlu olacaktır. Çevrimiçi içerik paylaşım platformu yüklenen içeriği bizzat kontrol edip gerektiğine karar verdiği halde bu içeriği engelleyebilecektir. Bu sebeple, “Uyar-Kaldır” sisteminden farklı olarak herhangi bir talep olmaksızın kullanıcılar tarafından yaratılan içeriğin “sansürlenmesi” de olanaklı hale gelmektedir.

Maddenin altında yatan amaç, hak sahibinin aktif fiilini gerektiren “Uyar-Kaldır” sisteminin sonuçlarının çevrimiçi içerik paylaşım platformları üzerinde bu platformların telif hakkı sahipleriyle lisans sözleşmesi yapmak için yeterli baskıyı kuramaması ve eser sahiplerinin eserlerinin çevrimiçi kullanımlarından hak ettikleri bedeli alamamasıdır.

Getirilen bu sorumluluk sebebiyle çevrimiçi içerik paylaşım platformlarının üzerindeki lisans sözleşmesi yapma baskısı artacaktır.

Bu madde ile tanınan denetim yükümlülüğü yalnızca;

  • ana amacı kullanıcılar tarafından çevrimiçi içerik yaratmak ve bu içeriği saklamak olan, ve
  • kar amaçlı

çevrimiçi içerik paylaşım platformlarına getirilmiştir.

Bu çevrimiçi içerik paylaşım platformlarına en önemli iki örnek Facebook ve YouTube verilebilir.

Kullanıcılar tarafından içerik yaratılan her platforma bu sorumluluk öngörülmemektedir. Kar amacı gütmeyen çevrimiçi ansiklopediler, kar amacı gütmeyen eğitim ve bilim amaçlı servisler, yazılım geliştirme ve paylaşım siteleri, çevrimiçi pazaryerleri Yönerge madde 17’de tanımlanan sorumluluktan muaftır.

Sistem Nasıl İşleyecek?

Maddeye göre bu çevrimiçi içerik paylaşım platformları özel bir algoritmayla bir yükleme filtresi (“upload filter“) kuracaktır. Bu filtre öncelikle içeriğin lisanslı bir içerik ile eşleşip eşleşmediğine bakacaktır.

  • Yüklenmeye çalışılan içerik lisanslı bir içerikle eşleşmiyorsa ve kara listede (“blacklisted“) değilse, içerik yayınlanacaktır. Kullanıcı tarafından yüklenen içeriğe ilişkin haklı bir telif hakkı ihlali şikayeti geldiğinde çevrimiçi içerik paylaşım platformlarının;
  • Lisans almak için yeterli çabayı gösterip göstermediğine (“made best efforts to get a license”),
  • İçeriğin kaldırılmasına ilişkin hak sahipleriyle iş birliği yapma konusunda yeterli çabayı gösterip göstermediğine, (“made best efforts to collaborate with right holders to block specific works“)
  • Hızlıca harekete geçip geçmediğine (“acted expeditiously“)

bakılacaktır. Yani, öngörülen sorumluluk mutlak bir sorumluluk değildir; çevrimiçi içerik paylaşım platformları Yönerge m. 17/4’te sayılan bu yükümlülükleri yerine getirdiği takdirde sorumlu tutulmayacaktır. Ancak bu yükümlülüklerin yerine getirilmediği takdirde, çevrimiçi içerik paylaşım platformu zararlardan sorumlu olacaktır.

  • Yüklenen içerik lisanslı bir içerikle eşleşiyorsa ancak lisans içeriğin yayınlanmasına izin vermiyorsa ve içerik yine de yayınlanırsa ve haklı bir telif hakkı ihlali şikayeti gelirse, içerik engellenecek ve çevrimiçi içerik paylaşım platformu zarardan sorumlu olacaktır.

Bu iki örnekte platformun sorumlu olduğu zarar eser sahibinin zararıdır.

Yönerge madde 17, platformun kullanıcıya karşı sorumluluğunu da düzenlemektedir. Nitekim yüklenen içerik lisanslı bir içerikle eşleşiyorsa ancak lisans içeriğin yayınlanmasına izin vermiyorsa ve içerik engellenirse kullanıcı tarafından bu engele itiraz imkanı tanınmaktadır. Bu itiraz sonucunda platform tarafından bu kullanımın parodi, kaynağın gösteriliyor olması vs gibi bir istisna kapsamına girip girmediği incelenir. Eğer platform içeriğin istisna kapsamına girmediğine karar verip içeriğin engelini devam ettirirse ve bu sebeple zarar doğarsa bu zarardan sorumlu olacaktır[1].

Küçük Ölçekli Çevrimiçi Paylaşım Platformları

Yaratılacak bu “upload filter” ciddi bir yatırım gerektirmektedir ve her çevrimiçi içerik paylaşım sitesi bu yatırımı yapamayacağı için zaten tekelleşmeye meyilli sektörü iyice birkaç büyük aktörün eline bırakacağı eleştirileri getirilmiştir.

Küçük ölçekli çevrimiçi içerik paylaşım platformlarından gelen bu yöndeki itirazlar neticesinde, AB üye devletlerinde üç yıldan az süredir aktif, yıllık cirosu 10 milyon Euro’dan az ve aylık kullanıcısının 5 milyondan az olan platformlar için bir istisna getirilmiştir.

Buna göre yukarıdaki üç şartı birlikte taşıyan platformlar hak sahibinden izin almak için makul çabayı gösterdiklerini ve ihlali öğrendikten sonra içeriğin kaldırılması için derhal müdahalede bulunduklarını ispat ettikleri takdirde sorumluluktan kurtulacaklardır. Bunları ispat edemediği takdirde küçük ölçekli çevrimiçi içerik paylaşım platformları da zararlardan sorumlu tutulacaktır.

Yönerge madde 17;

  • içerik engellemenin çevrimiçi içerik paylaşım platformunun inisiyatifine bırakması,
  • kötüye kullanıma elverişliliği sebebiyle aşırı sansürü getirme ihtimali,
  • sansürü yasaklayan AB E-Ticaret Direktifi m. 15’e aykırılığı,

sebebiyle eleştirilmektedir.

Yönerge m. 17 ile öngörülen sistemin nasıl işletileceğini, çevrimiçi içerik paylaşım platformlarına tanınan hakkın ne şekilde kullanılacağını ve AB telif yasalarında çok köklü değişiklik teşkil eden bu Yönerge’yi Polonya, Hollanda, İsveç, İtalya, Finlandiya ve Lüksemburg gibi karşı çıkan ülkelerin ne şekilde uygulayacağını merakla bekliyoruz.

Ece GÖNÜLAL

Haziran 2019

egonulal@gmail.com


[1] https://signal.eu.org/blog/wp-content/uploads/2019/03/article13flowchart.png?_sm_au_=iVVk6JFF8bQ07HDP

Avrupa Birliği Dijital Tek Pazarda Telif Haklarını Düzenliyor (mu?) (I)

Dijital tek pazarda telif haklarını düzenlemeyi ve telif hakları korumasını AB üye ülkelerinde yeknesaklaştırmayı amaçlayan Dijital Tek Pazarda Telif Haklarına İlişkin Yönerge (“Yönerge“) (“Directive on Copyright in the Digital Single Market“) büyük tartışmalara ve tepkilere rağmen 15 Nisan 2019’da Avrupa Birliği Komisyonu tarafından onaylandı, 17 Mayıs 2019’da AB Resmi Gazetesi’nde yayınlandı ve 7 Haziran 2019 tarihinde yürürlüğe girdi.

Yönerge’nin yürürlüğe girmesini takiben 24 ay içinde, yani 7 Haziran 2021 tarihine kadar, Avrupa Birliği üye devletlerinin ulusal kanunlarını Yönerge ile uyumlu hale getirmesi gerekiyor[1].

Yazımızda Yönerge’nin iddia edilen amacı ile tartışılan 15. ve 17. maddeleri ve bu maddelerin getirebileceklerini ele aldık. Bu yazımızda ağırlıklı olarak 15. maddeyi, bir sonraki yazımızda ise 17. maddeyi inceleyeceğiz.

Yönerge’nin çıkış noktası dijital tek pazar kapsamında ulusal telif yasaları arasındaki farklılığın azaltılması ve AB içerisindeki kullanıcıların telif hakkına konu içeriğe çevrimiçi ulaşımının kolaylaştırılması ihtiyacıdır. Bu kapsamda, Yönerge’nin üç ana amacı bulunmaktadır:[2]

  • Vatandaşların telif haklarına konu içeriğe sınır-ötesi erişim sağlaması,
  • Öngörülen eğitim, araştırma ve kültürel miras gibi istisnalarla bu amaçlar için telif haklarına konu içeriğin kullanılma fırsatlarının arttırılması,
  • Telif hakları piyasasının daha doğru çalışması amacıyla adil kuralların konulması.

Yönerge AB sınırları içerisinde telif hakkına konu içeriğe ulaşmayı kolaylaştırarak bu içerikler için yeni dağıtım yolları öngörmektedir. Yönerge’de teknolojik gelişmeler de dikkate alınarak ülkelerin telif yasalarındaki farklılıktan doğan zorluklar ve telif hakkına konu içeriğin çevrimiçi dağıtımının doğası gereği sınır ötesi oluşu da dikkate alınmıştır. [3] Yönerge ile telif yasaları yeknesaklaşacağından içeriğin lisans hakkına konu olması tek şekilde ve tek elden gerçekleşebilecektir. Örneğin, ulusal telif yasalarındaki farklılıklar sebebiyle ülkelere bağlı yayın yapan talebe bağlı yayın platformları veya televizyon yayıncıları bu sınırların kaldırılmasıyla Avrupa Birliği sınırları içinde aynı yayını yaparak izleyicilerin sınırlara takılmadan daha fazla içeriğe ulaşmasını sağlayacaktır.

Peki Yönerge’nin Hangi Maddeleri Neden Bu Denli Tartışma ve Protestoya Sebep Olmuştur?

Yönerge’nin özellikle detaylıca açıklayacağımız iki maddesi (madde 15 ile 17) çok büyük tartışmalara sebep olmuştur.

Madde 15 – Basın Yayımcısına Tanınan Komşu Haklar

Eski 11. ve yeni 15. madde basın yayımcısına tanınan komşu hakları düzenlemektedir.

Karşıtları tarafından “Link tax” (link vergisi) ve “News tax” (haber vergisi) adlarıyla anılan bu madde büyük dikkat çekmiş; ancak aşağıda detaylıca anlatacağımız sebeplerle ana medya kuruluşları tarafından yayınlanan haberlerde kendisine hak ettiği yeri bulamamıştır.

Yönerge daha adil bir ortam yaratma amacıyla AB üye ülkelerinde yerleşik basın yayımcısına özel yeni komşu haklar öngördüğü iddiasıyla bilgi hizmeti sağlayıcılarının (“information society service providers” ; örnek olarak arama motorları ile haber toplayıcıları verilebilir) aşırı kullanımını sınırlandırma amacıyla yeni düzenlemeler öngörmektedir.[4]

Madde uyarınca, AB üye ülkelerinde yerleşik basın yayımcısına, kendileri tarafından yayınlanan telif hakkına konu içeriğin arama motoru veya haber toplayıcıları tarafından kullanılması halinde bedel talep etme hakkı tanınmaktadır. Bir diğer deyişle, madde ile basın yayımcılarına tanınan hak kullanıcılardan değil, bilgi hizmeti sağlayıcılardan bedel talep etme hakkıdır.

Yönerge söz konusu hakkın içeriğe ilişkin belirli kelimeler veya çok kısa bir bölümün alıntılanması, içeriğin akademik veya bilimsel araştırmalar amacıyla kopyalanmasını ve “hyperlinking“i maddenin istisnaları olarak öngörmüştür.

Maddede basın yayın kuruluşlarına ilişkin bir tanım bulunmadığı gibi içeriğin çok kısa bir bölümünün ne olduğu da yoruma oldukça açıktır. AB üye ülkelerinin yasalarını Direktif ile uyumlaştırırken bu içeriği çok da doldurulmamış ibareleri tanımlamaları beklenmektedir. “Hyperlink” istisnası da anlamsız bulunmuştur; nitekim zaten linklere tıklanmadan yalnızca sayfanın küçük bir kısmı görülebilmektedir. Yani “hyperlinking” ile belirli kelimeler ile içeriğin kısa bir bölümünün alıntılanması aslında aynı sonuca yol açmaktadır.

AB üye ülkelerinde yerleşik basın yayın kuruluşlarının bu madde ile getirilen bedel talep etme hakkı ise haberin yayınından itibaren iki sene sonunda sona erecektir (ilk gerçekleştirilen Yönerge görüşmeleri sırasında bu sürenin 20 yıl olarak düşünülmüş, tepkiler sonucunda 2 yıla inmiştir).

AB üye ülkelerinde yerleşik olmayan basın yayımcıları madde ile tanınan haktan yararlanamayacaklardır.

Madde, blog yazıları yayınlayan siteler gibi internet sitelerini etkilemeyecektir. 🙂

Ek olarak, madde Yönerge’nin yürürlüğe girmesinden önce yayınlanan haberler için uygulama alanı bulamayacaktır.

Aslında, AB üye ülkeleri basın yayıncılarına tanınan bu yeni komşu hakka çok da yabancı değildir.

  • Almanya’da basın yayımcısına münhasır bağlantılı telif hakkı tanıyan kanun 1 Ağustos 2013’ten beri,
  • İspanya’da dijital basın yayımcısına münhasır bağlantılı telif hakkı tanıyan kanun 1 Ocak 2015’ten beri

yürürlüktedir.

Ancak, Almanya ve İspanya’da yürürlükte olan bu yasalarda çok önemli bir farklılık bulunmaktadır: Almanya’da basın yayımcılarına komşu hak tanıyan yasa yayımcıya bedel almama yönünde bir imkân tanırken, İspanya’da böyle bir imkân tanınmamaktadır.

Kanunların yürürlüğe girmesi üzerine, Almanya’da pek çok basın yayımcısı indekslenebilmek için bilgi hizmeti sağlayıcıları ile bedelsiz lisans sözleşmesi yaparken, İspanya’da bedel almama imkanı tanınmadığından “Google News” gibi pek çok önemli bilgi hizmeti sağlayıcısı hizmetlerini kapatmış ve yasa çıktıktan sonra İspanya’da dijital ortamdan haber takip edenlerin oranı büyük bir düşüş göstermiştir[5].

Yönerge’de basın yayımcısına tanınan bedel talep etme hakkından vazgeçilip vazgeçilemeyeceğine ilişkin herhangi bir açıklık bulunmamaktadır. Bu konuda herhangi bir açıklamaya yer verilmemesi, AB üye devletlerinin ulusal kanunlarını Yönerge ile uyumlu hale getirirken bu konuda bir serbestiye sahip oldukları yönünde yorumlanmaktadır. Bir diğer deyişle, bazı AB üye devletleri basın yayımcına bedel almama yönünde imkân tanırken bazı AB üye devletleri tarafından bu imkânın tanınmaması beklenmektedir. Bu durumda Yönerge’nin amaçladığı bölgeselliğin pratikte ne derece sağlanabileceği de tartışmaya açıktır.

Basın yayımcılarına tanınan bu bedel talep etme hakkının asıl sebebinin büyük basın yayımcıların kullanıcıların Google News gibi arama motorlarının ara yüzlerinden, ana sayfaya girmeden (ve tabi haber sitelerindeki reklamları görmeden) haberleri okuyabilmesi ve haber sitelerinden karşılıksız olarak yararlanılmasına ilişkin ticari kaygılarının yattığı bilinmektedir.

Yani,  basın yayın kuruluşlarının “arama motorları bizim içeriklerimizden kazanıyor, biz de arama motorlarından kazanalım” baskılarında başarılı oldukları ve istediklerine ulaştıkları söylenebilir. Böyle bir bedel isteme hakkının zaten neredeyse tekel olan bu sektörde büyümeye çalışan bilgi hizmeti sağlayıcılarına yüksek bedeller ödeterek gelişmelerini önleyeceği bekleniyor ve büyük oyuncuların lobisini destekleyen bu madde büyük eleştiriler alıyor.

Eleştirilen 15. maddenin ulusal mevzuatlara ne şekilde yansıyacağını ve özellikle Polonya, Hollanda, İsveç, İtalya, Finlandiya, Lüksemburg gibi Yönerge’nin onaylanmasına karşı çıkan ülkelerin Yönerge’yi nasıl uygulayacağı merakla bekliyoruz.

Ece GÖNÜLAL

Haziran 2019

egonulal@gmail.com


[1] https://www.osborneclarke.com/insights/new-copyright-directive-published-will-change-eus-copyright-framework/

[2] https://eur-lex.europa.eu/legal-content/EN/TXT/?uri=CELEX%3A52016PC0593

[3] http://ec.europa.eu/information_society/newsroom/image/document/2018-25/creatingadigitalsinglemarket-europeancommissionactionssince2015pdf_996FEA88-AD3C-940E-050B64C9A7B33CF5_53055.pdf

[4] http://copyrightblog.kluweriplaw.com/2018/06/18/julia-reda-discusses-current-proposal-directive-copyright-digital-single-market/

[5] https://www.osborneclarke.com/insights/eu-copyright-reforms-is-it-the-end-for-the-much-hyped-press-publishers-right/