IPR Gezgini Fikri Mülkiyet Hakları Bilgi Bankanız

Wassily Kandinsky - Konsantrik Daireler (Detaylı bilgi "Ayın Eseri ve Sanatçısı" bölümümüzde)

Image
MERHABA!
IPR Gezgini elektronik bülteninin ilk sayısı ile karşınızdayız.

Siteye Git

Her ayın sonunda yayımlanacak IPR Gezgini Elektronik Bülteni'nde; fikri mülkiyet dünyasında dikkatimizi çeken gelişme ve etkinlikleri, o ay içindeki yayın listemizi ve ilginizi çekeceğini düşündüğümüz çeşitli yazı, haber ve sosyal içeriği sizlerle paylaşacağız.

 

Eylül 2019, IPR Gezgini için hareketli bir aydı; sitenin yıllardır aynı kalan genel görünümü değiştirildi ve farklı eklentilerle site zenginleştirildi. Bize yansıyan geri dönüşlerinizden yeni görünümün daha kullanıcı dostu olduğunu anlıyoruz ve bu konudaki önerilerinize açık olduğumuzu bir kez daha hatırlatıyoruz.

 

E-Bültenin e-posta alıcı listesi, sitenin e-posta alıcı listesinden farklı; bir diğer deyişle siteyi e-posta yoluyla takip etmeniz, e-bülteni de otomatikman alacağınız anlamına gelmiyor. Bu nedenle e-bülteni takip etmek istiyorsanız iprgezgini@gmail.com adresine bir e-posta göndermenizi rica ediyoruz.

 

Bültenimizi keyifle takip edeceğinizi umarız. 

 

Takipçi Anketi Sonuçları:

Eylül ayının ilk haftasında takipçilerimize yönelik siteden memnuniyet anketi düzenledik.

 

Anket sadece birkaç gün yayında kalmış olsa da 400 takipçimiz tarafından görüntülendi, ancak 48 adet yanıt alabildik. Aldığımız yanıtlar bize doğru yolda olduğumuzu, ancak sitenin içeriğini geliştirmemiz yönünde beklentinin de mevcut olduğunu gösterdi.

 

Siteyi takip etme amacıyla, site içeriğinin tam anlamıyla kesiştiğini belirten 35, soruya olumlu yanıt vermekle birlikte içerikte gelişme gerektiğini belirten 11 okurumuz var. Kendilerine teşekkür ediyor ve siteyi geliştirmeye devam edeceğimizi belirtiyoruz.

 

Siteyi vasat bulan veya hiç beğenmeyen birer takipçimiz de bulunuyor. Onlardan da, eğer varsa, önerilerini bekliyoruz.   

 

Yeni Yazar Politikamız:

IPR Gezgini, 2013 yılındaki başlangıçtan bu yana siteye katkı vermek isteyen tüm yazarlara açıktır.

 

IPR Gezgini'nde yazılar çoğunlukla fikri mülkiyet hakları alanında, ancak KVK, blockchain, teknoloji ve insan hakları ilişkisi, yapay zeka gibi alanlarda da yazılar mevcut ve bu alanlarda yazı kabul ediyor ve yayımlıyoruz. 

 

Fikri mülkiyet hakları alanındaki yazılarımız özellikle yabancı mahkeme-ofis kararları, uluslararası ve ulusal güncel gelişmeler, önemli haberler, mevzuat değişikliklerinden oluşuyor. 

 

Sitede belirli sayıda yazısı olan yazarlarımız, yazar kadrosuna katılıyor, bu sayıya henüz ulaşmamış olanlar ise katkı sağlayanlar statüsüne sahip oluyor. Bu yöndeki politikamızı değiştirmeyi düşünmüyoruz. 

 

Ağustos 2019'dan başlayarak yazarlık statüsü için gerekli yazı sayısını 5'e çıkarttık ve yazarlık statüsüne sahip olanlardan yılda en az 4 yazı bekliyoruz. Mevcut yazarlarımız statülerini 1 yıl süreyle koruyacaklar, devamında kurallar kendileri için de geçerlilik kazanacak. 

 

IPR Gezgini'ne içerik sağlayan tüm yazarlarımıza ve katkı veren dostlarımıza teşekkür ediyoruz ve yeni yazarlara kapımızın her zaman açık olduğunu bir kez daha tekrarlıyoruz.

 

Sizce Kim Haklı:

Patent sistemi, yeni ve faydalı şeylerin icat ve üretiminde, yaratıcılık ateşine çıkar yakıtı eklemektedir.

(Abraham Lincoln)

 

Aşırı düzenleme yaratıcılığı bastırır. İnovasyonu boğar. Dinozorlara gelecek üzerinde veto yetkisi verir. Dijital teknolojinin mümkün kıldığı demokratik yaratıcılık için sıradışı fırsatı ortadan kaldırır.

(Lawrence Lessig)

Ayın Eseri ve Sanatçısı:

Özlem FÜTMAN

 

IPR Gezgini birinci bülteni için seçilen ana görselin bir resim olduğunu görünce çok sevindim. Bundan sonra da her sayıda farklı bir sanat eserine yer vereceğiz. Ancak bu eserlerin sadece bir “görsel” gibi kalması fikrine gönlüm razı olmadı, o sebeple ben de her ayın eseri ve sanatçısı hakkında kısa da olsa bir yazı yazmayı teklif ettim. İşte ilk Bülten’in eseri ve sanatçısı huzurlarınızda.

 

Resmin adı “Concentric circles” yani “konsantrik daireler”, ressamı ise Wassily Kandinsky, ya da tam adıyla Vasily Vasilyevich Kandinsky. Bu resim Kandinsky’nin sanatının en meşhur örneklerinden birisi. Kandinsky dışavurumcu soyut sanatın ilk neferlerinden, konsantrik daireleri 1913 yılında resmetmiş.

 

Kandinsky 1866 yılında Moskova’da doğuyor ve 1944 yılında Fransa’da Neuilly-sur-Seine’de ölüyor. Ailesinin kökenlerinden dolayı Avrupa ve kısmen Asyalı bir kültür içinde büyüyor. Çocukken amatör biçimde piyano ve çello çalıyor ve elbette ki resim yapmaya başlıyor. 1886 Yılında Moskova Üniversitesi’nde hukuk ve ekonomi eğitimine başlasa da konsantrasyonu hep renkler ve renklerin kendisi üzerinde yarattığı etkiler üstüne oluyor. Renk Kandisky’nin yaşamını belirlemiş bir olgu. 1889’da Rus halk resimleri yanında Hermitage Müzesi’nde Rembrandt resimleriyle karşılaşınca dünyası sarsılıyor ve görsel eğitimini geliştirmek için kalkıp Paris’e gidiyor. Daha sonra dönüp ülkesinde akademisyenlik yapmaya başlıyor,  30. yaşına yaklaşırken Estonya’da bir üniversiteden teklif alıyor ama bu teklifi reddedip ani bir kararla akademik kariyerini ressam olmak için bırakarak  bir trene atladığı gibi  Almanya’nın yolunu tutuyor. 

 

Neticeten Almanya kendi memleketi değil, orada ilk iki yıl boyunca bir sanat okuluna gidiyor, sıradan bir sanat öğrencisi olarak yaşıyor. Akabinde Münih Sanat Akademisi’ne kabul ediliyor. Akademi’yi bitirince bu kez profesyonel bir sanatçı olarak çalışmaya başlıyor ve  ortalama bir bilinirliğe kavuşuyor. O dönem yaptığı resimlerde gerçekçilik, empresyonizm, Art Nouveau, neo-empresyonizm ve kuvvetli bir biçimde merkezi Avrupa ekspresyonizmi ile Fransız fovizm akımının etkileri görülüyor. Köklerinden dolayı elbette ki resimlerinde Rus ve Asya kökenli notalarda kullanıyor bazen. Almanya’da değişik sanat gruplarıyla sergilere katılıyor ve sonunda 1903 yılında Moskova’da ilk kişisel sergisini açıyor.1903-1908 arasında sürekli oradan oraya seyahat ediyor, sonunda 1909 yılında kız arkadaşıyla beraber Murnau’da bir ev alıp oraya yerleşiyor. Bu noktadan sonra yaşamı Münih-Murnau arasında kendi stilini geliştirme çalışmalarıyla geçmeye başlıyor. Bu dönem için, tamamıyla soyut sanata doğru akan zihnindeki nehrin ilk doğal kaynaklarının su yüzüne çıktığı dönem ya da büyük patlamadan önceki dönem de denebilir. Yaptığı resimlerde resmin öznesini/objeyi/nesneyi ortadan kaldırırken güdüsü temelde estetik değil,  sanat için sanat hiç değil; eserlerinde nesneleri renklerle, çizgilerle ,biçimlerle fiziken oldukları görünümden çıkartarak anlatmak istiyor, adeta müziğin derin duyguları ve fikirleri soyut biçimde anlattığı  gibi bir dil yaratmak hedefi.  Unutmayalım ki resim ve müzik arasındaki bu analoji Kandinsky’nin icadı değil,  ama tabi mühim olan bireysel olarak sizin bunu nasıl yaptığınız, somutlaştırdığınız.

 

Birinci Dünya Savaşı öncesine denk gelen o dönemde realizme/gerçekçiliğe karşı büyük bir atak gelişmiş durumda ve Kandinsky de bu grubun içinde. Ben tabi ne sanat tarihçisiyim ne de ressam, ama anladığım şudur; realizm gördüğünü olduğu gibi en gerçek şekilde tuvale aktaran, aktarmaya çalışan bir akım iken, dışavurumculuk ise doğanın-nesnenin temsili yerine duyguların ve iç dünyanın öne çıkarıldığı bir akımdır. (içindekini, nesnenin sende yarattığı düşünüş ve duyguyu dışa vur durumu yani). Neyse, Kandinsky’e dönelim biz… Birçok yerde Kandinsky dışavurumcu soyut sanatın kurucusu olarak anılsa da, işte bu yukarıda anlattığım 1. Dünya Savaşı öncesi ortamdan dolayı, buna karşı fikirde olanlar da var. Ama ne olursa olsun şu ortada; kendisi bu akımın öncülerinden ve suluboyayla ilk soyut resim yapan kişi olarak biliniyor.

 

Mavi Dağ (1908) Çan Kuleli Manzara (1909) gibi resimlerinde nesnelerde doğal renklerinden farklı renkler kullanma gibi unsurlar görünürken 1911 yılında yaptığı Encircled (kuşatılmış, sarılmış) adlı işinde objelerden neredeyse tamamıyla uzaklaştığı bir dil yaratıyor. Zaten bu aşamadan sonra da en bilinen resimlerini yapacağı bir döneme giriyor ki Bülten’de kullandığımız da onlardan biri.

 

 

Birinci Dünya Savaşı’nın başladığı 1914 yılında kız arkadaşından ayrılarak Rusya’ya geri dönüyor. 1917 yılında Rus bir hanım ile evleniyor, harika bir evliliği oluyor ve yeniden Rus yaşam biçimine entegre olmak istiyor. Sanatçıları ülkeye çekmek isteyen Rus devleti onun bu kararını pek beğeniyor.  Kandinsky Moskova Güzel Sanatlar Akademisi’nde profesör olarak akademik  hayata  geri dönüyor, otobiyografik eseri Rückblicke (geri bakışlar) Rusçaya tercüme ediliyor, müzelerde yöneticilik yapıyor, sergiler açıyor vs. Ancak daha sonra Rus Devleti Sosyal Realizm akımını benimseyince işler tersine dönüyor ve Kandinsky ile karısı Rusya’yı bırakıp Berlin’e taşınıyorlar. Rusya’da yaşadığı o dönemde sanatı artık tamamen soyutlaşıyor ve resimlerinde obje/nesne diye bir kavramın esamesi okunmuyor, her şey renk-çizgi ve forma dönüşüyor.

 

Berlin’e gittiğinde Kandinsky artık dünyaca tanınan bir ressam. Eğitimciliği de çok seviyor aslında; 1922 yılında Weimar’da bulunan mimari ve uygulamalı sanatlar okulu Bauhaus’dan gelen teklifi kabul ediyor, orada formun elementleri ve renkler üzerine dersler vermeye başlıyor. Belki de Bauhaus’da mimari ile ilgilenenlerle haşır neşir olduğu içindir, Bauhaus döneminde Kandinsky’nin resimlerinde geometrik soyut öğeler büyük bir dinamizmle öne çıkmaya başlıyor.  

 

Kandinsky 1928 yılında Alman vatandaşı oluyor, ancak Nazilerin Bauhaus’u kapatması üzerine 1933 yılında Paris’e göç ediyor. Yaşamının son 11 yılını Paris’in banliyösü Neuilly-sur-Seine’de geçiriyor ve orada ölüyor.

 

Kaynak: https://www.britannica.com/biography/Wassily-Kandinsky

J.S.Bach Eserlerinin Telif Hakkı?

Önder Erol ÜNSAL

 

Büyük besteci J.S. Bach 1750 yılında hayatını kaybetmiştir; dolayısıyla ölümünün üzerinden 70 yıl geçmiş olduğundan, modern telif hakkı kanunlarına göre eserleri kamuya açık hale gelmiştir ve eserleri üzerinde telif hakkının varlığından bahsedilemez.

 

Otomatik telif hakkı yönetimi sistemleri, online sosyal medya platformları ve müzik endüstrisi tarafından son dönemlerde sıklıkla kullanılmakta ve özel yazılımlar aracılığıyla telif hakkına tecavüz ettiği tespit edilen içeriklerin internetten kaldırılması talep edilmektedir. Tespit yazılımlar tarafından yapıldığından, insan duyuları ve değerlendirmesi tespit işleminin parçası değildir ve bu durum da önemli problem ve yanlışlara yol açmaktadır.

 

Genç ve tanınmamış müzisyenler için sosyal medya önemli bir patlama - çıkış noktası işlevi görmektedir. Müzisyenler evde, stüdyoda ve hatta sokakta çaldıkları eserleri, sosyal medya aracılığıyla internette paylaşmakta ve aralarında daha yetenekli ve şanslı olanlar, sosyal medya yoluyla şöhrete kavuşmaktadır. Bu tip müzisyenler için en büyük tehlike, -eğer kullanım izni almamışlarsa- telif hakkı ihlali ve bu ihlalleri tespit eden otomatik telif hakkı yönetimi yazılımlarıdır.

 

Ancak, otomatik telif hakkı yönetimi yazılımları veya bunların sonuçlarını değerlendirenler (değerlendirmesi gerekenler de) kimi zaman çuvallamakta ve temsil ettiği şirket için önemli itibar kaybına neden olmaktadır.

 

İngiliz piyanist James Rhodes, Bach'ın bir eserini çaldığı videoyu Facebook'ta kendi sayfasında yükler ve "Like"ları beklemeye başlar; ancak "Like" yerine, Sony Music Entertainment'dan (SME) bir telif hakkı uyarısı alır. Uyarıda, videodaki ses kaydının 47 saniyelik bölümünün SME'nin sahibi olduğu telif haklarını ihlal ettiği belirtilmekte ve videonun silinmesi talep edilmektedir. Rhodes bu mesaj üzerine deliye döner; SME'ye, Twitter üzerinden Bach'ın 300 yıl önce öldüğünü hatırlatan ve videoyu silmeyeceğini belirten öfkeli bir mesaj gönderir.

 

 

SME, Rhodes'un itirazını kabul etmez, ancak Rhodes mücadeleden kolaylıkla vazgeçecek birisi değildir. Rhodes, gönderdiği yeni Tweet'lerle kamuoyu oluşturmaya başlar ve SME'ye gerekirse hukuki yollara başvuracağını belirtir.

 

 

Rhodes'un sosyal medya üzerinden verdiği mücadele başarılı olur, sosyal medyada SME'ye karşı yoğun tepki oluşur ve nihayetinde SME şikayetini geri çeker. 

 

Bu noktada, 300 yıl önce ölen Bach'ın telif hakkının varlığı tespitiyle hareket ederek sıradan insanlara telif hakkı ihlali bildirimi gönderen yapay zeka ne derecede zekaya sahiptir sorusu ortaya çıkıyor? Kanaatimizce buradaki muhtemel sorun, SME'nin hak sahibi olduğu bir icracı sanatçı performansı (örneğin, dünyaca ünlü bir piyanistin Bach performansı) ile evinde müzik yapan bir insanın sosyal medyada paylaştığı performansın yapay zeka tarafından birbirine benzer bulunması ve insan müdahalesi olmadan yapılan tespitin otomatik bildirim yoluyla ilgili kişiye iletilmesinin SME açısından bir skandala dönüşmesidir. Dolayısıyla; sorun kanaatimizce Bach'ın 300 yıl önce öldüğünün SME tarafından atlanması biçiminde komik bir hata değil, daha ötesinde yapay zekanın yani otomatik telif hakkı yönetimi sisteminin yol açtığı daha önemli ve kapsamlı bir sorundur.

 

Rhodes'un yaşadığı problem bu sistemin yol açtığı tek sorun değil, zaten sosyal medyada bu denli büyük bir tepkinin oluşmasının nedeni telif hakkı ihlallerini tespit etme ve otomatik bildirimde bulunma amaçlı yapay zeka sistemlerinin, tespit aşamasının ardından hiçbir insan müdahalesi olmadan rastgele kullanımıdır. 

 

"Yapay zeka" mı, "Yapay Aptallık" mı yoksa sıradan insanları sindirme amaçlı "Bilinçli Aptallık" mı? Bu sorunun yanıtını okuyucularımıza bırakıyoruz.  

 

EUIPO’da Fikri Mülkiyet Stajı: Deneyim ve Hatıralarım

ALARA NAÇAR

 

Serüvenim, İstanbul Bilgi Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ndeki lisans eğitimim sırasında fikri mülkiyet derslerine olan ilgim sonucu fikri mülkiyet alanında çalışmak istediğime karar vermemle başladı. Bu nedenle, Avrupa Patent Ofisi (“EPO”) ve Avrupa Birliği Fikri Mülkiyet Ofisi’nin (“EUIPO”) işbirliğinde düzenlenen üniversitelerarası Pan-European Seal profesyonel staj programı üniversitemizde bize duyurulduğunda oldukça ilgimi çekti. Ardından, öncelikle avukatlık stajımı tamamladım ve mezuniyetimden bir sene sonra da EUIPO’da staj yapmak üzere programa başvurdum. Staj deneyimim, fakülteden saygıdeğer hocalarım Prof. Dr. Gül Okutan Nilsson ve Öğr. Gör. Eda Çataklar sayesinde gerçekleşti. Onlar tarafından yapılan mülakat sonrası uygun görülerek EUIPO’ya iletilen başvurum, EUIPO’nun kabulüyle sonuçlandı. Ardından bir yıl sürecek İspanya Alicante’deki stajım, 2018 yılının Eylül ayında başladı.

 

 

Pan-European Seal programı Avrupa’da istihdamı artırmak, gençlere deneyim kazandırmak ve kurumların işleyişini daha yakından göstermek amacıyla Avrupa çapında birçok başarılı üniversite ile işbirliği içinde, Avrupa Patent Ofisi (EPO) ve EUIPO tarafından gerçekleşmektedir. Türkiye’den bu bir senelik staj programına katılabilmek ise yalnızca İstanbul Bilgi Üniversitesi mezunu olmakla mümkün. Programa katılım bakımından bir bölüm sınırlaması bulunmuyor. Programa benimle birlikte işletme-ekonomi, insan kaynakları gibi diğer lisans ve yüksek lisans programlarından mezun arkadaşlarım da katıldı. Ofiste, Türkiye’den doğrudan gelen beş kişiydik ve bizimle birlikte Polonya, İtalya, Almanya, Fransa, Romanya gibi birçok Avrupa ülkesinden yaklaşık 100 stajyer bulunuyordu.

 

EUIPO’da stajyer olarak geçirdiğim sene boyunca, Ofisin ana departmanlarından biri olan “Operations Department” bünyesinde marka başvurularına itirazları inceleyip danışmanlarımın gözetimi ve müşterek imzaları altında itiraz kararları yazdım. Fikri mülkiyet alanında birçok eğitim ve seminere katılıp neredeyse her Avrupa ülkesinden birçok insanla tanışıp arkadaş olma, farklı kültürler tanıma fırsatı buldum. Bu dönemde, ofisin 25. yıl kutlamaları ve 2 milyonuncu marka başvurusu gibi ofise dair birçok dönüm noktasına şahitlik edebilmek şansına da eriştim.

 

Program kapsamında IP Campus adı verilen etkinlik ile stajyerler gruplara ayrılarak onlardan fikri mülkiyetle bağlantılı gündemdeki konular çerçevesinde yaratıcı sunumlar hazırlamaları istendi. Fikri mülkiyet ve yapay zeka, yiyeceklerin tatlarının korunması, fikri mülkiyet haklarının icrası gibi konularda çok keyifli, yaratıcı sunumlar gerçekleştirdik ve izledik. Bu sunumlar için videolar,  canlı performanslar ve el işi aksesuarlar yaratıp takım çalışması yeteneklerimizi geliştirme fırsatı bulduk. Ofiste çalışan uzmanlardan oluşan bir jüri ve diğer stajyer arkadaşlarımız tarafından verilen oylarla, ben ve takımımın kutu oyunlarından ilham aldığı, Fikri Mülkiyet Haklarının İcrası konulu interaktif sunumumuz birinci seçildi.

Koridorlarında yürürken bile aynı anda yanınızdan İngilizce, Almanca, İspanyolca ya da Fransızca gibi birçok Avrupa dilinde konuşan insanların geçtiği çok uluslu bir ortamda, sınıf için yeterli çoğunluk sağlandığı takdirde ücretsiz olarak 5 resmi ofis dilinde (İspanyolca, İngilizce, Almanca, İtalyanca, Fransızca) dersler alabildiğiniz, spor olanaklarına sahip, deniz manzaralı bir mekanda çalışmak gerçekten büyük bir şanstı benim için. Hep öğrenmek istediğim dillerden biri olan İspanyolca’yı da belli bir seviyede öğrenmiş olmak bu senenin bana kattığı bir diğer önemli değer oldu.

EUIPO’nun kattığı deneyimlerin yanı sıra Alicante’deki güzelliklerin de altını çizmek isterim. Denize kıyısı ve şehrin içindeki plajları, sıcak insanları, çok kalabalık olmayan ama insan eksik olmayan sokakları ve güzel iklimiyle Alicante yaşaması rahat ve keyifli bir şehir. Farklı kültürleri, dilleri, insanları, yerleri görme ve tanıma fırsatı sunarak vizyonumun genişlemesine çok büyük katkıda bulunan böylesi paha biçilemez bir programın parçası olduğum için çok mutluyum. Fikri mülkiyetle ilgilenen herkese bu eşsiz tecrübeyi yaşamalarını içtenlikle tavsiye ederim.

II. ULUSLARARASI COĞRAFİ İŞARETLİ ÜRÜNLER ZİRVESİNİN ARDINDAN --- IPR GEZGİNİ BİLDİRİYOR…

Gonca ILICALI

 

Ankara Ticaret Odası (ATO), ilkini 2017 Nisanında gerçekleştirdiği Uluslararası Coğrafi İşaretli Ürünler Zirvesinin ikincisini, 19-20 Eylül 2019 tarihleri arasında düzenledi.

 

Cumhurbaşkanlığı himayesinde gerçekleşen Zirvenin açılışını, Anadolu’nun zengin folklorik motifleriyle bezenmiş halk dansları ve ezgileri süsledi.

 

Zirve kapsamındaki etkinliklerle; coğrafi işaretlerin ekonomik, sosyal ve kültürel getirileri hakkında farkındalık yaratılarak ve b2b ikili görüşmelere imkân sağlanarak, ülkemiz coğrafi işaretlerinin dünyaya açılması amaçlandı.

 

Ülkemizin değerli gazeteci ve haber yapımcılarının yönettiği oturumlarda, konularında deneyimli çok sayıda yerli ve yabancı konuğun ağzından; coğrafi işaretler hakkındaki uluslararası yaklaşımlar, etkileşimde bulunduğu alanlar, kırsal kalkınmada oynadığı kritik rol, denetim modelleri, başarı hikâyeleri, hukuki boyutu, üretici örgütlerinin önemi, gastronomideki vazgeçilmezliği, yerel turizmdeki etkisi, ticarileştirilme fırsatları, inovasyon uygulamaları ve yerel yönetimlerin rolü hakkında önemli bilgiler verildi. 

 

Ana etkinlik programı ile eş zamanlı yürütülen eğitimler ise, hedef kitlesine göre farklılaştırılarak profesyoneller ve öğrenciler için ayrı ayrı düzenlendi.

 

Katılımcılar, CSO Yeşilçam Film Müzikleri Konseri ve Sesversus A Capella konserleri ile müzik zevklerini de tatmin ettiler.   

 

Büyük beğeni toplayan Hamiyet Gürelli kreasyonu defile, coğrafi işaret tescilleri bulunan Nallıhan İğne Oyası ve Nallıhan Örtmesinden yapılan giysilerden oluştu.

 

 

Sergi alanında kurulan stantlarda, coğrafi işaret tescili bulunan ürünlerin yanı sıra yörelere ait diğer kültürel unsurlar da ziyaretçileriyle buluştu. Halk ezgileri eşliğinde, stantlarda mini halaylar çekildi, horonlar tepildi.  Ustasının canlı performansıyla stantlarında üretilen yöresel ürünler, seyircilerin büyük ilgisini çekti. Belirli aralıklarla yöresel ürün tattırılan stantların önünde uzun kuyruklar oluştu.

 

Özellikle az miktarda üretimi yapılabilen ve yöre insanı dışında çok fazla kimse tarafından bilinmeyen ürünlerin tanıtımını gururla yapan üreticilerin yüzlerinden okunan mutluluk ise, belki de bu etkinliğin en gizli başarısı olarak hafızalara kazındı.  

 

Saçmalardan Seçmeler:

1- Rokfor peyniri nasıl yerli olabilir, biri bize açıklasın lütfen! Bir gastronomi sitesinden sıradışı derecede saçma bir başlık: http://www.gastrofests.com/yuzde-yuz-yerli-rokfor-divle-obruk-peyniri/

2- Marka literatürüne yeni bir terim girmiş: "Joker Sınıf"

"Bilindiği üzere" şeklindeki başlangıç, aslında bu terimi hepimizin bilmesi gerektiğini işaret ediyor. Bilmediğimiz ve hatta hiç duymadığımız için kendimizi eksik hissediyoruz doğrusu.

Açıklayabilecek birisi var mı acaba, 35. sınıf neden "Joker" bir sınıftır? Hepimiz birlikte öğrenelim. 

3- Duyduk duymayın demeyin: Artık restoranlara da Coğrafi İşaret Belgesi veriliyor! Uslu bir çocuk olursanız, belki siz de şirinleri görebilirsiniz, pardon yani, belki siz de böyle bir Coğrafi İşaret Belgesi alabilirsiniz. (Elbette böyle bir şey yok, muhabirin haberi çarpıcı hale getirmek için anlamsız ve yanıltıcı bir çabası karşımızdaki.) http://www.hurriyet.com.tr/lezizz/galeri-134-yillik-bir-gecmisi-var-piyazinin-lezzeti-ise-tescilli-41128945/11?fbclid=IwAR1KcSE2qoMRC7E9b-6vQ3MajwO-GBRVgwFUqoLWwIn1_nYWKWaq9xD6clI 

Eylül 2019 Yazı Koleksiyonu:
Flying V – Bir Kullanım Sonucu Kazanılmış (ya da Kazanılamamış) Ayırt Edicilik Kararı
Avrupa Birliği Adalet Divanı Genel Mahkemesi (“Genel Mahkeme”), 28 Temmuz 2019 tarihinde Gibson Flying V elektro gitarlarının ‘V’ üç boyutlu şekil markasının kullanım sonucu kazanılmış ayırt ediciliğini değerlendirmiştir. (T-340/18 sayılı…

Read more...
Online Marka Tecavüzü Davalarında Yetki - Avrupa Birliği Adalet Divanından Ön Karar: AMS Neve v. Heritage Audio SL
İngiltere ve Galler Temyiz Mahkemesi 12 Şubat 2018 tarihinde, Avrupa Birliği Anlaşması’nın 267. maddesi uyarınca Avrupa Birliği Adalet Divanı’ndan (“ABAD”) online marka tecavüzü davalarında hangi üye ülke Mahkemesinin yetkili olacağına…

Read more...
E-Bültenimiz Ay Sonunda Yayında - E-Posta Listesine Katılmak İster misiniz?
Sayın / Sevgili Takipçilerimiz; Bir süredir üzerinde çalıştığımız IPR Gezgini Elektronik Bülteni'nin ilk sayısı 30 Eylül 2019 tarihinde yayımlanacak. İlk etapta aylık olarak yayımlamayı düşündüğümüz e-bültende; fikri mülkiyet camiasındaki gelişmeler,…

Read more...
Tarifname ile İstemin Koruma Kapsamı Sınırlanabilir mi?
Barselona Temyiz Mahkemesi’nin yakın zamanda yayınlanan 12 Ocak 2019 tarihli kararında bir istemin koruma kapsamının tarifname ile sınırlanamayacağına hükmetti. Anılan karara konu uyuşmazlıkta EP1489342 (“EP’342”) sayılı patentin sahibi açmış olduğu…

Read more...
JAPON EKOSESİ; SİNGAPUR’DAN BİR YÜKSEK MAHKEME KARARI
İskoçlar köken meselesi konusunda çok hassaslar. Edinburg’da Princess Caddesinin sonunda bir bina var, orada klanların soy ağacı kayıtlarını saklıyorlar. Bizdeki nüfus kütüğü gibi bir sistem düşünün, fakat kayıtlar soy/klan kriteri…

Read more...
USPTO Temyiz Kurulu Kararı Sizce Hangi Yönde Olmuştur?

Read more...
"Siz de Buluş Yapabilirsiniz - Patent El Kitabı" - M. Kaan Dericioğlu'nun Yeni Kitabı Raflarda Yerini Aldı
Fikri Mülkiyet dünyamızın duayenlerinden M. Kaan Dericioğlu'nun "Siz de Buluş Yapabilirsiniz - Patent El Kitabı" isimli yeni eserini sizlere duyurmaktan mutluyuz. Kitabın arka kapak metnini ödünç alarak, size eser hakkında…

Read more...
IPR Gezgini Takipçi Memnuniyeti Anketi (anket kapanmıştır, sonuçları ay sonunda duyuracağız)
Anketimize katıldığınız ve görüşlerinizi paylaştığınız için teşekkür ederiz. IPR Gezgini'ni güncelleme ve zenginleştirme çabalarımız, katkı ve görüşleriniz doğrultusunda devam edecek. IPR Gezgini iprgezgini@gmail.com Eylül 2019

Read more...
Zamanda Yolculuk: Nueva Cancion Müzik Akımı ve 11 Eylül 1973'te Şili'de Neler Oldu? - Geleceğe Dönüş: Adalet Divanı Genel Mahkemesi "QUILAPAYUN" Kararı
İstisnalar dışında müzik grupları, yıllar içerisinde üyeleri arasındaki anlaşmazlıklar nedeniyle dağılmakta veya bazı üyelerinin gruptan ayrılması neticesinde kadrolarını yeniden oluşturmaktadır. Bir müzik grubunun dağılmasının veya bazı üyelerini kaybetmesinin ardından, grubun…

Read more...
KİŞİSEL VERİLERİN KORUNMASI KONUSUNDA ABAD'IN "FASHION ID" KARARI
Facebook insanları sadece ilkokul arkadaşlarıyla ya da amcasıyla-teyzesiyle sanal ortamda buluşturan bir sosyal medya platformu değil artık, bunun çok çok ötesine geçti işler. Kişisel verilerin Facebook üzerinden ticari amaçlarla toplanması/işlenmesi…

Read more...
Markanın İptali Prosedürü ve Yeni Tarihli Marka Başvuruları ile Kanun Yolunun Dolanılması - MONOPOLY Kararı
6769 Sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (Kanun) ile düzenlenen “markanın kullanmama nedeniyle iptali” kavramına Yüksek Mahkeme içtihatları ile yıllardır fikri ve sınai mülkiyet hukukunda yer verilmiştir. Güncel tarihli içtihatlar da markalarına…

Read more...
IPR Gezgini Site Görünümünde Değişiklik ve Yenilikler
Sayın / Sevgili IPR Gezgini okuyucuları; Dikkatli takipçilerimiz 31 Ağustos 2019 tarihi itibarıyla sitenin genel görünümünde ve içeriğinde yapılan bazı değişikliklerin farkına varmıştır. Yıllardır kullandığımız ve bize de sıkıcı gelen…

Read more...
Erkek Vücudu Biçimli Parfüm Şişeleri Hangi Halde Karıştırılır? USPTO Temyiz Kurulu Ne Demiş?
Parfüm şişeleri standart parfüm şişesi görünümünden uzaklaştıkları ölçüde, parfümleri ayırt etmek için kelime markaları kadar işlevsel hale gelmektedir. Parfüm tutkunları, kullandıkları parfümün sadece şişesine bakarak, yani kelime markasını görmeden veya…

Read more...
Facebook Twitter LinkedIn

Tasarım ve Hazırlayan: Önder Erol ÜNSAL

Katkıda Bulunanlar: Özlem FÜTMAN, Gonca ILICALI, Alara NAÇAR

Bu bülten IPR Gezgini yayınıdır. (www.iprgezgini.org)

Kaynak gösterilerek alıntı yapılabilir.  

Bültene abonelik için iprgezgini@gmail.com adresine bir e-posta göndermeniz gereklidir.    |    Çevrimiçi Görüntüle