Fikri Mülkiyet Dünyamızın İnsan Olmayan Dostları

 

Çağrımızı karşılıksız bırakmadıkları için okuyucularımıza çok teşekkür ediyoruz.

“Fikri Mülkiyet Dünyamızın İnsan Olmayan Dostları”, hayatlarını bizlerle paylaşan, en keyifsiz günümüze neşe katmayı becerebilen, bizleri varlıklarıyla mutlu eden, kimi uslu kimisi de yaramaz, ama hepsi çok sevimli yaşam arkadaşlarımız. 

Dostlarımız aşağıda sizlerle birlikte. Sıralama okuyucularımızdan bize gelen e-postaların tarihine göre yapılmıştır, en sonda ise IPR Gezgini yazarlarının paylaşımları yer alıyor. Sizin ve dostunuzun isimlerine başlıkta yer veriyoruz, altında da bizlerle paylaştığınız notlar yer alıyor.

Kemerlerinizi bağlayın, çok hoşunuza gidecek.


Güneş ile Bulut (Gözde EKER)

Güneş (sarı olan- 1 yaşında)  ve Bulut (gri olan-2 yaşında) oğlanlarımın fotoğraflarını bulabilirsiniz 🙂 Onlar birbirlerinden pek haz etmeseler de ben onlara bayılıyorum.


Burhan (Muazzez KILIÇ)

Bu da bizim Burhan Efendi!


Muffin (Esin BATAK YILDIRIM)

Muffin henüz 6 aydır bizimle birlikte olmasına rağmen sempatikliği ve tatlılığı ile gönlümüzde hemen kalıcı yerini aldı ve sanki yıllardır bizimle. En sevdiği aktivite insanlar yemek yerken onlara şirin bakışlar atıp “bana da verin” demek 🙂 Eğer bir bakışa kanmak lafının anlamını düşünüyorsanız Muffin’e bir kere bakmanız yeterli olur.

 


Tarçın (Mine AKARSU)

Tatlış bir kedicikle tanıştırayım sizi: Benim evimdeki (bazen ofisimdeki) can yoldaşım Tarçın Bey! Kendisi gerek üç aylıkken kutsal marka kitabımız üzerinde uyuyarak; gerekse dün gece tezimin taslağı üzerinde çalışırken “bırak şunu benimle ilgilen bakışıyla” beni teşvik ederek(!)  “IPKat” olmaya çalıştığını kanıtladı bence. Ünlü IPKat blogu bize darılmasın, Tarçın daha çok marka üzerine çalışıyor gördüğünüz gibi:)

 


Nara (Özge SAÇIKARA)

Nara kızdan sevgiler!


 


Süslü (Sinem LEVENT)

Süslü’nün keyif saati =)

 


Ruby ile Paris (İnci Asena SUVAR)

Hukuk Fakültesini zamanında bitirmek kolay olmadı. Final dönemlerinde benimle masamda sabahlayan biricik dostum Paris’e sonsuz teşekkürler <3


 


Zuzu (Arzu BEKEM)

3 yıldır benimle olan kedim Zuzu’nun fotoğrafını paylaşıyorum. Sevimli durduğuna bakmayın istediğinde Grumpy Cat’e rakip olabilecek derecede aksi olabiliyorJ Ama benim en büyük pozitif enerji kaynağım olur kendisi 🙂 Herkesin bir gün patili bir dostun sevgisini tatmasını ve evde bakamıyorlarsa bile sokaktaki canlara kayıtsız kalmamalarını diliyorum.

 


Harry Potter (Ahu GÜNEYLİ)

Pek çalışmam taraftarı değil kendisi fotodan anlaşılacağı üzere 🙂

 

 

 


Balsu (Kübra İSLAMOĞLU BAYER)

İşyerlerinde dostlarımıza yer açın, çünkü onlar gelmek istiyor 🙂

 

 


Milou ile Rita (Pelin ERSOY)

Bizimkilerin soğuk savaş yıllarından kalan bu fotoğraf (büyük olan barınaktan, diğeri ise tam bir kıskanç prenses), beni her defasında güldürüyor, o nedenle paylaşmak istedim. Siyah olanın ismi Milou, beyaz-kızıl olanın da ismi Rita (Hayworth’dan geliyor 🙂 

 


 

Badem (Müge KURTBEYOĞLU)

 

Badem ile hayatı paylaşmamız, annesinin onu boynundan tutup, babamın Antalya’daki ofisinde masanın altına, ayaklarının dibine bırakmasıyla başladı. Bu bir oğluma bakın çağrısıydı ve biz de bu çağrıya kulak verdik.
Badem, kocaman patileri, küçük kafasına karşılık kocaman gövdesiyle benim tabirimle çirkin güzeli bir kedi:) Nev-i şahsına münhasır demek onun için hiç de yanlış olmaz. Zira, uzun yıllar kedi besleyen bir aile olmamıza rağmen, bu kadar cinsinin davranışlarını sergilemeyen bir kedi ile daha önce hiç karşılaşmamıştık. Bu durum, tuvalet alışkanlıklarında bizi biraz zorlasa da, evdeki varlığını, sevgisini ve tabii ki isteklerini bize aktarıyor oluşu da müthiş bir duygu.
Tabii yalnız biz değil bu sevgiden evin diğer hem cinsi Boncuk da nasibini almaktadır:) Boncuk ve Badem arasında 10 yaş var. Boncuk’un tüm cool tavırları Badem’in uzun patilerini Boncuk’un boynuna dolamasıyla nihayet buldu:) Boncuk her ne kadar bu sevgi selinden memnun gözükse de, bazen sabrının çok zorlandığı da bir gerçek:)
İyi ki varsın canım oğlum..

 

 

Gandalf (Zeynep Seda ALHAS)

Gandalf’ın (4.5 yaş) en karizmatik fotoğrafını sizlerle ekte paylaşıyorum. Asla kucak kedisi olmadığı, kendisini ancak önünde eğilerek ve günde en fazla 15 dakika sevebildiğimiz için, bir arada olan fotoğraflarımızda o genelde yukarıya bakarak “happy place”ine gidiyor, o yüzden fotoğrafı yalnız ve gururlu 🙂

 

Hamur, Minnak ve Bihter (Mine GÜNER)

Benim hayvan dostlarım sıralamakla bitmiyor, “sermayeyi kedi köpeğe yüklemenin” sözlük manasıyım, hepsini paylaşsam kimseye yer kalmıyor 🙂 O yüzden sadece evimizi paylaştığımız Hamur ve Minnak ve yakın zamanda kısa bir süre geçici yuvalık yaptığım ve şimdi yeni yuvasında olan hayatımın köpeklere ve karşılıksız sevgiye bakış açısını tümden değiştiren Bihter’i paylaşıyorum. Hepsinin birden benim için tanımı “crazy little thing called love” 🙂


 

 


Niska (Güray BALIKTAY)

Bizim kız, Niska 🙂


 

 


 

Lilly ile Messi (Esra DÜNDAR-LOISEAU)

 

İkiz çocuklarımın ısrarı üzerine eve bir canlı alma fikri oluştuğunda bir dişi bir de erkek su kaplumbağası almıştık geçen Nisan ayında, isimleri Lilly ve Messi. İkisinin fotoğrafını yanyana iken çekmeyi başaramadım ayrı ayrı yolluyorum.

 

 

 


 

Zühre (Işıl ÇAVUŞ)

Ne zormuş yüzlerce fotoğrafın arasından bir tanesi seçmek 🙂 İnsanın kendisini anlatması gibi hayvan dostunu da anlatması zor aslında.  Zira yaşadıkça gördüm ki “Hayvanlar sahiplerine benzer” çok yerinde bir tespitmiş. Zühre herkese selam eder 🙂

Leyla ile Bonbon (Ersin MURAT)

Leyla ve Bonbon IP dünyasına sevgiler sunar 🙂

 

 

Misket (Ali KÜÇÜKŞAHİN)

Hayatımızın 8 senesine renk katmış olan, isminin baş harfini stilistik şekilde alnında taşıyan, yüksek derecede ayırt edici dostumuz Misket.

Puding (Enes Hikmet ERMANER)

Bizim minik dostumuz Puding. Uyumayı ve güneşlenmeyi çok sever, ikisini bir arada yapmaya ise bayılır! 🙂 IPR gezgininde yer almaktan da mutluluk duyacağına eminim.

 

Suşi (Nazlı KORKUT)

Meraklıyım, ne var! Evdekilerle çok iyi anlaşırım, ama istediğim zaman. Medeni her canlı gibi oturur konuşurum, poz veririm (bakınız fotoğraf sol üst köşe). İki yaşında olmama rağmen şimdiden terlik giyme alışkanlığım oluştu. Uykuya ESU ile birlikte geçerim ve sonra usulca daha büyük yatağa doğru yollanırım. Adımı (Suşi), evimi ve insanlarımı seviyorum, hatta bazen fazla sevgiden ısırdığım, patilediğim bile oluyor ama acıtmadan, gerçekten!

Luna ile Nükhet (Yasemin ÖZDEMİR)

Oğlum Luna ve annesi kızım Nükhet 🙂



 

Marla (İrem KARASÜLEYMANOĞLU)

 

Biz kedi insanlarının bu durumuna dair küçük bir alıntıyla başlamak isterim:

 

Kısaca anlatmak gerekirse, dünyanın en zeki kedisi olduğundan şüphelendiğim, 10 yıla yaklaşan birlikteliğimize rağmen, biz kedi olmayan dostlarıyla mesafesini pati darbeleri sayesinde koruyan, prensipte insan sevmese de aynı zamanda bizi ev arkadaşı olarak kabul edecek kadar yufka yürekli, eleştirel bakışlarıyla yol gösterici, güzeller güzeli bir kedi Marla. Her gün tekrar ettiğim tek bir şey var; iyi ki tanışmışız! 🙂

IP dünyasının tüm dostlarıyla tanışmak için yazınızı heyecanla bekliyorum 🙂


 

Sedef (Damla DUYAN)

 

Sedef ve ben evimizin bahçesinde.

 

Minou ile Nişantaşı Kedileri (Özlem FÜTMAN)

MINOU

Minou (Minu) benim adım; Özlem Fütman benimle aynı evde yaşıyor. 8,5 yaşındayım, artık tombul olduğumdan taşırken zorlanıyor ama, ben bebekken Özlem beni sık sık ofisine götürürdü; bu Fikri Mülkiyet konularına çocukluğumdan beri vakıfım yani! Ben bebekken çok hasta olmuştum da Özlem bana aylarca pek güzel bakmıştı, o yüzden şimdi o hasta olduğunda ben de onun başından hiç ayrılmam, hep destek olurum. Bana dokunulmasından pek hoşlanmıyorum, laubalilik istemez, ama işte ne yapacaksınız ki Özlem’e hayır diyemiyorum, katlanıyorum artık beni severken. Zaten bütün gün yalanıp temizlenmekten, o koltuktan bu koltuğa devrilip uyumaktan, yemek yiyip -su içmekten yorulup helak oluyorum ; e o zaman niye bir de oradan oraya koşup-tırmanıp kendimi harap edeyim ki? Özlem benimle dalga geçiyor, yok efendim sevdiği bir şarkı varmış da yok ben o şarkıda ki Halet Rezaki bey gibiymişim de, yani

“Bıktım dünyayı sırtımda taşımaktan

Hayatın yorgunuyum ben rahat vurgunuyum ben”   

Minou konuşsa böyle böyle şeyler söylerdi herhalde diye düşünüp onun ağzından yazmaya çalıştım notu. Benim güzel ve tatlı pamuk prensesim, minnak mercimeğim, Efendi Yoda kızım…

Nişantaşı Kedileri

Bu fotoğrafları Nişantaşı’nda çektim, sokak kedileri yani. Ben çiçekler içinde oturan siyah-beyaz kediye Stefanella diyorum çünkü kendisini sabahları erken saatlerde hep Stefanel mağazasının önünde işte böylece çiçeklerin içinde biblo gibi otururken, meraklı meraklı mağazanın içine bakarken, patilerini yalarken filan görüyorum. O kadar tatlı ki kaç fotosunu çektim şu ana kadar belli değil. Semt sakinlerinden ona mama ve su bırakanlar var.

Diğer mahsun duruşlu genç kediyi ise geçen hafta bir akşam vakti Abdi İpekçi caddesinde fotoğrafladım. İnsan ve araç kalabalığının ortasında güzel bir motosikletin üstüne tünemiş öylece etrafa bakınıyordu; sakin duruşu etrafındaki kakafoni ile öylesine tezattı ki dayanamayıp fotoğrafını çektim.

Bu arada, hala izlemediyseniz, patili dostları sevenlere naçizane bir tavsiye: https://www.kedifilm.com  kitap evlerinde satılıyor videosu.

Kedi, yönetmenliğini Ceyda Torun’un üstlendiği ve 2016 yılı!f İstanbul Uluslararası Bağımsız Filmler Festivali’nde prömiyerini gerçekleştirdiği belgesel film. Kedi, Amerika’da 2017 yılında yabancı dilde en çok izlenen üç filmden biri oldu. Ben en çok Samatya’nın Psikopat isimli kıskanç kedisini ve Nişantaşı Delicatessen’in beyefendi ve ağzının tadını bilen Duman adlı kedisini sevmiş ve ikisine de çok gülmüştüm.

 


 

 

LıkLık (Önder Erol ÜNSAL)

 

Türk Patent ve Marka Kurumu’nun bahçesinde doğdum ve iki ay boyunca orada yaşadım, yani doğuştan IP’ciyim. İki aylıkken evime taşındım, ilk geldiğim gün aşağıda. Beni gri sanıyorlardı, halbuki o kirdi, bembeyazım 🙂 İlk günden bu yana bilgisayar başında çalışan bir adamı taciz ederek günlerimi renklendiriyorum. Sinirlenip bir şey de demiyor bana, sanırım içine atıyor, garip bir adam doğrusu 🙂 Neyse mamamı, suyumu, aşımı falan ihmal etmiyor, her dakika benimle ilgilenmese de olur. Yükseklerde takılmayı ve evin içinde dörtnala koşturmayı severim. Malım kıymetlidir, kakamı temizleyenin sırtına tırmanır, hatta omuzuna tünerim.
Bu sayfada tanıştığım tüm dostlarıma selamlar, tekrar görüşürüz umarım!

Bu yazıyı hazırlamak çok keyifliydi. İkincisini de yazacağız kesinlikle!

Ocak 2019’da bir gece Ankara’da IPR Gezgini buluşması düzenleyeceğiz; şimdiden onun haberini de verelim, ajandanızda bir günü bu buluşmaya ayırırsanız seviniriz.

Son olarak; soğuk kış günleri geliyor, dostlarımızın yiyecek ve sıcak bir uyku yeri bulması iyice zorlaşacak, onları düşünmeyi ihmal etmeyin lütfen.

Önder Erol ÜNSAL

unsalonderol@gmail.com

Kasım 2018

4 thoughts on “Fikri Mülkiyet Dünyamızın İnsan Olmayan Dostları

  1. Günaydın Önder bey,
    Kışın kendini gösterdiği bu kapalı, gri, yağmurlu, güneşsiz, karamsar güne bu yazıyı okuyarak başlamak içimi ışıttı. Size ve katkıda bulunan herkese Teşekkürler 🙂

  2. Önder Bey mükemmel bir derleme olmuş. Hakikaten bu karanlık günü aydınlattı ve çalışma sevincimi yerine getirdi. Size, katkıda bulunan tüm canlılara ve insanlarına teşekkür ediyorum:)

Bir Cevap Yazın